Etiket: Paşinyan

  • Ermenistan’da Paşinyan karşıtı gösteri

    Ermenistan’da Paşinyan karşıtı gösteri

    Ermenistan’da binlerce muhalif sokaklara dökülerek, Başbakan Nikol Paşinyan’ın istifasını istedi.

    Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasında 10 Kasım’da imzalanan anlaşma gereği Dağlık Karabağ’da ateşkes ilan edilmesinin ardından anlaşmanın Ermenistan’ın aleyhine olduğunu savunan muhalefet, Başbakan Nikol Paşinyan’ın istifasını talep etmeye devam ediyor. Siyasi kargaşanın devam ettiği ülkede istifa baskısı altındaki Paşinyan sabah saatlerinde kameraların karşısına geçerek istifa etmeyeceğini açıklamıştı.

    Geçtiğimiz hafta “sivil itaatsizlik” ilan eden muhalefet, Paşinyan’ın istifası için her gün aralıksız eylemlerine devam ediyor. Akşam saatlerinde başkent Erivan’da bir araya gelen binlerce kişi Cumhuriyet Meydanı’nda yürüdü. Göstericiler, sık sık “Hain Nikol” sloganı attı. Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı protesto gösterisine muhalefet liderleri ve sendika temsilcileri de katıldı. Protesto sırasında herhangi bir olay yaşanmadı.

    Muhalefet tarafından yapılan yazılı açıklamada Paşinyan’ın istifa talebi yinelenirken, yarın yine kitlesel eylemlerin yapılacağı duyuruldu.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin: “Ekim ayında ateşkes için Aliyev ikna oldu, Paşinyan olmadı”

    Rusya Devlet Başkanı Putin: “Ekim ayında ateşkes için Aliyev ikna oldu, Paşinyan olmadı”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ anlaşması öncesinde Ekim ayında Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’i anlaşma konusunda ikna ettiğini, fakat Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın itiraz ettiğini açıkladı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Rus devlet televizyonu Rossiya 24’te özel röportajı yayınlandı. Röportajda Putin, en çok Dağlık Karabağ’da imzalanan ateşkese yönelik konuştu. Türkiye’nin doğrudan Azerbaycan’ı desteklediğini belirtmekten hiçbir zaman çekinmediğini söyleyen Putin, “Türkiye’nin rolü çok iyi biliniyor, bu Azerbaycan’da defalarca söylendi ve Türk tarafı bunu asla gizlemedi. Onlar tek taraflı olarak Azerbaycan’ı destekledi” dedi. Putin, çatışmaları değerlendirerek, “Bunlar Sovyetler Birliği’nin çöküşünün jeopolitik sonuçları. Biz bu konuyu her zaman genel olarak ele alıyoruz. Burada genel bir durum değil, şu anda tanıklık ettiğimiz oldukça somut olaylar söz konusu” ifadelerini kullandı.

    “Azerbaycan toprakları iade edildi”

    Ermenistan işgali altındaki Dağlık Karabağ’ın Ermenistan dahil hiçbir ülke tarafından tanınmadığına işaret eden Putin, “Hiçbir ülke hatta Ermenistan bile Karabağ’ın bağımsızlığını tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından ne anlama geliyor? Azerbaycan’ın kendi topraklarını, Azerbaycan’ın ve genel olarak tüm dünya toplumunun Azerbaycan’ın toprakları olarak gördüğü toprakları iade ettiği anlamına geliyor ve bu bağlamda, bu konuda kendisine yardımcı olacak bir müttefik seçme hakkına sahipti. Azerbaycan egemen bir devlettir ve kendisine uygun gördüğü ülkeyi müttefik seçebilir. Bu anlamda onu kim bu hakkından mahrum edebilir ki?” diyerek Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan’ın doğrudan haklı olduğuna vurgu yaptı.

    “Dağlık Karabağ’ın statü sorunu var”

    Dağlık Karabağ’da statüsü sorununun devam edip etmediği ile ilgili soruyu yanıtlayan Putin, “Evet, böyle sorun var. Karabağ’ın nihai statüsü çözüme kavuşturulmadı. Şu anki statükoyu mevcut durumu koruyacağımız konusunda anlaştık. Sonra ne olacak, bu gelecekte, ya gelecekteki yöneticiler, bu sürecin gelecekteki katılımcıları tarafından çözülecek. Ama benim görüşüme göre eğer yaşamın normalleşmesi için, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin, özellikle çatışma bölgesindeki insanlar arasındaki ilişkilerin normalleşmesi gereken koşullar oluşturulursa Karabağ’ın statüsünü belirlemek için gereken koşullar oluşacak” şeklinde konuştu.

    “Rus-Türk gözlem merkezinde İHA’lar kullanılacak”

    Rusya lideri Putin, Dağlık Karabağ’da kurulan gözlem merkezlerinin işleyişi ile ilgili ayrıntılara da değinerek, “Türkiye ile Orta Doğu’da çok iyi bir iş birliği deneyimimiz bulunuyor. Suriye’de İdlib bölgesinde de, Suriye-Türkiye sınırında da ortak devriyeleri, konvoyları birlikte organize ediyoruz. Burada böyle bir iş birliği gerekmiyor. Ancak biz İHA’ların kullanılacağı ortak bir merkez oluşturacağımız, bu araçların yardımıyla temas hattında durumu birlikte izleyeceğimiz, birlikte bilgi alacağımız, birlikte analiz edeceğimiz konusunda anlaştık” ifadelerini kullandı.

    “Rusya ve Türkiye’nin pozisyonları her zaman örtüşmüyor”

    Dağlık Karabağ konusunda Türkiye’nin rolü ile ilgili önemli ifadeler kullanan Putin, “Barışı koruma görevine gelince, hem Azerbaycan hem de Türkiye daima Türkiye’nin barışı koruma operasyonlarına katılabileceğini söylüyordu. Yine de Türk ortaklarımızı da Azerbaycan’daki meslektaşlarımızı da anlaşmanın bozulması için ortam ve ön koşul, akit taraflardan birini birtakım aşırı önlemlere ve aşırı eylemlere kışkırtabilecek koşullar oluşturmanın gerekli olmadığına ikna etmeyi başardığımızı düşünüyorum” diyerek Rusya’nın bu konuda ikna edici bir konumda bulunduğunu söyledi.

    “Ekim’de Aliyev ikna oldu, Paşinyan olmadı”

    Putin 19-20 Ekim’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile bölgede ateşkes için telefon görüşmeleri yaptığını, Aliyev’i Şuşa’ya Azeri sığınmacıların geri dönmesi şartıyla askeri operasyonu durdurmaya ikna ettiğini, ancak Paşinyan’ın buna karşı çıktığını açıkladı. Putin, “Paşinyan bana açık açık Azeri sığınmacıların Şuşa’ya geri dönmesini, Ermenistan ve Karabağ’ın çıkarlarına yönelik tehdit gördüğünü söyledi” dedi.

    “Paşinyan’ın da dürüstçe söylediği gibi durum Ermeni tarafı için çok kritikti”

    10 Kasım’da yapılan anlaşmanın Ermenistan tarafından imzalanmama ihtimali ile ilgili konuşan Putin, “Bu, ülke için intihar olurdu” dedi. Putin, “Azerbaycan ordusu Şuşa’yı kontrol altına aldı. Paşinyan’ın da dürüstçe söylediği gibi durum Ermeni tarafı için çok kritikti. Artık saatleri sayıyorlardı. Hankendi alınmak üzereydi, ilerleme sürebilirdi. Bu koşullarda derhal ateşkesin sağlanması Ermeni tarafının çıkarınaydı. Aksi takdirde intihar olurdu. Başbakan Paşinyan elbette çok zor durumdaydı, zaten üçlü açıklama öncesindeki ve bugünkü gerçek tabloyu, gerçek durumu anlattı. Buna ekleyecek bir şeyim yok. Gerçeği söyledi” diyerek Ermenistan’ın savaşta ağır kayba uğrasına dikkat çekti.

    “Her iki tarafta da her cümle, her madde, hatta her virgül için mücadele vardı”

    10 Kasım’da imzalanan anlaşma öncesinde oldukça fazla çaba sarf ettiklerini söyleyen Putin, Paşinyan ve Aliyev ile art arda görüşmeler yaptığını ve bu süreçte arabulucu görevini üstlendiğini hatırlattı. Putin, “Bunun her yönden zor, enerji tüketen bir süreç olduğunu düşünüyorum. Üçlü istişareler sonucu böyle bir şey oldu. Aslında ben iki liderle de ayrı ayrı konuşurken taleplerini, metinle ilgili şikayetlerini dinlerken, bazı değişiklikler yaparken, karşı tarafla temasa geçerken, onun da isteklerini dinlerken ve ardından tekrar birinci tarafa dönüp önerinin uygun olup olmadığını yeniden istişare ederken arabulucu rolünü üstlenmiş oldum. Her iki tarafta da her cümle, her madde, hatta her virgül için mücadele vardı. Anlaşmanın detaylandırılması neredeyse 1 gün sürdü” dedi.

    “Ermenistan’daki protestolar onların iç meselesi”

    Anlaşmanın imzalanmasından sonra Paşinyan’ın ülkesinde eleştiri oklarının hedefi olması ve muhalifler tarafından protesto edilmesi neticesinde ülkenin anlaşmadan çekilip çekilmeyeceği ile ilgili soruyu yanıtlayan Putin, “Anlaşmaya uyulup uyulmama meselesi taraf ülkenin kendi işi. Ama yükümlülüklerin yerine getirilmemesi büyük bir hata olur. Umarım böyle bir durum olmaz. Ermenistan’daki politik duruma gelince bu bizim işimiz değil, bu Ermenistan’ın işi. Ermenistan bağımsız, egemen bir devlet ve bu devlet kendi iç meselelerini uygun gördüğü şekilde halletme hakkına sahip” diye konuştu.

    Ermenistan muhalefeti ve iktidarı arasındaki siyasi krizin toplumun bölünmesine neden olabileceğini işaret eden Putin, “Savaşan veya savaşın yeniden başlama tehlikesiyle karşı karşıya olan bir ülke, iktidar organizasyonu alanında dahil bu şekilde davranmayı göze alamaz, toplumu içte bölemez. Bence bu kesinlikle kabul edilemez, verimsiz ve son derece tehlikeli” şeklinde konuştu.

  • Paşinyan Azerbaycan istihbaratıyla çalışmış

    Paşinyan Azerbaycan istihbaratıyla çalışmış

    Yurtdışında sürgünde yaşayan Azerbaycan istihbaratının eski bir çalışanı, Paşinyan hakkında hem doğrudan hem de Ermenistan eski Milli Güvenlik Bakanı Karlos Petrosyan aracılığıyla bilgilerin toplandığı “Kraç” takma adı altında gizli bir dosya tutulduğunu söyledi.

    Yurtdışında yaşayan ve adının gizli kalmasını isteyen eski bir Azerbaycan İstihbaratı çalışanına göre, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 2008 yılında Azerbaycan özel servis çalışanlarına tanıtıldı. Daha sonra Nikol Paşinyan’ın Ermenistan muhalefetinin lideri olması için çalışmalar yürütülmesi, bunun için de her türlü finansal destek garantisi de verildi.

    Paşinyan’dan hem doğrudan hem de Ermenistan eski Milli Güvenlik Bakanı Karlos Petrosyan aracılığıyla temin edilen bilgilerin, “Kraç” takma adı altında gizli bir dosya tutulduğu iddia edildi. Yurtdışında yaşayan ve adının gizli kalmasını İsteyen eski Azeri İstihbaratçı ayrıca; Paşinyan’ın, Azerbaycan istihbarat çalışanlarıyla olan temaslarının Karlos Petrosyan’ın da bizzat katılımıyla BAE ve başka bir Avrupa ülkesinde gerçekleştirildiğini de belirtti.

    Azerbaycan özel servisleri ile temasa geçen Karlos Petrosyan, Ermenistan’da gelecek vaat eden yetenekli ve siyasallaşmış gazeteci Nikol Pashinyan tarafından yönetilecek bir siyasi güç oluşturulmasını önerdi. Dönemin Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan’ın yakın çevresinde bulunan Karlos Petrosyan, 90’lı yılların ortalarından Nikol Pashinyan’ı bizzat tanıyordu. 1998 yılında Levon Ter-Petrosyan’ın “Karabağ Klan”ı diye ifade edilen seçkin zümre tarafından görevden alınmasının ardından Karlos Petrosyan, Paşinyan ile ilişkilerini sürdürmeye devam etti. Nikol Pashinyan’ı İçişleri Bakanlığı ve ardından Ermenistan Ulusal Güvenlik Bakanlığı soruşturma dairesinde görev yaptığı dönemlerde de kullanan Karlos Petrosyan’ın elinde Paşinyan’ın aleyhinde ermeni kolluk kuvvetleri tarafından resmi kayda alınmamış, fakat uzun süre onu içeri tıkmaya yetecek suçlayıcı delil ve dosyalar bulunuyordu.

    Karlos Petrosyan 2000’li yılların başında Ermenistan’ın en etkili isimlerinden olmakla Ermenistan Ulusal Güvenlik Bakanı görevinde Taşnaktsütyun partisi aleyhindeki cezai takibatı düzenlemiş, bu nedenle de Koçaryan-Sarkisyan ekibiyle derinleşen ihtilafı görevden alınması ve 2004’te ülkeyi terk etmesine sebep olmuştur. Ermenistan’dan ayrıldıktan sonra bir süre işadamı gibi farklı girişimlerde bulunarak Rusya ve BAE’ye aktif ziyaretler yapsa da, kalıcı ikamet olarak İspanya’nın Marbella kentindeki villasını tercih etti.

    Aynı süreçte “Karabağ Zümresi” ve Ermenistan Taşnaktsutyun partisinden intikam alma arzusu onu hala terk etmemişti. Eski Ermenistan Ulusal Güvenlik Bakanı David Şahnazaryan gibi Karlos Petrosyan da Ermenistan’da olup-bitenler hakkında muazzam bilgilere sahipti ve aynı dönemde daha az tanınan Nikol Paşinyan’ın kendisini ülkenin başında görmek gibi büyük hedefleri vardı. Böylece, Petrosyan aracılığıyla, Azerbaycan özel servisleri Paşinyan’a ulaşsa da kaynağa göre o sırada Paşinyan konuya özel ilgi duymadı. 2008’de Nikol Paşinyanın ülkeden kaçması gerekiyordu ve Karlos Petrosyan saklanmasına yardım etmekle siyasi güç oluşturma projesini de tekrar güncellemiş oldu.

    Aynı dönemde, Nikol Paşinyan’ın Azerbaycan özel servis çalışanlarına tanıtıldığı ve kendisine maddi destek sağlandığı çeşitli toplantılar yapıldı. Daha sonra Azerbaycan özel servisleri bu gibi durumlarda yapılması gerektiği gibi onunla ilişkilerini pekiştirdi. Plana göre Nikol Paşinyan’ın Ermenistan muhalefetinin lideri olması ve bunun için “yeraltı dünya”dan çıkması, hatta belki de hapse girmesi gerekiyordu. Paşinyan’a Karlos Petrosyan ve David Şahnazaryan’ın yanı sıra “Haykakan Zamanak” gazetesinin imkânları ile de organize edilen finansal destek garantisi verildi.

    Azerbaycan tarafının temel koşulu, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a dönüşü için gerekli şartları sağlamaktı, ardından Petrosyan ve Paşinyan Azerbaycan özel servisi ile temaslarını keseceklerdi. Nitekim cezaevinde kısa bir süre kaldıktan sonra Nikol Paşinyan, dönemin Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile bir anlaşmaya vardı ve Ermenistan parlamentosuna girmeyi başardı. İşin ilginç tarafı, Nikol Paşinyan cezaevindeyken gazetesi “Haykakan Zamanak”ın başında eşi Anna Hakobyan’ın olmuştur. Anna Hakobyan’ın babasını da tanıyan David Şaknazaryan, aynı dönemde gazetenin finansal istikrarını sağlamaya yardımcı olmaya devam etti.

    Tarihin gösterdiği gibi, olaylar tam da Paşinyan’a kefil olan Karlos Petrosyan tarafından planlandığı yönde gelişti. Ermenistan Ulusal Meclisi üyesi olduktan sonra ilişkiler daha da güven verici hale geldi, Paşinyan Karlos Petrosyan ile birkaç kez görüştü ve hatta Karlos Petrosyan’ı İspanya’da villasında ziyaret bile etti. Şu sırada belirtilmelidir ki, Paşinyan’ın Azerbaycan istihbarat çalışanlarıyla temasları Karlos Petrosyan’ın da bizzat katılımıyla BAE ve İspanya’da gerçekleşmiştir.

    Ermenistan’ın gerçek siyasal koşullarında Dağlık Karabağ’ın barışçıl yollarla geri dönüşünün imkânsız olduğu kanısına varan taraflar sonucu önceden tahmin edilebilir askeri bir macera arayışına girdi. Şu hususta Nikol Paşinyan’ın aldığı ilk kararlarından ünlü “Şahin” David Tonoyan’ı Savunma Bakanı görevine ataması hiç de tesadüf değil.

    2018 yılında Nikol Paşinyan adına Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünden tavizler vermesi konusunda Ermenistan için pazarlık yapmaya çalışan Arsen Karatyan’ın girişiminin başarısız sonuçlanması da şaşırtıcı olmamalı. Şöyle ki, aynı pazarlık Paşinyan’ın yükümlülükleriyle çelişiyordu. Ancak Rusya özel servisleriyle bağlantılı Artur Vanetsyan’ı kasıtlı olarak Rusya karşıtı girişime bağlayan Paşinyan’dı ve Soros’a yakın çevrelerin Azerbaycan ile Ermenistan’ı uzlaştırma girişimi gibi tehlikeli bir eğilim hakkında onları bilgilendiriyordu.

    2019 yılında Paşinyan, kasıtlı olarak tarafları savaşın yeniden alevlenmesine yönlendirdi. Uzlaşmaya göre Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’ı kaybetmesiyle Paşinyan artık Azerbaycan’dan talimat almadan siyasi hayatına devam edecekti. Yani, olanlar her harikulade ilk başlarda nasıl planlandıysa öyle devam etmekte idi. Fakat Ulusal Güvenlik Servisi’ndeki bir soruşturma sırasında sızıntı olduğu tespit edildi, belirlenen kişinin David Şahnazaryan’a yakınlığının yanı sıra Paşinyan projesinin finansmanının da organize edilmesine dâhil olduğu kanısına varıldı. Ekim ayında Paşinyan sözde ifşa kisvesi altında Ulusal Güvenlik Servisi’ndeki kilit figürleri dışlamak için komplo kursa da, artık çok geçti. Paşinyan’ın Azerbaycan istihbaratı ile olan bağlantıları hakkında kimin bilgi sızdırdığı ise tam olarak bilinmemekte.

    Devam eden çatışmalar Ermenistan’ın sadece Dağlık Karabağ’ı kaybetmesiyle kalmayıp, Paşinyan’ın hem “Karabağ Zümresi” ileri gelenlerinin “ana üssü”nden, hem de işgal altındaki topraklardan başarılı bir şekilde kurtulmasını sağlayacağı tahmin edilebilir. Yenilginin acısına rağmen Ermenistan toplumu, yolsuzlukla “başarılı mücadelesi” sebebiyle Paşinyan’a güvenmeye devam etmekte. Aynı zamanda mülteciye dönüşen “Karabağ halkı” da artık başbakan için tehdit oluşturmuyor.

  • Ermenistan’da Paşinyan karşıtı gösterilerde arbede: 30 gözaltı

    Ermenistan’da Paşinyan karşıtı gösterilerde arbede: 30 gözaltı

    Ermenistan’da Başbakan Nikol Paşinyan’ın istifası için toplanan göstericilere, polis müdahale etti. Çıkan olaylarda 30 kişi gözaltına alındı.

    Dağlık Karabağ anlaşmasına imza attıktan sonra ülkesinde “hain” ilan edilen Başbakan Nikol Paşinyan karşıtı protestolar ikinci gününde başkent Erivan’daki Özgürlük Meydanı’nda devam etti. Protestolara katılan muhalefet parti temsilcileri ve milletvekilleri halka hitaben yaptıkları konuşmalarda, Dağlık Karabağ anlaşmasını “yenilgi” olarak nitelendirdi. Paşinyan’ın istifa etmesini isteyen muhalefet, Paşinyan hükümetinin düşürülmesi için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti. Muhalefet, yeni kurulacak olan hükümet ile Ermeni halkının haklarının sonuna kadar savunulacağını ifade etti.

    Muhalefet üyelerinin halka hitaben yaptıkları konuşmalar sırasında polis meydanda bulunan protestoculara müdahale etti. Yüzleri maskeli olan polisler, meydanda birçok kişiyi yaka paça gözaltına aldı.

    Gündüz yapılan protestolar sırasında 20 kişinin gözaltına alındığı, akşam saatlerinde ise meydanı terk etmeyen gruba yapılan müdahale sonrası 10 kişinin daha gözaltına alındığı belirtildi.

  • Ermenistan’da muhalefet Paşinyan karşıtı protesto gerçekleştirecek

    Ermenistan’da muhalefet Paşinyan karşıtı protesto gerçekleştirecek

    Ermenistan’da muhalefet partileri, Dağlık Karabağ’dan çekilerek yenilginin kabul edildiği anlaşmaya imza atan Başbakan Nikol Paşinyan’a karşı sokağa çıkma kararı aldı. Ülkedeki 17 siyasi parti tarafından hazırlanan ortak bildiride, “Tarihimizin en utanç verici sayfası maalesef dün yazıldı” denildi.

    Ermenistan işgali altında bulunan Dağlık Karabağ’da yıllardır süren işgal, Azerbaycan’ın kazandığı zafer ile son buldu. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Dağlık Karabağ’da yenilgiyi kabul ettiklerini ve Azerbaycan ile anlaşmaya imza attıklarını duyurunca Ermenistan’da muhalefet ayaklandı. Paşinyan’ın imzaladığı anlaşmayı yenilgi olarak gören muhalefet gece saatlerinde parlamento binasını basarak gece boyunca işgalini sürdürdü. Ermenistan Meclis Başkanı Ararat Mirzoyan’ın da linç edildiği olaylar halen sıcaklığını korurken, ülkedeki muhalefet partileri protestoları yaygınlaştırmak için miting yapma kararı aldı. Ülkedeki 17 siyasi parti ortak bir bildiri yayınlayarak yarın yerel saatle 13.00’te Erivan’da büyük bir miting yapacaklarını duyurdu.

    “Tarihimizin en utanç verici sayfası maalesef dün yazıldı”

    Bildiride, “Tarihimizin en utanç verici sayfası maalesef dün yazıldı. Devletini ve toprağını kanıyla cephede koruyan askerlerin arkasından, bizim arkamızdan ulusal olmayan bir anlaşma imzalandı. Halihazırda birliğimize, iç çekişmeler ve provokasyonların dışlanmasına ihtiyaç var. Bu nedenle bütün yurtseverleri yarın 13.00’de Erivan’da Özgürlük Meydanı’nda yapılacak mitinge davet ediyoruz” denildi.

    Ermenistan basını ise gece saatlerinden bu yana yaşanan olaylarla ilgili gelişmeleri kamuoyuna aktarırken, başta başkent Erivan olmak üzere birçok kritik şehirde asker ve polislerin güvenlik önlemlerini arttırdığını belirtti.