Etiket: Poz

  • Dink cinayeti sanığından Kalaşnikoflu poz

    Gazeteci Hrant Dink cinayetinde sanık olarak yargılanan, ardından beraat eden ancak tekrar yargılama yolu açılmasıyla yargılanması süren Erhan Tuncel Elazığ’da kalaşnikofla poz verdi.

    Erhan Tuncel, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinde sanık olarak yargılanmış 5 yıl cezaevinde yattıktan sonra beraat etmişti.Kararın bozulmasının ardından Tuncel tekrar yargılanmaya başladı.

    İstanbul’da yaşayan Erhan Tunceli’in geçtiğimiz günlerde memleketi Elazığ’a geldiği öğrenildi. Elazığ’da yaylaya giden Tuncel’in, orada korucularla bir araya gelerek, onların kalaşnikofları ile poz verdi. Kalaşnikoflarla poz veren Tuncel, o fotoğrafları da, “Ve vahşidir bu dağların insanları,onların kutsalları özgürlük,yasaları savaştır,iyiliğe iyilikle,kana kanla karşılık verilir ve nefrette aşk gibi ebedidir” sözleriyle paylaştı.

  • (Özel Haber) Traktörlerle “evet” yazıp gökyüzünden poz verdiler

    Bursalı çiftçiler traktörleriyle “evet” yazıp havadan kendilerini görüntüledi.

    Kestel ilçesine bağlı Babasultan köyü sakini çiftçiler, 16 Nisan referandumunda ’evet’e destek için ilginç bir faaliyete imza attı. Köylüler, traktörleriyle evet yazıp, drone ile kendilerini görüntüledi. Babasultan sakinleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bursa’ya helikopterle gelirken sürpriz yapmak istedi. Çiftçiler, cumhurbaşkanının helikopterden görmesi için köylerindeki futbol sahasına 20 traktör ve arkasına bağladıkları ilaç tankerleriyle “evet” yazdı. Bu yazdıkları “evet” yazısını cumhurbaşkanının görememesi üzerine, köylüler, bunu havadan görüntüledi. Kendi drone’larıyla evet yazısını görüntüleyen köylüler, “Ülkemiz için evet diyoruz diye haykırdı.

    Yapılan organizasyonda görev alan köy gençlerinden Kadir Turan, “Cumhurbaşkanımızın Bursa’ya yapacağı ziyarette ona sürpriz yapmak istedik. Traktörlerimizle evet yazarak destek vermek istedik. Köyümüzden bir arkadaşımız da traktörlerle yazdığımız eveti havadan görüntüledi. Evet yazmak için 20 tane traktör ve 30 arkadaşımızla bu organizasyonu yaptık. Biz Geyikli Baba’nın torunları olarak daha güçlü bir Türkiye için evet diyoruz. Biz köylüler evetin ne demek olduğunu anlıyorsak, bunu tahsilli insanların daha iyi idrak etmesi lazım. Biz memleketimiz, geleceğimiz ve çocuklarımız için evet diyoruz. Bunu tahsilli kesimin de anlamasını istiyoruz” dedi.

    Traktörleriyle “evet” yazan diğer köylüler ise Türkiye’nin eski karanlık günlerine dönmemesi ve daha güçlü bir ülke olması için Geyikli Baba’nın torunları olarak evet diyoruz” şeklinde konuştu

  • (Özel Haber) 2 yılda 100 kilo verdi, eski pantolonuyla poz verdi

    Zonguldak’ta simit satarak geçimini sağlayan 41 yaşındaki Ahmet Çiftçi, 2 yılda 100 kilo verdi. Altı beden büyüklüğündeki eski pantolonunu giyen Çiftçi, “Allah bir daha yaşatmasın” diye konuştu.

    Kent merkezinde simit satarak geçimini sağlayan 41 yaşındaki Ahmet Çiftçi, 180 kiloya ulaştığı kilolarıyla başı derde girince obezite ile mücadele başlattı. Önce bir süre kendi çabasıyla spor yapmaya karar veren Çiftçi, başarılı olamayınca çareyi BEÜ Hastanesi’nde aradı.

    2013 yılında başvurduğu Prof. Dr. Öge Taşçılar ile başlattığı kilo verme mücadelesinden başarıyla geçen Ahmet Çiftçi, geçirdiği “Tüp Mide” ameliyatının ardından 2 yılda 100 kilo vermenin mutluluğunu yaşıyor. Kiloları sebebiyle kıyafet bulmada bile zorlanan Çiftçi, altı beden büyüklüğündeki eski pantolonunu giyerek poz verdi.

    “Eski günlerime dönmemeye gayret gösteriyorum”

    Geçmiş yaşantısına dönmemek için her gün spor yaparak dengeli beslendiğini anlatan Çiftçi, yaşadığı süreci şöyle anlattı:

    “Süreç 2013 yılında başladı. Tüp mide ameliyatı oldum. BEÜ Hastanesi’nde devletin obeziteye açmış olduğu savaş kapsamında faydalanarak Prof. Dr. Öge Taşçılar ile tanıştım. O’nun nezaretinde ameliyat oldum. Ameliyat gayet iyi geçti. 100 kiloya yakın kilo verdim. Öge beyin tavsiyeleri ile bu kiloları attım. Gayet dikkat ettim. Spor yaptım, yeme içmeye dikkat ettim. Ameliyat oldum diye sporu bırakmadım. Kendi çabalarımla da bu mücadeleye devam ettim. Ve başardığıma inanıyorum. Ailemin ve sevdiklerimin çok büyük desteği ile bu sürece ulaştım. Bundan sonra formumu korumak istiyorum. Eski günlerime dönmemeye gayret gösteriyorum.”

    “Müşteriler beni bana soruyorlar”

    Kilo verdikten sonra yeniden geçtiği simit tezgahı başında müşterilerin şaşkınlığı ile karşılaşan Ahmet Çiftçi, “Tanıyamadıkları için beni bana soruyorlar” diye konuştu. Ameliyat öncesi sıklıkla vücudunda yeme hissi yaşadığını anlatan Ahmet Çiftçi şöyle devam etti:

    “Ameliyat öncesi kilo almayı durduramıyordum. Devamlı vücut yeme hissi veriyordu. Kendi çabalarımla olmayacağını biliyordum. Bu imkan da çıktı. Allah devletimize zeval vermesin. Büyük bir ameliyatı cebimizden para çıkmadan gerçekleştirdik. Spor yapacak durumum yoktu. 180 kiloydum, yolda yürüyemiyordum. Kendimi artık çok zinde hissediyorum. Tezgahın başına gelenler ‘Eskiden burada kilolu bir simitçi vardı’ diye beni bana sormaya başladılar. Ameliyat olduktan sonra arkadaşlarım bile durumuma çok şaşırdılar. İnanmayanlar da çok oldu. İnanana kadar çok uğraştık. O zamanlar kıyafet bulmakta bile zorlanıyordum. Kıyafetlerimi dışarıdan getirttiriyordum. Terzilere ‘pantolon dikin’ diye adeta yalvarıyordum. Kilolu olmak çok zor. Allah bir daha o günleri göstermesin.”

    Çiftçi, obezite konusunda çağrıda bulunarak “Kimse yadırgamasın. Obezite bir hastalık” diye sözlerini tamamladı.

  • Eczacıbaşı Dünya Kupası ile böyle poz verdi

    İtalyan temsilcisi Pomi Casalmaggiore’yi 3-2 yenerek, üst üste 2. Dünya Kulüpler Şampiyonu olan Eczacıbaşı VitrA Kadın Voleybol Takımı, şampiyonluk kupası ile böyle poz verdi.

  • Poyrazoğlu’ndan önce poz, sonra şov

    85’inci İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) etkinlikleri kapsamında tek kişilik gösterisi Ödünç Yaşamlar’la sahne alan Ali Poyrazoğlu, izleyenleri kahkahaya boğdu. Fuara girişte hayranlarının isteği üzerine hatıra fotoğrafı çektiren usta sanatçı, gösterisinde verdiği toplumsal mesajlarla da bol bol alkış aldı.

    İzmir Enternasyonal Fuarı’nın 9’uncu gününde Ali Poyrazoğlu’nu izlemek isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu. Ali Poyrazoğlu, en gülünecek olayları ciddiyet penceresinden, en ağlanacak olayları güldürerek anlattığı tek kişilik gösterisi Ödünç Yaşamlar’la İsmet İnönü Sanat Merkezi izleyicisiyle buluştu. Folkart sponsorluğunda sahne alan Poyrazoğlu, kendisinden yola çıkarak anlattığı benzersiz hikayeleriyle tiyatroseverlere keyifli bir akşam yaşattı. “İki günü aynı olan insanın, bir günü kayıptır” diyen Poyrazoğlu, gösteriden önce kendisini karşılayan sevenleriyle fotoğraf çektirdi. Ezber bozan anlatımında Poyrazoğlu, seyirciyi güldürürken zaman zaman düşünmeye zorladı.

    Anılarını anlattı

    Sahneye çıkar çıkmaz büyük bir sevgiyle karşılanan Ali Poyrazoğlu, yaklaşık 3 dakika alkışlandı. Sevgi seline “Hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz. Bu ne güzel kalabalık” diyerek cevap veren Poyrazoğlu, gösterisinin ilk dakikalarında seyirciye uyguladığı zeka testiyle gülmekten kırdı geçirdi. “Her şey kırmızı kadife bir perde ile başladı” diyerek çocuk yaşlardaki tiyatro sevgisini anlatan usta sanatçı; tiyatro yıllarının başlarında Yıldız Kenter, Muhsin Ertuğrul, Müjdat Gezen, Savaş Dinçer ve Erdal Özyağcılar ile birlikte yaşadığı komik anılarını izleyenlerle paylaştı. Poyrazoğlu, nefessiz anlattığı hikayelerinde zaman zaman gülmekten kendini alamadı.

    Alkışları ustalara gönderdi

    İzleyicileri kahkahaya boğan hikayelerinin arasına toplumsal mesajlar sıkıştıran Poyrazoğlu, oyun sırasında cep telefonuyla ilgilenen izleyicilere de esprileriyle takıldı. Poyrazoğlu izleyicilere, “İçinizdeki genci unutmayın, onu kendinizden uzaklaştırmayın. Bu arada çevrenizdeki gençlere de engel olmayın” diye öğütte bulundu. Duygusal anların da yaşandığı oyunda insanların kendisiyle yüzleşmesi gerektiğini söyleyen Poyrazoğlu, “Hayatınızda bir saniyeyi bile boşa harcamayın” dedi. Gösterisine Hamlet’in ’Olmak ya da Olmamak’ repliğiyle başlayan sanatçı, oyununu yine bu replik ve açıklamasıyla bitirdi. Poyrazoğlu, 2 saate yakın süren tek kişilik gösterisi sonunda aldığı alkışları Altan Erbulak, Adile Naşit, Muhsin Ertuğrul, Aziz Nesin ve Nazım Hikmet gibi ustalara armağan etti.