Etiket: Payesi

  • Başbakan Yıldırım’a Fahri Doktora payesi

    Başbakan Binali Yıldırım’a Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Senatosu tarafından Fahri Doktora Payesi verildi. Başbakan Yıldırım’a cübbesini MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar giydirdi.

    16 Nisan’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Anayasa değişikliğini vatandaşa anlatmak için Muğla’ya gelen Başbakan Binali Yıldırım’a Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Senatosu tarafından 22 Mart tarihinde alınan karar ile Fahri Doktora Payesi verildi. Üniversite AKM salonunda düzenlenen törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar, “Ülkemizin kalkınması ve gelişmesinde, mesleki ve siyasi yaşamı boyunca eksilmeyen bir azimle çalışarak, ülkemizin can damarları olan hava ve deniz yolları ile kara ve deniz yolları alanlarında ve haberleşmede çok büyük projelere imza atarak Türkiye’yi çağdaş ülkeler düzeyinin üstüne taşıyan, Türk siyasi hayatına ve Türk siyasetinin gelişmesine emsalsiz destek sağlayarak ülkemizin dünya milletleri arasında en ön saflarda yer alabilmesi için üstün gayret gösteren ve ülkemizi başarıdan başarıya koşturan Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım Beyefendiye Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi senatosu tarafından ‘Fahri Doktor’ unvanı verilmesinin uygun olduğuna oy birliği ile karar verilmiştir” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım’ın fahri doktora cübbesini Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar giydirdi. Cübbe töreninin ardından konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Senatosuna şahsına uygun gördükleri Fahri Doktora için teşekkür etti. Başbakan Yıldırım, “Doktora payesi için üniversite senatosuna ve hocalarına teşekkür ediyorum. Her zaman yapılanların takdir edilmesi insanı mutlu ediyor. Cübbeyi giydik, doktorayı aldık. 16 Nisan’a doğru gidiyoruz. 65. Hükümetteyiz. 65 önemli bir sayı. 65 aynı zamanda emeklilik yaşı biliyorsunuz. 65. Hükümetin başbakanı olarak ekibimle beraber yönetim sistemini değiştirecek önemli bir kararın arefesindeyiz” şeklinde konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’a MAKÜ’den Fahri Doktora Payesi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi tarafından düzenlenen İstiklal Marşı’nın Kabulünün 95. Yıldönümü ve 1.Uluslararası Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri Töreni’ne katıldı. Erdoğan’a, MAKÜ Senatosu tarafından Doktora Payesi takdim edildi.

    Saygı Duruşu’nda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende ilk olarak MAKÜ Türk Musikisi Konservatuarı tarafından Teke Yöresi konseri verildi. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, şehirle bütünleşen bir üniversiteyi oluşturmak için gerçekleştirdikleri çalışmaları anlattı. Rektör Korkmaz, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un eserlerini her platforma dile getirmesi, fikirlerini taşıması, siyaset ve devlet adamlığı süresince İstiklal Marşımız ve milli kültürümüze gösterdiği hassasiyet sebebiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a MAKÜ Fahri Doktora Payesi verildiğini açıkladı. Rektör Korkmaz, senato kararını okuduktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doktora binişini giydirdi.

    Fahri Doktora Payesi dolayısıyla şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şahsıma tevdi edilen fahri doktora unvanından dolayı MAKÜ’nün yönetimine şükranlarımı sunuyorum. Aradan geçen 10 yıllık zaman zarfında MAKÜ’nün gerçekten takdir edilecek bir yere geldiğini görüyoruz. 7 göller bölgemizin güzel şehri Burdur, MAKÜ’nün varlığı ve faaliyetleri ile daha da güzelleşti. MAKÜ’nün düzenlediği kültürel etkinlikler şehrin tanıtımına, sosyal hayatın canlanmasına önemli katkılar sağladı. Ben bu başarıda alın teri olan herkesi kutluyorum” dedi.

    ‘MEHMET AKİF ERSOY ÖDÜLLERİ, ULUSLARARASI DÜZEYDE OLMALIDIR’

    Uluslararası Necip Fazı Ödüllerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy Ödüllerinin de aynı şekilde uluslararası düzeyde düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yıl ilk kez verilecek olan MAKÜ 1. Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri’ni çok çok önemli görüyorum. Üniversitemizi kurarken belki birileri her yerde üniversite açılıyor dendiği zaman ben farklı düşünüyordum ve ülkemizde her ilde bir üniversite olmasının öğrenciyi buralara çekmek değil, bilimi gençlerin ayağına götürme noktasında önemli olduğuna inanmıştım. Bunu da biz başardık ve Başbakan olduğum dönemde bunun başarılmış olması da benim için ayrı bir mutluluk sebebidir. Bunlar bugüne kadar ihmal edilmiş, aslında geç kalmış ödüllerdir. Ülkemizin sanat, edebiyat ve kültür hayatına katkısı sağlayanların çok daha sınırlı törenlerle ödüllendiriliyor. Mehmet Akif Ersoy gibi bir millet şairin adına ödül olmaması gerçekten büyük bir eksiklikti, bu eksikliği giderdiğiniz için teşekkür ediyorum. Bu ödüllerin tanınır olabilmesi ve uluslararası alanda farklı seviyelere çıkaracağınıza inanıyorum. Sizlerin yanında olmaya, sizi desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    MEHMET AKİF ERSOY’U ANLATTI

    İstiklal Marşı’nın mısralarında Mehmet Akif Ersoy’un hayatının yer aldığını ve vatan topraklarını karış karış gezerek milli mücadeleye vatandaşları davet ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah yarın ülke tarihimiz açısından önemli bir günü idrak edeceğiz. Yarın istiklal Marşımızın Kabulünün 95. Yıldönümü, Kurtuluş Savaşımızın adeta manifestosu olan İstiklal Marşı, 95 yıl önce TBMM tarafından kabul ediliyor. İstiklal Marşımız vatan topraklarının her karışında yazılmıştır. Hem hafzı hem de ruhu itibariyle gerçek bir bağımsızlık beyannamesidir” şeklinde konuştu.

    “İSTİKLAL MARŞININ MISRALARINI ÇAKISIYLA DUVARA KAZIDI”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Hafız Bekir Efendi’nin, Tacettin Dergahı’nda İstiklal Marşı’nı yazarken 10 gün birlikte kaldığını anlattı. Mehmet Akif Ersoy’un uykudan uyanarak, aklına gelen mısraları çakısıyla duvara kazıdığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mehmet Akif Ersoy gibi bir millet şairinin, istiklal şairimizin adına ödül olmaması gerçekten büyük bir eksiklikti. Bu eksikliği giderdiğiniz için sizlere ayrıca teşekkür ediyorum. İstiklal Marşı için yarışma düzenlenmesi işinden hoşlanmayan Akif bu konuyla ilgilenmez. Meclise gelen 700 marş sonrası, Hamdullah Suphi Bey’in özel ricasıyla kabul ediyoruz. Üstad aniden bir gece uyanır. Kağıt bulamaz. Kalemiyle duvara ’Ben ezelden beri hür yaşadım hür yaşarım’ satırına başlıyor. O gün Akif’in yazdığı marşı alkışlayarak ayakta alkışlayanlardan biri de Gazi Mustafa Kemal’dir. Gazi, İstiklal Marşının davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beğendiği yeri şu mısralardır; “Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet, hakkıdır, hakka tapan milletimin istiklal” Benim bu milletten asla unutmamasın istediğim mısralar işte bunlardır” der. Mehmet Akif 500 liralık ödülünü de kadınların ve çocukların bulunduğu Darülmesai’ye bağışlar. Akif’in soğuk Ankara kışına karşı kendisini koruyacak bir paltosu bile yoktu. Ceketle dolaşan Akif, yakın dostu Şefik Bey’in montunu alır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında Şefik Bey’in ceketini alan Akif’e ödülünü bağışlaması yerine ceket alması gerektiğini söylemesinden sonra iki ay küs kaldığını da kaydetti.

    AYNI ANLAYIŞ, AYNI MÜCADELE

    Milli mücadele döneminde mücadele edilen aynı anlayışla bugün de mücadele edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mehmet Akif 500 liralık ödülü yoksul kadınlara bağışlar. Oysa üzerinde kendisini Ankara soğuğuna karşı koruyacak bir paltosu bile yoktu. Akif, vatanını imanla sevmiş bir gönül insanıdır. Ben özellikle gençlerimizin Mehmet Akif’i iyi tanımalarını isterim. Hatta Safahat’ı başucu kitabınız yapmanızı isterim. Akif o gün kimle mücadele ettiyse biz de bugün o anlayışla mücadele ediyoruz. O dönemde millet nasıl bağımsızlık mücadelesi verirken mandacılık isteyen varsa, bugün de aynıları var. Aradan yıllar geçmesine rağmen bu zihniyet değişmemiştir. Başkalarının taşeronluğunu yapmayı bize akademisyenlik, gazetecilik diye yutturmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    “İSTİKLAL ŞAİRİ SIFATINI ZİYADESİYLE TAŞIYOR”

    “İstiklal Şairi” sıfatını Mehmet Akif Ersoy’un ziyadesiyle taşıdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akif yaşayışı, duruşu ile İstiklal Şairi sıfatını ziyadesiyle hak etmiş bir insandır. ‘Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek’ diyen Akif, İslam dünyasına ve diğer ülkelere bakarken merkeze daima İstanbul’u koymuştur. Ona göre, dirilişin, umudun kaynağı Anadolu’dur. Ülkemizde sıkça görülen sömürge aydınına karşı, yerli ve milli duruşun sembolüdür. Herşey den önce Akif vatanını imanla sevmiş bir gönül insanıdır” şeklinde konuştu.

    VATANSIZLIK SENDROMU

    Milli mücadele günlerinde olduğu gibi bugünde mücadele edilen anlayışın vatansızlık sendromu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar batıya karşı alabildiğine ezik, kendi insanına karşı ise alabildiğine küstahtırlar. Bunların yaşadıkları tam anlamıyla vatansızlık sendromudur. Bunlar benim orada ki Kürt kardeşlerimin temsilcisi olamaz. Yıllarca demokrat ve liberal olarak ahkam kesenlerin içlerinde nasıl bir darbeci marazı taşıdığını hep birlikte görüyoruz, şu ana kadar savundukları ne varsa ayaklar altına almakta çekinmedik. Biz bedel ödedik ve yavrularımıza bedel ödetmeyeceğiz” dedi.

    “ÜNİVERSİTELERİ TERÖR KAMPINA ÇEVİRMELERİNE İZİN VERMEYİN”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Türk Gençliği’ne seslendi. Gençlerden, üniversiteleri bilim yuvalarından terör kamplarına çevrilmesine izin vermemelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öğrenci sayısı 276 binden 458 bine yükseltildi. Yurtlar koğuş sisteminden, otel konforunda odalara dönüştürüldü. İnşallah bu hizmetler artarak devam edecek. Sizden üniversiteleri eğitim yuvasından terör kampına çevirmek isteyenlere prim vermemenizi istiyorum. Sizler, inanıyorum ki yeni Türkiye’nin inşasında gönüllü neferler olacaksınız. Asım’ın nesli olabilmek inanıyorum ki ülkemizin geleceği için çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan’ın mermer taşından işlenmiş portresini armağan etti.

    1.MEHMET AKİF ERSOY BİLİM VE SANAT ÖDÜLLERİ

    Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin 10. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen 1. Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri dağıtıldı. Törende, Fen Bilimleri dalında Prof. Doktor Zekai Şen, Sosyal Bilimler dalında Prof. Doktor Şaban Teoman Dural, Sanat dalında Mehmet Bozdağ ve Türkiye’nin tanıtımına katkı ödülüne ise Milli Motosikletçi Kenan Sofuoğlu layık görüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödülleri takdim ettikten sonra hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na MAKÜ’den Fahri Doktora Payesi

    BURDUR (İHA) – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na

    Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) tarafından fahri doktora unvanı verildi.

    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Gelişim Enstitüsünün Açılış Töreni ve Burdur Vergi Ödül Töreni’ne katılmak üzere Burdur’a geldi. Burdur programı kapsamında ilk olarak Burdur Valisi Hasan Kürklü’yü makamında ziyaret eden Hisarcıklıoğlu, Vali Kürklü ile bir süre sohbet ettikten sonra Burdur’un yöresel ürünlerinin tadına baktı. Vali Kürklü, ziyaretinden dolayı TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederek, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un en büyük eseri olan Safahat’ın prestij baskısını takdim etti. Hisarcıklıoğlu ise Vali Kürklü’ye TOBB tarafından özel olarak basılan Dede Korkut Hikayelerinin prestij baskısını hediye etti

    HİSARCIKLIOĞLU’NDAN GİRİŞİMCİLİK DERSİ

    Hisarcıklıoğlu ardından MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda düzenlenen Fahri Doktora Payesi Töreni’ne katıldı. MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek ve Burdur Valisi Hasan Kürklü’nün konuşmalarından sonra MAKÜ Bahar yarıyılının ilk dersini TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu verdi.

    MAKÜ öğrencilerine girişimcilik dersi veren Hisarcıklıoğlu, MAKÜ’den Fahri Doktora almanın her Türk’e nasip olmayacağını ve “Fahri Doktora” unvanın hem kendisi hem de ailesi için büyük bir onur günü yaşadığını ifade etti.

    GİRİŞİMCİ YETİŞTİRİN ÇAĞRISI

    MAKÜ’nün ilk dersinde girişimcilik konusunu işleyen Hisarcıklıoğlu, girişimci nesiller yetiştirilmesini istedi. Türkiye’de yaşayan 78 milyon kişinin zengin olmak istediğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Zengin olmak istiyoruz. Bugün 78 milyon zengin olmak istiyoruz. ’Zengin olmak istemiyorum’ diyen var mı? Ülkenin zengin olmasının yolu, tek bir yerden geçiyor. Hocalarımdan, genç kardeşlerimden girişimci olun. Girişimci yetiştirin” dedi.

    “GELECEKTE EN BÜYÜK MUTSUZLUK İŞSİZLİK OLACAKTIR”

    Türkiye’de girişimciler sayesinde istihdamın sağlandığını işaret eden Hisarcıklıoğlu, gelecekte yaşanacak en büyük üzüntünün işsizlik olacağını vurguladı. Hisarcıklıoğlu, “10 kişiyi karnı tok, sırtı pek yapıyor. Bu müthiş bir şey. Türkiye’nin önümüzdeki en önemli sorunu işsizlik olacaktır. Bu sorunun çözümü de girişimcilikte. Türkiye’de her yıl 900 bin kişi istihdam nüfusuna katılıyor. Türkiye, bunlara iş bulmak zorunda. Bunu nasıl bulacaksınız? Üniversiteler mezun veriyor, meslek okulları, liselerden mezun olanlar var. Bunlara nasıl iş bulacaksınız? Bunu ancak girişimciler yapar. Girişimci yetiştirmezsek geleceğimizdeki en büyük mutsuzluk işsizlik olacaktır” diye konuştu.

    SERGEN VE RONALDA KARŞILAŞTIRMASI

    Başarının sırlarını anlatan Hisarcıklıoğlu, başarılı olmak için önce hayal kurulması gerektiğini belirtti. Hayal eden, hedef belirleyen ve çok çalışan ve girişimci ruha sahip olan insanların başarılı olduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, Türk Futbolcu Sergen ile Portekizli Ronaldo’yu karşılaştırarak, Cristiano Ronaldo’nun 12 saat antrenman yaptığını ve çok çalıştığını, Sergen Yalçın’ın ise tembel olduğunu söyledi. Konuşmasında Hezarfen Ahmet Çelebi ve Kristof Kolomb’un hayal kurarak, hedeflerine ulaştığını da aktaran Hisarcıklıoğlu, “Hezarfen Ahmed Çelebi hayal etmese uçabilir miydi? Kristof Kolomb hayal etmese Amerika’yı keşfedebilir miydi? İşin başı hayaldir. Ama hayal yeterli değildir. Girişimci olmak için hedef koymak lazım. Hedefsiz gemiye rüzgar yardım etmez. Hedefi çok büyük koymanız lazım. Hedef de yeterli değildir, çalışmak da lazım. Çalışmadan olmaz. Cristiano Ronaldo’yu biliyorsunuz. Dünyanın en büyük iki futbolcusundan biri. Büyük yetenek ama buna rağmen günden 12 saat antrenman yapıyor. Bizde de ona benzer yetenek var. O da Sergen. Belki Sergen yetenekte Ronaldo’dan daha üstündü. Ama Sergen tembeldi. Başarı için çalışmak gerekir. Allah hiçbir şeyin karşılığını bedavadan vermez. Yetenek varsa çalışman gerekir. Ya Ronaldo ya Sergen oluyorsun. Onun için çalışmak gerekir” diye konuştu.

    TOBB Genel Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşmasının ardından Fahri Doktora Payesi takdim Töreni’ne geçildi. MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, MAKÜ Senatosu kararını okuduktan sonra Hisarcıklıoğlu’nun binişini giydirdi. Törende, MAKÜ Rektörü Korkmaz, Hisarcıklıoğlu’na, divit ve hokka seti ile Hisarcıklıoğlu’nun mermer taşlarından yapılmış portresini takdim etti. Hisarcıklıoğlu ise MAKÜ Kütüphanesi’ne TOBB tarafından özel olarak bastırılan Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un yayınlanmış ve yayınlanmamış tüm eserlerinin yer aldığı prestij baskıyı hediye etti.

    GİRİŞİMCİLİK ENSTİTÜSÜ AÇILDI

    MAKÜ programı kapsamında Hisarcıklıoğlu tarafından MAKÜ Gelişim Enstitüsünün açılışı gerçekleştirildi. MAKÜ İstiklal Yerleşkesi’nde açılan Gelişim Enstitüsü’nün açılış kurdelesini TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Burdur Valisi Hasan Kürklü, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Burdur TSO Başkanı Yusuf Keyik, Burdur Ticarfet Borsası Başkanı Yusuf Keyik ve Bucak TSO Başkanı Hasan Yalçın Meçikoğlu kesti. Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, Üniversite Danayi işbirliğinin ilk adımının MAKÜ tarafından atıldığını ve Burdurlu girişimcilerin fikirlerini projeye dökmek için mutlaka Gelişim Enstitüsü’nden faydalanması gerektiğini vurguladı.

  • ‘12 Yıldız Şehri’ Payesi Antalya’nın

    Antalya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa’yı kapsayan, ana teması ‘Çok kültürlü toplumlarda birlikte yaşamak: saygı, diyalog ve etkileşim’ olan, Avrupa Yerel Demokrasi Haftası (European Local Democracy Week-ELDW) kapsamında ‘12 Yıldız Şehri’ payesi aldı

    Antalya’ya, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Otoriteler Kongresi tarafından Avrupa Yerel Demokrasi Haftası (European Local Democracy Week-ELDW) kapsamında ’12 Yıldız Şehri’ payesi verildi. Ana teması ‘Çok kültürlü toplumlarda birlikte yaşamak: saygı, diyalog ve etkileşim’ olan ELDW etkinlikleri kapsamında toplantı gerçekleştirildi. Toplantının başkanlığını ANSET Genel Müdürü, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkan Yardımcısı ve Avrupa Yerel Demokrasi Haftası Proje Başkanı Gaye Doğanoğlu tarafından yapıldı. Seval Dizerkonca, ‘12 Yıldız Şehri’ payesini Gaye Doğanoğlu’nun elinden aldı.

    AMAÇ DEMOKRATİK KATILIMI TEŞVİK ETMEK

    Her yıl Ekim ayında Avrupa çapında özellikle yerel ve bölgesel otoriteler tarafından gerçekleştirilen etkinlik, vatandaşların dâhil olduğu kamusal nitelikteki etkinliklerle demokratik katılımı yerel düzeyde teşvik etmek ve geliştirmeyi amaçlanıyor. Avrupa Yerel Demokrasi Haftası (ELDW) etkinliklerine katılım, yerel ve bölgesel düzeyde yapılırken, ‘12 Yıldız Şehir’ payesi almak şehirler için ulusal ve uluslararası alanda önemli bir prestij sağlıyor. Öte yandan Büyükşehir Belediye Menderes Türel Avrupa Konseyi Türkiye Milli Heyet Başkanlığı’nı yürütüyor.

  • Didim’den TÜRSAB Başkanı Baraner’e Fahri Hemşehrilik Payesi

    Didim Belediye Meclisi Aralık ayı toplantısı, Belediye Başkanı Deniz Atabay başkanlığında yapıldı. Toplantıda TÜRSAB Başkanı Hüseyin Baraner’e Fahri hemşehrilik payesi ve beratı verildi.

    Didim Belediye Meclisinin Aralık ayı meclis toplantısı yapıldı. Belediye Başkanı A. Deniz Atabay başkanlığındaki toplantıya AK Parti grubundan Şakir Saruhan ve Ali Bakay, CHP’den Celalettin Erol, MHP’den Ragıp Işıklar ve DSP’den Mustafa Kıray mazeretli olarak toplantıya katılmadı. Meclise geçilmeden önce Büyükşehir belediye kanunu kapsamında belediye taşınmazların alım-satım ve kiralanması noktasında yaşanan sıkıntıların önüne geçilmesi noktasında Encümene yetki verilmesi konusu oy birliğiyle gündeme alındı.

    Gündemin ilk maddesinde Hüseyin Baraner’e “Fahri hemşehrilik payesi ve beratı” verilmesi konusu ele alındı. Belediye Başkanı A. Deniz Atabay Avrupa-Türkiye işbirliği konseyi Başkanlığı ve TÜRSAB Başkanlığı yürüten Baraner’in Didim sevdalısı olduğunu katıldığı toplantılarda ve zirvelerde Didim’i en iyi şekilde tanıttığını da belirterek kendisinin jest edilmesi amacıyla bu öneriye sunduklarını söyledi. Madde oy birliğiyle kabul edildi. Gündemin ikinci maddesinde ise Destek Hizmetleri Müdürlüğünün 20.11.2015 tarih ve 1853 sayılı “Özel Güvenlik Çalıştırılması” konulu yazısı görüşüldü. Belediye Başkanı A. Deniz Atabay Garaj amirliğinde 6’sı silahlı 4’ü silahsız toplam 10 Güvenlik görevlisi, Kent meydanında da 4’ü olmak üzere toplam 14 Güvenlik görevlisi alınacağını söyledi. Madde oy birliğiyle kabul edildi. Gündemin üçüncü maddesinde ise Gençlik, Spor ve Engelliler Komisyonu üyeliği seçimi yapıldı. Komisyona CHP’den Sevinç Karataş, Ali Çağlar ve Sinan Ceyhan, AK Parti’den Maşallah Subaşı ile MHP’den Özgür Makascıoğlu seçildi. Gündemin dördüncü maddesinde ise İnsan Hakları ve Eğitim Müdürlüğünün 17.11. 2015 tarih ve 1006 sayılı “Memur Sendikası ile toplu görüşme ve sözleşme yapmak üzere Belediye Başkanına yetki verilmesi” konusu ele alındı. Madde oy birliğiyle kabul edildi.

    Gündemin beşinci maddesinde ise İnsan Hakları ve Eğitim Müdürlüğünün12.11.2015 tarih ve 989 sayılı “2016 yılı geçici işçi vizesi” konulu yazısı ele alındı. Madde oy birliğiyle kabul edildi. Gündemin altıncı maddesinde İnsan Hakları ve Eğitim Müdürlüğünün 11.11. 2015 tarih ve 985 sayılı “Dolu-boş kadro değişikliği” konulu yazısı ele alındı. Madde oy çokluğuyla kabul edildi. Gündemin yedinci maddesinde İnsan Hakları ve Eğitim Müdürlüğünün 12.11.2015 tarih ve 990 sayılı “2016 yılında çalıştırılacak sözleşmeli personel “konulu yazısı” ele alındı. Madde oy birliğiyle kabul edildi. Gündemin sekizinci maddesinde ek gündem maddesi ele alındı. Madde de Büyükşehir belediye kanunu kapsamında belediye taşınmazların alım-satım ve kiralanması noktasında yaşanan sıkıntıların önüne geçilmesi noktasında Encümene yetki verilmesi konusu ele alındı. Madde AK Partili 4 meclis üyesinin ret oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildi.