Etiket: Partililere

  • AK Parti Genel Başkan Vekili Kurtulmuş, Malatya’da partililere seslendi

    AK Parti Genel Başkan Vekili Kurtulmuş, Malatya’da partililere seslendi

    AK Parti Malatya İl Başkanlığının Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısına katılan AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini ifade ederek, “Türkiye her gün bir takım yeni meydan okumalarla karşı karşıya kalıyor” dedi.

    Malatya Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen İl Danışma Toplantısına AK Parti Malatya milletvekilleri Öznur Çalık, Bülent Tüfenkci, Ahmet Çakır ve Hakan Kahtalı, Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, İl Başkanı İhsan Koca, ilçe belediye başkanları ile partililer katıldı.

    Programda partililere seslenen AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin son derece zor bir süreçten geçtiğini dile getirerek, “Türkiye her gün bir takım yeni meydan okumalarla karşı karşıya kalıyor. Bir taraftan Barış Pınarı Operasyonuyla birlikte hemen güney sınırlarımızda oluşturulmaya çalışılan terör devletini elimine ediyoruz, diğer taraftan Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon ve petrol arama faaliyetleri dolayısıyla el aleme laf anlatmak, duruşumuzu net bir şekilde ortaya koymak durumunda kalıyoruz, diğer taraftan her gün S-400’ler meselesi üzerinden Türkiye’ye karşı bir siyasi gündem oluşturmak isteyenlere karşı tavrımızı ortaya koyuyoruz. Ya da F-35 meselesi ya da bir başka yerden bir başka ülkeden sözde Ermeni soykırım meselesiyle ilgili parlamentolarına taşıdıkları siyasi gündemlerle muhatap oluyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye’nin bütün meydan okumalara karşı dimdik ayakta durduğunu ifade eden Kurtulmuş, şunları söyledi:

    “Bizim en büyük gücümüz bu süreçte Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde mükemmel bir liderliğin ortaya konulması ve aynı zamanda her yerde aynı tezin ve sözün güçlü bir şekilde muhataplarımızla paylaşılmasıdır. Ruslarla konuşuyoruz, görüyorsunuz onlara da aynı şeyi söylüyoruz. Amerikalılarla konuşuyoruz, onlara da aynı şeyi söylüyoruz. Avrupalılarla konuşuyoruz, onlara da tezlerimizi anlatıyoruz. Özel toplantılarda Cumhurbaşkanımız masada ne konuşuyorsa, onu meydanlarda da, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da konuşuyor. Birisine başka ötekine başka bir şey demiyoruz. Bizim derdimiz, hedefimiz bellidir. Emperyalistlerin hallaç pamuğu gibi dağıttığı bu coğrafyanın yeniden birliğini, dirliğini sağlamak için mücadele ediyoruz. Bir asır evvel Osmanlı Cihan Devletini paramparça ederek, bölüp, parçalayanların bir asır sonra bu oyunun ikinci perdesine müsaade etmeyeceğimizi söylüyor ve bunun için mücadele ediyoruz.”

    Oynanan büyük oyunu gördüklerini belirten Kurtulmuş, “Oyun sadece FETÖ, PYD/PKK meselesi değildir. Büyük oyun; bu coğrafyada bir asır evvel sınırlarını böldükleri halkların bu sefer gönüllerini ve zihinlerini bölmek oyunudur. Türk’ü Kürt’e, Kürt’ü Arap’a, Arap’ı Acem’e, Sünni’yi Şii’ye, Şii’yi Sünni’ye düşman etme oyunudur. Oyun, bu coğrafyanın asırlardır emdikleri kanını, iliğini tamamıyla emerek, emperyalist güçlerini besleme oyunudur. Bu oyuna karşı çıkıyoruz. Bu oyunu bozuyoruz. Allah’ın izniyle, sizlerin gayretiyle bu oyunu bozmaya devam edeceğiz ve biz bu milletin oyununu oynayarak inşallah daha ileriye gideceğiz. Su uyur düşman uyumaz. Bu coğrafyayı bölüp parçalamak isteyenler, şimdilik bunu uygulayamayacaklarını öğrendiler. Türkiye’nin gücü, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, milletin yekvücut duruşu karşısında başarılı olamayacaklarını gördüler. Tekrar temcit pilavı gibi bu projeyi önümüzde getirecekler” ifadelerine yer verdi.

    Barış Pınarı Harekatı’nda askeri olarak başarılı olmanın yanı sıra istihbarat ve diplomasi ile de dünya kamuoyunu bilgilendirdiklerini belirten Kurtulmuş, “Şimdi işin beşinci aşamasındayız, bu da siyasi alan. Siyasi alanda da bu bölge halklarının kardeşliğini, birliğini, bütünlüğünü artıracağız. İşte AK Parti’nin ak kadrolarına düşen en büyük görevlerinden bir tanesi de burası. Biz sadece Türkiye’nin değil, Türkiye başta olmak üzere bu coğrafyanın birliğinin, dirliğinin, kardeşliğinin adresiyiz” şeklinde konuştu.

    Kimseden emir almayacakları gibi kimseye de emir verme telaşında asla olmadıklarını belirten Kurtulmuş, “İşte görüyorsunuz, DEAŞ diyorlar, PYD diyorlar, dedikleri aslında ne biliyor musunuz? Hem bölge halklarını birbirine düşman etmek, hem de 3-5 varil petrol peşinde koşmak. Biz sizi tanırız, Afrika’dan tanırız, Asya’dan tanırız, Anadolu gelip işgal etmeye kalktığınız günlerden tanırız ama siz de bizi Anadolu destanından tanırsınız, Selçuklu’dan, Osmanlı’dan, Türkiye Cumhuriyeti’nden tanırsınız” dedi.

    Türkiye üzerinde emelleri olanların bundan sonra da durmayacağını kaydeden Kurtulmuş, şunları söyledi:

    “Geçmiş dönemde bir takım terör örgütlerini kullandılar. Vakti zamanı geldiğinde çöp tenekesine atarlar, aynı ASALA’yı attıkları gibi. Şimdi bakmayın PKK, YPG dediklerine, PKK’yı da, YPG’yi de, PYD’yi de bir çöplüğe atacaklar. DEAŞ’ı kuran kim, silahları veren kim? DEAŞ üzerinde Orta Doğu’nun demografisini değiştiren kim, onları da çöp tenekesine atacaklar. FETÖ’yü siz de göreceksiniz, isminin dahi unutulduğu günler gelecek. Çünkü FETÖ’yü, bu maçayı kullananlar, o mendili kullanıp kenara atacaklar. Bundan sonra da üzerimizde bizi meşgul etmeye çalışacaklar. Onun için uyanık olacağız, birliğimizi ve dirliğimizi koruyacağız.”

  • Başkan Atabay haciz iddiaları ve süreci partililere anlattı

    Didim Belediyesinin bir inşaat firmasının projesi için önce ruhsat verip sonra iptal etmesinin ardından yaşanan hukuki süreç ve gelinen son noktayla ilgili olarak Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay ilçe binasında basın toplantısı düzenledi.

    Basın toplantısına CHP Didim İlçe Başkanı Nurettin Koçak, Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, Başkan yardımcıları Ahmet Yılmaz ve Salih Bankoğlu, CHP’li bazı belediye meclis üyeleri, ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili ile belediye çalışanları katıldı. Toplantı öncesinde firma ile belediye arasındaki hukuki süreç ile yapılan işlemleri partililere hazırlanan notlarla dağıtıldı.

    CHP İlçe Başkanı Nurettin Koçak, kamuoyunda ve medyada son dedikodularla ilgili ve gelinen süreçte partililerin ve Didimlilerin konuyla ilgili net bilgi sahip olunması amacıyla açıklamanın düzenlendiğini belirtti.

    Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay konuşmasında sürecin 5 yıldır devam ettiğini kaydederek konuyla ilgili bilgileri paylaşmak zorunda kaldığını ifade etti. Atabay “Bu iş belki sokaklarda konuşuluyor ama bu iş 5 yıldır devam ediyor. Ben ağlamayı seven insan değilim; mücadele etmeyi seven, sorun çıkınca legal yoldan çözmeye kalkışan insanım. Yeri geldi yardım isterim yardımda ederim. Artık sizden partim için yardım istemeye geldim. Bu yapı Siyaseti ticarete, ticareti siyaset evrilmeye çalışan yapı var. Bunu bilin bu konu beni aştı; yıldır mücadele ediyorum.”dedi.

    Belediye ile Firma arasındaki konunun geçmişine değinen Atabay “ Konu;2014 yerel seçimlerine iki ay kala, gayri meşru kanunlara ve vicdanlara uymayan, bir şekilde bir imar planı tadilatı ve bu plan tadilatı istinaden verilen bir ruhsatla başlamış konudur. Birilerine menfaat temin etmek için yapılmış bir siyasi kararın ve hareketin neticesinde 3 katlı yada 4 katlı olacak bir yere 11 ve 12 katlı binalar dikilmiştir. Bu binalar Didim’in kalbi olan yerde; biz burayı gözümüz gibi bakacağız. Benim 5 yıldır mücadelem budur; bu tamamen sizlerine ve kamu adına yapılan mücadeledir. Dava açtılar; ruhsatlarını iptal ettik; plan tadilatını iptal ettik. Rapor hazırlatarak o ruhsatı iptal ettik. Bir şekilde bizle anlaşmak istediler. Sadece su basmanı yapılmış durumdaydı; geçmiş dönemin hesaplarından dolayı yerel basına da yansımıştı. Bina bitince iskanı biz verecektik ama biz o suça ortak olacaktık. Dava süreçleri yaşandı. Bu süngü bu çuvala sığma dediler; Danıştay kararı bozdu ve eksiklikler giderildi ve kararın düzeltilmesini istedik. Belediyenin lehine Aydın 2. İdare mahkemesinin kararını onadı ve yıkımı onadı. Kararın gelmesini bekledik.”diye konuştu.

    Süreç içerisinde bir çok tehdit olayıyla karşılaştığını ve kızının dahil kaçırılmaya çalışıldığını dile getiren Başkan Atabay “ Süreç içerisine pişmiş tavuğun başına gelmemiştir başımıza gelenler; Siyasi ve bürokrat ekibini yıldırmak için ellerinden geleni yaptıklar, rüşvet teklif ettiler olmadı araya adam koydular, TV programları yaptılar. Olayı tüm Türkiye’ye duyurdular. Benim evimin kurşunlanmasına kadar gelen bir tehdit zinciri altında yaşadı. İki kızım var İstanbul’da üniversite okuyor; biri kaçırılmaya yeltenildi. 3 çocuğum var. Ama dedim ki ya bu görevi bırakacağım kendi başıma ne geliyorsa bunu yapacağım. Aldığım kararla bugün karşınızdayım. Olayın yıkım ihalesi yapıldı; o firmaları korkuttular. 3. ihalede birisi ihaleyi aldı; sözleşmeyi yaptık yer teslimi yaptık. Firma makinelerini almaya gitti, 4 gün sonra imar affı çıktı. Maalesef o bina imar affına girdi. Şimdi bir kamu görevlisi olarak ne düşünürsünüz. 4 yıldır ahlak ve hukuk içerisinde mücadele ediyorsunuz fakat 80 bin insanın hakkını devlet alıyor veriyor. ‘Ben devletim korunacak kollanacak insanları ben seçerim’ diyor, eyvallah, şeriatın kestiği parmak acımaz. işlem devam ediyor; ben Didim halkını bunu dillendirmeyeyim dedim, insanların günlük yaşamı zaten sıkıntılı. Netice de bugünlere geldik. Bun paylaşma gereği duydum. Çirkin işler yapılıyor.”sözleriyle tepki gösterdi.

    Kaçak yapım sürecinde 15 ayrı kuruma yazıyla durumu bildirmelerine rağmen işlem yapılmadığını hatırlatan Başkan Atabay “ Belediye bir kamu kurumudur; devlet kendisinde olmayana üvey evlat yapar. İşin siyasi tarafına girmeyeceğim. Bu işin siyasi dışındaki kısmını anlatmak istedim. Bu mücadele devam edecek. Bu ahlak ve fikir yapısı daha bir çok pisliği yapacaktır. Önümüzdeki süreçte bunları devam edeceklerdir. Partimize zarar vermek için yapacaklar. Ortada bir tazminat meselesi vardır; eğer bina yıkılırsa sen o parayı ödeyeceksin 2 aylık çalışma için ödeyeceksin. O bina için devletin 15 kurumuna yazı yazıp gelin kaçak bina yapılıyor dediğimiz kimse gelip bakmadı. Biz her işlem için tutanak tuttuk. Bizden 1,5 milyon alacağı olan firmanın 3 milyon’dan fazla belediyeye cezası var.”dedi.

    Firmanın kaçak olarak yaptıkları binanın bazı kısımlar eklenti olarak kaçak yapılar eklediğini ve bunu tespit ettiklerini belirten Atabay, bununla ilgili kendisine yeni tekliflerin geldiğini açıklayarak “Şimdi pantomim nereden kopuyor; bunlar geçen hafta kaçak binaya kaçak eklenti yapıyor. Bizde bunu tespit ettik; biz buna ceza kestik 1 milyon 400 bin kusur TL ceza kestik. Yarın Bakanlık gelip bunu denetlendiğinde bu bina hakikaten 31 Aralık 2017’ye kadar mı sonra mı yapıldı dediğinde bizde cevabımızı vereceğiz. Bütün iş buradan çıkıyor. Bana yaptıkları son teklif “Onu iptal et; bizde açtığımız tüm davaları onu bunu aradaki husumeti her şeyi bitirelim.; dedim ki benden soldan devam edin Allah yolunuz açık etsin” dedik. Biz bu parayı öderdik. Belediye bir kurum. Tüm bunlar ben susturabilirdim ; ben bu borcu kabul ediyorum; cezayı 4 takside böldür iş biterdi; Şimdi bana diyorlar ki sen Didim halkının parasını borçlandırıp nasıl çarçur edersin diyor; bir kere bunu ben yapmadı; bu ruhsattan kaynaklı.. Gittiler İmar affına başvurdular; Aftan yararlandılar; ben niye bu parayı ödeyeyim. Onların ağzıyla sevdiği Didim’i ben yüreğimle seviyorum. Konu bundan ibaret” dedi.

  • Van’da AK Partililere saldırı: 2 yaralı

    Van’ın Çatak ilçesinde seçim çalışması yapan AK Partililere düzenlenen saldırıda 2 partili yaralandı.

    İHA muhabirine açıklamalarda bulunan AK Parti Çatak İlçe Başkanı Tahsin Babur, beraberindeki partililerle ilçenin Uzuntekne Mahallesi İçimli mezrasında seçim çalışması yaptıkları sırada HDP’lilerin taşlı sopalı saldırısına uğradıklarını söyledi. Babur, “Bu saldırılar bizi yıldıramaz. Yolumuza devam edeceğiz. Kaç gündür tehdit alıyorduk. Bugün fiili saldırı oldu. 2 arkadaşımız yaralandı. Çatak Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Davamızdan vazgeçmeyeceğiz. Gerekirse canımızı vermeye hazırız” dedi.

    Öte yandan, il merkezinde seçim çalışması yapan bir grup AK Partili kadına da Cevdetpaşa Mahallesi’nde sözlü saldırı yapılmıştı.

  • Bahçeli’den Suruç’ta AK Partililere yönelik saldırıya ilişkin açıklama

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suruç’ta AK Partililere yönelik gerçekleştirile saldırıya ilişkin, “Adalet ve Kalkınma Partililere karşı özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde zaman zaman belediye başkanlarına, il başkanlarına, parti yöneticilerine karşı PKK tarafından saldırılar olmuştur. Bunun da onlardan birisine benzer bir hal olduğu söylenmektedir” dedi.

    MHP Genel Başkanı Bahçeli, bayram namazının ardından merhum Alparslan Türkeş’in Beştepe’deki mezarını ziyaret etti. Burada kendisini bekleyen partililerle tek tek bayramlaşan Bahçeli, daha sonra Türkeş’in kabrine geçti. Bahçeli, Türkeş’in kabrine kırmızı ve beyaz karanfiller bıraktı ve bakır ibrikle mezara su döktü. Mezarın başında nöbet tutanların bulunduğu kulübede bir süre oturan Bahçeli, buradan ayrılırken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    Ramazan Bayramı’nın İslam alemine, Türk milletine ve bütün insanlara hayırlara vesile olmasını dilediğini belirten Bahçeli, “Ramazan ayı, mübarek bir ay olmakla beraber, siyasi yönde çok yoğun faaliyetlerin olduğu bir dönem oldu. Şimdi ise bayrama erişmiş bulunuyoruz. Ancak, milletimiz 9 gün sonra bir bayram daha yaşamak niyetinde olduğunu işaret ediyor. Bu sebeple 24 Haziran siyasi hayatımızda da, geleceğimizde de bir bayram sevinci oluşturacak sonuçlarla şereflenmiş olabilir” diye konuştu.

    “Bu çok yönlü incelenmeli”

    Suruç’ta AK Parti’ye yönelik gerçekleştirilen saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “Bu olay, her yönüyle üzücü. Milletvekili ve onun ailesine yönelik bir saldırı. Bu saldırıda değerli milletvekilinin ağabeyi hakkı rahmetine kavuşuyor, diğerleri de yaralı durumda. Bu çok yönlü incelenmeli. Bunu da tahrik yönüyle önümüzdeki seçimin 9 gününü çatışan bir Türkiye değil, bu gibi olaylara karşı sabırlı ve soğuk kanlı davranan bir Türkiye ile seçimin atlatılmasında yarar vardır. Olay üzücüdür. Adalet ve Kalkınma Partililere karşı özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde zaman zaman belediye başkanlarına, il başkanlarına, parti yöneticilerine karşı PKK tarafından saldırılar olmuştur. Bunun da onlardan birisine benzer bir hal olduğu söylenmektedir. Bütün bunlara rağmen sabrı elden bırakmamak lazım, soğukkanlı davranmak lazım. 24 Haziran’ı en aza indirilmiş bir çatışma ortamında gerçekleştirmekte yarar var diye düşünüyorum” dedi.

    “İnşallah o bayrak Kandil’e de dikilecektir”

    Bahçeli, Kandil’e yönelik gerçekleştirilmesi planlanan operasyona ilişkin şunları kaydetti:

    “Terörle çok keskin bir mücadele var. Suriye’de, Irak’ta, Türkiye’de var. Bunun uluslararası boyutunu da ele alarak düşünmek gerekiyor. Bu sebeple de Avrupa ülkelerinde de terör uzantılarıyla Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir mücadelesi devam ediyor. Onlara bazı ülkelerin yardakçılık yapmasından da üzüntü duyuyor. Şimdi teröre doğru kesin sonuç almanın zamanı gelmiş ve geçiyor. Geçmişten bu yana bu terör faaliyetlerinin Kuzey Irak’ta bir Kandil denen yörede toplanmak suretiyle her türlü ihtiyaçlarının, eğitimlerinin karşılanıp oradan da Türkiye’ye planlı saldırıların olduğu bir yere artık gereği yapılmalıdır. Biz yıllardan beri Kandil’e bir bayrak dikmek gerektiğini vurgulamıştır. İnşallah o bayrak Afrin’de, başka yerlerde olduğu gibi Kandil’e de dikilecektir.”

    “Seçim beyannamemizde af var”

    Bir basın mensubunun, af konusunda adım atılıp atılmayacağı yönündeki sorusuna Bahçeli, “35 kişiyle bayram öncesi affı çıkartacak kadar bir gücümüzün olduğuna inanıyor musun sen? Ama seçim beyannamemizde af var” dedi.

    “Selahattin Demirtaş’tan başka HDP’de adam mı yoktu cumhurbaşkanı adayı olacak”

    Bahçeli, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dün bir açıklama geldi. Demirtaş’ı işaret ederek tutukluların aday olmaması yönünde bir düzenleme yapılabileceğini söyledi. Nasıl yaklaşırsınız?” şeklindeki soruya şu cevabı verdi:

    “Cumhurbaşkanı, adayların belirlenmesi konusunda hem siyasi iktidarın, hem toplumun hoşgörüsünün istismar edildiği kanaatiyle bu değerlendirmeyi yapıyor. Ben de katılıyorum. HDP, eğer Türkiye’de bir siyasi kurum olarak, PKK’nın gölgesinden sıyrılmış bir mücadele yürütürken bir aday çıkarma ihtiyacı hissediyorsa ki, böyle bir aday çıkarma düşüncesine sahip olanlar Türkiye’yi zora koyan, HDP’yi zora koyan, Türkiye’de PKK ile mücadeleyi gölgeleyen bir davranış içerisinde Selahattin Demirtaş’tan başka HDP’de adam mı yoktu cumhurbaşkanı adayı olacak. O kadar tutuklular içinde bula bula onu mu buldular? Şu an için halkın arasında aktif siyaset yapan HDP’ye mensup şahsiyetler var. İçlerinden bir tanesi kendi partilerini temsilen aday gösterilebilinirdi. 53 kişinin katline sebebiyet veren söylemlerde bulunmayan bir şahsiyet olabilirdi. Ama her şeyi yokuşa sürme, bu arada da PKK-YPG ve buna benzer terör örgütlerine yandaşlık yapabilecek davranışları demokrasi adına kimse istismar etmesin. Siyasi partilere söylüyorum, adaylara söylüyorum. Türkiye’de demokrasinin ölçüsü Selahattin Demirtaş’ın salıverilerek seçim propagandası yapmasıyla eşdeğer tutacaklarsa bu yanlış bir istikamet. O sebepten dolayı da geçmiş dönemde bir şeye işaret etmiştim. O kanaatimi sürdürüyorum. Ülkü ve ülkü sevdalısı olan Kürşat Yılmaz ve Alaaddin Çakıcı, tutuklu olan, hükümlü olan şahsiyetler. Eğer 100 bin imzayla bunları dışarıya salıvermeyi düşünmüş olsak Selahattin Demirtaş gibi yanlış bir tespit içine girmiş olsak, bu hareket 2 değil cezaevinde bulunan bütün ülküdaşlarımız için 100 bin imza toplayabilirdi. Böyle bir yolun açılmaması lazım. Onun için o konuda dikkatlerini çektik. Eğer siz Selahattin Demirtaş’ı aday olmak sebebiyle dışarıya salıverilmesini istiyorsanız, biz de bu memlekete hizmette bulunmuş, onu bildiğimiz ve inandığımız bazı arkadaşlarımızı 100 bin imza toplar Türkiye’nin gündeminde bunların da cezaevinden çıkıp cumhurbaşkanı adayı olması için bir adım atmış olabilirdik. Bu yakışık bir şey mi olurdu? O sebepten dolayı artık 9 gün içerisinde bunlara son verip Türkiye Cumhuriyetinde yeni bir cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi başlangıcı olan 24 Haziran’a çok daha gelecek anlamı yükleyen bir kararı milletçe vermeliyiz. Bizim MHP olarak adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. 24 Haziran’da Cumhur İttifakı olarak seçimlere katılıyoruz. Cumhurbaşkanı adayı olarak MHP’liler Recep Tayyip Erdoğan’ı oy vereceklerdir. Kendi partileri olarak da Cumhur İttifakı’nda MHP’ye oy vereceklerdir. Dolayısıyla Cumhur İttifakı ile TBMM’de güçlü bir Meclis, denge ve denetimi elinde tutan bir Meclis, öbür taraftan da cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bütün kurum ve kurallarıyla hayata geçebilecek cumhurbaşkanı seçiminin sonucunu almak lazım. Son 9 gün içinde faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz. Ben ilk turda Recep Tayyip Erdoğan’ın seçileceğine inanıyorum. Kim ne hesabı yaparsa yapsın. İnce’den her türlüsüne kadar kimin hesabı varsa yapsın.”

    “FETÖ’yü Türkiye’ye bir paket halinde göndermesi lazım””

    ABD’deki FETÖ’cülerin ortaya çıkan görüntülerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “Türkiye üzerinde FETÖ’yü besleyen, koruyan, her türlü eylemi yaptıran bir devletin bazı unsurları tamamiyle deşifre olmuş durumdalar. Şimdi de Türkiye’de 251 vatan evladımızın şehit olmasına sebebiyet veren, 2 bini aşkın vatan evladının yaralı olduğu bir ortamda lüks arabalar, lüks villalarla kimin nasıl yaşadığına şahit oluyoruz. ABD’nin Türkiye ile olan dostluğu devam edecekse o kişilerle beraber FETÖ’yü Türkiye’ye bir paket halinde göndermesi lazım” dedi.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ünal Marmaris’te partililere seslendi

    AK Parti Marmaris İlçe Kongresi’ne katılan Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal partililere hitaben yaptığı konuşmada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenerek, “Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki ’bana 4 sene verin, terörü bitireyim.’ Sana 4 saat bile ülke emanet edilmez” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Marmaris ilçesinde bir otelde düzenlenen AK Parti Marmaris İlçe Teşkilatı 6. Olağan Kongresi’ne katıldı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ’Gerçek darbeciler yargılanmıyor’ dediğini hatırlatarak, gerçek darbecilerin yargılandığını belirtti. Ünal, AK Parti’nin 2001’de kurulduğundan beri fikir, duygu, inanç olarak tarih içinde akıp gelen büyük bir geleneğin temsilcisi olduğunu söyledi.

    Büyük bir acı ve üzüntüyle hatırladıkları, milletin adamlarından biri olan Adnan Menderes’in şehadetinin yıl dönümünü anımsatan Ünal, “Necip Fazıl’ın ’Zeybeğim’ dediği Adnan Menderes. Adnan Menderes bu milletin sandıkta tecessüm etmiş hayali, tasavvuru, seçtiği adamdı. Adnan Menderes’i idam ederek bu milletin iradesini idam ettiler. İdam etmekle yetindiler mi? Yetinmediler. Ailesinden idam ettikleri ipin parasını istediler. 27 Mayıs 1960 darbesi bütün darbelerin anasıdır, tarlasıdır. Öyle bir ihanet gerçekleştirdiler ki bu süreç maalesef devam etti” ifadelerini kullandı.

    Mahir Ünal, açıklamalarına şöyle devam etti:

    “Sizce Almanya, Hollanda Türkiye’ye niye düşman? Irkçılar Avrupa’da niye Erdoğan düşmanlığı yapıyorlar? İsviçre’de Erdoğan’ı vurun diye afiş asıyorlar? Türkiye’nin yükselmesi, güçlenmesi değil mi? Türkiye güçlendi ayağa kalktı bundan yapıyorlar. Peki ey CHP sen niye bütün bunlardan rahatsızsın? Hadi Almanya Avusturya rahatsız da sen niye rahatsızsın. Sen bu milletin yanında değil misin yoksa? ’Siz 15 Temmuz’da halkı sokağa çağırdınız ya biz de adalet için halkı sokağa çağırıyoruz’ dediler. Şu kafa yapısına bakar mısınız? 15 Temmuz gecesi biz darbecilerden ülkemizi demokrasimizi korumak için sokağa çıktık, siz ise darbecilerin olmayan hakkını korumak için adalet yürüyüşü yaptınız. O adalet yürüyüşü değildi utanç yürüyüşüydü. Bunlar kimin için adalet istiyorlar, 16 Temmuz sabahı darbeciler için istiyorlar. Korkmayın bu aziz millet ve aziz milletin devleti adildir. Adil bir şekilde yargılanıyorlar ve hak ettikleri cezayı da alacaklar.”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun ’Bana 4 sene verin, terörü bitireyim’ dediğini hatırlatan Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sana 4 saat bile ülke emanet edilmez çünkü sen her saat başı fikir değiştiriyorsun. Her saat başı çark ediyorsun sen. Lider olmak kararlı olmak, istikrarlı olmak demektir. Sen bir genel müdürlük yaptın SGK’nın durumu ortada. SGK’yı batırdın sonra da genel afla kurtuldun.”