Etiket: Pet

  • (Özel Haber) “Pet” Diye Alıp “Pat” Diye Atmayın

    14 Şubat Sevgililer Günü’ne sayılı saatler kala çiftler birbirlerine hediye almanın telaşına düşerken, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Eğitim Koordinatörü Semra Onal, alınacak hediyelerin kedi ve köpek gibi canlılar olmaması gerektiğini belirtti.

    Her yıl 14 Şubat’ta kutlanan Sevgililer Günü’nde çiftleri en zorlayan konu elbette hediye seçimi. 14 Şubat Sevgililer Günü, dünyanın birçok ülkesinde “St. Valentine’s Day” olarak kutlanıyor. Sevgililer Günü’ne özel kampanyalar, sevgililere özel hediyeler için arayışlar, şubat ayının henüz ilk günlerinde başlarken hediyeler de görücüye çıkıyor. Birçok insan hediye seçimlerinde kolye, yüzük, bilezik, künye, çiçek gibi cansız eşyalar almayı tercih ederken bazıları da pet shoplardan kedi, köpek ve kuş gibi canlı hayvanları tercih ediyor. Ama hayvan hakları koruyucuları, hayvanların hediye olarak alınıp satılmaması gerektiğini, insanların kendi istekleriyle barınaklardan hayvanları sahiplenmeleri gerektiğini ifade ediyor.

    “GOLDEN CİNSİ KÖPEKLER ÖZELLİKLE TERCİH EDİLİYOR”

    Sevgililer Günü’nde güzel paketler içerisinde insanların birbirlerine hayvan hediye etmesinin alışkanlık haline geldiğini aktaran HAYTAP Eğitim Koordinatörü Onal, bunun sadece Sevgililer Günü’nde yapılmadığını diğer özel günlerde de aynı şekilde hayvanların hediye edildiklerini vurguladı. Hayvanların sevimli oldukları için insanlar üzerinde can alıcı bir duyguya neden olduğunu belirten Onal, hayvanların eve girdikten sonra çok büyük sorumluluk gerektirdiğini söyledi. Onal, “Hayvanlar eve girdikten sonra maalesef çok büyük sorumluluk gerektiren bir şey. Tuvaletini tutamadığı için aynı bebek gibi tuvaletini sağa sola yapmaya başlıyor. Dişleri kaşındığı için sandalyelerin kenarlarını, masaların altlarını kemiriyor. Dolayısıyla bakan kişi bunun sorumluluğuna katlanamadığı için veya komşular şikayette bulunduğu için daha hayvanlar büyümeden, 3 – 4 aylıkken sokağa salınıyor. Bunlar genelde cins köpekler oluyor. Golden cinsi köpekler özellikle tercih ediliyor çok sevimli oldukları için. Sokağa salınan hayvanın ne yazık ki hiç yaşam şansı olmuyor. Çünkü hazır yemeye, yatacak yere ve sevgiye alışık oldukları için dışarıda bunları bulamıyor. Dostluğa alışık oldukları için her gördüğü insanı dost sanarak onlara yaklaşıyor. Dolayısıyla yolda tekmeleniyor, taşlanıyor, yakalandıkları zaman çocuklar tarafından işkence görüyor veya barınaklara gönderiliyor” dedi.

    “TERK EDİLMEK TÜM CANLILARA AYNI ACIYI VERİYOR”

    Barınaklarda bulaşıcı hastalıklar neticesinde hayvanların ölebildiğine dikkat çeken Semra Onal, “Barınak şartları ufak hayvanların yaşaması için hiç müsait değil. Şanslılarsa iyi insanlar karşısına çıkıyorsa ellerinden geleni yapıyorlar. Geçici ev olarak çalışan arkadaşlarımız var. Onlar evlerine alıyor. Kısırlaştırıp sahip aramaya başlıyoruz. Zor bir süreç. Çünkü çok iyi bir yere sahiplendirmemiz gerekiyor. Çünkü sahiplenen kişi de zaman sonra bırakabiliyor. Terk edilmeler oluyor. Hiçbir can parayla satın alınmaz. Biz evlatlarımızı alıp satmıyoruz. Dostluklarımızı parayla satın almıyoruz. Bu hayvanlar aynı insanlar gibi seviniyorlar, acı çekiyorlar, hastalanıyorlar ve yaralanıyorlar. Terk edilmek tüm canlılara aynı acıyı veriyor. Dolayısıyla ya hiç almasınlar ya da aldıktan sonra terk etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “SEVGİ PET HAYVANIYLA İFADE EDİLMEZ”

    Hediyelerin kolye, bilezik, bileklik, saat ya da hediyelik başka bir eşya olabileceğini bildiren HAYTAP Eğitim Koordinatörü Semra Onal, evcil hayvan sahibi olmanın çok büyük sorumluluk getirdiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

    “Çiftlerin satın aldığı şeyin mutlaka cansız bir şey olması lazım. Yani bu kedi, köpek, kuş veya başka pet hayvanların olmaması gerekiyor. Çünkü çok büyük bir sorumluluk gerektiriyor evcil hayvan sahibi olmak. Onun için rica ediyorum eğer bir hayvanın ölümüne imza atmak istemiyorlarsa hediye olarak pet hayvan almasınlar. Sevgi pet hayvanıyla ifade edilmez. Hayvan alacak kişinin öncelikle ne tür bir hayvan alması gerektiğine karar vermesi gerekiyor. Sosyal şartlarını ve karakterini gözden geçirmesi gerekiyor. Bu hayvanı evde bekçi olarak mı alacak yoksa sevgi yumağı olarak mı alacak? Kişiye özeldir bu. Kişiyle hayvan birleştiği zaman aralarında mutlaka bir bağ gelişir. Yani bir hayvanı başkasına hediye olarak aldığınızda o bağı onlar arasında kurmayabilirsiniz. Ya da o kişi bu sorumluluğu kabul etmeyebilir. Dolayısıyla bir kişi hayvan alacaksa bunu bir başkası tarafından hediye olarak kabul etmemesi gerekir. Mutlaka hayvan alacaksa kendi araştırıp sahiplenmesi gerekir.”

  • Pet Bardaklarından Kardan Adam Yaptı

    Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Haşim Acar isimli bir vatandaş çocuklarını mutlu etmek için pet bardaklardan kardan adam yaptı. Atık malzemelerden eserler yaparak kendine hobi edinen Haşim Acar kardan adam için onlarca pet bardağı kullandığını söyledi.

    Haşim Acar, evinde gazete atıklarından yaptığı çeşitli ev eşyaları ile kahvehane alışkanlığını son veren kişi olarak tanınıyor. Haşim Acar, bu kez de evinde iki çocuğu için pet bardaklarını bir araya getirerek kardan adam yaparak çocuklarını sevindirdi. Evinde atık malzemelerden çeşitli motifler eserler yaptığını belirten Haşim Acar, ’’İş yerimden evime geldiğimde, mutlaka bir şey yapmak istiyorum. Gazete atıklarından çeşitli ev eşyaları yaparak değerlendirmekteyim. Bu kez de pet bardaklarından, pet şişelerinden eşyalar yapmaya başladım. Çocuklarımın kar özlemini gidermek için de evde çocuklarımla birlikte pet bardaklarından kardan adam yaptım.” dedi.

  • (Özel Haber) Yaptığı Araştırma Sayesinde Amerika’da Pet Şişedeki Su Satışını Önledi

    Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBTAM) Müdürü Prof. Dr. Hamdi Temel, Ortadoğu’da sadece Türkiye’de bulunan Lc ms ıt tof cihazı ile yaptığı araştırmalarda, pet şişelerde kanserojen içeren kimyasal maddeler olduğunu ortaya çıkardı. Prof. Dr. Temel’in araştırmalarının ardından Amerika’nın San Francisco eyaletinde, plastik pet şişe satışlarını yasakladı.

    DÜBTAM Müdürü Prof. Dr. Temel’in pet şişeler üzerine yaptığı çalışmalar, dünya üzerinde ses getirdi. Lc ms ıt tof cihazını, Ortadoğu’da tek olma özelliğiyle Dicle Üniversitesi’nde kullanan Prof. Dr. Temel, yaptığı çalışmalar sonucunda pet şişelerde kanserojen içeren kimyasal maddeleri ortaya çıkardı.

    “ZARARLI KİMYASALLARIN ETKİSİ 10 YIL SONRA ORTAYA ÇIKAR”

    Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Temel, DÜBTAM’da geçen sadece Türkiye’de değil dünyada ses getiren bir çalışma yaptıklarını söyledi. Farklı markalı pet şişeleri toplayıp Lc ms ıt tof cihazında, pet şişelerdeki su ile ilgili bir analiz yaptıklarını kaydeden Prof. Dr. Temel, bütün pet şişelerin içinde 3 tane farklı kimyasal madde bulduklarını ifade etti. Prof. Dr. Temel, “Daha sonra biz bu pet şişeleri 8 gün kadar güneş ışığında bıraktık ve daha sonra 3 kimyasal maddenin yanında antioksidanlar ve butalat tolüen bileşiklerini de tespit ettik. Belli bir zaman sonra, örneğin 10 yıl sonra bu zararlı kimyasalların gerçekten vücuttaki etkilerini göreceğiz. Çünkü bu tip kimyasallar hem böbreklere zarar veriyor hem solunum sitemine, hem akciğere zarar veriyor ki belli bir zaman sonra da vücutta bunlar kansere kadar dönüşecektir. Örneğin geçen yaz, Amerika’nın San Francisco eyaletinde 330 ve 500 mililitrelik pet şişelerin yasaklandığını söylediler bizim yaptığımız çalışmaların bir sonucu olarak. Biz bu yaptığımız çalışmada içindeki kimyasalların bulunması kolay bir şey değildi. Şu an Türkiye’de ve Ortadoğu’da tek olan Lc ms ıt tof cihazı ile biz bulduk ki çok az oranda da olsa biz bu kimyasalların ne olduklarını laboratuvarımızda rahatlıkla bulabiliyoruz” dedi.

    “PET ŞİŞELERDEN ÇOCUK VE HAMİLE KADINLARIN SU İÇMEMESİNİ ÖNERİYORUZ”

    Bebeklerin ve hamile kadınların pet şişelerden su içmemesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Hamdi Temel, şunları söyledi:

    “Şu an hala görüyoruz biz, çok güvenilir diye pet şişelerdeki su bebeklere veriliyor. Ben kesinlikle bebeklerin bu pet şişelerdeki suları içmeleri taraftarı değilim. Bebeklerin yanında hamile bayanların da bu pet şişeleri kullanmaması, özellikle 330 ve 500 mililitrelik olanı kullanmamaları gerekir. Damacana suları aldıktan sonra hemen eğer evlerinde varsa cam şişelere koyabilirler. Ben kesinlikle lokantaların ve büyük otellerde satılan 330 ve 500 mililitrelik pet şişelerin yasaklanmasını tavsiye ediyorum. Çünkü uzun zaman ve güneşle doğrudan etki altındadır. Türkiye’de bir pet şişe kirliliği var. Sokaklarda, her tarafta bir pet şişe kirliliği görülmekte. Bu pet şişelerin yeniden kazanma makineleri var. Türkiye’de de bunlar yaygınlaştırılabilirse çok uygun olur.”

  • Pet Şişeyi Kutuya Atınca Neye Uğradığını Şaşırdı

    Şanlıurfa’da Karaköprü Belediyesi tarafından bir alışveriş merkezindeki geri dönüşüm kutularının önüne bırakılan pet şişeyi kutuya atan vatandaş, kurulan gizli kamera tarafından görüntülendi. Vatandaş şişeyi kutuya atınca organizasyonu yapan belediye başkanı ve belediye çalışanları alkış tutarak ortaya çıktı. Şaşkın bakışlar içinde olup biteni izleyen vatandaş, bu davranışından dolayı yetkililer tarafından ödüllendirildi.

    Şanlıurfa’nın merkez Karaköprü Belediyesi, çevre konusunda toplumsal bilinci arttırıp, farkındalık oluşturmak için farklı bir uygulama başlattı. Esentepe Mahallesi’nde bulunan bir alışveriş merkezinde geri dönüşüm kutularının önüne bırakılan pet şişe, gizli kamera ile izlendi.

    Geri dönüşüm kutusunun önüne bırakılan pet şişeyi bazı vatandaşlar görmezden gelirken, İsmail Köprübaşı ise, yerdeki pet şişeyi alıp geri dönüşüm kutusuna attı. Köprübaşı’nın pet şişeyi atması ile birlikte bir anda ortaya çıkan Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli ve belediye personelleri, Köprübaşı’nı alkışladı.

    İsmail Köprübaşı şaşkınlığını gizleyemezken, Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli, örnek davranışından ve geleceğe sahip çıkmasından dolayı Köprübaşı’na teşekkür ederek, şapka ve hediye takdim etti.