Etiket: Partisinden

  • Yeniden Refah Partisi’nden Yunanistan Başpiskoposu’na sert tepki

    Yeniden Refah Partisi’nden Yunanistan Başpiskoposu’na sert tepki

    Yeniden Refah Partisi, Atina ve tüm Yunanistan Başpiskoposu İeronimos’un İslam dinine yönelik açıklamasına tepki göstererek, “Bu açıklama Doğu Trakya’da yaşamakta olan Müslüman Türklerin haklarını da gasp etmeye yönelik olup, bu konuda Diyanet İşleri Başkanı ve Dışişleri Bakanının sadece kınamakla kalmayıp, bu vahim açıklamayla ilgili uluslararası platformlarda sonuç odaklı inisiyatif almalarını bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

    Yeniden Refah Partisi Dış İlişkiler Başkanlığı tarafından Yunanistan Başpiskoposu İeronimos’un İslam dini ve Müslümanlar ile ilgili sözlerine ilişkin yapılan açıklamada, “Yunan Başpiskoposu İeronimos II, Aziz Lukas Manastırı’nda kendisiyle yapılan bir televizyon röportajında, Yunan Kilisesi’nin 1821 devrimine katkıları sorusuna verdiği cevapta Patrik Gregory V’den bahsederken: ‘İslam, din değil, siyasi bir partidir. Müslümanlar da siyasi arzu ve savaş peşinde koşan yayılmacı insanlardır. Muhammed’in öğretileri de bunu ifade ediyor’ şeklinde kin, nefret ve şiddet dilini önceleyen bir üslupla İslam dini ve Müslümanlara yönelik haddini aşan kışkırtıcı cümleler kurması son derece vahim olup, yaptığı bu açıklama Lozan Anlaşması’nın III. Bölümünde yer alan; ‘Azınlıkların Korunması’ ile ilgili Madde 37_48’e kadar olan Maddelerde belirtilen ve temel yasalar olarak öngörülen ve hiçbir yasa, hiçbir yönetmelik ve hiçbir resmi işlemin bu hükümlerle çelişkili ya da onlara aykırı olmamasını ve hiçbir yasanın, hiçbir yönetmeliğin ve hiçbir resmi işlemin söz konusu hükümlere üstün sayılmamasını karşılıklı olarak yükümlü kılan maddelerle çelişki oluşturmaktadır. Başpiskoposun talihsiz ifadelerini düzeltme telaşı içerisine düşen Atina Başpiskoposluk Basın Ofisi tarafından yapılan açıklamanın hiçbir hüküm ve anlam ifade etmeyeceğini de özellikle vurgulamak isteriz” denildi.

    “Kin ve nefret söylemini şiddetle telin ediyoruz”

    Açıklamada, “Yunan Başpiskoposu İeronimos II’nin İslam dini ve Müslümanları küçük düşürücü ve tahkir edici, inanç özgürlüğünü engelleyici, kin ve nefret söylemini şiddetle telin ediyoruz, ilgili ve yetkilileri gereğini yapmak üzere acilen göreve davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

  • Yeniden Refah Partisi’nden Fransa’ya tepki

    Yeniden Refah Partisi’nden Fransa’ya tepki

    Yeniden Refah Partisi, Hazreti Muhammed’i ve Müslümanları hedef alan tutumu nedeniyle Fransa’ya tepki gösterdi.

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zafer Emanetoğlu, yaptığı açıklamada, “Fransa’da bir öğretmenin Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) hakaret maksatlı çizilen karikatürleri öğrencilerine göstermesi ve bundan dolayı Müslüman bir öğrenci tarafından öldürülmesi iddiası sonrası yaşanan gelişmeler Fransa’nın ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İslam’a olan düşmanlığının açık ispatlarından biri oldu” dedi

    “İslam düşmanlığı Fransa’yı kimin yönettiğine bakmadan adeta bir devlet politikası haline geldi”

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Charlie Hebdo dergisindeki hakaret çizimlerini kamu binalarına yansıtmasının tam bir hezeyan hali olduğunu belirten Emanetoğlu, “Ne yaptığını bilmeyen, gözü dönmüş, iradesini kaybetmiş bir insanın ruh halini yansıtan bu davranış tüm İslam aleminden haklı olarak büyük tepkiler aldı ve almaya devam ediyor. Fransa’nın, sömürgeci tarihi köklerinden başlayarak bugüne uzanan İslam düşmanlığı Fransa’yı kimin yönettiğine bakmadan adeta bir devlet politikası haline geldi. Avrupa’da, Almanya’dan sonra en fazla Müslüman nüfusa sahip olan Fransa’da laikliğin bahane edilerek Müslümanlara karşı getirilen yasaklar ve çıkarılan engeller bu menfi devlet politikasının birer belgesi durumunda. Radikal İslam kavramını üreten ve bu kavram üzerine düşmanlıklarının adımlarını inşa eden Fransa’ya karşı İslam dünyasından gelen tepki ise, Fransız mallarını boykot etmek oldu” ifadelerini kullandı.

    “Boykot adımı ne kadar yayılır ve büyür bilemiyoruz ama daha şimdiden Fransa’yı korkuttuğu aşikar”

    Yeniden Refah Partisi olarak Fransız mallarına boykot kararını desteklediklerini belirten Emanetoğlu, “Boykot adımı ne kadar yayılır ve büyür bilemiyoruz ama daha şimdiden Fransa’yı korkuttuğu aşikar. Fransa ekonomisinin bu boykottan etkilenmesi ihtimalinin ortaya çıkardığı korkudan dolayı Macron ve diğer Fransız yetkililer, bu boykotun durdurulması çağrısında bulundular. Zira ekonomik boykotun sonuçlarının bir ülke için ne kadar etkili olduğunu biliyorlar. Bu etkiyi anlayabilmemiz için Hindistan’da Gandi’nin İngiliz sömürgeciliğine karşı gerçekleştirdiği boykot ve pasif direnişi bir kez daha okumak gerekiyor. Fransız mallarını boykot etme çağrılarından bir tanesini de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Başta sosyal medya da olmak üzere Cumhurbaşkanının bu çağrısı karşılık buldu ve boykot sesleri yükseldi. Elbette biz de bu boykot kararını olumlu ve doğru buluyor ve destekliyoruz. Ancak Fransa için olumsuz sonuçlar ortaya çıkarması muhtemel bu boykotu kendimiz için de olumlu sonuçlara evirmemiz gerekiyor. Bunu yapabilmek için de bu boykot çağrısını hamasi bir siyasi söylemden öteye taşımak ve boykot ettiğimiz Fransız mallarının yerine çok daha kalitelisini üretecek bir üretim seferberliği başlatmamız gerekiyor” diye konuştu.

    “Üretime, istihdama dayalı ekonomi modelini hayata geçmelidir”

    Fransız mallarına boykot uygulanması kararının Fransız ekonomisini kötü etkileyeceğinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Emanetoğlu, “Bir taraftan boykot çağrısı yapıp diğer taraftan üretemediğimiz ve Fransa’dan almak zorunda kalacağımız ürünlerin varlığı bu boykotu anlamsız kılacaktır. Ülke olarak bugün içerisinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntıların en önemli sebebi yıllardır üretime dayalı olmayan bir ekonomi modeliyle yönetiliyor oluşumuzdur. Bu ekonomi modeli yıllık 35 milyar dolar dış ticaret açığı olarak karşımıza çıkıyor. Üretime dayalı olmayan, borç-faiz-vergi sarmalındaki ekonomi modelinin ortaya çıkardığı sonuç yüzde 30’a dayanan genç işsizlik oranı ve 1 trilyon dolara dayanan iç ve dış borç stokuyla karşı karşıya kalmak oluyor. Türkiye’nin bu ekonomi modelini Sayın Cumhurbaşkanı 2018 yılında Türkiye Esnaf ve Sanatkarla Konfederasyonu Genel Kurulunda, ‘Artık israf ekonomisini bir kenara bırakıyor ve üretim ekonomisine geçiyoruz’ diyerek bizzat kendisi dile getirmişti. Şimdi yapılması gereken bugüne kadar gerçekleşmeyen bu sözün gereğini yapmak ve üretime, istihdama dayalı ekonomi modelini hayata geçirmektir” şeklinde konuştu.

  • Gelecek Partisi’nden 30 kişi istifa etti

    Gelecek Partisi’nden 30 kişi istifa etti

    Bursa’nın Gemlik ilçesinde kongre yapan Gelecek Partisi İlçe Teşkilatı’ndan 30 kişi istifa etti.

    Eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Gelecek Partisi’nin Gemlik İlçe Teşkilatı’nda yapılan kongrenin ardından yaşanan bir takım anlaşmazlıklar istifa getirdi. İlçe teşkilatında Teşkilat Başkanı olarak görev yapan Nurgül Güner, başta olmak üzere yönetim kurulundan 9, yedek yönetimden 8 ve üyelerden 13 olmak üzere 30 kişi istifasını verdi.

    14 Ekim’de istifalarını sunduklarını ifade eden eski teşkilat başkanı Nurgül Güner, “Yönetim içerisinde oluşan bir takım anlaşmazlıklardan dolayı kurulacağı günden bu tarafa gönül verdiğimiz partimizden maalesef istifa etmek zorunda kaldık. Teşkilatı bu hale getirenler bu istifaların sorumlusu olanlardır” dedi.

  • Yeniden Refah Partisi’nden CHP’li Aylin Nazlıaka’ya suç duyurusu

    Yeniden Refah Partisi’nden CHP’li Aylin Nazlıaka’ya suç duyurusu

    Yeniden Refah Partisi Merkez Karar Yürütme Kurulu Üyesi ve Çankırı İl Başkanı Muhammed Fatih Müjdeci, CHP’li Aylin Nazlıaka hakkında İstanbul Sözleşmesi hakkında söylediği çirkin ifadeler nedeniyle suç duyurusunda bulundu.

    Yeniden Refah Partisi Merkez Karar Yürütme Kurulu Üyesi ve Çankırı İl Başkanı Muhammed Fatih Müjdeci, CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka’nın “İstanbul Sözleşmesine karşı çıkanlar tacizci ve tecavüzcülerdir.” sözleri üzerine Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulundu. Müjdeci, suç duyurusunda bulunduktan sonra yaptığı basın açıklamasında İstanbul Sözleşmesi’nden bir önce vazgeçilmesi gerektiğini ifade ederek “Sözleşmenin imzalandığı 2011 yılından bu yana kadın cinayetleri misliyle arttı, şiddet yüzde 400 arttı, azalmadı” dedi.

    Müjdeci, Nazlıaka’nın çirkin ifadelerle savunduğu İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin “İmzalayanların neye sebep olduklarını, kimlerle aynı çizgide durduklarını, kimlerle kol kola olduklarını, kimlerle aynı zihniyete sahip olduklarını görmelerini umuyoruz. Bilinçli olarak yapıldığını düşündüğümüz bu hatadan, İstanbul Sözleşmesi’nden bir an önce dönülmelidir!” diye konuştu.

  • HDP’li Dicle Belediye Başkanı Aygören, partisinden istifa etti

    HDP’li Dicle Belediye Başkanı Aygören, partisinden istifa etti

    HDP’li Diyarbakır’ın Dicle İlçe Belediye Başkanı Felat Aygören, partisinden istifa etti.

    31 Mart Yerel Seçimleri’nde 8 bin 980 oy alarak Dicle Belediye Başkanı seçilen Felat Aygören, partisinden istifa etti. Görevine bağımsız olarak devam etme kararı alan Aygören, yerel seçimlerde yüzde 50.86 oy alarak HDP’den belediye başkanı seçilmişti.