Etiket: Pes

  • (Özel Haber) İzsu’dan Gelen Mektup ’Pes’ Dedirtti

    İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) tarafından 4 Nisan’da evine gönderilen “Yapılan incelemeler sonucunda Ali Osman Ediz’in vefat ettiği tespit edildiğinden aboneliği üzerinize almanız gerekmektedir” yazılı mektubun ardından yaklaşık 40 gündür yaşadığını ispat etmeye çalışan Ali Osman Ediz’in yaşadıkları “Pes artık” dedirtti.

    İzmirli Ali Osman Ediz, 4 Nisan 2016’da evine gelen mektupla şoke oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU)’nun Ediz’e gönderdiği mektupta, 56 yaşındaki adamın vefat edildiğinin tespit edildiği ve aboneliğin başkası üzerine alınması gerektiği yazıyordu.

    Ali Osman Ediz adına engelli/şehit-gazi aboneliği yapıldığı ifade edilen İZSU Genel Müdür Yardımcısı S.B. imzalı mektupta, “Yapılan incelemeler sonucunda Ali Osman Ediz’in vefat ettiği tespit edildiğinden aboneliği üzerinize almanız gerekmektedir. Aboneliği üzerinize almak için 7 gün içerisinde Karabağlar Şube Şefliğine müracaat etmeniz gerekmekte olup, aksi takdirde suyunuzu kesmek zorunda kalacağımızı bilgilerinize rica ederim” denildi.

    Mektubu okuyunca kısa süreli şok yaşayan Ediz, soluğu İZSU’da aldı. Yetkililere gidip, “Ben yaşıyorum” dediğini anlatan Ediz, yaşadığını ispat etmek için yaklaşık 40 gündür İZSU’ya gidip geldiğini söyledi. Evine gelen son su faturasında 26 ton su kullanımı yapıldığının yazılı olduğunu ifade eden Ediz, “150-160 lira fatura gelmesi gerekirken, 233 TL fatura gelmiş. Üzerine 130 TL ceza gelmiş. Hem öldürüyorlar, hem de cezasıyla birlikte 360 TL su parası istiyorlar” dedi.

    İZSU yetkililerine gidip, durumu düzeltmelerini isteyen talihsiz adam, olumsuz cevap alması üzerine “Bu durumu yargıya taşıyacağım’ dedim. ‘Nereye gidersen git’ dediler. Su parasını daha ödemedim. Yargıya başvuracağım” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Hırsızlık Çetesinin Rahat Tavırları “Pes” Dedirtti

    Kağıthane’de gece saatlerinde hırsızlık için binaya giren organize hırsızlık çetesinin rahat tavırları “bu kadarına da pes” dedirtti. Çetenin organize bir şekilde gerçekleştirdiği hırsızlık sonrası evden çaldıkları plazma televizyonları sırtlayarak kaçması güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

    Hırsızlık olayı, geçtiğimiz pazartesi günü saat 04.30 sıralarında Kağıthane Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, gece saatlerinde geldikleri sokaktaki binaları gözüne kestiren organize hırsızlık çetesi, kimsenin olmadığını fırsat bilerek işe koyuldu. Sıradan vatandaş gibi rahat tavırlarla yürüyerek evleri gözleyen hırsızlar, sokaktaki binalardan birine girdi. Girdiği binadaki daireye iddiaya göre “uyku gazı” sıktıkları öğrenilen hırsızlar, işlemin gerçekleştirmelerinin ardından binadan uzaklaştı. Dışarıda rahat bir şekilde gözcülük yapan hırsızlardan biri, bir süre sonra el hareketi yaparak diğerlerine yanına çağırdı. Yaklaşık 10 dakika sonra tekrar binaya giren hırsızlar, girdikleri evden çaldıkları 2 plazma televizyonu sırtlayarak kayıplara karıştı.

    ÇALDIKLARI PLAZMA TELEVİZYONLARI SIRTLAYARAK KAÇTILAR

    Çete üyelerinin hırsızlığı gerçekleştirdiği esnada diğer hırsızlar da sokak başlarında gözcülük yaptı. Dikkat çekmemek için sokak aralarına saklanan hırsızların, plazma televizyonları sırtlayarak kaçması güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, çete üyesi 2 hırsız rahat bir şekilde yürüyerek, sokaktaki binaları gözlüyor. Sokak aralarından gelen diğer hırsızlar ise binaya giriyor. Kısa bir süre sonra binadan çıkan hırsızlar sokaktan uzaklaşıyor. Binanın önünde gözcülük yapan hırsız, bir süre sonra diğerlerine el hareketi yaparak yanına çağırıyor. Yaklaşık 10 dakika sonra binanın önüne gelen çete üyelerinden 2’si binaya giriyor. Diğer hırsızlar ise dışarıda gözcülük yapıyor. Daireden çaldıkları plazma televizyonları sırtlayan hırsızlar, koşarak kayıplara karışıyor.

    “BU RAHATLIKLARI İNSANLARI DÜŞÜNDÜRÜYOR”

    Hırsızlığın gece 4 buçuk sıralarında uyku gazıyla sıkılarak yapıldığını ifade eden esnaf Tufan Yalçın, “İnsanların uyuyunca harekete geçilmiş, belli ki yine organize bir suç görünüyor. Giden eşyalara bakarsanız aslında çokta önemli değil. Ancak yapılan eylem yaklaşık 1 saat sürüyor, bu rahatlıkları da insanları düşündürüyor. 2 tane plazma televizyon çaldıkları görülüyor, bu kadar emeğe bunlar değer miydi, onu bilmiyoruz. Bu hırsızlar neden bu kadar rahat diye sormak istiyorum. Biz rahatsız oluyoruz. Neden daha dikkatli olmuyoruz, bunları barındırdığımız için mi bu kadar rahatlık var, bunun sebebini bende merak ediyorum. Buralar gelişmekte olması nedeniyle göç alan yerler olduğundan hırsızlık olayları fazla ancak halk olarak önlemlerimizi almamız gerekiyor” dedi.

  • Korukır: “Sonuna Kadar Pes Etmeyeceğiz”

    Samsunspor’un Teknik Direktörü Engin Korukır, “Sonuna kadar pes etmeyeceğiz” dedi.

    Kendi sahalarında Göztepe’yi 2-1 yendikleri maçın ardından basın toplantısında konuşan Engin Korukır, “Öyle bir lig yaşıyoruz ki, ligde bugün alınan sonuçlar ortada. Karşıyaka, Giresunspor’u, Denizli’de Adana Demir’i yendi. Bu ligde takımların hepsinin aynı seviyede olduğunun göstergesidir. Herkes herkesi yenebiliyor. Bugünkü maç bizim açımızdan çok önemiydi. Berabere bile kalsanız Play-off hedefinden kopmuyorsunuz ama uzaklaşmış olmuyorsunuz. Böyle maçlarda futbolcularımızın hata yapmasını da normal karşılıyorum. Sahada çok büyük bir mücadele vardı. Rakibimiz de kazansa onlarda iddialı konuma gelecekti. Ligde bize yakın takımların puan kaybetmesi bu galibiyetin değerini biraz daha attırdı. Sonunu kadar pes etmeyeceğiz. Farkındaysanız hiç berabere kalmadık. Öyle bir anlayışımız da yok, ’Ya hero diyoruz ya mero’ artık bundan sonra böyle olacak. Artık kazanmamız gereken 5 tane daha maç var” diye konuştu.

  • Para Müzesi Başına Yıkıldı Ama Pes Etmiyor

    Gaziantep’te zengin bir para koleksiyonunun bulunduğu müzesi çöken Esat kaplan, pes etmedi. İki katlı müzenin enkazında kalan paraları kurtaran koleksiyoner, bu kez de müzesi için para basma onayı aldı.

    Gaziantep’te yaşayan Esat Kaplan’ın Devri Alem Para Müzesi, Şubat ayında yağan yağmurlardan dolayı çöktü. 3 tona yakın eski medeniyetlere ait tarihi paralar da enkazın altında kaldı. Paralarını tek tek enkazın altından çıkaran Kaplan, onardığı müzesinde yeniden sergilemeye başladı. Kendi çabalarıyla binasını onardığını söyleyen Kaplan, “Şubat ayında müzemin bir kısmı çöktü. Kendi çabamla müzemin bir kısmını tekrar onardım. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin onarma sözü verdi ama bürokraside işler ağır işlediği ve ziyaretçilerden aşırı talep olduğu için biz de her şeye inat yapmaya devam ediyoruz. Gelen misafirlerimizi geri çevirmemek için müzeyi onardım. Ben bina çöktüğünde paralarımı toprağın içerisinden kendi elimle tek tek çıkarttım. Asla pes etmeyeceğim” dedi.

    PARA BASMA ONAYI ALDI

    Hazine Müsteşarlığı’na para basmak için başvurduğunu belirten Kaplan, başvurusunun onaylandığını ifade etti. Fıstık ya da Zeugma figürünün yer aldığı para basmak istediğini anlatan Kaplan, “Gaziantep’in kendi parasını basması için Hazine Müsteşarlığı’na başvurdum. İnşallah Gaziantep kendi parasını yakında basacak. Çünkü Gaziantep marka bir şehirdir. Marka şehrin marka parası olacak inşallah. Bu paranın yüzü fıstık olur, Zeugma olur, Çingene kızı olur. Yeter ki bana yardımcı olsunlar. Bu marka şehre marka para gerekiyor” diye konuştu.

  • Yanlış Tedavi Hayatını Kararttı, Pes Etmedi

    Antalya’da yanlış tedavi sonucu iki bacağını kaybeden 54 yaşındaki Ramazan Tosun’un elleri, ayakları oldu. Ellerini, ayakları gibi kullanan Tosun’un yaşam mücadelesi ise tüm engellilere örnek oluyor.

    Antalya’da yaşayan evli ve 5 çocuk babası 54 yaşındaki Ramazan Tosun’un serçe parmağında başlayan bir iltihap nedeniyle 2003 yılında sağ, 2010 yılında sol bacağı kesildi. İlk başlarda hayata küsen Tosun, çocuklarını da düşünerek hayata dört elle sarıldı. Tekerlekli sandalye ile yıllarca eski adliyede ayakkabı boyacılığı yapa Tosun, daha sonra Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile Akdeniz Üniversitesi’nin Meltem girişine tezgah açtı. Engelli motosikletine kendisi binen, ellerini ayaklarını gibi kullanan Tosun’un yaşam mücadelesi görenlerin takdirini topluyor.

    2003 yılında sağ serçe ayak parmağında oluşan iltihap nedeniyle hastaneye başvurduğunu dile getiren Tosun, hastanede fazla ilgilenilmediğini, aradan geçen 20 günde ayağının kararmaya başladığını aktardı.

    “HAYATA KÜSMEDİM”

    Hatalı ameliyatın ardından sağ ayağının kesilmek zorunda kaldığını anlatan Tosun, “7 yıl sonra aynı sorun sol ayağımda başladı. Sol ayağım da kesildi. İki bacağımı kaybettiğimde hayata küsme gibi bir durumum oldu ama ben küsmedim. Direndim, hayata tutundum. Çalışmayı seviyordum. Bir yıl kadar tekerlekli sandalyeyle eski adliyeye gelerek ayakkabı boyacılığı yaptım. Kardeşim bana bir engelli motosikleti yaptırdı. Kimsenin yardımını almadan motosikletimle evime gidip geliyorum” dedi.

    “ELLERİNİ AYAKLARI GİBİ KULLANIYOR”

    Ellerinin ayakları olduğunu dile getiren Tosun, “Bütün işlerimi ellerimle yapıyorum. Ayaklarımdan engelliyim ama vücudum ve beynim engelli değil. Geriye değil hep önüme bakıyorum. Hiçbir kardeşim eli veya ayağı yok diye hayata küsmesin. Engelliler engelli değildir. Günümüzde engelliye istedikleri imkan sağlanıyor. 5 evladımı okudukları kadar okuttum. 3’ünü evlendirdim” diye konuştu.

    Konuşurken zaman zaman hüzünlenen Tosun, kendisine en büyük desteği üniversite öğrencilerinin verdiğini kaydetti.

    “BÜYÜKŞEHİRE TEŞEKKÜR”

    Akdeniz Üniversitesi’nin Meltem girişindeki tezgahında ayakkabı boyacılığı yaptığını ve çeşitli takılar satarak geçimini sağladığını kaydeden Tosun, “Engellilere verdiği önemle bilinen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’e minnettarız. Bana burada bu imkanı verdi. Kendisinden bir isteğim var bu alanımın kapatılması noktasında yardımcı olursa sevinirim. Yağmurlu ve soğuk havalarda çalışma imkanım olmuyor” dedi.