Etiket: ’Politika

  • Bakan Çavuşoğlu ‘Yeni Dönemde Türkiye’nin Dış Politika Vizyonu’ konferansına katıldı

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Sakarya’da ‘Yeni Dönemde Türkiye’nin Dış Politika Vizyonu’ konferansına katıldı.

    ‘Yeni Dönemde Türkiye’nin Dış Politika Vizyonu’ konulu konferans Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılımıyla Sakarya’da gerçekleştirildi. Erenler ilçesinde bulunan bir otelde Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen konferansta konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bugüne kadar ki Türkiye’nin politikaları tüm dünyaya örnek alınmalı. Yeni dönemde Türkiye’nin dış politikası bugünkü konu. Yeni dönemde yani Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde dış politikamız ne kadar etkili olacak beklenti bu. Türkiye olarak yeni bir hükümet sistemine geçtik. Türkiye için bir yenilik, yeni bir sayfa ve yeni hamlelerin başlangıcıdır. Bu yeni dönem sadece Türkiye için değildir bölgemiz, coğrafyamız içindir. Avrupa’da ki gelişmelere baktığımız zaman tedirgin eden, uykularımızı kaçıran gelişmeler var. Avrupa’nın geleceği nereye gidiyor. AB içinde ciddi ciddi sorgulamaya başladılar. Biz böylesine bir ortamda Türkiye olarak ne yapabiliriz, dış politikamız nasıl olmalı, tek başımıza neler yapabilirizin peşindeyiz. Türkiye olarak çok yönlü bir diş politika izlemek zorundayız. Dünyanın her yerini görmek zorundayız. Yeni Türkiye’de alışamadıkları durum bu. Eski alışkanlıklarına uygun olmayan bir Türkiye var şuanda. Bizde sabır, itina ile alıştırmaya, öğretmeye çalışıyoruz. Yeri geldiği zaman terbiye etmesini biliyoruz” dedi.

    “Masada da sahada da kazanıyoruz”

    Masada ve sahada da kazanın Türkiye olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, “Terör ile mücadeleden bahsettik. Terörle mücadele kapsamında içerde ne kadar önemliyse sınır ötesi operasyonlarımızda önemli. Sert gücümüzle de varız. Masada da sahada da kazanıyoruz. Yeni Türkiye’de yeni dönemde bu. PKK ile mücadele ederken dışarıda YPG ile mücadele etmemek olur mu? Kaynaklarıyla mücadele etmezsek başarıya ulaşamayız. Bazı Avrupa ülkeleri bunlara destek veriyor. Diğer taraftan DEAŞ ile mücadele etmemiz lazım. Terör ayrımı yok hepsi birdir. 15 Temmuz darbe girişiminde ülkemize bu acıyı yaşatan 251 şehit vermemize neden olan, bu hain FETÖ’den, FETÖ’cülerden hesap sormak bizim boynumuzun borcudur. Rehavete kapılmamamız lazım. Sakarya’nın ülkemize, bayrağımıza, vatan topraklarına sahip çıkmak için nasıl sokaklara çıktıklarını gördük. Bu mücadeleyi bırakmamamız lazım. İçerde olduğu gibi dışarıda da FETÖ ile mücadeleyi sürdürüyoruz. Okullarını kapattırıyoruz. Bugün Afrika, Avrupa’da Balkanlarda her yerde adımlar atıyoruz. Bizim güvenliğimiz kadar onların da güvenliği içindir. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Sadece o ülke değil şuanda 21 ülkede eğitimleri sonlandırıldı. FETÖ ile mücadele derken oradaki elebaşlarını ve kaçanları ülkemize getirmek yargıya teslim etmek zorundayız. 100’lercesini getirdik ve yargıya teslim etti. Getirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    “Türkiye’den hiç kimse bir şey alamaz”

    Baskı ve tehditle Türkiye’den hiçbir şey alamayacaklarını öğrendiklerini söyleyen Çavuşoğlu, “Amerika ile bir süreç yaşıyoruz. Herkes Brunson olayına kilitlendi, Brunson çıktı mı çıkmadı mı. Biz dedik ki Türkiye’de bağımsız yargı var, yargı ne kararı verirse buna uymak zorundayız, uymak zorundasınız dedik. Çok masumdu, din adamıydı, öyleydi böyleydi ama ortada deliller ve cezaya çarptırıldı, suçlu bulundu ama mahkeme suçlu buldu. Amerika’da çok iyi biliyor, bizi de iyi biliyoruz şikayetler olmuş, tercümanı şikayet etmiş geldi yasal süreç cezaya çarptırıldı. Ama Amerika bir şeyi öğrendi. Şu anda Türkiye’de yaptırım yaptım, böyle bir netice alamayacaklarını öğrendiler. Bunu da itiraf ediyorlar. Baskı ve tehditle Türkiye’den hiç kimse bir şey alamaz. Amerika ile ilişkilerimizin gerilmesini sebebi Brunson meselesi değil. Amerika ile ilişkilerimizin gerilmesinin asıl sebebi FETÖ ile ilgili taleplerimizi karşılamaması. FBI ciddi soruşturma başlattı, ne kadar karanlık ve tehlikeli olduğunu görüp ürpermeye başladılar. Biz anlatıyoruz. Daha da görecekler, bizde elimizdeki bilgi ve belgeleri FBI vermeye başladık. Türkiye’de darbe yapan bir kişinin Amerika’da hala bulunması milletimizin kanına dokunuyor. Dolayısıyla esas bizim gerginlik sebebimiz bu. Belge ise verdik. Delilleri verdik. Niye vermiyorsun anlaşmamız var. Kim kullandı, verdiğin zaman yargıya teslim ettiğin zaman neden korkuyorsun. ABD orada yaşayan bir kişinin aldığı hele hele FETÖ gibi bir kişinin her nefesin, adımı bizden daha iyi bilir. Burada ABD’nin samimi davranarak beklentiler mi karşılaması lazım” şeklinde konuştu.

    “Bir can, insan var”

    Bakan Çavuşoğlu sözlerinin devamında, “Zor zamanlarda da akıllı, sabırlı ve ilkeli durursanız neticesini alırsınız. Kaşıkçı olayında sabırlı, ilkeli şeffaf ve davrandık. Tüm dünyada Türkiye’nin bu tutumunu gördü. Başkalarına yaranmak için değil, ortada bir sorun var bu sorunun çözülmesi lazım. Bir can, insan var. Türkiye topraklarında Viyana sözleşmesine göre o konsolosluk binası Suudi Arabistan toprağıdır ama Türkiye sınırlarında olmuştur ve Türk kanunları geçerlidir o soruşturmada. Biz bu işi çözmemiz lazım. Attığımız adımlar, ilkeli tutumlar, stratejilerimiz sayesinde yavaş yavaş o da ortaya çıkacak” ifadelerini kullandı.

  • SDÜ’de “Çin’in Yeni Dış Politika Vizyonu” başlıklı atölye çalışması

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Uluslararası İlişkiler Bölümü’nün ’Çin’in Yeni Dış Politika Vizyonu’ başlıklı atölye çalışmasında Türkiye’nin stratejik değer taşıyan alanlarda konumunu şimdiden belirlemesi gerektiğine vurgu yapıldı.

    SDÜ İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü 2018-2019 Eğitim-Öğretim Dönemi’nin ilk programını ’Çin’in Yeni Dış Politika Vizyonu’ başlıklı atölye ile hayata geçirdi. Boğaziçi Asya Araştırma Merkezi’nden Uzman Mehmet Enes Beşer, Engin Gül ve Doğukan Doğu, SDÜ İİBF A Salonu’nda Çin’in ’Kuşak ve Yol Girişimi’, ’Yeni İpek Yolu Ekonomisi’ ve ’İnci Dizisi Stratejisi’ başlıklı projelerini masaya yatırdı.

    SDÜ İİBF Dekanı Prof. Dr. Murat Okçu, Çalıştay açılışında yaptığı değerlendirmede küresel bir dosya ile yeni eğitim-öğretime başladıklarını söyledi. 21’inci yüzyılın yükselen yıldızının hiç kuşkusuz Çin Halk Cumhuriyeti olduğunu savunan Prof. Dr. Murat Okcu, “Suriye ve Arap coğrafyasında dâhi var olmaya çalışıyorlar. En dikkat çeken yönlerinden biri de ’Yapay Zekâ’ alanında gerçekleştirdikleri çalışmalardır. 2030 yılında bu alanda Dünya liderliğini elde etmek için stratejik plan yapıyorlar. Çok etkileyici bir tablo” şeklinde konuştu.

    Çalıştay Yöneticisi SDÜ İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Anabilim Dalı’ndan Dr. Ümit Alperen de “Çin Halk Cumhuriyeti’nin ekonomik büyüklüğü 14 trilyon dolar. Avrupa Birliği’nden sonra satın alma paritesi açısından Dünya 2’ncisi konumunda. Çin, 1945 sonrası ’- II. Dünya Savaşı -’ Birleşmiş Milletler Daimi Üyesi oldu. Çin, uyuyan bir devdi. Uyandı. Artık küresel ölçekte ’Çin Tarzı Diplomasi’ kavramı var. Türkiye olarak biz de bunu anlamalıyız. Avrupa Birliği’nin Çin’e doğrudan yatırımı 7 milyar dolar bandında. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne üye ülkelere doğrudan yatırımı ise 36 milyar dolar.”

    Boğaziçi Asya Araştırma Merkezi’nden Uzman Mehmet Enes Beşer de Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi olarak tanımlanabilecek Dünya’ya açılma projesinin Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından hayati değer taşıdığını söyledi.

    Çin’in İpek Yolu Ekonomisi Kuşağı’nın rotasını çizen Uzman Beşer, “Orta Asya, Rusya, Türkiye, Avrupa ve Afrika rotasını izliyor. Enerji güvenliği için Çin- Pakistan arasında ekonomi koridoru oluşturuyor. Bu onlar açısından enerji güvenliği için çok stratejik bir nokta. Çin, Afrika’da üsler kuruyor. Çin, ’Kuşak ve Yol’ olarak konumlandırdığı girişiminde kara rotasında İran, Irak ve hatta Suriye’nin kuzeyinden geçerek Türkiye’ye geliyor. Bu hat Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından çok önemlidir. Bu durumu Türkiye Cumhuriyeti olarak anlamamız, görmemiz gerekiyor. Bu tablo karşısında ’Türkiye ile Çin arasında nasıl bir işbirliği geliştirilecek’ sorusunun yanıtlarının net olması lazım. Bu bağlamda Türkiye’nin Hızlı Tren Altyapısı’nın çok değer kazanacağını düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir strateji geliştirmesi gerekiyor.”

    890 milyar dolar harcıyorlar

    Yine Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi’nden Uzman Engin Gül ve Doğukan Doğu da ’Çin Halk Cumhuriyeti’nin Global Yatırımları ve İnci Dizisi Stratejisi’ konularını ele aldılar.

    Gül ve Doğu, Çin’in ’Kuşak ve Yol Girişimi’ için 900 ayrı proje yürüttüğünü söylediler. Gül ve Doğu yürütülen projelerin finansman büyüklüğünün 890 milyar dolar olduğunu belirterek şu saptamalarda bulundular; “İnovasyon Merkezleri açıyorlar. Altyapıya 5 trilyon dolar fon ayırdılar. Bu hedeflerine erişebilmek için ve fon oluşturmak için ’Asya Altyapı Yatırım Bankası’ ve ’İpek Yolu Fonu’ kurdular. Çin’in global yatırımlarının bir parçası olarak ’İnci Dizisi Stratejisi’ geliştirdiler. Yeni İpek Yolu yapıyorlar. İpek Yolu, kültürlerin, ekonomilerin, medeniyetlerin etkileşimde olduğu bir alandır.”

    Atölye, açık tartışma ortamı ve soru- yanıt etapları ile devam etti.

  • Serttaş: “İhracat rakamları devletimizin doğru bir politika yürüttüğünü gösteriyor”

    Serttaş Bakliyat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Soner Serttaş, Almanya ile yaşanan siyasi krizin ticarete yansımamasının sevindirici olduğunu belirterek, “Bu, devletimizin doğru bir politika yürüttüğünün göstergesidir” dedi.

    Serttaş, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) açıkladığı Ağustos ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. Açıklanan rakamların iş dünyası başta olmak üzere herkesin yüzünü güldürdüğünü belirten Serttaş, “’İhracat Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,9 artarak 12 milyar 439 milyon dolar oldu. Yılbaşından bu yana ihracat, yüzde 10,7 artış ile 102,5 milyar dolara ulaşırken, son 12 aylık ihracat, yüzde 7,8 artışla 151,8 milyar dolar oldu. Bu da iş dünyası başta olmak üzere ülkece yüzümüzü güldürdü. Demek ki devletimizin ihracatın gelişmesi için yaptığı yatırımlar karşılığını alıyor” diye konuştu.

    “En çok ihracat gerçekleştirilen ülke Almanya”

    Tarım grubunun ihracatta önemli bir payı olduğunu ifade eden Serttaş, “Geçen yılın aynı ayında ihracatın yüzde 13,4’ünü oluşturan tarım grubunda yüzde 2,6’lık artış gerçekleşti ve 1 milyar 669 milyon 787 bin dolarlık ihracat yapıldı. Bu tablodan hareketle diyebiliriz ki tarım, ihracatın önemli bir bölümünü oluşturuyor ve ülkemize ekonomik açıdan büyük katkı sağlıyor. Tarım ihracatının da bu denli artması, bizler adına gurur verici. Verilere baktığımızda, Ağustos ayında en fazla ihracat yaptığımız ülke yine Almanya. Almanya’ya, Ağustos’ta 1 milyar 310 milyon dolar ihracat gerçekleştirilmiş. Almanya ile yaşanan siyasi krizin ticarete yansımaması sevindirici. Bunun da devletimizin dış politikada doğru bir yol izlediğinin göstergesi olduğunu düşünüyorum. TİM’in bu yıl için hedef olarak koyduğu 155 milyar dolarlık bir rakam var. Geride kalan 4 ayda bu hedefin kolay bir şekilde yakalanıp ülkemizin, gücüne güç katmasını temenni ediyorum” dedi.

  • Dr. Oğuz Can: “Yenilenebilir enerjide dur-kalk yapmadan politika belirleyeceğiz”

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yenilenebilir Enerji Kümelenmesi’nin toplantısına katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Dr. Oğuz Can, “Bakanlık olarak yenilenebilir enerji üretiminde iş dünyamız ile beraber geleceği planlamak istiyoruz” dedi.

    BTSO, yenilenebilir enerji sektörü temsilcilerini Ankara’daki bakanlık bürokratlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Dr. Oğuz Can, Genel Müdür Yardımcıları Erdal Çalıkoğlu ve Ramazan Usta, BTSO Yenilenebilir Enerji Kümelenmesi ve BTSO Enerji Konseyi Üyeleri ile bir araya geldi. Toplantıya, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay da katıldı.

    “Bursa kümelenmeleri ile yenilenebilir enerji yatırımlarına hazır”

    Bursa’nın özellikle otomotiv, makine imalatı, tekstil ve gıda sektörlerinde önemli bir güce sahip olduğunu belirten BTSO Kümelenmeler ve Projeler Koordinatörü Dr. Mustafa Hatipoğlu, BTSO kümelenme gruplarının sektörlerin geleceğine yön verdiğini söyledi. BTSO Yenilenebilir Enerji Kümelenmesi’nin hedeflerini anlatan Dr. Hatipoğlu, TEKNOSAB’ın yenilenebilir enerji teknolojileri yatırımları için en uygun yer olacağını belirtti.

    TEKNOSAB’a ’yenilenebilir enerji’ övgüsü

    BTSO Projeler ve Kümelenmeler Koordinatörlüğü’nün daveti üzerine toplantıya katılan Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Dr. Oğuz Can, Bursa ve Türkiye’nin ileri teknoloji üretimine büyük güç katacak Teknoloji Organize Sanayi Bölgesinin (TEKNOSAB) kendi enerjisini yenilenebilir enerji kaynaklarından üretebiliyor olmasının önemli olduğunu belirterek, “TEKNOSAB gibi vizyoner bir projenin yenilenebilir enerji üretiminin bir parçası olması çok sevindirici. Bizler kurum olarak üzerimize düşen görev olursa, desteklemek hazırız” diye konuştu.

    “Türkiye’nin rüzgar enerji kapasitesi arttı”

    Oğuz Can, yenilenebilir enerji konusuna bakanlık olarak büyük önem verdiklerini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın lansmanını yaptığı milli enerji ve maden politikasına da değinen Oğuz Can, “Oradaki 3 sac ayaklarından bir tanesi de yerlileşme, enerji arz güvenliği ve öngörülebilir piyasalar. Sanayicimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey, öngörülebilirlik. Bu konuda politikamızın 3 temel sütunundan bir tanesi de budur. Türkiye’de sektörlerin ve sanayinin gelişim hızına baktık. Ana bir rota olarak da özellikle geçtiğimiz günlerde güneşte yaptığımız gibi rüzgarda yenilenebilir enerji kaynak modeli ile beraber bir taraftan yenilenebilirlik payını artırmak istiyoruz. Türkiye’de şu an rüzgar enerjisi potansiyeli 48 bin MW olarak belirlenmiştir. Aslında bu potansiyel daha yüksektir. Çünkü rüzgar potansiyel atlası, 2006-2007 yılında hazırlandı. O zamanki ölçüm teknolojiler ve türbin kapasitelerine baktığımızda, rüzgar enerji kapasitemiz artmıştır” dedi.

    BTSO’nun yenilenebilir enerjiye dönük çalışmalarını takdir ettiklerini vurgulayan Can, şöyle konuştu:

    “Yenilenebilir enerji konusunda kümelenme çalışmalarınızın olması, bizi sizlere koşulsuz bağlıyor. BTSO’yu bu vizyoner çalışmalarından dolayı kutluyorum”

    “Dur-kalk yapmamalıyız”

    Oğuz Can, Türkiye’de ve dünyada yenilenebilir enerjinin fiyatlarının düştüğünü ve daha çok yapılabilir hale geldiğini ifade ederek, “Sayın bakanımızın en çok önemsediği konulardan birisi de yenilenebilir enerji üretiminde gelişmemizi, ‘dur kalk’ yapmadan devam etmektir. Mesela İspanya 2012’de durdu. Teşvikleri fazla verince 300 milyar dolar yükle karşılaştı. İtalya’da bunu 2014’te yaptı. Bizim politikamız iş dünyamız ile beraber ‘dur kalk’ yapmadan, planlamamızı yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

  • “PRENSES VE ALTI BUÇUK CÜCELER” SAHNELENDİ

    Aile ve Sosyal Politikalar Erzurum İl Müdürlüğü, Çocuk Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü ve Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümü tarafından hazırlanan “Prenses ve Altı Buçuk Cüceler” isimli oyun sahnelendi.
    Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi konferans salonunda sahnelenen oyuna Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Vekili Şermin Zil, Çocuk Koordinasyon Merkezi Müdürü Ünal Aksakal ve çok sayıda izleyici katıldı.
    İzzet Şeref ve Deniz Çobanoğlu’nun yönetmenliğini yaptığı oyunda Tuba Lorci, Sevda Göksu, İsmail Demiray, Görkem Etsatan rol aldı. Yaklaşık bir buçuk aylık çalıma sürecinden sonra hazırlanan oyun izleyicilerden tam not aldı.
    Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Vekili Zil, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, tiyatro gösterisinde emeği geçenlere teşekkür ederek, sanatsal çalışmaların sosyalleşme açısından son derece önemli olduğunu ifade etti.
    Devlet korumasındaki çocukların yetenekleri alanında eğitilmesi için yoğun gayret içerisinde olduklarını belirten Zil, sportif ve sanatsal etkinlikleri önemsediklerini söyledi.