Etiket: Paneli

  • BEÜ’de “İnsan Hakları Bağlamında Sosyal ve Ekonomik Haklar” paneli

    Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu tarafından İnsan Hakları Günü kapsamında “İnsan Hakları Bağlamında Sosyal ve Ekonomik Haklar” konulu panel düzenlendi.

    BEÜ Öğretim Görevlisi Yücel Özden ve Öğretim Görevlisi Dr. Sıla Sabancılar Eren moderatörlüğünde gerçekleşen panele, Sağlık Kurumları İşletmeciliği Programı öğrencilerinden Bayram Han, Sosyal Güvenlik Programı öğrencilerinden Büşra Gökbulak ve Mesut Akgün panelist olarak katıldı. Öğrencilerin sunumuyla gerçekleşen panelde, kavramsal çerçevede insan hakları üzerinde durularak insan haklarının evrenselliğine ve önemine değinildi.

    Devletin güçsüzleri güçlüler karşısında korumak, gerçek eşitliği ve toplumsal dengeyi sağlamak amacıyla vatandaşlara tanıdığı ekonomik haklar ele alındı. Sosyal ve ekonomik hakların gelişimi ve önemi, negatif ve pozitif hak bağlamında değerlendirilerek sosyal güvenlik hakkı ve bu hakka yönelik güvencelerden bahsedildi. Ayrıca, sosyal güvenliğe yönelik sorunlar ve bu sorunlara yönelik oluşturulması gereken kamu politikaları üzerinde duruldu.

    Öğretim elemanları ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Şahin Kızıltaş’ın ve öğretim elemanlarının katılımcılara teşekkür belgesi vermesinin ardından sona erdi.

  • “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uygulamalar, Riskler ve Önlemleri Paneli” ATO’da gerçekleşti

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, iletişim teknolojilerindeki gelişimle birlikte “kişisel veri” kavramının ve korunması konusunun gündeme geldiğini belirterek, “Ülkemizde kişisel veriler Anayasa ile güvence altında” dedi.

    ATO’nun 8 No’lu Bilişim Teknolojileri ve 65 No’lu Danışmanlık Hizmetleri Meslek Komiteleri ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu iş birliğinde “Kişisel Verilerin Korunması, Riskler ve Önlemler Paneli” düzenlendi. ATO Meclis Salonu’da gerçekleşen panelin açılışında bir konuşma yapan ATO Başkanı Gürsel Baran, ad-soyad, doğum yeri, elektronik posta, kan grubu ve parmak izi gibi bilgilerinin kişisel veri kabul edildiğini ve korunması gereken bilgiler olduğunu söyledi. Türkiye’de ’kişisel veri’ kavramının, yapılan değişiklikle anayasanın 20. maddesine eklendiğini kaydeden Baran, “Böylece kişisel veriler ‘temel hak ve özgürlük’ olarak anayasa ile güvence altına alınmış oldu” dedi.

    Kişisel verilerin korunması konusunun herkesi ilgilendirdiğini vurgulayan Baran, konuyla ilgili panel düzenlemekteki amaçlarının elektronik ortam olması nedeniyle sürekli gelişen alanda, ATO üyelerinin hata ve yanlış yapmalarının önüne geçmek olduğunu ifade etti.

    Sanal ayak izi

    Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir de açılışta yaptığı konuşmada, kanun hakkında bilgi vererek, vatandaşların sanal ortamda kayıt yaptırırken bu kayıtların hangi gerekçelerle yapıldığına dikkat etmesi gerektiğini dile getirdi. Sosyal medya kullanıcılarının sanal alemde ayak izi bıraktıklarını anlatan Bilir, Facebook’u örnek göstererek, kullanıcının beğenilerine bakılarak arkadaşları, ailesi ve eşi kadar tanınabileceğini anlattı. Bilir, Facebook kullanırken kontrolün kullanıcıda olması gerektiğine dikkat çekti. Bilir, 6698 sayılı Kanunun amacının kişisel verilerin işlenmesi ve paylaşılmasını tümüyle engellemek olmadığını, amacın kişisel veri işleyenlerin, veri sahibi kişilerin mahremiyetine zarar vermelerini engellemek olduğunu ifade etti.

    Sanal ayak izlerinin Türkiye’de kalması gerektiğini de kaydeden Bilir, Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemine (VERBİS) geçerek, ciro, çalışan sayısı ve yerleşiklik durumuna göre kayıt yükümlülüğü getirdiklerini belirtti. Bilir, Google, Facebook ve Twitter’in VERBİS’e kayıt olması gerektiğini de söyledi.

    “Veri temelli ekonomi”

    Kişisel Verileri Koruma Kanununun, kişisel verilerin işlenmesi ve paylaşılması konusunda tümüyle engel olmadığını da anlatan Bilir, şirket ve kurumların hangi durumlarda kişisel verileri işleyip paylaşabileceğinin çerçevesini kanunun çizdiğini dile getirdi. Kişinin kendi kişisel verilerinin geleceğini belirleme hakkına sahip olduğunu söyleyen Bilir, gerektiğinde kişisel verilerin yurt içi ve dışına aktarılabileceğini ekledi. “Dünyada veri temelli ekonomiden bahsediliyor. Bizler bu verileri hukuka uygun olarak kullanabilirsek bundan ekonomik değer üretebiliriz” diyen Bilir, Türkiye’de de yerli ve milli veri merkezi olması gerektiğini belirtti.

    ATO Meclis Üyesi ve Danışmanlık Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Hüseyin Özer de açılış konuşmasında kayıt dışılıktan ve bunun kişisel verilerin korunması konusundaki olumsuz etkisinden bahsetti. Özer, sağlıklı verinin üretilip, doğru yerlerde ve doğru ellerde kullanılması gerektiğini vurguladı.

    Ankara Ticaret Odası Bilişim Teknolojileri Meslek Komitesi Başkanı Ömer Faruk Kayaaslan konuşmasında, teknolojinin gelişirken getirdiği yeniliklerin ihlalleri de beraberinde sürüklediğini kaydederek, düzenledikleri faaliyetin amacının kişisel veri mahremiyeti konusunda farkındalık ve hassasiyet oluşturmak ve konuyla ilgili firmaları oluşan fırsatlar ve riskler konusunda bilgilendirmek olduğunu söyledi.

    Kişisel Verileri Koruma Kurumu Daire Başkanı Dr. Yılmaz Vural’ın moderatörlüğünü gerçekleştirdiği panelde, Kişisel Verileri Koruma Kurumu Daire Başkanı Mustafa Erbilli, Daire Başkan Yardımcısı Tuğba Yılmaz ve Başkanlık Müşaviri Seçil Koyuncu, “Kişisel Verilerin Korunması Mevzuatı Genel Bilgiler, Veri Sorumluları Sicili ve Şirket Kanununa Uyum Süreci, Kişisel Veri Güvenliği ve Bilişim” başlıklarında konuşmalar yaptı.

  • “Üniversite Sanayi İşbirliğinde ARGE nin önemi” paneli

    Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından “Üniversite Sanayi İşbirliğinde ARGE nin önemi” konulu konferans gerçekleştirildi.

    Mühendislik Fakültesi Hamit Çepni Konferans salonunda “Üniversite Sanayi İşbirliğinde ARGE nin önemi” konulu konferansta öğrencilere hitap eden KBÜ eski rektörü ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Prof.Dr. Burhanettin Uysal Karabük Üniversiteyi kurarken temel hedef olarak bilinenleri tekrar etmeme üzerine kurduklarını söyledi.

    Uysal, bilinenleri tekrar edersek rakiplerimizi geçme şansı olmaz diyerek, “ Türkiye’nin 3. Otomotiv mühendisliğini biz açtık. Türkiye de ilk kez raylı sistemler mühendisliğini kurduk. Her yıl doktorlarınızın kullandığı aletler ve cihazlar için 13 Milyar Dolarlık ithalat yapılıyor. O zaman bu Üniversiteler niye var. Bu yüzden Türkiye de ilk kez Tıp Mühendisliğini açtık. Bilimde bir seviyeye gelirsen, Dünya da medeniyeti sen kurarsın. Üniversiteye fiziki binayı yapmak çok kolaydır, ama gönüllere dokunmak en zorudur. Hoca sıkıntımız var, KARDEMİR de çalışan çoğu mühendisleri burada hoca olarak görev verdik. Onlara burada bir de yüksek lisans yaptırdık. Onlarla çok güzel ilişkiler kurduk. İlişkiler gelişince projelerde kendiliğinden ortaya çıkar.” dedi.

    Öğrencilere de bazı nasihatler veren Uysal, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kendi başına ne kadar çalışkan olursan ol hayatta başarılı olma şansın yok. En zor problemleri çözebilirsin ama yükselmen, ülkede politika geliştirmen için bir sosyal çevren olması gerekir. Bunu anca öğrenciliğimiz de kazanabilirsiniz, ne kadar çok el sıkabilirseniz, ne kadar çok olayların içinde yer alabiliyorsanız o kadar başarılı olursunuz. Gemisini kurtaran kapatan bana ne arkadaştan, bana ne üniversiteden, bana ne Karabük’ten, Ülkeden dersen senin hayatta bir şey sahip olma şansın yok bir şey sahibi olursun ama mutlu olamazsın. Bir mazlumun elinden tutmuyorsan, bir açın karnını doyurmuyorsan, bir ıstırap çekin başını okşamıyorsan o zaman sen insan değilsin. Kendinizi geliştirin, sosyal olay içinde yer alın. Oyunu siz kurmadığınız sürece, başka oyunda yer almanızın fazla bir önemi yok.”

  • Kilis’te “Toplumda Barış” paneli

    Kilis 7 Aralık Üniversitesi Muallim Rıfat Eğitim Fakültesinde Yoksullara Yardım Haftası sebebiyle “Toplumda Barış” başlıklı panel düzenlendi.

    Yoksullara Yardım Vakfı’nın (YOYAV) katkılarıyla düzenlenen ve yöneticiliğini Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ruhat Yaşar’ın yaptığı panelde ilk sözü alan Dr. Öğretim Üyesi Ömer Cide, “Gayrimüslimlerle İlişkilerde Eman” başlıklı bir sunum yaptı. Cide, “aman” kavramının İslamiyetin ilk yıllarında İslam devletlerinin ihtilaflı olduğu diğer devlet veya kabilelerle yapılan “savaşmama, can, mal, ırz ve güvenliği teminat altına alma” faaliyeti olduğunu söyledi. “Osmanlı Barışı” konulu sunumuyla Dr. Öğretim Üyesi Erdinç Gülcü, Osmanlı’nın her türlü farklı etnik yapıya dayanan, farklı mezhepsel anlayışlara sahip grup ya da kavimlere barış ve hoşgörüyle yaklaştığını belirterek, bu anlayışın Osmanlı’nın yönetim anlayışı olduğunu ifade etti. Panelin son konuşmacısı Dr. Öğretim Üyesi Muharrem Şahiner ise “Toplumda Barış” konusunda yaptığı sunumunda, sosyolojik açıdan toplumsal dayanışmayı etkileyen faktörlerle ilgili bilgiler verdi. Şahiner, Büyük İslam filozofu İbn-i Haldun’un “Mukaddime” adlı eserinden verdiği örneklerle desteklediği konuşmasında, toplum kavramının insanların iradesiyle değil, bir zorunluluk olarak ortaya çıkan bir olgu olduğunu belirtti.

    Panelin yöneticisi Prof. Dr. Ruhat Yaşar, panelin sonunda “Bir ülkede hukuk ne kadar gelişmiş ve içselleştirilmişse toplumsal barış o ölçüde başarılı olur ve toplumdaki barış da ancak toplumsal dayanışmayla sağlanabilir” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

  • Mersin’de ’İnsan Hakları’ paneli

    Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, AİHM’nin avukatları korumak için sözleşme hazırlığı içerisinde olduğunu söyledi.

    Mersin Barosu İnsan Hakları Merkezi, 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası nedeniyle ‘İnsan Hakları’ konulu panel düzenledi. Baro Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, ‘İnsan Hakları ve Barolar’, Mersin Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Ezgi Özkan, insan hakları ve merkez olarak yapmış oldukları çalışmalar hakkında bilgiler verirken, Doç. Dr. Günal Kurşun ise, ‘Hukuk Devleti ve İnsan Hakları’ konusunda sunum yaptı.

    İnsan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin korunmasında avukatlara ve barolara önemli görevler düştüğünü belirten Yeşilboğaz, “Temel hak ve özgürlüklerden mahrum kalan bir toplumda, adaletin varlığından söz edemeyiz. Avukatlar ve barolar olarak eşit yurttaşlık temelinde insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü konularında el ele vererek mücadele etmek zorundayız. Hak ihlallerinin önlenmesinde avukatların kollukta, savcılıkta ve mahkemede daha etkin savunma yapması gerekmektedir” dedi.

    Konuşmasında Strazburg’da gözlemci olarak katılmış olduğu AİHM’nin çalışmaları hakkında da bilgiler veren Yeşilboğaz, “AİHM, insan haklarının korunmasında ve savunulmasında en büyük güvencenin avukatlar ve barolar olduğunu belirtmiş, bu konuda avukatların korunmasına dair bir sözleşme hazırladıklarını ifade etmişlerdir” diye konuştu.