Etiket: ’Peygamber

  • Çocuklar Eğlenerek, Peygamber Efendimiz’in Hayatını Öğrendi

    Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Hoş geldin Bahar Çocuk Şenliği’ etkinliğine katılan minikler, eğlenerek Peygamber Efendimiz’in hayatını öğrendi.

    Zeytinburnu Belediyesi tarafından Hoş Geldin Bahar Çocuk Şenliği isimli, bir program düzenlendi. Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa Zeytinburnulu minikler katıldı. Minikler program boyunca kendileri için hazırlanan, oyunları ve tiyatral gösterileri izledi. Minikler, zaman zaman kendilerine sorulan soruları verdikleri doğru yanıtlayarak hediyelerle ödüllendirildi. Peygamber Efendimiz’in hayatı ile ilgili çizgi film gösterisini de izleyen çocuklar, hem eğlendi hem de Efendimizin hayatı hakkında bilgi sahibi oldu. Minikler ayrıca ilahiler söyleyip, Hacivat ve Karagöz gösterileri de izledi.

    HEM EĞLENDİLER HEM ÖĞRENDİLER

    Programa katılan miniklerden Mustafa Sızı, eğlendiğini ifade ederek, “Her şeyi öğrendim burada çok eğlendim çok güzel şeyler öğrendim” dedi. Taha Koç güzel şeyler öğrendiğini söyleyerek, “Çok eğlendim” diye konuştu.

    Etkinliğe katılan bir diğer minik Furkan Yaşar ise “Peygamber efendimizi öğrendim, ilahiler söyledik burada” şeklinde konuştu.

  • İnsanlığın Hakiki Ve Ebedi Önderi Hz. Peygamber Konferansı…

    Bayburt Üniversitesi Babertî Bilge İnsan ve Medeniyeti Öğrenci Kulübü’nün organizesiyle “İnsanlığın Hakiki ve Ebedi Önderi Hz. Peygamber” konulu konferans düzenlendi.

    Bayburt Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Gökhan Budak Konferans Salonu’ndaki konferansa konuşmacı olarak katılan Gümüşhane Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Celalettin Vatandaş, insanlığın ve Müslümanlığın genel gidişatındaki çarpıklıklara dikkati çekerek, teorik ve model olarak Peygamberimizden (sav) alacağımız çok şey olduğunu söyledi.

    Peygamberimizin örnekliğinin ibadetlerle sınırlı tutulamayacağına işaret eden Vatandaş, “Hz. Peygamber’in modelliğini ibadetlerin arasına sıkıştıramayız. Hz. Peygamberi ticaretimizin, siyasetimizin, akademisyenliğimizin, bir kul oluşumuzun, bir insan oluşumuzun, bir aile bireyi oluşumuzun, bir komşu oluşumuzun, bir arkadaş oluşumuzun modeli haline getirmedikçe bu dünyadan yakınmaya daha çok devam ederiz. Eğer biz hakikatin ışığını o insanlık zirvesi modelinde yakmayı becerirsek 7 milyara karşı tek başımıza bir güç, tek başımıza bir itibar, tek başımıza bir zirve olmayı da beceririz.” dedi.

    Konferansa Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, Adalet Komisyonu Başkanı İsmail Deniz, Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selçuk Coşkun, Vali Yardımcısı Recep Höl, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

  • Ağrı’da Peygamber Sevdalılarından Salavat Seferberliği

    Ağrı’da, Peygamber Sevdalıları Platformu, yaptığı açıklamayla ‘salavat seferberliği’ başlattığını duyurdu.

    Platform tarafından yapılan açıklamada, Kutlu Doğum ayına yaklaşıldığını ve Peygamber Sevdalıları Platformu olarak bu yıl salavat seferberliği başlattıklarını duyurdu. Her yıl olduğu gibi, kutlu güne, kutlu haftaya ve kutlu aya girmeden önce salavat kampanyası başlattıklarını belirtilen açıklamada, bu yılda platform olarak aynı kampanyayı başlattıklarını belirtti. Her Müslüman’ın sözcüklerinin başında Peygamber sözünün gelmesi gerektiğine vurgu yapıldığı açıklamada, “Salavat seferberliğini başlatmamızdaki amacımız, müminler nasıl ki Allah’ı anıyor, Allah’ı hatırlıyor ve zikrediyorlarsa; O’nun Peygamberini de sürekli hatırlasınlar, bilsinler, ansınlar ve dillerinde en çok anılan kişi haline getirsinler” denildi.

    Salavat kampanyasının önemine değinilen açıklama şu şekilde devam etti: “Dil, yürek ve kalp o peygamberi ansın, O’nu hatırlasın. Getirilen salavatla beraber o peygamberi desteklediğini, O’nu unutmadığını, O’nu hayatından atmadığını ve sürekli O’nunla beraber olduğunu bilsin ve tefekkür etsin. O Peygamberin ideali için, mesajı, sünnetinin ihya edilmesi için ben de varım, ben de O’nu destekliyorum, O’nu koruyorum, O’nu himaye ediyorum ve O’nun yolundayım düşüncesi pekişmesidir. Bir hadiste, “Kıyamet gününde bana en yakın olanınız, bana en çok salavat getireninizdir. Bana salavat getirmeyi unutan kişi cennet yolunu unutmuştur”. Bir başka hadiste ise, “Yanında benim ismim zikredildiği halde bana salavat getirmiyorsa o kişi cimridir.” denildi.

    Açıklamanın sonunda ise, Ağrı’nın her caddesine çalışma ile ilgili afişler asıldığı ifade edildi. Ağrılıların okudukları salavatları 0534 540 38 69 nolu telefona teslim edebilecekleri belirtildi.

  • ‘Aydınlatan Bir Kandil Hz. Peygamber’ Aydın’da Anlatıldı

    Aydın’ın Efeler ilçesinde Siyer Vakfı’nın Hicri 1437 Kur’an yılı etkinlikleri çerçevesinde “Aydınlatan Bir Kandil Hz. Peygamber” konulu konferans düzenlendi.

    Siyer Vakfı’nın Hicri 1437 Kur’an yılı etkinlikleri çerçevesinde sekiz farklı ilde gerçekleştirilecek olan “Yaşayan Kur’an Hz. Peygamber” üst başlığı ve Kur’an’ın dili ile “Aydınlatan Bir Kandil” olan Allah Rasulü’nün anlatıldığı 5’inci program Aydın’da gerçekleştirildi.

    Kur’an tilaveti ile başlayan programda AYİMDER Başkanı Muzaffer Sönmez, bir selamlama konuşması yaptı. Sönmez, daha sonra konuşmalarını yapmak üzere Muhammed Emin Yıldırım’ı sahneye davet etti.

    “Yaşayan Kur’an olan Hz. Peygamber’i, yaşayan müminler olarak çok iyi tanımamız lazım. Bu çağda yaşayan, bu çağın sahabeleri olmak için O’nu tanımak zorundayız” diyerek sözlerine başlayan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: “Kur’an, Allah’ın maksadıdır. O maksadı bize ulaştıran Hz. Peygamber’dir. Kur’an alemlere gönderilmiş en büyük nimetidir Rabbimizin. Allah Rasulü, o en büyük nimeti anlamamız için tebliğ ve tebyin eden bir muallimdir. Ama bugün dünya O’nu, hakkıyla tanımadığı için karanlıklar içindedir. O, bütün bir insanlığı sadece Allah’a kulluğa çağırmıştır. Hz. Peygamber’i ne kadar tanıyoruz? O’nunla olan hukukumuzu belirleyebildik mi? Allah O’nu, Kur’an’da anlatıyor; o anlatılanları okuduk mu hiç?”

    “ALLAH RASULÜNÜ DOĞRU TANIMAK İÇİN TEK ADRES KUR’AN’DIR”

    Hz. Peygamberi tanımak için tek ve doğru adresin Kur’an olduğuna işaret eden Yıldırım, “Allah Rasulü’nün sınırlarını, görevlerini, yetki ve sorumluluklarını anlatan 300 ayet var Kur’an’ı Kerim’de diyen Muhammed Emin Yıldırım, bunların bazılarını anlattı. Ahzab Sûresi 46. ayeti kerimesinde ‘siracen mûnira’ diye bir ifade ile bahsedilir Allah Rasulü’nden. Manevi dünyamızı aydınlatan bir ‘güneş’ olarak anlatılır başka bir ayeti kerimede. Furkan Sûresi 61. ayeti kerimesinde geçen ifadesi ile ‘ay ışığı’ olarak methedilir Allah Rasulü, nurun kaynağı Allah tarafından. Bütün insanlık yok saysa ne yazar Kur’an, Allah kelamıdır. Peygamber), Allah’ın nuru ile hareket etmektedir. Bütün dünya bir araya gelse, Allah’ın nurunu söndüremezler. Yeniden bir kez daha Kur’an ve sünnete dönüp hem kendimizi hem de insanlığı aydınlatalım. Biz yapmasak da Allah nurunu tamamlayacak ama biz de nasiplenelim Kur’an ve sünnete sarılarak” diye konuştu.

  • ” ’Peygamber Sünnetli’ Olma Bir Hastalıktır”

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dinçer Avlan, çocuklarda sünnet için 2-2,5 yaş aralığının uygun olduğunu söyledi. Sünnetin mümkünse steril şartlarda hastane ortamında ve genel anestezi ile yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Avlan, halk arasında ’Peygamber Sünnetli’ olarak da bilinen Hipospadias’ın erkek çocuklara özgü bir hastalık olduğunu ifade etti.

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimlik Toplantı Salonu’nda, gerçekleştirilen ‘Doğuştan Sünnetlik’ basın toplantısında konuşan Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dinçer Avlan, ülkede çıkarılan son kanunlarla birlikte sünnetçilik kavramının neredeyse ortadan kaldırıldığını belirterek, “Hekim olmayanların sünnet yapması bu kanunla yasaklanmış oldu” ifadelerini kullandı.

    “PSİKOLOJİK AÇIDAN GENEL ANESTEZİ OLDUKÇA ÖNEMLİ”

    Avlan, son 15 yıldır genel anestezi yöntemiyle sünnet yaptıklarını dile getirerek, “Son 15 yıldır genel anestezi yöntemiyle sünnet yapıyoruz. Çünkü genel anestezi sırasında çocuk yalnızca bir damar dolu açılırken takılan serumu hatırlıyor. Onun dışında burada yapılan ilaçlarla genel anestezi yapıldıktan ve uyandıktan sonra hiçbir şey hatırlamıyor. Bu, psikolojik açıdan oldukça önemlidir. Çünkü lokal anestezi yaptığınızda kolundan, bacağından çocuğu bastırarak, bağırış ve çağırış içinde hem çocuk için ciddi travmatik oluyor hem yapan hem de aile için zor oluyor. Bunun en medeni olanı şekli ameliyathane şartlarında daha hijyenik ve steril şartlarda genel anestezi yapılması olduğunu düşünüyoruz. Bütün dünya böyle yapıyor neredeyse. Ülkemizde son çıkan kanunlarla birlikte artık sünnetçilik kavramı neredeyse kaldırıldı. Ya da hekim olmayanların sünnet yapması bu kanunla yasaklanmış oldu. Ve mümkünse steril şartlarda hastane ortamında ve genel anestezi ile yapmak en ideali” dedi.

    “İDEAL SÜNNET YAŞ ARALIĞI 2-2,5”

    İdeal sünnet yaşını 2-2,5 yaş olarak önerdiklerine değinen Avlan, “Bunun sebeplerinden birisi çocukların bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde anatomik olarak hem daha iyi sonuçlar elde edebiliyoruz. Çocuk bezinden kurtulmuş oluyor. Daha sonraki yaşlarda yapılan çocuklara göre işlemi hatırlamayacağı için psikolojik olarak da çok fazla etkilenmediğini biliyoruz. O yüzden 2-2,5 yaş ideal yaş gibi gözüküyor. Ya da bu yaşlarda yapılamazsa artık 7 yaş sonrasında da yapılabileceğini öneriyoruz. Çünkü bu yaşlarda da kendi arkadaşları arasında sünnet işinin konuşularak bunun kendisi için önemli olduğunu farkına ve bilincine varıyor. Ve buna kendince bir takım kazanım ve çıkarımlar yapabiliyor. Bu yaşlarda bilinçli olarak sünnetin ne kadar faydalı, toplumda ne kadar önemli olduğunu farkına varması ve bunun çocuğa anlatılmasıyla birlikte bu yaşlarda daha iyi olabiliyor. Çocuğun psikolojisi için” diye konuştu.

    “’PEYGAMBER SÜNNETLİ’ OLMA BİR HASTALIKTIR”

    250 erkek çocukta görülen ve halk arasında ’Peygamber Sünnetli’ olarak da bilinen Hipospadias’ın (doğuştan sünnetli olma) erkek çocuklara özgü bir hastalık olduğuna değinen Avlan, “Doğuştan sünnetli olma durumu erkekler çocuklara özgü bir hastalıktır. Ve toplumda görülme sıklığı yaklaşık 200 ile 250 canlı erkek doğumunda 1 görülüyor. İdrar deliğinin penisin ucunda olması gerekirken tam anlamıyla penisin ucunda olmayıp ön tarafından daha aşağıda bir yerde açılması şeklinde tarif edilen doğumsal bir anomalidir. Beraberinde penisin ön tarafında kapatması gereken sünnet cildinin de olmamasından, sünnet cildin yalnızca arkasında olmasından dolayı bu hastalara halk arasında doğuştan, yarım veya peygamber sünnetli olarak adlandırılabiliyor” şeklinde konuştu.

    “3 YAŞINA KADAR MUTLAKA TEDAVİ TAMAMLANMALI”

    Avlan, çocuğun cinsel kimliğinin farkında olmaya başladığı 3 yaşına kadar gerekli tedavi ve ameliyatların tamamlanması gerektiğini vurgulayarak, “Genellikle 6. aydan sonra 3 yaşına kadar bu ameliyatın yapılmasını ve bitirilmesini tercih ediyoruz. Çünkü çocuğun cinsel kimliğini tespit edip, cinsel kimliğinin farkına varmaya başladığı üç yaşından sonra bunun psikolojik olarak daha travmatik olduğunu biliyoruz. İyileşmenin küçük yaşlarda yapılan çocuklara göre daha yavaş olduğunu biliyoruz. O yüzden 6 ay ile 3 ay arasında eğer pipinin boyu ameliyat olmaya müsait ise biz bu yaşlar arasında bu hastalara ameliyatı öneriyoruz” dedi.

    “YARIM SÜNNET DERİSİNİ ASLA SÜNNETLE ALDIRMAYIN”

    Özellikle ailelerin dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan birisinin de yarım sünnet derisinin asla sünnetle aldırılmaması olduğunu belirten Avlan, “Çünkü daha sonrasında ameliyatlarda bu sünnet derisini adeta bir kumaş olarak kullanabiliyoruz. Hem idrar yolu yapmak için hem yeni yapılan idrar yolunun üstünü örtmek için ikinci bir tabaka olarak kullanabiliyoruz. Bizim için potansiyel bir idrar yolu rezervuarı olarak bu sünnet derisinin bulunması çok önemli. O yüzden ailenin en dikkat etmesi gereken şey bu hastaların sünnet ettirilmemesi. Çünkü biz hastaların bir kısmını sünnet edilmiş olarak bu derinin alınmış olmasıyla birlikte bize geliyor. Dolayısıyla elimizde kullanabileceğimiz, idrar yolu yapabileceğimiz başka dokular ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.