Etiket: Partinin

  • Milletvekili Aydın’dan AK Parti’nin 19. Kuruluş Yıl Dönümü mesajı

    Milletvekili Aydın’dan AK Parti’nin 19. Kuruluş Yıl Dönümü mesajı

    AK Parti Genel merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, AK Parti’nin kuruluşunun 19. Kuruluş yıldönümü ile ilgili mesaj yayımladı.

    Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, 14 Ağustos 2001 tarihinde Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın; “Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyerek başlattığı siyasi mücadelede 18 yılı iktidar olmak üzere 19 yılı geride bıraktıklarını söyledi.

    Türkiye siyasetinde ezberleri bozduklarını dile getiren Aydın, “Kaybolan siyasi imajı tekrar inşa edip, millet egemenliği üzerindeki her türlü vesayeti ortadan kaldırdık. 367 garabeti, e – muhtıra, kapatma davası, gezi kalkışması, 17/25 Aralık yargı darbe girişimi, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü, kur saldırıları ve bütün dünyayı saran salgın hastalığa karşı, Liderimiz ve Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde Aziz Milletimiz adına yürüttüğümüz mücadele kararlılıkla sürdürülürken, geldiğimiz noktada Türkiye, aydınlık yarınlarımız ve 2023,2053, 2071 hedeflerimiz istikametinde kararlı ve güçlü bir şekilde hamdolsun koşar adım yol almaktadır.

    Geldiğimiz noktada bütün engellemelere, ihanet girişimlerine rağmen milletimize ve ülkemize olan sevdamızla birlikte Türkiye’yi yeniden inşa etme noktasındaki azim ve inancımız güçlenerek ve katlanarak sürmektedir.

    AK Parti iktidarı, 18 yılda ülkemizin çehresini tamamen değiştirmiş, hızlı trenler, tüneller, köprüler, bölünmüş yollar, toplu konut faaliyetleri, sağlıktaki dönüşüm, enerji yatırımlarıyla enerji koridoru ve üssü haline gelmemiz, tarımsal faaliyetlerin çeşitlendirilmesi ve desteklenmesi, pandemi döneminde bile dünya ülkeleri eksi büyüme rakamları açıklarken ilk çeyrekte gerçekleştirdiğimiz yüzde 4.5’lik büyüme, 29 milyon kişiye ulaşan istihdamımız, 754 milyar dolarlık milli gelirimiz, 180,5 milyar dolara ulaşan ihracatımız ve artan turizm gelirlerimizle Türkiye her alanda çağ atlamış ve ancak 100 yılda yapılabilecek işler 18 yıla sığdırılmıştır.

    Yerli ve milli sanayi hamleleriyle hem ekonomik alandaki kırılganlığa son verilmiş hem de savunma sanayii üretiminde dışa bağımlılık minimize edilerek, uluslararası alanda egemenlik haklarımızın güvence altına alınması sağlanmıştır.

    Türkiye’nin gelişimini ve uluslararası alanda boy göstermesini istemeyen çevrelerin, ayağımızdan yapışarak bizleri aşağı çekme gayretlerinin artık nafile bir çabadan ibaret olduğunu herkes bilmekte ve görmektedir.

    Topraklarımız üzerinde, sınırlarımızda ve mavi vatanımızda tarafımıza yönelen abluka girişimlerini; 18 yılda inşa ettiği güçlü duruşuyla bertaraf eden Türkiye, inanıyoruz ki çok yakın gelecekte dünya insanlığının barış ve huzur içerisinde yaşamasına da büyük katkılar sunacaktır.

    Özellikle son 18 yılda bölgesinde ve dünyada daha çok görünür hale gelen ve söz söyleme hakkına sahip olan Türkiye, her fırsatta dünyadaki haksız statükoyu da eleştirmiş, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi örgütlenmelerin haksız tasarruflarını ve kurumsal işleyişlerini her defasında yüzlerine vurmaktan çekinmemiştir.

    Türkiye’nin son 18 yılda attığı adımlar ve yaptığı hamleler; Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Pençe ve Barış Pınarı Harekatlarıyla desteklenmiş ve ülkemize yönelik terör tehditleri bertaraf edilmiştir.

    Nihayet; içimizde kanayan bir yara olan Ayasofya’nın prangaları şükürler olsun ki, 86 yıl aradan sonra kırılmış ve Ayasofya Cami-i Kebiri tekrar vakıf senedine uygun olarak aziz milletimizin ibadetine açılmıştır.

    Ayasofya’nın özgürlüğü inşallah, dünya genelinde bütün mazlumların ve mağdurların özgürlüğünün bir işaret fişeği olur da dünyadaki gözyaşı ve zulüm bir daha yaşanmayacak şekilde sona erer.

    Bu duygularla; Liderimiz ve Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde; 18 yıla uzanan iktidarımız sürecinde Türkiye’yi yeniden inşa ve ihya eden bir partinin mensubu olmaktan ve ülkemle birlikte milletvekili olarak, memleketim olan güzel Anadolu’muzun güzel ve kadim şehri, barış ve huzurun diyarı Adıyaman’ımıza hizmet etmekten her daim onur duyduğumu bir kez daha yinelerken, Partimizin 19. kuruluş yıl dönümünün hayırlara vesile olmasını diliyorum” açıklamasında bulundu.

  • Bursa AK Parti’nin hedefi 500 bin üyeye ulaşmak

    Bursa AK Parti’nin hedefi 500 bin üyeye ulaşmak

    AK Parti Bursa İl Başkanlığı, genel merkezin “her yıl 1 milyon yeni üye” hedefi doğrultusunda yeni üye çalışmalarına başladı. Bursa’nın 17 ilçesinde eş zamanlı başlatılan yeni üye kampanyasında 2023 yılına kadar 500 bin üye sayısına ulaşılması hedefleniyor.

    İl Başkanı Ayhan Salman öncülüğünde başlatılan yeni üye kampanyasında, Bursalılara AK Parti saflarına iltihak etme çağrısı yapıldı. Halen 345 bin faal üyesi bulunan AK Parti Bursa İl Başkanlığı, Cumhuriyetin 100. yıldönümüne denk gelen 2023 yılı için 500 bin üye hedefi belirledi. Yeni üye çalışmaları çerçevesinde internet teknolojisinden azami şekilde yararlanmayı planlayan AK Parti İl Başkanlığı,’www.akuyelikbursa.com’ adresli dijital platform oluşturdu. Buna göre partiye üye olmak isteyenler, belirlenen internet adresi üzerinden online üyelik başvurusu yapabilecek. Ön başvurusu alınan vatandaşlar, bulundukları adrese göre AK Parti İlçe başkanlıkları aracılığı ile partiye resmî üye olarak kaydedilecekler.

    AK Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman, yeni üye kampanyası ile ilgili yaptığı açıklamada, Bursalıları partisine davet etti. Parti teşkilatlarının, hem siyasal katılım, hem güçlü parti kalabilme açısından büyük önem taşıdığını belirten Salman, AK Parti Bursa teşkilatı olarak mümkün olduğunca çok vatandaşı partilerine katmak istediklerini açıkladı. Güçlü bir parti teşkilatının, bulunduğu ile hizmet ve yatırım gelmesinde çok daha etkili olacağını vurgulayan Başkan Salman, Bursa’ya, ülkeye hizmet etmek isteyenleri ak Parti davasına katılmaya ve partiye üye olmaya çağırdı.

    “AK Parti olarak Bursa’nın geleceğine dair hayallerimiz ve hedeflerimiz var” diyen Başkan Ayhan Salman, gelecek kuşaklara daha güzel bir Bursa, daha güzel bir Türkiye bırakmak istediklerini dile getirdi. Bursa’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne güvendiğini ifade eden Salman, Bursalılara şöyle seslendi:

    “Biliyoruz ki Bursa büyürse Türkiye büyür. Yıllardır sürdürdüğümüz AK davamız için, 2023 hedeflerimiz için, Bursa yeni projeler üretiyor, yeni yatırımlara yöneliyor. Bu dava; Hakk’ın rızasına, milletimizin duasına talip olmaktır. Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, büyük ve güçlü Türkiye yolunda seni de aramızda görmek istiyoruz. Ailesinde veya çevresinde partimize üyeliği bulunmayan herkesi partimize katılmaya davet ediyoruz. ’Bu davada ben de varım’ demenin en somut şekli, partiye üye olmaktır.”

  • CHP’li Develi: “Erdoğan ve AK Parti’nin yapabildiğini CHP yapamadı”

    CHP’li Develi: “Erdoğan ve AK Parti’nin yapabildiğini CHP yapamadı”

    24. Dönem CHP Adana Milletvekili Turgay Develi, kurultay delegelerine seslenerek, “Baykal’ı kurultaya 10 gün kala indirerek bedel ödettireli 10 yıl oldu. CHP, Baykal’ın hala sırtında saplı duran o hançerin hesabını sormadığı, soramadığı sürece bu tür müdahalelere karşı savunmasız kalır. CHP’nin kendini savunamadığı bir iklimde Türkiye’nin bağımsızlığından söz etmek abesle iştigalden başka bir şey değildir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eskiye dair ne varsa çöpe atığını ifade eden Develi, “Ordusu, polisi, istihbaratı, yargısı, yasaması ve yürütmesi başta olmak üzere İHA’sı, SİHA’sı, tankı, topu, tüfeği, tabancası, ülkemizde Diyanet işleri Başkanlığı, diğer bütün örgütlenmesi ile Erdoğan artık devlet olarak cisimleşti. Ama, ülkemizde yaşananları, hedefe sadece Erdoğan’ı oturtarak okumak ve onu gönderirsek her şeyin güzel olacağını vaaz edenlerin, Erdoğan’ın tek elde topladığı mekanizmayı, kimin adına kontrol ettiğini, o devletin kimin çıkarlarını koruduğunu ve hangi sistemin sürekliliğini sağladığını açıklamaları gerekmiyor mu?” dedi.

    Erdoğan gidince yerine gelme iddiasında olanların vaat ettiği geleceğin ne olduğunu soran Develi, “Erdoğan öncesi dönemde de yoksulluk milyonları yakarken, işsizlik artarken, özelleştirme adı altında sermaye birikimleri sağlanırken asker, polis, istihbarat hangi düzeni, kime karşı savunuyordu?

    Siz hiç yoksulluğun, gelir dağılımı adaletsizliğinin, işsizliğin, özelleştirme adına yapılan talanların bu adaletsiz ekonomik sistemden kaynaklandığından, sorunun yürürlükteki rejimden değil, düzenin bizatihi kendisinden olduğundan bahsettiklerini duydunuz mu? Oysa, 1980 darbesi ile devlet mekanizmaları yenilenip değiştirilir, toplumun zihni altyapısı yeniden kurgulanır, medya yeni patronajlarla tahkim edilir ve yeni sermaye ya da servet birikim yöntemleri oluşturulurken de bunları yaşadık. 1994 Gümrük Birliği anlaşması, 1999 krizi bahane edilerek Kemal Derviş eliyle çıkarılan yasaların tamamı devlet içindeki yapıların, devleti kontrol eden sermayenin ihtiyaçlarına göre yapılan düzenlemelerdi” dedi.

    Develi şunları kaydetti:

    “Siyasi partiler de bunun birer parçasıdır. Menderes ve Demirel’e karşı askeri darbe, gelişlerinin aksine, sonradan sırtlarını NATO’ya döndükleri için yapılmıştı. Deniz Baykal da darbeyi aynı merkezden, ABD’nin istediği Irak teskeresinin engellenmesi ve yeni Türkiye’nin önündeki yolun açılması için yedi. CHP’nin tıkadığı o yolu, Baykal’ı yine böyle ’garantili’ bir kurultaya 10 gün kala indirerek ödettireli 10 yıl oldu. CHP, Baykal’ın hala sırtında saplı duran o hançerin hesabını sormadığı, soramadığı sürece bu tür müdahalelere karşı savunmasız kalır. CHP’nin kendini savunamadığı bir iklimde Türkiye’nin bağımsızlığından söz etmek abesle iştigalden başka bir şey değildir.

    15 Temmuz darbesi ise Erdoğan’ın “iç düzen pozisyonunda” saf değiştirmesi kaynaklı sert bir vuruştu. Erdoğan ve Ak Parti’nin yapabildiğini, Baykal ve CHP yapamadı. Bunlar Türkiye’nin hangi sistem içinde kalması gerektiğinin “hatırlatıldığı” dokunuşlardı. Bazen darbe, bazen muhtıra, bazen de ekonomik krizler bu tasfiye ve yeniden yapılanma süreçlerinin dinamiğini oluşturur. Kimilerinin iddia ettiği gibi devlet geleneği yerle bir edilmedi. Biçim değiştirse de esas açısından sürekliliği devam ediyor. Devlet görevinin başında ve sermayenin çıkarlarının kesintisiz olarak korunmaya devam etmesi için düzenin işlemesini sağlıyor. Başta Koç ve Sabancı ailesi olmak üzere uluslararası tekellerle bütünleşmiş TÜSİAD ve MÜSİAD sermayesinin Erdoğan’ın iktidarında servetlerini katladıklarını ve Erdoğan iktidarına yönelik bir kaç ’aman ha düzeni bozacak işler yapma!’ uyarısı anlamına gelecek ikazlarının dışında bir serzeniş bile duymamanız tesadüf olabilir mi?”

    “Ülkemizde yaşanan her şeyin sevabını-vebalini Erdoğan’a yazmak; hatta sosyal medyayı sınırlamasını gençlerle yaptığı bir programda aldığı dislike’larin like’lardan fazla olmasına yorumlamak, hadi cahillik demeyelim de, yanıltıcı olur” diyen 24. Dönem CHP Adana Milletvekili Turgay Develi, “ Böyle zannedenler ya da bizim buna inanmamızı isteyenler, Erdoğan’ın ergen tavrı gösterdiğini, kızdığı için sosyal medyayı kısıtlamaya gittiğini sanıyorlar her halde. Yani diyeceğim o ki, şahıslara, isimlere, olaylara fazla anlam yüklemeyelim. Bunları konuşurken isimlerde, eylemlerde, tarihlerde kaybolmayalım. Tüm bu tartışmalar ışığında, Kurultay Delegeleri, partinin yönünü tayin edecek politikalara karar verecektir” ifadelerini kullandı.

  • Aydemir: ‘AK Parti’nin yaklaşımı: ‘biz varız’ yaklaşımıdır’

    Aydemir: ‘AK Parti’nin yaklaşımı: ‘biz varız’ yaklaşımıdır’

    AK Parti Erzurum Milletvekili Aydemir Dışişleri Bakanlığı 2020 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki sunumunda, ‘Sahada olacağız, biz artık “Sin külahın kimse görmesin.” politikasında olamayız, olmadık çünkü AK Parti’nin yaklaşımı edilgen değil “Biz varız.” diyen bir yaklaşımdır ve bunun en mütebariz görüntü yeri de Dışişleri Bakanlığı olmuştur. ‘ dedi.

    TARİHİ YAKLAŞIM

    Türkiye’nin her alanda olduğu gibi Dışişlerinde de tarihe geçecek bir yaklaşım sergilediğine işaret eden Milletvekili Aydemir, Merhum Dışişleri Bakanı Mümtaz Turhan’ın görev dönemindeki bütçe görüşmelerini tutanaklarla ortaya koyarak, dışişleri bazında bugün gelinen noktanın iftihar verici olduğunu kaydetti.

    ‘BU BİR SÜNNETULLAH GEREĞİDİR’

    Milletvekili Aydemir, ‘Her vesile altını çiziyorum ki geçmişe projekte olup gelecekte yürürken yolumuzu berraklaştırabiliriz, bu bir sünnetullah gereği, bir kozmik kanun diyelim. Bunu nasıl yapıyoruz? Bunu şununla yapıyoruz: Daha önce yaşanmışlıkları, yani şu zeminde neler yaşanmış, neler konuşulmuş, neye göre hareket edilmiş, onları ortaya koyarak yapabiliriz. Bakın, bütçenin yetersizliğine işaret olsun diye birçok şey söylendi burada. Oysa çalışılıp gelinse, öncesine bakılsa yani AK Parti hükûmetlerinden önce neler yaşanmış, Dışişleri Bakanlığımızın bütçesi nasıl tanzim edilmiş, bakanlarımızın tarzı burada nasıl açığa çıkmış bakılsaydı zannediyorum ki biraz daha dikkat üzere konuşulurdu. ‘ kaydını düştü.

    SOYSAL’IN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI DÖNEMİNDE YAŞANANLAR

    Merhum Soysal’ın Dışişleri bakanı olduğu dönemle ilgili olarak tutanaklara yansıyan tespitleri paylaşan Milletvekili Aydemir, ‘Şimdi, rahmetle anıyoruz, Allah gani gani rahmet eylesin, yakın zamanda rahmete uğurladık, Mümtaz Soysal; Dışişleri Bakanıyken şurada yaşadıkları, ben burada değildim ama tutanaklara bakınca, onun hakikaten çok sıkıntılı, çok hüzün veren bir hâlet içerisinde olduğunu hissediyorum. Bir defa, Sayın Bakanımız gibi neredeyse bir saate varan bir sunum yapmamış; iki, üç dakikalık bir sunumla iktifa etmiş ve şunu söylemiş, not düşmüş “Efendim, biz size metinleri dağıttık, oradan istifade ediniz, ben ayrıntıya girmiyorum.” diyor; çok net. Peki, müzakereler nasıl geçmiş? Gene, Türkiye efkârının, hatta dünya efkârının çok yakından tanıdığı bir siyasetçimiz söz almış, son söz de ona ait olmuş, Güneş Taner Bey’in. Onun düştüğü bir iki notu burada hatırlatmak istiyorum, kayda geçmek istiyorum. Dışişleri Bakanlığı bütçesinin yetersizliğine işaret olsun diye söylüyor, diyor ki: “Şimdi, bütçe rakamlarına geliyorum, keşke bu 22’nci sayfayı hiç yazdırmasaydınız. O kadar sığ, o kadar düşük bir bütçe ki” Tabii, o arada özelleştirmeyle ilgili, o günkü Dışişleri Bakanlığının tutumuna da tenkit olsun diye birtakım notlar düşüyor, diyor ki: “Sayın Başbakanın yalancısıyım, Türkiye özelleştirme yapamadığı için ekonomisindeki tıkanıklıkları gideremediğinden ekonomisi daha kötüye gitmiştir, daha kötüye giden ekonomide tabii ki bütçeler azalmaktadır. Tabii, vatandaşlar sıkıntı çekmektedir; tabii, enflasyon yüzde 150’ye gelmektedir.” Düştüğü not.

    Bir başka yerde aynen şunu söylüyor arkadaşlar, o günkü 24’üncü sayfaya vurgu yapıyor ve diyor ki: “‘Türkiye’nin uluslararası kuruluşlara olan 1984 yılında ödeyeceği 30 milyon dolar borcun -30 milyon dolar arkadaşlar- bütçeye para konamadığı için sadece 16 milyon dolarını ödeyebileceğiz.’ deme

    yanlışını bu Komisyon düzeltsin.” Yani ızdırabını çekiyor. O vakitler “30 milyondan sadece 16 milyon ödeyebiliyoruz.” diyor, Dışişleri Bakanlığında CHP’li bir Bakanımız var. Rahmetle anıyorum, kesinlikle onu nakıs etmek için söylemiyorum, tam tersi, onun ne derece zor duruma düşürüldüğünü ifade etmek için söylüyorum.’ dedi.

    AK PARTİ’YLE GELEN TARİHİ GELİŞME

    AK Parti’nin iktidar olarak TBMM’ye 18 bütçe sunduğunu hatırlatan Milletvekili Aydemir, ‘Biz 18 bütçe yapmışız, 18 bütçe; 6’sında ben varım elhamdülillah, hiçbir bütçede bu neviden bir tenkite muhatap olmadık. Bir arkadaşımız, Savunma Bakanlığı bütçesi ile Dışişleri Bakanlığı bütçesini mukayese yaptılar burada. Yapılmaması lazımdı aslında. Niye yapılır, onu anlamıyorum. Yani “Terörle mücadele edilmesin.” Zamirinde bu var, arka planında bu var; onu çok açık söyleyemedikleri için böylesine örtülü, zımni bir tenkit getiriyorlar. Bakın, Savunma Bakanlığıyla ilgili bir kıyas yapıyorum: Geçtiğimiz yıl yani 2019 yılı bütçesinde Savunma Bakanlığındaki artış yüzde 15 olmuş oysa Dışişleri Bakanlığımızdaki artışın oranı yüzde 40. Geçtiğimiz yılki mukayeseye bakar mısınız, farka bakar mısınız: yüzde 15; yüzde 40. Efendim, bu yıl ne olmuş? Bu sene o bütçe kifayet etmiş ki aynı seviyede duruyor ama Savunma Bakanlığının bütçesi de yüzde 15 artmış, hepsi bu. Dolayısıyla, Dışişleri

    Bakanlığına geçtiğimiz yıl verdiğimiz artışa bile ulaşamamış. Kaldı ki bu mukayeseyi çok alil, çok düşük buluyorum arkadaşlar, çok net. Türkiye’nin içinde bulunduğu hâl, hâlet herkesin, bütün dünyanın aşikârı bir durum. Böyle bir durumda bize düşen nedir? Ne lazım geliyorsa onu yapmaktır ve bunu yapmak için de gerekenler yapılıyor Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli yaklaşımıyla. ‘ vurgusunda bulundu.

    AK PARTİ’NİN YAKLAŞIMI: ‘BİZ VARIZ’ YAKLAŞIMIDIR

    Türkiye’nin 17 yıldır Dışişleri bazında da sahada olduğuna kayıt düşen Milletvekili Aydemir, buna yönelik eleştirilere tepki vererek, ‘Daha önce “Sin külahın kimse görmesin.” politikaları berhava edildi. Buna bir türlü tahammül yok. Hatta diplomat arkadaşlarımız burada konuşurken bunu tenkit ettiler, hatta not düştüler “Efendim, daha önce biz böyle sahada olmazdık, niye sahada oluyoruz?” gibi bir yaklaşım sergilendi, çok net söylüyorum, burada ben bizatihi duydum. Sahada olacağız, biz artık “Sin külahın kimse görmesin.” politikasında olamayız, olmadık çünkü AK Parti’nin yaklaşımı edilgen değil “Biz varız.” diyen bir yaklaşımdır ve bunun en mütebariz görüntü yeri de Dışişleri Bakanlığı olmuştur. Bundan dolayı Sayın Bakanımızla iftihar ediyoruz ve arkasındaki şu yetkin kadro, hepsiyle iftihar ediyoruz. Dışarıya gittiğimizde, yurt dışına gittiğimizde Türkiye’nin saygınlığının nasıl zirve yaptığını, nasıl doruklara geldiğini bizatihi hepimiz görüyoruz. ‘ dedi.

  • Başkan Öz: “AK Parti’nin milletten başka derdi yok”

    Başkan Öz: “AK Parti’nin milletten başka derdi yok”

    Yerel seçim çalışmaları kapsamında Erzurum’un Köprüköy ilçesine giden AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı ve aynı zamanda Başkan Adayı olan Mehmet Sekmen’i bir an olsun yalnız bırakmıyor. Gittikleri her yerleşim biriminde ayrı bir coşku ve ilgiyle karşılanan başkanlar, dayanışmanın en güzel örneklerini sergilerken, AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz’ün seçmenlere verdiği mesajlar da dikkatlerden kaçmıyor.

    AK Parti’nin 2002 yılında girdiği ilk seçimlerden bu yana milletin desteğini hep arkasında hissettiğini vurgulayan Başkan Mehmet Emin Öz, “Bir siyasi parti düşünün ki; 17 yıl boyunca girdiği seçimlerden zaferle çıkıyor, başarılar elde ediyor. Bunun sebebi gayet açık; siz milleti düşünürseniz ve sizin millet diye bir kaygınız olursa, millet de sizi düşünür ve sizin için kaygılanır. AK Parti’nin farkı işte budur; bu hareket gücün ve güçlünün değil, daima milletin yanında durmuş ve milletten gayri bir derdi de olmamıştır. AK Parti’nin derdi sadece ve sadece millettir” diye konuştu.

    Köprüköy’deki partililer ve seçmenlerle bir araya gelen AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, burada yaptığı konuşmada, AK Parti’nin genel ve yerel politikalarına da değindi. AK Parti iktidara gelinceye kadar merkezi hükümetlerin hiçbirisinin yöresel ve bölgesel kalkınmaya önem vermediğini ifade eden Başkan Öz, Türkiye’de bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının artma sebebini de buna bağladı.

    Başkan Mehmet Emin Öz, “Ne zaman ki AK Parti iktidar oldu, kalkınmanın ayak sesleri yöresel ve bölgesel olarak da yükselmeye başladı. Ülkemiz genel anlamda büyüyüp gelişirken, yerelde kalkınmayı sağlayan dinamiklerimiz de belediyelerimiz oldu. AK Partili belediyelerimiz hizmette çıtayı o kadar yükseltti ki; vatandaşlarımız artık yol, su, ulaşım ve kaldırım gibi rutin belediyecilik hizmetlerini bile artık hizmetten saymamaya başladı” şeklinde konuştu.

    Çok eskiden ulaşım, alt ve üstyapı gibi sorunlarla mücadele eden Erzurum’un bugün raylı sistemi, canlı hayvan borsalarını, tarım hayvancılık ve turizmi konuşur hale geldiğini ifade eden AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, “Bizim yerel yönetimlerimiz, başkalarının hayallerinin bile ulaşamayacağı yerlerde icraatlarını konuşturuyor, yatırımlar yapıyor. Haliyle şehrimiz kalkınıyor, şehrimiz gelişiyor ve topyekün bir biçimde büyüyor. Hiç şüphe yok ki; Erzurum büyüdükçe Köprüköy gelişecek, Köprüköy geliştikçe Köprüköylü hemşehrilerimiz de kazanacak. 31 Mart seçimleri işte bu sürecin devamını getirecek çok önemli bir seçimdir” diye konuştu.