Etiket: Paylaştı

  • Manisa Eğitim-Bir-Sen kapsamlı eğitim raporunu paylaştı

    Manisa Eğitim-Bir-Sen kapsamlı eğitim raporunu paylaştı

    Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner, Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi tarafından hazırlanan Eğitime Bakış 2019: İzleme ve Değerlendirme Raporunu kamuoyu ile paylaştı.

    Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi tarafından hazırlanan Eğitime Bakış 2019: İzleme ve Değerlendirme Raporu hakkında Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner, açıklamalarda bulundu. Eğitimde birçok olumlu göstergeye rağmen, son yıllarda eğitime ayrılan kaynaklarda bir azalma olduğunu belirten Öner, “Eğitim sisteminin kalitesini artırmanın önündeki engelleri kaldırmak, daha nitelikli bir eğitim sistemi tesis etmek için kaynakların artırılması bir zorunluluktur” dedi.

    Eğitime yapılan yatırımların ne kadar etkili ve verimli sonuçlar verdiğini görmek için politikaların ve uygulamaların sürekli olarak izlenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Öner, “Yapılan izleme ve değerlendirme çalışmaları eğitim sisteminin mevcut durumunu, olumlu gelişme seyreden ve geliştirilmesi gereken alanlarını tespit etmeye ve eğitim sisteminin iyileşmesi adına veri temelli öneriler geliştirmeye imkan veriyor.” şeklinde konuştu.

    Mesleki eğitimde toplam öğrenci sayısında bir azalma oldu

    Mesleki eğitime yeni kayıt ve toplam öğrenci sayısında bir azalma olduğunu kaydeden Öner, “Mesleki ve teknik ortaöğretime yeni kayıt olan öğrenci sayısı 433 bine inerken, genel ortaöğretime yeni kayıt olan öğrenci sayısı ise 623 bine çıkmıştır. Yeni ortaöğretime geçiş sistemi ile birlikte öğrencilerin istedikleri okul türüne devam etmelerine imkân verilmesi, mesleki ve teknik ortaöğretimdeki yeni kayıt ve toplam öğrenci sayısını azaltırken, genel ortaöğretimdeki yeni kayıt ve toplam öğrenci sayısını ise önemli oranda artırmıştır. Son yıllarda liseden mezun olma oranları hızlı bir şekilde artmıştır. 18-21 yaş arası en az lise mezunu olanların oranı kadınlarda yüzde 69,1, erkeklerde yüzde 62,7 ve toplamda ise yüzde 65,8’dir. Lise eğitiminin zorunlu eğitim kapsamına alınmasından sonra lise mezunu oranı artmasına rağmen halen OECD ülkeleri ortalamasının altındadır”dedi.

    İki yıl önce yükseköğretime geçiş sınavlarında bir değişiklik yapıldığını hatırlatan Öner, yeni uygulanan AYT ve TYT sınavlarına girenlerin performanslarına bakıldığında, sonuçların iç açıcı olduğunu söylemenin güç olduğunu dile getirdi. “Çünkü genel olarak tüm testlerde, özellikle matematik ve fen bilimleri alanlarındaki net ortalaması oldukça düşüktür” diyen Öner, “Bu sınavlar belirli bir yeterlilik düzeyine göre hazırlanmadığından dolayı yıllar içerisinde netlerdeki değişimler eğitim sisteminde bir iyileşmenin olup olmadığını ifade etmemektedir. Ancak bu sonuçları son on yıldaki yükseköğretime giriş sınav verileri, PISA ve TIMSS sonuçları ile karşılaştırdığımızda, eğitim sisteminin niteliği hakkında bir değerlendirmede bulunabiliriz. Bu sonuçlar, liseyi bitiren gençlerin temel bilgi ve becerileri elde etmeden sistemden mezun olduğunu göstermektedir. Tüm öğrencilerin kaliteli bir eğitime erişmesini, temel bilgi ve becerileri elde etmesini temin edecek bir eğitim sistemi tasarlamalıyız” ifadelerini kullandı.

    Genel lise mezunlarının istihdam oranının yüzde 48, lise dengi meslek okul mezunlarının istihdam oranının ise yüzde 58 olduğuna dikkat çeken Öner, şöyle konuştu: “Genel lise mezunlarının işsizlik oranının yüzde 13,1, lise ve dengi meslek okullarından mezun olanların ise yüzde 11,4 olduğu görülmektedir. İşsizlik ve istihdam oranları göz önüne alındığında, lise ve dengi meslek okullarından mezun olanlar, genel liselerden mezun olanlara göre bir iş sahibi olma ve istihdam edilme konularında daha avantajlıdır. OECD ülkelerinin 25-34 yaş arası ortaöğretim mezunlarının istihdam oranı ortalaması yüzde 78, işsizlik oranı ortalaması yüzde 7,3’tür. Türkiye’de bu oranlar yüzde 65 ve yüzde 11’dir; istihdam bakımından OECD ülkeleri ortalamasından düşük, işsizlik bakımından ise yüksek durumdadır”

    Yeni kayıt öğrenci sayısı 100 bin, mezun sayısı ise 54 bin

    2018-2019 öğretim yılında okul öncesinde 93 bin, ilköğretimde 613 bin, ortaöğretimde 371 bin ve toplamda ise 1 milyon 77 bin öğretmenin görev yaptığını belirten Öner, “Kadın öğretmen oranı yüzde 58’dir. Türkiye, tüm kademelerdeki kadın öğretmen oranı OECD ülkeleri arasında en düşük olan ülkeler arasındadır. Kamuda çalışan kadın öğretmenlerin illere göre oransal dağılımında önemli bir farklılaşmanın olduğu görülmektedir. Ankara’daki öğretmenlerin yüzde 71’i, İzmir’deki öğretmenlerin yüzde 68’i, İstanbul ve Eskişehir’deki öğretmenlerin yüzde 64’ü kadın öğretmenlerden oluşmaktadır” diye konuştu.

    Türkiye’de son 5 yıllık süreçte 210 bin civarında öğretmenin kamu okullarına atandığını dile getiren Öner, son iki yılın verilerine bakıldığında ise söz konusu öğretmenlerin beşte üçünün Güneydoğu Anadolu ve Ortadoğu Anadolu bölgelerine atandığının görüldüğünü ifade etti.

    Öğretmenlik kaynağını oluşturan bölümlere yeni kayıt öğrenci sayısının 100 bin, mezun sayısının ise 54 bin olarak gerçekleştiğini söyleyen Öner, 2019 KPSS eğitim bilimleri testine 360 bin kişinin girdiğini, öğretmen atama ve öğretmen adayı sayıları dikkate alındığında, ‘atama bekleyen öğretmen adayı’ sorununun önümüzdeki yıllarda da devam edeceğinin görüldüğünü kaydetti.

    “Öğretmen maaşları OECD ortalamasından oldukça düşüktür”

    Öner, Türkiye’deki öğretmen maaşlarının OECD ortalamasından oldukça düşük olduğunu, OECD ülkelerinde kıdem arttıkça maaşlarda önemli bir artış görülürken, Türkiye’de ise kıdem arttıkça maaşın çok az farklılaştığını; OECD ülkelerinde kademeler yükseldikçe maaşta belirgin bir artış olurken, Türkiye’de tüm kademelerde benzer maaş olduğunu ifade ederek, “OECD ülkelerinde okul müdürlerinin fiili maaşı öğretmenlerin fiili maaşında yüzde 50 fazla iken, Türkiye’de yüzde 20 fazladır. Öğretmenler, OECD ortalamasına göre diğer yükseköğretim mezunlarının 0,88 katını alırken, Türkiye’de 0,85 katını almaktadır. OECD ülkeleri ortalamasına göre okul müdürleri diğer yükseköğretim mezunu çalışanların 1,34 katını alırken, Türkiye’deki öğretmenler 0,97 katını almaktadır. Türkiye’deki öğretmenler ve okul müdürleri OECD’deki meslektaşları ile kıyaslandığında, diğer yükseköğretim mezunlarından daha düşük maaş almaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

    İzleme ve Değerlendirme Raporu sonucuna göre tespit edilen öneriler

    Mesut Öner, Eğitime Bakış 2019: İzleme ve Değerlendirme Raporu doğrultusunda öne çıkan verilere göre oluşan tespitleri şöyle sıraladı: “Türkiye, son yıllarda okul öncesi eğitimde okullaşma oranını artırmasına rağmen halen OECD ülkeleri arasında en düşük okullaşma oranına sahip ülkelerden biridir. Türkiye’nin okul öncesi eğitimde okullaşma oranını yükseltmesi için okul öncesine ayırdığı bütçeyi artırması gerekmektedir. Sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı çocukların okul öncesi eğitime erişmesi ücretsiz olmalıdır. Lise eğitimi zorunlu eğitim kapsamına alınmasına rağmen teorik çağ nüfusunun yüzde 12’si okullaşmamıştır. Buna ilaveten, iller arasında ve cinsiyete göre okullaşma oranları önemli ölçüde farklılaşmaktadır. Bundan dolayı, ortaöğretimde okullaşma oranlarının artırılmasına öncelik verilmeli ve okullaşma oranlarının düşük olduğu illerde, özellikle kız çocuklarının okullaşma oranlarını artırmaya yönelik projeler geliştirilmelidir. Son yıllarda Türkiye, ortaöğretimden mezuniyet oranını artırmasına rağmen, OECD ülkeleri arasında 25 yaş altı ve 25 yaş üstü en az lise mezunu olma oranının en düşük olduğu ülkelerden biridir. Ayrıca, bölgeler arasında en az lise mezunu olma oranı ciddi bir şekilde farklılaşmaya devam etmektedir. Bundan dolayı, dezavantajlı bölgelerdeki çocukların lise terk oranlarını azaltmaya ve okullaşma oranlarını artırmaya yönelik çalışmalara öncelik verilmelidir. Mesleki ve teknik ortaöğretim mezunlarının istihdam oranları genel ortaöğretim mezunlarına göre çok daha yüksek, işsizlik oranları ise düşüktür. Ancak her iki lise türünden mezun olanların istihdam oranlarına göre işsizlik oranları birbirine daha yakındır. Mesleki ve teknik eğitim mezunlarının istihdamını artırmak ve işsizlik oranlarını azaltmak için mesleki ve teknik eğitimin niteliğini ve mezunlarının istihdam edilebilirliğini artırmaya dönük çözümler üretilmelidir. Öğretmen arz ve talebi arasında var olan ciddi uyumsuzluk sorununu aşmak için öncelikle YÖK arz ve talep arasındaki mevcut mesafeyi daha da açan politikaları uygulamaktan vazgeçmeli ve öğretmen adayları için daha gerçekçi kariyer hedefleri belirlenmelidir.

    OECD ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’deki öğretmen maaşlarının oldukça düşük olduğu görülmektedir. Dahası, OECD ülkelerinin çoğunda tecrübe ile birlikte öğretmenlerin maaşları da artmaktadır. Öğretmen maaşları artırılmalı, özellikle tecrübeye ve kıdeme bağlı olarak maaşların arttığı bir model geliştirilmelidir.

    Göreve yeni başlayan öğretmenlerin mesleğin ilk yıllarında mesleki rehberlik ve destek alabileceği, bilgi, beceri ve tecrübesini daha etkin ve hızlı geliştirebileceği, tecrübeli öğretmenlerin daha yoğunlukta olduğu bölgelere atanması ve mesleki tecrübelerinin gelişiminden sonra dezavantajlı bölgelerde çalışması sağlanmalıdır.

    Türkiye’de öğretmen ve okul müdürleri, OECD ülkelerindeki öğretmen ve okul müdürlerine göre hizmet içi eğitimlere daha az katılmaktadır. Hizmet içi eğitimlerin daha etkin, verimli ve faydalı olması için katılımcıların ihtiyaçları, istek ve beklentileri dikkate alınarak hizmet içi eğitimler planlanmalıdır. Hizmet içi eğitimlere katılımı artırmak için çeşitli teşvik sistemleri (ücret, terfi, atama vb.) geliştirilmeli ve iş yükünün hafifletilmesi, ders yükü saatinin azaltılması, haftanın belirli bir gününün hizmet içi eğitime ayrılması gibi destekler sağlanmalıdır. Okul yöneticilerinin, yönetici olarak atanmadan önce liderlik, okul yönetimi ve alan bilgisi, öğretim yöntemleri ve pedagojik konularla ilgili eğitimlere katılması temin edilmelidir.

    Halen okul öncesi ve ortaöğretimdeki okullaşma oranlarının artması ve daha kaliteli bir eğitim sistemi kurmak hedefi dikkate alındığında, eğitime ayrılan bütçe artırılmalıdır”

  • Aydemir DAP’ın önemini paylaştı

    Aydemir DAP’ın önemini paylaştı

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Bölge Kalkınma İdarelerinin faaliyetlerine devam edeceğinin açıklanmasını memnuniyetle karşıladıklarını berterek, DAP gibi Bölge kalkınma idarelerinin bölgesel kalkınmada ciddi bir performans ve disiplin ortaya koyduklarını kaydetti.

    AYDEMİR’DEN BÜTÇE ARTIRIM TALEBİ

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 2020 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda söz alarak, DAP’ın bölge kalkınmasındaki işlev ve fonksiyonunu paylaştı. Milletvekili Aydemir, DAP’ın 15 ile yönelik faaliyet verdiğine işaret ederek, kurum bütçesinin artırılmasını talep etti.

    BAKAN VARANK’A TEŞEKKÜR

    Sunumunda Bakan Mustafa Varank’ın birikim ve meselelere vukufiyeti ile Sanayi ve Teknoloji alanında ciddi bir performans ortaya koyduğunu belirterek, ‘Sayın Bakan, aktarımınıza, vukufiyetinize, birikiminize çok teşekkür ediyoruz; istifade ettik. Sadece sizden değil, diğer gruplardaki arkadaşlarımızdan da istifade ettik. ‘ dedi.

    AYDEMİR’DEN DAP’A ÖVGÜ

    Bakan Varank’a DAP özelinde Bölge Kalkınma İdareleri faaliyet sürelerinin artırılmasından ötürü teşekkür eden Milletvekili Aydemir, ‘Bir şeye ben hususi olarak teşekkür ediyorum. Bu bölge kalkınma idarelerine dönük ifadenizde onların kapatılmayacağını, devam edeceğini söylediniz. Bu bizim için çok çok mühim, hakikaten her bölge için ehemmiyeti yüksek bunun. Mesela, DAP bölgesinde 2013-2018 arasında yaklaşık 737 milyonluk bir katkı sunulmuş DAP kanalıyla, müthiş bir değer bu. Bundan dolayı da her kesimin, her cenahın memnuniyeti var, bunu özellikle aktarıyorum. ‘ dedi.

  • Milletvekili Aydemir Erzurum’un beklentilerini paylaştı

    Milletvekili Aydemir Erzurum’un beklentilerini paylaştı

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Sağlık Bakanlığı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde Erzurum ile ilgili beklentileri gündeme taşıdı. Erzurum’un sağlık turizmi açısından yüksek seviyede potansiyel ve kaynaklara sahip olduğuna işaret eden Milletvekili Aydemir, mevcut değerlerin Sağlık Bakanlığı bünyesinde değerlendirilmesini talep etti.

    ERZURUM’A YÖNELİK TALEPLER

    Uluslararası Sağlık Konferans, panel ve sempozyumlarının Erzurum Palandöken’de yapılması, Pasinler, Köprüköy, Tekman, Aziziye özelinde ildeki tüm kaplıcaların sağlık turizmine kazandırılması noktasında güncel bir çalışma yürütülmesini talep eden Milletvekili Aydemir, ilin barındırdığı bilimsel potansiyel ölçeğinde TÜSEB’e ait bir birimin Erzurum’da konuşlandırılmasını istedi.

    AYDEMİR HEP ERZURUM DEYİNCE..

    Sağlık Bakanlığı Bütçesinde de Erzurum’a yönelik talepleri gündeme taşımasından ötürü, bazı komisyon üyelerince latife yoluyla göndermeler yapılmasına cevap veren Milletvekili Aydemir,

    ‘Tabii, ben Erzurum özeli için de birkaç tane not düşeceğim. Sadece Erzurum değil, ben bunları söylerken arkadaşlar, Iğdır’ı da söylüyorum, Batman’ı da söylüyorum. Vatanın her zerresi bizim için mübarektir. Oralar için de söylüyoruz. ‘ karşılığını verdi.

    ERZURUM KAPLICALARI

    Erzurum’daki kaplıcaların sağlık turizmine kazandırılması yönündeki daha önceki komisyon toplantılarında dillendirdiği talepleri yineleyen Milletvekili Aydemir, ‘Bizim Köprüköy çok özel bir ilçemiz, Pasinler hakeza öyle, Ilıca Aziziye bağlı bir mahal, Tekman Hölenk diye bir kaplıcamız var, Kaplıca turizmine dönük Sağlık Bakanlığımızın Sağlık turizmine, bu alanların güncelleştirilerek kazandırılması talebimiz var. ‘ dedi.

    SANATORYUM VE PALANDÖKEN TALEBİ

    Erzurum’un şifa dağıtan havasıyla meşhur bir şehir olduğuna dikkat çeken Milletvekili Aydemir, ‘Bizim Erzurum’un havası da meşhur. Özellikle bu sanatoryuma dönük bir beklentimiz var. Konferansların, uluslararası konferansların Erzurum zemininde yapılmasını istiyoruz, Palandöken’de yapılmasını istiyoruz ve oradan hususi bir lezzet alınacaktır. “ paylaşımında bulundu.

    AYDEMİR ERZURUM’UN BİLİMSEL VİZYONUNA DİKKAT ÇEKTİ

    Milletvekili Aydemir, ‘Ben tabii, bu Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının Erzurum’da da konuşlandırılması talebimi özellikle burada kayda geçireyim. Çünkü bölge illerindeki tıp ve sağlık bilimleri fakültelerinde bilimsel araştırmalara, burada yerli millî sağlık açılımlarına bir destek talebiyle bunu da söylüyorum. ‘ dedi.

    ‘SİZ BU KADAR ERZURUM’U ANLATIYORSUNUZ..’

    Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfü Elvan’ın, ‘Sayın Aydemir, bakın şöyle bir şey yapın: Madem siz bu kadar Erzurum’u anlatıyorsunuz, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerimizi, bir bütün olarak herkesi Erzurum’a davet edin, Erzurum’da bir ağırlayın.‘ sözleri üzerine Milletvekili Aydemir, ‘Götüreyim, vallahi şerefle.’ karşılığını verdi.

    BAKAN KOCA VE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜR

    Milletvekili Aydemir sunumunun sonuç bölümünde, ‘Bütçe görüşmeleri çok letafet ifade etti. Sayın Bakanımız özelinde söylenen bir iki tane böyle kulak tırmalayan şey vardı, oraya da özellikle not düşeceğim. Kişi kendin gibi bilir işi. Biz şöyle görüyoruz: Bakanımız hakikaten hizmette doruk birisi, insanlıkta hakeza öyle bir yaklaşımı var. Onun içindir ki oradan da bütün bir Türkiye sathına hizmet olarak yansıtıyor bulunduğu zemini. Kendisine minnettarız, arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Bütçemiz hayır uğur getirsin inşallah.’ niyazında bulundu.

  • Gübretaş, zeytinde 4 kat verim artışı sağlamasının coşkusunu üreticiyle paylaştı

    Gübretaş, zeytinde 4 kat verim artışı sağlamasının coşkusunu üreticiyle paylaştı

    GÜBRETAŞ, Türkiye’nin dört bir yanında ve yurtdışında kurduğu model üretim alanlarındaki hasatlarda yüksek verim almaya devam ediyor.

    GÜBRETAŞ’ın zeytin tarımında verim ve kaliteyi artırmak amacıyla Balıkesir’in Gömeç ilçesinde gerçekleştirdiği model üretim alanı uygulaması için de Hasat Günü düzenlendi. Toprak analizi sonuçlarına göre hazırlanan bilinçli bitki besleme programı sayesinde arazide yağlık zeytinde ağaç başına 60 kg üzerindeki hasatla ‘var yılı’ndaki il ortalamasına oranla 2,5 kat ve Türkiye ortalamasına göre ise 4 kat verime ulaşıldı.

    Sektörün öncü şirketi GÜBRETAŞ, geliştirdiği yenilikçi ürünlerinin yanı sıra özellikle bilinçli tarımı yaygınlaştırmaya yönelik faaliyetleriyle de tarım sektörü için katma değer üretmeye devam ediyor. Geliştirdiği 20’ye yakın “bitkiye ve bölgeye özel” gübre çeşidi ile tarımda verimlilik ve kaliteyi artırmayı hedefleyen GÜBRETAŞ, bu gübrelerin sağladığı sonuçları göstermek üzere her yıl Türkiye’nin farklı illerinde model üretim alanları kuruyor.

    Bu yıl Türkiye’de 27 arazinin yanı sıra KKTC’de 2 ve Azerbaycan’da 1 noktada farklı bitkisel ürünler için örnek çalışmalar gerçekleştiren GÜBRETAŞ, toprak analizine dayalı bitki besleme programlarının uygulandığı bu arazilerdeki sonuçları hasat döneminde bölgedeki bilinçli üreticiler ile paylaşılıyor.

    GÜBRETAŞ’ın bilinçli tarımlaverim ve kaliteyi artırmak amaçlı düzenlediği bu etkinliklere bir yenisini daha ekledi. Balıkesir’in Gömeç ilçesindeki bir zeytinbahçesinde düzenlenen hasat günü etkinliğinde,bilimsel yöntemlerle zeytin tarımındaulaşılanverim sonuçları paylaşıldı. Gömeç’in Dursunlu Mahallesi’nde bir önder üreticiye ait 9 dekarlık arazide,yağlık zeytinde ağaç başına 60 kg üzeri hasatla ‘var yılı’ndaki il ortalamasına oranla 2,5 kat ve Türkiye ortalamasına göre 4 kat verime ulaşıldı.

    GÜBRETAŞ Genel Müdür Yardımcısı Metin Özyürek, şunları söyledi:

    “Geçen yıl 18 noktada yaptığımız model üretim alanı uygulamasının sayısını 2019 yılında katlayarak artırdık. Yaygın üretimi yapılan 13 çeşit tarımsal ürün için bu yıl toplam 30 farklınoktada model üretim alanı kurduk. Bu alanlardan 27 tanesi ülkemizin değişik noktalarında yapılırken, iki tanesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve biri Azerbaycan’da yapıldı. Bu üründe sahip olduğumuz potansiyeli daha iyi değerlendirebildiğimiz takdirde zirveye yükselmek ve ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamak mümkün. Zeytin ticaretindeki potansiyelimizi değerlendirmenin yolu verim ve kaliteyi arttırmaktan, bunun yolu da bilinçli tarımdan geçiyor” dedi.

    Genel verim ortalamaları ile araziden elde edilen sonuçları karşılaştıran Özyürek, “TÜİK verilerine göre ülkemizde ‘var yılı’nda ağaç başı ortalama 16 kg yağlık zeytin hasadı alınıyor. Balıkesir il genelinde ağaç başına 26 kg ve Gömeç ilçe genelinde ağaç başı 30 kg ile Türkiye ortalamasının daha üzerinde verimler alınmakta, ‘yok yılı’nda ise bu oranlar düşmektedir.GÜBRETAŞ’ın uygulama yaptığı bu arazide ise ağaç başına 60 kg üzerinde verim bekleniyor. Yani bu model arazimizden Balıkesir il geneli ortalamasının2,5 katı ve Türkiye ortalamasının ise yaklaşık 4 katı kadar verime ulaşıldı” diye konuştu.

  • TİM Erzurum haziran verilerini paylaştı

    TİM Erzurum haziran verilerini paylaştı

    Türkiye İhracatçılar Meclisi Erzurum haziran ayı ihracat verilerini paylaştı. Erzurum’dan bu yılın Haziran ayında 1,5 milyon, Ocak-Haziran ayları kapsamında ise 12,8 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirildi. Erzurum’un bölge toplamında ihracat payı yüzde 3.23 olurken, il ihracat değeri bölge illeri sıralamasında 6’ıncı sırayı aldı.

    ERZURUM’UN 6 AYLIK İHRACATI

    Erzurum’dan bu yılın ilk yarısında en fazla tutarda ihracatın gerçekleştirildiği dönem mayıs ayı oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, Erzurum’dan ocak ayında 1 milyon 373 bin dolar, şubat ayında 1 milyon 896 bin dolar, mart ayında 2 milyon 223 bin dolar, nisan ayında 2 milyon 460 bin dolar, mayısta 3 milyon 339 bin, haziranda 1 milyon 588 bin tutarında ihracat gerçekleştirildi.

    HAZİRAN AYI BÖLGESEL VERİLER VE ERZURUM

    TİM verileri üzerinden DOSİAD Araştırma Merkezince gerçekleştirilen analizlere göre, Haziran ayında Erzurum’dan 1,5 milyon, KUDAKA İstatistik Bölgesinden 2,4 milyon, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi illerinden 9,9 milyon, Doğu Anadolu Bölgesi illerinden 48,8 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Erzurum’un haziran ayı ihracat değeri bölge toplamında yüzde 3.2’lik oran gösterdi.

    6 AYLIK DÜZEYDE BÖLGESEL SONUÇLAR VE ERZURUM

    DOSİAD analizlerine göre, 2019’un Ocak-Haziran ayları düzeyinde Erzurum’dan 12,8 milyon, KUDAKA İstatistik Bölgesi illerinden 22,5 milyon, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesi illerinden 70,2 milyon, Doğu Anadolu Bölgesi illerinden 397,4 milyon dolarlık ihracat kaydedildi. Erzurum’un 5 aylık ölçekte bölge ihracat payı yüzde 3,2 olarak hesaplandı.

    DOĞU ANADOLU’DAN İHRACAT

    TİM verileri üzerinden DOSİAD tarafından gerçekleştirilen analize göre, Doğu Anadolu Bölgesinden bu yılın ilk 6 ayı açılımında, ocak ayında 54.3 milyon dolar, şubat ayında 60.2 milyon dolar, mart ayında 76.3 milyon dolar, nisan ayında 74.3 milyon dolar, mayıs ayında 83.6 milyon dolar, haziran ayında 48.8 milyon dolar, toplamda 397.4 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleşti.

    BÖLGE İLLERİ 6 AYLIK DAĞILIM

    Ocak -Mayıs ayları kapsamında Malatya’dan 169,4 milyon, Elazığ’dan 119,8 milyon, Iğdır’dan 30,6 milyon, Van’dan 23,9 milyon, Ağrı’dan 16,1 milyon, Erzurum’dan 12,8 milyon, Hakkari’den 8,3 milyon, Bitlis’ten 2,4 milyon, Muş’tan 2,7 milyon bin, Bingöl’den 534,8 bin, Ardahan’dan 758,2 bin, Tunceli’den 94,9 bin, Erzincan’dan 9,4 milyon, Kars’tan 155,1 bin dolar tutarında ihracat gerçekleştirildi.