Etiket: Para

  • Pompacıyı Bağlayıp Dövdükten Sonra Para Dolu Kasayı Çaldılar

    Bolu’nun Mudurnu ilçesinde bir benzinliğe gelen kimliği belirsiz 4 kişi, pompacıyı bağlayıp dövdükten sonra içinde 20 bin TL bulunan kasayı alarak kayıplara karıştı.

    Olay, dün gece saat 04.10 sıralarında Mudurnu İlçe Emniyet Müdürlüğünün 50 metre yakınında bulunan bir benzin istasyonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabaha karşı benzinliğe bir araç yanaştı. Nöbetçi pompacı İsmail Yılmaz’ın uyuduğu sırada araç ısrarla kornaya basınca pompacı uyandı. Bir anda araçtan inen 4 kişi, pompacının üzerine atlayarak etkisiz hale getirdi. Daha sonra pompacı İsmail Yılmaz’ı feci şekilde darp eden şahıslar, ellerini ve ayaklarını bağladı. Para kasasının bulunduğu odanın kilitli olduğunu öğrenen şahıslar, istasyonun arka bölümüne geçerek camı kırıp içeriye girdi. İçinde 20 bin TL bulunduğu öğrenilen kasayı araca yükleyen 4 kişi, market bölümünden de sigara aldıktan sonra olay yerinden kaçtı.

    Pompacının çalışma arkadaşlarını araması üzerine olay yerine gelenler hemen polise ve sağlık ekiplerine haber verdi. Feci şekilde dövülen Yılmaz’ın kaburgasında kırıklar olduğu ve hastanede tedavi altına alındığı öğrenildi. Polis, her yerde kaçan 4 kişiyi aramaya başladı.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • Yeni kral halkı paraya boğdu

    Suudi Arabistan’ın yeni kralı Selman bin Abdullaziz, göreve gelişi nedeniyle emekli, memur ve öğrencilere 2 maaş ikramiye ödenmesini emretti.

    Yeni kabine üyelerinin açıklandığı toplantıda kralın tahta geçişi nedeniyle ülkedeki tüm öğrenci, memur ve emeklilere 2 maaş ikramiye verilmesi yönünde emir verdiği ifade edildi. Kral Selman duyurunun ardından Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Sevgili halkım. Siz her şeyin en iyisini hak ediyorsunuz. Ne yapsam hakkınızı ödeyemem. Dualarınızı benden eksik etmeyin” dedi.

     

    Öte yandan Kral Selman’ın tahta geçişi sonrası kabinede köklü bir değişiklik yapması dikkat çekti. Kral Selman, İslami İşler, İletişim ve Bilgi Teknolojileri, Kültür ve Enformasyon, Sosyal İşer, Tarım ve Sağlık bakanlarını değiştirdi. Kral, Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Bender bin Sultan’ın da görevine son verdi.

  • ‘Kuruş’ deyip geçmeyin!

    ‘Kuruş’ deyip geçmeyin!

    Yerde gördüğümüz zaman almaya bile gerek duymadığımız, alışverişlerde para üstü olarak kullanmadığımız ya da alamamaktan şikayet ettiğimiz madeni paraların, ekonomideki değeri 1 milyar 370 milyon lirayı buluyor.

     

     

    509114

     

    Yaşar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, tüketici şikayetlerinin, özellikle, peşin yapılan küsuratlı alışverişlerde para üstü olarak kuruş ödemelerinin yapılmadığı yönünde yoğunlaştığına dikkat çekerek, “Son zamanlarda 1 kuruş sorunu sıklıkla gündeme gelmeye başladı. Zira piyasada 1 kuruş görmek neredeyse imkansız, hatta 1 kuruş madeni paraların tedavülde olmadığını düşünenler dahi var. Bir diğer sorun da 1 kuruşun madeni değerinin 2,64 kuruş olması nedeniyle eritilip satıldığı iddiaları. Darphane’nin tedavüle sürdüğü 1 kuruş miktarı, hiç de azımsanmayacak ölçüde. Sadece geçen yıl 52 milyon 620 bin adet 1 kuruş basılmış. Ancak her iki durumda da kayıt dışı gelirin sağlandığı bir gerçek” dedi.

    2005 yılında Türk Lirası’ndan 6 sıfırın atılmasıyla beraber kuruş madeni paralar da tedavüldeki yerini aldı. 2009 yılında da YTL’den TL’ye geçişle birlikte halen kullandığımız madeni paralar basılmaya başlandı. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, 2009 yılından bu yılın Temmuz ayına kadar, 3 milyar 984 milyon 543 bin 950 adet madeni para bastı. 75 milyonluk ülkemizde kişi başına 53 madeni para düşerken bu paraların ekonomik değeri ise 1 milyar 370 milyon lirayı buldu.

    1 KURUŞTA KAYIT DIŞI GELİR UYARISI

    Vatandaşların çoğu zaman yerde görseler almadıkları 1 kuruşlarla ilgili şikayette bulunduklarını kaydeden Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, “2009 yılından 2013 yılına dek 125 milyon 260 bin adet 1 kuruş tedavüle çıkmış. Madeni para miktarını, ekonomi parametrelerinin diğer unsurlarından bağımsız düşünmek son derece anlamsız olsa da bu sayede ‘dolaşımda ne kadar 1 kuruş var’ sorusunu da cevaplayabiliyoruz. ‘Madem öyle nerede bu 1 kuruşlar’ diyebilirsiniz. Aslında sorun tam da bu noktada özellikle tüketici şikayetlerinde yoğunlaşıyor. Tüketiciler, firmaların piyasada 1 kuruşun bulunmayışından yola çıkarak, küsuratlı fiyatlama yoluyla haksız kazanç elde ettiklerini söylüyor. Şikayetler genel olarak iki senaryoda toplanıyor. Diyelim ki ürünün etiket fiyatı 1.99 TL, haliyle 2 TL ödeme yapmış oluyorsunuz veya bir diğer senaryo ürünün bedeli 1.71 TL olsun, bu durumda da muhtemelen 1.75 TL ödeme yapmış olacaksınız, eğer kredi kartı kullanmıyorsanız. Para üzeri almak kuşkusuz tüketicilerin en doğal hakkı olsa da genelde cevaplar, ‘1 kuruşum yok’ oluyor. Sonuç, kayıt dışı gelir. Oysa piyasaya yeteri kadar 1 kuruş sürülüyor. Ancak ülkemizde ekonomik aktivitelerde 1 kuruş madeni paraya ne yazık ki itibar edilmiyor, bu bir gerçek” diye konuştu.

    “ERİTİLİP SATILIYOR MU” İDDİALARI

    “Madem öyle nerede bu 1 kuruşlar” sorusunun sorulduğu, bir diğer konunun da tedavüle çıktığı tarihte üretim maliyeti 0.89 kuruş olan, çinko ve bakır alaşımlı 1 kuruş madeni paranın, bugünkü üretim maliyetinin 2.64 kuruş olmasından kaynaklandığını ifade eden Kahraman, “Haliyle tedavüldeki 1 kuruşların, birileri tarafından toplanarak, eritilip gelir elde edildiği şeklinde iddialar da mevcut. Sonuç, bu kez başka bir kanaldan, yine kayıt dışı gelir” diyerek iki durumda da ortaya çıkan kayıt dışı gelire dikkat çekti.

    EN ÇOK 10 KURUŞ, EN AZ 1 KURUŞ VAR

    Darphane, 2009 yılından bu yılın Temmuz ayına kadar en fazla 10 kuruş, en az da 1 kuruş bastı.
    5,5 yılda, 1 milyar 37 milyon 241 bin adet 10 kuruş, 953 milyon 946 bin 600 adet 5 kuruş, 859 milyon 691 bin 150 adet 1 lira, 582 milyon 570 bin 100 adet 25 kuruş, 425 milyon 835 bin 100 adet 50 kuruş, 125 milyon 260 bin adet de 1 kuruş madeni para basıldı. Nüfusu yaklaşık 75 milyon olan Türkiye’de, kişi başına ortalama 53 adet bozuk para düşüyor. Cebimizdeki madeni paralarla, asgari ücretle çalışan 1 milyon 537 bin kişinin maaşları ödenebiliyor.

  • Türkiye’yi ağlatan kız Dilek Özçelik konuştu

    Türkiye’yi ağlatan kız Dilek Özçelik konuştu

    Bakan Erdoğan Bayraktar’dan tedavi için yardım isteyen öğretmen adayı Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi 23 yaşındaki Dilek Özçelik hastaneye yatırıldı. Özçelik ‘Tek isteğim biraz insanlıktı’ dedi.

     

    DİLEK ÖĞRETMEN ARTIK HASTANEDE

    Sosyal medyada hızla artan tepkiler üzerine valilik harekete geçti. Polisin çalışması üzerine genç kızın Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi 23 yaşındaki Dilek Özçelik olduğu öğrenildi. Valiliğin de çabasıyla “Dilek öğretmen” bugün hastaneye yatırıldı.

     

     

    VALİ İLE GÖRÜŞTÜ

    Yetkililer, genç kıza akşam saatlerinde ulaştı. Edirne Valisi Duruer, Özçelik ile telefonla bir görüşme yaptı ve genç kızı makamına davet etti. Lenf kanseri Dilek Özçelik, sabah saatlerinde valiliğe gelerek Hasan Duruer ile bir süre görüştü.

     

    Duruer ‘Dün Bakan Bey’in yanında ben kendisine söyledim. Belki o anda duymamış olabilir. İlgileneceğimi söylemiştim. Dün akşam kendisiyle görüştüm. Sabahleyin geldi. Teşekkür ediyorum. Hastalığının tedavisi konusunda her konuda yardımcı olacağız, destek vereceğiz. Geçenlerde Batı Trakya’dan bir çocuğumuzu getirterek tedavisi olmasını sağladık. Yine başka bir hastamızı da bu şekilde tedavi ediyoruz. Bulgaristan’daki soydaşlarımızı getirip tedavi ettiriyoruz. Dilek hanımın ilaçları konusunda gerekli desteği sağlayacağız.” diye konuştu. Duruer, “İlaçla ilgili sıkıntılarını biliyorum. Yarın Sağlık Bakanımız buraya gelecek.Geldiği zaman sizin ve sizin gibi olanların durumunu ayrıca kendisine anlatacağım. Ayrıca kendisi biliyor bu konuları. Biz size yardımcı olacağız. Destek vereceğiz” ifadelerini kullandı.

     

     

     

    DEVLETE SİTEM

    Yaşadığı sıkıntılar anlatan Dilek Özçelik ilaçların neden serbest piyasada olduğunu, devletin bu konuda niçin elini eteğini çektiğini sordu.  Kendisi gibi insanların makam, mevki sahibi olmadığını dile getiren Özçelik şunları söyledi: “Sizler gibi çok şeye kolaylıkla ulaşamıyoruz.Hastalığımı öğrendikten sonra oturup ailecek üzülemedik dahi. Bize böyle bir gerçeklikten söz ettiklerinde başta inanmak istemedik ama süreç gerçekten öyle işliyordu. Her başvurduğum yerde ilaç yok dendi. Lenf kanseriyim ve haliyle teşhis yapıldıktan sonra doktorum, bazı ilaçlarımın devlet tarafından karşılanmadığını söyledi. Tamam dedik ama şöyle bir durum söz konusu. Bu ilaçlar Türkiye’de yok. İthal ilaçlar. Yurt dışından getirilmesi gerekiyor. Bana zor bir süreç Allah kolaylık versin dediler.”

     

     

    ZAMAN KAYBI LÜKSÜM YOK

    Daha sonra kendisi gibi aynı hastalığı olan bir bayanla görüştürdüklerini anlatan genç kız, “İlaçlara ulaşma konusunda rehberlik edeceği söylendi. Anlattığı yol bana göre değildi. Çünkü çok çok zor bir yoldu. Kendisi Amerika, Fransa ve Hollanda’dan bu ilaçları getiriyordu. Ben hayatımda 3 yıl önce bir şehir dışı tecrübem oldu. O da üniversiteden dolayı burasıydı. Yurtdışı kelimesi zaten uzak bir kelime. Zaten prosedür gereği yurt dışından ilacın Türkiye’ye getirilmesi aşaması çok çok zor. Benim zaman kaybı lüksüm yok. Haliyle ne yapacağımı bilemedim. İlgili makamlarla görüşme talebimiz oldu. Ama randevu karşımıza çıkıyor. Evet önemli insanlarsınız, önemli işleriniz var ama bir insan sağlık için yardım istiyorsa mutlaka aciliyeti vardır. Bunun diğer randevuların önüne alınması gerekiyor.” diye konuştu.

     

     

     

    ARTIK İNANCIM KALMADI

    Bakan Bayraktar’ı şans eseri gördüğünü anlatan Dilek Özçelik, “Devlet başındaki insanların orada olmalarının sebebi tüm bireylerin ihtiyaçlarını karşılaması için orada bulunduklarını düşünüyorum. Öyle midir hala bilmiyorum ama öyle sanıyorum. Sadece bu düşünce ile kendisinin bir iki dakika kendisini dinlemesini arzu ettim. Tabii ki, ben ilaç deyince o para dedi. Mutlu muyum? dün sadece kendi ilaçlarım için gittim. Ama anladım ki, sadece benim ilaçları değil benim gibi çok insanın ilacı. Ben sadece kendim için değil o insanlar için de yardım ulaşsın istiyorum. Siyasiler oturup ilaç hususunda bir şeyler yapsınlar. Artık inancım kalmadı.

     

     

     

    TEK İSTEĞİM İNSANLIKTI

    Belki bir şeyler yapılıyordur ama artık tamamdır diyemiyorum. Mevki ve makam sahibi değilim ama şunu söyleyebilirim ki, insanım ben de değer yargılarım var. Bu hayatta en değer verdiğim şey minnet duygusudur. Teşekkür ediyorum. Bakanımız dün yapmış olduğu davranışının hata olduğunu bilincine varmış olsa gerek ki, üzüntüsünü dile getirmiş. Fakat Sağlık Bakanı’nın geleceğini söylediniz. Sağlık Bakanı yardım ederse kabulümdür. Ama Sayın Bayraktar’ın yardımını istemiyorum. Abartma, saçmalama denilebilir ama insanım ve ben ömür boyu o insana belki yanlış ve belki de anladığım doğrudur. Kendilerine karşı aldığım her nefeste minnet duygusu içerisine girmek istemiyorum. Girmeyeceğim. Söz konusu ölüm dahi olsa o durumu kendimi sokmayacağım. Benim tek derdim ilaç. Dün görmek istediğim insanlıktı.” açıklamasını yaptı.

  • Temizlik işçisinden insanlık dersi

    3 aydır maaş alamayan temizlik işçisi, bulduğu parayı polise teslim etti.

     

    Elazığ Belediyesi’nnini taşeron firmasında temizlik işçisi olarak asgari ücretle çalışan ve 3 aydır maaş alamayan 48 yaşındaki Doğan Güneş, çöp toplarken bulduğu bir cüzdan içindeki 250 lirayı götürüp polise teslim etti.

     

    Elazığ Belediyesi’nin taşeron firmasında 17 yıldır temizlik işçisi olarak çalışan ve 3 aydır da maaş alamayan 4 çocukbabası Doğan Güneş, çöp toplarken bir cüzdan buldu. Cüzdan içinde hiç bir kimlik bilgisi olmadığını ve 250 lira para bulunduğunu belirten Güneş, cüzdanı diğer arkadaşlarına haber vermeden akşam eve götürdüğünü söyledi. Güneş, “Eve geldikten sonra düşündüm para haram yiyemezdim, sonra götürüp emniyete teslim ettim tutanakla birlikte. Sahibi çıktığında gidip alsın” dedi.

     

     

    Güneş, asgari ücretle belediyede çalıştığını belirterek, “Ben 7 nüfusa bakıyorum, özürlü bir oğlum var. Tedavisini yaptırmak için Ankara’ya götürmem lazım ama imkanım yok. Asgari ücret alıyorum o da üç aydır belediyeden maaş alamamışım. Bu kadar çok ihtiyacım varken ben o parayı yemedim. İnsanlara da duyarlı olmalarını öneriyorum” diye konuştu. Hacer Güneş, eşine bulduğu parayı emniyete götürmesini söylediğini ifade ederek, “Eşim para bulup eve getirmişti. Ben ona bu para haram biz yiyemeyiz, sen onu götür polise ver dedim. Biz yoksuluz ama haram para yemeyiz” dedi.

     

     

    Güneş ailesinin oturduğu Hicret Mahallesi’nin muhtarı Murat Gülbasan, Doğan Güneş’in asgari ücretle 7 nüfusa baktığını ve özürlü bir çocuğunun olduğunu belirterek, “Gerçekten yoksul bir insan kendisine kömür yardımında bulunduk. Bazı durumu iyi olan vatandaşlarda arada yardım ediyorlar. Buna rağmen bulduğu parayı teslim etmesi çok yerinde ve onurlu bir davranış” dedi.