Etiket: Planı

  • Rektör Dalgın, 3 Yıllık Planı Anlattı

    Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Dalgın, Ahmet Muhip Dıranas Uygulama Oteli’nde düzenlediği basın toplantısında ‘Sinop Üniversitesi 2016-2019 Eylem Planı’nı basın mensuplarıyla paylaştı.

    Basın mensupları ve Sinop Üniversitesi’nin idari kadrosunun katıldığı kahvaltıda Rektör Dalgın, 2016-2019 yılları içerisinde gerçekleştirmeyi planladıkları proje ve idari işler hakkında bilgi verdi. Yapılacak işin planlamasını yapmanın yarı yarıya o işi başarmak olduğunu belirten Dalgın, “Yapılacak işin planlamasını yapmak yarı yarıya o işi başarmak olsa gerek. Bu düşünceyle Sinop Üniversitesi yönetimi olarak 2016-2019 arasında yapacaklarımızı planlayarak bir eylem planı ortaya koymayı düşündük. Bu eylem planı Üniversitemizin bütün birimleri ve personelinin görüş ve önerileri ışığında hazırlanmıştır. Katkı veren herkese burada teşekkür ediyor, eylem planımızın uygulamaya geçirilebilmesinde de aynı katkıyı her bir personelimizden beklediğimi ifade etmek istiyorum. Üç yıllık eylem planımız; Sinop Üniversitesi’nin eğitim-öğretimdeki kemiyet ve keyfiyet açısından hedeflerini, alt yapı ve yatırım çalışmalarını, yeni açılacak bölüm ve programları, sayısal gelişimdeki hedeflerimizi, üniversitemizin yurt içi ve dışındaki tanınırlığının artması için yapılacakları, yörenin sosyokültürel hayatına katkı sağlayacak süreli ve dönemsel bilimsel ve kültürel etkinlikleri, genelde bölge ekonomisine, özelde ise Sinop’un turizmine, tarımına, balıkçılığına ve sanayisine yapılabilecek katkılardaki hedeflerimizi göstermektedir. Üç yıl içerisinde gerçekleştirmeyi planladıklarımız genel olarak ülkemiz ve milletimiz özelde ise Sinop Üniversitesi ve bu şehrin geleceği içindir. Üniversite yönetimi olarak beklentimiz, özellikle görev süremiz sonrasında hayırla yad edilmektir. Eylem planımızın gerçekleşmesinde her zaman yanımızda olacaklarına, katkı ve himayelerini esirgemeyeceklerine inandığım devlet büyüklerimize, siyasilerimize, bürokratlarımıza şimdiden şükran ve minnetlerimi arz ediyorum.” dedi.

    Rektör Dalgın, “İlahiyat fakültemiz bu yıl içerisinde yeni binasına taşınmış olacak. Eğitim fakültemiz ise 2018 yılı Mart ayında yeni binasında hizmet verecek. Mühendislik ve mimarlık fakülteleri 2017 yılında yapımı tamamlanacak binada eğitim vermeye devam edecek. Güzel sanatlar fakültemizin şehir merkezine taşınmasını arzu ediyoruz. Bu olmadığı takdirde boşaltılan eğitim fakültemiz binasına taşınacak. Spor bilimleri fakültemiz de fen edebiyat fakültesinin üst katına taşınarak orada faaliyet gösterecek. 500 öğrenci sayısı hedefliyoruz. Fakültelerimizde 2 bin 683, yüksekokullarımızda 546, meslek yüksekokullarında 3 bin 983, yüksek lisans yapan sayısı 319, doktora yapan 27, yabancı uyruklu 93 ve eğitim fakültesinde öğretmenlik formasyon eğitimi alan öğrenci sayımız 185. Toplam öğrencisi mevcudumuz 7 bin 836. Hedefimiz, üç yıl sonra söz konusu rakamı 16 bin 500 civarına yükseltmek” diye konuştu.

    Toplantı sonunda Dalgın, “Üç yıl sonrasında Sinop Üniversitesi’nin bölgesinde tanınmış, yöresine katma değer üreten, bilim camiasında daha saygın, güçlü bir Üniversite olması için bütün personelimizin katkılarını bekliyor, Yüce Allah’ın himayesine sığınıyor ve Sinop kamuoyuna sağlık ve esenlikler diliyorum” sözleriyle konuşmasına son verdi.

    Konuşma sonunda soru-cevap bölümü ve kahvaltı gerçekleştirildi.

  • Teröristlerin Hain Planı, Polisin Dikkati Sayesinde Bozuldu

    Diyarbakır’da bir polis memurunun şahsi aracının altına uzaktan kumandalı el yapımı bomba yerleştiren teröristlerin hain planı, polisin dikkati sayesinde önlendi.

    Edinilen bilgilere göre olay, bu sabah saatlerinde merkez Kayapınar ilçesindeki bir sitede meydana geldi. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir polis memuru, sabah işe gitmek için aracının yanına geldi. Her sabah yaptığı gibi bu sabah da aracına binmeden önce etrafını kontrol eden polis memuru, altına yerleştirilmiş uzaktan kumandalı el yapımı bombayı fark etti. Polis memuru, bunun üzerine durumu emniyete bildirdi. Olay yerine gelen bomba imha uzmanları, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak, incelemelerde bulundu. Uzmanlar, daha sonra bombayı patlatmadan etkisiz hale getirdi. Bomba incelenmek üzere Emniyet Müdürlüğü’ne götürülerken, polis memurunun dikkati olası bir faciayı önledi.

    Teröristlerin bombayı, aracın Emniyet Müdürlüğü’ne girmesiyle infilak etmeyi planladıkları da öğrenildi.

    Olayla ilgili çok yönlü soruşturma başlatıldı.

  • “Bombalı Araç” Mesajları Terör Örgütlerinin Kaos Planı Mı?

    Ankara ve İstanbul’da yaşanan bombalı terör saldırısının ardından vatandaşlara sms yoluyla iletilen ’Bombalı araç var sokağa çıkmayın’ gibi tedirgin eden türden mesajların terör örgütlerinin yeni bir kaos planı olabileceği belirtildi. Uzmanlar, gelen mesajların kesinlikle başka kişilere iletilmemesi gerektiği uyarısını yaptı.

    Türkiye’nin önemli illerinde son aylarda yaşanan bombalı terör saldırılarının ardından büyük şehirlerdeki vatandaşları bir korku saldı. Özellikle saldırı sonrasında vatandaşlar tarafından polise onlarca ihbar geldi. Bazı kentlerde yetkili birimlerce doğrulanmadığı halde bombalı araç haberleri yaygınlaştı. İzmir, Ankara, İstanbul gibi kentlerde yaşayan yurttaşlar, cep telefonlarına gelen mesajla daha da paniğe kapıldı. Son zamanlarda gelen mesajların sıklığı artarken, iletilerde sokağa çıkılmaması, otobüs veya metroya gerekli olmadıkça binilmemesi gerektiği yazıldı.

    TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KAOS PLANI MI?

    Elden ele dolaşan bu mesajların terör örgütlerinin yeni bir kaos planı olabileceği belirtildi.

    Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde görevli Prof. Dr. Tanju Tosun, bu tür dezenformasyon türdeki mesajların kişileri psikolojik olarak etkilemeye yönelik olduğunu söyledi. Gelen mesajların başka kişilere iletilmemesi uyarısında bulunan Tosun, mesajlara itibar edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Terör örgütlerinin çalışma şekline değinen Tosun, şöyle konuştu: “Terör saldırısının ardından başta sosyal medya olmak üzere, çeşitli iletişim araçlarıyla kamuoyuna ulaştırılan yeni saldırı olasılıklarına ilişkin mesaj ve haberler toplumda belirgin bir endişeye yol açmış görünüyor. Geniş kitleler özellikle yakın geçmişte gerçekleştirilmiş terör eylemlerinin ardından bu tür duyumları aldıkları takdirde, haberin, mesajın gerçekliğini sorgulama ihtiyacı hissetmeden, insanların psikolojik özellikleri gereği, bu tür gerçek dışı kirli haberlere inanma eğilimindedir. Çünkü, yakın bir geçmişte yaşanan eylemler, endişe inşa etme amaçlı haberler rasyonel akıl sürecinde değerlendirilmeden, endişe, korku gibi saiklerle gerçek olanı bastırır. Bu tür endişeleri aşmak için bir yandan siyasi ve bürokratik karar vericilere, diğer yandan kamuoyuna, vatandaşlara önemli sorumluluklar düştüğü kanaatindeyim.”

    ÖRGÜTLER BU TÜR PROPAGANDALARA BİLİNÇLİ OLARAK YÖNELİYOR

    Prof. Dr. Tanju Tosun, sözlerine şöyle devam etti:

    “Burada öncelikle belirtmemiz gereken; politik karar alıcılar ve bürokratik uygulayıcılar kamuoyuna aktarılan bu tür gerçek dışı mesajlar, haberlerin gerçek dışılığı konusunda ikna edici yöntemle kitleleri gerçeğe ilişkin bilgilendirmelidir. Bilgilendirmenin içeriğinde bu tür mesaj, haberlerin gerçek olanı gizleme, terör örgütlerinin dezenformasyonu, karşıt propagandası olduğunun altı özenle çizilmelidir. Ayrıca, terör örgütlerinin toplumsal desteklerinin yok olma sürecinde bu tür karşı propagandaya bilinçli olarak yöneldiklerinin de özenle vurgulanması gerekir.”

    Tosun, ayrıca, “Kitle üzerinde endişe oluşturma, yıldırma türü bu tür haber ve mesajların etkisini yok etmek için, bizzat mesajın ulaştığı kitlelere de önemli görev düştüğü kanaatinde” olduğunu söyledi.

    Tosun, gerçek haberle gerçek dışı haber arasındaki ayrıntıyı fark etmek gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Öncelikle resmi yayın organlarından, kurumlardan kendilerine bu tür bilgilerin aktarılıp aktarılmadığını sorgulamalı, araştırmalı, ardından sosyal çevresinde bu tür gerçek dışı, kirli haberlerin yayılmaması için, mesaj, haberi yaymak yerine, gerçek dışılığı, kurumları itibarsızlaştırma, yılgınlığa düşürme ve endişe yaratma odaklı olduğunu, gerekli gördüğü takdirde sağduyulu bir dille sosyal çevresinde dile getirmelidir. Burada altı önemle çizilmesi gereken bir diğer husus; bu tür fısıltı gazeteciliğinin özellikle medyaya güvenin azaldığı dönemlerde yükselişe geçmesidir. Bunun önüne geçilmesinin yolu; medyaya olan güvenin arttırılması ve siyasi iktidarların kamuoyunu endişeye sevk eden gerçek dışı haberlere vatandaşların itibar etmesine fırsat vermeden kamuoyu ile konuya ilişkin bilgileri önleyici tedbir amaçlı olarak açıkça paylaşmasıdır. Çünkü, hayali olanın gerçek olan karşısında inandırıcı olma, itibar elde etme şansı yoktur.”

  • Bölücü Örgütten, Güvenlik Güçlerinin Geçişini Engelleme Planı

    Yüksekova’da, bölücü terör örgütü mensubu teröristlere, sözde sorumluların telsizle, kontrol altında tutamadıkları binaları patlatarak enkaz oluşturmaları ve bu şekilde güvenlik güçlerinin geçmelerini engelleme talimatı verdiği belirlendi.

    Güvenlik birimlerinden alınan bilgiye göre, Yüksekova şehir merkezinde icra edilen Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ramazan Gülle operasyonu esnasında, Irak kuzeyi sözde sorumlusu terörist Fehmi Atalay, Yüksekova sözde sorumlusu Yusuf Saydut ve Telho kod adlı terörist arasında geçen telsiz konuşmasında, “kontrol altında tutamadıkları binaları patlatarak enkaz oluşturmaları ve bu şekilde güvenlik güçlerinin geçmelerini engellemeleri” şeklinde ifadeler kullandığı tespit edildi.

    Bölücü terör örgütü mensuplarının telsiz konuşmalarında ve fotoğraflarda görülen tahribatlardan, Yüksekova şehir merkezinde bina ve tesislere yönelik yıkım girişiminde bulundukları, hatta bu eylemleri güvenlik kuvvetlerinin geçişi esnasında binaları, sokakları ve caddeleri yıkarak geçişi engelleyecek şekilde tasarladıkları ve düzenekleri bu amaç doğrultusunda hazırladıkları görüldü. Binaların pencere önlerindeki çuvallarda da patlayıcı güçlendirici etki yapacak dolgu malzemesi bulunduğu tespit edildi.

  • Yılmaz’ın ’Gülsan’ Ve ’Saathane’ Planı

    Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Gülsan’ın çehresini İstanbul’daki Sultanahmet Meydanı gibi düzenleyeceğiz. Saathane’nin üzerine çullanmış ne kadar teneke görüntü varsa kaldırıp tarihi dokuyu ortaya çıkaracağız” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İlkadım İlçe Başkanlığı’nın haftalık olağan toplantısına katıldı. İlçe teşkilat binasında yapılan toplantıya Başkan Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel, Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili Turan Çakır, Büyükşehir Belediye AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Soğuk ve ilçe başkanı Adnan Varol ve partililer katıldı.

    2019 VİZYONUNA YAKIŞACAK

    Gülsan Sanayi Sitesi ve Saathane Meydanı’nda uygulanacak dönüşüm projeleri ile ilgili konuşan Başkan Yılmaz, 2019’a giden süreç içerisinde Büyükşehir Belediyesi’nin hedeflerini anlattı. Yılmaz, “2019’un 19 Mayıs’ında Samsun’a yakışmayan ne kadar görüntü varsa hepsine neşter vuracağız. Bunlardan birincisi Saathane, ikincisi Gülsan Sanayi Sitesi ve üçüncüsü de Anadolu, Zeytinlik, Hastanebaşı Mahallelerimizdeki şehircilik adına hoş olmayan o dokuyu ortadan kaldıracağız. Saathane’nin üzerine çullanmış ne kadar teneke görüntü varsa kaldırıp tarihi dokuyu ortaya çıkaracağız. Bizler yüreğinde Allah korkusu, hak ve adalet duygusu olan bir partinin mensuplarıyız. Bütün işlerimizi projelerimizi bu doğrultuda hayata geçiriyoruz. Saathane’yi pırıl pırıl bir alan haline getireceğiz” diye konuştu.

    “GÜLSAN SULTANAHMET MEYDANI GİBİ OLACAK”

    Gülsan Sanayi Sitesi ile ilgili olarak da konuşan Başkan Yılmaz, “Gülsan 20 senedir imarsız ve plansız bir yer. Bizim belediye olarak görevimiz orayı artık pul olmaktan kurtarmak. Gülsan Sanayi Sitesi’nin içine bir kent park inşa edeceğiz. O Kent Park’ın da içine çok görkemli 6 minareli bir şerefiye cami inşa edeceğiz. Tıpkı Sultanahmet Meydanı gibi orayı insanların ziyaret edeceği gezeceği, ibadetini yapacağı, kültür alanı haline getireceğiz. Tüm bunları yaparken de esnafımızı asla mağdur etmeyeceğiz. Esnafımız rahat olsun” şeklinde konuştu.

    Başkan Yılmaz toplantı sonunda gençlerle özçekim yaptı.