Etiket: Partisinin

  • Millet Partisi’nin Bursa İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız Oldu

    Millet Partisi Bursa İl Başkanlığı 9’uncu Olağan Kongresinde Hüsamettin Akyıldız il başkanlığı görevine getirildi.

    Merinos Elegans Düğün Salonunda gerçekleşen kongreye Hüsamettin Akyıldız, tek aday olarak katıldı. Kongreye katılan 500 üyenin oyunu alan Hüsamettin Akyıldız, Millet Partisi’nin Bursa İl Başkanlığı görevine geldi.

    Kongrede konuşan Hüsamettin Akyıldız, “Millet Partisi’nin her kademesinde il ve ilçe yönetimlerinde bulundum. Bu dönemde de Millet Partisi Bursa İl Başkanlığına adayım. Millet Parsi’nin hedefi Türk milletinin varlık ve beka davasıdır. Çeşitli projelerimiz var, bunları gerçekleştireceğiz. Ülkemizin içerisinde bulunduğu bunalımlı ve buhranlı dönemde de birlik ve beraberlik vurgusu yapmak istiyoruz. Türk milleti olarak varlığımızı devam ettirmemiz ayrılıkları ön plana çıkaran değil ortak noktalarımızı harekete geçirerek varlığımızı sürdüreceğimize inanıyoruz. Millet Partisi’nin 35 yıldır sürdürdüğü mücadelenin ve siyasi hedeflerin milletim tarafından rağbet edileceğine inanıyoruz” dedi.

  • CHP’li Özel Partisinin Dokunulmazlık Tavrını Açıkladı:

    CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, dokunulmazlık konusunda partilerinin tavrını açıkladı. Özel, kürsü dokunulmazlığı dışından geçmişteki bugünkü ve yarınki tüm dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini açıklarken, “AKP’nin söylediği dokunulmazlık dosyalarını mevcut 83’üncü madde dahilinde bir kereye mahsus yollayalım daha sonra bu dokunulmazlık devam etsin. Bu samimiyetten, akıl ve mantıktan yoksun bir yaklaşımdır” dedi.

    CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Manisa İl Teşkilatında bir basın açıklaması düzenleyerek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Özel, gündemdeki dokunulmazlık dosyası ve terör olayları üzerinden hükümete eleştirilerde bulundu.

    Türkiye’de bir dokunulmazlık tartışması olduğunu kaydeden Özel, şunları söyledi:

    “Bu dokunulmazlık tartışması maalesef iktidar partisi eliyle başka bir mecraya çekilmeye çalışılıyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ilk günden beri söylediğimiz bir şey var çok net olarak; Anayasa’nın 83’üncü maddesi bir darbe Anayasasının ürünüdür ve dokunulmazlık konusunda fevkalade geniş bir kapsam ele alınmaktadır. Türkiye’den daha geniş kapsamlı bir dokunulmazlık sadece İsrail’de var. Kıta Avrupasında böyle bir dokunulmazlık söz konusu değil. Biz dokunulmazlıktan kasıt olarak kürsü dokunulmazlığı olması gerektiğini söylüyoruz. Kürsü dokunulmazlığı kürsüde söylediğiniz bir sözü daha sonra dışarıda tekrar edebilirsiniz ancak bunun dışında suç işleme özgürlüğünüz yoktur. Diğer vatandaşlar nasıl kurallara tabiyse siz de ona tabi olursunuz. Biz hep bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını söyledik ama bunu birkaç dokunulmazlık dosyasına indirgediler. Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisinin çağrıları sonucunda iktidar partisi ‘Peki, bütün dokunulmazlıkları kaldıracağız’ dedi. Biz bundan memnuniyet duyduğumuzu ifade ettik. Ama AKP’nin gurubumuza iletilen önerisi adeta ipe un sermektir. AKP’nin söylediği dokunulmazlık dosyalarını mevcut 83’üncü madde dahilinde bir kereye mahsus yollayalım daha sonra bu dokunulmazlık devam etsin. Bu samimiyet, akıl ve mantıktan yoksun bir yaklaşımdır. Eğer iktidar partisi bu ülkede demokrasiyi ileriye götürmek istiyorsa atması gereken adım anayasanın 83’üncü maddesini tamamen değiştirmektir. Anayasanın 83’üncü maddesinin ilk fıkrası şunu söylüyor; Kürsü dokunulmazlığını tarif ediyor. Bu son derece doğru bu korunmalıdır. Bu ifade özgürlüğü demek. Ama anayasanın 83’üncü maddesinin ikinci fıkrası bugünkü dokunulmazlığı tarif ediyor. Ne suç işlersen işle, geçmişte hangi suçu işlemiş olursan ol milletvekiliysen senin ifadeni alamazlar, ifadeye çağıramazlar, yargılayamazlar, ceza veremezler.”

    SAMİMİYETTEN UZAK BİR YAKLAŞIM

    Bu durumun Türkiye’de iki sonuç doğurduğunu anlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir; suç işleme özgürlüğü, ikincisi işlenmiş olan suçlardan dolayı ceza görmekten kaçmak için bir zırha dönüşüyor. Biz çok net olarak Adalet ve Kalkınma Partisine çağrıda bulunuyoruz. Samimiyseniz gelin dokunulmazlıkları bundan öncesini, bugünü ve yarını kapsayacak şekilde ebediyen kürsü dokunulmazlığı ile sınırlayalım. AKP’nin önerisi bu dokunulmazlık kalsın, bugünkü dosyaları yollayalım. Neden? İki yüz tane bir partinin dosyası var, 135 tane CHP’nin dosyası var, AKP’lilerin dosyalarını başbakanlıkta, meclis başkanlığında, içişleri bakanlığında tutmuşlar 4 tane var. O dosyaları yollayacaklar ama bundan sonra dokunulmazlık devam edecek. Bu şu demek, bugün dosyası olanların suçlarının hesabı görülsün ama bundan sonra görülecek olan dokunulmazlıklar aynı bugün olduğu gibi devam etsin. Bu samimiyetten uzak bir yaklaşım. Çok net olarak bir çağrıda bulunuyoruz. Bugünkü bütün milletvekilleri, geçmişteki bakanlar, bugünkü bakanlar ve bundan sonraki bütün dokunulmazlık dosyalarının kaldırılmasını istiyoruz. Eğer bunu yapamazsak, eğer bunu söyleyemezsek, bu şu demek oluyor; bugünkü hırsızlar sorgulanacak, ama dünkü hırsızlar, dünkü yolsuzluklar, yarınki yolsuzluklar, yarınki hırsızlıklar sorgulanmayacak. Bu vatandaşımızın aklıyla alay etmektir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu kabul etmemiz kesinlikle mümkün değil. CHP olarak net tavrımız anayasaya geçici madde koyarak işlem yapmak yerine anayasanın dokunulmazlıkla ilgili 83’üncü maddesini tam olarak değiştirmek ve çağdaş bir çizgiye çekmek. Geçmişteki, bugün ve yarındaki bütün dosyalar ve bütün bakanlar ile ilgili bunu yapmak.”

    BİNALİ YILDIRIM DOSYASI

    CHP’nin dokunulmazlık dosyalarından hiçbirinin yüz kızartıcı suçlarla ilgisi bulunmadığını kaydeden Özel, AK Parti’de ise durumun böyle olmadığını öne sürerek şunları söyledi:

    “Cumhurbaşkanının B planı Binali Yıldırım bir bakan ve dokunulmazlık dosyası var. Ama Davutoğlu bunlara ilişmekten korkuyor çünkü saray buna izin vermiyor. Eğer başbakanın cesareti varsa şunu söylesin; ‘Geçmişteki 4 bakan ve bugünkü bakanlarından Binali Yıldırım ve birkaç tanesini daha dosyalarını yüce divana milletvekilleriyle birlikte derhal yollayacağız’ desin. 83’ü kaldıralım, bakanların soruşturulmasına olan özel hükümleri kaldıralım, o zaman görelim. Aslında sayın başbakanla Türkiye demokrasisi kazan kazan ilişkisine girer ama sayın başbakan Binali Yıldırım’ın dosyasını yollayacak iradeye, dirayete sahip mi onu hep birlikte görmemiz lazım.”

    ŞAM’DA CUMAYA GİDECEKTİ ALİ SAMİYEN’DE MAÇA GİDEMİYOR

    Açıklamasının son kısmında artan terör saldırılarına değinen ve AK Parti’nin terörü bitirebilmek için ellerinde her türlü imkanın olduğunu kaydeden Özel, şunları söyledi:

    “Tek başına iktidarlar terörü çözemiyor. Bir kez daha söylüyoruz CHP bu konuda ne eksiğiniz varsa gidermeye razı ama yeter ki bu akan kanı, bu terörü durdurun. Bu hep Şam’da Emevi Camisinde namaz kılacağız diyen birilerinin ülkeyi getirdiği noktadır. Bunlar Şam’a namaz kılmaya gideceklerdi, Ali Sami Yen Stadında maç izlemeye gidemez hale geldi. Şam’da namaz kılacak kadar iddialı olanların Türkiye’de derbi maçı oynatamaz hale geldiğini, Ali Sami Yen Stadında, Arena Stadında Galatasaray Fenerbahçe maçını oynatamaz hale geldiğini hep birlikte görüyoruz. “

  • CHP’li Basmacı Partisinin Grup Yönetimine Girdi

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlığında yapılan toplantıda, CHP Grup Başkanvekilleri belirlendi. Denizli Milletvekili Melike Basmacı, CHP Grup Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.

    CHP Denizli Milletvekili Melike Basmacı Grup Yönetimine seçilen 12 isimden biri oldu. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesinin ardından kısa bir değerlendirme yapan Melike Basmacı, “Denizlim ve ülkem için hayırlı olsun. CHP’li milletvekili arkadaşlarımın takdiri ile geldiğim yeni görevimde, vatanım ve Denizlim için daha çok çalışacağım. Denizli halkı beni buraya seçerek gönderdi. Ben de bu seçilmişliğin verdiği büyük sorumlulukla, hemşehrilerimin ve doğup büyüdüğüm Denizlimin sorunlarına mecliste çözüm bulmak için çalışacağım. Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren herkese bundan sonra daha büyük görevler düşüyor” dedi.

    Basmacı, CHP Grup Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesinin ardından kendisine kutlama mesajları gönderen herkese teşekkür ettiğini söyledi.

  • Milletvekili Adayı Nurdan Erdiş, Partisinin Teşkilat Mensupları İle Kahvaltıda Buluştu

    1 Kasım genel seçimlerinde Diyarbakır’da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili adayı olan Nurdan Erdiş bir otelde parti teşkilatları ile kahvaltıda buluşarak, seçimlerde kendisine verilen desteğe teşekkür etti.

    Programa, CHP il ve ilçe teşkilatı, Güneydoğu Genç İş Adamları Derneği (GÜNGİAD) Başkanı Hakan Akbal, çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları (STK) temsilcileri, yerel ve ulusal basın temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Diyarbaır’da seçim çalışmalarından dolayı bir ay kaldığını ve bu yüzden kendisini Diyarbakırlı hissettiğini belirten Nurdan Erdiş, Diyarbakır ile ilgili fikir beyan etmek isteyenlerin öncelikle gelip Diyarbakır’ı görmeleri gerektiğini belirtti. Erdiş, “Ben İstanbul’a gittiğimde Diyarbakır’ı anlatıyorum hepsi çok şaşırıyorlar. Diyorum ki Diyarbakır’da insanlar çok kültürlü, politikaya çok hakimler. Siz burada siyaset yapıyor olabilirsiniz ama sizden çok daha gündemi takip ediyorlar, bunu söylediğimde çok şaşırıyorlar. Diyarbakır’da bir ay kaldım. Bugün ile belki otuz beş gün oldu. O yüzden beni Diyarbakırlı yapan herkese teşekkür ediyorum. Şunu söylemek istiyorum; bakıyorum sosyal medyaya herkes konuşuyor. Orada konuşanlara da bir şey demek istemiyorum. Ya önce buraya gelmek lazım gerçekler Diyarbakır’da, eğer bu bölge halkını konuşacaksanız buraya hiç gelmediyseniz buralar hakkında konuşmamalısınız. Burayla ilgili ahkam kesmemelisiniz. Önce Diyarbakır’a gelmelisiniz ondan sonra burayla ilgili konuşabilirsiniz. Buraya geldiğinizde şöyle bir şey görüyorsunuz. Çok zor şartlar. Bazen esnaf için zor. Gittiğiniz yerlerde esnafı dinlediğinizde içiniz kararıyor. Sokağa çıkıyorsunuz başka yerde başka dertler var. O kadar çok sorun var ki, bazı şeyler bu sorunların üstünü örtmüş durumda yani bakıyorsunuz terör var şiddet var ama insanların yaşamla ilgili sorunların hiç kimse farkına varmıyor. İstanbul’dan öyle gözükmüyor, medya başka türlü anlatıyor. Yani buradaki yaşam şartları, zorluklar başka taraftan bakıldığında farklı bir şekilde arz ediyor, göremiyorsunuz. O yüzden ben herkese şunu söylemek istiyorum herkesi Diyarbakır’a davet ediyorum. Diyarbakırlı o kadar misafirperver ki gelin siz o İstanbul’da kaybolmuş komşuluk duygularını İstanbul’da insanların birbirini görmediği durumları Diyarbakır’da yaşamıyorsunuz. Sokaklarda bile çok sıcak karşılanabiliyorsunuz o yüzden bütün İstanbullulara sesleniyorum önce Diyarbakıra gelin. Görmek istediğiniz, konuşmak istediğiniz konuları burayı gördükten sonra gidip konuşun” dedi.

  • MHP’li Belediye Başkanından, Partisinin Yönetimine Sitem

    İzmir’in Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 1 Kasım seçimlerinde oyları düşen partisinin yöneticilerine ağır sitemlerde bulundu. Başkan Acar, “Milletimizin beklentilerini yazdım, çizdim, raporladım, günlerce dil döktüm ama maalesef davamızın yöneticileri, değil benim gibileri dinlemek, milletin ne dediğini anlama gibi bir dertleri yok” dedi.

    Akşam saatlerinde yazılı basın açıklaması yapan Başkan Serkan Acar, “Milliyetçilik, milleti sevmektir. Milliyetçilik, milletin değerlerine bağlılıktır. Milliyetçilik, zor anlarda bazen susmak bazen sesini çıkarmaktır. Milliyetçilik, milletin ne dediğini iyi anlamak ve sonuçları ne olursa olsun milletin isteklerini yapmaya çalışmaktır. Milliyetçilik,görev alınarak yapılmaz, içten yürekten yapılır” ifadelerini kullandı.

    “PARTİME ZARAR VERMEME ADINA SUSTUM”

    Açıklamanın devamında, partisinin yöneticilerine tepkisini dile getiren Başkan Acar, şöyle devam etti: “7 Haziran seçim sonuçlarından itibaren partime zarar vermemek adına bu açıklamamı büyük bir sabırla beklettim. Her gün anlamaya ve anlatmaya çalıştım. Milletimizin beklentilerini yazdım, çizdim, raporladım ve günlerce dil döktüm. Ama maalesef gördüm ki; uğruna binlerce şehit verdiğimiz davamızın yöneticileri, değil benim gibileri dinlemek, milletin ne dediğini anlama gibi bir dertleri yok. Hatta milletin sağduyusuna, yalvarırcasına göreve çağırışına kulak bile asmayıp bir de üstüne azarlıyorlar.”

    “MİLLETİMİZ YANLIŞ YAPMADI”

    Acar, basın açıklamasını, “Millet çok partili hayata geçtiğimiz günden beri hiçbir seçimde yanlış yapmadı. Her seçimde, kendini ifade edenlerin içinde, iyilerden en iyiyi, kötülerin içinden daha az kötüyü tercih etti. Bugünden kamuoyuna bildiririm ki, ne zaman milletin değerlerini artık anlamayacağım, ne zaman başarısız olacağım, ne zaman milletim bana ’artık bırak’ derse o gün davama, milletime ve vatanıma saygımdan dolayı bu siyaseti bırakacağım. Millete rağmen siyaset, milletsiz milliyetçilik olmaz” sözleri ile tamamladı.