Etiket: Paşayeva

  • Azerbaycan Milletvekili Paşayeva: “Güçlü olmak için birlik olmalıyız”

    Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, “Adaletsizlikleri ya rahatsızlıklarına karşı dayanmada güçlü olmak için birlik olmalıyız” dedi.

    Kırıkkale Medya ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı tarafından organize edilen, “Bir Millet İki Devlet, Türkiye-Azerbaycan ve Karabağ Sorunu” adlı konferans için Kırıkkale’ye gelen Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Kırıkkale Valisi Mehmet İlker Hantankaçmaz, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, Türk Ocakları Kırıkkale Şube Başkanı Dr. Halil Murat Ünver, Medya ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ercihan Çakmak ile bir araya geldi.

    Büyükşehir Parkı’nda yer alan Milli Piyade Tüfeği MPT-76 silahlı askerin olduğu anıtta hatır fotoğrafı Paşayeva, il protokolü ve Paşayeva, tarihi konak evleri ziyaret etti. Burada Vali Haktankaçmaz ve Başkan Saygılı, Paşayeva’ya çeşitli hediyeler verdi. Kırıkkale İl Emniyet Müdürü Mahmut Çorumlu’yu da makamında ziyaret eden Paşayeva, yaptığı konuşmada Müslüman dünyasının daha güçlü olması için Türk dünyasının birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini ifade etti.

    “Hepimiz için birlik olma zamanı” diyen Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, “O yüzden Müslüman dünyasının daha güçlü olması için Türk dünyasının bütün olması lazım. Güçlü olursa oraya da her zamanki gibi nasıl eskilerde olduğu gibi yardımcı olacak” ifadelerini kullandı.

    Paşayeva, konuşmasında şunları kaydetti:

    “Adalet anlayışının bittiği bir dünyada. Artık adalet anlayışı yok. Gücün varsa ne istiyorsan yapabilirsin bir kuralının hüküm sürdüğü dünyada yaşıyoruz ve biz bunu görüyoruz. Görün ne kadar gözyaşı var acı var. Sadece bizim yaşadığımız coğrafyada. O yüzden bu haksızlığa, adaletsizliğe karşı mücadelenin de tek yolu var. O büyük güçlerin, o oyunlarının adaletsizlikleri ya rahatsızlıklarına karşı dayanmada güçlü olmak için birlik olmalıyız. Buranın bir acısı olursa, televizyonda bir şehit haberimizi alınca terörle mücadelede o ağlayan anne kardeş gibi biz de ağlıyoruz. Orada fark etmez ki benim insanım. Nerede olması hiç fark etmez. Burası ora buradaki Azerbaycan buradaki kardeşlerimin de devleti, vatanı. Ora ne kadar gücü olursa buradaki kardeşim güçlü hissedecek.”

    Paşayeva’nın bir Türk aşığı olduğunu ifade eden İl Emniyet Müdürü Çorumlu, kendisinin “Son kale Türkiye’dir” diyen modern çağın Nene Hatun’u olduğunu vurguladı.

    Daha sonra Azeri kadın vekil Paşayeva şeref defterini imzaladı. Çorumlu, Paşayeva’ya takdim ettiği çeşitli hediyelerin yanı sıra Türk bayrağı rozeti takdim etti.

  • Azerbaycan Milletvekili Paşayeva: “Türkiye, tüm Müslüman dünyasının en güçlü kalesidir”

    Azerbaycan Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi Üyesi Ganire Paşayeva, Türkiye’nin tüm Müslüman dünyasının en güçlü kalesi olduğunu belirterek, “Afrin’de teröristler kırmızı çizgimize kadar geldiler, biz de gereğini yapıyoruz” dedi.

    26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık-Karabağ bölgesindeki Hocalı Kasabası’nda 106’sı kadın, 63’ü çocuk toplam 613 Azeri sivil vatandaşın Ermenistan ordusu tarafından öldürüldüğü Hocalı Katliamı’nın 26’ncı yılı Kastamonu Üniversitesinde anıldı. Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ile Kastamonu Üniversitesi tarafından “Hocalı Katliamını Anma” programı Bilgehan Bilgili Merkez Kütüphanesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

    Hocalı soykırımını anma programında konuşan Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, “Yeni bir Çanakkale’den geçtiğimiz bu coğrafyada dilde, fikirde, işte birlik, vatan kavramı büyük olan gençlere ihtiyacımız var. Türk Dünyası kavramının altının doldurulması, dilde fikirde işte birlik kolay değil. Ama bizim buna ihtiyacımız var. O düşünceye ve Çanakkale ruhuna ihtiyacımız var” dedi.

    “Hocalı, modern dünyanın gözleri önünde haritadan silindi”

    Karabağ’da modern dünyanın gözleri karşısında Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sinin işgal edildiğine dikkat çeken Paşayeva, “Modern dünyanın gözü önünde Avrupa’daki kurumlar bağırırlar insan hakları, demokrasi diye bağırırlar. O insan hakları diye bağıranların nedense işgalci Ermenistan’ın işgal ettiği topraklardan göç etmek zorunda kalan 1 milyon insanın acısı umurunda olmadı. 26 yıldır bu insanlar kendi evlerine dönemiyorlar. Babanızın, annenizin, kardeşlerinizin kabrini ziyaret edemiyorsunuz. Doğduğunuz, büyüdüğünüz evinizi 26 yıldır göremiyorsunuz. Bunun nasıl bir acı olduğunu düşünebiliyor musunuz? 1 milyon kardeşimiz, bu acıyla bugün de yaşıyor. Hocalı adında bir kent modern dünyanın gözleri önünde haritadan silindi” diye konuştu.

    “Amerika’nın çıkarına bir karar olsaydı 20 günde uygulamaya başlarlardı”

    Azerbaycan topraklarını işgal eden Ermenistan’a baskı yapmanın zor olmadığını vurgulayan Paşayeva, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 4 kararı var ama o kararların uygulanması için Ermenistan’a baskı yok. BM’nin 4 kararına göre işgalci Ermenistan’ın çekilmesi lazım Azerbaycan topraklarından ama bunun uygulanması için bir Ermenistan’a baskı yok. Ama yarın Amerika’nın çıkarına bir karar olursa onu alır, 20 gün bile beklemeden silahını topunu tüfeğini de alır, gelir onu uygulatır. Ama 1 milyonun insanın dönememe hakkı o kurumların umurunda bile değil” şeklinde konuştu.

    “Hocalı’da soykırıma uğrayanların tek suçu Türk olmaktı”

    Hocalı’da Ermenistan tarafından soykırıma uğrayanların tek suçunun Türk olmak olduğuna işaret eden Paşayeva, “O insanlar Azerbaycan vatandaşı olduğu için öldürülmedi. Onu yapan zihniyet bunu kendisi söylüyor. Sadece Azerbaycan vatandaşı olduğu için değil, ’Türk olduğu için onlara o acıyı yaşattık’ diyorlar. Maalesef bu soykırımı görmezden gelenler adalet karşısında henüz cevap vermiş değiller. Azerbaycan’ın yaptığı bütün çalışmalara rağmen ne Avrupa, ne Batı, ne Rusya, hiçbiri onların adalet karşısında cevap vermesi için hiçbir adım atmadı. Rusya’nın Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki (AKPM) heyetinin oy hakkını Ukrayna topraklarını işgal etti diye elinden alanlar ama Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini işgal eden Ermenistan heyetinin neden oy hakkını elinden almadınız. O işgali hayata geçiren ve Hocalı soykırımında direkt eli olan o katili, Strazburg’ta AKPM’ye davet ettiler ve alkışlayarak kürsüye çıkardılar. Bize göre bunun anlamı böyledir. Sizin Avrupa’dan, Batı’dan verdiğiniz mesaj bence budur. Hristiyan toprakları işgal edilemez ama Türklerin, Müslümanların toprakları işgal edilirse birde bir Hristiyan devleti tarafından o zaman bunu destekleriz, onu alkışlarla böyle kürsüye çıkartırız” ifadelerini kullandı.

    “Terörü destekleyenler Türkiye’nin, Azerbaycan’ın güçlü olmasını istemiyor”

    Terör örgütlerinin, Türkiye’nin, Azerbaycan’ın güçlü olmasını istemeyen devletler tarafından desteklendiğine işaret eden Paşayeva, şöyle konuştu:

    “PKK/PYD/YPG adı ne olursa hepsi terör örgütüdür. Biz de insanlık adına bu terör örgütleriyle mücadele ediyoruz. Hayır, edemezsiniz, bu ameliyatı yapamazsınız, bunu durdurun. Basınlarında yalan yanlış haberlerle terörle mücadeleyi farklı göstererek yanlış algı oluşturmaya çalışıyorlar. Neden terörle mücadelede yanımızda değiller biliyor musunuz? Aslında terörün arkasında kimlerin durduğunu da bu vesileyle daha iyi görmüş oluyoruz. Eğer bir olayın arkasında kimlerin olduğunu görmek isterseniz, üzerine gidin. Üzerlerine gittiğinizde üstünüze çıkarlar, şimdi hepsi üste çıkmaya başladı. Biz, biliyorduk ki o silahlar, o politik destekler nereden geliyordu. O yüzden de Türkiye’mizin terörle mücadelesinde, nasıl Azerbaycan’ın yanında yoktular Türkiye’mizin de yanında değiller. Her türlü engel olacaklar, çünkü Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın güçlenmesini istemiyorlar.”

    “Hristiyanlar Ermenistan’a sahip çıkarken, birçok Müslüman ülkesini yanımızda göremiyoruz”

    Ermenistan’ın arkasında Hristiyan dünyasının bulunduğuna dikkat çeken Paşayeva, şunları kaydetti:

    “Hep arkasında oldular. Ama maalesef ki üzücü bir olay o ki, bugün Türkiye’de de aynı durumu görüyoruz, Hocalı’da da, Karabağ’da da birçok Müslüman ülkesini yanımızda göremiyoruz. Yoklar, çoğu da suskun. Düşmanlar karşımızdaydı, dostlarımızı göremiyorduk. Yanımızda sadece Türkiye vardı, Müslüman ülkelerden Pakistan, Özbekistan kardeşlerimiz vardı. Bugün aynı durumda da aynı ülkeleri görüyoruz. O yüzden diyorum ki yeni bir Çanakkale’den geçtiğimizde o ruha ihtiyacımız var. O ruh birbirine sahiplenme ruhudur. Birlik ruhudur. Çünkü bugünkü dünyanın şartları bu. Bugünkü dünyada uluslararası hukuk çökmüştür. Uluslararası kurumlar, büyük güçlerin çıkarlarına hizmet dışında hiçbir şey ile ilgilenmiyorlar. Bugünkü dünyada haklı olmanız yeterli değil. Çünkü bu dünyanın artık tek bir kuralı var güçlü olacaksınız. Eğer güçlüyseniz hakkınızı koruyacaksınız, eğer gücünüz yoksa hakkınızı koruyamayacaksınız.”

    “Bu bölgede büyük güç olmayalım diye her türlü senaryo ve oyun kuruluyor”

    Bu bölgede büyük güç olmamaları için her türlü senaryo ve oyunun kurulduğunu anlatan Paşayeva, şöyle devam etti:

    “Biz, bir zaman büyük bir millet olmanın farkını unuttuk ya da o kadar farkında olmadık. Ama başkaları bunun ciddi farkındaydı. Her türlü oyunlar, senaryolar kuruldu ki bu bölgede büyük güç olamayalım diye. Böyle acılar ve üzüntüler, kurulan senaryoların sonucu olarak karşımıza çıktı. Bizim de bir yerde hatalarımız oldu. Onlar senaryolar, oyunlar kurarken biz ise devlet ve vatan kavramının farkını ayırt edemedik. Çünkü Türkiye devlet, Azerbaycan devlet, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan veya diğerleri bir devlet. Vatan ise, Doğu Türkistan’dan tutun Kırım’dan, Bayırbucak’tan, Ahıska’dan, Kıbrıs’tan baktığımız bu büyük coğrafya ise vatandır.”

    “Afrin’de teröristler kırmızı çizgimize kadar geldiler, biz de gereğini yapıyoruz”

    Afrin’de Türkiye’nin varlığının sorgulandığını hatırlatan Paşayeva, “Ama biz de size soruyoruz o zaman, sizin ne işiniz var o zaman orada. Sınırımıza kadar geldiniz, sizin ne işiniz var orada, onu da bize bir anlatın. Biz bilelim. Ama ne işleri olduğunu biz biliyoruz. Artık kırmızı çizgilere kadar geldiler. Şimdi kırmızı çizgilerde onları durdurup, geri tepmek için bizim tekrardan o Çanakkale ruhuyla bunu yapmamız gerekiyor. Ben, Türkiye’yi Azerbaycan kadar vatanım olarak görüyorum, seviyorum. Çünkü biliyorum ki o da vatan, bu da vatan. Bu vatan güçlü olursa o vatan güçlü olacak. Bu vatan zayıflarsa o vatan da güçlü olamaz. O vatan güçlü olursa senin oradaki gücün artar, o vatan orada zayıf olursa senin burada gücün artamaz” dedi.

    “Afrin’de gerekirse ben de canımı veririm”

    Afrin’de Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Zeytin Dalı Operasyonunda gerektiğinde kendisinin de canını verebileceğini söyleyen Paşayeva, “Bu yüzden Afrin’de gerekirse ben de gider savaşır, canımı veririm. Çünkü bu vatanın gücü hepimizin gücüdür. Zayıflaması demek hepimizin zayıflaması demek. Hocalı’da Ermenistan katliam yaptığında, bugün Türkiye’de terörle mücadelede Mehmetçiklerimiz şehit olursa bizim gençlerimizin eğlenmeye hakkı var mı? Yok. Bugün biz, hepimiz birer asker olmamız gerekiyor. Vatan topraklarının savunmasında asker orada savunur, biz ise sosyal medyadan tutup her yerde de savunmak bizim vazifemizdir” şeklinde konuştu.

    “Türkiye, tüm Müslüman dünyasının en güçlü kalesidir”

    Paşayeva, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık son kalemize geldiler. Bunu iyi bilmeniz gerekiyor. Bütün kalelerimizi aşa aşa son kale olan Türkiye’mize geldiler. Türkiye, tüm Müslüman dünyasının en güçlü kalesidir. Burası zayıflarsa tekrardan bu coğrafyanın toparlanması çok zor olur. Size yemin ederim, o yüzden her yerde o gün bugündür. Türkiye’ye her yerde sahip çıkacağız, daha çok sahip çıkacağız. Azerbaycan’a daha çok sahip çıkacağız. Bizim dedelerimiz Çanakkale İstiklal Mücadelesinde ‘söz konusu vatansa gerisi teferruattır’ demiştir. Hangi dinde olursanız olun, hangi millette, hangi düşüncede olursanız olun, hangi partiden olursanız olun, hangi ideolojide, hangi mezhepten olursanız olun fark etmez. Çünkü bugün söz konusu olan vatandır. Biz de dedelerimiz ve ninelerimiz gibi gerisi teferruattır deyip birbirimize sarılacağız. İzin vermeyeceğiz ki bizim içimizden bizi vursunlar. Kendi içimizden kendi insanlarımızın eliyle bizi vurmalarına izin vermeyeceğiz. Birlik ve beraberlik içerisinde bugün bu kalemizi zayıflatmak isteyenlere nasıl Çanakkale’de dedelerimiz o dersi verdilerse, biz de o dersi onlara vereceğiz. Bunu sadece Türkiye için değil, Bayırbucak, Kerkük, Karabağ, Hocalı, Kırım, Kuzey Kıbrıs, Ahıska, Doğu Türkistan’a kadar bütün bu vatan coğrafyası için mücadele edeceğiz.”

    Konuşmasının ardından Kastamonu Üniversitesi tarafından Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva’ya ‘Fahri Doktorluk Unvanı’ verildi. Fahri Doktorluk Unvanı tevdi töreninde Kastamonu Üniversitesinin cübbesini ise, Paşayeva’ya Rektör Aydın giydirdi.

  • Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva Hatay’da

    Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Hatay’da “Avrupa’nın çifte standartları karşısında Türkiye ve Azerbaycan’ın dik duruşu” adlı konferansa katıldı.

    Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Mustafa Kemal Üniversitesi Göğüs Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Tülin Durgun Yetim tarafından düzenlenen konferansa katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Mustafa Kemal Üniversitesi Göğüs Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Tülin Durgun Yetim, “Ülkemiz ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Müslümanlara yapılanlar son zamanlarda artan İslamafobi diye bir şey çıkarttılar, onun sonucu olarak da giderek artan etkilerinden kaynaklanmaktadır. İslamafobi, kelime anlamı olarak İslam korkusu demektir. Ayrıca Müslümanların ve İslam dinine duyulan nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve kin besleme anlamına gelir. Günümüzde artarak yaygınlaşmaktadır. Türkiye her ne kadar İslam karşıtlı yansıtsa da batıda ki kullanımları ise bunun bir adım daha ötesindedir. Bazı çevreler İslam dinine ve bu dine mensupları kendi varlıklarına tehdit ettikleri gerekçesiyle inanılmaz derecede nefret ve kin beslemektedir” dedi.

    Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva ise, Emperyalist güçlerin Türk ve İslam devletlerine hiçbir zaman adaletli davranmadığına dikkat çekerek, “Hep standartları çifte idi. Sadece bugün kartları biraz daha açık oynuyorlar. Bu açık kartların oynandığı bir dönemde neler yapmalıyız bunu düşünmeliyiz. Çifte standartları görmemek biraz körlük olur, politik körlük. Azerbaycan adına konuşayım, biz uluslararası örgütlerin üyesiyiz. Birleşmiş Milletlerin, Avrupa Konseyi’nin, Birleşmiş Milletler dışında Avrupa Kurumlarının da üyesiyiz. Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisi modern dünyanın gözleri önünde Ermenistan tarafından işgal edildi. Ermenistan bu işgali yaparken bazı güçlerde destek veriyordu. Rusya Silah verirdi, Avrupa’nın bazı yerlerinde de açık olmasa da konferanslar, diasporalar vasıtasıyla desteklerlerdi” dedi.

    Paşayeva, Avrupa ülkelerinin terör örgütlerine açıktan destek verdiklerinin de altını çizerek şu ifadeleri kullandı:

    “Avrupa konseyi çeşitli kurumlara yaptırımlar uygulatır. Ama Avrupa Konseyi’nin temel stokunda şu yer alır ‘Bir üye ülke, diğer üye ülkenin toprağını işgal edemez.’ Ama Avrupa Konseyi’nin üyesi Ermenistan, Avrupa Konseyi Üyesi Ermenistan’ın topraklarını işgal ediyor. İnsan haklarını savunmak için kurulan örgüt, bir milyon evine dönemeyen göçmenlerin hukukuna gelince ses yok. Gelelim Türkiye’ye, terörle mücadele edelim diyorlar tamam. Biz nerde olursak olsun ister Brüksel’de ister Almanya’da nerde terör olursa ilk önce diyoruz ki biz bu terörü lanetliyoruz terörle mücadele de sizin yanınızdayız. Terör bir insanlık düşmanıdır. Ama terör bize yapılınca maalesef ki ses yok. O terör örgütleriyle mücadele eden Türkiye’nin yanında yok oluyorlar. Ben Avrupa konseyi Parlamenter Meclisi’nde söyledim mücadelede destekleri bir yana, o terör örgütleri desteklerin birçoğunu nerden alır. Aldıkları yerler hepsi açıkça ortadır. Ama ne yapıyorlar, bazıları gizli, bazıları açıkta o terör örgütlerine destek veriyorlar. Mesela Brüksel’in merkezinde PKK terör örgütünün kampları bayraklar buna izin veriyorlar. Nasıl izin verilebilir. Bir terör örgütüne böyle bir destek verilebilir mi. Maalesef ki bu izni veriyorlar. Demek ki biz bu çifte standartları görüyoruz. Yani Türkiye’nin aleyhine algı operasyonları yapmak, diğer ülkede azınlıkların hakları yokmuş. Bütün kiliseleri maşallah Hatay’da da güzel güzel tamir olmuş gelin bizim camilerimiz niye öyle değil. Hiç bunu konuşan yok. Ama bu algı operasyonlarını yaratırlar sonra sizin aleyhinize çevirip üzerinize gelirler. Bunlar değişmeyecek. Olayların çok farkındalar. Çünkü biz büyük bir milletiz ve bu milletin bu coğrafyada güçlenmesini istemeyenler devamlı şekilde bunu yapacaklar. Biz sadece bunu birlikte bozmuşuz. Sevr anlaşmasının içeriğini biliyor musunuz? O Sevr anlaşmasını bizim dedelerimiz neyle bozdu. O Sevr anlaşmasını canımız, kanımızla birliğimiz ile bozduk. Lozan anlaşmasını mutlulukla mı kabul etmişsiz, hayır, acıyla kabul etmişsiz. Çünkü o gerçekliklerin içerisinde en iyi durumumuz oydu, ondan başka yolumuz yoktu. Ona göre biz neyi yapabildik, biz ne zaman birlik beraberlik içerisinde olduk tarihimizde o zaman başardık.”

    Konuşmaların ardından Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva’ya plaketini AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu verdi. Doç. Dr. Tülin Durgun Yetim’e ise plaketini İzzetin Yılmaz verdi.

    Hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından Paşayeva, kendisinin kaleme aldığı kitapları imzaladı. Paşayeva, konferans öncesinde Yayladağı’nda Mülteci kamplarını gezerek yetkililerden bilgi aldı. Kırıkhan’da ise Beyazıt Bestami Hazretlerini gezdi. Ayrıca Paşayeva, Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz ve Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu’dan ilçelerinde bir tane Azerbaycan ve Hocalı isimlerini bir sokağa verilmesini isteyerek onlardan söz aldı. Paşayeva, salona gelenlerin sevgi gösterileri ile karşılaştı.

  • Azerbaycan Milletvekili Paşayeva: “Türkiye en güçlü Türk Müslüman dünyasının kalesi”

    Ahilik Haftası kutlamaları kapsamında Kırşehir’e gelen Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, “Türkiye en güçlü Türk Müslüman dünyasının kalesi” dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın Kırşehir AK Parti ziyareti esnasında konuşan Azerbaycan milletvekili Paşayeva, “Türkiye coğrafyası dışında gerçekleri bazı şeyleri daha iyi görüyorsunuz. Biz terörü her yerde lanetliyoruz. Ama terör bize gelince arkasında desteklerini görüyoruz. Ben Azerbaycan milletvekiliyim ama kendimi sadece ora milletvekili gibi hissetmiyorum. Bu vatan coğrafyasının milletin bir parçası olması dışında Türkiye en güçlü Türk Müslüman dünyasının kalesi” dedi.

    “Türkiye güçsüzleşir ve zayıflarsa hepimiz güçsüzleşir ve zayıflarız” diyen Paşayeva, şöyle konuştu:

    “Eski dönemlere göre Türkiye’nin yanında kardeş devletler var. Gençlerimizi örgütlendirerek daha da güçlü hale geleceğiz. Türk ve Müslüman dünyasının üzerinde oynanan oyunları biliyoruz. Karşılıklı istişarelerle oturup konuşacağız. Kendi çocuklarımızı bizim elimizden almak için çalışıyorlar. Bizler, kendi çocuklarımızı bizden almalarına izin vermeyeceğiz. Hem Türkiye için hem Azerbaycan hem de kardeş ülkeler için daha çok çalışacağız. Mazlum coğrafyalar sitem etmeyecek bizlerden destek isteyecek.”

  • Azerbaycan milletvekili Paşayeva: “FETÖ konusunda Türkiye kadar hassasız”

    Azerbaycan milletvekili Ganire Paşayeva, FETÖ konusunda Türkiye ne kadar hassas davranıyorsa Azerbaycan’ın da o kadar hassas davrandığını söyledi.

    Nevşehir’in merkez ilçeye bağlı Uçhisar beldesinde “Karabağ Sokak” açılışına katılmak üzere bölgeye gelen Azerbaycan milletvekili Ganire Paşayeva, Uçhisar Belediye Başkanı Ali Karaaslan’ı ziyaret etti. Burada belediye başkanı Karaaslan ile bir süre görüşen Azerbaycan milletvekili Paşayeva daha sonra ise gazetecilerin sorularını yanıtladı. FETÖ konusunda ve diğer terör örgütleri ile mücadelede Türkiye’nin her zaman yanında olduklarını ifade eden milletvekili Paşayeva, “Türkiye’nin düşmanı bizim de düşmanımızdır” dedi. Paşayeva, “Azerbaycan her zaman net her zaman tavrını ortaya koymuş bir devlettir. Azerbaycan’da Türkiye devleti, Türk milleti buradaki insanımızın aleyhine hiçbir faaliyet olamaz. Bunu yapmak isteyenlere izin verilmez. Çünkü Azerbaycan Cumhurbaşkanımızın son Türkiye ziyaretinde dediği gibi Azerbaycan devletinin hem devlet politikasında hem de halkının düşüncesinde tam oturmuş bir düşünce. Cumhurbaşkanımız Türkiye ziyaretinde Türkiye’nin gücü bizim gücümüzdür dedi. Türkiye ne kadar güçlenirse bu bizim gücümüzdür. Türkiye zayıflarsa o bize de zarardır. Nasıl ki Azerbaycan güçlenirse Türkiye’nin gücüdür. Azerbaycan zayıflarsa Güney Kafkasya’da Türkiye’nin gücü zayıflamış olur. O yüzden Türkiye devletimize burada vatanımızı zayıflatacak kim olursa olsun, hangi terör örgütü olursa olsun fark etmez bu terör örgütlerinin hepsiyle mücadele de Azerbaycan Türkiye’nin yanındadır. Ve sadece Azerbaycan sesini devletimizin içerisinde değil tüm uluslar arası platformda da Türkiye ile beraber bu çalışmaları yürütür. Türkiye’ye karşı bir terör faaliyeti Türkiye’ye karşı bir terör örgütü bu Azerbaycan’a da karşı yapılmış gibi biliyoruz hissediyoruz. O yüzden de hangi dönemde de olursa olsun yani Azerbaycan devleti özgürlüğünü tekrar kazandıktan bugüne kadar hiçbir zaman Türkiye aleyhine küçücük bir faaliyete de izin vermedi ve bundan sonra da hiçbir zaman izin vermez. Bunu Cumhurbaşkanımız da açık söyledi. Halkımızın da ister 15 Temmuz ister PKK terör örgütü ister diğer terör örgütleriyle mücadelede de ortaya koyduğu tavır ortadadır. Türkiye’ye zarar veren bize zarar verir. Türkiye’ye düşman olan bizim dostumuz olamaz. Türkiye’ye bu vatan devletine düşman bizim düşmanımızdır. Dost bizim dostumuzdur. Azerbaycan bugün olduğu gibi dünde bugünde yarın da her zaman terör ile mücadelede de Türkiye’mizin yanındadır. O yüzden siz Türkiye’den bu konuda ne kadar hassassanız bilin ki bizde o kadar sizin kadar hassasız” şeklinde konuştu.