Etiket: ’Peygamber

  • Döngeloğlu Darıca’da peygamber sevgisini anlattı

    i Nebi Haftası dolayısıyla düzenlenen konferansta Darıcalı sevenleriyle bir araya geldi.

    Darıca Adnan Menderes Kültür Merkezi’nde “Peygamber Sevgisi” konulu söyleşi gerçekleşti. Darıcalılar salonu tamamen doldurdular.

    Sohbetinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hayatından kesitler anlatan Döngeloğlu, “Peygamber Efendimizin hayatını öğrenelim, çocuklarımıza öğretelim. Özellikle evlilik hayatımızda Peygamber Efendimizin hayatını kendimize örnek alalım. Hayatımızı dinimizin güzelliklerine göre yaşayalım.Bu güzel akşamda beni sizlerle buluşturan ve bu güzel geceyi yaşamamıza vesile olan çok değerli Belediye Başkanım Şükrü Karabacak’a ve tüm çalışanlara şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    Programın ardından Döngeloğlu’na verdiği bilgilerden dolayı teşekkür eden Başkan Karabacak, kendisine bir kahve takımı hediye etti.

  • Ünye’de “Peygamber ve Gençlik” Konferansı

    Ordu’nun Ünye ilçesinde Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı Cami Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Neşet Bodur tarafından “Hz. Peygamber ve Gençlik” konulu konferans verildi.

    Halil Efendi Sosyal Tesislerinde düzenlenen programda “Peygamberin Dönemi ve Peygamber Hayatı” anlatıldı. Tasavvuf müziği dinletisi ile başlayan program saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti.

    Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam eden programda konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Cami Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Neşet Bodur, “Gençlik; insanın, kendini, yaratıcıyı ve evreni anlamlandırma sürecinde, varlık alanında kendini öne çıkararak kâinatı ve hadiseleri yorumlamayı tercih ettiği bir dönemdir. Bununla birlikte iç dünya-dış dünya dengesinde bazı gelgitleri yaşadığı fırtınalı bir dönem. Bu açıdan gençlik devresi, ömür sermayesinin en önemli kazanımı ve ilerleyen yaşlardaki kemal dönemi için esasında oldukça bereketli bir havzadır. Hz. Peygamber (s.a.s.) bu döneme özel bir anlam atfetmiştir. O bize, kişinin ahiret yolculuğunda ‘gençliğin nerede tüketildiği’ sorusuna muhatap olmadan hareket edemeyeceğini bildirmiştir” dedi.

    Programa ayrıca Ünye İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Aksu, Ünye İlçe Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, müftülük görevlileri ve vatandaşlar katıldı.

  • Esenler’de 8 farklı dilde Peygamber Efendimize yazılan şiirler okundu

    Peygamber Efendimizin doğumunu müjdeleyen “Mevlid Kandili” nedeniyle 8 ülkenin gençleri, kendi dillerinde okudukları naatlarla Resulullah’ı anlattı.

    Esenler Belediyesi, Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile birlikte “Diller Farklı Olsa da Gönüller Bir” sloganıyla, “4. Uluslararası Naat-ı Şerif Gecesi” programı düzenledi. Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa, UDEF Başkanı Mehmet Ali Bolat, Türkiye, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bangladeş, İran, Mısır, Tanzanya ve Türkmenistan’dan öğrenciler katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselama duydukları sevgiyi öğrencilerin kendi dillerinde okudukları naat-ı şeriflerle devam etti. 8 farklı dilde okunan naat-ı şerifler dinleyenleri duygulandırdı. Gecenin sonunda sanatçı ve şair Dursun Ali Erzincanlı sahneye çıkarak menkıbeler anlattı ve Peygamber Efendimiz için şiirler seslendirdi.

    “Ne demek istediklerini hissedeceğiz ”

    Esenler Belediyesi ile birlikte bu yıl 4. Uluslararası Naat-ı Şerif Gecesi’ni düzenlediklerini ifade eden UDEF Başkanı Mehmet Ali Bolat, “Bugün Mevlid-i Şerifin yıldönümü olması nedeniyle bir araya toplandık. 8 farklı ülkeden naat-ı şerif okuyacak arkadaşlarımız. Naat-ı şerif Peygamber Efendimiz Muhammed aleyhisselama yazılan şiirlere denir. İslam coğrafyasında sayısız şekilde naat-ı şerif yazılmıştır. 8 farklı ülkeden gelen arkadaşlarımız kendi dillerinde yazmış oldukları naat-ı şerifleri bizlere okuyacaklar. Farklı dilleri konuşuyor olabiliriz ama aynı dinin ve ümmetin mensupları olarak onların ne demek istediklerini hissedeceğiz” şeklinde konuştu.

  • Nihal Olçok: “Peygamber ocağına kan damlattılar”

    Karabük Üniversitesi (KBÜ) ve Türkiye Gençlik Vakfı ortaklığında ‘Nihal Olçok’un Gözünden 15 Temmuz Destanı’ konferansı düzenlendi.

    Karabük Üniversitesi Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa; Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’da darbe girişimi sırasında, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde eşi Erol Olçok ve oğlu Abdullah Olçok’u kaybeden Nihal Olçok ve çok sayıda öğrenci katıldı.

    Konferansta konuşan Olçok, 19 yılın kendisine öğrettiği çok güzel bir şey olduğunu belirterek “Özellikle siyasal iletişimde kitle dilinde. Aslında sizin ne söylediğiniz önemli değildir, karşınızdakinin ne duymak istediğidir. Biz yatay düzlemde iletişime geçmediğimiz sürece Türkiye bu genç nesli kaybedecek” dedi.

    15 Temmuz gecesi eşini ve oğlunu kaybettikten sonra hayatında çok şeyin değiştiğini söyleyen Olçok, “Bir defa hayatta artık 5 kişi değildik fiziki olarak. Ailemdeki insan sayısı ve yaşam biçimi değişti. 2 yıldır aynı masada yemek yemiyoruz. En basitini söylemek gerekirse evde işini bitiren mutfağa gidip tabağını alıyor ve iş başında yemek yiyor. Çünkü biz üçümüz evde bir araya gelip ikisinin gittiğini konuşmadık” ifadelerini kullandı.

    “Derdim başkasının Abdullah’ı gitmesin”

    FETÖ’nün yapı içerisinde halen bitmediğini düşündüğünü ve bitmediği için siyasi arenada çok büyük etkileri olduğunu ifade eden Olçok, belli bir yaş üzerinden beklentisi olmadığını kaydederek, “45 yaş üstünden beklentim sıfır ve hepsi ile helalleştim. Tekrar burada söylüyorum 45 yaş üstü herkese hakkım helaldir ama gençlere asla helal etmem. Çünkü düşündükleri ve tefekkür ettikleri müddetçe daha fazla bu tip yapıların ve olayların olmasına engel olmak için yeni yeni ilham kapıları açacak Allah size. Abdullah gitti asla da geri gelmez. Benim derdim başkasının Abdullah’ı gitmesin. Türkiye’nin bu makus kaderini kırmak zorundasınız arkadaşlar. Ben yapamadım bu kadarını yapabildim. Yaşadığım sürece bunun mücadelesini vereceğim. Bir daha ne 15 Temmuz ne de 25 olsun” dedi.

    “Peygamber ocağına kan damlattılar”

    Duruşmalarda yaşanan anlardan birini anlatan Olçok, şunları söyledi: “Askere soruyor avukat, nasıl görmedin bayrak, sela seslerini diye. ’Ben Arapça bilmiyordum, ne dediğini anlamıyordum’ diyor. Selada muradın ne olduğunu idrak edemeyecek askerlerimiz varmış. Biz de bu vatanı onlara emanet etmişiz. Gerçekten peygamber ocağına kan damlattılar. Bunu silmek sizin boynunuzun borcudur.”

    Konuşmanın ardından Nihal Olçok’a Safranbolu evi maketi ve Türk Bayrağı hediye edildi.

  • Medineli öğrencilerden Mehmetçiğe Peygamber Hurması

    Medine’deki Türk okullarında okuyan öğrenciler ve öğretmenleri Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekatındaki Mehmetçiğe Peygamber hurması gönderdiler.

    Suudi Arabistan’nın Medine şehrindeki Türk okullarında okuyan öğrenciler ve öğretmenleri, okul harçlıklarından biriktirdiği paralarla aldıkları Peygamber Hurmasını Afrin’de devam eden Zeytin Dalı Harekatındaki kahraman Türk ordusuna gönderdiler. Öğrenci ve öğretmenler duygularını ise, mektupla Mehmetçiğe iletti. Öğretmen ve öğrencilerin gönderdikleri hurma ve mektupları Gaziantepli işadamı Hasan Kayış, 2. Hudut Tabur Komutanlığına teslim etti.

    “Mektupla duygularını ifade ettiler”

    Medine Nur Hurmaları sahibi Gaziantepli iş adamı Hasan Kayış’ın okuduğu mektupta, “Medine-i Münevver’de iki denizin buluşması gibi buluşsun sevdalarımız. Afrin’in dağlarında zindan olsun alçaklara Mehmed’imin sevdası. Biz bu hediyeyi sana Fahrettin Paşa adına gönderiyoruz. Mehmed’im dedelerinin hatıraları sana güç versin. Mehmed’im rabbim, Bedir’de indirdiği meleklerini senin için de indirsin. Rabbim yüreğini ve bileğini kuvvetli eylesin. Mehmed’im son olarak sana üstad Necip Fazıl’ın yazdığı şu mısralarla sesleniyoruz. Mehmed’im sevinin başlar yüksekte. Ölsek de sevinin, eve dönsek de. Sanma bu tekerlek kalır tümsekte. Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir” ifadeleri yer alıyor.