Etiket: Pelikan

  • Yorgun düşen pelikan emin ellerde

    Mudanya’nın Eşkel sahilinde vatandaşlar tarafından bitkin halde bulunan yavru pelikan, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ekiplerine teslim edildi.

    Mudanya’nın Eşkel sahilinde bitkin halde bulunan yavru pelikana ilk olarak belediyenin veteriner hekimleri müdahale etti. Göç yolunda yorgun düşen yavru pelikan sağlık kontrolü yapıldıktan sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na teslim edildi.

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Veteriner Hekimi Gizem Somuncuoğlu tarafından teslim alınan yavru pelikan, koruma altındaki kuş türü olduğundan yaşını tamamlayıncaya kadar gözetim altında tutulacak. Daha sonra ise doğal ortamına bırakılacak.

  • Amasya’da ‘pelikan adası’

    Afrika’dan Anadolu’ya göç eden ak pelikanlar üreme dönemini Amasya’daki Yedıkır Baraj Gölü’nde geçiriyor.

    Ak pelikanların üreme alanı olarak Türkiye’de Ardahan’daki Aktaş Gölü ile Amasya’daki Yedikır Baraj Gölü’nü kullandığının tespit edildiğini açıklayan Doğa Koruma ve Milli Parklar Amasya Şubesi Müdürü Kemal Kartal, bu yıl yeniden Yedikır Baraj Gölü’ne gelen 50’nin üzerindeki ak pelikanın burayı korunaklı ve insan müdahalesi olmadığından dolayı üreme alanı olarak seçtiklerini belirtti.

    Ak pelikan türünün Amasya’da yaklaşık 10 yıldır görüldüğüne değinen Kemal Kartal, “Gölün ortasındaki 3 dönümlük adaya her yıl nisan ayında ak pelikanlar gelmekte. Haziran sonundan itibaren yavruları yumurtadan çıkmakta. Eylül ayı gibi de tekrar Afrika’ya dönmekteler” dedi.

    Suluova Kaymakamı Vural Karagül, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, Jandarma Komutanı Albay Selami Akşit, Amasya Orman Bölge Müdürü Zekeriya Nane ve diğer yetkililerle birlikte etrafında yürüyüş yaptığı göldeki kuş türlerini gözlemleyen Amasya Valisi Salih Işık’a bilgiler veren Kartal, yaban hayatın sürmesi için koşulların uygun olduğu alanda 100 kuş türünün barındığını söyledi.

    Ak pelikanları daha önce hiç görmeyen vatandaşlar da dürbünlerle uzun süre gözlem yaptılar.

  • Yunanistan’ın seferber olduğu tepeli pelikan Söke Ovası’nda ölü bulundu

    Yunanistan’daki bilim adamlarının uzun süredir aradığı bir tepeli pelikan, Söke Ovası’nda Kuşadası’ndan giden çevreciler tarafından ölü bulundu.

    Yunanistan’da üzerinde uydu vericisi bulunan ve izleme altında olan bir tepeli pelikanın kaybolmasının ardından Söke Ovası’ndan sinyal alınması üzerine Türk bilim adamlarına haber veren Yunanlı bilim adamları, Türkiye’deki meslektaşlarından tepeli pelikanın bulunması için yardım istemişti. Yapılan araştırmaların ardından Yunanlı bilim adamlarının aradığı tepeli pelikan Söke Ovası’nda ölü olarak bulundu.

    Tepeli pelikanı çevreci arkadaşlarıyla bulan Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği(EKODOSD)’un Başkanı Bahattin Sürücü, “ Derneğimizin bilim danışmanı üyesi olan ve Ege üniversitesi Fen Fakültesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görev yapan Yrd. Doç. Dr. Ortaç Onmuş, yönlendirmesiyle, Yunanistan’dan gelen bir Tepeli Pelikan (Pelacanus crispus)’ı Aydın’ın Söke Ovası’nda aradık. Yunanistan’da üzerine uydu vericisi takılan Tepeli Pelikan, yapılan izlemelerde bir süre Büyük Menderes Deltası’nda sinyal verdiği, daha sonra Söke Ovası’nın ortasından sinyallerin hareketsiz olarak geldiği tespit edildi. Söke Ovası’ndaki azmaklarda yapmış olduğumuz araştırmalarda Tepeli Pelikanı ölü olarak bulduk. Bir çiftliğe yakın alanda azmak kıyısında gördüğümüz pelikanın üzerinde bir inceleme yaptık. Pelikanın etlerinin yanmış olduğundan ve hemen üzerimizden geçen elektrik tellerinden cereyana kapılarak öldüğünü tespit ettik. Çiftlikte çalışan işçilerle konuştuğumuzda, birkaç gün önce sabaha karşı saat 05.00 sularında, direkteki trafodan bir çatırtı geldiğini ve elektriklerin kesildiğini söylediler. Çiftlikten biraz daha ileride olduğundan pelikanı görememişler. Pelikanın baş kısmı ve ayaklarının yırtıcı bir hayvan tarafından götürüldüğünü tahmin ediyoruz. Üzerindeki uydu verici cihazı ve numaralı plaketleri çözerek çıkardık. Çevrede yapmış olduğumuz araştırmalarda pelikanın ayağına takılı olan NO36 numaralı halkayı bulduk. Pelikanın üzerinden çıkan cihaz ve malzemeleri Ege Üniversitesi’ne gönderdik “ dedi.

    Nesilleri tehlike altında olan canlılara karşı çok daha dikkatli olunması gerektiğini kaydeden Kuşadası EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, “ Geçtiğimiz günlerde kıyılarımıza gelen Akdeniz Foku gibi, Yunanistan’dan gelen Tepeli Pelikanın da sınırları aşarak ülkemize geldiği görülmektedir. Her iki canlının da nesilleri tehlike altında olup, sayıları çok az kalmıştır. Bu canlıların yaşam alanlarının korunması için hem Yunanistan’a hem de ülkemize önemli görevler düşmektedir. Her iki ülkede de üremeleri ve beslenmeleri, sınır tanımadan gezip dolaşmaları, hem Yunanistan hem de Türkiye için büyük bir zenginliktir. Bu zenginliklerin kaybolmaması bizlere bağlıdır. Özellikle Aşağı Büyük Menderes Havzası’nda bulunan eski menderes yatakları olan azmakların korunması, sazlıklarının yakılmaması ve sularının kirletilmemesi gerekir “ diye konuştu.

    Bu arada, EKODOSD bilim danışmanı Ege üniversitesi Fen Fakültesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ortaç Onmuş ise “Birkaç gün önce Ekodosd ile oldukça benzeri koruma çalışmaları yapan, Prespa (Gölü’nün) korunması için çalışan Yunan bir sivil toplum örgütünden Dr. Olga Alexandrou ve Dr. Giorgos Catsodorakis isimli iki arkadaşımdan acil başlıklı bir e posta aldım. E-Postada Yunanistan’ın Prespa Gölü’nde üreyen uydu vericisi takılı bir Tepeli Pelikan(Pelecanus crispus) yavrularından birinin, Büyük Menderes Deltası’nda ölmüş olabileceğine dair bilgi vardı. Yunanlı dostlarımdan aldığım bilgiyi hızlıca EKODOSD Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Sürücü’yle paylaştım. Ve Sürücü’de, haberi alır almaz en son koordinat gönderilen alanda araştırma yaparak, pelikanı buldu “ dedi. Yrd. Doç. Dr. Ortaç Onmuş, izleme konusunda Yunanistan’daki meslektaşları ile ortak çalışmalar yaptıklarını belirterek, “ Hem Yunanistan’daki arkadaşlarımın hem de Türkiye de bizlerin yapmış olauğu halkalama ve uydu vericisi ile izleme çalışmaları, Yunanistan ve Türkiye’de dünyaya gelen pelikanların sürekli bu iki ülke arasında seyahat ettikleri, kışladıkları, beslendikleri yani “sınır tanımayan ”canlılar olarak bir arada yaşadıklarını ortaya koyuyordu. Hatırlarsanız geçen yıl Menderes Deltası’nda Gölbent Köyünde yavru olarak halkalanan bir Leyleğin Yunanistan’da Selanik kentinin kuzey doğusuna “Gelin Gittiğine” dair bir bilgi paylaşmıştık. Ancak bu leylek üzücü bir şekilde orada bir elektrik hattına çarparak ölmüştü. Ne üzücüdür ki Yunanistan’da yavru olarak halkalanan ve ülkemize gelen bu Tepeli Pelikanda Aşağı Büyük Menderes Havzası’nda bir elektrik hattına çarparak ölmüş. Bahattin Sürücü’nün, pelikanın öldüğü yerin yaklaşık 50 mt. yakınında olan çiftlikteki insanlardan aldığı bilgiye göre çarpılma sabah saat 5’te olmuş. Bu saatte havanın karanlık olması nedeniyle Baykuşlar dışında hehangi bir kuş türünün bir elektrik hattını görmesi mümkün değildir. Zavallı Tepeli Pelikan beslenmek için Menderes ovasındaki azmaklara giderken hayatını yitirmiş gibi gözüküyor.

    Tepeli Pelikanlar Nesli Dünya Ölçeğinde Tehlike Altında olan bir kuş türüdür. Ayrıca ülkemizde ve tüm Avrupa ve hatta Asya’da yaşayan en büyük kuş türüdür. Kanat uzunluğu 3,5 mt.yi bulur. Yani orta boy bir otomobil uzunluğuna sahiptir. Bu boyutta bir kuş türünün uçarken tüm enerjisini yitirmemesi için süzülerek uçması zorunludur. Yani sürekli kanat çırpamaz. Devasa boyutları ve süzülerek uçması Tepeli Pelikanların çok zor manevra yapmasına yol açar. Bir yolcu uçağının bir havaalanına inmek için onlarca kilometre alan boyunca nasıl daire çizerek inmeye çalıştığını hatırlayın. Tepeli Pelikanlarda kuşların Jumbo Jetleridir. Nasıl bir havaalanı civarında yapılaşma, yüksek direkler ve elektrik hatları yasak ise, Tepeli Pelikanların ürediği bölgeler civarında da bu böyle olmadır. Ancak ülkemizde bu türün ürediği 4 alandan üçü Manyas Gölü, Gediz Deltası ve Büyük Menderes Deltası’nın etrafı çok yoğun Rüzgar enerji santralleri ve yüksek gerilim hatları ile örülmüştür. Bu durum Tepeli Pelikanlar için büyük bir tehlikedir “ diye konuştu.

  • Van Gölünde ilk defa ak pelikan fotoğraflandı

    Van Gölünde nadir olarak görülen, ama bugüne kadar fotoğraflanamayan ak pelikan, doğa fotoğrafçısı ve Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Öğretim Görevlisi Oktay Subaşı tarafından fotoğraflandı.

    10 yıldır doğa fotoğrafçılığı yapan Oktay Subaşı, daha çok Van Gölü havzası yaban hayatı ile ilgili fotoğraflar çekti. Van Gölü havzasındaki özellikle kelebek ve kuş türlerini fotoğraflayan Subaşı, bugüne kadar 300’e yakın kelebek ve 200’e yakın kuş türünün fotoğrafını çektiğini söyledi. Van Gölü havzasının doğa fotoğrafçılığı için çok zengin bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Subaşı, Bitlis’te özellikle sulak alanların çokluğu nedeniyle çok sayıda kuş türünün olduğunu belirtti.

    Van Gölü dışında; Nazik Gölü, Aygır Gölü, Nemrut Dağı Krater Gölü, Arin Gölü, Süphan Dağı, Sütey Yaylası, Cil Gölü sazlıkları, Güroymak sazlıklarında da çok sayıda kuş türünün yaşadığını söyleyen Subaşı, bu 500’e yakın kuş ve kelebek türünü fotoğrafladığını ifade etti. Son olarak Van Gölünde ak pelikan adlı kuş türünü fotoğraflayan Öğretim Görevlisi Subaşı, bu kuş türünün nadir görüldüğünü, ancak bugüne kadar fotoğraflanmadığını söyledi. Fotoğraflayıp kayıt altına aldığı kuş ve kelebek türlerine ak pelikanı çekerek bir yenisini ekleyen Subaşı, fotoğrafladığı her kuş ve kelebekle ilgili araştırma yaptığını da kaydetti. Subaşı, “Ak pelikan çok büyük bir kuştur ve pelikanlar arasında yalnızca tepeli pelikan ak pelikandan ortalama olarak daha büyüktür. Kanat genişliği 226 ila 360 santimetre arasındadır ve maksimum kanat genişliği yaşayan uçan hayvanlar arasında büyük albatroslardan sonra ikinci en büyük kaydedilmiş kanat genişliğidir. Ak pelikanın toplam boyu 140 ile 180 santimetre arasında değişir ve çok büyük, gagasının uzunluğu ise 29 ila 47 santimetre arasındadır. Erişkin erkek kuşlar 9 ila 15 kilo ağırlığındadır, ancak Palearktik’te bulunan büyük ırklar genellikle 11 kilo ağırlığındadır ve nadiren 13 kiloyu geçerler. Erişkin dişi kuşlar 5 ila 9 kilo arasında daha az ağır ve büyüktürler. Standart ölçüler arasında kanat kiriş ölçüsü 60 ila 73 santim, kuyruk 16 ila 21 santim, tarsus ise 13 ila 15 santim arasındadır. Farklı bölgelerdeki pelikanlar üzerinde yapılan ölçümler Batı Palearktik’te yaşayan pelikanların Asya ve Afrika’da yaşayanlardan daha büyük olduklarını göstermektedir” diye konuştu.

    Ak pelikanların asıl olarak balık ile beslendiğini söyleyen BEÜ Öğretim Görevlisi Oktay Subaşı, “Günlük besin ihtiyaçları 1 ile 1,5 kilo arasında balıktır. Avlanan balıklar genellikle 500 ila 600 gram ağırlığında olur, ancak Van Gölünde görülen ak pelikanın inci kefali balığından başka bir av şansı yoktur. Pelikanın büyük boğaz kesesi yalnızca kepçe görevi görür. Pelikan gagasını suyun altına soktuğunda boğaz kesesi açılarak büyük bir kepçe gibi su ve balığı içine alır. Kuş kafasını sudan çıkarınca küçülen kese suyu dışarı atarken balığı içeride hapseder. 6 ila 8 arası ak pelikan su üzerinde at nalı şeklinde bir düzen oluşturarak birlikte avlanırlar. Gagalarını aynı anda suya batırarak boğaz keseleri ile oluşturdukları çember içinde kalan tüm balıkları avlarlar. Özellikle sığ sularda çoğunlukla grup hâlinde avlanır ve beslenirler, ancak yalnız başına avlanan pelikanlara da rastlanır” dedi.

    Ak pelikanların genellikle ılıman bölgelerde ürediklerini anlayan Subaşı, “Nisan ile mayıs ayında başlayan üreme mevsimi Afrika’da tüm yılı kapsar ve Hindistan’da ise şubat ile nisan arasında başlar. Çok sayıda pelikan koloniler hâlinde bir arada ürerler. Dişi kuş ortalama iki olmak üzere bir ila dört adet arasında yumurta yumurtlar. Yuva yerleri değişkenlik gösterir. Bazı popülasyonlar ağaçlarda çalı çırpıdan ibaret yuvalar yaparken, Afrika’da üreyenlerin tamamı dahil çoğunluğu yerde otlar, çırpılar ve tüylerde oluşan yuvalarda ürerler. Yavruların bakımını erkek ve dişi birlikte yapar. Kuluçka süresi 29 ila 36 gün arasındadır. Yumurtadan tüysüz çıkan yavrular kısa sürede kara-kahverengi hav tüyler çıkarırlar. Koloni yumurtalar çatladıktan 20 ila 25 gün sonra gruplar hâlinde toplanır. Yavrular 65 ila 75 günlükken palazlanırlar. Yavruların yaklaşık 565’i erişkinliğe erişir ve cinsel olgunluğa erişme yaşı 3 ila 4 yıldır. Pelikanlar özellikle büyük boyutları sayesinde yırtıcı kuşlardan korunurlar, ancak Simpatrik Haliaetus türü kartallar özellikle yumurtaları, yumurtadan yeni çıkmış ya da palazlanmış yavruları avlayabilir. Ara sıra çakallardan aslanlara etçil memeliler de pelikanlara ve yavrularına saldırabilir. Büyük bir memeli yırtıcının ya da insanların koloniye yaklaşması hâlinde pelikanlar kendilerini koruma amaçlı olarak yuvalarını terk ederler. Günümüzde bazı bölgelerde balıkların aşırı avlanması nedeniyle ak pelikanlar besin bulabilmek için uzun mesafeler kat etmek zorunda kalmaktadır. Ak pelikanlar çeşitli şekillerde insanlar tarafından istismar edilmektedir. Boğaz keseleri tütün kesesi yapmak için kullanılır. Derileri yüzülerek tabaklanır. Guanosundan gübre olarak yararlanılır. Yavru pelikanların yağları Çin ve Hindistan’da geleneksel tıp uygulamalarında kullanılır. Etiyopya’da etleri için avlanırlar. İnsanlar tarafından verilen rahatsızlıklar, avlanma ve üreme alanlarının kaybı ak pelikanların popülasyonunun azalmasına neden olan faktörler arasındadır. Popülasyonların özellikle Palearktik’te azaldığı gözlemlenmiştir” şeklinde konuştu.

  • Göç yolunda bitkin düşen pelikan emin ellerde

    Mersin’in Mut ilçesinde bir elma bahçesinde vatandaşlar tarafından bitkin halde bulunan pelikan, Mut Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliği’ne teslim edildi.

    İlçeye bağlı Güme Mahallesi’nde vatandaşlar tarafından elma bahçesinde uçamayacak şekilde bulunan pelikan, zabıta müdürlüğüne götürüldü.

    Belediye Başkanı Nebi Yılmaz’ın veteriner hekime tedavi ettirdiği pelikan, Mut Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliği’ne teslim etti.

    Veteriner Hekim Levent Çelebi, pelikanı birkaç gün istirahate alacaklarını belirterek, “İstirahatten sonra kendini toparlar ve doğal yaşamına döner. İlaç olarak 1 adet antibiyotik iğne vurduk. Biraz güçsüz kalmış gücünü arttırması açısından 3–4 gün tedavisini sağlarsak kendini toparlar. Şu an görünürde kırık çıkık gözükmüyor. Genel yapı gereğiyle normal gözüküyor. Güçsüz kaldığı için uçamamış sürüden ayrıldığı için de en uygun yere inmiş” dedi.

    Başkan Yılmaz da, belediye olarak darda kalan kuşlara da sahip çıktıklarını söyledi.

    Mut Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliği yetkilileri ise, Mut ilçesinin kuş göç yolu üzerinde bulunmasından dolayı biyo çeşitlilik anlamında zengin bir bölgede olduğunu belirterek,

    “Vatandaşlarımızdan bu gibi durumlarda doğada yaralı yaban hayvanı gördüklerinde veya bulduklarında kurum yetkililerine haber vermelerini istiyoruz” diye konuştu.

    Doğal yaşamında olduğu gibi tedavi sürecinde de pelikanın balık ile besleneceği belirtilirken, tedavisinin tamamlanmasının ardından doğal ortamına bırakılacağı eğer uçamazsa Tarsus Hayvanat Bahçesi’ne teslim edileceği kaydedildi.