Etiket: Platformu’ndan

  • Muş Platformu’ndan Tehdit Alan Akademisyenlere Destek

    Muş Platformu, ‘teröre karşıyız’ bildirisine imza atan akademisyenlerin tehdit edilmesine tepki gösterdi.

    Muş Esnaf ve Sanatkarlar Odası Konferans Salonu’nda bir araya gelen Muş Platformu üyeleri, ‘Teröre karşıyız’ bildirisine imza atan akademisyenlerin tehdit edilmesine yönelik açıklama yaptı. Tehdit edilen akademisyenlerin yanında olduklarını ve teröre tepki gösteren Muş Platformu, sosyal medya üzerinde tehditte bulunanların derhal özür dilemesini istediler. Platform adına basın açıklamasını okuyan Memur-Sen Muş İl Başkanı Fehmi Kuzey Vurar, “Son dönemlerde ülkemizin Güneydoğu bölgesinde yaşanan olaylara dair 1128 akademisyen ‘barış bildirgesi’ diye isimlendirilen bir metne imza atmış ve bunun üzerine bazı tartışmalar çıkmış, bazı tepkiler ortaya konmuştu. Devletten maaş alan, devletin bütün imkanlarını kullanan, her türlü statüye sahip bu 1128 akademisyen; operasyonlar devam ederken, bölgede hendekler kazılırken, vatandaşın can güvenlikleri tehlikeye atılırken bunu görmeyenler, devletin yanında durup, güvenlik güçlerine moral verecek açıklamalar yapması gerekirken, devletin güvenlik tedbirlerini eleştirmesi manidardır. İslam coğrafyasının vicdanını temsil eden ülkemiz için sinsi oyunlar oynanılıyor. Bu oyunları anlamak için 1128 akademisyenin altına imza attığı bildiriye destek verenlere de bakılmalıdır. PKK’nın uluslararası kredibilitesini arttırmak ve gayri ahlaki, gayri insani ve silahlı vesayetini kamusal alana dayatan siyasetini aklamak için gayretkeşlik yapan sözde bilim insanlarını kınıyoruz. Akabinde ise kamu düzeninin özgül ağırlığına önem veren ve yaşanan olayları eleştiren ve sayıları 5 bini aşan akademisyenler de ‘Teröre Karşıyız’ bildirisine imza attılar. Bildirgeye Doğu ve Güneydoğu üniversitelerinde görev yapan birçok akademisyen imza atarak teröre olan tepkilerini dile getirdikleri gibi Muş Alparslan Üniversitesi kadrosunda bulunan birçok akademisyen de bu bildiriye imza attı” dedi.

    Teröre karşı bildirgeye imza atan akademisyenlerin tebrik edilmeyi hak ettiğini ifade eden Vurar, “Bölgenin tedirgin havası ve olumsuz şartlarına rağmen teröre karşı olduklarını beyan eden akademisyen hocalarımız bu onurlu ve duyarlı davranışlarından dolayı tehdit edilmeyi değil tebrik edilmeyi hak etmişlerdir. Kendilerini bu gurur verici davranışlarından dolayı kutluyoruz. Akademisyen hocalarımızın altına imza attıkları bildiri teröre karşı Kürt halkından yana olan bir bildiridir. Ancak Muş ili özelinde icrai faaliyet gösteren bazı dernekler, bu hocalarımızın adlarını afişe ederek, üzerlerinde mahalle baskısı oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bizler Muş’taki STK’lar olarak hocalarımıza destek için burada toplanmış bulunmaktayız. Ülkemizin ve ilimizin gelişimine katkıda bulunan değerli akademisyenlerin bu güruh tarafından hedef gösterilmiş olması asla kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

    “Tehdidi savuran derneklerin sosyal medya hesapları üzerinden akademisyen hocalarımıza yönelik yayınladığı tehdit içerikli mesajları Muş halkına yapılmış kabul ediyoruz” diyen Vurar, “İlimizde görev yapan, şehrimizin kalkınması ve gelişmesinde öncülük eden değerli hocalarımızın hedef gösterilmiş olmasını umarsız ve fütursuz bir davranış olarak değerlendiriyoruz. Muş Platformu olarak sonuna kadar hocalarımızın yanında olduğumuzu beyan ediyor ve devletin yetkili kurumlarını göreve çağırıyoruz. Sosyal medya üzerinden hocalarımızın tehdit edilmesini şiddetle kınıyoruz ve kendileri hakkında en kısa zamanda yasal sürecin başlatılmasını, sorumluların yakalanıp cezalandırılmasını istiyoruz. Ayrıca ilgili derneklerin yöneticileri derhal bir özür beyanı yayınlamalı ve yapmış oldukları şiddet yanlısı beyandan dolayı hocalarımız başta olmak üzere tüm halkımızdan özür dilemelidir. İslam kardeşliği esas almış bir dinin müntesibi olan bizler ırk, dil, renk farkını sadece Allah’ın ayeti olarak görüyoruz. İslam kardeşliği bizim için kardeşlerimizin haklarını örtme aracı değil, bilakis bütün insanların bir tarağın dişleri gibi görünmesiyle ilgilidir. Farklılıklarımızı tefrika için kullanmaya çalışanlara karşı ümmet bilinci ile hareket etmemiz gerektiğini ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • Muğla Kardeşlik Ve Dayanışma Platformundan Akademisyenlere Kınama

    Muğla Kardeşlik Ve Dayanışma Platformu üyeleri bu Ocak ayı toplantısını Yatağan YEAŞ tesislerinde yaptı. 22 Sivil Toplum kuruluşundan oluşan platform, kahvaltıda buluşurken, kahvaltı sonunda platform üyeleri, teröre destek veren akademisyenleri kınayan bir bildiri yayınladı.

    Platform üyeleri tarafından yapılan ortak çağrıyı platform sözcüsü Basın Yayın ve Enformasyon Muğla İl Müdürü Cavit Okur okudu. Okur; “Teröre destek veren ve birlik ve beraberliğimizi bozucu her türlü bildiri ve eylemlere karşıyız. Tüm kuruml?rımız? v? v?t?nd?şl?rımız? d? bir ç?ğrımız v?r. Birlik v? b?r?b?rliğimizi muh?f?z? ?tm?k z?rund? ?lduğumuz bu günl?rd? ?klıs?lim içind? v? sükun?tl? birlikt? h?r?k?t ?d?lim. Bizl?ri t?hrik ?tm?k ist?y?nl?rin ?yunl?rın? g?lm?y?lim. Kuruml?rımızı yıpr?t?n, t?r?flı y?ruml?rd?n v? t?m?lsiz suçl?m?l?rd?n k?çın?lım. Bizl?r d?vl?timizin v? mill?timizin birlik v? b?r?b?rlik iç?risind? h?r türlü z?rluğun üst?sind?n g?l?c?ğin? d?ir s?rsılm?z bir in?nc? s?hibiz. Birlik v? b?r?b?rliğimizi muh?f?z? ?d?c?ğiz, t?rörün s?sy?l y?pımızı t?hrip ?tm?sin? fırs?t v?rm?y?c?ğiz. Teröre destek veren akademisyenlerin millete ve devlete ihanet içeren bildirilerini yayınladıktan sonra, çeşitli üniversitelerimizde bu bildiriye imza atan akademisyenler hakkında görevden el çekme dahil birçok yaptırımların uygulandığını, basından duymakta ve görmekteyiz. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitemizde de özelinde bu ihanet belgesine imza atan 9 tane akademisyenin olduğunu üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. İhanet belgesine imza atan bu kişiler hakkında üniversitemiz yönetiminin soruşturma açtığını ve 2 ay uzaklaştırıldığını öğrendik. Ayrıca bu konuda birçok üniversite senatosu toplanarak, terörü destekleyen akademisyenlere karşı terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin de yanında olduğunu deklara etmiştir. Bizler Muğla Kardeşlik ve Dayanışma Platformu olarak, açıkça terörden ve teröristten yana tavır alarak suç işleyen bu akademisyenlerle ilgili işletilecek olan yasal süreçlerin takipçisi olacağımızı buradan ilan ederek, kendilerini lanetle kınıyoruz. Genç yavrularımızı zehirleyen bu terör destekçisi Akademisyenleri Muğla Üniversitemizde istemiyoruz. Bu 9 akademisyenin istifa edip Üniversitemizi terk etmelerini istiyoruz. Muğla Üniversitemiz rektörünü duyarlı davranışından dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Sinop Demokrasi Ve Barış Platformu’ndan Basın Açıklaması

    Sinop Demokrasi ve Barış Platformu Uğur Mumcu Meydanı’nda ‘Yurtta Barış Dünyada Barış İstiyoruz’ konulu bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Basın açıklamasını Sinop Demokrasi ve Barış Platformu adına Reyhan Ünsal okudu. Ünsal, “Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç ve 10 Ekim Ankara katliamlarının ardından bu kez de İstanbul Sultanahmet, Diyarbakır Çınar! Savaş, kan, nefret ve kinden beslenenlerin alçakça saldırılarının bedelini masum insanlar ödüyor. İnsanlık dışı saldırılara, katliamlara karşı; insanlığa sahip çıkmak adına insanca, kardeşçe bir arada yaşam için, barış için, halkların kardeşliği için, silahların susması, çocukların ölmemesi ve anaların ağlamaması için değerli Sinop kamuoyuna sesleniyoruz: Yurtta barış dünyada barış istiyoruz” dedi.

    Okunan basın açıklamasının ardından sloganlar atan grup olaysız bir şekilde meydandan ayrıldı.

  • Ülkücü İdare Platformundan Bahçeli’ye Olağanüstü Kurultay Çağrısı

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gaziantep teşkilatlarında görevli yönetici ve üst kurul delegelerin kurduğu Ülkücü İdare Platformu, MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye partiyi Olağanüstü Genel Kurultaya götürme çağrısında bulundu.

    MHP’nin Gaziantep’teki teşkilatlarında ve üst delegelerinde görevlilerinde aralarında bulunan yaklaşık 200 ülkücü grup, Gaziantep’te bir plazanın toplantı salonunda bir araya geldi. Okunan Kur’an-ı Kerim’in ardından programda Ülkücü İdare Platformu adına Mehmet Yahya Efe konuştu. Efe, grubun bugüne kadar inandıkları değerler uğruna bedeller ödeyen ülkücü hareketin mensupları ve MHP’nin Gaziantep teşkilatlarında görevli yöneticiler ve üst kurul delegeleri tarafından kurulduğunu kaydetti. Efe, “Bizim bugünkü derdimiz mukadderatının altına ömrümüzü koyduğumuz milletimizden gördüğümüz sınırlı karşılıktır. Hedefimiz milliyetçi ile millet arasında girmiş güven bunalımını çözmektir. Çünkü MHP’nin bu fetreti ve gerilemeyi daha fazla taşıyacak tahammülü kalmamıştır. İşte bu yüzden bizler için bugün, yarınları doğru kurgulamak adına muhasebe ve değişim zamanıdır” dedi.

    “BU HAREKETİ CAMİ AVLUSUNDA BULMADIK”

    Efe, ülkücü hareketi cami avlusunda bulmadıklarını belirterek, bugüne kadar büyük bedeller ödendiğini ifade etti. Efe, “Bizler bu hareketi cami avlusunda bulmadık. Seçim sandıklarında artık kaybetme lüksüne sahip değiliz. Siyasetten sahip olduğumuz her şey bizim için yarınlara sağlam teslim etmek zorunda olduğumuz bir emanettir. Camiamızı kaosa sürükleyebilecek, kapalı kapılar ardından tartışmak yerine kurultayımızın toplanarak bu tartışmalara istişare mantığı içinde sağlıklı bir şekilde bitirmesi gerekmektedir” diye konuştu.

    YETERLİ İMZA TOPLANDI

    MHP Genel Başkan adaylarından Meral Akşener’in başlattığı imza kampanyasına da destek verdiklerini belirten Efe, kurultay için yeterli imzadan daha fazla imza toplandığını hatırlattı. İmza toplanmasına MHP’nin iktidar yürüyüşünün başlaması için destek verdiklerini belirten Efe, “Kurultayın toplanması için verdiğimiz imzalar, hareketimizin bekası ve artık erteleyemeyeceğimiz iktidar yürüyüşümüzün başlaması adına oldu. İmza yeter sayısının çok üzerinde imzanın toplandığını biliyoruz. Dolayısıyla buradan Genel Başkanımız Devlet Bahçeli ve Genel Merkez yönetiminden tabandan yükselen bu talebi yerine getirmesini istirham ediyoruz. Ümit ediyoruz ki, kurultay çağrısı mahkemeye düşmeden sağduyu ve daha iyi bir gelecek ümidi içinde değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

    Platform, açıklamanın ardından sessizce salondan ayrıldı.

  • Zonguldak Demokrasi Platformu’ndan “Savaşa Hayır” Eylemi

    Zonguldak Demokrasi Platformu tarafından “Savaşa Hayır” eylemi gerçekleştirildi.

    Madenci Anıtı’nda Zonguldak Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen eyleme, CHP İl Başkanı Ahmet Altun, İlçe Başkanı Ebru Uzun, KESK’e bağlı sendikaların şube başkanları, CHP Merkez İlçe Başkanı Elmas Yılmaz, CHP bazı belediye meclis üyeleri ile memurlar katıldı.

    Grup adına konuşma yapan Zonguldak Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Erdoğan Kaymakçı, “Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere de seslenerek Bu topraklarda kimsenin ölmesini istemiyoruz! Sendikalar olarak, meslek örgütleri olarak, demokratik kitle örgütleri olarak biz barışın tarafındayız! Görevimiz, insanlarımızın öldürülmesine seyirci kalmak değil, insanları yaşatmaktır” dedi.

    Kaymakçı açıklamasına şöyle devam etti:

    “Emek ve meslek örgütleri olarak defalarca kez, siyasi iktidarın, savaş politikalarını tırmandırarak ülkemizi sürüklediği “uçuruma” dikkat çektik. Çocukların, kadınların, gençlerin, yoksulların kanının aktığı, anaların gözyaşının kurumadığı, insanlarımızın yıllarca unutamayacakları acılar yaşayacakları ve halkların bir arada yaşama umudunun gittikçe tükendiği bir savaşa ne içeride ne de dışarıda aslı razı olmadığımızı her alanda dile getirdik. Endişelerimizi, taleplerimizi ve çözüm önerilerimizi her fırsatta ve her zeminde tekrarladık. Halkın barış isteğini haykırmak için 10 Ekim’de Ankara’da yapmaya çalıştığımız uyarı mitingi kana bulandı, isimlerini tek tek burada sıralamanın mümkün olmadığı, onur duyduğumuz 101 insan katledildi, yüzlercesi yaralandı. Dünya kamuoyunda lanetlenen bu cani saldırı açığa çıkartılıp tüm sorumluların yargı karşısına çıkartılması gerekirken, 10 Ekim Katliamı protestolarıyla ilgili bizlere soruşturma açıldı. Dünyanın başka bir köşesinde göremeyeceğiniz öyle bir hukuksuzluk ki bu, sendika yöneticilerimizin yanı sıra avukatlarımız da soruşturma kapsamına alındı. Biz emek ve meslek örgütleri olarak, sadece üyelerimize değil, halkımıza karşı da duyduğumuz sorumluluk ve vicdanlarımız gereği, bugün burada bir kez daha ülkemizin yüz yüze kaldığı bu trajediyi dile getirmek, sizin aracılığınızla kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.”