Etiket: Paralel

  • Karaküçük’ten “Paralel Yapı”ya Tepki

    Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Başkanı Kemal Karaküçük, “Paralel yapı”nın devletin içine çöreklenmiş bir yapı olduğunu belirterek, hükümetin ve devletin mücadelesini desteklediğini söyledi.

    Karaküçük, yaptığı açıklamada, devletin içerisinde yapılanmış, devletin bekasını tehlikeye sokacak, çöreklenmiş farklı grup farklı anlayışlar içerisinde hareket eden ve ihanet içerisinde olan bir yapının kabul edilemez bir durum olduğunu ifade ederek, “Devleti yönetecek güç sandıktan çıkan iradedir. Burada devletin içerisinde görev alan insanlarda sadece devlet aidiyeti içerisinde kendi amirlerinin ve kendi üstlerine yapması gereken yasal vazifeleri ne ise onu yaparlar. Onun dışında hiçbir durum kabul edilemez” dedi.

    Özellikle muhalif çevrelerin ve muhalefetin iddia ettiği her şeyin millet nezdinde çürüdüğünü söyleyen Karaküçük, “Hiçbir birliktelik masumiyet karinesi olamaz. Burada muhalefetin ve muhalif çevrelerin kendilerinin iddia etmiş olduğu paralel yapının da tüm iddiaları millet nezdinde çürüdüğünü görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin paralel yapı ile yapmış olduğu mücadeleyi şahsım olarak destekliyorum. Devlet tektir, tek bayrak vardır, tek bir yönetim vardır. Bunların dışında yapılan başka bir oluşumun başka bir birliğin hiçbir yasal değeri ne yasalarda ne de milletin gönlünde yeri yoktur. Bu iddiaların hepsi çöpe gitmiştir. Ben de bu bağlamda hükümetimizin ve devletimizin yanında olduğumu vurgulamak isterim” ifadelerini kullandı.

    Paralel yapı ile ilgili kendisine yönelik yapılan eleştirilere de cevap veren Karaküçük, “Ben buna bir açıklama getirmedim. 17-25 Aralık’tan önce ve daha önceleri herkesin yardım ettiği gibi biz de yardım etmiştik. Sadece cemaat değil farklı vakıflara farklı derneklere hayır amacıyla yardım yapmıştık. Allah’a şükür inanan insanlarız. Bir de Allah’ın emri olan zekat görevini yerine getirmiş olduk, hem de hayır kuruluşlarına destek olmak amacıyla şahsi olarak desteklerden bulunmuştuk. Yapılan yardımlar bilinmelidir ki sadece Allah rızası için yapılmıştır” diye konuştu.

  • Mevlüt Çavuşoğlu’ndan ’Paralel Yapı’ Açıklaması

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, “’Madem PKK Gezi olaylarına girmedi, ben PKK’nın içine gireyim’ diyen Paralel Yapı kaybetmiştir, kaybetmeye mahkumdur. Bu Paralel çete, PKK’dan da beter” diye konuştu.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Alanya’da vatandaşlarla buluştu. AK parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer ve AK Partili milletvekillerinin de bulunduğu törende konuşan Çavuşoğlu, hiçbir siyasi partinin Alanya’da yüzde 50 oranında oy almadığını ifade etti. İlçede her iki kişiden birinin AK Parti’ye oy verdiğini hatırlatan Çavuşoğlu “Biz de bunun karşılığını hizmetlerle ödeyeceğiz. İlçeye hızlı tren getireceğiz, turizmi 12 aya çıkarmak amacıyla golf sahaları, tesisler yaparak spor turizmine katkı sağlayacağız. İlçemize uluslararası kongre merkezi ve fuar alanları inşa edeceğiz ve Alanya’ya TOKİ’yi getireceğiz. Emekliler, turizmde çalışanlar dahil herkese uygun konut vereceğiz” dedi.

    Mevlüt Çavuşoğlu konuşmasında, terör siyaseti yapanların kaybetmeye mahkum olduklarını söyledi. Çavuşoğlu, “Gezi olaylarından umudunu kesen, 17-25 Aralık darbe girişiminde başarılı olamayan, ’Madem PKK Gezi olaylarına girmedi, ben PKK’nın içine gireyim’ diyen Paralel Yapı kaybetmiştir, kaybetmeye mahkumdur. Bu Paralel çete, PKK’dan da beter. Yurt dışında Ermeni lobileriyle birlikte el ele, kol kola Türkiye aleyhine çalışıyor bu Paralel Yapı. Bunların tepesi ihanet çetesi” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’YE İSTİKRAR GELDİ”

    Öncelikleri arasında Antalya’ya hizmet etmenin de olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Bugün bayram ediyoruz. Sonbahar ama Türkiye’de çiçekler açtı, umutlar yeşerdi, istikrar geldi Türkiye’ye. İnsanların yüzü gülmeye başladı. Sadece Türkiye’deki insanların değil, dünya mazlumlarının da yüzü gülmeye başladı. 60 yıldır böyle bir Türkiye’yi bekleyen yurt dışındaki vatandaşlarımız da sevinmeye başladı. 100 yıldır böyle güçlü Türkiye’yi, ’Gelsin bizi bulsun’ diyen yurt dışındaki vatandaşlarımız, soydaşlarımız ve Evlad-ı Fatihanlar ellerini tekrar göğe açtılar. Bu birlik beraberlik sayesinde bu tabloyu tekrar yaşıyoruz. Turizmi 12 aya çıkaracağız ve golf sahaları, tesisler yaparak spor turizmine katkı sağlayacak, uluslararası kongre merkezi ve fuar alanları inşa edeceğiz.”

    Konfeti ve havai fişek gösterisiyle son bulan konuşmaların ardından Mevlüt Çavuşoğlu vatandaşlarla özçekim yaptı.

  • Rektör Tuncer’den ‘Hacettepe’de Teknokent’e Paralel Çöreklenme’ Haberlerine Cevap

    Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer, gazetelerde yer alan ‘Hacettepe’de Teknokent’e paralel çöreklenme’ haberlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Paralel yapıyı da bir terör örgütü olarak kabul ediyoruz. Devletin resmi organlarıyla biz zaten haberleşiyoruz. Bize bu konuda herhangi bir konuda bir uyarı, öneri geldiği an gereğini yaparız ve yaptık da” dedi.

    Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer, makamında gazetecilerle bir araya geldi. Tuncer, ‘Hacettepe’de Teknokent’e paralel çöreklenme’ haberlerinin gerçeği yansıtmadığını bildirerek, bu tarz suçlamaların iftira olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tuncer, “O haberin kaynağı bizim bu yapıda yer aldı diye uzaklaştırdığımız arkadaşımız. Orada yazılanların hiçbiri doğru değil” diye konuştu.

    Tuncer, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Devletin karşısında devlete paralel, yandan girmek, oradan girmek, devletin işleyişini engelleyecek her türlü yapıyı terör olarak kabul ediyoruz. Paralel yapıyı da bir terör örgütü olarak kabul ediyoruz. Devletin resmi organlarıyla biz zaten haberleşiyoruz. Bize bu konuda herhangi bir uyarı, öneri geldiği an gereğini yaparız ve yaptık da.”

    Son 4 yılda zor dönemlerden geçtiklerini ifade eden Prof. Dr. Tuncer, “Şirket borçlarımızı birinci yılın sonunda biz 198 milyona indirdik. Bugün itibari ile 151 milyon borcumuz var. Ama şu 4 yılda hiç arttırmamışız, azaltmışız. İnanılmaz zor olan bir şeyi çalışmayı başardık. Bir hibe, kaynak almaksızın kendi yağımızda kavrulduk ve borcumuzu arttırmadık” ifadelerini kullandı.

    Birçok projeleri olduğuna dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Tuncer, enerji bağımlılığının tamamen yok edilmesi ve azaltılması için birçok proje hazırladıklarına dikkat çekti. Tuncer, üniversite olarak bilimsel çalışmaların artırılacağını, sanayi ile işbirliklerinin geliştirileceğinı, bilgi işlem alt yapılarının arttırılacağını vurguladı.

  • ‘Paralel Mağduru Olunca Tabelasını Değiştirdi

    Amasya’da bir mobilya firması, 2004 yılından bu yana kullandığı ‘paralel’ olan ismini değiştirdi.

    Firmayı kurarken “Beklentilerinize paralel, düşlerinize paralel olarak” fikriyle yola çıktıklarını ancak sırf isimden dolayı son birkaç yıldır ‘paralel yapı’ ile anılmaları üzerine işbirliği içinde oldukları firmalarla sıkıntılar yaşadıklarını belirten firma yöneticisi Beşir Bütüner, “Satışlarda düşüşten ziyade insanların bakış açısı bizim için önemliydi. Bazen ismimizden dolayı sıkıntı çektiğimiz oldu. Paralel kataloglarını bile mağazalara sokamadığımız durumlar oldu. ‘İsminizi değiştirin öyle gelin’ diyen yüzlerce firmayla karşılaştık” dedi.

    Bazı vatandaşların Ziyaret beldesi mevkisindeki firmanın önüne gelip totem tabelanın altında fotoğraf çektirmelerinin kendilerini etkilediğini anlatan Beşir Bütüner, “İzin alarak ‘fotoğraf çektirebilir miyiz’ diyen insanları gördük. Bunlar da artık bizi rahatsız etmeye başlamıştı” diye konuştu.

    Gittikleri fuarlarda olumlu ya da olumsuz tepkiler gördüklerini anımsatan Bütüner, “Kimisi fotoğraf çektirmek istedi kimisi gülerek geçti kimisi arkadaşını aldı. ‘Bak bak bak bak kimler gelmiş’ gibi ifadelerini gördük insanların yüzlerinde. Bundan sonra da kataloglarımız olsun, tabelalarımız olsun, müşterilerdeki tabelalarımız olsun patentini aldığımız markamız olsun artık bizi bir yerlere çekmek isteyenlere karşı sıkıntılar olacağını hissederek ‘paralel’ olan ismimizi ‘Moderna’ kanepe, koltuk, baza ve yatak olarak değiştirdik” şeklinde konuştu.

    Önceki tabelanın kaldırılıp yerine yenisinin takıldığını söyleyen firma çalışanı Hüseyin Doğan da, “Bazı arkadaşlarımız ‘asıl paralelci sizsiniz’ gibi söylemlerde bulunuyorlardı. Biz de bundan rahatsız oluyorduk. Şaka da olsa rahatsız oluyorduk” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) Kardemire Paralel Darbe

    Karabük Özel Sektör Demir Çelik Haddecileri Derneği (KAHDER) eski Başkanı Murat Orhan, “Türkiye’nin ilk ağır sanayi fabrikası” olan Kardemir’in yönetim kurulu üyeleri tarafından yaklaşık 750 milyon dolar zarar uğratıldığını iddia ederek, “Paralel yapının Kardemir’de parmağı varsa bunların yönetimden temizlenmesi gerekiyor” dedi.

    Karabük’te faaliyet gösteren haddehaneciler, “Kardemir Yönetim Kurulu’nda yer alan Yolbulan, Güleç ve Yücel ailelerinin kendi şirketlerine, demir ve kütük gibi ürünlerin satışında kolaylık sağladıkları” iddiasıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) 21 Ocak 2011 tarihinde şikayette bulundu. İddiaları araştıran SPK’nın incelemesinde Kardemir’in ürettiği kütüklerin yüzde 76.6’sını, demir çelik şirketinin yüzde 10.8 hissesine sahip Yolbulan ailesine ait Yolbulan AŞ, Güleç ailesine ait Çağ Çelik AŞ ve Yücel ailesine ait Çelsantaş AŞ’nin aldığı ortaya çıktı. SPK raporunda Kardemir’in yönetiminde bulunan bu 3 şirketin yöneticilerinin, üretim ve satış bilgilerine sahip olmaları avantajını mal alımında kullandıklarına dikkat çekildi. Diğer şirketlere ürün teslimatlarının ise gecikmeli yapıldığı belirtilen SPK raporu doğrultusunda Karabük Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Savcının hazırladığı iddianame ile 11’i üç aile şirketinin yöneticisi, 8’i Kardemir yöneticisi 19 kişi hakkında, “haksız rekabetin ihlali” suçlamasıyla 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Davanın yargılaması devam ediyor.

    SANAYİCİLERE BANK ASYA DAYATILDI

    Karabük Özel Sektör Demir Çelik Haddecileri Derneği (KAHDER) eski Başkanı Murat Orhan, “2005 yılında ’Kardemir’in yatırıma ihtiyacı olduğu’ gerekçesiyle o dönem yatırım amaçlı olarak hisse senetlerinin bölgedeki sanayicilerden ve hissedarlardan bloke edileceği, onlara öncelikli mal alım hakkı tanınacağı söylendi. Söz konusu hakkın yüzde 50 öncelikli olarak bloke ettirenlere verileceği aktarıldı. Fakat önümüzde o zaman bir dayatma vardı. O da ’İlla hisse senedi olacak ve bu hisse senetleri illa ki Bank Asya’ya olacak’ şeklindeydi. ’Bank Asya’dan kredi kullanabilirsiniz fakat biz bunlara hisse senetleri değil de ipotekler, teminat mektupları, bloke çekler verelim’ dedik ancak yönetimde bulunan üç aile diye tabir ettiğimiz Yolbulan, Güleç ve Yücel aileleri bu dayatmayı çözemediğimiz halde hisse senedi üzerinden yaptılar. Bugün de gündemde olduğu gibi Bank Asya’nın adının paralel yapıyla adının anıldığını her geçen gün öğrenmiş bulunmaktayız” ifadelerini kullandı.

    3 YILLIK TİCARET İZNİ YARGITAY’DAN DÖNDÜ

    Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerine ait şirketler ile Kardemir arasındaki ticari ilişkinin yasal dayanağını oluşturan genel kurul kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından iptal edildiğini belirten Orhan, “11. Hukuk Dairesi bizleri haklı buldu. Daire, ’Kardemir’in süregelen yönetiminde yer alan Yolbulan, Çağ Çelik ve Güleç ailelerinin ceza davaları devam ediyor, genel kurulda alınan ticaret yapabilme müsaadesi oybirliğiyle alınmış olsa da iptal edilmesi gerekir’ dedi ve Yargıtay’ın onama kararını kaldırdı, yerel mahkemenin de kararını bozdu. Böylelikle Kardemir yönetiminin ’ticaret yapabilme müsaadesi’ iptal edildi. Alınan karar, davası devam eden 2013, 2014 yılları için ticaret müsaadesi davalarına emsal teşkil etti ve 3 yıllık ticaret müsaadesi iptal edildi. 2015 yılı için dava devam ediyor. Neticede Kardemir yönetimini oluşturan Yolbulan AŞ, Çağ Çelik AŞ, Çelsantaş AŞ firmalarıyla Kardemir’in ticaretleri iptal edildi, şuanda Kardemir’le ticaret yapamıyorlar” dedi.

    YÖNETİM ELİYLE 750 MİLYON DOLAR ZARAR

    Orhan, demir çelik sektörünün katma değeri yüksek ve Türkiye’nin lokomotiflerinden olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Kardemir’in geçmişte özelleştirme idaresi tarafından nasıl bir yapıya büründürülmek istendiği bellidir. Üç ailenin kasasına katkı sağlaması amacıyla özelleştirilmiştir. Bu üç ailenin hissesi yüzde 10 olmasına rağmen yüzde 80 oranında kendi şirketlerine mal aktarıyorlar. Bu yanlıştır. Biz bu uygulamadan rahatsız olduk ve gerekeni yargı yoluyla yapmaya çalıştık. Bugün gelinen nokta ise son 6 aylık bilançosunda 93 milyon TL zarar gösterilmiştir. Kardemir’in toplamda ise borcu 750 milyon dolarlara ulaşmıştır. Yarın daha büyük sıkıntıların yaşanmaması için çağrıda bulunuyorum, Kardemir’in karı bu üç ailenin cebine girmiştir. Bunun önüne geçilmesi gerekir. Kardemir gerçekte zarar etmemiştir, yönetim kurulu üyeleri tarafından 750 milyon dolarlık zarara uğratıldığını düşünmekteyim.”

    Özelleştirmenin ardından Kardemir gibi büyük bir kuruluşun adeta söz konusu üç ailenin eline geçtiğini savunan Orhan, “Yarınlarımıza da zarar verilmemesi adına mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

    ARKASINDA PARALEL YAPI MI VAR?

    Haksız kazanç elde ettiği tespit edilen üç ailenin arkasında “paralel devlet yapılanması” olduğunu ileri süren Orhan, “Geldiğimiz bu süreçte bunu düşünmeye başladık. Çünkü geçmişte Bank Asya’nın diretilmesini anlayamamıştık. Gerçi bu uygulamaya yanlış olduğunu düşündüğümüz için girmemiştik. Bank Asya özellikle diretildi. Geçmişe dönük bakılırsa Bank Asya’ya hisse blokeleri yaptırılacağına dair gazetelere ilanlar dahi verildi. Ama o dönemde bunları kimsenin tahmin etme imkanı yoktu. Bugün de Bank Asya paralel yapıyla anıldıktan sonra bizlerin de bu durum dikkatini çekiyor. Eğer bu yapının parmağı varsa bunların yönetimden temizlenmesini istiyoruz. Bu duruma dur demenin çabası içindeyiz” ifadelerini kullandı.

    “Kardemir’in güzel bir yapıya bürünmesini istiyorum” diyen Orhan, “Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ve gerekli bakanlarımıza seslenmek istiyorum, Kardemir’i unutmasınlar, Kardemir bu ülkenin ilk demir çelik fabrikasıdır, demirin ilk üretildiği fabrikadır. Buradaki haksızlıklara dur denilmesi gerekiyor. Kardemir’in bu üç aileye değil ülke ekonomisine kazandırılmasını rica ediyorum” çağrısında bulundu.

    Orhan, aynı zamanda hukuk sürecinin ardından hazırladığı bir bilgilendirme dosyasını hükümet yetkililerine posta yoluyla ilettiğini belirtti.

    PİYASA DEĞERİ 1 MİLYAR LİRA

    Karabük Demir Çelik’in (Kardemir) temeli 3 Nisan 1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Başbakan İsmet İnönü tarafından atıldı. 2 yıl sonra işletmeye alınan fabrika başlangıçta Sümerbank’a bağlı “Demir Çelik Fabrikaları Müessese Müdürlüğü” adı altında çalıştı. Müessese, 13 Mayıs 1955’den sonra bağımsız bir KİT durumuna geldi ve Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğü adını aldı. 5 Nisan 1994 kararları ise Kardemir için bir dönüm noktası oldu. Aynı tarihte görevini tamamladığı gerekçesiyle kapatılma kararı verilen Karabük Demir Çelik Fabrikaları AŞ hisselerinin tamamı, Kardemir AŞ’ye 1 TL’lik sembolik bedelle devredildi. Şirket, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) son açıkladığı “Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu” listesine 1 milyar 170 milyon liralık cirosu ile 37. sıradan girdi. Şirketin piyasa değeri ise 1 milyar TL seviyesinde.