Etiket: Pazarına

  • Arctech Solar, Türkiye FV pazarına giriyor

    Güneş enerjisi izleme ve kaplama sistemlerinde küresel oyunculardan Arctech Solar, Türkiye FV (Fotovoltaik) pazarına giriyor.

    Güneş enerjisi izleme ve kaplama sistemlerinde dünyanın önemli üreticilerinden ve çözüm sağlayıcılarından Arctech Solar, güneş enerjisi izleme sistemlerinin üretimi, çözüm tasarımı, işletimi ve bakımında Türkiye’deki önemli FV üreticilerinden Europower ile kısa süre önce stratejik ortaklık anlaşması imzaladığını açıkladı. Yapılan açıklamada; iki taraf arasında imzalanan anlaşmaya göre Arctech Solar ve Europower, ’EuroSuntracker Powered by Arctech Solar’ adlı ortak markalı ürünlerini piyasaya sürecek. Yani, Arctech, Europower ile birlikte güneş enerjisi ekipmanlarının yerel olarak edinilmesine ilişkin zorunluluğun bir parçası olan Yerli İçerik Gerekliliği (DCR) kapsamında Türkiye FV pazarındaki yatırımcılara yenilikçi, güvenilir güneş enerjisi izleme sistemi sağlayacak.

    Europower Başkanı Behiç Harmanlı, konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede; “FV güneş enerjisi endüstrisindeki yenilikçi teknolojileri, mükemmel kalitesi ve zengin proje deneyimleri nedeniyle artık özel ortağımız Arctech Solar ile birlikte çalışıyoruz. Bu işbirliğinin her iki tarafa da fırsatlar getireceğinden ve Türkiye FV pazarında olumlu koşullar oluşturacağından eminiz” dedi.

    Arctech Solar Uluslararası Ticaret Başkanı Guy Rong ise “Türkiye, bizler için çok önemli bir pazar ve Europower ile yaptığımız işbirliği, Arctech Solar’ın Türkiye FV pazarına başarılı bir şekilde girişini sağlayacaktır. Piyasaya modern izleyici ürünler kazandırarak yerel güneş enerjisi projelerinin değerini arttırmak üzere Europower ile birlikte çalışacağız” şeklinde konuştu.

  • Sigfox, Türkiye pazarına giriyor

    Yeni nesil haberleşme teknolojileri geliştiren Sigfox, Türkiye’de ulusal bir ‘nesnelerin interneti’ (IoT) operatörü kurmak için yatırımcılarla görüşmelere başladı.

    Günümüzde akıllı teknolojilerin artışı ile hayatımıza giren ‘nesnelerin interneti’ (IoT) kapsamında; veri gereksinimi, uzaklık, güvenlik ve pil ömrü gibi faktörler dikkate alınarak nesnelerin birbirleriyle haberleşmesi için yeni ağ seçenekleri oluşturuluyor. 2009 yılından beri faaliyet gösteren Fransa merkezli nesneler arası haberleşme ağı Sigfox, Türkiye yapılanması kapsamında teknoloji ve telekomünikasyon sektörünün global firmalarında üst düzey yönetici olarak çalışan Ferhan Köksal’ı Sigfox Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Ülke Direktörü olarak atayıp Türkiye pazarında ulusal bir IoT operatörü kurmak için yatırımcılarla görüşmelere başladığı bildirildi.

    “2025 yılında dünyada internete bağlı nesne sayısı 92 milyara ulaşacak”

    Dünyada hızla gelişen IoT pazarına vurgu yapan Sigfox Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Ülke Direktörü Ferhan Köksal, “Uluslararası kuruluşların araştırmalarına göre 2008 yılında internete bağlı nesne sayısı yeryüzündeki toplam insan nüfusu kadarken bu nesnelerin sayısının 2025 yılında 92 milyara ulaşması bekleniyor. Türkiye pazarı için öngörülen nesne sayısı ise yaklaşık 343 milyon. Özellikle akıllı sayaç okuma, uzaktan açma/kapama, akıllı saatler ve arabalar gibi otomasyon projeleriyle büyük bir potansiyele sahip nesnelerin interneti (IoT) pazarı Türkiye özelinde lojistik ve tarımsal uygulamalar ile birlikte kişisel ve kitlesel güvenlik takibi gibi birçok projede fırsatlar barındırıyor. Sigfox olarak biz de Türkiye’deki bu fırsatı yerli yatırımcılarla bir Sigfox operatörü kurarak fırsata çevirmek istiyoruz” dedi.

    Yapılan bilgilendirmede; Sigfox, düşük güç tüketimi ve geniş alanlarda etkin iletişim ağı sayesinde özellikle ev ve bina sayaçları, alarm sistemleri, sokak aydınlatması, güvenlik sistemleri başta olmak üzere akıllı ev ve akıllı şehirlerde kullanılıyor. Dünya genelinde, Avrupa Birliği ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (International Telecomunication Union) nezdinde de lisanssız olarak çalışan bu iletişim altyapısı, hazır çalışır durumda olan cihaz, sensör ve yazılımları ile IoT projelerinin hayal edilen noktaya erişebilmesi için son derece etkin fırsatlar sunuyor.

  • Alman cilt bakım şirketi Türkiye pazarına girdi

    Cilt bakım sektörünün dünyaca ünlü şirketlerinden Dado Sens, Türkiye pazarında girdi. Şirketin derlediği bilgilere göre, son 5 yılda Türkiye’deki çocuklarda cilt hastalıkları yüzde 23 arttı.

    Almanya’da 30 yıl önce Annemarie Lindner tarafından “Yiyemediğim hiçbir şeyi cildime sürmüyorum” anlayışını benimseyerek özel ihtiyaçlı ciltler için günlük bakım ve tedaviye destek ürünleri geliştiren Dado Sens, Türkiye pazarına giriş yaptığını açıkladı. Sedef hastalığı, dermatit, nörodermatit, şeker hastalığına bağlı cilt sorunları, cilt lekeleri ve akneye karşı cilt sağlığı ürünleri sunan şirket; Avrupa Birliği, ABD ve Çin dahil olmak üzere toplam 30 ülkede hassas ciltlerin doğal yapısını koruyup en iyi şekilde beslemek üzere çalışıyor.

    Cilt sağlığı uzmanı Dado Sens, pek çok kişiyi ve başta çocukları etkileyen hava kirliliği ve cilt hastalıklarına yönelik verileri derledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre, dünya nüfusunun yüzde 92’si yüksek derecede kirli madde bulunan hava soluyor. Avrupa Çevre Ajansı’na göre ise Türkiye’deki kentsel nüfusun yüzde 97’si sağlıksız kentsel toza maruz kalıyor. Özellikle büyük şehirlerde solunan ve cilde direkt temas eden kentsel toz, yaklaşık 224 varan toksik kimyasaldan oluşuyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Çevre Sorunları ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu’na göre 81 ilin 22’sinde, hava kirliliği en önemli çevre sorunu olarak yer alıyor. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası 2017 yılı Hava Kirliliği Raporu’nda ise Türkiye’deki yalnızca 6 ilin havasının temiz olduğuna yer veriliyor. Söz konusu kirliliğin başlıca kaynakları ise evsel ısınma, ulaşım, enerji santralleri ve sanayi olarak gösteriliyor.

    Türkiye’de çocukların yüzde 8’i egzama hastası

    Türkiye’de ise yalnızca sedef hastası olanların sayısı 1,5 milyondan fazla. Türkiye Sağlık Araştırması’na göre özellikle 7-14 yaş grubundaki çocuklarda en çok görülen hastalık türleri incelendiğinde; cilt hastalıkları 2012 yılından bugüne yüzde 23 artış gösterdi. Her 4 çocuktan biri alerjik hastalığa sahip iken, çocukların yüzde 8’i ise egzama hastası.

    Dünya nüfusunun yüzde 30’u cilt hastalıklarından muzdarip

    Hava kirliliği; başta cilt hastalıkları ve alerjiler olmak üzere saç dökülmesi, kanser, solunum yolu enfeksiyonları gibi ciddi hastalıklara neden oluyor. Amerikan Epidemiyoloji Dergisi’nde yer alan ve Fransız akademisyenler tarafından yapılan araştırma; şehirlerdeki hava kirliliği oranının artışıyla cilt problemlerinin artışı arasında paralel bir ilişki olduğunu kanıtlıyor. Sedef hastalığı, dermatit (egzama), nörodermatit (alerjik egzama) günümüzde karşılaşılan en yaygın cilt hastalıkları ve alerjiler olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmalar, dünya nüfusunun yüzde 30’unun bu hastalık türlerinden en az birinden muzdarip olduğunun altını çiziyor.

  • Samsun’dan Türkiye tıbbi cihaz pazarına yerli ve milli ürün

    Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, belediye bünyesinde kurulan Mediclust A.Ş.’nin, Türkiye tıbbi cihaz pazarının yerli üretime yönlendirilmesinde ciddi rol üstleneceğini söyledi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, dünyanın üçüncü, Türkiye’nin ise tek cerrahi el aletleri üretim üssü olan Samsun’ da tıbbi cihaz ihtiyacını güdümlü olarak üreterek kamunun hizmetine sunacak olan Mediclust A.Ş. ortaklarından MEDİKÜM Yönetimini ağırladı.

    “Türkiye, medikal sektörde dünyada güçlü bir oyuncu haline gelecek”

    Başkan Yılmaz’ın medikal sektöre verdiği desteklere teşekkür etmek amacıyla gerçekleştirilen ziyarette Medikal Sanayi İnovasyon Kümelenme Derneği (MEDİKÜM) Başkanı Dr. Ahmet Aydemir, “Bugün geldiğimiz nokta Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz’ın büyük desteği sonucu olmuştur. Verdiğiniz tüm destek ve girişimler için bir kez daha yönetim kurulumuzdaki arkadaşlarım adına size teşekkür ediyorum. Sizin girişimleriniz sonucu Büyükşehir Belediyemizin öncülüğünde kurulan Mediclust A.Ş. ile artık Türkiye, medikal sektörde dünyada güçlü bir oyuncu haline gelecek. Biz buna yürekten inanıyoruz” dedi.

    “Yurt dışına ödenen para yerli üretime aktarılacak”

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ise Samsun Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Mediclust A.Ş.’nin, Türkiye tıbbi cihaz pazarının yerli üretime yönlendirilmesinde ciddi rol üstleneceğinin altını çizdi. Yerli ve milli tıbbi cihaz üretimini geliştirmek amacıyla Mediclust’ın kurulduğunu belirten Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da büyük destek verdiği Mediclust A.Ş. Samsun’da kuruldu fakat tüm ülkemizi kucaklayan bir yapı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemiz tarafından tıbbi cihaz için yurt dışına ödenen para yerli üretime aktarılacak ve bu da bizim medikal ve tıbbi cihaz sektöründe söz sahibi yapacak. Hem bölge hem de ülke ekonomimiz gelişecek” diye konuştu.

    “Tüm işletmelerde Ar-Ge inovasyon çalışmaları acil yapılmalı”

    Samsun’da işletmelerin eksik olan Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının yapılması için görüş birliğine de varıldığı ziyarette Yılmaz, “Samsun’da Samsun Yurt Savunma Sanayi ve Sampa Otomotiv’in Ar-Ge çalışmaları mevcut. İki olan bu sayıyı bizim istişare ve ortak çalışmalarla en az 10’a çıkarmamız şart. Bu yönde Mediclust A.Ş.’nin yapacağı çalışmaların Samsun özelinde tüm Türkiye’de etkili olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    Ziyaret sonunda medikal sektöre verdiği desteklerden dolayı Başkan Yılmaz’a hediye takdim edildi.

  • Sivas Köftesi dünya pazarına açılıyor

    Sivas’ın en önemli yöresel lezzetlerinden birisi olan ve içerisine hiçbir katkı maddesi koyulmadan sadece et ve tuzdan yapılan tescilli Sivas Köftesi, soğuk hava zinciriyle başta Katar olmak üzere birçok dünya ülkesine ihraç edilecek.

    Sivas Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 2010 yılında tescillenen Sivas Köftesi’nin başta Katar olmak üzere dünya pazarına ihraç edilebilmesi için çalışma başlatıldı. Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) Sivas Temsilciliği tarafından başlatılan çalışmayla sadece et ve tuzla yapılan içerisine hiçbir katkı maddesi konulmayan köfte soğuk hava zinciriyle dünya pazarına ihraç edilecek.

    Sivas’ın yöresel lezzetlerini gün yüzüne çıkarabilmek için, yemeklerini dünyaya tanıtabilmek için bir proje başlattıklarını söyleyen TÜRES Sivas Temsilcisi İshak Kaan Usta, “Sivas’ın köftesi olsun, döneri olsun yöresel yemeklerini dünya markası haline getirebilmeyi amaç ediniyoruz. Bunu da başta Katar olmak üzere soğuk zincirlerle dünyaya taşınabilir olayını düşündük. Diğer ülkelere de bu yemekleri bu, lezzetleri nasıl taşıyabiliriz onun fizibilitesini yapıyoruz. Başta köfte, döner diğer Sivas yemekleri de sırayla gelecek” dedi.

    Sadece et ve tuzdan yapılıyor

    Soğuk hava zinciriyle ilk olarak Sivas Köftesi’ni göndermek için çalışmalara başladıklarını ifade eden Usta, “Sivas Köftesi taşınabilirliği en hızlı olarak bunun eş değerinde de diğer ulusal firmalar olduğu için en azından en bilinirlik olayı Sivas Köftesi bunun için temaslarımızı sürdürüyoruz. İnşallah bir mani çıkmazsa Sivas köftesiyle dünyaya açılmaya başlayacağız. Sivas köftesini diğer köftelerden ayıran özellik sadece et ve tuz olması ama bunun en önemli özelliği etin yüksek kalitesi Sivas yaylımında yetişen, kekik yemiş hayvanların etinin yağ mozaiğinin çok güzel olmasından dolayı yemeksel de lezzeti güzel oluyor. Ondan dolayı Sivas köftesi diğerlerinden farklı. Katkı maddesi yok. İçerisinde ekmek ufağı yok, baharat yok. Hiçbir şey yok. Sadece et ve tuz. En önemli özelliği er meydanı saklanacak bir şeyi yok. Baharat girmiyor, katkı maddesi girmiyor. Direk ustalığını ve etin lezzetini yediğiniz zaman görebilirsiniz” diye konuştu.

    “Değer kaybına uğramıyor”

    Besin değerinin düşüp düşmeyeceği konusunda araştırmaların devam ettiğini aktaran Usta, “ARGE aşamasındayız. Gıda mühendislerimiz çalışıyor. Besin değerinin düşüp düşmeyeceğini araştırıyoruz. Bizim şuanda gelinen noktada besin değerinde düşme olmuyor çünkü içerisinde katkı maddesi yok. Bu soğuk zincir olayında katkı maddesi girdiği zaman onlar çözüldüğünde emilem yapıyor. Ama Sivas köftesinde et ve tuz olduğu için onlar gibi bir değer kaybı olmuyor. Belki yüzde 2, yüzde 3 gibi bizim yapmış olduğumuz çalışmalarda değer kaybı oluyor. İlerleyen çalışmalar bize neyi gösterir bilemiyoruz ama şuanda bir değer kaybımız olmuyor” şeklinde konuştu.

    Sivas mutfağını komple taşımak istediklerini belirten Usta, “Sivas köftesinden sonra dönerini ilk başta taşıyıp ondan sonra da mutfağını götürmek istiyoruz ki Antep’in bir mutfağı var onu birbirinden ayıramıyorsunuz her biri taşınabiliyor. Bizim bir peskütan çorbamız var, kendimiz has tatlılarımız var. Biz Sivas’ı bir bütün olarak gördüğümüz için her birini bir mutfak olarak taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Sivas köftesi şu şekilde hazırlanıyor:

    ’’Yaylalarda doğal ortamda yetiştirilmiş, en az iki yaşındaki dana, etinin kaburga, but, kürek kısmı ile koyunun but kısmından elde edilen karkas et sinir, damar ve zarlarından ayıklanır. Ayıklanan dana eti karıştırılarak kilo başına 20 gram tuz eklenip, kıyma makinesinde orta kalınlıkta 1 defa çekilir. Çekilen et karışım için herhangi bir katkı maddesi kullanılmaksızın bir defa yoğrulur. En az 12 saat dinlendirilir. Dinlendirilmiş et orta kalınlıkta kıyma makinesinde tekrar çekilir. Homojen hale gelmiş karışım 25 gram ağırlığında dilimlenir. Avuç içerisinde şekil verilerek 0,5 santimetre kalınlığında, 6-7 santimetre çapında oval bir görüntü oluşturulur. Köfteyi hazırlamanın en büyük özelliği avuç içinde kalınlığın ve büyüklüğünün dengeli olarak ovalleştirilmesidir. Dengeli ovalleştirme pişmenin önemli şartıdır. Ovalleştirme esnasında el suya batırılır. Ancak elde kalacak su miktarı gayet az olmalıdır. Su çok olursa et dağılır ve köftenin görüntüsü bozulur. Porsiyon olarak satışa sunulan köfte 7 adet, et miktarı ise 175 gramdan az olamaz.’’

    Pişirmesi ve sunumu

    Özelliklerine uygun olarak hazırlanan Sivas köftesinin pişirilip servis edilmesi de şöyle:

    ’’Hazırlanan köfteler alevsiz yoğun korlu meşe kömürü ateşinde, kısa aralıklarla çevrilerek her iki yüzünde pişmesini sağlayacak şekilde yeterli miktarda pişirilir. Pişirme derecesi, etin renginin kırmızıdan koyu kahve rengine dönme seviyesidir. Çok fazla pişirilmemesine özen gösterilir, fazla pişmiş köfteler sertleşir. Pişmiş köfteler, kuru, geniş ve yayvan porselen tabakta servis yapılır. Köfte, altına sıcak Sivas pidesi konularak servis edilir.’’