Etiket: piyasa

  • Piyasa değeri yaklaşık 3 milyon olan uyuşturucu madde ele geçirildi

    Çorum’da İran uyruklu şahsın kullandığı tırda piyasa değeri yaklaşık 3 milyon lira olan uyuşturucu madde ele geçirildi.

    Edinilen bilğiye göre, Çorum İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü bünyesinde bulunan Narkotim ekiplerince İran’dan gelerek Avrupa’ya gideceği belirlenen gümrük malı yüklü tırın tespit ve takibi sonucunda tıra operasyon gerçekleştirildi. ’Panzer’ isimli narkotik madde arama dedektör köpeğinin tırın dolap bölümüne tepki vermesi üzerine dolap altına zulalanmış vaziyette piyasa değeri yaklaşık 3 milyon lira olan ve morfin ve eroin üretiminde kullanılan 33 kilo 760 gram uyuşturucu madde (afyon sakızı) ele geçirildi.

    Operasyon sonrası yakalanarak gözaltına alınan İran uyruklu tır sürücüsü Y.A. ’TCK 188-Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti’ suçundan sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Doğru: “Piyasa oluşmadan buğday müdahale fiyatının açıklanmasını zamansız buluyoruz”

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, geçen yıl ton başına 940 lira fiyat verilen buğdayın, bu yıl yüzde 12’lik artışla bin 50 lira olarak açıklanmasının üreticilerin beklentilerinin altında kaldığını söyledi. Doğru, “Mayıs ayı başında henüz hasat yeni başlamışken ve piyasa oluşmadan fiyatın açıklanmasını ‘zamansız’ buluyoruz” dedi.

    Adana’da serbest piyasadaki fiyatın, açıklanan rakamdan daha yüksek olacağının tahmin edildiğini vurgulayan Doğru, “Geçen sene bu aylarda 4.40 TL olan mazotun litresi bugün 5.75 TL’ye yükselmiş durumda. Çiftçinin en çok kullandığı üre gübresi 1.06 liradan 1.30 liraya çıktı. Asgari ücret ve işçilik maliyetlerinde de yüzde 20’nin üzerinde bir artış söz konusu. Bu koşullarda çiftçinin ayakta kalabilmesi için buğdayda, yüzde 20’nin altında olmamak üzere bir artış bekleniyordu. Ancak piyasa oluşmadan müdahale fiyatının erkeden açıklanması piyasaları aşağı yöne çekebilir. TMO’nun görevi piyasaları takip ederek, gerek gördüğünde alım veya satım yönünde fiyatlara müdahale etmesidir” diye konuştu.

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, turfanda yetiştiriciliğinde önemli bir tarım bölgesi olan Çukurova’nın kıraç yerlerinde buğday hasadına başlandığını kaydetti.

    “Rekoltede bir sıkıntı beklemiyorum”

    Bu yıl Adana’da buğday rekoltesinin beklentiler doğrultusunda gerçekleşeceğini açıklayan Doğru, “Şu ana kadar aldığımız rakamlar çiftçilerimizi memnun edecek seviyelerde. Şimdi çok net bir rakam söylemek mümkün değil; çünkü buğday rutubetli olarak biçiliyor. Genel olarak bakılacak olursa iyi görünüyor. Çünkü Çukurova bu sene Ekim ve Kasım aylarında buğday için yeterli yağış aldı. Daha sonra Mart, Nisan aylarındaki kardeşlenme ve başak verme döneminde de yeterli yağmur olduğu için Adana’da rekoltede bir sıkıntı yaşanabileceğini zannetmiyorum. Adana turfanda yetiştiriciliğinde önemli bir merkez olduğu için fiyat oluşumunda da belirleyici oluyor. Kentimiz ilk buğdayın satıldığı ve pazarın oluştuğu bir merkezdir. Bu nedenle şu anda bütün un, hububat ve yem sanayicileri Adana’da oluşacak fiyatları bekliyordur” diye konuştu.

    “Buğday ekim alanlarında azalma var”

    Türkiye’nin her yerinde yetişen ve ekmeğin ham maddesi olan buğdayın ekim alanlardaki daralmaya işaret eden Mutlu Doğru, ekim alanlarında son 30 yılda yaklaşık 2 milyon hektarlık azalmanın yaşandığını dile getirdi.

    Ülkede 1990’lı yılların başında 9.8 milyon hektar olan buğday ekim alanlarının 2017’de 7.6 milyon hektara gerilediğini anlatan Doğru, “Çiftçi başka ürünlere yöneliyor. Çünkü buğdaydan yeterince gelir elde edemiyor. Ayrıca sulama imkanları artınca üretici buğdayı bırakıp daha fazla geliri olan yazlık ürünleri tercih ediyor. Eskiden buğday üretimi çok fazla masraflı değildi. Şu anda ot, süne, fungal (mantar) hastalıkları gibi zirai mücadeleler dolayısıyla buğday masraflı bir işi oldu. Artan girdi maliyetleri de göz önüne alındığında Çukurova’da çiftçiler buğday ekimini bırakıp pamuk, soya, mısır, ayçiçeği gibi ürünlere yöneliyor” şeklinde konuştu.

    20 milyon ton buğday

    Türkiye’de ekim alanları azalmasına rağmen 1990’lı yıllardan bu yana hala ortalama 20 milyon ton buğday üretildiğini belirten Doğru, şöyle devam etti:

    “Tarım Araştırmaları Enstitüsü’ne burada hakkını vermek lazım. Hakikaten bu kuruluş güzel tohumlar yetiştirdi. Burada ben bir tehlike sinyalini de vermek istiyorum. Çünkü eğer durum böyle giderse, önümüzdeki küresel ısınma, kuraklık tehlikesinin özellikle Akdeniz ve İç Anadolu da çok yoğun yaşanacağı söyleniyor. Kuraklığa dayanıklı buğday çeşitlerini bulmamız lazım. Bu enstitülerimize gerekli araştırma bütçelerini ayırarak yeni tohumlar geliştirerek, hazırlıklı olmamız lazım. Anadolu; Almanya veya Fransa kadar yağış alan bir bölge değildir. Üretim artışını aynı ölçüde gerçekleştiremezsek ileriki yıllarda Türkiye buğdayda da kendi kendine yetemeyecek bir ülke haline gelebilir. Bunun önlemini de almamız gerekiyor.”

  • Vitaronia meyve suyu piyasa çıktı

    Kızılderililer’in yüzlerce yıl boyunca soğuk havalarda dirençlerini korumak ve sağlıklı beslenmek için tükettiği Aronya’dan elde edilen Vitaronia meyve suyu, 6 çeşit ürünle tüketiciyle buluşuyor. Nanotech Group CEO’su İlyas Ercan, doğallık, lezzet ve kalite olarak sektördeki en iddialı markalardan biri olacaklarını söyledi.

    2000 yılında Türkiye’de yeni ürünler ve teknolojiler sunmak üzere kurulan Nanotech Grup, dünya çapında araştırmalar ve titiz çalışmalar sonucunda elde ettiği Vitaronia meyve suyunu bir basın toplantısıyla tanıttı. Sağlıklı Beslenme ve Yaşam Uzmanı Dr. Ender Saraç’ın aronyanın şifasını anlattığı Vitaronia meyve suyu, doğanın harika meyvesi Aronya’dan hiçbir kimyasal işleme maruz bırakılmadan soğuk sıkım tekniğiyle elde edilip şişelendiği belirtildi.

    İnsanoğlunun yüzyıllardır sağlık ve mutluluğun peşinde koştuğunu belirten Dr. Saraç, “Vitaronia alışılagelmiş meyve sularının çok ötesinde sağlık içeriyor. Hepimiz için hayati öneme sahip bu iki kavram, Vitaronia ile bir araya geldi” dedi.

    Hastalıklara karşı direnci artırıyor

    Vitaronia’nın elde edildiği yeni nesil yaşam meyvesi Aronya’nın sırlarını paylaşan Dr. Saraç, “Aronya çalı benzeri, 3-4 metre kadar büyüyen, mor üzümsü meyveleri olan ve yüksek oranda antioksidan içeren bir meyve olup ilk olarak Amerika Kızılderilileri tarafından yüzlerce yıl öğünlerinde, çetin kış şartlarında hastalıklara karşı dirençli olmak ve sağlıklı yaşamak amacı ile kullanılmıştır. Zamanla dünyaya yayılmış olan Aronya besin içeriği ve faydaları nedeni ile sağlıklı yaşam ve lezzet konularına özel önem veren Avrupa’da popüler hale gelmiştir. Bu son derece değerli meyvenin ekimi Balkanlar ve Alp dağlarının el değmemiş arazilerinde yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Strese bağlık hastalıklarla mücadeleye yardımcı oluyor

    Aronya’nın bir besin takviyesi olmadığını belirten Dr. Saraç, “Doğal bir meyvedir. Aronya meyvesi stres, çevre kirliliği ve günlük yaşam aktivitelerinin vücudumuzda ürettiği hücrelere zarar veren serbest radikaller ile mücadele eden antioksidan polifenolik doğal karışımını içerir. Amerikan Milli Tıp Kütüphanesi tarafından yayınlanan çalışmaya göre bu antioksidanlar arasında yer alan antosiyaninlerin bazı kanser türleri, kalp-damar hastalıkları, kronik inflamasyon ve karaciğer fonksiyon gibi oksidatif strese bağlı hastalıklarla mücadeleye yardımcı olduğunu göstermiştir” diye konuştu.

    Alternatif ve güvenilir gıda arayışı var

    Nanotech Grup Genel Müdürü İlyas Ercan ise uzun inceleme ve titiz seçimler neticesinde insanımıza, günlük hayatında güvenle tüketebileceği bir ürün kazandırdıklarını söyledi. İnsanların alternatif ve güvenilir gıda arayışında olduğu gerçeğinin farkında olduklarını belirten Ercan, şöyle devam etti: “Nanotech Group, adını birçoğumuzun duymadığı Aronya’dan elde edilen meyve suyunu sizlerle buluşturuyor. Ekibimizin yıllarca süren araştırmaları neticesinde Aronya meyvelerinden soğuk sıkım tekniği elde edilen ve özel tesislerimizde şişelenen Vitaronia meyve suyunu ilk günkü tazeliği ile sizlere ulaştırmaktadır. Hasattan şişelenmesine kadar tüm aşamaları kalite ve gıda ekibi tarafından denetlenmektedir”.

    Ortada vadede Aronya meyvesini Türkiye’de yetiştirerek dünyaya ihraç etme hedefleri olduğunu dile getiren Ercan, “Üretim tesisleri kurulması için fizibilite çalışmaları, ön araştırmalar yapıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Vitronia meyve suyu piyasa çıktı

    Kızılderililer’in yüzlerce yıl boyunca soğuk havalarda dirençlerini korumak ve sağlıklı beslenmek için tükettiği Aronya’dan elde edilen Vitaronia Meyve Suyu, 6 çeşit ürünle tüketiciyle buluşuyor. Nanotech Group CEO’su İlyas Ercan, doğallık, lezzet ve kalite olarak sektördeki en iddialı markalardan biri olacaklarını söyledi.

    2000 yılında Türkiye’de yeni ürünler ve teknolojiler sunmak üzere kurulan Nanotech Grup, dünya çapında araştırmalar ve titiz çalışmalar sonucunda elde ettiği Vitaronia Meyve Suyu’nu bir basın toplantısıyla tanıttı. Sağlıklı Beslenme ve Yaşam Uzmanı Dr. Ender Saraç’ın aronyanın şifasını anlattığı Vitaronia Meyve Suyu, doğanın harika meyvesi Aronya’dan hiçbir kimyasal işleme maruz bırakılmadan soğuk sıkım tekniğiyle elde edilip şişelendiği belirtildi.

    İnsanoğlunun yüzyıllardır sağlık ve mutluluğun peşinde koştuğunu belirten Dr. Saraç, “Vitorania alışılagelmiş meyve sularının çok ötesinde sağlık içeriyor. Hepimiz için hayati öneme sahip bu iki kavram, Vitronia ile bir araya geldi” dedi.

    Hastalıklara karşı direnci artırıyor

    Vitorania’nın elde edildiği yeni nesil yaşam meyvesi Aronya’nın sırlarını paylaşan Dr. Saraç, “Aronya çalı benzeri, 3-4 metre kadar büyüyen, mor üzümsü meyveleri olan ve yüksek oranda antioksidan içeren bir meyve olup ilk olarak Amerika Kızılderilileri tarafından yüzlerce yıl öğünlerinde, çetin kış şartlarında hastalıklara karşı dirençli olmak ve sağlıklı yaşamak amacı ile kullanılmıştır. Zamanla dünyaya yayılmış olan Aronya besin içeriği ve faydaları nedeni ile sağlıklı yaşam ve lezzet konularına özel önem veren Avrupa’da popüler hale gelmiştir. Bu son derece değerli meyvenin ekimi Balkanlar ve Alp dağlarının el değmemiş arazilerinde yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Strese bağlık hastalıklarla mücadeleye yardımcı oluyor

    Aronya’nın bir besin takviyesi olmadığını belirten Dr. Saraç, “Doğal bir meyvedir. Aronya meyvesi stres, çevre kirliliği ve günlük yaşam aktivitelerinin vücudumuzda ürettiği hücrelere zarar veren serbest radikaller ile mücadele eden antioksidan polifenolik doğal karışımını içerir. Amerikan Milli Tıp Kütüphanesi tarafından yayınlanan çalışmaya göre bu antioksidanlar arasında yer alan antosiyaninlerin bazı kanser türleri, kalp-damar hastalıkları, kronik inflamasyon ve karaciğer fonksiyon gibi oksidatif strese bağlı hastalıklarla mücadeleye yardımcı olduğunu göstermiştir” diye konuştu.

    Alternatif ve güvenilir gıda arayışı var

    Nanotech Grup Genel Müdürü İlyas Ercan ise uzun inceleme ve titiz seçimler neticesinde insanımıza, günlük hayatında güvenle tüketebileceği bir ürün kazandırdıklarını söyledi. İnsanların alternatif ve güvenilir gıda arayışında olduğu gerçeğinin farkında olduklarını belirten Ercan, şöyle devam etti: “Nanotech Group, adını birçoğumuzun duymadığı Aronya’dan elde edilen meyve suyunu sizlerle buluşturuyor. Ekibimizin yıllarca süren araştırmaları neticesinde Aronya meyvelerinden soğuk sıkım tekniği elde edilen ve özel tesislerimizde şişelenen Vitronia meyve suyunu ilk günkü tazeliği ile sizlere ulaştırmaktadır. Hasattan şişelenmesine kadar tüm aşamaları kalite ve gıda ekibi tarafından denetlenmektedir”.

    Ortada vadede Aronya meyvesini Türkiye’de yetiştirerek dünyaya ihraç etme hedefleri olduğunu dile getiren Ercan, “Üretim tesisleri kurulması için fizibilite çalışmaları, ön araştırmalar yapıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ahmet Erdal: “Güven damgası olan siteleri tercih edin”

    Son günlerde gündemde olan internet üzerinden yapılan dolandırıcılığa yönelik Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ahmet Erdal, e-ticarette uygulanmaya yeni başlanan güven damgalı internet sitelerinin tercih edilmesi tavsiyesinde bulundu.

    Tüketiciyi koruma haftası kapsamında Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kocatepe Konferans Salonunda ‘Tüketici Mevzuatı ve Tüketici Hakları’ konulu panel düzenlendi. Kırıkkale İl Ticaret Müdürlüğü ve Hukuki Araştırmalar Derneği ortaklığıyla düzenlenen panelin açılış konuşmasında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ahmet Erdal, “Devlet; Anayasanın 182. maddesinde bahsedildiği gibi tüketiciyi korumakla elbette yükümlü, sorumlulukta bakanlığımıza yüklenmiş. Ama, en önce bilinçli olarak biz kendimizi koruyacağız. Kendi önlemlerimizi alacağız, ondan sonra yine bir sıkıntı varsa devletin desteğini alacağız. Devlette bu ilgili sıkıntılarla ilgili yasaları, gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlü. Gençlerin alışveriş yöntemi artık değişti. İnsanlar internet üzerinden alışveriş yapıyor. Önceden bilgisayarlarla yapıyorduk, artık cep telefonlarımızla alışveriş yapar hale geldik. Tabii bu alışverişleri yaparken güvenliği karşıdakinin samimiyetini veya ticari anlayışını bilemiyoruz. Alışveriş yaptığımız internet sitelerinin güvenli olup olmadığına dikkat etmemiz lazım. Geçen ay içerisinde bakanlığımız internet ticaretinde güven damgası ile ilgili TOBB’la birlikte ortak bir anlaşma yaptı. Bundan sonraki süreçte yine internet siteleri üzerinde güven damgası olan sitelerden alışveriş yapmanızı, ben bizzat konunun içerisinde biri olarak size tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

    İnternet üzerinden piyasa değerinin çok altına satış yapan siteler üzerine açıklamalarda bulunan Ahmet Erdal, “Ucuz ürün alıyoruz diye marka değeri olan ürünleri piyasa fiyatının çok altında satana sitelere lütfen rağbet etmeyelim. Çünkü kesinlikle bu sitelerden gelen ürünler ya fason ürünler ya da istediğiniz ürünün dışında gelen ürünler ve para iadesi alamıyorsunuz. Birçok firma, ’com’ uzantısı olan firmalar yurt dışında açılmış firmalar. Biz onları Türkiye’de de maalesef iletişim bilgileri olmadığı için veya yanlış adreslerle amaçları sahtekarlık olduğu için, dolandırıcılık üzerine olduğu için o internet sitelerine biz hiçbir şekilde yaptırım uygulayamıyoruz. Çünkü muhatap yok, çünkü ödediğiniz paralar direk yurt dışı bankalarına aktarılıyor. Dolayısıyla ne bu paraların iadesi söz konusu, ne de sizin istediğiniz ürünün sizin elinize gelmesi söz konusu” dedi.

    Erdal, Tüketici Hakem Heyetlerine başvuruda belirlenen sınırların illerde 6 bin 860 lira ve ilçelerde ise 4 bin 570 lira olarak güncellendiğine dikkat çekti. Program, panelist Hakim Özgür Karadağ, Prof. Dr. Hamdi Pınar, Doç. Dr. Ozan Can, Yard. Doç. Dr. Turan Şahin ve Yakup Güzel’in konu üzerine sunumlarıyla devam etti.