Etiket: Pişmiş

  • 12. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu başladı

    Eskişehir’in Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 12. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu başladı.

    Tepebaşı Belediyesinin öncülüğünde ETİ ve Başak Kiremit’in ana sponsorluğunda Anadolu Üniversitesi ve daha birçok kuruluşun desteğiyle düzenlenen 12. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, ETİ Eski Fabrikası’nda başladı. İlk kez düzenlendiği 2001 yılından beri gelenek haline gelen etkinlikte sanatçılar eserlerini sergilerken, sanatseverler de bu anlara tanık oldu. Çeşitli sanat etkinlikleri ve sosyal faaliyetlere ev sahipliği yapan sempozyum, bu sene vefat eden ETİ Şirketler Grubu kurucusu ve Onursal Başkanı Firuz Kanatlı’ya adandı. Konferanslar, konserler, lezzet sunumları ve yarışmalar gibi aktivitelerin gerçekleştirildiği organizasyon, Firuz Kanatlı anısına hazırlanan kısa film gösterimiyle başladı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, TBMM Başkan Vekili Levent Gök, Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Filistin’den Salfeet Belediye Başkanı, Eskişehir Emniyet Müdürü ve CHP milletvekillerinin de katıldığı sempozyumda bu yıl Türkiye’nin yanı sıra Şili, Ukrayna, Lübnan, Güney Kore ve Karadağ gibi ülkelerden de sanatçılar yer alıyor.

    “Çok ödüle layık bir çalışma”

    Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 12. sempozyumu yapmanın Türkiye’de ciddi bir mücadele istediğini dile getirerek, “Allah’tan ki destek veren Eskişehirli dostlarımız var, kurumlar var. Onlar sayesinde bu yolda rahatça yürüyoruz. Bu bizim düğünümüz, bu bizim bayramımız. Gerçekten eylül ayı yaklaştığında böyle içimiz kıpır kıpır eder. Deriz ki 15 gün gerçekten güzel geçecek. Zordur ama yine de onun zorluğu bize büyük moral verir, büyük mutluluk verir. Malzeme ne olsun diye tartışıyorduk; demir mi olsun, mermer mi olsun, beton mu olsun derken aklımıza tuğla kiremitin şamotu geldi. Şamot, Tepebaşı için çok önemlidir. Çünkü 1927’de Türkiye’de ilk kiremit Tepebaşı’nda üretiliyor, Tepebaşı’nda başlıyor. Gelen sanatçılar her zaman bunu ifade eder, ‘Yeteri gibi tanıtamıyorsunuz. Biz daha önce bilmiyorduk bunun böyle olduğunu. Ancak buraya geldiğimizde, bu atölyelerin içine girdiğimizde bunun bu kadar büyük olduğunu anladık’ diyorlar. Yani iş doğru gitsin de duyan duyar ama duymayanlara da yavaş yavaş anlatacağız. Bu sempozyum geçtiğimiz yıllarda, biraz önce sunucu arkadaşlarımız da söyledi, 2 tane ödül aldı. Belki duyulmadığından dolayı 2 tane ödül aldı. Esasında gerçekten çok ödüle layık bir çalışma” dedi.

    “Eskişehir’e geldiğimiz zaman nefes alıyoruz”

    TBMM Başkan Vekili Levent Gök ise konuşmasına Eskişehir’in 96 yıl önce düşman işgalinden kurtuluşunu kutlayarak başladı. Eskişehir’in bozkır topraklarından bugün Türkiye’nin dünyada yaşanabilir şehirleri arasında birinci sırada yer alan bir şehir haline dönüştüğünü aktaran Gök, “Bu topraklarda tam 97 yıl önce Yunanlılar karargah kurmuştu. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve silah arkadaşlarının önderliğinde Sakarya, İnönü Savaşları Büyük Taarruz’la beraber Eskişehir 96 yıl önce düşman işgalinden kurtulduğunda burada taş üstünde taş yoktu. Bu topraklardan ve kurduğumuz büyük cumhuriyetten biz bir ulus yarattık, bir devlet yarattık. Bunda emeği geçen insanlar var. Sıradan olmadı, basit olmadı. Buradan çıkan belediye başkanları şehri güzelleştirmeye, kenti yeşil hale getirmeye, üretmeye ve kentin her yerini sanat dokularıyla bezemeye çalıştılar. Eskişehir’e geldiğimiz zaman bir nefes alıyoruz. Avrupa’ya nasıl gidiyorsak nasıl eserler görüyorsak, Eskişehir’e geldiğimizde de onları görüyoruz. Böyle bir tablonun içerisinde de Pişmiş Toprak Sempozyumu’nu görmek sıradan bir iş değil” diye konuştu.

    Programda Ahmet Ataç, konuşmasının ardından Eskişehirli büyük firmaların emekli ustalarına plaket verdi. Etkinlik, sanatçıların oluşturduğu serginin gösterimi ve İzel konseriyle devam etti. ETİ Eski Fabrikası’nda gerçekleştirilecek olan sempozyum 16 Eylül’e kadar devam edecek.

  • Pişmiş toprak heykeller, kent benliğinde yerini alıyor

    Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu ile ortaya çıkan eserler, kentin önemli kimliklerinden biri haline geldi.

    Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen pişmiş toprak sanatçılarının bu güne kadar ürettiği onlarca eser, Tepebaşı Bölgesi’nin farklı alanlarında kent halkıyla buluşurken kent belleğinin de vazgeçilmez parçaları haline geliyor. Geçen yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu, insanlık tarihinin en eski ve en sıcak yapı malzemesi olan pişmiş toprağın sanatsal, sektörel ve bilimsel yönleriyle ele alınmasına katkı sağladı. Eskişehir’in en uzun soluklu kültür ve sanat etkinliklerinden olan sempozyum ile ortaya çıkan 150’den fazla eser ise halkın büyük beğenisini topluyor. Sempozyumlarda son dönemde yapılan geçmişten geleceğe pişmiş toprak kültürünü yansıtan birer abideye dönüşen eserler Tepebaşı Belediyesi tarafından özenle hazırlanan parklarda yerini alıyor. Öte yandan 12. Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu için geri sayım sürüyor. Sempozyum bu yıl, 1-16 Eylül tarihleri arasında Eski Eti Fabrika alanında düzenlenecek.

  • 11’nci Pişmiş Toprak Sempozyumu’nda 11 konser düzenlenecek

    Tepebaşı Belediyesi tarafından 11’incisi düzenlen Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu ile Eskişehir, müziğe doyacak.

    11’inci Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu ile birlikte 11-24 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek konserlerde birbirinden değerli 11 sanatçı, Eskişehirli müzikseverler için sahne alacak. Sempozyumun açılış konserinde sahne alan Alpay’ın ardından 12 Eylül Salı günü saat 20.30’da Gülcan Altay sevilen şarkılarını seslendirecek.

    13 Eylül Çarşamba Aytaç Karausta, 14 Eylül Perşembe Altan, 15 Eylül Cuma Mithat Körler, 16 Eylül Cumartesi Mehtap Meral, 17 Eylül Pazar Mesut Girgin, 18 Eylül Pazartesi Mehmet Özel, 19 Eylül Salı Derya İnanç, Eskişehirli müzikseverlerle buluşacak. 23 Eylül Cumartesi günü ise, şarkıları ile büyük beğeni toplayan Buray, Eskişehirliler unutulmaz bir konser verecek. Neo Plus Alışveriş Merkezi açık otopark alanında düzenlenecek konserde Buray, sevilen şarkılarını seslendirecek. 24 Eylül tarihinde ise 11’inci Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun kapanış konseri gerçekleşecek ve Gecede Müzik Kutusu sahne alacak. Öte yandan sempozyum süresince gerçekleştirilen 11 konserin tamamı 20.30’da başlayacak. Buray konseri dışında tamamen ücretsiz olacak etkinlikler Eti Eski Fabrika alanında gerçekleştirilecek.

  • Başbakan Yıldırım: “Başımıza gelen tabiri caizse pişmiş tavuğun başına gelmedi”

    Başbakan Binali Yıldırım, “Bu yıl öyle bir yıl oldu ki bütün olumsuzlukları yaşadık. Başımıza gelen tabiri caizse pişmiş tavuğun başına gelmedi. Terör, Rusya ile İsrail ile anlaşmazlıklar, darbe girişimi, turizmdeki olumsuzluklar. Her şeye rağmen Çin ve Hindistan’dan sonra bütün ülkelerin iki katı kadar büyüme gerçekleşti” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım’ın yoğun İzmir programının son durağı Kiraz ilçesi oldu. Kiraz’da oda temsilcileri ile görüşme öncesi, söz verdiği üzere Kaymakçı Mahallesini ziyaret eden Başbakan Yıldırım, burada halka seslendi. Yıldırım, Kiraz’da yaptığı konuşmada bu yıl tüm olumsuzlukların yaşandığını belirterek, “Başımıza gelen tabiri caizse pişmiş tavuğun başına gelmedi. Terör, Rusya ile İsrail ile anlaşmazlıklar, darbe girişimi, turizmdeki olumsuzluklar… Her şeye rağmen Çin ve Hindistan’dan sonra bütün ülkelerin iki katı kadar büyüme gerçekleşti. Çünkü bize güvenen millet var. Sizlerin güveni bizim gücümüzü artırıyor. Sizler 15 Temmuz’da tanklara karşı göğsünüzü siper ettiniz” diye konuştu.

    “Bölgeyi terör örgütlerinden temizliyoruz”

    Dostlukları artırıp düşmanlıkları azaltacakları sözünü de tuttuklarını kaydeden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Rusya ile ilişkilerimizi düzelttik. İsrail ile ilişkilerimizi düzelttik. Suriye’de akan kanın durması için İsviçre’de toplantı yapılıyor. İnşallah orada da bir an önce kan durur, günahsız kardeşlerimiz artık bu zulümden kurtulur. Biz ‘Suriye’den bize ne, Irak’tan bize ne’ diyemeyiz. Fırat Kalkanı ile bölgeyi DEAŞ, YGP gibi terör örgütlerinden temizliyoruz.”

    “Notçuların ne düşündüğünün önemi yok”

    Türkiye’nin kredi notunun düşürülmesi hakkında da konuşan Yıldırım, şöyle konuştu:

    “Birileri Türkiye’nin hızını kesmek için not düşürmeye başladı ama vatandaş onların notunu dikkate bile almadı. Biz not milletten alıyoruz. 10 sefer karne verdiniz. Baştan aşağı pekiyi. Siz not kırsanız ne yazar? Notçuların ne düşündüğünün önemi yok. 3-5 puan not düşürmekle Türkiye’ye hiçbir etkisi olmaz. Burada duracak değiliz. Toplam Türkiye’de çalışanların sayısı 21 Avrupa ülkesinin nüfusundan daha fazla. Haziran itibariyle 27 milyon 651 bin vatandaşımızın işi gücü var. Dört bir yanda 290 organize sanayi bölgesinde 1 milyon 600 bin vatandaş işi aş sahibi. Bir yandan ülke ekonomisi büyütürken diğer yandan yeni iş kapıları açmak için kapsamlı bir program başlattık.”

    “47 bin 920 esnaf ve sanatkar 1 milyar 120 milyon faizsiz kredi kullandı”

    Esnaf ve sanatkarların durumu ile ilgili konuşan Başbakan Yıldırım, “Esnafımızın 2002’de kredi alması imkansızdı. Yüzde 60 faiz. Nasıl kredi alacaksın, alırsan nasıl ödeyeceksin? Bunlar yüzde 7 seviyesine düştü. Kredi hacimleri 30 kart arttı. Düşünce millet fazla açıldı o da ayrı mesele. Allah’a şükür enflasyonun altında yüzde 4 seviyesine düştü. Esnafımıza destek miktarı 20 milyar lira. 30 bin liraya kadar kredi verme imkanı var. Tam 47 bin 920 esnaf ve sanatkar 1 milyar 120 milyon faizsiz kredi kullandı. Yaptığımız sadece bununla sınırlı değil. Kayıt dışılık konusundaki hassasiyetinizi biliyorum. Vergi sosyal güvenlik konularında çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

    “2019’da Türkiye yüzde 20 daha büyümüş olacak”

    Önümüzdeki 3 yıl büyüme, enflasyon, reformların ne olacağını anlattıklarını söyleyen Yıldırım, “Bu taahhüt demektir. Şeffaflık budur. Şeffaflık millete hesap vermek demektir. Ne yapıyorsan milletin onayını alarak yapmak demektir. Bu program Türk insanına güvenin tam ifadesidir. Tüm olumsuzlulara rağmen 3 yılda üst üste yüzde 5 büyüyeceğiz. 2019’da Türkiye yüzde 20 daha büyümüş olacak. Türkiye’nin bölgenin barışı, milletin zenginleşmesi, işsizliğin azaltılması için büyümeye ihtiyaç var. Üretmezsek orta gelir tuzağından çıkamayız. Onun için bu memleketin genç ve çalışkan insanları bizim en büyük kaynağımızdır” dedi.

    “Yüzde 7,5 enflasyonu bile çok görüyoruz”

    Hedefleri aktarmaya devam eden Başbakan Yıldırım, “Enflasyon 2002’de yüzde 70’lere hatta yukarılara çıktı. Bu sene enflasyon yüzde 7,5. bunu bile yüksek görüyoruz. Gelecek yıllarda enflasyonu yüzde 5’e kadar indireceğiz. Aslında yüzde 5’e kadar indirdik. Fark ettiler, Gezi olaylarını başlattılar. Hemen rahatsız oldular, karıştırmaya başladılar. Kamu borçların milli gelire oranı yüzde 30’un altına inmiş olacak. Yarınımız bugünden iyi olacak. Ne uluslar arası tezgahlar ne bölücü terör, ne FETÖ terörü Türkiye’nin hızını kesmeyecek, yoluna engel olamayacak. 14 yıl boyunca ilk günden bugüne kadar siyasi ve ekonomik istikrarı çok önemsedik ve gözümüz gibi koruduk. Başardıklarımızla asla övünmedik, yetinmedik. Geldiğimiz nokta, rehavete düşmemize sebep olmadı” ifadelerini kullandı.

    “İzmirli olmak boş lafla olmaz”

    Konuşmasında İzmir’e övgüler yağdıran Yıldırım, şöyle konuştu:

    “Görevimiz güzellikleri doğru kullanmak, İzmir’in potansiyeli bir başka. Hem ulusal hem uluslararası büyük potansiyel taşıyor. Böyle bir şehrin milletvekili olmak, benim için en büyük şeref ve onurdur. Bu şehirden sadece milletvekili seçip göndermediniz aynı zamanda ülke yönetiminde de büyük sorumluluk yüklediniz. Bunun ne anlama geldiğini biliyorum. 79 milyon vatandaşın barış ve huzur içinde yaşaması için ne lazımsa bütün arkadaşlarımızla var gücümüzle çalışacağız, çabalayacağız. Gereğini yapacağız. Bütün amacımız sizlere layık olmak. İzmir’i kendi arazileri gibi görenler, İzmir bizimdir diye propaganda yapanlar İzmir’e ne yaptılar? Bu soruyu cevaplamaları gerekiyor. İzmirli olmak boş lafla olmaz. İzmirli olmak İzmir’e hizmet etmekle olur.”

    “Elimizden gelen çabayı gösteriyoruz”

    “Ben Kirazlılar kadar Kirazlı oldum” diyen Başbakan, “İzmir’in bugün esnaf ve sanatkarlar için neler yaptık; kalkınma hamlemize omuz verdiniz, daha güzel bir Kiraz ve İzmir için çalıştınız. Biz de elimizden gelen gayreti gösterdik. Esnaf ve sanatkarlarımız Türkiye’nin bel kemiğidir. Ahilik kültüründen gelir. Esnaf ve sanatkarın gürültü patırtısı olmaz. Gösterişi sevmez ama istihdamın, üretimin, kalkınmanın lokomotifidir. Tüccar, sanayici, çiftçilerimiz daha verimli çalışsın diye elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Bize düşen sizin sorunlarınızı çözmek, dertlerinizi dinlemek ve çare bulmak. Mazeret değil çözüm üretmek. Toplumun bütün paydaşlarıyla bir araya geliyoruz, dertlerini dinliyoruz. Tabii 14 yıl boyunca memleketin kalkınması için çok önemli işler yapıldı ama burada bitti mi? Yok. Yapacağımız çok iş var” açıklamasında bulundu.

    “Birini temizliyorsun biri geliyor”

    Bir yandan ülke ekonomisini geliştirirken diğer yandan Türkiye’nin önüne çıkanları temizlemekle meşgul olduklarını belirten Yıldırım, şunları söyledi:

    “Birini temizliyorsun biri geliyor. Vesayetçiler, darbeciler… Engelleri birer birer aşarak buraya geldik. En son 15 Temmuz böyle bir gece vakti alçak FETÖ yapacağını yaptı, milletin tankı toplu silahı uçağıyla milletin üzerine bomba yağdırmaya başladı ama bu millet bombalardan tırsar mı? Onlara öyle bir ders verdi ki. Darbecilere darbeyi vurdu yerin dibine batırdı. Bu milletle hiç kimse bilek güreşi yapamaz. Herkes ayağını denk alsın. Türkiye bölgenin istikrarıdır.”

    “Tarım ürünleri ihracatımızı 40 milyar dolara çıkaracağız”

    Bugün açıkladığı Milli Tarım Projesi ile ilgili de konuşan Yıldırım, “Türkiye, tarımda ve hayvancılıkta hatırı sayılır ülkelerden biri. Kendi kendine yeten çok az sayıdaki ülkelerden biri. Tarım ürünleri ihracatımızı 18 milyar dolara çıkarttık. Önümüzdeki 2023’e kadar 40 milyar dolara çıkaracağız. Tarım ve hayvancılığın milli gelirdeki payını 140 milyar dolar üzerine çıkaracağız. Ürettiklerimizin daha iyi fiyata satılması için havza bazlı tarım sistemine geçeceğiz. Herkes aynı ürünü ekmeyecek. Verilen teşviklerle üretici memnun kalacak. Tarımda en büyük girdi, gübre ve mazot. Bir süre önce gübrenin KDV’sini kaldırdık, şuan gübrede yüzde 23’e varan indirim var. ‘Bu yetmez’ dedik, 2017’de üretilecek tarımsal ürünler için mazot desteği yeniden gözden geçirildi. Buna göre yarısını siz ödeyeceksiniz, yarısını biz ödeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    “Şehitler bizim baş tacımızdır”

    Yıldırım, şehit haberleriyle ilgili de şöyle konuştu:

    “Bu toprakların bedeli büyük. Bu toprakları elde tutmanın bedeli büyük. Tabii canımız oluyor. Şehitlerimiz, gazilerimiz oluyor ama her şeye rağmen acılarımızı bağrımıza basacağız. Şehitler bizim baş tacımızdır. Onlar ölü değildir. Bu milletin kalbinde yaşamaya sonsuza kadar devam edecek. Bu bayrak yükseklerde dalgalanıyorsa o şehitlerin şahadeti sayesindedir.”

    “Zor olanı hemen yaparız, imkansız biraz zaman alır”

    “Biz sorunları torunlara bırakan bir parti değiliz. Zor olanı hemen yaparız, imkansız biraz zaman alır” diyen Yıldırım, anayasa değişikliği ile ilgili de, “Şimdi anayasa meselesi piyasaya geldi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı ‘bu işi bitirelim’ dedi. Bizim için eyvallah. Ya parlamenter sistemi güçlendirelim ya da bu fiili durum böyle gitmez AK Parti nasıl istiyorsa buyursun getirin. ‘Başımız gözümüz üstüne’ dedik, Meclise getireceğiz. Yeter ki Meclisten meydanlara indirelim. Meydanlara indirdikten sonra bu millet gereğini yapar. Üniter yapıyı koruyacağız. Bunun kilidini sizler açacaksınız. Siyaset işin içinden çıkamadığı zaman millete geliyor. Millet de en güzel şekilde çözümü üretiyor. Şimdi başkan seçeceksiniz. Sizlere güveniyoruz. Allah hepinizden razı olsun” dedi.

    Kiraz Belediye Başkanı Saliha Özçınar, program sonunda Başbakan Yıldırım ve eşi Seniha Yıldırım’a fotoğraflarının basılı olduğu çerçeve hediye etti.

  • 10. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu sona erdi

    Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, Eti Eski Fabrikası’nda düzenlenen kapanış töreniyle sona erdi.

    Hayatını kaybeden Ali Rıza Karık’ın anısına gerçekleştirilen sempozyumda, 15 gün boyunca farklı ülkelerden 10 sanatçı tarafından 25 eser üretildi. Sempozyumun kapanış törenine Vali Yardımcısı Ömer Faruk Günay, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yanı sıra sanatseverler ve davetliler katıldı.

    “Bu sempozyumda 10 sanatçıdan 25 eser çıktı”

    Kapanış töreninde 15 gün süren sempozyum hakkında bilgiler veren Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, sempozyumun bu yıl çok verimli geçtiğine dikkat çekti. Ataç, “Bu sempozyum çok verimli geçti. Neden böyle diyorum? Çünkü 10 sanatçı 25 eser çıkardı. Normalde 10 eser çıkması gerekirken, 25 eser çıktı. Bu da sempozyumun ne kadar verimli gittiğini gerçekten gösteriyor. Şimdi 25 eser bu sempozyumda, 105 eser de daha önceden vardı tam 130 pişmiş toprak heykel Tepebaşı’nın yeşil alanlarında, parklarında yer alıyor. Gerçekten bütün kentlerde özenilecek bir durum. Ben zannetmiyorum ki bir kentte 10-15 tane heykel olsun ama bu büyük bir çabayla Tepebaşı bölgesinde 130’lara çıktı bu sene” dedi.

    “Eserler Tepebaşı bölgesine yerleştirildi”

    Yapılan eserlerin Tepebaşı’nın çeşitli yerlerine konulduğunu dile getiren Ataç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Tabii biz sempozyumu 3 ayaklı olarak her zaman telaffuz ediyorduk. Sanat, sektör ve bilimsellik var. Bu sene 38 sempozyum bildirisi, Uluslararası Hakem ve Bilim Komitesi tarafından kabul edildi. Bu da sempozyumun bilimsel ayağına farklı bir bakış oluyor. Yani uluslararası bir özelliği taşıyor. Yani gün geçtikçe, seneler geçtikçe, sayı arttıkça uluslararası pişmiş toprağın değeri çok daha iyi anlaşılıyor. Kentimizde de öyle her yıl izliyoruz, katılım daha artarak gidiyor. Eserler konuldu bile. Bu süratli çalışma, erken işleri toparlama oldu. 10 sanatçı 25 eser yaptıysa, neredeyse kişi başı 2 eserden fazlası geliyor. Bunları hemen fırından çıktıktan sonra ilk geldiklerinde sanatçılar yer tespiti yapıyor.”

    Daha önceki yıllarda seramik müzesi heykeli hayali kurduğunu ifade eden Prof. Dr. Bilgehan Uzuner ise, Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu sayesinde bu fikrinin hayata geçirildiğini belirtti.

    Konuşmaların ardından sempozyuma katılan sanatçılara, onlara yardım eden asistan öğrencilere ve sponsorlara plaketleri ve hediyeleri takdim edildi.