Etiket: piyasa

  • Altının Ateşi Düştü Piyasa Hareketlendi

    Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlıktan istifa etmesinin ardından yükselen altın fiyatları, Binali Yıldırım’ın AK Parti Genel Başkanlığı ve Başbakan olmasıyla düşmeye başladı. Altının ateşinin düşmesinin ardından piyasalar da hareketlendi.

    Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlık ve AK Parti Genel Başkanlığı’ndan istifasının ardından dolar ve altın fiyatlarında önemli bir artış yaşandı. İstifa sürecinde doların fiyatı 3 lirayı bulurken çeyrek altının fiyatı ise 200 lirayı aştı. AK Parti Olağanüstü Kongresi’nde genel başkanlığa seçilen Binali Yıldırım’ın hükümeti kurmak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından hükümeti kurma yetkisini almasıyla siyasi istikrar tekrar sağlanmış oldu.

    Binali Yıldırım’ın Başbakan olması ve yeni kabineyi açıklamasının ardından çeyrek altının fiyatı 189 liraya, 3 lirayı bulan dolar ise 2,94 seviyelerine geriledi. Altının son dönemlerdeki inişli çıkışlı grafiğini değerlendiren Ekinci Altın İmalathanesi işletmecisi Murat Ekinci, 7 Haziran seçimleri öncesi TL’nin diğer para birimleri arasındaki konumunun iyi olduğunu, seçimlerin ardından ortaya çıkan siyasi belirsizlik ve kaosun piyasayı derinden etkilediğini söyledi. 7 Haziran’dan 1 Kasım sürecine kadar TL’nin hem Euro hem de dolar karşısında sürekli değer kaybettiğini ifade eden Ekinci, “1 Kasım seçimlerinin ardından oluşan olumlu havanın etkisiyle piyasalarda gözle görülür şekilde düzelme yaşandı. Süreç olumlu seyrederken, piyasalar Ahmet Davutoğlu’nun istifa kararı sonrası tekrar fırladı. İstifa sürecinde TL, diğer para birimleri karşısında sert düşüş yaşadı. AK Parti’nin olağanüstü kongreye gitmesi ve ardından Başbakanın belirlenmesi ve hükümetin kurulması piyasaları olumlu bir şekilde etkiledi. Dolar, Euro istediğimiz seviyeye inmese de bir nebze olsun yumuşama oldu” dedi.

    “SİYASİ İSTİKRAR ÖNEMLİ”

    Siyasi istikrarın devam etmesi gerektiğine vurgu yapan Ekinci, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sıkıntılı dönemin en yakın zamanda sona ermesini istiyoruz. Sektör olarak beklentimiz, siyasi istikrarın sürmesi. Siyasi istikrarın oluşmasının ardından her şey rayına oturur. Beklentimiz de bu nedenle siyasi istikrarın sekteye uğramamasıdır. Eskisi gibi bir kaosun olmasını istemiyoruz. Altın onstan sonra en çok etkileyen şey dolardır. Doların değer kazanması altının da değer kazanması anlamına geliyor. Dolayısıyla biz sektör olarak altın fiyatlarının düşmesini istiyoruz. Bu hem yatırımcı hem üretici için en faydalı olanıdır. Fiyat düşerse iş de olur sirkülasyon sürer. Bu yatırımcı için de yastık altı için de önemlidir. Tabi düğünler oluyor, mecburi altın alımları var ama bu yeterli değil.”

  • Serbest Piyasa Fındığa Yaramadı

    ORDU (İHA) – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Ordu Ziraat Odaları Koordinasyon Başkanı Arslan Soydan, fındıkta serbest piyasa şartlarının üreticiye zarar verdiğini belirterek, “Serbest piyasadaki istikrarsızlık sebebiyle üretici önünü göremiyor” dedi.

    2009 yılında fındığın devlet desteğinden çıkarılarak serbest piyasa şartlarına bırakıldığını belirten TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, yıllar içerisinde fındık fiyatının sürekli dalgalı bir seyir takip ettiğini ve istikrarsızlık yaşadığına dikkat çekti. Bunun sonucunda genç nüfusun tarım alanlarında, fındık bölgelerinden ayrılarak büyük şehirlere göç ettiğini belirten Soydan, “Fındık yaşlı nüfusa kalınca maliyeti arttı. Çünkü fındık meyilli arazilerde yetişen ve beden işçiliği isteyen bir ürün. Bundan dolayı genç nüfusa ihtiyaç var. Bu genç nüfusu tarımda ve fındıkta tutabilmek için fındığın hak ettiği rakamlarda istikrarlı bir şekilde devam etmesi gerekir” diye konuştu.

    Soydan, şöyle devam etti: “Üretici önünü görebilmelidir. O bahçelerde genç nüfusu tutmamız için üreticinin bir yıl sonra satacağı ürünü kaça satacak olduğunu bilmesi lazım. Bugün baktığımızda serbest piyasada fındık fiyatı 10 liranın üzerine çıktı. Bu yeterli değildir. Çünkü üreticinin beklediği fiyatlar daha yüksektir. Açıkçası serbest piyasa üreticiye zarar vermiştir ve üreticinin hak ettiği rakamlar oluşmamıştır.”

  • Piyasa Değeri 10 Bin Lira Olan Aracın Kaskosu 500, Trafik Sigortası İse Bin 100 TL

    Son dönemde trafik sigorta poliçelerindeki artış hem sürücüleri hem de ikinci el otomobil alım satımı yapan esnafı düşündürüyor. Anadolu Oto Galericiler Sitesi eski Başkanı Bilal Atabey, son dönemde sigorta poliçelerine büyük oranda artış yapıldığını belirterek, piyasa değeri ortalama 1994 model bir aracın kaskosunun 500 TL, trafik sigortasının ise bin 100 TL’ye çıktığını söyledi.

    Son dönemde sigorta şirketlerinin trafik sigorta poliçelerinde ortalama yüzde 100 artış yapması sürücüleri ve ikinci el otomobil alım satımı yapan esnafı düşündürüyor. Anadolu Oto Galericiler Sitesi eski Başkanı Bilal Atabey, trafik sigortasındaki fiyat artışıyla ilgili olarak, “Türkiye’de 2015 yılı itibariyle araç sayısı 19 milyon 500 bine gelmiş. Son zamanlarda sigorta ücretlerindeki sigorta ücretlerindeki sigorta artışı bizim otomotiv sektörüne ters etki yaptı. Vatandaşın cebine aylık 250 lira gibi bir gider çıkmaya başladı. Trafik sigortasını daha önceden 250-300 liraya yaptırıyorduk. Ondan sıkıntı çekmiyorduk. 7 Haziran’da hükümetin kurulamaması sebebiyle sigorta şirketleri bunu bahane göstererek sigorta ücretlerini hat safhada arttırdı. Dolar ve Euro’daki döviz kurlarını bahane göstererek artış yaptılar. Biz de ‘sizin dolar ve Euro ile sizin ne işiniz var?’ dediğimizde ‘biz malzemeyi yüksek fiyata alıyoruz. Bunun için sigorta fiyatlarını arttırma zorunluluğu oldu’ dediler. Şunu da anlamakta zorluk çekiyorum 1 Kasım itibariyle Türkiye’de güçlü bir hükümet kuruldu. Dolar ve Euro eski seviyelerine yeniden dönüş yaptı. Dönüş yaptığı süre içerisinde niye sigorta fiyatlarını düşürmüyorlar ben anlamakta zorluk çekiyorum. Biz ikinci el otomotiv satıcıları olarak bu konuda çok mağduruz. Biz ikinci el otomobil satışlarında durağanlık yaşıyoruz. Asgari ücretle geçinen vatandaşın cebinden aylık 250 lira gibi bir ücretin çıkması durumu durağanlığa sebebiyet vermektedir. Ben geçen gün kaskoyu 400 liraya, zorunlu trafik sigortasını ise bin 100 liraya yaptırdım. Bu nasıl bir tezatlık bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Vatandaşın cebinden haksız kazanç elde ediyorlar. Bu konuda devlet büyüklerimizden yardım bekliyorum” diye konuştu.

    “Avrupa ülkelerinde baktığımızda zorunlu trafik sigortası ile kaskonun ayrı olduğu görülmemiştir. Bir an önce devlet büyüklerimizin zorunlu trafik sigortası ile kasko sigortasının birleştirilmesini istiyoruz. Çünkü zorunlu trafik sigortası ile kasko sigortasının artık çok bir ayrımı kalmadı” diyen Atabey, “Emniyet Müdürlüğü ile anlaşma yapılarak bizim noterden aracı aldığımızda 1 ay içerisinde geçici belge ile satışını yapabiliyorduk. 1 aylık süre dolduktan sonra ruhsat alma zorunluluğu var. Emniyet gidip ruhsatı alacağımız anda sigortası olmayan aracın ruhsatını vermiyorlar. Bunun için de sigorta yaptırıyoruz. Daha önce 300-400 lira ödediğimiz trafik sigortası bedelleri artık bin 600-bin 700 lira olarak çıkıyor. Aracımızın satışını yaptıktan sonra bu zorunlu trafik sigortasından dolayı bizim yüzde 7’ye yakın zararımız var. 1 ay olan geçici belgenin süresinin 3 aya çıkartılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

    NCR Sigorta Kayseri Şube Müdürü Zeynep Bülbül Yaldız ise trafik sigorta fiyatlarındaki artış ile ilgili olarak, “Bu durum geçim şartlarına bakıldığında bizi de üzüyor ama sigorta şirketleri de bir nevi haklı. Zamanında trafik kaza tespit tutanakları tutularak ‘birbirimize çarptık’ raporları düzenleyip trafik hasarlarını yaptılar ve sigorta şirketlerinin hasar dosyaları ciddi anlamda yükseldi. Maliyetleri arttı ve sürekli ödeme yapmak zorunda kaldılar. Bununla birlikte değer kayıpları ile ilgili müracaatlarda bulunmaya başladılar. Ciddi oranda hem hasar dosyaları için hem de araç değer kaybı ile ilgili sigorta şirketi iki defa ödeme yapmış durumda bulunuyor. Devletin belirlediği maddi teminatlar doğrultusunda sigorta şirketleri sürücünün yaşına, aracın modeline, yaşına bakarak artık hasar dosyalarında risk durumuna göre ayrım yapmaya başladılar. Sigorta şirketleri bir nevi artık neredeyse trafik sigortası kesmek istemiyor. Trafik sigortalarında ciddi anlamda zarar ediyorlar. O yüzden de bu durum sigorta fiyatlarının yükselmesine sebep oldu. Bazen trafik sigortaları o kadar çok yüksek çıkıyor ki trafik sigortası kestiğimiz fiyatın daha altına kasko poliçesi kesebiliyoruz. Bu şekilde fiyatların yükselmesi herkesi etkiliyor. Trafik sigortası fiyatı da o açıdan günlük değişiyor” şeklinde konuştu.

    “Müşterilerimizin sigorta poliçesi yenilemesini yıllık olarak takip ediyoruz” diyen Yaldız, “Ona göre fiyat veriyoruz. Geçen sene trafik sigortasını 200 liraya kestiysek müşteri onun altında fiyat bekliyor. Normalde fiyatları ya 10-20 lira aşağısında ya da yukarısında olurdu. Şu anda fiyatlar geçen yıla oranla yüzde 100 artmış durumda. Geçen sene 200 TL’ye kestiğimiz poliçeyi bu yıl 400 TL’ye kesiyoruz. Kaskoda eğer hasarları olmadıysa geçen yıla oranla daha düşük fiyat çıkabiliyor. Hasar olduğu zaman trafik sigortasında da çok artış oluyor, kaskoda da artış oluyor. Tabi ki trafik sigortasında hasara göre daha büyük bir artış var. Kaskoda o kadar artış yok. Yenilemede eğer ki müşterimizin hiç hasarı yoksa hasarsızlık indirim oranına göre kaskoda geçen yıl ki fiyatlarımızı yakalayabiliyoruz ama trafik sigortasında yakalayamıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Fiyatlar Düştü, Piyasa Hareketlendi

    1 Kasım Genel Seçimlerinin ardından dolar ve altının ateşi düştü. Dolar ve altın fiyatlarındaki düşüş hem vatandaşları, hem de kuyumcuları sevindirdi.

    Altıntaş Kuyumculuk Mağaza Satış Müdürü Muzaffer Seyhan, 1 Kasım seçimleri sonunda doların düşmesiyle altın fiyatlarının da düşüşe geçtiğini belirterek, “Altın piyasası 7 Haziran seçimleri sonrasında devamlı yükseliş nedeniyle durgundu. Ancak 1 Kasım seçimlerinin ardından doların düşüşü ile birlikte altın fiyatları da düştü. Çünkü altın piyasası da dolara endeksli. Dolar yükseldikçe altın fiyatları da yükseliyor. Düşüş altın alacakları mutlu etti. Elinde altını olanlar bozdurmak için biraz daha beklemek zorunda kalacak gibi görünüyor. Özellikle söz, nişan ya da düğün yapacak olanlar bu düşüşten yararlanmış oldu. İnşallah bizim sektör gibi diğer sektörlerde de istikrar başlar umudundayız” dedi.

    “BELİRSİZLİĞİ ORTADAN KALDIRDI”

    Birkaç aydır fiyatların yükselmesiyle birlikte altın sektöründe belirsizlik yaşandığını belirten Burak-2 Kuyumculuk Mağaza Müdürü Volkan Parlak, “1 Kasım seçimlerinden sonra doların düşmesiyle birlikte altın fiyatlarında yaşanan düşüş belirsizliği ortadan kaldırdı. 1 Kasım seçimleri öncesi 106 lira olan altının gramı 96 liraya kadar geriledi. Bu kadar düşeceğini tahmin etmiyorduk. Bu düşüş altın alacaklara mutlu etti” ifadelerini kaydetti.

    Altın fiyatlarının düşmesinden memnun olduklarını belirten Sedat Kuyumculuk sahibi Sedat Çelik ise, “1 Kasım seçiminin ardından beklenmedik şekilde düşen dolar ile birlikte altın fiyatlarının da düşmesi kuyumcular olarak vatandaşlar gibi bizim de hoşumuza gitti. Çünkü bir süredir sektörümüzde fiyatların yükseliş göstermesiyle birlikte belirsizlik vardı ve işlerimizde de büyük düşüş yaşanıyordu. Düşeceğini tahmin ediyorduk. Ancak bu kadar düşeceğini ummuyorduk. Bu düşüş altın alacakları sevindirdi. Altın alacaklar bu düşüşlerden yararlanmalı” diye konuştu.

  • İşte iPhone 5S’in satış tarihi

    İşte iPhone 5S’in satış tarihi

    Phone 5S’i ne zaman sunacağı merak konusu. Teknoloji dünyasına düşen en son söylenti, yeni nesil iPhone’un birkaç ay içinde piyasaya sürülebileceği yönünde.

     

    Akıllı telefon piyasasına birbiri ardına sürülen ürünler, Apple’ın ne zaman hamlesini yapacağı konusunda tüketicileri iyice meraklandırıyor. Bu merakı biraz dindirecek olan açıklama, ABD’li bir analistten geldi.

     

    ABD yatırım bankası Piper Jaffray analisti Gene Munster, yeni nesil iPhone için önemli bir tahminde bulundu. Munster, iPhone 5S’in nakliyatının Haziran ayında başlayacağını, Eylül’de ‘düşük fiyatlı’ iPhone’un satışa sunulacağını öne sürdü.

     

    CNET’in haberine göre, Munster, Apple Haziran ayı sona ermeden 4 milyon iPhone 5S satabilir. Bu veriye kıyasla, iPhone 5, satışa sunulduğu hafta içinde 5 milyon satmıştı.

    Munster ayrıca, Apple’ın 2013’ün ikinci çeyreğinde 30 milyon iPhone satacağını öngördü. Bu sayı, bir 2012’nin aynı dönemine kıyasla yüzde 15’lik artışa işaret ediyor.

     

    BİYOMETRİK TARAMA ÖZELLİĞİ Mİ GELİYOR?
    Munster, hazırladığı raporda iPhone 5S ile birçoklarının beklediği yenilikler sunulacağını ifade etti. Bunlar arasında daha hızlı bir işlemci, daha iyi bir kamera ve yeni donanıma uyumlu bir yazılım var. Yeni iPhone’un, mobil ödemeler için NFC (Yakın Alan İletişimi) özelliği de içerebileceği belirtildi.

     

    Apple, geçtiğimiz yıl satın aldığı güvenlik firması AuthenTec sayesinde, iPhone 5S’te parmak izi taraması gibi özellikler de getirebilir. Ancak bu ihtimalin, iPhone 6’da sunulması daha yüksek bir ihtimal olarak kabul ediliyor.

    Apple’ın, birkaç ay önce gündeme gelen ‘ucuz iPhone’ sunması da muhtemel. Munster, gelişmekte olan piyasalara 125 dolar civarında sunulması düşünülen ve plastik kasası olacağı tahmin edilen telefonun, 250 dolardan satılacağını öne sürdü.

     

    Musnter, Apple’ın yoluna TV seti ve akıllı saat ile devam edeceğini, televizyondan çok fazla gelir elde etmeyi planmadığını ancak ‘yenilikçi yönünü ortaya koymak isteyeceğini’ belirtti.