Etiket: Para’sı

  • Hem parası hem de hac hayalleri çalınan Sevim Teyze hacca gidecek

    Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesinde, 10 yıldır hacca gitmek için bekledikten sonra bu sene hacca gitmeye hak kazanan ve biriktirdiği parası çalınan Sevim teyze, hayırseverlerin yardımıyla hayaline kavuşabilecek.

    Hac parasının yardımsever vatandaşlar tarafından bulunduğunu öğrenince sevinen Sevim Deveci, “Hacca gidemeyeceğim için çok üzülmüştüm. Ancak hayırseverlerin yardımda bulunduğunu öğrenince mutlu oldum. Allah herkesten razı olsun” dedi.

    Yardımda bulunan hayırseverlere teşekkür eden Deveci, “Bana yardım eden tüm hayırseverlerden Allah razı olsun. Hacca gitmeyi çok istiyorum. Allah dualarımı kabul etti. Bana bu mutluluğu yaşatanlara çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Şehit parası için mahkemelik oldular

    El Bab’da şehit düşen İzmirli Piyade Uzman Çavuş Ayhan Elmacı’nın tazminatı ve maaşı, 3 yaşındayken oğlunu terk eden öz anne ile üvey anneyi karşı karşıya getirirken, şehidin babası, “Ne öz annesi ne ben ne de üvey annesinin hakkı var. Asıl Ayhan’ı büyüten babaannesidir, hak onundur” dedi.

    Fırat Kalkanı Harekâtı’nda 29 Ocak’ta birliğe yapılan saldırıda şehit olan Piyade Uzman Çavuş Ayhan Elmacı (29) İzmir’de son yolculuğuna uğurlanırken hikâyesi ise yürek burktu. Şehidin ardından kalan tazminat ve maaşa ilişkin aile arasında iç sızlatan bir tartışma başladı. Şehit Ayhan’ın annesi Cennet Özgüleç ile babası Salim Elmacı 26 yıl önce boşandı. Henüz 3 yaşındaki çocuğunu terk eden anne Cennet Özgüleç, Gümüldür’e yerleşip ikinci evliliğini yaptı. İkinci evliliğinden 3 çocuğu olan Özgüleç, 26 yıl boyunca oğlu Ayhan’la hiç görüşmedi. Baba Salim Elmacı da ikinci evliliğini yaptı ve oğlu Ayhan Elmacı’nın nüfus cüzdanına öz annesi olarak ikinci eşi Zerrin Yılmaz’ı kaydettirdi. İkinci eşinden 2 çocuğu olan baba Salim Elmacı da Ayhan Elmacı’yı hiç yanına almadı. Baba Elmacı, bir süre sonra Zerrin Yılmaz’dan boşandı. Üzerine kayıtlı olduğu kadının gerçek annesi olmadığını bilen Ayhan Elmacı, 25 yaşında askere gidene kadar babaannesi Hatice Elmacı ile birlikte yaşadı.

    “Kendi evlatlarım gibi torunumu da baktım”

    Şehidin babaannesi Hatice Elmacı (87), Ayhan Elmacı’nın bir yaşından beri yanında büyüdüğünü, bir başına besleyip büyütüp, okula gönderdiğini anlatarak, “Ayhan’ı ben büyüttüm. Onun parasını alırsam yemeğe erişmeyeyim. Eğer ben büyütmediysem ben ister miyim, anası değilim babası değilim. 1 yaşındaydı geldiğinde ben büyüttüm. Neler çektim ben onu büyütesiye kadar anasız, babasız. Ama şimdi de ne yapabilirim ben. Gözümün yaşıyla böyle ağlaya ağlaya onun resmine bakarak böyle oturuyorum. Maaşını istiyorlarmış. Bilmiyorum bana verecekler mi vermeyecekler mi. Verseler aslında iyi olur ama bilmiyorum verirler mi. Duyduğumuza göre üvey annesiyle, babasına veriyorlarmış. Kime verileceğini hükümet bilir. 6 tane çocuğum var benim onlarla birlikte torunumu da büyüttüm, okula gönderdim. Dedesi her okulu okuttu. Ama hiç kaderim yokmuş, bütün gün ona bakarak ağlayıp oturuyorum” dedi.

    “Bir tek bisküvi vermeyenler şimdi parasını yutmak istiyorlar”

    Üvey annesinin kendi öz çocuklarına dahi bakmadığını öne süren babaanne, “Üzülüyorum, hakkı olmayanların parasını almasını istemesine. Elinden dahi tutmayanlar parasını istiyor şimdi. Bir tek bisküvi vermeyenler şimdi parasını yutmak istiyorlar. Ama ne yapayın kaderim buymuş. Üvey annesi bir günden bir güne yanından geçip de ‘öldün mü sağ mısın Ayhan’ demedi. Şimdi parasını almaya koşuyor. Üvey anne gelirde bakar mı babası bile bakmadı. Öz annesi de hiç gelmedi. Dirisine gelmedi ama ölüsüne geldi. 1 yaşında elime verdiler büyüyünceye kadar ben baktım” ifadelerini kullandı.

    Ölmeden aradı ‘sakın ölme babaanne’ dedi

    Vatani görevini yaptıktan sonra şehidin fabrikada çalışmaya başladığını ancak ev almak için tekrar El Bab’ta göreve gittiğini anlatan acılı babaanne, “Gitme’ dedim. Fabrikada çalışıyordu. ‘Nene bir ev alayım. Bir de eşim olsun. Onun için gidiyorum. Fabrikadan kazandığım para yetmiyor’ dedi. Ölmeden 3 gün önce aradı ‘izine geleceğim. Ninem kendine iyi bak ölme, 3 güne kadar geliyorum. Dedem öldü göremedim sen de ölme seni göreyim’ dedi. 3 günün içinde ölüsü geldi” diye konuştu.

    “Asıl hak varsa ninesinindir”

    Şehidin babası Salih Elmacı (47) da asıl hakkın babaannenin olduğuna dikkat çekerek, “Şehit maaşı öz annesindir, üvey annesini değildir. Üvey annen hiçbir hakkı yok, bir şey yapmadı yalnızca nüfusuna almakla yetindi. Öz annesi en azından 9 ay karnında taşıdı, emzirdi. İkisi de şimdi avukat tutmuş, mahkemede nasıl olacak ben de bilmiyorum. Adalet varsa öz annesine verilsin, üvey anneye verilmesin. Aslında Ayhan’ı büyüten annemle babamdır. Ne üveyin, ne özün ne de benim hakkım var üzerinde. Asıl hak ninesinin. Şehit olduktan sonra mı sahiplenmek istediler, akıllarına yeni mi gelmiş” dedi.

    “Bir 40’ı çıksın düştüler parasının peşine”

    Şehit Ayhan Elmacı ile yıllarca aynı evde kalan halası Selvi Al da şunları söyledi:

    “Doğumunda ben yanındaydım. Bu çocuk bizim ailemizin içinde büyüdü. Sonra kardeşim askere giderken çocuğu öz annesine bırakıyor, o da çocuğu sokağa atıyor. Buna bütün Gümüldür şahit. Sokağa attıktan sonra kendisi başka adamla çekip gidiyor. Annemle büyük abim sokaktan alıp geldiler Ayhan’ın. Bu yaşına kadarda Ayhan annemin yanında kalmıştır. Ne babanın, ne öz annenin ne de üvey annenin hiçbir hakkı yoktur. Bunu Cumhurbaşkanı da Başbakan da duysun. Millet düşmüş çocuğumun parasının peşine. Yeter diyorum artık yeter bir 40’ı, 52’si çıksın. İki annenin de eğer karnında bir lokma ekmeği varsa, bir yudum suyu varsa gelsinler ben yüzleşirim.”

  • (özel haber) Yıllarca ekmek parası kazandığı dikiş makinesi ile aynı yaşta

    Kütahya’da bir terzi, ekmek parasını 49 yıldır hiç değiştirmediği dikiş makinesi ile kazandı.

    Kent merkezi Balıklı Caddesi üzerinde terzilik mesleğini icra eden 63 yaşındaki Hüseyin Koçyiğit, kendisi ile aynı yaşta olan dikiş makinesi ile adeta yıllara meydan okudu. Alman markası dikiş makinesini mesleğe ilk başladığı 1968 yılında satın aldığını dile getiren Koçyiğit, “Senelerce ekmek paramı kazandığım makineyi aldığımda 14 yıl kullanılmıştı. Yani dikiş makinem 63 yıllık ve benimle aynı yaşta. Zaman zaman arıza yapsa da hala kullanıyorum. Ben terzilik mesleğinden emekli oldum. Ancak makinem hala tıkır tıkır çalışıyor. Şu anda fabrikası kapanmış ve markası da ortada olmayan makinemi zaman zaman satmak yönünde teklifler geldi. Fakat ben hiç bir zaman satmayı düşünmedim” dedi.

    Hüseyin Koçyiğit, 63 yıllık dikiş makinesini evlatlarına miras olarak bırakmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.

    Müşterileri de, Yiğit’i örnek esnaflığı sebebiyle tebrik ediyor.

  • Ekmek parası için canlarını hiçe sayıyorlar

    AĞRI (İHA) – Ağrı’da çatılara çıkan işçiler, ekmek parası için bellerine bağladıkları iple canlarını hiçe sayarak çalışıyorlar.

    Kent merkezinde bulunan Eski Van Caddesi üzerindeki üç katlı bir binanın çatısındaki karı temizleyen işçiler, tehlikeye aldırış etmeden bellerine bağladıkları iple metrelerce yükseklikte çalışıyor. İşçiler bu çalışma esnasında kendi canlarını tehlikeye atarken, hiçbir güvenlik önlemi almadan çatıdaki kar ve buz yığınlarını aşağı atarken, yoldan geçen vatandaşların da canlarını tehlikeye atıyor.

    Çatıdaki karları temizleme esnasında işçilerden biri metrelerce yüksekten düşme tehlikesi geçirdi. Hayatlarının ipin ucunda olmasına aldırış etmeden evlerine ekmek götürmek için çalışan işçiler, kışın çatıları temizlediklerini, yazın ise inşaatlarda çalıştıklarını ifade ettiler. Günlük 30 TL karşılığında metrelerce yükseklikte çalıştıklarını belirten işçilerden Hanifi Karataş, “Ekmek parası için çalışıyoruz. Mecburuz bu çatıları temizlemeye, temizlemezsek evimize götürecek ekmeği bulamayız. Çatıdan düşmemek için kendimizi iple bağlıyoruz, Allah’a kalmışız. Kişi başı çatıyı temizlemek için 30 TL alıyoruz. Bizim için tehlikeli, ama yapacak başka bir iş yok. Ekmek parası için her şeye katlanıyoruz. Ekmek artık aslanın ağzında değil midesine girmiş” dedi.

  • Ekmek parası için canlarını hiçe sayıyorlar

    AĞRI (İHA) – Ağrı’da çatılara çıkan işçiler, ekmek parası için bellerine bağladıkları iple canlarını hiçe sayarak çalışıyorlar.

    Kent merkezinde bulunan Eski Van Caddesi üzerindeki üç katlı bir binanın çatısındaki karı temizleyen işçiler, tehlikeye aldırış etmeden bellerine bağladıkları iple metrelerce yükseklikte çalışıyor. İşçiler bu çalışma esnasında kendi canlarını tehlikeye atarken, hiçbir güvenlik önlemi almadan çatıdaki kar ve buz yığınlarını aşağı atarken, yoldan geçen vatandaşların da canlarını tehlikeye atıyor.

    Çatıdaki karları temizleme esnasında işçilerden biri metrelerce yüksekten düşme tehlikesi geçirdi. Hayatlarının ipin ucunda olmasına aldırış etmeden evlerine ekmek götürmek için çalışan işçiler, kışın çatıları temizlediklerini, yazın ise inşaatlarda çalıştıklarını ifade ettiler. Günlük 30 TL karşılığında metrelerce yükseklikte çalıştıklarını belirten işçilerden Hanifi Karataş, “Ekmek parası için çalışıyoruz. Mecburuz bu çatıları temizlemeye, temizlemezsek evimize götürecek ekmeği bulamayız. Çatıdan düşmemek için kendimizi iple bağlıyoruz, Allah’a kalmışız. Kişi başı çatıyı temizlemek için 30 TL alıyoruz. Bizim için tehlikeli, ama yapacak başka bir iş yok. Ekmek parası için her şeye katlanıyoruz. Ekmek artık aslanın ağzında değil midesine girmiş” dedi.