Etiket: Planı

  • Batuhan Yaşar:”yeni Kilis Planı Ve ’8-18’”

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde, “Yeni Kilis planının içeriğinde hangi detaylar var”, “Kilis için ’8-18’ ne manaya geliyor”, ” ’8-18’ ile hangi güvenlik tedbirleri alınacak”, “Kilis için hazırlanan güvenlik paketinin içinde neler var”, “Türk F-16’ları ve silahlı İHA’lar Azez’e müdahale edecek mi”, “Amerikan Füze Sistemi ne zaman geliyor”, “Rusya; İncirlik’i ve Koalisyon uçaklarını nereden takip ediyor”, Kilis’te toplantı halindeyken 60 metre yakınına roket düşen Başbakan yardımcısı Akdoğan ne yaptı” sorularına cevap aradı.

    Batuhan Yaşar’ın yazısının tamamı ise şöyle:

    “Ankara’nın gözü, kulağı Kilis’te. Güvenlik toplantılarının biri bitiyor diğeri başlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan gece gündüz gelişmeleri izliyor, sürekli bilgi alıyor. Başbakan Davutoğlu da 24 saat esasına göre yakından takipte.

    Konu Suriye olduğu için Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan işin takibini ve organizasyonu üstlenmiş durumda. Pazar günü Katyuşa roketleri peş peşe düşerken oradaydı, biliyorsunuz. Roketler 60 metre yakınlarına düştü ama Yalçın Bey her şeye rağmen toplantıya devam etti.

    Başlıktaki 8-18’i merak ettiğinizi biliyorum. Biraz sabır.

    Başbakan Davutoğlu, başkanlığındaki son güvenlik toplantısında Kilis için güvenlikten ekonomiye kadar her türlü tedbirin alındığını biliyoruz. Kararlar hızla sahaya yansıtılıyor:

    1-Güvenlik (iç güvenlik ve dış güvenlik)

    Acilen Katyuşa roketlerinin atıldığı 8 kilometrelik sınır hattı 18 kilometrede Suriye içine doğru güvenli hâle getirilecek.

    Roketler daha ateşlenmeden imha edilmesinin yolu aranıyor.

    2-Ekonomik ve sosyal önlemler

    Zaten 5 yıldır sınır ticaretinin durduğu şehir için yeni bir master plan hazırlanıyor. Esnaf işin odağında. Banka borçlarının ertelenmesinden tutun ticareti yeniden canlandıracak adımlar peş peşe atılacak. Her bakanlık aynı Sur, Cizre, Silopi’de olduğu gibi Kilis’te de sahaya inecek.

    Aile ile Millî Eğitim Bakanlıkları işin sosyal yükünü üstlenmiş durumda. Eğitime ara verilmeksizin devam edilecek.

    Suriye sınırına 9 kilometreden yakın olan füze tehdidi altındaki 7 okul daha içeri taşınacak.

    Aile Bakanlığı, mahalle aralarına düşen füzelerle ilgili kadınlar ve çocuklara yönelik psikolojik destek verecek.

    Bazı siyasi partiler tarafından organize edilen valilik yürüyüşleri de mercek altında. Düşen Rus füzelerinin de yardımıyla halkın galeyana getirilmesi hatta ayaklandırılması için yapılan girişimler not edilmiş durumda.

    İşin güvenlik boyutu çok önemli.

    Genelkurmay Başkanlığı yeni bazı adımlar daha attı.. Atmaya da devam edecek.

    Kilis’e atılan Rus füzeleriyle Türkiye’ye ‘bu bataklığa sen de gel’ çağrılarının yapıldığı su götürmez bir gerçek.

    Peki pazartesinden beri neler yapıldı hangi tedbirler alındı; kısaca bakalım isterseniz:

    -Hem Türkiye sınırları içinden hem de eğit-donat çerçevesinde muhaliflerin kullandığı İHA’larla Azez’deki DAEŞ hareketliliği yakından izleniyor.

    -F-16, F-4 veya birilerinin iddia ettiği gibi silahlı İHA’larla Azez’e bir hava harekâtı düşünülmüyor.

    -DAEŞ hedefleri İncirlik’ten kalkan ABD, Almanya, Suudi Arabistan ve Katar, özetle koalisyon uçakları tarafından vurulmaya devam edilecek. (ABD’ye ait A-10 alçak hava irtifa uçakları ile etkili sonuç alınıyor)

    -Kilis’e 6 araçtan oluşan ÇNRA (Çok namlulu roketatar bataryaları) gönderildi. ÇNRA’ların 40 km menzili var.

    -Diyarbakır’dan getirilen yeni Fırtına bataryaları da sınıra konuşlandı.

    -106 mm’lik havanlar dün itibarıyla devreye alındı.

    -120 mm’lik havanlar 2 gün içinde yani cumaya kadar aktif hâle getirilecek.

    -Daha hızlı müdahale ve Kilis ile İncirlik’in doğrudan konuşabilmesi için “irtibat noktası” kurulması için çalışmalar devam ediyor.

    -Fırtına ve havanların etkili menzili 42 kilometre. DAEŞ’i bu menzil dışında da vurabilmek için, mayıs ayından itibaren Suriye sınırına HIMARS füzeleri yerleştirilecek.

    HIMARS’lar 480 kilometreye kadar etkili vuruş yapabilen kara-kara füzeleri. ABD ile görüşmelerin hâlen devam ettiğini hatırlatalım ama.

    Özellikle Kilis’in Azez’den vurulduğu 8 kilometrelik sınır hattının Suriye içine doğru da 18 kilometre güvenli hâle getirilmesi Ankara’nın birinci önceliği.

    ABD ve Almanya da şimdilik Türkiye ile aynı fikirde.

    Azez bu yüzden çok önemli.

    Ne Suriye rejimine, ne DAEŞ’e ne de PYD’ye bırakılamaz.

    İstihbarat birimleri, Kilis’e atılan Rus Katyuşa roketlerinin Suriye rejimine ait olduğunu tespit etti.

    Bu yüzden de artık hiçbir şey şansa bırakılamaz.

    DAEŞ’in veya PYD’nin elinde Katyuşa’dan daha etkili silahlar da geçmiş olabilir.

    DAEŞ, Toyotalander’lara yerleştirilen 82 mm’lik Katyuşaları Kilis’e atıyor. Yer tespitini zorlaştırmak için de hemen yer değiştiriyor. O yüzden havadan da takibi ve vurulması gerekiyor.

    Uçak olayının ardından hiçbir risk almamak adına Türkiye, Suriye hava sahasını kullanmıyor.

    Çok da iyi yapıyor.

    Rusya’nın İncirlik’ten kalkan koalisyon uçaklarını Mare Dağına kurduğu sistemle yakından izlediğini belirtelim.

    Azez’de biliyorsunuz PYD’de de en az DAEŞ kadar söz sahibi.

    PKK, PYD, DAEŞ ve DHKP-C, 22 Temmuz 2015’ten beri Türkiye’ye beraber ve sistematik bir şekilde saldırmıyor mu?

    DAEŞ tek başına değil yani…

    Ama Türkiye artık başka başka onlarca tehditle aynı anda başa çıkabiliyor. “

  • Ağrı’da ‘Madde Bağımlılığı Ve Uyuşturucuyla Mücadele Stratejik Eylem Planı’ Konferansı

    Ağrı’da, Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nce “Madde Bağımlılığı ve Uyuşturucuyla Mücadele Stratejik Eylem Planı” konferansı düzenlendi.

    Ağrı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nce Kongre ve Kültür Merkezi’nde Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Berivan Bakan tarafından “Madde Bağımlılığı ve Uyuşturucuyla Mücadele Stratejik Eylem Planı” üzerine konferans düzenlendi. Konferansa Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının katkı sağladığı Madde Bağımlılığı ve Uyuşturucuyla Mücadele Stratejik Eylem Planı konferansında konuşan Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu’ndan Yrd. Doç. Dr. Ayşe Berivan Bakan, madde bağımlılığı çeşitleri ve yaşanan olumsuzluklar hakkında bilgi verdi. Yrd. Doç. Dr. Bakan, “Madde bağımlılığı genel olarak alkol, alkol dışı psikoaktif maddeler ve tütün bağımlılığı şeklinde gruplandırılabilir. Tütün, diğer maddelere göre daha yüksek bağımlılık oranına sahip olduğu ve en yaygın bağımlılık türü olduğundan ayrı bir öneme sahiptir. Madde bağımlılığı, sağlığı bütün yönleriyle etkileyen bir problemdir. Madde bağımlılığını tanılamak, psikiyatristlerin/psikologların yetkisi ve alanındadır. Ancak öğretmenlerin bazı ölçütlere dikkat etmesi gerekmektedir. Eğer birey 12 aylık bir dönem içerisinde herhangi bir maddeyi amaçlanandan daha çok veya uzun süre kullanıyor, bırakamıyor, elde etmek için zaman ve maddi olanaklarını harcıyorsa ve sosyal ilişkilerinde bozulma gözlemleniyor ise madde bağımlılığından şüphe edilmelidir” dedi.

  • Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’ne, 1/50 Binlik Çevre Düzeni Planı Tartışması Damga Vurdu

    Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkanı İsmail Yerlikaya, Mersin için hazırlanan 1/50 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda nükleer santrale yer verilmemesi ve 1/100 binlik plana uymaması nedeniyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın planı kabul etmediğini belirtti. Yerlikaya, Bakanlık Müsteşarının, “100 binlik planımıza uymak zorundasınız. Aksi takdirde 100 binliği deldirmeyiz, değişikliği de kabul etmeyiz” dediğini aktardı.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’na, Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 1/50 binlik Çevre Düzeni Planı damga vurdu. Nisan ayı toplantısının birinci birleşiminde, dilek ve temenniler bölümünde söz alan Meclis AK Parti Grup Başkanı İsmail Yerlikaya, söz konusu planda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın daha önce onayladığı 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’na uyulmadığı ve bazı devlet projelerine yer verilmediği gerekçesiyle 50 binlik planı kabul etmediğini söyledi.

    “SIKINTI BÜYÜK DEDİM”

    Yaklaşık bir yıl önce başlayan 50 binlik plan çalışmaları çerçevesinde sürecin çok uzadığını ve Mersin’in çok fazla zaman kaybettiğini dile getiren Yerlikaya, bu süreçte Mersin’deki birçok kurum ve STK ile toplantılar yapılarak, görüşlerinin alındığını anlattı. Yapılan planda bir emek olduğunu ve Mersin’in ihtiyaçlarını karşıladığını vurgulayan Yerlikaya, “En son sivil toplum kuruluşları ve plancılarla yapılan toplantıda bir öğrenci, sunumu yapan profesöre, ‘Biz Akkuyu Nükleer Santrali’ni istemiyoruz. Planlardan kaldırdınız mı?’ diye sordu. O da, ‘Bu planlardan onu kaldırdık’ dedi. Bunun üzerine salonda bir alkış koptu ve ben ‘Tamam, sıkıntı büyük’ dedim” diye konuştu.

    Yerlikaya, bundan çok kısa süre sonra Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda yapılan toplantıda da devletin bir projesi olan Mersin Limanı içerisine yapılan Konteyner Aktarma İstasyonu’nda inceltmeye gidildiğinin aktarılması üzerine, Deniz Ticaret Odası yetkililerinin, “Bu devletin bir projesi. Buraya çok büyük gemiler gelip malı indirecek, daha küçük gemilerle Avrupa ülkelerine aktarılacak. Yanlış yapıyorsunuz” dediklerini ifade etti. Bir meclis üyesinin de “Akkuyu’yu kaldırıyorsanız, siz bu planları yapmak istemiyorsunuz” dediğini dile getirdi.

    “BİZİM PLANA UYMAK ZORUNDASINIZ. 100 BİNLİĞİ DELDİRMEYİZ, DEĞİŞİKLİĞİ DE KABUL ETMEYİZ”

    Bu gelişmeler üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan kendilerini davet ettiklerini belirten Yerlikaya, “Bu konuları müsteşarla görüştük. Müsteşar, 1970’lerde yerinin işaretlendiği Akkuyu’dan özellikle bahsederek, ‘Siz bir Çevre Düzeni Planı yapıyorsunuz. Bu planlarda, bizim 100 binlik planımızda yer alan devletin projelerini kaldırıyorsunuz. 100 binlik plana uymak zorundasınız. Sizin uymanız gereken üst ölçektir. Bir plan hiyerarşisi var. Siz bunu çiğniyorsunuz. Bizim 100 binlik planımıza uymak zorundasınız. Aksi takdirde 100 binliği deldirmeyiz, değişikliği de kabul etmeyiz’ dedi.Müsteşar, nükleer santralle ilgili yapılmış olan uluslararası sözleşmeler olduğunu ve kesinlikle kaldırılmayacağını da aktardılar. Bakanlık, üst ölçeklere uymadığımız için şu an bizim planımızı kabul etmiyor. Biz bu planı oy çokluğuyla meclisten geçirebiliriz ama askı sürecinde itirazlar olacak, Bakanlık da taraf olacak ve bu iş tekrar mahkemeye gidecek. Burada kaybeden Mersin olacak. Devletin planlarının engellersek bu planın da çıkması zor ve süreç tekrar uzayacak” dedi.

    “100 BİNLİK PLAN, 2 BİNİN ÜZERİNDE İTİRAZ OLMASINA KARŞIN ALELACELE ONAYLANDI”

    Daha sonra konuyla ilgili görüşlerini aktaran Başkan Kocamaz ise 100 binlik planın, 2 binin üzerinde itiraz olmasına karşın alelacele onaylandığını, tepki gelmemesi için de Mersin Valiliği’nin birkaç toplantı yapıldığını ifade etti. O dönemde Valiye, “Bu plan onaylandı. Biz burada cambaza bakıyoruz. Yaptığımız iş havanda su dövmek. Hiçbir karşılığı olmayan, zaman kaybından başka bir işe yaramayan çalışmalar” dediğini aktaran Kocamaz, şöyle devam etti: “Herkesin gönlüne göre plan yapma şansımız yok. Bu kentinde beklentileri var. 100 binlik planlar Bakanlığın uhdesinde olan planlar. 50 binlik planların da buna uygun olması lazım” ifadelerini kullandı.

    Kocamaz, “Zaten nükleer santral de yine Bakanlığın aldığı karar doğrultusunda işaretlenmiş. Ama aynı Bakanlık, bu bölgede 8 tane de turizm bölgesini işaretlemiş. Kendi içerisinde bir tezat olduğunu hepimiz görüyoruz. Bizim gönlümüzden geçen bir an evvel planın tamamlanması, onaylanması, Mersin’in önünün açılması. Bu konuda kararı verecek olan meclis. Meclisin de mutlaka kentin dinamikleriyle yaptığı görüşmeler vardır. Biz bu planı defalarca herkesle tartıştık.Bu imar planı inanıyorum ki, Mersin’in önünü açacak plan, çünkü herkese danışılarak bugünlere gelindi” dedi.

    “BAKANLIĞIN NÜKLEER SANTRAL TEPKİSİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Nükleer santralle ilgili yapılan anketlerde, Mersin halkının nükleer santrale sıcak bakmadığının ortaya çıktığına işaret eden Kocamaz, “Üniversite hocaları, halkın taleplerini değerlendirerek nükleer santrali 50 binlik planda göstermek istemediler. Tabi işin bir de gerçeği var, biz gerçekten zor durumdayız. Bir taraftan Mersin’in önünü açmaya, beklentileri karşılamaya çalışırken, bir taraftan da Bakanlığın bu konudaki tepkisiyle karşı karşıyayız. Mecburen bir orta yol bulunması gerekiyor. Bu konuda meclis değerlendirmesini yapar. Amacımız, onaylanmayacak bir plan değil. Havanda su dövmek istemiyoruz. Bunları düşünerek kararımızı vereceğiz” dedi.

  • Yüksekova’da Teröristlerin Hain Planı Deşifre Oldu

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde terör örgütü PKK’ya yönelik yürütülen “Şehit Uzman Çavuş Ramazan Gülle Operasyonu”nda teröristlerin saldırı düzenleyeceği stratejik noktaların krokisi ele geçirildi. Teröristlerin el yapımı bomba yerleştirmek için belirledikleri noktalar arasında havalimanı terminal binası, ilçe jandarma komutanlığı binası, polisevi, kaymakam evi, helikopter pisti, askeri koğuş ve bazı polis noktaları yer alıyor.

    Hakkari Yüksekova’da açılan hendeklerin kapatılması, kurulan barikatların kaldırılması, huzur ve asayişin sağlanması amacıyla 14 Mart’ta başlatılan “Şehit Uzman Çavuş Ramazan Gülle Operasyonu” sürüyor. Bölgede yürütülen operasyonlar sırasında çok sayıda silah ve mühimmatın yanı sıra teröristlerin hain planını deşifre eden çok önemli bir belge ele geçirildi. Güvenlik güçleri, yapılan aramalarda teröristlerin el yapımı patlayıcı yerleştirmek için keşif yaparak belirledikleri noktaların krokisine ulaştı. Teröristler tarafından el yapımı bomba yerleştirmek için belirlenen noktaların koordinatlarını içeren yerler arasında “Hakkari Yüksekova Selahaddin Eyyubi Havalimanı Terminal binası, Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı, Yüksekova Lisesi karşısı polis merkezi, Yüksekova 3. Taktik Tümen Komutanlığı, polisevi, kaymakam evi, helikopter pisti, askeri koğuş, bölük deposu, kademe garajı, Şemdinli polis noktası, Şemdinli Yolu Gazi Kavşağı, Amed Çarşısı Kavşağı, Şemdinli yolu beton trafo önü, Şemdinli Yolu eski polis noktası” yer alıyor.

    TÜNELLER VE BARİKATLAR KAPATILIYOR

    PKK’lılara yönelik düzenlenen temizlik operasyonları kapsamında eli kanlı teröristlerin kaldıkları evlerin içinde mevzi yaptıkları, tünel açtıkları ve kapı girişlerine çok sayıda patlayıcı yerleştirdikleri tespit edildi. Kararlılık ve azimle yürütülen operasyonda barikatların kaldırılması, kazılan çukurların kapatılması, patlayıcı tuzakların imhası amacıyla güvenlik güçlerince ayrıntılı arama tarama çalışması yürütülüyor.

    “PKK YALNIZCA BİR TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİL”

    Bölgedeki askeri kaynaklara göre operasyonlar kapsamında Yüksekova şehir merkezinde yapılan aramalarda ele geçirilenler, PKK’nın bir terör örgütü olmasının yanı sıra “uyuşturucu taciri”, “insan kaçakçısı”, “kara para aklayıcısı”, “çocuk katili”, “içinden çıktığını iddia ettiği halkın bizzat düşmanı ve celladı” olduğunu ortaya koydu. Binaların içindeki amonyum nitrat dolu çuvallar, teröristler binayı terk etmek zorunda kaldıklarında tuzaklanıyor. Teröristler, binaların içine güvenlik kuvvetleri girdiğinde tuzakladıkları tonlarca kilo patlayıcıları patlatıyor. Duruma göre uzaktan kablolu el yapımı patlayıcılarla binayı çökerterek güvenlik güçlerine ağır kayıplar verdirmeyi hedefleyen teröristler, Yüksekova’da Suriye’nin kuzeyindekine benzer görüntüler oluşturmayı amaçlıyor.

  • Kuş Cenneti’nin 5 Yıllık Entegre Stratejik Planı Çıkarılıyor

    Samsun Kızılırmak Deltası Koruma ve Geliştirme Birliği, 5 yıllık stratejik planının hazırlanması için iki günlük çalışma programı düzenlendi. Program kapsamında bir araya gelen birlik üyeleri, 4 konu başlığı belirleyerek, çalışma grupları oluşturdu.

    Samsun Kızılırmak Deltası Koruma ve Geliştirme Birliği, 5 yıllık stratejik planının hazırlanması için iki günlük çalışma programı, Büyükşehir Belediyesi Mavi Işıklar Engelliler ve Rehabilitasyon Merkezi’nde başladı. Çalıştaya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Zennube Albayrak, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sancar Barış, Prof. Dr. Ali Kemal Ayan, Yrd. Doç. Dr. Kiraz Erciyas Yavuz, Orman Su İşleri Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğü’nden Cengiz Akyüz, Muzaffer Çelik ve Murat Demir, Özden Sağlam STK temsilcilerinden Musa Orhan, Ömer Faruk Sönmez ve Sunay Demircan, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden Sait Aydın, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden Aysel Altay ve SAMKUŞ Müdürü İsmail Mutlu katıldı.

    Strateji danışmanı Murat Çekiç’in moderasyonunda gerçekleşen çalıştayda SAMKUŞ’a Kızılırmak Deltası için ‘Her açıdan kendi güzelliğini bulduğu, geçmişten geleceğe devam eden doğal bir nimettir’ sonucu çıkarıldı. Değer belirleme atölyesinin yapıldığı çalıştayda 5 yıllık stratejik planının hazırlanması için ölçülebilir, belirli, somut, erişilebilir ve gerçekçi hedefler belirlenmesi kararlaştırıldı. SAMKUŞ ve Kızılırmak Deltası için kapasite geliştirme, kaynak oluşturma, iletişim ve işbirliği ile araştırma ve geliştirme gruplarının da oluşturulduğu çalıştayda, deltayı korumak ve turizme açmak için eksiklikler, zayıf ve güçlü yönler, fırsatlar, birlik dışı engeller, ortak ilkeler ve atılacak adımlar da tespit edildi.