Etiket: Platformu’ndan

  • Manisa Emek Platformundan teröre tepki

    İstanbul’daki terör saldırısına tepkiler artarak devam ederken, Manisa Emek Demokrasi ve Barış Platformu üyeleri de düzenledikleri basın açıklaması ile terörü kınadı. Platformun Dönem Sözcüsü Ali Gök, yapılan katliamın geleceğe yönelik bir saldırı olduğunu vurguladı.

    Manisa Emek Demokrasi ve Barış Platformu üyeleri ,15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda bir araya gelerek İstanbul’da yaşanan terör saldırısını kınadı. Yapılan terör saldırısının tüm yurttaşların geleceğine yönelik bir saldırı olduğunu belirten Platform Dönem Sözcüsü Ali Gök, “İstanbul’da TAK tarafından gerçekleştirilen, düşmanlığı ve ayrımcılığı derinleştiren katliam halka yaşam hakkımıza, sokağımıza, geleceğimize yönelik bir saldırıdır. Görevi başındaki emekçilerin, öğrencilerin, çocukların yani halkımızın düşlerini çalan her saldırı halk düşmanlığıdır. Anneleri, babaları, eşleri, çocukları kahreden bu kanlı saldırının halkta umutsuzluk ve karamsarlık oluşturmayı hedefleyen politikalara hizmet edeceği açıktır” dedi.

    “Artık yeter” diyen Gök, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Huzur operasyonlarının huzur getirmediği, OHAL’in halimizi daha da beter hale getirdiği, kaostan en çok bahsedenlerin kaostan beslendiği, her saldırının rejim değişikliğine bahane olarak kullanıldığı bir ortam istemiyoruz. Bu ortamı oluşturanlar hesap vermelidir. 44 yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. 166 yurttaşımız yaralanmıştır. Bir insanlık suçu olan bu terör olayını kınıyoruz. Hayatını kaybeden yurttaşların ve polislerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Manisa Emek Demokrasi ve Barış Platformu olarak yitirdiklerimizi bir kez daha andık. Terörü kabul etmediğimizi kamuoyuyla paylaştık.”

    Açıklama sırasında platform üyeleri sık sık ‘Teröre teslim olmayacağız’ sloganları attı. Basın açıklaması alkışlarla sona erdi.

  • Manavgat Yardımlaşma Platformu’ndan 7 çocuklu aileye yardım

    Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Yardımlaşma Platformu, tek katlı eski bir evde yaşayan 7 çocuklu aileye yardım eli uzattı.

    Manavgat’ta dar gelirli ailelere ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için hayırsever vatandaşlar tarafından sosyal medya üzerinden oluşturulan Manavgat Yardımlaşma Platformu, yardımlarını sürdürüyor. Platform üyeleri, son olarak Yayla Mahallesi’nde tek katlı eski bir evde yaşayan 7 çocuklu Ekenel ailesine yardım etti. Mersin’den gelen ailenin zor şartlar altına yaşadığını öğrenen Manavgat Yardımlaşma Platformu üyeleri, aileye çeşitli yardımlar topladı. Toplanan yardımlar aileye teslim edilirken, aile bireyleri ise platform üyelerine teşekkür etti. Mersin’den geldiklerini ve bir ay otelde çalıştıktan sonra otelin kapanmasıyla işten çıkarıldığını belirten Bülent Ekenel, “Şu an işsiz kaldım, iş arıyorum. 7 çocuğum var, en küçüğü 1.5 yaşında, en büyüğü 16 yaşında. 2 çocuğum okula gidiyor. Zor şartlar altında yaşıyoruz. Manavgat Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşmaya müracaat ettik. Oradan 200 TL yardım parası verildi. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Belediyeye temizlik işlerine iş için başvurdum, ancak oradan henüz bir cevap gelmedi” dedi.

    Yardımları için Manavgat Yardımlaşma Platformu’na teşekkür eden Ekenel, “Allah onlardan razı olsun. Zor günümüzde bize yardım ettiler. Başta platform üyelerine, eşya, yiyecek ve giyecek bağışlayan tüm hayırseverlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Ayvalık Tabiat Platformu’ndan altın ve gümüş madeni ÇED raporuna itiraz

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin kırsal mahalleleri Tıfıllar, Yeniköy ve Çamoba sınırları içinde altın ve gümüş ocaklarının faaliyetine karşı çıkan Tabiat Platformu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yazdığı dilekçeyle ÇED başvuru dosyasına itiraz etti.

    Mahalli idarelere haber verilmeden ve hiçbir görüş alınmadan böyle ocakların kurulmasının kabul edilemeyeceğini savunan Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Şükrü Kaygısız, “Çevre yok edilmesin. Zeytinlikler korunsun. Köyün merası maden şirketine değil, köylüye verilsin. Ayvalık’ta bir sıkıntı bitmeden hemen ikincisi baş gösteriyor. Oremine adlı maden firması Ayvalık Tıfıllar köyünde altın ve gümüş madeni çıkartmak için başvuruda bulundu. Her zaman yaptıkları gibi kanunların arkasından dolanmaya, böylece kolay yoldan işlerini halletmeye çalışıyorlar. Maden alanını küçük göstererek ÇED toplantısından muafiyet almak istiyorlar. Ayrıca birçok gerçek gizlenerek kamuoyu ve kurumlar aldatılmak isteniyor. ÇED raporunda zeytinlik alanlar nedense hiç görülmemiş. Bu da yetmezmiş gibi hiç yüzey suyu yokmuş. Madenin nerede işleneceğini bilmeden maden çıkartmak istiyorlarmış. Ayrıca daha önce köye ait olan ve içinde sayalar bulunan köy merası, ormanlık alan vasfı kazandığı gerekçesiyle köylünün elinden alınarak hazineye devredilmişti. Köylüye gelince değerli olan orman alanı madene gelince bir anda değerini kaybediyor. Köylüye verilmeyen bu mera alanı şimdi maden firmasına peşkeş çekiliyor” dedi.

    Sürece takip ederek çevre talanına izin vermeyeceklerinin altını çizen Şükrü Kaygısız, “Çünkü aynı alanda 3 köyde daha ruhsat alınmış durumda. Eğer talan başlarsa önünü almak giderek zorlaşacaktır. İlk adımda onları durdurmalıyız. Maden firmalarını Ayvalık’a sokmayacağız” ifadelerini kullandı.

  • Mağdur Askerler Platformu’ndan darbe girişimine kınama

    Mağdur Askerler Platformu (MASP) Başkanı Servet Kahramaner, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açıklama yaptı.

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cuntacıların saldırısında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara başsağlığı dileyen MASP Başkanı Servet Kahramaner, “Tarihi şan ve şerefle dolu, peygamber ocağı olarak tabir edilen Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış bu alçak hain cuntacılar asla emellerine ulaşamayacak, tarihe kara bir leke olarak geçerek lanetlenecektir. Vurgulanmalıdır ki 40 yılı aşkın bir süredir TSK içinde örgütlenmeye çalışan bu hainlerle gerçek vatansever askerler asla birbirlerine karıştırılmamalıdır. 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm halkımızı meydanlara davet etmesi ile yüce Türk milleti o gece demokrasi tarihimize geçecek bir destan yazmıştır. Bununla birlikte o gece ülke genelindeki kışla ve birliklerde darbe karşıtı birçok vatansever subay, astsubay ve uzman jandarma, birliklerindeki uçak, helikopter ve tanklara arızalar verdirerek büyük bir kahramanlık örneği sergilemişlerdir. Gözü dönmüş cuntacı hainlerin bu kalkışmayı engellemek için sokaklara çıkan kendi halkına, milletin vergileri ile alınmış uçaklarla, helikopterlerle, tanklarla bomba ve kurşun yağdırması bizleri derinden yaralamıştır. Hatta bu hainlerin daha da ileri giderek milli iradenin temsil edildiği Gazi Meclisimizi bombalaması ise alçaklığın hangi boyutlara vardığını bir kez daha göstermiştir. Şerefle hizmet ettiğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bir parçası olmaktan gurur duyduk, duymaya da devam edeceğiz. Ancak geçmiş darbe dönemlerinde TSK içindeki bu cemaat mensubu alçak hainler, yapılacak bir darbe girişimini engeller endişesiyle bizler gibi binlerce vatansever askeri keyfi kararlar ve uydurma belgelerle tasfiye ederek, TSK içindeki yapılanmalarının önünü açmışlardır. Bilinmelidir ki geçmiş darbe dönemlerinin en büyük mağduru görüş ve inançlarından dolayı yargı kararı olmadan tasfiye edilen askerler olmuştur. Ancak evvelce yapmış olduğumuz uyarı ve tespitler dikkate alınmış olsaydı bugün yüzlerce şehidimizin ve binlerce yaralımızın olduğu bu acı tablo ile karşı karşıya kalmayacaktık” dedi.

    “Türk milleti birlik, beraberlik ve dayanışma ile her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğini tüm dünyaya göstermiştir”

    Daha önce tehlikeye dikkat çektiklerini belirten Kahramaner, “5 Kasım 2013 tarihinde yapmış olduğumuz basın bildirisinde; ‘Bugün 1982 darbe anayasasının 35. maddesi değiştirilmesine rağmen çağdaş ve demokratik hayata uygun olmayan TSK İç Hizmet Kanunu’nun ideolojik kadrolaşmanın önünü açan TSK Disiplin Kanunu’nun yürürlükte olması darbe tehdidinin halen ülkemizde var olduğunun bir kanıtıdır. Bunun dışında 926 sayılı TSK Personel Kanunu ile subay, astsubay sicil yönetmeliklerinin değiştirilmesi, yargıda birliğin sağlanması adına askeri yargı sisteminin kaldırılması da darbe tehdidini ortadan kaldıracaktır. Bu çalışmalar Türk Silahlı Kuvvetleri’ni daha modern bir yapıya kavuşturacak adımlar olacaktır diyerek tehlikeye dikkat çekmiştik. Ancak şartlar her ne olursa olsun yüce Türk milleti birlik, beraberlik ve dayanışma ile her türlü zorluğun üstesinden gelecek imkan ve kabiliyete sahip olduğunu 15 Temmuz gecesi tüm dünyaya göstermiştir. Bir daha böyle acılar yaşamamak dileğiyle şehitlerimize tekrar Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar dileriz” dedi.

  • Bitlis Medeniyet Platformundan iftar yemeği

    Bitlis genelinde bulunan 32 sivil toplum kuruluşunun ortak girişimiyle kurulan Bitlis Medeniyet Platformu, Bitlis merkezde iftar yemeği verdi.

    Kentte bulunan dernek, vakıf, kanat önderleri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla Bitlis Gazibey Camii önünde düzenlenen iftar yemeğinde hem iftarlar birlikte açıldı hem de dualar edildi. Kaynaşma, kardeşlik duygularının ön plana çıkarılması, birlik ve beraberlik amacıyla verilen iftar yemeğine yoğun katılım sağlandı.

    Düzenlenen iftar programı sonrası açıklamada bulunan Bitlis Medeniyet Platformu Dönem Başkanı Mustafa Cengiz, davetlerini kırmayarak verdikleri iftar yemeğine katılan herkese teşekkürlerini iletti.

    Platform olarak amaçlarının kentteki sorunlara beraber çözüm bulmak olduğunu dile getiren Mustafa Cengiz, ekip olarak çalışmalara devam edeceklerini ifade etti.

    Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Bitlis Temsilcisi Avukat Kadir Köstekçi ise, kentteki her sorunu kendi sorunları gibi görüp, çözümü noktasında istişareler gerçekleştirdiklerini kaydetti.

    Bitlis Basın ve Gazeteciler Derneği (BİGADER) Başkanı Mahir Okay da, düzenlenen iftarın kabul olması temennisinde bulunarak, kurulan platformun önemine vurgu yaptı.

    Platform olarak henüz yolun başında olduklarını kaydeden Okay, STK’lar olarak söz konusu Bitlis ve Bitlisliler olduğunda şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada ellerini taşın altına koymaya devam edeceklerini dile getirdi.