Etiket: Planı

  • Altaç’tan ‘Master Planı’ Değerlendirmesi

    Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Altaç, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Mardin’de açıklayacağı “master planı” ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Altaç, Diyarbakır’da maddi anlamda mağduriyetlerin bir şekilde giderileceğine dikkat çekti. Ancak manevi mağduriyetlerin kısa sürede giderilemeyeceğini anlatan Altaç, “Şehit olan askerler, polisler var. Sivil vatandaşlardan kayıplarımız var, örgütün kayıpları var. Bir belirsizlik bir umutsuzluk ortamı var. Bizim bunu çok hızlı bir şekilde tamir etmemiz gerekiyor. Ben açıkçası master plan içerisinde psikolojik ve sosyolojik tedbirlerin ağırlıklı olması gerektiği kanaatindeyim. Bunu ben Ankara’da da Başbakanımıza ve heyetine de arz ettim. Sur’da 5 bine yakın öğrenci okullarına gidemediler. Biz bunlara psikolojik ve sosyolojik destek sunmak zorundayız. Eğer bunu sunmazsak bu çocukların kendilerini bu çatışma ortamından kurtarması uzun bir süre alabilir. Uzman desteğiyle bunun süresini daha da kısaltma imkanımız var. Bunun dışında yine özellikle sağlık ve barınma ihtiyaçlarının karşılanması, 5233 sayılı yasadan dolayı tazminatların bir an önce ödenmesi gerekiyor” dedi.

    “KENTSEL DÖNÜŞÜM EN BÜYÜK YATIRIMLARDAN BİR TANESİYDİ”

    AK Parti’nin Diyarbakır’la ilgili kentsel dönüşüm kararına da değinen Altaç, “Sur’la ilgili aslında AK Parti hükümetlerinin çok daha önceden almış olduğu ve Sur’da kentsel dönüşümle ilgili bir karar vardı. Ancak uzun bir dönem bu kentsel dönüşüm kararı pratiğe geçemedi. Kısmen de olsa bazı yerlerde çalışmalar yapıldı ama ilerleme sağlanamadı. Cumhurbaşkanımızın 2011’de Genel Seçimlerden sonra hükümet programına aldı ve bu Diyarbakır’a yapılabilecek en büyük yatırımlardan bir tanesiydi. Diyarbakır’ın kalbinin atardamarına bir operasyon yapılacaktı. Mevcut tarihi yapılar korunacak, onun dışındaki bütün yapılar kamulaştırılacak ve bu şekilde tamamlanarak Sur tamamen bir açık hava müzesi haline gelecekti. Ancak bu biraz aksadı. Keşke bu olaylar yaşanmadan biz Sur’u dönüştürebilseydik bugün mesela Fatih Paşa Cami yıkılmayacaktı, Kurşunlu Cami ya da hanlarımız, hamamlarımız zarar görmeyecekti” diye konuştu.

  • 7 Bin Nüfuslu Kaş’a 38 Bin Kişilik İmar Planı Tartışma Konusu Oldu

    Kaş için hazırlanan 1/25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planının, ilçede yaşayan 30 vatandaş ve sivil toplum örgütleri tarafından yargıya taşınmasını değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Tunçer, 7 bin nüfuslu Kaş’a 38 bin nüfusun yerleştirilmesini eleştirdi.

    Antalya’nın Kaş ilçesindeki sivil toplum örgütlerinin düzenlediği panelde, ilçedeki bazı korunan alanları turizm ve kentsel konut alanına dönüştüren plan çalışmaları tartışıldı. Şehir ve Bölge Yüksek Plancısı Prof. Dr. Mehmet Tunçer, WWF-Türkiye Doğa Koruma Sorumlusu Deniz Biyoloğu Yaprak Arda ve Gazeteci Yusuf Yavuz’un konuşmacı olarak katıldığı panelde Kaş Belediye Başkanı Halil Kocaer’in yanı sıra STK temsilcileri, turizmciler ve vatandaşlar yer aldı.

    Panelde konuşan Prof. Dr. Mehmet Tunçer, planlama ilkeleri açısından tarihi çevre, arazi kullanımı ve yapı nitelikleriyle ilgili bilgiler verdi. Kaş’la ilgili hazırlanan Çevre Düzeni Planı notlarında, 2025 yılına yönelik nüfus projeksiyonlarının düşük çıktığının belirtildiğini kaydeden Tunçer, “Bu ne demek? Beklentiniz neydi? Kaş’ı korumak mı yoksa büyütmek mi? Başta hedeflenen koruma ve sürdürülebilirlik ilkelerine aykırı bir varsayım. 38 bin nüfusun nereden bulunduğuna ilişkin hiç bir bilimsel temel yoktur. Bunu aklım almıyor” dedi.

    “BU PLANA GÖRE KAŞ’A YENİ BİR KAŞ DAHA EKLENECEK”

    Planlama alanı sınırları içerisinde Kaş’ın üçte bir oranında büyütüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Tunçer, mevcut kentsel alan içerisine 127.30 hektar ’kentsel gelişme alanı’ önerildiğini belirtti. 7 bin nüfuslu ilçeye 38 bin nüfusu öngören çevre düzeni planının yargıya taşındığını anımsatan Tuncer, “Bu nüfus kabulüyle planlama yapılırsa da Kaş, tarihi dokusundaki aşırı yoğunlaşma yanı sıra kuzey ve kuzey doğusunda yeni bir ilçe yerleşimi oluşturması kaçınılmaz olacaktır” dedi.

    “KORUMA BÖLGESİ YETERİNCE BİLİNMİYOR”

    WWF-Türkiye Doğa Koruma Birimi Sorumlusu Deniz Biyoloğu Yaprak Arda ise, Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin özel çevre koruma bölgesi olduğunu bunun yerel halk ve gelen turistler tarafından bilinmediğini ileri sürdü. Deniz kıyı koruma alanları, su altı, çevre-kıyı ve ilgili kara parçalarından oluşan sınırları tanımlanmış ve barındırdığı biyolojik değerleri yasalarla koruma altına alınan bölgeler olduğunu söyleyen Arda, “Türkiye’de yaklaşık 8 bin 500 kilometrelik bir kıyı alanımız var. Bu alanın içerisinde 3 bin bitki ve canlı türü yaşıyor. Fakat bu kıyı alanımızın içerisinde yalnızca yüzde 4’ü koruma altında. Kaş-Kekova bölgesi ülkemizdeki 31 deniz kıyı koruma alanından biri maalefef bu bölgemiz önemli tehditler altında” diye konuştu.

    “KAMUYA AİT ALANLAR RANT ARACI HALİNE GETİRİLİYOR”

    Gazeteci Yusuf Yavuz ise kamuoyunun da, ortak çıkarını korumak için bir araya gelerek geleceğine sahip çıkması gerektiğini altını çizdi. Yavuz, “Planlama süreçlerine o alanda yaşayan halkın mutlaka doğrudan müdahil olması gerekiyor. Aksi halde hepimizin yaşam alanı olan coğrafyanın geleceği üzerinde söyleyecek bir sözümüz kalmayacak” dedi.

    “NÜFUS KONUSUNU BİZ DE ANLAMADIK”

    Kaş Belediye Başkanı Halil Kocaer, Kaş’ın korunması için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaş için hazırlanan 1/25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı, ilçede yaşayan 30 vatandaş ve sivil toplum örgütleri tarafından geçtiğimiz aylarda yargıya taşınmıştı.

  • Bayburt’un Şehir Planı Konuşuldu

    Bayburt’un en önemli problemlerinden biri olan şehir planının nasıl olması gerektiği konusu Bayburt Belediyesi meclis toplantı salonunda belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, ilgili birim müdürleri ve sektör temsilcileri ile Ankara’dan gelen Bayburt şehir plancısının katılımıyla gerçekleşti.

    Belediye Başkanı Mete Memiş’in başkanlığında gerçekleşen toplantıda Bayburt’un yeni dönemde ve gelecekte nasıl bir yerleşme planına sahip olması gerektiği, ileri dönük şehirleşmenin nasıl olacağı konuşuldu

    Bayburt Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Teoman Hakan Orhan’ın şehir planı hakkında sunum yapmasıyla başlayan toplantı katılımcıların konu hakkında fikir beyanlarıyla devam etti. Toplantı daha sonra Ankara’dan gelen şehir plancısı Nuri Özmen’in Başkan Memiş ve katılımcıların sorularını cevaplandırmasının ardından sona erdi.

  • “Karahisar Kalesi Çevresi Kentsel Sit Alanı Turizm Yönetim Planı” Proje Sözleşmesi İmzalandı

    Zafer Kalkınma Ajansı (ZEKA) 2015 Yılı doğrudan faaliyet destek programı 2. dönem kapsamında desteklenmesine karar verilen 5 projeden biri olan Afyonkarahisar İl Özel İdaresi tarafından hazırlanan “Karahisar Kalesi Çevresi Kentsel Sit Alanı Turizm Yönetim Planı” proje sözleşmesinin imzalandığı belirtildi.

    Afyonkarahisar Valiliği Proje Üretim ve Koordinasyon Merkezi tarafından konu ile ilgili yapılan yazılı açıklamada, projenin kentin tanıtımına önemli katkılar sağlayacağı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Proje kapsamında Afyonkarahisar’ı 2023 Türkiye turizm stratejisi hedeflerine götürmek amacıyla zengin tarihi birikimini koruyup, yaşayan, üreten, sosyo-ekonomik mekansal ve kültürel kimliğini geleceğe aktaran Karahisar Kalesi çevresi kentsel sit alanının turistik bir çekim merkezi haline gelmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile Karahisar Kalesi Çevresi Kentsel Sit Alanı Turizm Yönetim Planı Çalıştayı düzenlenecek ve çalıştay raporu hazırlanacaktır. Hazırlanacak çalıştay raporundaki verilerden hareketle Karahisar Kalesi kentsel sit alanı için Strateji ve Yol Haritası Belgesi hazırlanacaktır. Çalıştay raporu ve strateji ve yol haritasının uygulanmasıyla Karahisar Kalesi Kentsel Sit Alanı Turizm Yönetim Planı hazırlanarak kitap haline getirilecektir. Karahisar Kalesi Kentsel Sit Alanı Turizm Yönetim Planı’yla; Karahisar Kalesi çevresindeki tarihi sokaklar, çarsılar, müzeler, anıtlar, evler, konaklar, camiler, Mevlevihaneler, hanlar, hamamlar, çeşmeler ve el emeğiyle üretim yapılan işyerlerinin bakırcılar, kalaycılar, keçeciler, gümüşçüler, bıçakçılar, yemeniciler gibi alanın tarihi ve kültürel değerlerinin tanıtımı yapılacaktır” denildi.

  • Trabzon’da 10. Kalkınma Planı Öncelikli Dönüşüm Programına Katılanlara Sertifikaları Verildi

    Trabzon Valiliği, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Doğu Karadeniz Belediyeler Birliği işbirliği ile 10. Kalkınma Programları kapsamında düzenlenen eğitimin sertifika töreni gerçekleştirildi.

    KTÜ Osman Turan Kongre Merkezi’nde düzenlenen törene Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç, Doğu Karadeniz Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Mehmet Şentürk, kamu kurum ve kuruluş yöneticileri ile kursiyerler katıldı.

    Eğitim sertifika töreninde bir konuşma yapan Vali Öz, “Son yıllarda hem kamu yönetiminde yaşanan değişim ve dönüşüm, hem de dünyada ve Türkiye’de yaşanan değişim ve dönüşüm bütün alanlarda olduğu gibi kamu alanında da bir zihniyet dönüşümüne ve bu kalitenin geliştirilmesi ihtiyacını ortaya çıkardı. Daha önce özel sektörde uygulanan performans, Ar-Ge, yenilikçi politikalar, izleme-değerlendirme ve proje yönetimi gibi pek çok deyim artık kamu yönetiminde de yer aldı. Bunu uygulayacak mekanizmaların da kendilerini bu anlamda yenilemeye ve geliştirmeye ihtiyaçları var” dedi.

    Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu da, “Ar-Ge yönetimi ve proje hazırlama ile kurumlarda iş planlamaları konuları çok önemliydi. Bu iki önemli alanda eğitim verilmiş olması çok anlamlı. Çünkü proje yönetimi ve iş planlamaları belediyelerimiz için olmazsa olmazdır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç ise, kurumlarda daha profesyonel bir anlayışın geliştirilmesini sağlaması bakımından bu eğitimin çok önemli olduğunu söyledi.

    KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal da, 9 Kasım-29 Aralık tarihleri arasında yapılan eğitim seminerinin 165 saat olduğunu ve bu seminere 227 kişinin katıldığını belirtti.

    Konuşmaların ardından eğitim seminerine katılanlara düzenlenen törenle sertifikaları verildi.