Etiket: Parlamentosu

  • AB Parlamentosu Parlamenterleri ve Avrupa Birliği Delegasyonu Temsilcileri Erciyes Teknopark’ı ziyaret etti

    Avrupa Parlamentosu Parlamenterleri ve Avrupa Birliği delegasyonu temsilcileri Erciyes Teknopark Bölgesel Yenilikçilik Merkezi projesi kapsamında yapımı tamamlanan binayı yerinde görmek ve proje kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi almak için Erciyes Teknopark’ı ziyaret etti.

    Ziyaretle ilgili açıklama yapan Erciyes Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Mahmut Doğan, “IPA projesi yani Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı, Avrupa Birliği’nin 2007-2013 dönemi için aday (Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya) ve potansiyel aday (Arnavutluk, Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Kosova) ülkelere sağladığı tüm katılım öncesi mali yardımları tek bir çerçevede topladığı programın adıdır. IPA kapsamında verilen mali yardımların temel amacı, AB uyum politikasının yönetilmesi ve uygulanmasına hazırlanmalarını teminen aday ve potansiyel ülkelere katkı sağlayıp, onları üyelikle birlikte devreye girecek yapısal fon uygulamalarına hazırlamak ve dolayısıyla bu ülkelerin Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanmalarında destek sağlamaktır.

    Kategorisinde en başarılı IPA projelerinden biri seçilen, Erciyes Teknopark Bölgesel Yenilikçilik Merkezi çalışması kapsamında, 10.200m2 kapalı alan ile Türkiye’nin en büyük inkübasyon merkezlerinden birinin yapımı 2015 yılında tamamlandı. Avrupa Parlamentosu Parlamenterleri ve Avrupa Birliği delegasyonu temsilcilerinin ziyaretinde Erciyes Teknopark ve Erciyes Teknoloji Transfer Ofisi’nin imkanları anlatılıp yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verildi. Toplantıda farklı ülkelerden kurum ve kuruluşlarla var olan işbirliğinin geliştirilmesi konuları da gündeme geldi. Yapılan görüşmelerin ardından heyet ile IPA projesi kapsamında yapımı tamamlanan Sera Kuluçka Merkezi ziyaret edildi.

    Heyet Erciyes Teknopark’ta yapılan çalışmalardan son derece etkilendiğini belirterek bundan sonraki süreçte de işbirliklerine açık olduklarını belirterek ayrıldı.” ifadelerini kullandı.

  • Alman Parlamentosu Sözde ’Ermeni Soykırımı’nı Kabul Etti

    Almanya Federal Meclisi, Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile muhalefetteki Yeşiller’in ortak girişimi ile federal meclise gelen sözde “Ermeni soykırımı” tasarısını kabul etti. Tasarıya, CDU/CSU grubundan bir milletvekili ise ’hayır’ oyu verdi.

    Almanya’da uzun tartışmaların ardından federal meclise getirilen ve bugün oylaması yapılan “1915-1916 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilere ve diğer Hristiyan azınlıklara uygulanan soykırımın hatırlanması ve anılması” başlıklı karar tasarısı oy çoğunluğu ile kabul edildi. Türkiye’nin ve Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarının tepkilerini dikkate almayan federal meclis üyeleri tasarıya onay verdi. Alman Federal Meclisi, 1915-1916 yıllarındaki Ermeni tehcirini “soykırım” olarak nitelendiren karar tasarısı, iktidardaki Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile muhalefetteki Yeşiller’in ortak girişimi ile federal meclise geldi. Mecliste okunan metinde iki ayrı yerde de soykırım kelimesine yer veriliyor. Jön Türk hükümetinin talimatıyla 101 yıl önce Ermenilere sürgün ve sözde katliamın gerçekleştirildiğine dikkat çekilerek, aynı dönemde “Asuriler, Süryaniler, Pontuslular ve Keldaniler gibi diğer Hristiyan azınlıkların da sürgün ve katliamlardan etkilendiğine” yer verildi.

    Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri müttefiki konumundaki Alman İmparatorluğu’nun, “Alman diplomat ve misyonerlerin organize sürgün ve imha uygulamalarıyla ilgili verdikleri bilgilere rağmen, insanlığa karşı işlenen bu suçu durdurmaya çalışmayarak ’yüz kızartıcı’ bir rol oynadığı” kaydedildi. Meclisteki oylamaya Başbakan Angela Merkel, Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel ve Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier programları nedeniyle katılmayarak tarafsız kaldılar. Federal meclisteki oylamayı Ermeni Cemaati yetkilileri de takip etti.

    Federal Meclis Başkanı Norbert Lammert, sözde ’Ermeni soykırımı’ tasarısının ve yaşanılan olaylarda da Almanya’nın sorumlu olduğu bir konu olduğunu, günümüz Türkiye’sine dönük bir girişim olmadığını söyledi. SPD adına konuşan milletvekili Rolf Mützenich ise, sözde Ermeni soykırımda Almanya’nın da suçlu olduğunu söyledi. Sol Parti adına konuşan Gregor Gysi de konuşmasında, 20’nin üzerinde ülkenin sözde Ermeni soykırımını tanıdığını belirterek, Anadolu’da ve Osmanlı coğrafyasında 1,5 milyon Ermeni’nin katledildiğini ve bunun yanı sıra diğer Hristiyan unsurların da aynı akıbete uğradığını iddia etti. Hristiyan Demokrat Parti CDU adına konuşan Frany Josef Jung, “Soykırımın 101. yılında soykırıma tabi tutulan Ermeniler ve diğer Hristiyan toplulukların sorumlusu bugünkü Türkler değildir. Genç Türkler hükümetidir” dedi.

    Jung, 2009 yılında anlaşılan Zürih görüşmelerinin yeniden canlandırılmasını istedi.

    CEM ÖZDEMİR ERMENİ ROZETİ TAKTI

    Yeşiller Partisi adına konuşan ve tasarının mimarlarından olan Cem Özdemir, federal meclisteki partilere tasarıya verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. Özdemir, sözde soykırımda Almanya’nın da suçlu olduğunu söyledi. Özdemir’in yakasında Ermeni rozeti ile kürsüye çıkması dikkat çekti. Sözde soykırımı kabul ederek Almanya adına Türkiye ve Ermenistan arasında dostluk oluşmasına katkı verebileceklerini söyleyen Özdemir, Türkiye’de ‘Ermeni’ kelimesinin hala hakaret sözcüğü olarak kullanıldığını ifade etti.

    Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) adına konuşan Christoph Begner de bir asır önce sistematik bir şekilde Ermenilerin ve diğer Hristiyan unsurların soykırıma uğradıklarını ileri sürdü. SPD milletvekili Dietmar Nietan ise, bugün meclis olarak mahkeme olmadıklarını, sanık sandalyesine kimseyi koymadıklarını ifade ederek, “Ancak yapılanın bir soykırım olduğunu söylüyoruz. Ölenleri yad ediyoruz” dedi.

    Hristiyan Sosyal Parti CSU adına konuşan Hans-Peter Uhl da, geçmişi hatırlayarak geleceğe dönük dostluklar kurulmasını söyledi. Hristiyan Demokrat Pati CDU adına Albert Weiler ise, konuşmasına Ermenice ve Türkçe selamlama yaparak başladı. Weiler “Türk hükümeti bu soykırımı tanıyarak Ermenistan’la dostluk ilişkileri kuracaklardır. Biz suçlu aramıyoruz. Bölgede barışın hakim olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu ise, Alman Meclisi’nde oylanan sözde ’soykırım tasarısı’nın ikili ilişkileri zedeleyeceğini söyledi ve karar tasarısını “siyasi şov” olarak nitelendirdi. Sofuoğlu, “Bu kararla bilimsel araştırma gerektiren tarihi bir mesele günlük siyasetle karıştırılmış olacaktır” ifadelerini kullandı.

    YİRMİNİN ÜZERİNDE ÜLKE SÖZDE ’SOYKIRIM’I TANIDI

    Avrupa Parlamentosu 1987 yılında Ermenilere yönelik tehciri “soykırım” olarak sınıflandırmış, ardından aralarında Fransa, Rusya, İsveç, Hollanda, Belçika ve İsviçre’nin de bulunduğu çok sayıda ülkenin parlamentosunda benzer kararlar oylanarak kabul edilmişti. Son olarak Brezilya, Lüksemburg ve Avusturya parlamentoları, 1915 olaylarını soykırım olarak tanıdı. Papa Francis de geçen yıl 1915 olaylarının 100’üncü yıldönümü vesilesiyle Vatikan’da düzenlediği ayinde “20’nci yüzyılın ilk soykırımı” ifadesini kullanmıştı.

    Öte yandan, CDU/CSU grubundan bir milletvekili tasarıya ’hayır’ oyu verdi.

  • Akıncılar, Rusya Parlamentosu Ve İçişleri Bakanlığını Hackledi

    Cyber Warrior Akıncılar Hack Grubu, Türkiye ve Rusya arasında yaşanan gelişmelerin ardından aralarında Rus Parlamentosu, Ekonomi Bakanlığı, Rusya Hukuk Merkezi ve İçişleri Bakanlığı resmi sitelerinin yer aldığı pek çok siteyi hackledi.

    Rusya’ya ait Savaş uçağının Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düşürülmesinin ardından Rus hükümetinin izlediği politikalar doğrultusunda Türkiye ve Rusya arasındaki ipler iyice koptu. Rusya’nın sergilemiş olduğu bu tutum ve Rusya’dan ülkemize yapılan siber saldırılara, Cyber Warrior Akıncılar Hack Grubundan karşılık geldi. Türkiye’nin sınırlarını koruması konusu tüm mercilerce haklı görülmesine karşın, Rusya’nın düşmanca tavırları bitmek bilmiyor. Rusya hükümetinin çok sayıda yaptırımlarının yanı sıra, Rus hackerların da Türk internet sitelerini hedef seçmesi Cyber Warrior Akıncılar Grubunu harekete geçirdi.

    Akıncılar Grubu, bu olaylara sessiz kalmayıp Türkiye’yi savunarak karşı saldırı amaçlı Rusya’ya ait pek çok devlet, kurumsal internet sitesi ve çok sayıda sosyal medya hesabını hackledi. Hacklenen siteler arasında özellikle dikkat çeken Rus Parlamentosu, Ekonomi Bakanlığı, Rusya Hukuk Merkezi ve İçişleri Bakanlığı resmi siteleri dikkat çekiyor. Bu siteler dışında da bir çok kurum siteleri hacklendi. Akıncılar ayrıca Duma eyaleti Kütüphane ve Arşiv’in resmi sitesini hackleyip bütün veri tabanını kendi sitelerinde paylaşıma sundular. Cyber Warrior Akıncılar Grubu tarafından, ele geçirilen internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinde Türkçe, İngilizce ve Rusça olarak Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun şu mesajına yer verildiği görüldü. “Suriye’deki ateşi söndürmek yerine Bayırbucak Türkmenlerine, Halep Araplarına ya da Azaz’daki Araplara, Kürtlere, Türkmenlere ateş yağdıran kim olursa olsun, ister Suriye rejimi ister terör örgütleri isterse dışarıdan müdahalede bulunan unsurlar, onlara karşı da mesajımız açıktır”.

    Cyber Warrior Akıncılardan yapılan açıklamada, “Rusya’nın maşalar aracılığıyla ülkemize saldırılar düzenlenmesini sağladığını biliyoruz. Bu saldırılara Cyber Warrior Akıncılar olarak sessiz kalmadık ve kalmayacağız da. Şu ana kadar yüzlerce hesabı ele geçirerek mesajımızı bıraktık. Ruslardan sonra Rusya’nın taşeronluğunu yapan örgütlere de gereken cevabı net bir şekilde vermek üzere çalışmalarımız devam ediyor. Hacklediğimiz sitelerin tüm bilgileri elimizdedir” denildi.

  • TED Malatya Koleji, Avrupa Gençlik Parlamentosu Konferansı’na Katıldı

    Avrupa Gençlik Parlamentosu (EYP) Türkiye 18. Seçim Konferansı çeşitli illerden gelen 200 lise öğrencisinin katılımıyla TED Kayseri Koleji’nde 20-23 Kasım tarihlerinde gerçekleştirildi. Malatya TED Koleji de konferansa katıldı.

    İnönü Üniversitesi Malatya TED Koleji tarafından temsilen seçilen öğrenciler Beril Seray Güngör, Ayşe Ece Kayabaş ve Aliz Kutlubay ve TED Koleji Tarih Bölümü Öğretmeni Canan Baykan, Avrupa Gençlik Parlamentosu Türkiye 18. Seçim Konferansı’na katıldı. Konferans hakkında bilgi veren Baykan, “Avrupa Gençlik Parlamentosu Türkiye 18. Seçim Konferansı çeşitli illerden gelen 200 lise öğrencisinin katılımıyla TED Kayseri Koleji’nde 20-23 Kasım tarihlerinde gerçekleştirildi. Lisemizi temsilen seçilen öğrencilerimiz Beril Seray Güngör, Ayşe Ece Kayabaş ve Ayliz Kutlubay komitelerinde okulumuzu başarılı bir şekilde temsil ettiler. Lise ve üniversiteli gençlerin güncel konularda tartışıp sosyalleşebileceği ve eğlenceli interaktif bir platform olan Avrupa Gençlik Parlamentosu’nun resmi dili İngilizce, ana teması ise Avrupa’daki dengeyi yeniden tanımlamak, harekete geçmek ve istikrar sağlamak olarak belirlenmişti. Parlamentoda ‘Ekonomi, Kültür ve Eğitim, Çevre ve Toplum Sağlığı, İnsan Hakları’ gibi birçok konu tartışılarak komiteler kuruldu. Her komite aldığı kararları jüri karşısında savunup fikrini beyan ettiler. Ülkemizin çeşitli illerinde bulunan 22 liseden ve yurt dışından gelen 200 kadar katılımcının yer aldığı konferansta öğrencilerimizden Ayliz Kutlubay ve Beril Seray Güngör kapanış seremonisinde komiteleri adına konuşma yapmaya layık görülerek komite fikirlerini başarılı bir şekilde jüriye sundular” diye konuştu.

    Komitelerde yoğun bir çalışma sürecinin ardından TED Malatya Koleji’ni temsil eden öğrencilerin, komite süresince yapılan gözlemler sonrasında sertifika almaya hak kazandığını ifade eden Baykan, “Okulumuz, şehrimiz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde bir ilke imza atan genç parlamenterlerimizi tebrik ediyorum. Malatya TED Koleji olarak Anadolu bölgesinde bir ilk olarak Avrupa Gençlik Parlamentosu Türkiye 18. Seçim Konferansı’na katıldık ve okulumuzu başarı ile temsil ettik. Emeği geçen öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • Belçika Parlamentosu Milletvekili Özdemir: “Belçika’da IŞİD’e Katılan Çok Çok Az Türk Var”

    Belçika Parlamentosu Milletvekili ve Sosyolog Mahinur Özdemir, “Avrupa’da radikalizmin Türkler arasında büyümemesinin sebebini Türk toplumunun birlik ve beraberlik içerisinde büyümesine bağlıyorum” dedi.

    Ümraniye Belediyesi tarafından hayata geçirilen Akademi Nisa’nın eğitim programı, Belçika Parlamentosu Milletvekili ve Sosyolog Mahinür Özdemir’in katılımıyla bugün de devam etti. Ümraniye Kültür ve Sanat Merkezi’nde devam eden programa Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can’ın eşi Saliha Can’ın yanı sıra çok sayıda kadın davetli katıldı. Avrupa’da Müslüman kadın portresinin işlendiği programda konuşan Belçika Parlamentosu Milletvekili Mahinur Özdemir, “Avrupa’da radikalizmin Türkler arasında büyümemesinin sebebini Türk toplumunun birlik ve beraberlik içerisinde büyümesine bağlıyorum. Allah’a şükür Belçika’da IŞİD’e katılan çok çok az Türk toplumundan bahsediyorum. Öteki anlamda Diyanet gibi organizasyonların, yani bir fetva mertebemiz var, dini bir kurumumuz var dayanabileceğimiz. Dolayısı ile bizi koruyan bunlar” şeklinde konuştu.

    Belçika’da başörtüsü tartışmalarının 1990’lı yıllarda başladığını ifade eden Özdemir, 11 Eylül saldırıları ile birlikte Müslümanların daha fazla sorun yaşamaya başladığını ve İslamafobi’nin arttığını söyledi. Avrupa’da ortaya çıkan önyargıları kırmakta zorlandıklarını dile getiren Özdemir, “Avrupa’da Müslüman kadını desteklememiz gerekirken, önce kendi toplumumuzdan destek beklememiz lazım. Yani sen kendi toplumundan destek beklemiyorsun, bunun haricinde sırf senin kılık kıyafetine odaklananlar var, senin kılık kıyafetinden dolayı eleştirenler var. Öte yandan seni kendi toplumun desteklemiyorsa seni kim destekleyecek” diye konuştu.

    İslamafobi ile mücadele etmenin çok zor olduğunu ancak önyargılarla mücadele etmenin daha da zor olduğunu vurgulayan Özdemir, “Aslında yapmamız gereken çok çok şey var. İlk olarak birbirimizi desteklemek gerekir. Ben hem başörtülüyüm hem de kadın haklarını savunuyorum. Asıl feminist benim, çünkü ben bütün kadınları savunuyorum. Oldukları gibi, özgürlüklerini elde etmesi için. Asıl feminist benim yani sen değilsin. Sen ki, sadece beni iğne topuğa mahkum eden sen değilsin yani feminist. Asıl feminist benim, ben bütün kadınları temsil etmek istiyorum çünkü” ifadelerini kullandı.