Etiket: Patentli

  • Patentli Hoca dolandırıcılara isyan etti

    Aydın’ın Bozdoğan İlçesi’nde yaşayan ve ülkenin değişik illerinde irtibat büroları olan ve Türk Patent Enstitüsü’nden ‘Aydınlı Mehmet Hoca’ adıyla patent alan Mehmet Pala, dolandırıcılara isyan etti. Özellikle aşk acısı yaşayan ve çaresiz duruma düşmüş kişilerin kendisini medyum adı veren kişilerce dolandırıldığını ileri süren Pala, vatandaşları uyararak “Kimse size garanti veremez. Aşk büyüsü, bağlama büyüsü, geri getirme büyüsü gibi şeyler vaat edenler yalan söylerler. Bu kişilere itibar etmeyin” dedi.

    Sosyal medya üzerinden dolandırıyorlar

    Kendisine medyum ya da hoca adıyla tanıtıp eskiden bizzat karşılaştıkları kişileri dolandıranların şimdi sosyal medya aracılığı ile insanları dolandırmaya başladığını ve vatandaşların bu tür sahtekarlara karşı uyanık olmasını isteyen Aydınlı Mehmet Hoca olarak tanınan Mehmet Pala “İnsanların manevi duygularını çeşitli vaatlerle istismar ediyorlar. Dinimiz İslam’da büyü çok günah. Maalesef bu kişiler insanları geri getirme, bağlama, aşk ve evlilik büyüsü gibi şeylerle kandırıyorlar. Büyü yapana ve yaptırana lanet ediliyor. Her platformda söylediğimiz gibi kimse kimseye garanti veremez. Allah istemediği sürece yaprak kıpırdamaz. Kimse aciz kullarından medet beklemesin ve bu tür dolandırıcılara para kaptırmasın” şeklinde konuştu.

    Özellikle Aydın’ın sahil kesimlerinde son günlerde bu tür dolandırıcıların arttığı belirtilirken kendisini medyum olarak tanıtan pek çok kişinin sosyal medya hesaplarını kontrol edip bunalımda olan kişileri ağlarına düşürerek dolandırdığı belirtildi.

    “Kimseye para göndermeyin”

    Alternatif tedavi ve parapsikoloji alanlarında hizmet verdiğini ve hizmet almak isteyen kişilere önce tıp hekimlerine gönderdikten sonra tedaviye kabul ettiğini ileri süren Mehmet Pala, “Vatandaşlarımız özellikle sosyal medya üzerinden faaliyet gösteren sahtekarlara karşı dikkatli olsunlar. Ne vaat edilirse edilsin kimseye para göndermesinler” dedi.

  • (Özel Haber) Üç kuşaklık patentli tostçular taklitlerine savaş açtı

    Adana’da 3 kuşaktır ’ütü tostu’ yapan ve ’Ütü Tost’ markası ile tarifinin patentini alan aile, taklitçi işletmeleri kapattırmak için hukuki mücadele başlattı. Patentli tostun son kuşak temsilcisi Serhan Şimşekyılmaz, günde ortalama 500 tane sattıkları ütü tostunu Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak istediklerini kaydetti.

    Ankara’da henüz 23 yaşındayken, 1971 yılında makineyle tost yapıp satan Nedim Şimşekyılmaz (69), makinenin bozulması nedeniyle eski tip ütülerle tost yapmaya başladı.

    İşlerini büyüttükten sonra memleketi Adana’ya gelen Şimşekyılmaz, oğlu Cüneyt Şimşekyılmaz ve diğer aile üyeleriyle birlikte açtığı Gökhan Büfe isimli dükkanda müşterilerine hizmet vermeye devam etti.

    Kentin Seyhan ilçesi Akkapı ve Karasoku mahallelerinde işletmeleri bulunan aile daha sonra ’ütü tostu’ markasının ve tarifinin patentini aldı.

    Ütü tostunun üçüncü kuşak temsilcisi torun Serhan Şimşekyılmaz (24), kendilerini taklit eden merdiven altı satıcılara karşı hukuki mücadele başlattıklarını belirterek, “Bu tostu dünyaya ve Türkiye’ye duyurmayı istiyoruz. Gerçekten tadılacak bir lezzet. Aldığımız patent sayesinde tostun içindeki sucuğu, yumurtayı, kaşarı, domatesi, sosu aynı şekilde kullanamazlar. Bu patent, markadan ütüsüne, ocağına kadar her şeyi kapsıyor. 2-3 işletme kapattırdık, mücadelemiz devam ediyor” dedi.

    Nedim Şimşekyılmaz ise yarım ekmeği 6 liradan günde ortalama 500 tane tost sattıklarını belirterek, yanında verdikleri meyve suyu, limonata, turşu, biber gibi organik ürünleri kendilerinin hazırladığını kaydetti.

    Vatandaşlar, makine tostunun incecik olduğunu ancak ütü tostunun içerisindeki malzemelerle birlikte tüketimi oldukça lezzetli bir ürün olduğunu kaydetti.

  • Orhaneli’ne patentli çamur kurutma sistemi

    Uludağ Üniversitesi (UÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. N. Kamil Salihoğlu tarafından patenti alınan ‘yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı kurutma sistemi’, BUSKİ tarafından Orhaneli arıtma tesislerinde kullanılacak.

    Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı kurutma sistemi teknolojisi, UÜ Teknoloji Transfer Ofisi tarafından Orakçı firmasına tescillendi. Lisans sözleşmesi kapsamında üretilen patentli kurutma sistemi, Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) bünyesinde bulunan Orhaneli atık su arıtma tesisi yenilenebilir enerji kaynaklı çamur kurutma sisteminde kullanılacak. Patentli projeyi şirketin kullanımına veren protokol Rektörlük A Salonu’nda imzalandı. İmza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, üniversite adına böylesi çalışmaların gurur verici olduğunu aktardı. Üniversite içerisinde üretilen bilimsel projelerin sektörlere tanıtılması ve pazarlanması gerektiğini vurgulayan Rektör Ulcay; “Teknoloji Transfer Ofisi’nin ilk vazifesi de bu olmalıdır. Bizler bilimden üretime, üretimden ekonomiye mottosuyla çalışıyoruz. Üniversitede ürettiğimiz, geliştirdiğimiz projeleri, hangi sektörü ilgilendiriyorsa o sektör ile buluşturabilmeliyiz. Önümüzdeki yıllarda ülkemizde sektörlerle olan işbirliği seviyesi kazandıkları para ile ölçülecek. Dünya genelinde de bu uygulama yapılıyor. Üniversitenin ne kazandığına bakacaklar. Sektörler de üniversitenin kendisine ne kazandırdığına bakacak. Vakıf üniversiteleri bunu ciddi bir şekilde yapıyor. Uludağ Üniversitesi olarak önümüzdeki yıllarda sektörlerle olan işbirliklerini daha fazla göreceğiz” diye konuştu.

    BUSKİ Genel Müdürü İsmail Hakkı Çetinavcı ise projenin Orhaneli atıksu arıtma tesisinde hayata geçirileceğini, projeyle mevcut yüzde 20 katı madde içeren çamurun yüzde 60’lara çıkmasını hedeflediklerini belirten Çetinavcı, kurum için başarılı bir uygulama olacağına inandıklarını kaydetti.

    Proje sahibi Doç. Dr. N. Kamil Salihoğlu, patentin evsel, endüstriyel ve tehlikeli atık; büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan dışkısı; kompost, içme suyu ve atık su arıtma tesisi çamurları; nehir, göl ve liman dip sedimenti; zirai ve endüstriyel ticari ürünlerin yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak kurutulması için tasarlandığını söyledi. Salihoğlu, geliştirilen ürün sayesinde arıtma çamurlarının kurutulması için kullanılan mevcut teknolojilere oranla yılda yüzde 50 enerji tasarrufu sağlanacağını ve yüzde 80 daha az alana ihtiyaç duyulacağını ifade etti.

  • Türk Patentli Katlanabilir Ahşap Tuğla’ya Cenevre’de 3 Ödül

    44’üncü Uluslararası Cenevre Buluşlar Fuarı’nın en ilgi gören ürünlerden katlanabilir ahşap tuğla ‘BRICK-B’, fuar kapsamında 3 ödülün birden sahibi oldu.

    Tıp eğitimi alan Adem Arıbaş’ın ’diz eklemi çapraz bağlarını’ ilham alarak tasarımcı Gürçağ Özler ile birlikte geliştirdikleri dünyanın ilk ve tek katlanabilir ahşap tuğlası ’BRICK-B’, 44’üncü Cenevre Uluslararası Buluşlar Fuarı’nda 3 ödülün sahibi oldu. Altın madalya, Bükreş Politeknik Üniversitesi Özel Ödülü ve Çin Buluş ve İnovasyon Delegasyonu Özel Ödülü’nün sahibi olan katlanabilir ahşap tuğla fuarda yatırımcıların ilgi odağı oldu. Türk Patenti Enstitüsü (TPE) himayesinde gerçekleştirilen 44’üncü Cenevre Uluslararası Buluşlar Fuarı’na davet edilen katlanabilir ahşap tuğla, 3 Türk buluştan biri olarak Türkiye’yi temsilen katıldı. Katlanır olmasına rağmen güvenilirliği en önemli özelliklerinden biri olan ve yatırımcıların dikkatini çeken BRICK-B, aynı zamanda yaşayan bir ürün. Çünkü her türlü yapı sökülüp değişiklik yapılabiliyor, aynı ürün başka gereksinimler için tekrar tekrar kullanılabiliyor. Üstelik bunun için ne ustaya ne el becerisine ihtiyaç duyuluyor. Türk malı katlanabilir ahşap tuğlanın; inşaat, iç mimari, dekorasyon, mobilya ve fuar sektöründe önemli gelişmeleri de beraberinde getireceği belirtildi.

    Katlanabilir ahşap tuğla ile ilgili hedeflerini açıklayan Adem Arıbaş, “Öncelikle uluslararası bir fuarda Türk buluşu olarak yer aldığımız için çok mutluyuz. Fuarda gördüğümüz ilgi doğrusunu söylemek gerekirse beklediğimiz bir ilgi idi. Cenevre Uluslararası Buluşlar Fuarı’ndan ülkemize 3 ödül ile birlikte dönüyor olmamız bizim için gurur verici. Çünkü katlanabilir ahşap tuğla üzerinde yaklaşık 5 yıldır çalışıyoruz. Özellikle 6 yaş dahil Cenevreli çocukların inanılmaz ilgisini çektik. Bir an önce çevrimiçi satışlara başlamamızı bekleyen yüzlerce potansiyel çocuk müşterimiz oluştu. Başından beri ABD, AB ülkeleri, Japonya gibi ’kendin yap’ (Do it yourself) kültürünün geliştiği gelişmiş ülkeleri hedefliyorduk ve ne kadar isabetli bir karar aldığımızı bizzat görmüş olduk. Katlanabilir ahşap tuğlanın yeryüzünde bir benzeri yok. Katlandığında, yüzde 77 küçülüp yeniden kuruluyor olması özellikle çocuklara sihir gibi geliyor” dedi.

    “TÜM DÜNYANIN HAYAL GÜCÜNÜ ZORLUYOR”

    Katlanabilir ahşap tuğlanın molozu olmayan tek yapı malzemesi olduğunun altını çizen Arıbaş sözlerini şöyle sürdürdü: “BRICK-B, hem yaşayan hem gelişen ve nerdeyse ölmeyen bir ürün. 4 kat küçülebilir olması da nakliye, depolama ve bir yerden bir yere aktarmada benzersiz kolaylıklar ve avantajlar sağlıyor. Nakliye hasarı sıfır. Yeryüzünün yenilenebilir tek yapı malzemesi olan ahşaptan olması ile gerçek bir çevre dostu. BRICK-B için söylenen sürdürülebilir tuğla ifadesi bile onu anlatmaya yetmeyecek bir kavram. Çünkü 7’den 70’e herkes kurup sökülebilir. BRICK-B’nini 2’inci el satışları dahi olacak. Yüzde yüz geri dönüşümlü ve negatif karbon salınımlı olması ile de BRICK-B tüm dünyanın hayal gücünü zorluyor, öyle ki ürüne gösterilen ilgi henüz şaşkınlıkla karışık hayranlık boyutunda”

    Özellikle Cenevre’nin en önemli gazetelerinden ’Tribune de Geneve’ bu fuara geniş yer verirken BRICK-B’yi özellikle mülteci sorununun her gün tartışıldığı bir dönemde gerçek bir çözüm görerek başlığına taşıdı ve gazatede şu ifadeler kullanıldı: “Bu olagandışı ve tamamen yararsız icatlar arasinda milyonlarca insanin yaşamını iyileştirecek buluşlar arasında kuşkusuz bir Türk olan Adem Arıbaş’in icadı olan katlanabilir tuğla en dikkat çekeni”.

  • Muratpaşa’nın Patentli Sistemine Uluslararası Talep

    Muratpaşa Belediyesi’nin patentini aldığı yeraltı çöp konteyneri sistemi için İran’ın Tebriz Belediyesi işbirliği önerdi.

    Türkiye Cumhuriyeti Patent Enstitüsü’nün, Patent/Faydalı Model Belgesi verdiği, Muratpaşa Belediyesi ‘Yeraltı otomatik çöp konteyneri sistemi’, uluslararası düzeyde talep görüyor. Almanya başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinden yerel yönetim temsilcilerinin incelemelerde bulunduğu Muratpaşa Belediyesi Yeraltı Çöp Sistemi ve Konteyneri Üretim Atölyesi son olarak İran’ın Tebriz Belediyesi’nden yetkilileri ağırladı.

    TEBRİZ’DE UYGULAMAK İSTİYORUZ

    İran’ın ikinci büyük kenti olan Tebriz’in belediye yetkilisi Nasir Rizazade, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ı ziyaret etti. Muratpaşa Belediye Meclis Üyesi İbrahim Güney’in de bulunduğu görüşmede konuşan Rizazade, “Antalya’ya geldiğimizde gördüğümüz yeraltı çöp konteyneri sistemini Tebriz kentine de uygulamak istiyoruz. Üretim tesislerinde incelemelerde bulunduk. Muratpaşa Belediyesi’nin, sistemin patentini aldığını öğrendik. İşbirliği yapabiliriz” dedi.

    TAKDİR VE TALEP GÖRMESİ MUTLULUK VERİYOR

    Muratpaşa’da sadece kent yaşayanlarına değil, Antalya’ya turist olarak gelenlere de hizmet ettiklerini söyleyen Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal; “Çalışmalarımızda ilk kriterimiz insanımızın yaşamını kolaylaştırması. İki personelimizin geliştirdiği ve Patent Enstitüsü tarafından da belgelendirilen sistemi kendimiz üretip, vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Uluslararası düzeyde takdir ve talep görmesi bizleri mutlu ediyor” diye konuştu.