Etiket: Pazarından

  • Hayvan pazarından kaçan dana sulama kanalına düştü

    Van’ın Erciş ilçesinde hayvan pazarından kaçarak sulama kanalına düşen dana, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

    Olay, Erciş ilçesine bağlı Yeşilova Mahallesi’nde bulunan hayvan pazarında meydana geldi. Hayvan pazarından kaçan hayvan, yakınlarda bulunan bir sulama kanalına düştü. Pazarda bulunan besiciler kendi imkanlarıyla kanala düşen hayvanı kurtaramaya çalıştı. Ancak hayvanı kanaldan kurtaramayan besiciler, durumu hemen itfaiyeye bildirdi. Olay yerine sevk edilen Van Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı Erciş İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, yoğun bir çalışma sonucunda halat yardımıyla hayvanı düştüğü kanaldan çıkardı.

    Ercişli besiciler, hayvanı kurtaran itfaiye ekiplerine teşekkür etti.

  • TİM Başkanı Gülle: “Hedef dünya pazarından yüzde 1,5 almak”

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, ihracatta dünya pazarından yüzde 1 değil yüzde 1,5 alma hedefinde olduklarını belirterek, “İhracat işi artık bir memleket meselesi. Türkiye eğer büyüyecekse, kalkınacaksa temelinde ihracat olacak” dedi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Yönetim Kurulları Ortak Toplantısı’na katıldı. Ekonomideki gelişmeler sürecinde ihracatın önemine vurgu yapan Gülle, ihracatın artık sadece ihracatçının meselesi olmadığını, bir memleket meselesi haline geldiğini kaydetti. Türkiye’nin büyümesi söz konusuysa bunun temelinde ihracat olacağını vurgulayan Gülle, ihracatta dünya pazarından yüzde 1 değil yüzde 1,5 alma hedefinde olduklarını kaydetti.

    “Bu ülkenin en büyük değeri ihracatçılar”

    Göreve seçimlerden sonra geldiğini hatırlatan Gülle, “Çok yakın zaman öncesinde, seçimlerden sora görevi aldık. Daha koltuğa yeni oturmuşken öyle bir sürecin içine girdik ki ne olduğunu anlamadık ama herkesin anladığı bir şey var; bu ülkenin en büyük değeri, işi ihracatçılar. İhracat yapmak bu ülkeye en büyük hizmet. Kendimize yaptığımız en büyük iyilik. Biz bu yaptığımız işin ne kadar önemli olduğunu bugünkü kadar hiçbir zaman anlamamıştık. Biz biliyoruz ki herkes ‘ihracat ne oldu?’ diye soruyor. Yaptığımız iş o kadar anlamlı ki hepinize çalışmalarınız için teşekkür ediyorum. Yeni şeyler söylemek yapmak lazım. Yeni bir dönemi başlatmak zorundayız. TİM’i onay makamı olmaktan çıkarıp Türkiye’nin geleceğine hizmet eden bir şekle kavuşturmamız gerekiyor. Bunu biz yapmazsak yaptıklarımızın bir ayağı boşta kalır. Biz, Türkiye’de bu kadar önemli işi yapan, övgülerle taçlandırdığımız insanların birliklerinin çok daha etkili olması için çalışıyoruz” diye konuştu.

    “İhracat, artık memleket meselesi”

    İhracat işinin artık memleket meselesi olduğunu kaydeden Gülle, “Bu sadece ihracatçının ihracat meselesi değil. Artık biz bu ülke için bir şeyler yapar hale gelmişiz. Biz bunu başarmak zorundayız. Bunu da lafla sözle değil ihracatla yapabiliriz. Herkes biliyor ki bu borçların altından, bu parasal dar boğazın altından ihracatla kalkarız. Biz bunu yaparız. Allah’ın izni ile yaptıklarımıza daha akıl katarak, daha uğraşarak yapabiliriz. EİB’e teşekkür ediyoruz. Çelik ihracatında yüzde 83, hububatta yüzde 61, kuru meyvede yüzde 61, demirde yüzde 50 artışlarını görüyoruz. Demek istersek bunları başarabiliyoruz. İhracat yapılan 20 ülkenin 18’inde Egeli ihracatçıların artışı var. Hindistan gibi rekabette zorlandığımız bölgede ihracat başarınız çok anlamlı” ifadelerine yer verdi.

    “Türkiye eğer büyüyecekse temelinde ihracat olacak”

    Yeni ekonomik programın ana merkezinde ihracat olduğunu söyleyen Gülle, “Türkiye eğer büyüyecekse, kalkınacaksa temelinde ihracat olacak. Yeni projeler ve yeni fikirler üreterek bunu yapabiliriz. Yeni pazarlara gitmemiz gerekiyor. Hazır giyim ihracatında Ege olarak İspanya, Almanya ve İngiltere’de büyük yoğunluk var oysa Fransa ve Japonya’da da bu ihracatımızın yoğunlaşması gerekiyor. Hububatta Hindistan, Almanya ve Cezayir’e ihracat yapmışız. İhracatımızı aynı zamanda Çin, Japonya ve Meksika’ya yoğunlaştırmalıyız. Kuru meyvede ana pazar AB ülkeleri, ABD, Japonya ve Kanada olmuş. Ancak Hindistan ve Brezilya’ya da olmamız gerekiyor. Su ürünleri sektörü Irak’ta yoğun. Çin, Hindistan, Belçika ve Meksika’da da yoğun olmalı. Deri ihracatında yüzde 15’lik artış var. Almanya, Hindistan, Fransa’ya ihracat yapıyoruz. ABD, Kanada ve Güney Kore’ye de yapmalıyız. Zeytin ve zeytinyağında başarı gösteriyoruz. Bunu Uzak Doğu ülkelerine de yapmalıyız” dedi.

    “2023’te dünya pazarında yüzde 1,5 almak hedefindeyiz”

    Yapılanların yanında yapılacakların da her zaman var olduğunu vurgulayan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, şöyle konuştu:

    “Şu anda pazarda yüzde 1 alıyoruz. 2023’te dünya pazarında yüzde 1,5 almak hedefindeyiz. Bu pazarlarda bu ürünü alanlara yoğunlaşmamız başarı hikayelerimizden biri olacak. İhracatçıların sorunlarını biliyor ve çözmeye çalışıyoruz. Her bir ihracatçı kıymetli. Kaybedecek bir tane ihracatçımız yok. Sorunların çözümü konusunda ısrarcıyız. Süreci ayakta kalarak götürmemiz lazım. Bugün basit bir tedavi ile tedavi edeceğimizi sorunu yarın ağır ameliyat gerektirmeden çözmeliyiz.”

    “İhracatın 5.7’si TL ile”

    Katılımcıların sorularını yanıtlayan Gülle, TL ile ihracat hakkındaki soruya, “TL ile ihracat ile ilgili çalışmalar konusunda açıkçası bu kadar iyi bir performans beklemiyordum. İhracatın 5.7’si TL ile. TL ile ihracatın performansı bakımından bu iyi bir rakam. Burada gelinen son uygulama ile ilgili Ankara’da bir çalışma yapılacak. Orada bunun gelinen noktayı, uygulamayı görüşeceğiz” cevabını verdi.

    “Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesine ihtiyacı var”

    Önümüzdeki süreçte Türk insanının refahı için ağırlıklı olarak üretim ve ihracatın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini kaydeden EİB Koordinatör Başkanı Jack Eskinazi de, “Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın dediği gibi Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesine ihtiyacı var. Bu başarı nitelikli üretim ve katma değerli ihracattan geçiyor. ABD ile yaşanan krizin sona ermesi ile birlikte Türkiye’de döviz kuru ve enflasyon ile ilgili rakamların normalleşeceğini umuyor, projelerin hayata geçmesi için daha uygun bir ekonomik iklim oluşacağına inanıyorum. Türk ekonomisinin içinde bulunduğu kaotik ortamdan kurtulmasının yolu ihracatı arttırmaktan geçiyor. Bu süreçte ihracatın önüne taş koymamak lazım” ifadelerini kullandı.

    “Eximbank hariç kredi alamıyoruz”

    İhracatın ithalata bağımlı hale geldiğini beliren Eskinazi, şöyle konuştu:

    “İthalatı döviz ile yapacağımıza göre dövize ihtiyacımız var. Şu anda ihracatçı krediye ulaşmada da çok zorluk çekiyor. Eximbank hariç kredi alamıyoruz. Bu son yaşanan olaylar sonrasında bankaların mali durumları ortada. İhracatçı istediği döviz kredisine ulaşamıyor. Ulaşamayınca tabi zaten sıkıntı çekiyor. Malını almak için dövize ihtiyacı var. Biz kendi dövizi bozduracağımıza kendi dövizimizi kendi alımlarımızda kullanmamıza olanak sağlanmalı.”

    Talepleri iletti

    Konuşmasında talepleri de ileten Eskinazi, şunları söyledi:

    “Biz TİM’in; ticaret heyeti, kadro cetveli, personele yapılacak performans ödemesi, etkinliklerimize üniversite hocalarının götürülmesine olur vermek yerine; ihracatımızın artırılmasına yönelik yol haritaları belirlemek başta olmak üzere stratejik konulara yoğunlaşmasını istiyoruz. Bir diğer husus; daha yeni ödül aldığını duyduğumuz SAP programı; birliklerimiz işleyişine uymamakta, bize gereken esnekliği ve çabukluğu sağlayamamaktadır. Bizleri, manuel sistemi aratır hale getirmiştir. Bu konuda yol alabilmek için her birliğin sorunlarına anında çözüm geliştirebilecek ayrı ayrı sap uzmanları tahsis edilmeli; bu uzmanlar 7/24 ulaşılabilir olmalıdır.”

  • Antika Pazarı’ndan alıcı da memnun satıcı da

    KOCAELİ(İHA) – Başiskele Kullar Yakacık Mahallesi’nde çarşamba günleri kurulan Antika Pazarı, bölge halkı ve diğer komşu il ve ilçelerden gelen alıcı ve satıcılar yoğun ilgi gösteriyor.

    İstanbul, Yalova, Sakarya, Bursa, Bolu ve Ankara’dan antikacıları buluşturan Antika Pazarı, Başiskele’nin ekonomisine değer katmaya devam ediyor. Başiskele Belediyesi’nin bölge halkına sunduğu kapalı pazar yerlerinden biri olan Kullar Kapalı Semt Pazarı’nda pazar günleri sebze ve meyve pazarı hizmet verirken, çarşamba günleri de yaklaşık 70 esnafın tezgah açtığı antika pazarı kuruluyor. Pazarda, özellikle antika eşyalar tablolar ve aksesuarlar büyük ilgi görürken adeta izdiham yaşanıyor. Geniş otopark alanı sayesinde vatandaşlar rahat bir alışveriş yapıyor.

    Çevre il ve ilçelerden Başiskele’ye gelen antikaseverler, kendilerine sunduğu imkanlardan dolayı çok memnun olduklarını dile getirdiler. Birçok kişinin buradan ekmek kazandığını dile getiren esnaflar, Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz’a teşekkür ettiler.

  • Semt pazarından istihdam ve ihracat şampiyonluğuna

    İstanbul’da semt pazarlarında tane ile salatalık limon satarken 1984 yılında kurdukları şirketle bugün Türkiye’nin 2017 yılında en çok istihdam sağlayan ve yatırım yapan şirketi olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden ödül alan Uçak Kardeşler firmasının ortaklarından Ali Uçak, “Uçak krizinden sonra yatırımlarımıza ara vermedik aksine daha da çoğaltarak değişik ülkeler bulup pazar oluşturarak hem ülke ekonomisine ve tarımına katkı sağladık hem de ayakta durduk” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden istihdama ve yatırıma katkı sağlayan şirketlerden biri olarak ödül alan Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki Uçak Kardeşler firmasının 3 ortağı Manisa’da basın mensuplarıyla buluştu. Firmanın 3 kardeş ortağından biri olan Ali Uçak, “Uçak Kardeşler Şirketi 1984 yılında şirket kimliğini, resmi kimliğini aldı. Öncesinden gelen bir pazarcılık dönemi var. İstanbul’da semt pazarlarında başlayıp, taneyle salatalık, limon satıldığı dönemlerden sektörde başlayıp bugünlere gelen bir şirketiz. İlk başladığımızda 6 kardeş olarak ortak kurulan bir şirket şimdi ise Hayrettin Uçak, Vahit Uçak ve Ali Uçak olarak 3 kardeşin devam ettirdiği bir şirketiz. Son 10 yıldır Ege Bölgesi’nde yaş sebze meyve ihracatında birincisiyiz. Türkiye genelinde de yaş meyve sebzede ilk 3’te yer alıyoruz. Bazen birinci bazen ikinci bazen de 3’üncü oluyoruz ama hep ilk üçteyiz. 2017’de resmi rakamlar henüz açıklanmadı ama 2017 yılında da yaş sebze meyvede Türkiye ihracat birincisi bir firmayız. Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde cumhurbaşkanımızın ve başbakanımızın katılımıyla düzenlenen İstihdam Şurasında ödül aldık. Bu bizler için gerçekten bir onur ve gururdu. Burada tabi bizlerden ziyade Manisa için, Manisa’nın adının orada duyurulması bizler için apayrı bir gururdu, apayrı bir mutluluktu” dedi.

    Türkiye’de tarımın olduğu her yerde olduklarını kaydeden Uçak, “Adana’dan Mersin’e, İstanbul’dan İzmir’e, Ankara’dan Manisa’ya yani tarımın olduğu her yerde ufak ya da büyük çaplı bir iş yerimiz var. Ana merkezlerimiz Alaşehir, İzmir’in Seferihisar ilçesi, Mersin Adana bölgesi ve Antalya bölgesi. Diğer illerde de ufak ya da büyük bir iş yerimiz var” şeklinde konuştu.

    Sektöründe 2017’nin ihracat şampiyonu

    İhracatla ilgili net bir rakam henüz veremese de ciddi bir rakam olduğunu kaydeden Uçak, “Türkiye birinciliğimiz var, geçmiş yıllarda da var. 2017 ödülünü de Allah izin verirse tahminim yine cumhurbaşkanımız tarafından verilecek. 2018 yılının 2 veya 3’üncü ayında o ödülü yani Türkiye şampiyonluğu ödülünü alacağız. Bizim şirketimizin ana kalemlerinden biri üzüm, biri domates biri de narenciye grubu dediğimiz mandalina, portakal, limon, greyfurt elma gibi meyveler. 2017’de sadece yaş sofralık üzüm ihracatımız 60 bin ton. Bu bir Türkiye rekoru değil bir dünya rekoru. Resmi kayıtlarda rakamlarda da var. Türkiye’de değil dünyada böyle bir ihracat rakamı yok. O da bizim için ayrı bir mutluluk ayrı bir gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.

    Rusya ile yaşanan uçak krizi ve sonrasını da değerlendiren Uçak şunları söyledi:

    “Uçak krizine kadar Rusya ile bir sorunumuz yoktu. Uçak krizinden sonra belirli bir dönem tamamen ihracat yasağı getirdiler. Cumhurbaşkanımızın katkılarıyla, devlet büyüklerimizin katkılarıyla özellikle Cumhurbaşkanımızın bire bir vermiş olduğu emekten sonra belirli ürünlerde tamamen serbest oldu, belirli ürünlere de kota getirdiler. Kota getirilen ürünler 8 kalem olarak açıklandı. Bunlar domates, nar, biber, patlıcan, kabak, iceberg dediğimiz marul, maydanoz türü 8 kalem ürün tahminim. Onlara belirli firma üzerinden belirli kota koydular. Bunu Cumhurbaşkanımıza Külliye’de ödül aldığımızda bir dosya halinde, rapor halinde sunduk. Sağ olsun o yoğunlukta bile konuyu ciddiye alıp dosyaya ayaküstünde bir göz atıp Ekonomi Bakanımıza dosyayı gönderdi, konuyla ilgilenmesi için. Orada ciddi bir sorun var. Rusya hükümeti diyor ki özellikle domatesi 3 firmadan alacağım ve 50 bin ton alacağım diyor. Bu çok büyük bir sıkıntı. Bunu Cumhurbaşkanımıza anlattık. İnşallah Cumhurbaşkanımızın desteğiyle bu sorun çözülecek diye düşünüyorum. Çünkü Cumhurbaşkanımız konuya oldukça büyük bir ilgi gösterdi ödül töreninde.”

    Uçak kargonun çok sık gündeme geldiğini ancak maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle kurtarmadığını kaydeden Uçak, “Şimdiki Başbakanımız ulaştırma bakanıyken kendisiyle görüştük. Masraflar kurtarmıyor. Gümrük vergileri, havalimanı paraları çok yüksek geldiği için oradaki başka ülkelerden gelen ürünlerle rekabet edemiyoruz. Burada ancak uçak kargo nasıl olur, devletimiz çok büyük destek verirse ancak öyle olur. Uçak kargoyu sadece Uzakdoğu’ya gönderiyoruz. Kiraz, incir, çilek gönderiyoruz o da çok kısıtlı. Türkiye’deki tarımın ana damarları domates, narenciye, nar ve üzüm. 4 ana damar var. Bunları da uçak kargoyla Rusya’ya Avrupa’ya göndermemiz çok zor, kurtarmıyor çünkü rakamlar çok yüksek” dedi.

    Krizde yatırımlarını artırarak ayakta durdular

    Uçak, açıklamalarını şöyle tamamladı:

    “Şirket olarak dönem dönem tarımsal bakımdan günlük olarak ortalama 12 ayın ortalaması 3 binin üzerinde çalışanımız var. Bu dönem dönem gün bazında 10 bini bulduğu günler de oluyor. Ama ortalamamız 3 bin. Ödül töreninde sadece istihdam değil yatırımla da alakalı kriterler vardı. Biz Rusya ile yaşanan uçak krizinden sonra yatırımlarımıza ara vermedik aksine daha da çoğaltarak değişik ülkeler bulup pazar oluşturarak hem ülke ekonomisine ve tarımına katkı sağladık hem de ayakta durduk. 27-28 ülkeye ihracatımız var. Bu ihracatlarımızın ağırlığı Rusya ardından da Avrupa ülkeleri geliyor.”

  • Memur-Sen’den FETÖ için “Kestane pazarından yetiştirilen hain” benzetmesi

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Küresel işgalin piyonu olan Pensilvanya’daki kestane pazarından yetiştirilen hain Türkiye’ye iade edilmek yerine ’cambaza bak, cambaza’ denilerek Türkiye’ye farklı bir operasyon çekiliyor” dedi.

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Manisa Şubesi’nin yeni hizmet binası açılışı ve Genişletilmiş İşyeri Temsilcileri Toplantısına katılmak üzere Manisa’ya geldi. Başkan Yalçın, ilk olarak Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer’i makamında ziyaret etti. Ziyarette Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner ve sendika üyeleri yer aldı. Genel Başkan Yalçın, ziyareti sırasında Vali Güvençer’e filografi sanatıyla yapılmış olan tablo hediye etti. Vali Güvençer, ziyaretleri nedeniyle Genel Başkan Ali Yalçın’a teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi. Yalçın, daha sonra Eğitim-Bir-Sen Manisa Şubesi’nin yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Törende, ayrıca Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, AK Parti Manisa İl Başkanı Berk Mersinli ve sendika üyeleri yer aldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner, “Mekanları anlamlı kılan içerisinde yapılan faaliyetlerdir. İnşallah bizler de bugün, bu güzel mekanımızın açılışını yapıyoruz. Binamızın, bu güzel mekanımızın ilimize, ülkemize, üyelerimize, hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

    “Kestane pazarında yetiştirilen hain”

    Yeni binada daha büyük faaliyetlerin yapılması temennisinde bulunan Genel Başkan Yalçın ise yeni hizmet binasının hayırlısı olmasını diledi. Türkiye gündemini de değerlendiren Yalçın, “Küresel işgalin piyonu olan Pensilvanya’daki kestane pazarından yetiştirilen hain Türkiye’ye iade edilmek yerine ’cambaza bak, cambaza’ denilerek Türkiye’ye farklı bir operasyon çekiliyor. Kim var arka planında? Adada 13 tane Orta Doğu uzmanıyla 15 Temmuz’u planlayanlar var. Bu ülkeye diz çöktürmek isteyen ve operasyon gerçekleştirip Ortadoğu’yu yüz yıl sonra yeniden cetvelle parçalamak, daha küçük parçacıklara ayrıştırarak büyük İsrail’e uygun hale getirmek isteyenler var. Dolayısıyla mesele bu ülkede ayakta kalma meselesidir. Hayatta kalma meselesidir. Bir kurtuluş meselesidir. Şu an içerisinde bulunduğumuz atmosfer sıradan bir atmosfer değil. Son derece nazik bir atmosferde bulunuyoruz” diye konuştu.

    Yeni binanın hayırlı olması temennisinde bulunan Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer ise “Bu biraz sonra açılışını yapacağımız şubemiz, insanı zamanla yoğurarak imkanlar doğuracak ve inşallah bu imkanı bereketli neticelere dönüştürecek bir yuva olacak. Bu milletin, bu ülkenin sorunlarını inşallah hep birlikte sadece el ele vererek, omuz omuza vererek, göz göze gelerek değil gönül gönüle vererek bu mekanda bu memleketin her tarafa uzanmak zorunda olan dallarından birinde umut çiçekleri açacak, memleketin kan damarlarına arkadaşların mesaileri sayesinde kan yürüyecek. Biz de onlardan istifade edeceğiz. Zaman zaman yan yana geleceğiz. Zaman zaman onlardan güç alacağız. Onlara güç vereceğiz. Bu derdin ortakları bu meseleyi yerde bırakmayacağız. Bu milleti hep birlikte kıymetini bilerek adım adım olması gereken yere sırtımızda taşıma gayreti içerisinde olacağız” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından dualar eşliğinde açılış kurdelesi kesildi.