Etiket: piyasadaki

  • Uçar: “Piyasadaki fahiş fiyatların müsebbibi eczacılar değil”

    Uçar: “Piyasadaki fahiş fiyatların müsebbibi eczacılar değil”

    13. Bölge Erzurum Eczacılar Odası Başkanı Mahmut Uçar, Piyasadaki fahiş fiyatların müsebbibinin Eczacılar olmadığını söyledi.

    Ülke olarak COVİD-19 ile mücadelenin hızlı bir şekilde sürdüğünü belirten Uçar, ‘’Bu mücadelede bankalar üçer üçer içeriye müşteri alırken, birçok firma seyahatleri iptal etmiş, okullar tatil, hastaneler sadece elektif vakalara bakarken, aile sağlığı merkezleri ve Toplum Sağlık merkezleri sadece acil vakaları takip edip kronik hastalıkları olanları eczanelere yönlendirirken, hatta Cuma namazı risk oluşturacağından Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından vakit namazı olarak evde kılınmasının gerekliliğinin belirtildiği bir ortamda; eczacılarımız adeta piyade askeri gibi en önde halk sağlığı için mücadele vermektedir.’’ diye konuştu.

    İlacın ve tıbbi malzemenin hastaya veya tüketicisine ulaştırırken zincirin son halkası olan eczanelerin ciddi bir haksızlığa uğradığını söyleyen 13. Bölge Erzurum Eczacılar Odası Başkanı Mahmut Uçar, ‘’Unutulmamalıdır ki 60 yaşın üzerindeki tüm kamu görevlileri izine gönderilirken, 60 yaşın üzerindeki eczacılarımız eczanesinin başında olmak mecburiyetindedirler yine bu meslektaşlarımızın çoğunun hipertansiyon, diyabet gibi kronik hastalıkları vardır, ciddi risk grubundandırlar.

    COVİD-19 ile mücadelede halkımızın sağlığı için en ön safta fedakarane çaba gösteren biz eczacılar çok düşük kar marjıyla hastaya ve ihtiyaç sahiplerine maske, dezenfektan, eldiven vb. gb, malzemeleri ulaştırmaya çalışmaktadırlar. 70 kuruşa aldığımız maskeyi 1 TL ‘ ye satıyorduk. Bugün 3 TL den maske bulamıyoruz. İnternete bakıldığında daha dramatik fiyatlar olduğunu göreceksiniz. İşte bunun içindir ki ilaç, vitamin, tıbbi malzemeler kısacası halk sağlığını koruyacak ürünlerin sadece ve sadece eczanelerde satılması gerektiğini dün söylemiştik, bugün söylüyoruz, yarında söyleyeceğiz.’’ Dedi.

    13. Bölge Erzurum Eczacılar Odası Başkanı Mahmut Uçar, ülkemizin gelir düzeyi Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkelerden az olduğu için ilaçta reklamın olmaması gerektiği ifade ederek, ‘’Geçmişte 15 TL lik C vitaminleri reklam yapabildikleri için 50 TL ye çıkmıştır ve bugün bulunamamaktadır. 1 litre dezenfektan 35- 40 TL den satılırken şuan etken madde ve ambalaj bulunabilirse 76 TL ye mal edilebilmektedir. İnternet üzerinden satış yapan firmalara bakıldığında 100 ml için ne kadar fahiş fiyatlar olduğu görülecektir.

    Eczacı Odası olarak, maske fiyatlarındaki tutarsızlığın önüne geçebilmek için imalatçıyla temasa geçilmiş, üretilen maldan odamıza ulaştırılan kadarının eşit ve adil olarak bütün eczanelerimize dağıtmaya ve böylece vatandaşlarımızın fahiş fiyatlardan maske aramasına bir nebze çare olmaya çalıştık. Yerel maske üretimi yapan firmanın kapasitesinin sınırlı olduğu ve eczaneler dışında bir çok kamu kuruluşunun maske talebi olduğundan bize ulaşan kısıtlı sayıdaki maskeleri meslektaşlarımıza ulaştırdık, odamıza geldikçe ulaştırmaya devam edeceğiz. Burada ki amacımız; maske fiyatlarına müdahale etmek halkımızın fahiş fiyattan internet ve benzeri yerlerden maske almasına engel olmaktı.

    Hal böyleyken Eczaneler; Ticaret müdürlüğü, Belediye, Maliye ve diğer Kamu Kuruluşlarınca denetlenmektedir. 6197 sayılı kanuna göre Eczaneler sadece Sağlık Bakanlığı kuruluşları tarafından denetlenebilir. Zira eczaneler Uluslararası Otoriteler ve bizdeki uygulamaya göre, “Birinci. Basamak Sağlık Sunucularıdır”

    Eczanelerin hangi ürünü nereden kaç TL’ye aldığı Gelir İdaresi Başkanlığınca BA formlarıyla bilinmekte ve hangi ürünün kaç TL’ye satıldığı E- Arşiv fatura sisteminden internet ortamında şeffaf olarak Devlet tarafından görülebilmektedir. Denetlenmesi gereken yer Eczaneler değil, Eczanelere ilaç ve malzeme tedarik eden imalatçı ve hatta imalatçıya da ham madde tedarik eden fabrika ve ithalatçılardır.’’ şeklinde konuştu.

  • AK Partili Öztürk: “Fındık ihracatçımızın finansmana erişimini kolaylaştırırsak piyasadaki sıkıntı kısmen giderilir”

    AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, ihracatçının finansman sıkıntısı için Eximbank’ın devreye girmesi gerektiğini belirterek, “Fındık ihracatçımızın finansmana erişimini kolaylaştırırsak, piyasadaki sıkıntı kısmen giderilir ve 2015 yılında ulaştığımız 2 milyar 827 milyon dolarlık gelire tekrar ulaşmak mümkündür’’ dedi.

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığı 2019 yılı Bütçe Teklifi görüşmelerinde söz alan AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, fındıkta yaşanan sorunları dile getirerek, çözüm önerilerinde bulundu. Türkiye’nin dünya fındık üretiminin yüzde 70’ine yakın bir hacmine sahip olduğunu belirten Öztürk, ”Dünya fındık ihracatının da yine yüzde 70 ile 75’ini Türkiye elinde bulunduruyor. Son 11 yılda 100’u aşkın ülkeye ihracat yapmışız ve sadece fındıktan 20 milyar 221 milyon dolar döviz girdisi elde etmişiz. Fındıkta ithal girdisi ise sıfır. Türkiye’nin toplam ihracat payı içinde de yüzde 8’lik bir orana sahip fındık. 2018 yılı ile 2019 yılı içinde en yüksek ihracatı gecen yıl miktar olarak 287 bin tonla yapmışız. Yani 2018’de 287 bin ton iç fındık ihraç etmişiz ve bundan 1 milyar 782 milyon Amerikan doları ihracat geliri elde etmişiz. Hâlbuki tüm zamanların rekorunu kırdığımız 2015 yılında 240 bin ton iç fındıkla 2 milyar 827 milyon Amerikan doları ihracat geliri elde etmişiz. Üç sene önce 47 bin ton daha az fındık ihraç edip, 1 milyar 45 milyon dolar daha fazla gelir elde etmişiz. 1 Eylül-4 Kasım 2018 arası toplam 61 bin 827 ton iç fındık ve bundan da 333 milyon 620 bin Amerikan doları gelir elde etmişiz. Ortalama fiyatlara baktığımızda 2018’in ortalaması 5,39 dolar ama 2016’nin ortalaması 9.41 dolar, giderek düşüyor. Elimizde böyle bir ürünümüz var ve dünyada tartışmasız birinciyiz” dedi.

    “Fındık ticaretiyle iştigal eden kesimlerin finansmana erişiminde sıkıntı var”

    AK Parti olarak fındık çalışma grubunu kurduklarını ve bunun neticesinde Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) alım yönünde müdahale kararını verdiğini ifade eden Öztürk, “2009’dan beri bu ikinci müdahale. Artvin’den İstanbul’a kadar tüm Karadeniz illerinde yetişen bir ürün. Bunun yanında Ticaret Bakanlığını da yakından ilgilendiren son derece stratejik bir urun. Fındık ticaretiyle iştigal eden kesimlerin finansmana erişiminde sıkıntı var. Fiyat düşüşünün ve ihracat gelirinin azalmasının sebeplerinden birisi de finansmana erişimdeki sıkıntılar. Eğer finansmana erişimdeki zorluklar ortadan kaldırılsaydı belki de müdahale edilmeden piyasa kendi yolunu bulacaktı. Başlangıçta öyle öngörmüştük. 10 Ağustos’ta Türkiye’ye karşı yapılan finansal operasyon piyasadaki sıkıntının nedenlerinden biridir. Birkaç firma olmasa fındık ihraç edecek, fındık alacak kimse yoktu. O bakımdan fındık gibi elimizdeki bu urunu değerlendirmek için Ticaret Bakanlığımızın yapması gereken özel işler var” ifadelerini kullandı.

    İhracatçının finansman sıkıntısı için Eximbank’ın devreye girmesini isteyen Öztürk, “Fındığı özel bir statüde ele alıp, fındık ihracatını daha fazla desteklemek gerekir. Fındık ihracatçımızın finansmana erişimini kolaylaştırırsak, piyasadaki sıkıntı kısmen giderilir ve 2015 yılında ulaştığımız 2 milyar 827 milyon dolarlık gelire tekrar ulaşmak mümkündür’’ şeklinde konuştu.

    “Kasım ve Aralık ayında fonlarımızın izin verdiği ölçüde öncelik vereceğiz”

    Milletvekili Cemal Öztürk’ün konuşmasının ardından konuşan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “Ekim 2017 itibarıyla fındık sektöründeki firmalarımıza 109,4 milyon dolar, Ekim 2018 itibarıyla 465 milyon dolar finansman desteği verilmiştir. 2018 yılında sektöre verdiğimiz kredide önemli ölçüde yüzde 400 civarında bir artış gerçekleşmiştir. Ayrıca, Kasım 2018’den itibaren finansman ihtiyacı fazla olan tarıma dayalı sektörlerde konjonktüre pozitif ayrımcılık yapmaya başlamış bulunuyoruz. Bu sektörlerdeki firmaların taleplerine Kasım, Aralık 2018 aylarında fonlarımızın izin verdiği ölçüde öncelik vereceğiz” ifadelerini kullandı.

  • “Piyasadaki SEO dolandırıcılarına dikkat”

    Seo Uzmanı Yunus Özgan, gerçek seo uzmanlarını piyasadaki dolandırıcılardan ayırt etmenin yollarını sıraladı. Özgan, “Gerçek Seo uzmanının kendi web sitesi vardır ve web sitesi ‘Seo Uzmanı’, ‘İstanbul Seo Uzmanı’, ‘Ankara Seo Uzmanı’, ‘Profesyonel Seo Uzmanı’ gibi belli başlı kelimelerde Google arama motorlarında ilk sayfada çıkmalıdır. Kendisi başarılı olmayan bir danışman, başkalarına da faydalı olamaz” dedi.

    Teknolojinin hızla yol aldığı günümüzde, her geçen saniye yeni bir değişiklik ve yenilikle karşılaşılıyor. Seo Uzmanı Yunus Özgan, içerisinde bulunduğumuz yüzyılın bilgisayar çağı olduğuna, tüm dünyada gencinden yaşlısına kadar her yaştaki kişilerin hemen her gün internet kullandıklarına, bu sanal dünyada ön planda olabilmenin özellikle kurumsal şirketler için çok önemli olduğuna dikkat çekti.

    Özgan, gerçek hayatta ofis, mağaza gibi işyerlerine uğrayan müşterilerin genellikle o civarda oturan kişilerden ibaret olduğunu, internet ortamında ise tüm dünya çapındaki insanlara ulaşılabildiğini, böylece gerçek hayattaki müşterinin yüzlerce kat daha fazlasının, dakikalar içerisinde internet sitelerine uğradığını ve internet üzerinden çok büyük çaplı alışverişler yapılabildiğini belirtti. Özgan, internet kullanıcılarının genelinin aradıklarını Google arama motoru aracılığıyla bulduklarını, kişilerin aradığı kelime ile ilgili özellikle ilk sayfada üst sıralarda çıkan sonuçlara tıkladıklarının bilindiğini söyledi. Özgan, “Bu durum bireysel web site sahipleri ile şirketleri internet dünyasında kolay bulunabilmenin yollarını aramaya sevk etmiştir. Arama motorlarında ilk sayfada çıkmak için yapılan çalışmalara SEO Optimizasyonu denilmekte olup, SEO kelimesi; İngilizce Search Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu) kelimelerinin baş harfleri ile oluşan bir kısaltmadır. Seo çalışmalarını yapan danışmanlara ise SEO Uzmanı denir” diye konuştu.

    Her şirketin bir muhasebecisinin olduğu gibi, SEO uzmanının da olması gerektiğini bildiren Özgan, ülkemizde gerçek manada Seo uzmanlarının sayısının çok az olduğunu, bu nedenle yüzyılın en gözde mesleğinin SEO uzmanlığı olduğunu vurguladı.

    Arama motorlarında ilk sayfaya çıkarma vaadiyle her gün yüzlerce kişi ve şirketlerin mağdur edildiğine, şirket sitelerinin Google tarafından cezalandırılarak sonuçlarda çıkmayan atıl site haline getirildiğine dikkat çeken seodahisi.com sahibi Yunus Özgan, gerçek seo uzmanlarını piyasadaki dolandırıcılardan ayırt etmenin yollarını şu şekilde sıraladı:

    “Gerçek Seo uzmanının kendi web sitesi vardır ve web sitesi ’Seo Uzmanı’, ’İstanbul Seo Uzmanı’, ’Ankara Seo Uzmanı’, ’Profesyonel Seo Uzmanı’ gibi belli başlı kelimelerde Google arama motorlarında ilk sayfada çıkmalıdır. Kendisi başarılı olmayan bir danışman, başkalarına da faydalı olamaz.

    Gerçek SEO Uzmanı, ’Uçak bileti, haberler, turlar, oteller’ gibi arama hacminin ve rekabetin çok yüksek olduğu anahtar kelimelerden en az birinde müşterisinin sitesini ilk sayfaya getirebilmiş olmalıdır. Bu nedenle, Seo uzmanı olduğunu iddia eden kişiye referansları sorulmalıdır. Rekabeti çok düşük kelimelerde başarı sağlamak o kişiyi SEO uzmanı yapmaz.

    SEO optimizasyon çalışmaları ortalama 6-8 ay süren ve zaman gerektiren bir süreçtir. Birkaç ayda ilk sayfaya getirmeyi vaad edenler kesinlikle SEO uzmanı değildir.

    SEO belirli bir bütçe gerektiren masraflı bir iştir. Verilecek SEO hizmeti için piyasa koşullarının çok altında fiyat teklif edildiğinde bir kez daha düşünülmelidir. Büyük ihtimalle dolandırılıyorsunuzdur.

    Gerçek SEO uzmanı, birinci sıra garantisi veremez. Google’un sahibi gibi davranıp en üst sırayı garanti edenlerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Çünkü arama motorlarında sıralama algoritması sık sık güncellenmektedir.

    Bir ay içerisinde binlerce siteden link çalışması yaparak sayfalar dolusu rapor sunanlardan uzak durulmalıdır. Gerçek Seo uzmanı spam (hileli) çalışma yapmaz.

    Trustrank’a (Güven puanı)’na dikkat edilmeden yapılan seo çalışması kesinlikle güven vermeyen bir çalışmadır. Muhakkak güven puanı kontrolü yapılmalıdır.

    Herkese aynı hazır paketi sunan ve kendilerini Seo uzmanı olarak tanıtan kişilere çalışma yaptırılmamalıdır. Gerçek Seo çalışması siteye özgüdür; rekabet zorluk derecesine ve rakiplere göre özel çalışma gerektirir.”

  • Aydın’da piyasadaki para üretime dönmeyi bekliyor

    Aydın’ın Efeler ilçesinde döviz işletmeci İlhan Günendi, piyasada paranın henüz yeterince yatırım ve üretime dönmediğini belirtti.

    Piyasaya hükümetin sağladığı hibeler ve düşük faizlerle bir miktar nakit akışının sağanağını ifade eden İlhan Günendi, “Piyasadaki nakit yatırım ve üretime dönmediği sürece piyasa canlanmaz. Bu piyasadaki paralar yatırım ve üretme dönemediği zaman ya bu nakit borca yada buzdolabı ve çamaşır makinesi gibi gereksinim duyulduğu eşya satın alımına gider. Piyasadaki nakit yatırım ve üretime dönüşmediği sürece sıkıntılar bir müddet daha devam edecektir. Özellikle Aydın ilimizde bu dönemlerde turizm hareketlik nedeniyle bir canlılık yaşanırken bugün bakıldığında gerek Kuşadası gerek Didim turizm bölgelerimizde halen durgunluk var. Yakın bölgemizde yaşanan savaş ve ekonomik istikrarsızlık turizmi de olumsuz etkilediği bir gerçektir. Temennimiz önümüzdeki günlerde turizmin canlanması halinde piyasalarda canlanma yaşanacağını unut ediyoruz” diye konuştu.

    Günendi, ülke ihracatında bazı ürünlerde öncül durumda olan Aydın ekonomisinin en büyük payını tarım ürünlerinin teşkil ettiğini ifade etti.