Etiket: Paranın

  • Hafriyatçıların ton başı alınan paranın kaldırılması talebi

    Antalya’da bir grup hafriyat kamyonu sahibi, Büyükşehir Belediyesinin, ton başına aldığı 3 ile 4 TL arasındaki bedelin kaldırılmasını istedi.

    Antalya’da faaliyet gösteren bir grup hafriyat kamyonu sahibi, toplandıkları Akdeniz Yeşil Sanayi Sitesi içinde, hem ton başına alınan ücrete, hem de 2019 yılı için yapılan zamma tepki gösterdi. Hafriyatçılar adına konuşan Salih Demirel, Antalya’da kayıtlı 600 civarı kamyon olduğunu belirterek, alınan paralardan yakındı.

    Hafriyattan ton başına alınan paranın çok olduğunu söyleyen Demirel, “ Önce 47 liraydı şimdi 60 oldu. Bunların kalkmasını istiyoruz. Bu para alındığı sürece işimizi yapamıyoruz. Her sefer başına bu parayı ödüyoruz ama o kadar kazanamıyoruz.”dedi.

    “Türel’den detsek istediler.”

    Antalya Kamyoncular Kooperatifi Başkanı Osman Torun, ton başına alınan paranın kaldırılmasını istediklerini söyledi. 2018 yılında ton başına 2 TL’ olan ücretin bu yıl 3 TL’ye çıktığını dile getiren Torun,“ Zor durumda olan hafriyat çalışanlarına Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in yardımcı olmasını talep ediyoruz.”diye konuştu.

    “Kazanamıyoruz”

    Hafriyat kamyon şoförü Hüseyin Yalçın ise 2019 yılında kamyon başına alınan ücretin 60 liraya yükseldiğini belirterek, “Hafriyatı aldığımız yerden, stoklayacağımız yere, oradan götüreceğimiz başka yere kadar ücret ödüyoruz. Aynı malzemeye üç kere para yatırıyoruz. Bu bizim üstümüze yük. Ödediğimiz para belediye adına Antalyaspor yetkilileri tarafından toplanıyor.Hepimiz Antalyaspor’un daha iyi bir yerde olmasını isteriz, elimizden gelen desteği de veririz ancak ödeme ücümüz kalmadı. Bu paranın bizden kaldırılmasını istiyoruz. Ödediğimiz para kadar para kazanamıyoruz, hepimiz mağduruz.”ifadelerine yer verdi.

  • Hafriyatçıların ton başı alınan paranın kaldırılması talebi

    Antalya’da bir grup hafriyat kamyonu sahibi, Büyükşehir Belediyesinin, ton başına aldığı 3 ile 4 TL arasındaki bedelin kaldırılmasını istedi.

    Antalya’da faaliyet gösteren bir grup hafriyat kamyonu sahibi, toplandıkları Akdeniz Yeşil Sanayi Sitesi içinde, hem ton başına alınan ücrete, hem de 2019 yılı için yapılan zamma tepki gösterdi. Hafriyatçılar adına konuşan Salih Demirel, Antalya’da kayıtlı 600 civarı kamyon olduğunu belirterek, alınan paralardan yakındı.

    Hafriyattan ton başına alınan paranın çok olduğunu söyleyen Demirel, “ Önce 47 liraydı şimdi 60 oldu. Bunların kalkmasını istiyoruz. Bu para alındığı sürece işimizi yapamıyoruz. Her sefer başına bu parayı ödüyoruz ama o kadar kazanamıyoruz.”dedi.

    “Türel’den detsek istediler.”

    Antalya Kamyoncular Kooperatifi Başkanı Osman Torun, ton başına alınan paranın kaldırılmasını istediklerini söyledi. 2018 yılında ton başına 2 TL’ olan ücretin bu yıl 3 TL’ye çıktığını dile getiren Torun,“ Zor durumda olan hafriyat çalışanlarına Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in yardımcı olmasını talep ediyoruz.”diye konuştu.

    “Kazanamıyoruz”

    Hafriyat kamyon şoförü Hüseyin Yalçın ise 2019 yılında kamyon başına alınan ücretin 60 liraya yükseldiğini belirterek, “Hafriyatı aldığımız yerden, stoklayacağımız yere, oradan götüreceğimiz başka yere kadar ücret ödüyoruz. Aynı malzemeye üç kere para yatırıyoruz. Bu bizim üstümüze yük. Ödediğimiz para belediye adına Antalyaspor yetkilileri tarafından toplanıyor.Hepimiz Antalyaspor’un daha iyi bir yerde olmasını isteriz, elimizden gelen desteği de veririz ancak ödeme ücümüz kalmadı. Bu paranın bizden kaldırılmasını istiyoruz. Ödediğimiz para kadar para kazanamıyoruz, hepimiz mağduruz.”ifadelerine yer verdi.

  • Paranın ’esas’ patronlarından ’yerli ve milli’ye tam destek

    Türkiye Satınalma Profesyonelleri ve Yöneticileri Derneği (TÜSAYDER) çatısı altında bir araya gelecek yüzlerce satınalma profesyoneli, bu yıl 8’incisi düzenlenecek Satınalma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde (STZ18) tüm ülkeye yayılan ’yerli ve milli’ çağrısına tam destek verecek.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başlattığı ve ülke çapında yayılan ’yerli ve milli’ çağrısına 600’ü aşkın satınalma profesyonelinden büyük bir destek geliyor. Toplam 50 milyar dolarlık karar gücüne sahip yüzlerce satınalma profesyoneli, 1 Aralık’ta ’Yerli ve Milli Dönüşüm-Yerelden Globale’ sloganıyla Satınalma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde bir araya gelecek. Türkiye’nin büyük şirketlerinin satınalma yöneticilerinin üye olduğu, TÜSAYDER tarafından düzenlenecek STZ18, bu yıl 1 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak.

    Yapılan bilgilendirmede; 2010 yılından bu yana TÜSAYDER tarafından her yıl düzenlenen STZ’de bu yıl;’ Satınalmada TL’ye Dönüş’, ’Yerli ve Milli Satınalma’, ’Yerli Para Kullanımı ve Satınalma’, ’Yerli Para ile Uluslararası Ticaret’, ’Ekonomik Savaşa Yerli Para ile Karşı Koyma’, ’Satınalmada TL’ye Sahip Çıkma’, ’Dünya ve Türkiye Ekonomisi ile Satınalma ve Dijital Dönüşüm’ konuları alanında uzman konuşmacılarla ele alınacak. Zirvede, dünya ekonomi sistemini değiştirecek, geleceğin teknolojisi olarak nitelendirilen blockchain (blok zinciri) ve kripto paralarla ilgili sunumlar da gerçekleştirilecek. Geçen yıl 550 kişinin katıldığı zirve, bu yılda hem dünyadan hem de Türkiye’den üst düzey iş insanlarını buluşturacak.

    Dünyadaki satınalma profesyonellerini ve satınalma yönetilcilerini tek çatı altında toplama misyonunu üstlenen IFPSM CEO’su Malcolm Youngson ve Uluslararası Satınalma ve Pazarlık Danışmanı ve Eğitmeni Omid Ghamami STZ18’in yabancı konukları arasında yer alırken, Ekonomist ve yazar Mahfi Eğilmez, Blockchain Türkiye Platformu Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Usta, SushiCo Genel Müdürü Özkan Keskin ile TEB Satınalma Direktörü Arda Polat da STZ18’in konuşmacıları arasında olduğu kaydedildi.

  • Uluslararası Para Zirvesi’nde ‘Para’nın geleceği tartışıldı

    Frankfurt School Blockchain Center’da gerçekleşen uluslararası Para Zirvesi’nde ‘Para’nın geleceği tartışıldı. Zirvede dünyada önde gelen ekonomistler mevcut para sistemini ele aldı.

    International Movement for Monetary Reform (IMMR) , Monetative ve Frankfurt School Blockchain Center tarafından düzenlenen Uluslararası Para Zirve’si, Bağımsız ve Milli Para Sistemi (Vollgeld) ve Kripto paralar ile para formunun ve sisteminin nasıl şekilleneceği konusuyla Almanya’nın Frankfurt şehrinde önceki gün toplandı. Zirvede, Bağımsız ve Milli Para Sistemi (Vollgeld), Kripto paralar ve Merkez Bankası Dijital Parası üzerine yeni tartışmaları masaya yatırıldı.

    Konferansta dünyaca ünlü ekonomistler bir araya geldi

    Konferans, üniversitelerin önde gelen uluslararası ekonomistlerine, merkez bankalarına ve finans kuruluşlarına ev sahipliği yaptı. Açılış konuşmaları William White (OECD Başekonomisti, BIS eski başekonomisti), Prof.Dr.Thomas Mayer (Flossbach von Storch Research, Deutsche Bank eski başekonomisti), Dr. Michael Kumhof (İngiltere Merkez Bankası Kıdemli Araştırma Danışmanı, IMF Ekonomik Modelleme Bölümü eski Başkan Yardımcısı), Prof.Dr.Laurence J.Kotlikoff (Boston Üniversitesi, yazar) ve Prof. Dr. Peter Bofinger (Würzburg Üniversitesi, Alman Ekonomi Uzmanları Konseyi üyesi) tarafından gerçekleştirildi.

    Farklı oturumlardaki konuşmacılar arasında İspanya Merkez Bankası Eski Başkanı Miguel Angel Fernandez Ordonez, İsveç Merkez Bankası e-krona Projesi’nin önde gelen araştırma görevlilerinden Dr. Carl Claussen, Bağımsız ve Milli Para Sistemi (Vollgeld) yaklaşımının mimarı, Prof.Dr. Joseph Huber ve Frankfurt School Blockchain Center Başkanı Prof. Dr. Philipp Sandner yer aldı. Almanya’daki Yeşiller Partisi Finans Komitesi Başkan vekili Dr. Gerhard Schick ise diğer katılımcılar ile birlikte açık oturuma katıldı.

    İki farklı görüş

    Hali hazırdaki para sistemindeki olası değişiklikler ve problemlerin yanı sıra iki radikal görüş de konferansta gündemdeydi. Paranın üretiminin ele alındığı zirvede uzmanlar, Bitcoin’in icadı ve 2008 finansal krizinden beri, para ve bankacılık sisteminin kendisi ve işleyişi hakkında olan tartışmaların da tekrar gündeme getirilmeye başlandığının altını çizdi.

    Bağımsız ve Milli Para Sistemi (Vollgeld) destekleyicileri sistemsel olarak finansal krize yol açan ticari bankaların kaydi para üretmesi ve kullanıma sürmesini eleştirilerek, para üretmenin tamamen kamuya ait Merkez Bankaları’nın eline dönmesini savundu.Bir diğer görüştekiler ise; kamuya ait Merkez Bankaları’nı, var olan para sistemindeki zayıf halka olarak görerek paranın tam ulussuzlaştırılmasını ve özelleştirmeyi destekledi. Bu grubu özel kripto para temsilcileri destekledi.

    “Artık halihazırdaki para sisteminin sonuna geldiğimizi görüyoruz”

    Uluslararası Para Zirvesinde, para sistemleri konusunda araştırmalar yapan ve ‘Bağımsız ve Milli Para Sistemi’ Türkiye Temsilcisi Dr. Artuğ Çetin yaptığı açıklamada, “Para sistemi denildiği zaman paranın kullanıma sürülmesi, halka nasıl servis edilmesi gerekliliği ve kullanıcı tarafından nasıl irdelendiğinin tanımlandığı bir sistemden bahsediyoruz. Bugünkü para ve bankacılık sistemi kısmi bir rezerve bağlı olan kaydi para sistemidir. Konferansta, kısmi rezerve dayalı kaydi paranın meşru Merkez Bankaları yerine, günümüzdeki sistemde ticari bankalar tarafından üretilmesi ve kredi vermek suretiyle kullanıma sürülmesi, dolayısıyla buna bağlı olarak da ticari bankaların alım gücü üretmesine dayalı problemler masaya yatırıldı. Türkiye gündeminde çok yer tutmamasına rağmen, Dünyada uzun süredir tartışılan paranın geleceği ve demokratikleşmesi zirvedeki en önemli konuydu diyebiliriz. Artık halihazırdaki para sisteminin sonuna gelindiğini görüyoruz” dedi.

    Üretilen madeni ve kağıt paraların piyasalarda kullanım oranlarının bazı ülkelerde yüzde 1’lere kadar düştüğünün altını çizen Çetin, “Bu da şu anlama gelir; devlet yani Merkez Bankaları, artık para üretmemektedir. Sistem devletler açısından kabul edilemez bir noktadadır. Adı üzerinde kısmi rezerv bankacılık sistemi, kısmi bir parayı referans vererek misli bir parayı kullanıma sürmektir. Bu da yeni üretilen paranın adeta karşılıksız olması anlamına gelmektedir. Diğer taraftan günümüz para ve bankacılık sistemi gereği kredi vermek suretiyle ticari bankalar tarafından yani ‘borç’ karşılığı gerçekleşen bir para üretiminden bahsetmekteyiz. Buradan anlaşılan, kullanıma sürülen her birim paranın karşılığının ‘borç’ olduğu gerçeğidir” ifadelerini kullandı.

    “Para hacmi diye bahsedilen kurgu artık borç hacmi olarak yorumlanabilir”

    Dr. Artuğ Çetin, para hacmi diye bahsedilen kurgunun, günümüzde borç hacmi şeklinde yorumlanabileceğini söyleyerek şunları kaydetti: “Çünkü ticari bankaların kullanıma sürdüğü kaydi para ile meşru Merkez Bankalarının üreterek kullanıma sürdüğü nakdi para arasındaki oran, kaydi para lehine yüzde 90’lara ulaşmış durumdadır. Yani para hacminde Merkez Bankaları’nın payı yüzde 10’lara düşmüştür. Dolayısıyla parasal hacmin kontrolü meşru Merkez Bankaları’ndan çıkıp, ticari bankalara geçmiştir. Bağımsız ve Milli Para Sisteminin hayata geçmesi durumunda Merkez Bankaları para hacminde tam kontrole ulaşabilecek ve buna bağlı olarak da devletler halihazırdaki kamu borçlarını önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde geri ödeyebilecek finansal kaynağa erişebilecekler. Böylelikle vergi gelirleri, borç ödemek yerine; toplumun refahı için kullanılabilecek.”

  • (ÖZEL HABER) Kayıp paranın sahibi arıyor

    Bursa’da üç kişilik bir aile yolda yürürken farkına varmadan parayı düşürdü. Bir başkası düşen parayı bulup sahibini aradı. O anlar ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

    Olay, merkez Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Nereden geldikleri belli olmayan üç kişilik bir aile, yoldan otomobillerine giderken bir miktar parayı yere düşürdü. Arkasından gözlükçüde bulunan bir müşteri parayı yerde fark edip etrafındakilere sordu. Fakat paranın sahibini bulunamayınca, duyarlı vatandaşlar gözlükçüye parayı teslim ettiler. O anlar ise gözlükçünün güvenlik kamerasına yansıdı.

    Parayı bulan adam gözlükçüye parayı getirdiğinde içerideki müşterilerden birisi parayı kendisinin düşürdüğünü söylese de, iş yeri sahibi güvenlik kamerasından baktığında paranın o kişiye ait olmadığını ve düşürenlerin üç kişilik bir aile olduğunu tespit edip parayı vermedi.

    İhlas Haber Ajansı mikrofonlarına konuşan gözlükçünün sahibi Mesut Gülmez, “İşyerinde çalışırken bir hayırsever müşterim kapının önünde bir miktar para buldu. Gelen giden olursa “size söyler” diyerek parayı bize teslim etti. O sırada dükkânda bir müşterim vardı. “Benim param” diyerek sahiplenmek istedi. Ondan sonra emin olamadım “güvenlik kamerası görüyordur, bir bakalım” dedim. Baktık ki vatandaşa ait değilmiş. Kameraya baktığımızda üç kişilik bir aile parayı kapının önünde düşürüyor ve karşıda duran arabasına binip gidiyorlar. İnşallah yerine ulaşır para’’ dedi.

    Gülmez’in çağrısıyla birlikte şimdi kayıp paranın sahibi aranıyor.