Etiket: Piyasada

  • Piyasada küçük altın bulunamıyor

    Düğün sezonuna girilen şu günlerde Balıkesir’in Bandırma ilçesinde küçük altın bulunamıyor. Vatandaşlar küçük altın sordukları kuyumculardan, “Elimizde altın kalmadı” cevabını alıyor.

    Bu sıkıntının genel olmadığını, Bandırma’daki haksız rekabetten kaynaklandığını belirten kuyumcu Fatih Kılıç, “Uzun müddettir şehrimizde bu konuda haksız rekabet devam ediyor. Bazı meslektaşlarımız küçük altını normal değerinin altında satmaya devam ediyor. İstanbul’dan gelen küçük altının fiyatı 236 lira iken, Bandırma’da 235 liradan satıyorlar. Rakamlar böyle olunca esnafın İstanbul’dan altın getirme şansı kalmıyor. Kuyumcu esnafı sadece vatandaşlardan satın aldıkları küçük altınlarla işlerini döndürmeye çalışıyor“ dedi.

  • Yeni 50 Euro’luk banknotlar yarın piyasada

    AB ülkelerinin orta para birimi olan Euro banknotları yenilenmeye devam ediyor. Avrupa Merkez Bankası 5’lik, 10’luk ve 20’liklerin ardından, banknotları yenileme çalışmasına 50 Euro’yu ilave etti. Euro banknotlar serisinde en çok sahtesi yapılan 50’Euron’nun yenilenmesinin ardında sahtesini yapmanın zorlaştırılması olarak gösterildi.

    Önümüzdeki yıl 100’lük ve 200’lükler izleyecek. Euro banknotlarının hammaddesi pamuktan oluşuyor. Kâğıt gibi çabuk yıpranmaması, çamaşır makinesinde dağılmaz özelliği ile 50 Euro’nun kâğıdı yapımında tekstil fabrikalarından artan kısa lifli pamuk ipliği kullanıldığı belirtildi.

    Kalpazanların işini zorlaştırmak için Euro banknotlarında on farklı güvenlik önlemi alındı.

  • Nokia 3310 yakında piyasada

    Cep telefonu kullanıcılarının bir türlü akıllarından çıkaramadıkları ve birinci kuşak telefonların en iyisi olarak akıllarda kalan Nokia 3310 yeniden üretildi.

    Efsane olarak akıllarda yer tutan Nokia 3310, yeniden piyasalardaki yerini alacak. Yakında piyasaya çıkacak olan telefonu unutulmaz kılan sağlam, tuşlarının kullanışlı olması ve içerdiği SNAKE (yılan) oyunuydu. Piyasadan kalkmasının ardından çok az bir zaman geçmiş olmasına rağmen yüzyıllık bir klasik gibi özlenen efsane model, Nokia firmasının yeniden telefon üretmeye başlamasıyla piyasaya geri dönüyor. Yakında sunulacak olan Nokia 3310 sarı, kırmızı, koyu mavi ve gri renkte olacak. Fiyatı ise sadece 365 Kron olarak planlanıyor.

    Nokia 3310’u unutulmaz kılan bir başka özellik ise pil süresinin uzun olmasıydı. Bu özellik de geliştirilerek korunmuş. Nokia 3310’un yeni modeli 22 saat konuşma veya 31 gün stand by durumda dayanabilecek pil özelliğine sahip.

  • (Özel Haber) Talasemi ve lösemi hastaları piyasada ilaç bulamıyor

    Talasemi ve Lösemililer Derneği Başkanı Faruk Başdemir, talasemi ve lösemi hastalarının yaklaşık bir aydır piyasada ilaç bulamadıklarını söyledi.

    İlaca gelecek olan yüzde 10’luk zammın açıklanmasından sonra, talasemi ve lösemi hastalarının ilaçlarının, adeta sular çekilmişçesine piyasadan çekildiğini belirten Başkan Faruk Başdemir, “Dernek başkanlığının haricinde ben bir talasemi kan hastası velisiyim. Kızımın da kullandığı bir iğne var. Yaklaşık bir aydır, ilaca zam geleceği açıklandıktan sonradan beri iğneyi bulamıyoruz. Türkiye’de kızım gibi çok sayıda hasta var ve onlar da ilaç bulamıyor” diye konuştu.

    “Müsebbip; ilaç üreticileri ve depoları”

    Sağlık Bakanlığının konuya dahli olmadığını, sorunun ilaç üretim firmaları ve depoların, ilaca gelecek zammı beklemeleri ve bundan dolayı ilaçları depoda tutmalarından kaynaklandığını belirten Başkan Faruk Başdemir, söz konusu hastaların ilacı kullanmamaları durumunda, bir müddet sonra karaciğer, dalak ve safra kesesinde oluşacak problemlerle karşılaşacaklarına dikkat çekti.

    “Kimse sorumluluk üstlenmiyor”

    Başkan Faruk Başdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Depolar biz gönderiyoruz diyorlar. Depoda ellerindeki ilaçları kendilerine de daha sonra firmalarda yeteri şekilde gelmediğini söylüyor. Yani herkes bir üst kuruma bu işi havale etmek suretiyle topu başkasına atıyor. Bu sorun Sağlık Bakanlığından kaynaklanmıyor. Bir dernek başkanı olarak onu görüyorum. Üreticisinden başlayıp bu işin satıcısına kadar kendilerinin kazanacağı kar marjına bakıyorlar. Maalesef bu hastaların gelecekleriyle, hayatlarıyla, kaderleriyle oynuyorlar. Bir kutuyla elde edecekleri gelirin hesabını yaparak maalesef böyle bir ahlaksızlık, vicdansızlık ticari ahlaka hiç sığmayacak bir davranış görüyoruz. Derhal bu anlayıştan vazgeçmelerini istiyoruz.”

    “İlaç üreticileri fırsatçılık yapıyor”

    Talasemi ve lösemi hastalarının aileleri olarak, bir an önce sorunun çözüme kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Başkan Faruk Başdemir, “Derhal Sayın Sağlık Bakanlığımız bu konuyla ilgili üreticilere, bu ürünlerin satıcılarına kadar gerekli baskınları yapsınlar. Bu depolardaki saklanan veya mevcutta bulunan tefecilik gibi depolayan bu tür kurumlar kimlerse çıkartsınlar ve topluma da bunu yansıtsınlar. Kimler yapıyorlarsa bunu göstersinler. Bu, fırsatçılıktır. Bu, insanların hayatıyla oynamaktır. Bu, ahlaki değere hiçbir zaman yakışmaz. Ne Müslümana yakışır ne de ticaretle uğraşan insanlara yakışır” ifadelerini kullandı.

  • Büyükekşi:”TCMB’nin kararları piyasada istikrarı artırıcı etki yapar”

    TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TCMB’nin döviz kurları üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla açıklamış olduğu kararları olumlu bulduğunu belirtti.

    TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Merkez Bankası’nın bugün almış olduğu kararlara ilişkin yaptığı açıklamada son dönemde piyasalarda yaşanan gelişmelerin etkisiyle birlikte TCMB’nin döviz kurları üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla açıklamış olduğu kararları olumlu bulduğunu belirtti. Büyükekşi açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün TCMB birbirinden önemli ve birbirini tamamlayan adımlar attı. Son dönemde, FED’in Aralık ayında faiz artıracağı beklentisinin etkisiyle küresel piyasalarda yaşanan likidite sıkışıklığı ve doların dünya çapında deger kazanması gibi dış faktörlerin yanında ülkemizde yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle Türk lirası hızlı bir şekilde değer kaybı yaşadı. Bu gelişmelerin etkisiyle üç yıl aradan sonra bugün ilk kez faiz artışı yapan TCMB, bunun yanında yabancı para zorunlu karşılık oranlarını aşağı çekti. Her iki adımın da döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareketin aşağı çekilmesi ve Türk lirasındaki değer kaybının önüne geçilmesi için etkili adımlar olduğunu düşünüyoruz.

    Her ne kadar ihracatçılar olarak ülkemizde faizlerin düşmesi gerektiğine inanıyor olsak da; ülkemizde yaşanan gelişmelere karşı gözümüzü kapatamayız. Dolayısıyla, bizler Türkiye ekonomisinin ileriye gitmesi adına faiz indirimini istiyor olsak da şu dönemdeki şartlar gereği faiz indiriminin devam etmesini istememiz piyasa gerçekleriyle bağdaşmaz. Bizim ihracatçılar olarak bu aşamada en çok önem verdiğimiz konu, döviz kurlarındaki oynaklığın giderilmesidir. Bu nedenle alınan kararları önemli bir adım olarak görüyoruz. Diğer taraftan, TCMB reeskont kredilerinin vadelerinin istenirse 31 Mart 2017’ye kadar uzatılmasına, bu tercih edilmez ise kredilerini zamanında kapatan ihracatçılarımızın ödemelerini TL ile yapabilmesine imkan tanıyan bir karar açıkladı. Böylece firmalarımız borçlarını kapatabilmek için yüksek olan mevcut kur düzeyinden döviz satın almak zorunda kalmayacak. Dolayısıyla, yeni bir döviz talebi yaratılmamış olacak. Bu karar, hem firmaların rahatlamasını sağlayacak hem de döviz kurlarının yukarı yönlü baskılanmasını hafifletecektir.

    Sonuç olarak, ihracatçılar için ucuz finansmana erişim her ne kadar önem arz ediyor olsa da, döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar ihracatçıların önünü görmesinde ciddi anlamda engel teşkil ediyor. Umuyoruz ki, bu alınan kararlarla birlikte piyasalarda son dönemde yaşamış olduğumuz dalgalanmalar son bulur ve piyasalar istikrarlı bir yapıya kavuşur”.