Etiket: Pazara

  • 10 milyar Avroluk pazara açılan imza

    Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA), Avrupa Birliği’nde 80 milyar Avroluk, ülkemizde ise 10 milyar Avroluk ihracat potansiyeline sahip olan coğrafi işaretli ürünlerle ilgili yeni bir çalışma başlattı.

    Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu ve DOKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman tarafından Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ‘Coğrafi İşaretli Ürünlerin Tescil, Koruma ve Pazarlama Süreçlerinde Kooperatiflerin Etkinliğinin Artırılması İşbirliği Protokolü’ imzalandı.

    “Trabzon pilot il olacak”

    Coğrafi işaretli ürünlerin geliştirilmesi için öncelikli olarak bir kooperatifçilik modelinin geliştirilmesi yönünde stratejik bir çalışma yapacaklarını ifade eden Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu, “İmzaladığımız protokol ile Trabzon’umuzda pilot bir uygulama yapacağız. Bu uygulama inşallah bölgemize ve ülkemize hayırlı olacaktır. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’na kooperatifçiliğe gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

    Yöresel ürünlerin üretimi ve pazarlamasında kooperatiflerin etkin bir şekilde rol almasının stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çeken DOKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman ise, “Yöresel ürünlerin katma değeri yüksek ticari ürünler haline dönüştürülmesinde coğrafi işaret tescili büyük önem taşımaktadır. Coğrafi işaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretlerdir. Coğrafi işaret uygulamalarının gelişmiş olduğu Avrupa Birliğinde (AB) coğrafi işaretli ürünlerin 80 milyar Avronun üzerinde bir pazarı olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine (TOBB) göre ise ülkemizdeki yöresel ürünlerin en az 10 milyar Avroluk ihracat potansiyeli bulunmaktadır. Biz, Doğu Karadeniz Bölgesi olarak bu ihracat potansiyeli karşılayacak zenginliğe sahibiz” diye konuştu.

    “2018 yılında coğrafi işaretli ürün sayısını 40’a çıkarmayı hedefliyoruz”

    “Coğrafi işaretli ürünlerin katma değeri yüksek ticari ürünler haline getirilmesi ve coğrafi işaretten doğan hakların korunması noktasında en etkin olabilecek grup doğrudan menfaat sahibi olan üreticilerdir” diyen Adıyaman, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bu kapsamda coğrafi işaretli ürün üreticilerinin, ortak çıkarları doğrultusunda iş birliği yapabilecekleri en uygun model kooperatifçiliktir. Kooperatif çatısı altında bir araya gelen üreticiler, ürün kalitesinin korunması, taklitlerle mücadele edilmesi ve pazarlama ile satış alanında daha etkin olacaklardır. Bu anlamda Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü ile imzaladığımız protokolün bölgemizdeki coğrafi işaretli ürünlerin sayısının artmasında ve bölgemizin ekonomik kazanımının büyümesinde çok büyük bir işlevi olacaktır. Doğu Karadeniz Bölgesi, tarihi geçmişi, kültürel zenginliği ve çeşitlilik arz eden flora ve faunası gibi özellikleriyle coğrafi işaretler bakımından oldukça önemli bir potansiyel arz etmektedir. Bölgede şu an 19 ürünün coğrafi işaret tescili bulunmaktadır. Hâlihazırda 11 ürün başvuru aşamasındadır. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı olarak yöresel ürünlerin, bölgesel kalkınma ve gelirin tabana yayılmasında önemli bir enstrüman olmasından hareketle bu konuda kapsamlı bir strateji geliştirmiş olup; 2018 yılında coğrafi işaretli ürün sayısını 40’a çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Bu pazara ithal tohumdan üretilen ve ilaçlı ürünler giremiyor

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde kurulan pazarda yerel tohumdan üretilen ve ilaçsız doğal üretim ürünler satılıyor.

    Marmaris’te kent merkezinde yer alan pazar yerinde kurulan Yerel Tohum Temiz Gıda Üretici Pazarı’nda, ilçenin uzak mahallelerindeki çiftçiler eski yöntemlerle ve tarım ilacı kullanılmadan ürettikleri ürünleri satıyorlar. 4 yıllık bir çalışmanın ürünü olan proje Yerel Tohum Derneği, Marmaris Belediyesi ve Marmaris Kent Konseyi’nin katkılarıyla hayata geçti. İncir, bal, yerfıstığı, yeşillikler, sebze, zeytin, zeytinyağı, tarhana, köy ekmeği ve daha birçok ürünün satıldığı pazar, her hafta Pazar günü kuruluyor. Geleneksel yöntemlerle üretim gerçekleştiren şimdilik 8 üreticinin yer aldığı pazarın müdavimleri gün geçtikçe artıyor.

    Projenin hayata geçirilmesinde aktif rol alan Yerel Tohum Derneği Marmaris Temsilcisi Pınar Ünlü yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi. Yerel Tohum Derneği Temsilcisi olduktan sonra çalışmalarına hız verdiklerini aktaran Ünlü şunları söyledi, “Bu pazarı kurmak baya zamanımızı aldı. Burada şuan 8 üretici bulunuyor, bu sayının artmasını istiyoruz. Tüketicinin de bilinçlenmesini ve pazarımıza daha fazla ilgi göstermesini istiyoruz. Bunun için de çeşitli seminerler ve atölyeler düzenliyoruz. Ürünlerin fiyatları oldukça makul. Büyükşehirlerde bulunan organik pazarlardaki gibi fiyatlar uçuk değil. Diğer ürünlerle 1-2 TL’lik fark oluyor. Bunun sebebi ise üretici ve tüketici arasında aracı yok. Üreticilerimizi dernek olarak biz denetliyoruz, üreticilerimiz de kendilerini denetliyor. Dernek olarak ürünlerin laboratuvar testlerini yaptırtıyoruz. Bu çalışmadan dolayı üreticilerin organik sertifika alma ihtiyaçları yok. Bu da fiyatların makul olmasına katkı sağlıyor.”

    Ürünlerini tüketicilere gönül rahatlığıyla sunduklarını söyleyen Üretici Erol Demircan, ”Ürünlerimizin hiçbirinde bir gram zehirli madde yok. Herkes ürünlerimizi rahatlıkla çocuklarına yedirebilir. Biz de gönül rahatlığıyla ürünlerimizi evlatlarımıza yediriyoruz.” dedi.

    Kendi ürettikleri ürünleri aracı olmadan üreticiyle buluşturan üretici Safiye Gezer şöyle konuştu, “Kışı yeşillik ağırlıklı ürünler üretip satıyoruz. Yaz mevsiminde ise domates, biber, kabak, fasulye gibi ürünlerin üretimini yapıyoruz. Bütün ürünleri hayvan gübresi ile yetiştiriyoruz“ dedi.

    Üretici Ayşe Özdemir ise şunları söyledi, “ Ürünlerimizi hayvan gübresi ile yetiştiriyoruz. Tohumlar kendi tohumlarımız. Merak eden tüketicilerimiz gelip görebilir. Müşterilerimiz ürünlerimizin değerini biliyor. Gelen gidenimiz çok oluyor.”

    Temiz gıdayla beslenmeyi önemseyen tüketiciler pazarı çoktan keşfetmiş. 11 yıldır Marmaris’te yaşayan Seda Karabenli, “Normalde de bu şekilde tüketmeye özen gösteriyorduk. Başka yerlerden doğal ürünler getirtiyorduk. Yaşadığımız yerde böyle bir pazarın açılması bizler ve çocuklarımız için çok iyi oldu.” dedi.

    İlçe sakinlerinden Yoga Eğitmeni Elif Akalan ise şunları söyledi, “ Marmaris yerel tohum pazarının açılmasından dolayı çok mutlu ve gururluyum. Sağlık çok önemli, daha da önemli olan hasta olmadan temiz besinlerle sağlığımızı devam ettiriyor olmamız. Her hafta buradayım. Mümkün oldukça pazarla ilgili bilgileri çevremle de paylaşmaya gayret ediyorum. Doğal beslenme tarzının yaygınlaşmasını istiyorum.” dedi.

  • Bu fasulye pazara inmeden satılıyor

    Samsun’un 19 Mayıs ilçesi Nebiyan Dağı bölgesinde yüksek rakımda yetişen fasulyeler pazara inmeden müşteri buluyor.

    Nebiyan Dağı eteklerinde bulunan Kuşkayası, Aydınpınar ve Kösedik Mahallelerinde yetiştirilen Nebiyan fasulyesi, tüketici talebi fazla olunca yok satıyor. Üretici İbrahim Karagöl, “Fasulyemiz çok güzel. Çarşıda olan fasulye gibi değil. Az kaynattığınız zamanda pişer, lezzeti de güzel. İklim şartlarına uygun, pazarı var. Gelirler kapıdan alırlar, pazar sorunu yaşamıyoruz. Haftada iki sefer topluyoruz, verimi çok iyi. Organik, gübre atmayız, ilaç kullanmayız. 15-20 senedir bu fasulye bu bölgede üretiliyor. Tohumunu Bafra ve Adapazarı’na verdim ama oralarda olmadı. Yüksek rakımı, temiz havayı sever, yöreye has bir fasulyedir” dedi.

    Pazara inmiyor, siparişler telefonla alınıyor

    Üretici İsmail Cantürk ise, “Lezzetinden ve doğal oluşundan dolayı siparişler çok, yetiştiremiyoruz. Üretimin az olması dolayısıyla talebi karşılamıyor. İnşallah bundan sonra daha fazla üretim olur. Vatandaşın çok aradığı bir ürün. Kilosunu 7,5 liradan satıyoruz. Telefonla sipariş veriyorlar, pazara indirmeye fırsatımız olmuyor” diye konuştu.

    Fasulye hakkında bilgi veren 19 Mayıs Tarımsal Fındık Üreticileri Birliği Tarım Danışmanı Ziraat Mühendisi Metin Ayturan, “Nabiyan fasulyesi Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde yüksek rakımlı yerlerde yetiştiriliyor. Düşük rakımlı sıcak yerlerde yetişmemektedir. Genellikle soğuk, serin, temiz havası olan yerleri tercih etmektedir. Her alanda yetiştiriciliği yapılamadığından toplanan ürün az. Toplanan ürün az olduğu için buna talep çok fazla. Bu nedenle fiyatları biraz yüksek. Yapılan yetiştiricilikte de biz üreticilerimize yüzde 90 organik üretim tavsiye diyoruz. Fasulyemiz lifli yapısı, kırılgan ve sade oluşundan dolayı çok tüketiliyor. Yeşili ve tane olarak da tüketilebiliyor. Nebiyan’da 15 yıldan fazla bir zamanda üretimi yapılan bir bitki. Fındık arazilerinde ara kesimlerinde boş kalan yerlerde yapılan bir üreticilik. Fosforlu ve potasyumlu arazilerde, doğal olan arazilerde daha fazla yetişiyor. Nebiyan fasulyesinde kullanılan gübre tavuk gübresi ile hayvan gübresi. En fazla tercih edilen de tavuk gübresi. Çünkü kanatlı hayvanların biyolojisi gereği katı ve sıvı atığı aynı yerden dışkıladıkları için içerisindeki bitki, besin elementleri daha zengindir. Doğal bir üreticilik yapıldığı, içerisinde hiçbir kimyasal girdi bulunmadığı için her türlü açıdan insan vücuduna faydası vardır. Örneğin vücutta bulunan kolesterolü düşürür, bağırsak sistemimizi daha iyi çalıştırır. İçerisinde kırmızı et kadar, hatta kırmızı etten iki kat daha protein miktarı içerir. Baklagil olarak da sporcular daha fazla tüketiyor. Sayılamayacak kadar daha çok faydası olduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Kurbanlıklar pazara indi

    Kurban bayramına bir aydan daha az bir süre kala Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa’nın İnegöl ilçesinde de kurbanlık hayvanlar görücüye çıkmaya başladı. İnegöl Belediyesi, hayvan pazarındaki 183 kotradan 96’sını geçtiğimiz günlerde açık artırma ile satttı. Kotraları satın alan yetiştiriciler, kurbanlık hayvanları getirmeye başladı. Kurbanlık fiyatlarında yüzde 30 civarında artış olduğu görüldü.

    Muş’tan getirdiği büyükbaş hayvanları satışa sunan yetiştirici Felemez Akkoyun, fiyatlarda geçen seneye göre yüzde 30 oranında artış olduğunu ifade ederek, “Hayvanlarımızı Muş Bulanık’tan getirdik. 15 seneden bu yana kurbanlık satışı yapıyoruz. Herkes kendi gücüne göre kurbanlık alacak. Kimisi tosun, kimisi inek, kimisi küçükbaş. Allah herkesin niyetlerini kabul etsin” dedi.

    Kurbanlık fiyatlarının geçen seneye göre yüksek olduğunu belirten Akkoyun, “Kurban fiyatları bu sene biraz yüksek olacak. Yem pahalı. Maliyetler artınca fiyatlarda da artış oluyor. Bu sene kasapta 30 lira. Kurbanlık kesim fiyatı ise 20 ila 25 lira arasında. Geçen sene 18 liraydı. Yüzde 25-30 civarında artış söz konusu. Kurban bir hayırdır, sevaptır. Biz fiyatlar konusunda karşı tarafı üzmeden anlaşabiliyoruz” diye konuştu.

    Kendisinin satışa sunduğu Tosun fiyatlarını da açıklayan Akkoyun, “Bu sene tosunlar 7 bin 500 liradan başlıyor, 15 bin liraya kadar çıkıyor” şeklinde konuştu.

    Bakanlığın bu kurbanda düve satışının yasak olduğunu bildirdiğini hatırlatan Akkoyun, ne derece uygulanacağı konusunda bilgisi olmadığını, Muş’ta düvelerin pazara girmesinin yasak olduğunu kaydetti.

    Halkı kurbanlıklar konusunda ikaz eden Akkoyun, “Kurbanlık alımı sırasında mutlaka hayvanların kapak açıp açmadığına bakın. Kurbanlık hayvanın öndeki iki dişinin çıkmış olması lazım. Vatandaşlarımız bu hususa dikkat etsinler” ifadelerini kullandı.

    Düveler de pazarda

    Öte yandan bakanlık tarafından bu kurban bayramında kesimi yasaklanan düvelerin İnegöl’de satışa sunulduğu görüldü. Bu konu ile alakalı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün ne tür bir uygulama yapacağı merak konusu. Eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in kurbanlık düve satışının yasaklandığını bildirmesinin ardından Resmi gazetede yayınlanmayan tebliğ, yetiştiricileri ve kurum müdürlerini muallakta bırakıyor.

  • Pazara giderken minibüs çarptı

    Bilecik’te pazara giderken minibüsün çarptığı kadın ayağından yaralanırken, elindeki pazar arabası da minibüsün altında kaldı.

    Alınan bilgilere göre;Ali Arda yönetimindeki 11 M 0126 plakalı şehir içi minibüs, Mehmetçik Sokak üzerinden seyir halindeyken Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi önünden şehir merkezine dönüş yaptığı esnada yaya geçidinden karşıya geçmekte olan Birgül Atasev isimli bayana çarptı. Çarpmanın etkisiyle kadın yaralanırken, elindeki pazar arabası minibüsün altında kaldı. Ayağından yaralanan kadın olay yerine gelen 112 Acil Sağlıkr ekiplerince Bilecik Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Tek yönden ilerleyen trafik, yaralanın ve minibüs olay yerinden ayrılmasıyla normale döndü.

    Polis kazayla ilgili soruşturma başlatırken, yaralı kadının ayağının kırıldığı iddia edildi.