Etiket: Pazarının

  • Kurban pazarının en büyüğü ‘Aslan’

    Erzurum’daki hayvan pazarına Karayazı ilçesinden getirilen 1 ton ağırlığındaki “Aslan” adlı tosun, 15 bin liradan satışa sunuldu.

    Erzurum Kombina caddesindeki Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük hayvan pazarında, bayram öncesi durgunluk yaşıyor. Bayrama 10 gün kala alıcılar malların pahalı olmasına sitem ederken, satıcılar da alıcının olmamasından yakınıyor. Hayvan pazarında satışa sunulan büyük ve küçükbaş kurbanlıkların fiyatlarında geçen yıla oranla artış olurken, kurbanlıkların başında sıkı pazarlıklar yapılıyor. Zaman zaman bozulan pazarlıklar araya aracıların girmesiyle tatlıya bağlanıyor.

    Hayvan pazarının en büyüğü ‘Aslan’

    Hayvan pazarında 1 ton ağırlığındaki Aslan isimli tosun, şimdilik pazarın en büyüğü oldu. Karayazı ilçesinden getirilen ve 15 bin liradan satışa çıkan tosun, alıcısını bekliyor. Pazarda durgunluk yaşandığını ifade eden satıcılar, “Bayrama elimizde mal kalacak gibi görünüyor. Geçen seneye göre bir büyükbaş hayvanda bin lira fark var ama maliyetlerin altından biz de kalkamıyoruz. İnşallah mallarımızı satabiliriz” dediler.

  • Başkent’te sağanak yağmurun etkisiyle semt pazarının duvarı çöktü

    Ankara’da etkili olan sağanak yağmurun etkisiyle semt pazarının duvarı çöktü. Pazarın yanında park hainde olan 3 otomobil de çöken duvarın altında kaldı.

    Olay saat 20.30 sıralarında, Çankaya’da meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; Naci Çakır Mahallesi, 760. sokakta bulunan İlker Semt Pazarı’nın duvarı, sağanak yağmurun etkisiyle çöktü. Pazar alanının yanında bulunan 760. sokakta park halinde olan 06 YB 151, 06 AS 5853 ve 06 BB 6817 plakalı otomobiller çöken duvarın altında kaldı. Duvarın çökmesi üzerine pazar esnafları ve vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. Vatandaşlar, olayı itfaiyeye haber verdi. Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, duvarın çöktüğü sokağa şerit çekerek trafiğe kapattı.

    Çöken duvarın altında kalan 06 BB 6817 plakalı otomobilin sahibi, pazar esnaflarından Aziz Doğan, “Arabalarımızı park edip içeri girdik. Bu duvar 10 senedir bu halde. Buraya bir yama yaptılar, üzerine beton döktüler. Burada belediyenin suçu yok, yaptıranların suçu var. Belediye dünyanın parasını veriyor bunlara ama bu duvara böyle yama yapılır mı, Allah aşkına? Buraya tonlarca mal geliyor, tonlarca kamyon geliyor. Şu duvarın haline bakın. Allah’tan ki yağmurdan dolayı dışarıda kimse yoktu. Burası yaya yolu. Yıkılma anında yağmur olmasaydı, en az 20, 30 kişi bu duvarın altında kalırdı” şeklinde konuştu.

    Çöken duvardan dolayı hasar gören 06 AS 5853 plakalı aracın sahibi Ümit Yıldırım isimli pazar esnafı, “Aracımız hasar gördü, şu anda mağdur durumdayız. Allah’tan kimsenin başına bir şey gelmedi. İş zamanıydı, buradan geçen insanlara herhangi bir şey olabilirdi” ifadelerini kullandı.

    Çöken duvarın hemen üzerinde tezgahı olan pazar esnaflarından Uğur Demirer ise, “Yukarıdan akan yağmur suyu, yağmur demeyelim felaket gibi bir şey oldu. Tezgahlarımızın boyu kadar su birikintisi oldu. Duvar dayanmadı burada biriken su birikintisine. Allah’tan can kaybı veya yaralanma olmadı. Olay olduğunda buradaydık. Büyük kolonları da aşağı götürseydi, üsteki demir yığınının aşağı indiğini düşündüğümüzde burada 500 kişi, bin kişi de ölebilirdi” dedi.

    Semt pazarının açık olduğu anda gerçekleşen göçük esnasında şans eseri yaralanan olmazken, pazardaki alışveriş devam etti.

  • Epal Dünya Palet Pazarının Lideri

    Avrupa Paletçiler Birliği (EPAL) Türkiye Komitesi (TEPAL) Başkanı Muzaffer Balcıoğlu, EPAL marka paletlerin kalitesinin yanı sıra barındırdığı birçok özelliği ile dünya pazarında lider olmayı hak ettiğini söyledi.

    TEPAL Başkanı Muzaffer Balcıoğlu, yaptığı açıklamada, EPAL marka paletlerin 2015 yılını beklentilerin üzerinde artışla lider kapatmasını değerlendirdi. Küresel ekonomik koşullarda ahşap paletlerin lojistik alanda en çok ihtiyaç duyulan ürün olduğunu belirten Balcıoğlu, EPAL marka paletlerin ve metal kasaların (Gitterbox) üretimin yanı sıra kullanımda da pazarın lideri olduğunu kaydetti.

    de fazla

    Dünya piyasasında halen 450 milyon adet EPAL marka palet bulunduğuna dikkat çeken Balcıoğlu, bu paletlerin uç uca eklenmesi halinde 540 bin kilometre mesafe edeceğini belirterek, “Dünya ile ay arasındaki uzaklığın yaklaşık 380 bin kilometre olduğu düşünüldüğünde EPAL’in üretim gücü daha net ortaya çıkıyor” dedi.

    Başkan Muzaffer Balcıoğlu, EPAL paletlerin dünyanın bir numarası olmayı sadece kalitesiyle değil, birçok özelliği ile hak ettiğini de söyledi. 50 yıllık bir tecrübeye sahip olan EPAL’in ürettiği paletlerde çevreci özelliği ile de öne çıktığına vurgu yapan Balcıoğlu, “Atmosfere salınan karbon gazının uluslararası boyutta tartışıldığı günümüzde, EPAL karbondioksitsiz kereste kullanarak ekolojik açıdan olumlu bir görüntü çizmektedir. 78 çivi, 11 tahta ve 9 bloktan oluşan EPAL paletler hep yeşil kaldı, çevre dostu oldu” dedi.

  • Turkcell’in Hedefi Lıfecell İle Ukrayna Pazarının Lideri Olmak

    Bölgesel güç olma yolunda Ukrayna’yı pilot ülke olarak tanımlayan Turkcell, ülkedeki iştiraki ’life’ı teknoloji altyapısından sonra marka yüzüyle de yeniden yapılandırıyor. Turkcell’in Ukrayna’daki iştiraki life:), 3G+ ile açtığı yeni dönem ve Turkcell’in marka bütünleşmesi stratejisi kapsamında artık Ukrayna’ya lifecell markası altında hizmet verecek.

    Temmuz ayında yerel ortağının yüzde 44,96 hissesini satın alarak life’ın tamamının sahibi olan Turkcell, uluslararası operasyonları için pilot ülkesi olan Ukrayna’da marka değişimine gittiğini açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada; Turkcell’in Ukrayna’daki iştiraki life, 3G+ ile açtığı yeni dönem ve Turkcell’in marka bütünleşmesi stratejisi kapsamında, artık Ukrayna’ya lifecell markası altında hizmet vereceğini bildirdi. Ayrıca; Ukrayna’yı uluslararası büyüme hedeflerinin kaldıraç ülkesi olarak konumladığını ve uluslararası marka bütünleşmesine de bu ülkeden başladığını kaydetti.

    Marka değişimi kapsamında ülkede çapında 91 şehirde 184 münhasır mağaza, lifecell logosu ve Turkcell’in de ana renkleri olan sarı ve mavi renklerle donatılacağını belirten Turkcell, buna ilaveten, 144 satış noktası lifecell markası altında hizmet verecek.

    lifecell’in doğuş sürecini Ukrayna’da düzenlenen marka lansmanı toplantısında Ukrayna ve Türk basınına anlatan lifecell Genel Müdürü Burak Ersoy, “3G+ ve Turkcell’in yüzde 100 desteği ile başlayan yeni dönemin işareti olan bu değişim, life’ın yenilikçi ve enerjik yapısının Turkcell’in teknoloji liderliği ve tecrübesiyle birleşmesini en iyi biçimde yansıtıyor. lifecell markasının ortaya çıkması, sadece görsel bir farklılaşma ile sınırlı değil. Ukrayna’ya 3G’yi getiren ilk GSM operatörü olarak ortaya koyduğumuz teknolojik liderliği, hem marka duruşumuz, hem ürün ve servislerimiz, hem de sunduğumuz müşteri deneyimi ile yukarı taşıyacağız. Bunu yaparken de, Turkcell’in tecrübesinden ve desteğinden her geçen gün daha fazla faydalanacağız” dedi.

    “TÜRK ŞİRKETLERİNE SON DÖNEMDE ÇOK DAHA YAKIN BİR İLGİ VAR”

    Kendisinin 4 ay önce Ukrayna’ya gittiğini belirten Ersoy, “Ukrayna potansiyeli yüksek bir ülke. Çok eğitimli, birikim sahibi ve çok yetenekli insan kaynağına sahip. Ben Ukrayna’yı Avrupa içerisinde görüyorum. Bu açıdan bakılırsa Ukrayna, Türkiye’ye de benziyor” ifadelerini kullandı. Bir Türk şirketi olarak Ukrayna’da faaliyet göstermenin hiç bir zorluğu olmadığını belirten Ersoy, aksine son dönemde Türk şirketlerine çok daha yakın bir ilgi olduğunu söyledi.

    “TURKCELL’İN RENKLERİ UKRAYNA’YA ÇOK UYDU”

    Turkcell’in renklerinin Ukrayna’ya çok uyduğunu belirten Ersoy, Şirket logosunda ’kırmızı-beyaz’ yerine Ukrayna bayrağını çağrıştıran Turkcell’in ’sarı-mavi’ renkleri kullanıldığını bunun şirketin renkleri olduğunu söyledi.

    “HEDEFİMİZ LİDER OLMAK”

    Ukrayna’daki yatırımlarının kendileri için önemli olduğunu ve Ukrayna’da kalıcı olduklarını vurgulayan lifecell Genel Müdürü Burak Ersoy, “Şuan Ukrayna’nın en büyük üçüncü GSM operatörüyüz, hedefimiz pazarın lideri olmak. Bir çok yenilikle ve Turkcell’in uluslararası deneyimi, inovasyonlarını Ukraynalılar ile paylaşıyoruz. lifecell daha çok genç nüfus arasında yaygın olarak kullanılıyor. Abonelerimizin yüzde 45’i akıllı telefon kullanıyor bu oran ile pazarın lideriyiz. Bir çok proje üzerinde çalışıyoruz, yaş olarak daha üst gruplar arasında yaygınlaşmak için çalışmalar yapıyoruz. Sosyal sorumluluk projeleri, spor klupleri ile çalışma gibi bir çok şey var masamızda. Yeni mağaza konseptimiz ile de Ukrayna’da daha önce görülmemiş bir hizmet vermeye başladık. Ülkede cihazların deneyimlenebileceği mağaza sistemi yok lifecell tıpkı Türkiye’de olduğu gibi cihazları camekandan çıkartıp dokunarak, deneyerek alabilecekleri mağazalarla hizmet vermeye başladık” dedi.

    3G’YE EN BÜYÜK YATIRIM YAPAN ŞİRKET

    Ukrayna pazarında, 3G ihalesinde en büyük yatırımı yapan şirket, 2015’in Şubat ayı sonunda yapılan ihalede, 118,4 milyon dolar ile yatırıma en elverişli frekansı almaya hak kazanmıştı. İhalenin ardından life 3G’yi 3 ayda devreye sokmayı başardı. Şirket, 3G’yi, 63,3 Mpbs’a kadar hıza imkan veren üç taşıyıcı teknolojisi ve 3G+ markasıyla Ukrayna’ya taşıdığını, 6 ay gibi kısa bir süre içinde 13,8 milyon müşterisinin 2 milyonunu 3G+’li yaptığını ve bu hizmetten faydalanabilecek her iki müşteriden biri aktif 3G kullanıcısı haline geldiğini bildirdi ve şebekedeki veri trafiğinin, Mayıs ayından bu yana yüzde 50 arttığını açıkladı.

    BiP UKRAYNA DİLİNDE HİZMET VERMEYE BAŞLADI

    life son olarak Turkcell’in iletişim platformu BiP’i de Ukrayna’da yerel dil ve yerelleştirmiş içeriklerle, ve sesli ve görüntülü konuşma özellikleriyle hayata geçirdiğini, böylelikle life müşterilerinin, 3G’nin sunduğu mobil ürün ve servisler dünyasına da hızlı bir giriş yapmış olduğunu kaydetti.

    life:)’tan lifecell’e

    23 Şubat 2015: Turkcell’in desteğiyle life:) Ukrayna 3G ihalesinde yatırıma en elverişli frekansı en yüksek teklifi vererek aldı. İhale günü kuruyla 118,4 milyon dolar lisans yatırımı sözü verildi.

    20 Mart 2015: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna ziyareti sırasında, Erdoğan ve Ukraynalı mevkidaşı Petro Poroşenko himayelerindeki törenle, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, Turkcell’in yatırımını gösteren sembolik çekini Ukrayna Başbakan Yardımcısı Gennadiy Zubko’ya takdim etti.

    19 Mayıs 2015: 3G+’nın Lviv’de faaliyete geçmesiyle life:) ülkeye bu teknolojiyi getiren ilk GSM şirketi oldu. 4 Haziran’da Kiev ve diğer Ukrayna şehirleri de 3G ile tanıştı. 4 Haziran’da Kiev’de yapılan lansmanda Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Ukrayna uluslararası operasyonlarımız için pilot ülke” dedi.

    10 Temmuz 2015: Turkcell ve SCM arasında varılan anlaşmanın tamamlanmasıyla, life:) yüzde 100 Turkcell iştiraki haline geldi.

    1 Ekim 2015: Turkcell Perakende Satış ve Dağıtım Kanalları Grup Başkanı Burak Ersoy, life:) CEO’su olarak göreve başladı.

    16 Aralık 2015: Turkcell’in IP tabanlı iletişim platformu BiP, Ukrayna’da yerel dil, yerel içerik, sesli ve görüntülü konuşma özellikleriyle devreye girdi.

  • İsmail Dede Asırlık Zahire Pazarının Sembolü Oldu

    Aydın’ın en tarihi çarşılarından biri olan ve Hasırcılar Çarşısı içinde yer alan zahire pazarının en eski çalışanı İsmail Taş, gelişen teknoloji ve yaşanan bolluğun insanları mutlu etmediğini söyledi.

    Zahire pazarında 60 yıldır çalışan Taş, “Eskiden insanların karnı aç gönlü toktu, şimdi herkesin karnı doydu ama kimsenin kalbi ve gözü tok değil” diyerek eşi öldükten sonra hayatını kuşlara adadığını söyledi.

    Antalya Akseki Ceceler Köyü’nden gençlik yıllarında iş bulmak amacıyla Aydın’a geldiğini belirten 81 yaşındaki İsmail Taş, yaklaşık 60 yıldır Aydın Zahire Pazarı’nda çalıştığını söyledi. Her şeyin değiştiği sadece İsmail Amca’nın değişmediği pazarda adeta Zahire Pazarı’nın simgesi haline gelen İsmail Taş, insanların doğal beslenmesi ve kuşların aç kalmaması için mücadele ettiğini söyledi. Bir zamanlar herkesin kendi aşını ekmeğini kendisinin pişirdiğini ancak günümüzde pek çok kişinin ne yediğinden bile haberi olmadığını belirten 81 yaşındaki İsmail Taş, sağlıklı yaşamanın temel şartının sağlıklı beslenmek ve çalışmak olduğunu söyledi. Şu anda tüketilen gıda maddelerinin bir çoğunun doğallıktan uzak ve bir sürü katkı maddesi içerdiğini belirten Taş, “Günlerce bozulmayan bir gıda maddesi sağlıklı olabilir mi? Ben halen doğal ve hiç katkı maddesi içermeyen un ve zahireler satarak insanların daha sağlıklı yaşaması için uğraşıyorum” dedi.

    “ÇALIŞARAK MUTLU OLUYOR”

    81 yaşında olmasına rağmen 60 yıl önce başladığı işine her gün gelip çalışan İsmail Taş, “8 çocuğumu bu pazarda el emeği alın teri ile çalışarak kazandığım para ile büyüttüm. Şu anda 8 çocuğumdan 4’ü hayatını kaybetti, 4’ü hayatta. 10 yıl kadar önce eşimi de kaybettikten sonra hayatımı işime ve kuşlara adadım. Her gün sabah işime gelip çalışıyorum. Un ve yem dükkanında çalıştığım için kafese koymadığım özgür kuşlarım var. Her gün onların nafakasını da veriyorum. Eskiden ekmek kazanmak ve çocukları yetiştirmek için zorunluluktan çalışıyordum. Şimdi de yalnızlığımı unutmak ve sağlıklı kalabilmek için çalışıyorum. Bu yalnızlıkta çalışmasam kesinlikle mutlu olamam” diye konuştu.