Etiket: Paşa

  • Bakan Faruk Özlü, “Atatürk ile İsmet Paşa arasında bile uyumsuzluk vardı”

    Bolu’da Ak Parti İl Teşkilatı’nın 65. İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşma yapan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Özellikle Gezi olaylarından itibaren Türkiye üzerinde çok büyük oyunlar oynanıyor. İşte bütün bu oyunları artık tamamen boşa çıkaracağımız bir referanduma doğru gidiyoruz” dedi.

    Ak Parti Bolu İl Teşkilatı 65. İl Danışma Meclisi Toplantısı geniş katılımla Karaçayır Nikah salonunda gerçekleştirildi. Ak Partili Belediye Başkan’ları, meclis üyeleri, teşkilat başkanları ve partililerin katıldığı toplantıda konuşma yapan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Bu anayasa değişikliğinin en önemli getirilerinden birisi, bir daha Türkiye’de koalisyon dönemi yaşanmayacak olmasıdır” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye yarım kalmış projeler ülkesiydi”

    Türkiye’nin geleceğine damga vuracak olan bir referandum sürecinin arefesindeyiz diyen Özlü, “Ekonomi yerlerde sürünüyordu, siyasetin itibarı dip yapmıştı, devletin içeride veya dışarıda bir etkinliği kalmamıştı. İnsanlar, hele hele gençlerimiz, artık bu ülkeden umutlarını kesmeye başlamışlardı. Eskiden bu ülkede sürekli temel atma törenleri yapılır, ama o atılan temeller yıllarca yapılmazdı. Türkiye, adeta bir yarım kalmış projeler cennetiydi. Bolu bunun en yakın şahitlerinden birisidir. İşte Bolu Dağı Tüneli şurada duruyor. İhalesi 1990’da yapılan projenin temeli bile ancak 1993’te atıldı. Sonraki 10 yılda ise inşaatın ancak yarısı tamamlanabildi. AK Parti göreve geldikten sonra ise sadece 4 yılda, projenin kalan kısmı süratle tamamlandı. Binlerce tünel ve yol yaptık. Nereye gitseniz Ak Parti’nin tünellerini ve bölünmüş yollarını görürsünüz” şeklinde konuştu.

    “Seçimlerden sonra bir sürü sorun ortaya çıkıyordu”

    Normalde seçimler soruların cevabı olur. Bizde ise seçimlerden sonra ortaya bir sürü soru çıkıyordu şeklinde konuşan Bakan Özlü, “Hükümet kurulacak mı kurulmayacak mı? Hükümet kurulsa bile ömrü ne kadar olacak? Bakanlar Kurulu toplanabilecek mi? Şaka yapmıyorum, 90’lı yıllarda, Bakanlar Kurulu’nun toplanması, daha doğrusu toplanabilmesi, gerçekten de haber değeri taşıyordu. Şu anda güçlü bir lider, güçlü bir parti var. Bu güçlü lider sayesinde 14 yıldır koalisyon dönemi yaşamadık. Ancak buna köklü bir çözüm bulmak gerekiyor. Bunu sistem üzerinden çözmek gerekiyor. Bu anayasa değişikliğinin en önemli getirilerinden biri işte bu olacak. Bir daha Türkiye’de koalisyon dönemi yaşanmayacak” dedi.

    “İki başlılık kalkacak”

    Tarihte Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar arasında uyumsuzluk olduğunu belirten Özlü, “Bir başka önemli konu da yürütmedeki iki başlılığın kalkacak olmasıdır. Cumhuriyet tarihimizde sürekli Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar arasında sürtüşmeler oluyordu. Ahmet Necdet Sezer, Süleyman Demirel, Turgut Özal döneminde oldu. Tarihe bakarsak Atatürk ile İsmet Paşa döneminde bile çok iyi bir uyum olduğunu söyleyemeyiz.

    Yeni sistemde referandum sonrasında daha güçlü bir yürütme geçecek. Daha doğru ve daha hızlı kararlar almak ve bunları daha iyi uygulamak mümkün olacak. Sadece yürütme değil, yasama da çok daha etkin bir işlev üstlenecek. Yasamanın kanun yapıcı özelliği daha fazla pekişecek. Yargı gerçek anlamda bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşacak.

    Yani yasama, yürütme ve yargı Kamu otoritesini oluşturan bu üç kuvvet arasında bir denge oluşacak. Bunların her biri daha güçlü hale gelirken, hiçbiri bir diğerinin görev alanını ihlal etmeyecek. Böylece Türkiye, güçlü bir sisteme kavuşacak, yeni bir atılım dönemi yaşayacaktır” dedi.

  • Tayyar Mahmud Paşa Divanı ilk kez yayınlandı

    Osmanlı döneminde Samsun Valiliği yapmış ve Sadrazam Vekilliğine kadar yükselen Tayyar Mahmud Paşa’nın divanı ilk kez yayımlandı.

    Tayyar Mahmud Paşa, 18. ve 19. yüzyılda yaşamış özellikle 19 yüzyılın ilk yıllarında etkili olmuş hem önemli bir devlet adamı hem de divan şairiydi. Her ikisi de Canik’te valilik yapmış olan Battal Hüseyin Paşa’nın oğlu ve Hacı Ali Paşa’nın torunu olan Tayyar Mahmud Paşa, o zaman Canik olarak bilinen Samsun’da valilik yaptı. Aynı zamanda şairlik yönü de bulunan Tayyar Paşa, Osmanlı sarayında Sadrazam Vekilliğine kadar yükseldi. Zaman zaman yaptığı işlerle padişahın takdirini kazanan Tayyar Mahmud Paşa, 1808 yılında padişah değişikliğinin ardından idam edildi. O dönemlerde yazdığı şiir kitabı bütünüyle günümüze kadar ulaşamadı. Fakat Ondokuz Mayız Üniversitesi (OMÜ) Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yakup Poyraz, İngiltere’de yaptığı araştırmalar sonucu Tayyar Mahmud Paşa Divanı’nın bozulmamış en geniş bir yazmasını buldu. Daha sonra divanı Osmanlıca’dan günümüz Türkçesine aktaran Yakup Poyraz, Tayyar Mahmud Paşa Divanı’nı edebiyat dünyasına kazandırdı.

    Tayyar Mahmud Paşa’nın Samsunlu eski adıyla Canikli olduğu bilinen bir divan şairi olduğunu belirten Poyraz, “Biz şairin edebiyat yönüyle ilgilenmiştik fakat kendisinin, babasının ve dedesinin Samsun’da valilik yaptığını öğrenmiş olduk. Tayyar Mahmud Paşa Divanı’nı 4 yıl kadar kaldığım Londra’da British Library’de keşfetmiştim. Samsunlu birinin divanının orada bulunması dikkatimi çekti. Türkiye’de nüshaları bulunuyordu fakat eksik nüshalardı. Bir örneğini aldım ve Osmanlıcadan Türkçeye aktardık. Bu yönüyle Samsunlu bir şairimizin divanının yayınlanması ilk olma özelliğini taşıyor. Şair, yaklaşık 160 civarında gazel, onlarca kaside ve nazım şekillerinden oluşan şiirleri bu divanında toplamış” dedi.

    O dönemin yöneticilerinin siyasi durumlarının yanında şiir de yazdıklarını söyleyen Poyraz, “Tayyar Paşa’da bunlardan bir tanesi. Samsun, Trabzon, Erzurum’da valilik yapmış bir şahsiyet. Şairlik yönü belki ikinci planda. Siyasi yönüne bakıldığında mücadeleci bir yapısının olduğunu görüyoruz. O mücadeleci ruhu onu padişahların nazarında zaman zaman yüceltmiş zaman zaman de muhalif duruma düşürmüştür. Sarayda önemli konumlar kazanmış. Sadrazam Vekilliğine kadar yükselmiş. 1808 yılında yönetimin değişmesi ve 2. Mahmut’un tahta geçmesiyle kafası gövdesinden ayrılmak suretiyle idam edilmiştir. Babası ve bazı yakınları Bafra Büyük Camii haziresinde medfunlar. Kendisi ise başı İstanbul’a getirilerek bir caminin haziresine defnedilmiştir. Bafra’da Tayyar Paşa Camii (Paşa Camii olarak bilinen) ve Ordu’da Orta Cami Tayyar Paşa’dan kalan mimari eserlerdir. Döneminde yaptırdığı kütüphane, han, hamam gibi yapılar günümüze kadar ayakta kalamamıştır. Tayyar Paşa Türkiye’de maalesef pek bilinmiyor. Hatta Samsun’da, Bafra’da dahi tanındığını zannetmiyorum. Fakat Tayyar Mahmud Paşa hem Samsun hem de ülkemiz açısından önemli bir değerdir” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Prof. Dr. Mehdiyev: “Akabi’nin yazarının Vartan Paşa olduğu net değil”

    Erciyes Üniversitesi Ermeni Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gaffar Çakmaklı Mehdiyev, ilk Türk roman olarak kabul edilen ‘Akabi’nin, yazarının Vartan Paşa olduğu bilgisinin net olmadığını söyledi.

    1851 yılında, Ermenice harflerle Türkçe olarak yazılan ve ilk Türkçe roman olarak kabul edilen Akabi kitabı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Gaffar Çakmaklı Mehdiyev, “Ondan önce roman niteliği taşıyan Türkçe eserler olmamıştır. Kitaplar vardır ama düzyazı biçiminde değildir, daha çok şiir ve destanları biçiminde yazılmıştır. O yüzden ilk Türk romanı olarak adlandırılabilir” dedi.

    Kitapta Ermeni harflerinin kullanılmasından dolayı, bazı Türk edebiyatçılarının ‘Akabi’yi ilk Türkçe roman olarak kabul etmediklerini belirten Prof. Dr. Gaffar Çakmaklı Mehdiyev, “Eser Ermeni alfabesi ile ama Türkçe yazılmıştır. Ermeni diline de tercüme edilmemiş, Latin alfabesine aktarılmıştır. 1991 yılında da kitap tekrar basıldığında, Türkiye’de basında bununla ilgili olarak, ‘Türk edebiyatının örneği saymak olur mu olmaz mı?’ şeklinde çeşitli tartışmalar olmuştur. Ama eser bence Türk edebiyatının hikayesidir. Ermeni yazar ve araştırmacılar da bunu Ermeni edebiyatına ait etmiyorlar” diye konuştu.

    Kitabın yazarının Hovsep Vartan adında, o yıllarda Mecmua-i Havadis gazetesinin editörü tarafından yazıldığına dair bilgilerin net olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Gaffar Çakmaklı Mehdiyev, “Hovsep Vartan bir yayıncı ve gazete yazarıdır. Akabi hikayesinin yayınlandığı 1851 yılında onun ismi hikayede yoktur. Ama daha sonraki tarihlerde; 1991 yılında Andreas Tietze bu hikayeyi yeniden yayınladıktan sonra Hovsep Vartan’ın ismini yazar olarak göstermiştir. Tietze’ye bu ismi nereden aldığını. Sorduklarında da bir Ermeni araştırmacısının makalesinden söz konusu bilgiye ulaştığını belirtmiştir. Ama yine de o yazarın Vartan Paşa olarak da bilinen Hovsep Vartan olup olmadığı net değildir” ifadelerini kullandı.

    İlk Türkçe roman ‘Akabi’ hakkında

    1851 yılında yayımlanan romanda, Akabi ile Hagop arasında yaşanan aşk anlatılır. İki sevgili mezhep ayrılıklarından dolayı buluşamamıştır. Kitap, Ermeni alfabesi ile ama Türkçe yazılmıştır. Ermeni alfabesi ile yazıldığı için, ilk Türkçe roman olup olmadığı tartışılmıştır. Ancak kitap Ermeni edebiyatının bir parçası olarak da değerlendirmez. Tarih araştırmacısı Murat Belge, ‘Step ve Bozkır’ kitabında Namık Kemal ve Şemsettin Sami’den yirmi yıl önce yazılan ‘Akabi’nin ilk Türkçe roman olduğunu kalem almıştır. Murat Belge’nin de yazarını Hovsep Vartan olarak gösterdiği kitabın yazarının, Prof. Dr. Gaffar Çakmaklı Mehdiyev’e göre kim olduğu bilinmemektedir.

  • Fatsa’da Mustafa Kemal Paşa Mahallesi’ne doğalgaz verildi

    Ordu’nun Fatsa ilçesinde doğalgaz hattı döşeme çalışmaları hız kesmeden devam ederken, Mustafa Kemal Paşa Mahallesi’nin tamamına doğalgaz verilmeye başlandı.

    Devam eden Doğalgaz çalışmaları ile ilgili bilgi veren Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan, Elekçi Irmağı’nda uzun zamandan beri süren doğalgaz hattı geçişinin tamamlandığını belirterek, “Şu anda Mustafa Kemal Paşa Mahallesi’nin tamamına doğalgaz verildi. Fatsa’da şu anda Evkaf Mahallesi ve Dolunay Mahallesi’nin bir kısmı doğalgaz kullanmaya başladı. Fatsa ilçemizde şu anda önünde doğalgaz olan daire sayısı 6 bin 668, abone sayısı ise 1550. Önümüzdeki senenin programında da Dumlupınar, Kurtuluş ve Şerefiye Mahallelerine doğalgaz verilmesi planlanıyor” dedi.

    Başkan Anlayan, 2016 yılında Fatsa’da 150 kilometrelik doğalgaz hattı döşendiğini, bu sene bu rakamı daha da yükseltmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.

  • Tarihi ’Paşa Mezarlığı’ ilgi bekliyor

    Samsun’un Çarşamba ilçesine bağlı Kurtahmetli Mahallesi’nde bulunan tarihi ‘Paşa Mezarlığı’ bakımsızlıktan yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

    Çarşamba Kurtahmetli Mahallesi’nde bulunan ‘Paşa Mezarlığı’ olarak adlandırılan mezarlıkta yapılan araştırmalara göre; kökeni Osmanlı dönemlerine dayanan bir hanedanın ailesinin mezarlığının bulunduğu öğrenildi. Yine yapılan araştırmalarda ‘Haznedaroğulları’ olarak adlandırılan bu ailenin Çarşamba bölgesi dışında Karadeniz Bölgesi’nde etkili ve söz sahibi olduğu iddia edilmekte.

    Paşa Mezarlığı konusunda muhtarlık yaptığı dönemlerde defalarca müracaatlarda bulunduğunu dile getiren eski Kurtahmetli Mahallesi Muhtarı Üzeyir Torun, “Orta Asya’dan gelme Kurt Ahmetli kabilesinin burada yaşadığı hatta köyümüzün de ismini burada yatanlardan aldığı söylenmekte. Bu ailenin mezarlığının bakımı için bakıcı tutulduğu ve yıllarca para gönderilerek bu mezarlıkların bakımının gerçekleştirildiğini bizden öncekiler hep anlatıyordu. Bu para yardımının 20-30 yıl önce kesildiği de söyleniyor. Şimdi de gördüğünüz gibi mezarlığa sahip çıkan yok. Definecilerin yuvası oldu burası. Gece-gündüz buralar hep kazıldı. Bir şey de bulamadılar. Mezarlara zarar verdiler. Bu mezarlığı incelemek amacıyla üniversitelerden öğrenciler, öğretim üyeleri geldi. Baktılar, incelediler. Ancak herhangi bir bakım yok. Yöre sakinleri olarak bu tarihi esere sahip çıkılmasını istiyoruz” dedi.

    Mahalle sakinlerinden 64 yaşındaki Abdullah Erdoğan ise, “Önceden babam ve dedem anlatıyordu. Ben de onlardan duyuyordum. Bu mezarlığın bakımı için önce dedeme daha sonra da babama bakım parası verilmiş. Dedemden itibaren bu mezarlığa 60-70 yıl bakılmış. Babamın vefatından sonra da buraya herhangi bir bakım parası gelmedi. Daha sonra buraya bakan da olmadı. Defineciler burayı hep talan ettiler. Mezarlar açıldığı için kafatasları göründü. Biz o kemikleri geri yerlerine koyduk” diye konuştu.

    Paşa Mezarlığı kitap konusu oldu

    Kurtahmetli Mahallesi’nde bulunan mezarlıkta bulunan aileler hakkında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rıza Karagöz tarafından kitap haline getirildiği de öğrenildi. Kitapta Karadeniz’de bir hanedan kurucusu olduğu söylenen Haznedarzade Süleyman Paşa’nın hayatı, Osmanlı döneminde üstlendiği görevlerinden bahsediliyor. Tarihçiler ve Kurtahmetli Mahallesi sakinleri mezarlığın çok eski tarihlere dayandığı ancak bakımsızlık nedeni ile yok olmaya yüz tuttuğunu belirterek yetkililerden yardım istediler.

    Konu hakkında yaptığı araştırmalar bulunduğunu anlatan Doç. Dr. Rıza Karagöz, “Hazinedarzadeler III. Selim zamanından itibaren Tanzimat döneminin ilk yıllarına kadar Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Canik muhassıllığı, Trabzon Valiliği, Karahisar-ı şarkî Voyvodalığı, Gönye Mutasarrıflığı ile Faş ve Anapa Muhafızlığı gibi önemli devlet görevlerinde bulunmuş kişilerin mensubu bulunduğu bir hanedandır. Aile mensuplarının, merkeziyetçi otoritenin etkin kılındığı II. Mahmut döneminde işbaşında oluşu ve merkezî yönetimle uyumlu bir tavır sergilemesi dikkat çekicidir. Pek çok hanedan ve âyan ailesinin kökünün kurutulduğu veya siyasî nüfuzunun kırıldığı bu dönemde Hazinedarzadelerin devletle uyumu ailenin varlığını korumasında ve Cumhuriyet dönemine intikalinde etkili olmuştur. Sözü edilen tarihi kişilerin dışında geçmişten bugüne Hazinedarzade ailesinden gelen ve Türkiye’nin muhtelif yerlerine dağılmış vaziyette yüzlerce kişiden bahsedilebilir. İstanbul, Ankara, Trabzon, Ordu, Samsun, Ünye, Fatsa, Merzifon gibi ülke içindeki şehirlerde ikamet edenlerin yanı sıra yurt dışında da yaşayanlar vardır. Bunlar arasında burada adlarından bahsetme fırsatı bulamadığımız üst düzey memuriyetlerde bulunanlar olduğu gibi çeşitli mesleklerde ün yapmış olanlar da vardır” şeklinde konuştu.