Etiket: Paneli

  • AÜ ‘Siyasette Kadın Sesi’ paneli

    Akdeniz Üniversitesi Kadın Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet Araştırma ve Uygulama Merkezi (KATCAM) tarafından “Siyasette Kadın Sesi” isimli panel düzenlendi.

    İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emine Uçar İlbuğa’nın yönettiği panele konuşmacı olarak 21. Dönem MHP Antalya Milletvekili Nesrin Ünal, İyi Parti Kurucular Kurulu Üyesi Başak Karataş, AK Parti Konyaaltı Belediye Meclis Üyesi Gaye Doğanoğlu, 2014/18 CHP Antalya Büyükşehir ve Muratpaşa Belediye Meclis Üyesi Songül Başkaya ve Demircikara Mahallesi Muhtarı Ayşe Peçen katıldı.

    Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen panelin açılış konuşmasını KATCAM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İlkay Kutlar yaptı. Kutlar, “Burada siyasi partilerin kadın adaylara ne kadar yer verdiğini konuşmayacağız, çünkü bunlar partilerin iç dinamikleri ancak bizler kadın olarak siyasette yer almak istiyorsak öncelikle tarihimizi, siyasi tarihi çok iyi öğrenmeliyiz ve görev talep etmeliyiz, ısrarcı olmalıyız, bu noktada panelimize katılan konuşmacılarımıza özgeçmişlerini, mücadelelerini ve kıymetli deneyimlerini bizlerle paylaşacakları için çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    Konuşmasında çeşitli istatistiki bilgilere yer veren Kutlar, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2018 küresel toplumsal cinsiyet uçurumu raporuna göre 149 ülke arasında Türkiye’nin, kadınların ekonomik katılımı ve fırsat eşitliği konusunda 131. sırada, eğitimde 106. sırada, sağlıkta 67. sırada ve politik katılımda 113. sırada yer aldığını söyledi. Bu rakamların çok daha iyi noktalara geleceğine yürekten inandığını ifade eden Kutlar, “Çünkü eskiden fiziksel güç vardı, onun yerini zamanla bilgi gücü aldı. Şimdi de yapay zekayı konuşuyoruz aynı zamanda bu yüzyıl duygusal becerilerin çağı olarak da tanımlanıyor. Bu nedenle de kadınların üstünlük gösterdiği birçok alan var olmaya başladı. O yüzden ülkemizi çok güzel günler bekliyor” diye konuştu.

    Açılış konuşmasının ardından başlayan panelde Doç. Dr. Emine Uçar İlbuğa, “Hepimiz biliyoruz ki 2019 Mart ayında yerel seçimler var ve biz bugün burada siyasette kadının sesinin olup olmadığını konuşmak üzere bulunuyoruz. “Kadınlar siyasette var mı?”, “Varsa ne kadar var?”, “Eğer yoksa ne yapmalı?”, soruları üzerine konuşmak üzere bir araya geldik” dedi.

    İlbuğa, “1935 yılında seçme ve seçilme hakkına sahip olmuş kadınların aradan geçen 84 yıl içerisinde siyasi alanda beklenilen düzeyde özgürlüğe sahip olup olmadıklarını merak ediyoruz.” Panelde konuşan ve farklı siyasi geleneklerden gelen kadınlar, kendi siyasi tecrübelerini, yaşadıkları sıkıntıları ve konuya ilişkin çözüm önerilerini dile getirdi. Ayrıca tüm konuşmacılar kadınların siyasetteki yerinin arttırılmasının, siyasi arenada kadın sesinin daha çok duyulması gerekliliğinin altını çizdi. Bunun yanı sıra konuşmacılar, siyasette kadın sesi meselesinin partiler üstü bir konu olduğu ve tüm siyasi organizasyonların bu meseleye gereken ehemmiyeti vermesi gerektiği hususunda görüş birliğine vardılar.

  • GAÜN’de ustalardan çıraklara nasihatler paneli gerçekleşti

    Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu, Gaziantep Ticaret Odası ile MASAT DER Aşçılar Derneği işbirliğinde Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 97. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında hazırlanan ’’Ustalardan Çıraklara Nasihatler’’ paneli GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezinde gerçekleşti.

    Gaziantep mutfağı, dünyanın en iyi mutfaklarından birisi

    Panelin açılış konuşmasını yapan Gaziantep Valisi Davut Gül, usta çırak ilişkisinin önemine değinerek, ustaların tecrübelerini öğrencilere aktarmasının ahilik geleneğimizde olduğunu söyledi. Vali Gül, “Hiç şüphesiz bilgi elimizin altında, birçok bilgiye internetten ulaşabiliyorsunuz ama aşçılık öyle bir şey değil. Elin ayarı denilen, sevgi denilen şey, malzemeyi tanıma denenen şey ancak ustada görülebiliyor. Dünyanın en eski şehirlerinden birisi olan Gaziantep, yıllardır medeniyetlere ve kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Bunun da bir birikimi var. Gaziantep mutfağı dünyanın en iyi mutfaklarından birisi. En iyi mutfaklarından birisi olmasının sebebi, mutfağı, ustaları ve bugüne kadar getiren Gazianteplilerdir. Bunu muhafaza etmek lazım, muhafaza ederken de insanlar artık herhangi bir şehre gittiklerinde kendi şehirlerinde oldukları yemekleri tatmak istemiyor. Ankara’da döner yiyen birisi Gaziantep’e gelip döner yemesinin bir anlamı yok, Gaziantep’te Ankara’da olmayan bir tadı tatması lazım. Bu etkinlikte emeği geçenlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.Vali Gül, öğrencilere de tavsiyelerde bulunduğu konuşmasında “Malzemeyi seçerken, helal-haram kavramı ve şükür kavramından kopmamak gerekiyor. Gerisi ustaların elinde hepsini öğrenirsiniz”dedi.

    GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür ise Gaziantep Üniversitesi’nin 45 yıllık birikimiyle sürekli şehrine katkı sağladığını, ortak projeler ürettiğini ve birikimini şehriyle paylaşmaktan hiç tereddüt etmeyen kurumsal bir yapıya sahip olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Gür, “Biz öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki, bu coğrafyayı ne kadar anlatsak azdır. Kaderimizi yaşıyoruz ancak kaderin bize sunduğu harika nimetlerde var. Mezopotamya dediğimiz Fırat ve Nil nehirleri arasında insanlığın tarihinin doğduğu yerde yaşıyoruz. Asurlardan, Roma medeniyetinden, Persler ve arkasından Eyyubileri, Memlukleri, Selçukileri, Osmanlı derken harika bir medeniyet mozaiği oluşmuş ve bunların içerisinde yaşayan farklı kültür, dil medeniyet ve milletlerin tarihte bıraktıkları harika bir mozaik oluştururken de, bunların tarihlerden bıraktıkları izlerden büyük bir yarar sağlıyoruz. Savaşların olmadığı yerlerde insanlar, sanata, medeniyete ve kültüre yatırım yaparlar. Bu yapılan yatırımlar tarihte iz bırakırsa önemlidir” dedi.

    Gastronominin baş şehriyiz

    Gaziantep’in var olan değerleri çok güzel markalaştırabildiğini önemine değinen Prof. Dr. Ali Gür konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şuan Gaziantep’in 300’e yakın tescilli yemekleri var. Eğer tatlılarını ve kebabın diğer çeşitlerini de sayarsanız 500 civarında yemeğimiz var. Yanı başımızda diğer şehirlerde aslında bu kültüre yakınlar ama onlar bunun kıymetine varamadıkları için markalaştıramamışlardır. Gaziantep’in hem ustalarına olan saygısı hem de marka değeri oluşturmak adına çok güzel bir çalışması var. Bu marka değerini oluşturan ve tescillemeler yapan Tüm Gaziantepli hemşerilerimize teşekkür ediyorum. Tarihe büyük bir iz ve miras bırakmış oldular.”

    Prof. Dr. Ali Gür, “Gaziantep, kurtuluş savaşında devletten ve hükümetten herhangi bir yardım almadan kendi savunmasını yaparak direnen ve açlıkla sınanan o günden bugüne 500 yemeğini dünya tarihine sunan bir millet. Dünya’da şehriyle müsemma olan bir gastronomi kültürü gerçekleştirecekler. Gastronominin baş şehriyiz Gaziantep olarak, eğer elimizdeki bu fırsatı turizm adına doğru kullanmazsak, fiyatları normaliz edemezsek ve kaliteyi artırmadan fiyatları artırırsak bir süre sonra elimizde gelip yiyecek turistleri bulamayabiliriz. O yüzden kaliteyi de artıracağız, hijyen anlamında denetimlerimizi yapacağız ve gastronomi kültürünü dünyaya tanıtırken hem onlar mutlu olacak hem de biz gelecek nesillerimize yeni yemek yenilecek temiz mekanlar bırakacağız. Ustasından yeterince saygı çerçevesinde bilgi alamayan çırak hiçbir zaman gelişmeye müsait değildir” ifadelerini kullandı.

    Turizm Ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Atınç Olcay ve Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uğur Acıoğlu’nun konuşmalarından sonra, GAÜN Öğretim görevlisi Ali Nadir Zeyrek’in moderatörlüğünde İsmail Babacan, Mehmet Ali Özyurt, Mehmet Gültekin, Mehmet Ali Şenkaya, Mustafa Hasırcı ve Çoşkun Koçak’ın konuşmacı olarak katıldığı panele geçildi.

    Panelden sonra Gaziantep Valisi Davut Gül ve Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür tarafından günün anısına şef ve ustalara plaket verildi.

  • ATO’da “Geçmişten Günümüze Başkentte Ahilik” Paneli

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ahilik ruhunun bugünün dünyasında anlaşılması gerektiğini belirterek, “Ticaretin anayasası, ahilik ilkeleriyle yeniden yazılmalı, Ahilik ilkeleriyle mühürlenmelidir. Ahilik kültürü zamandan ve mekandan bağımsız değerler ve kurallarla geçmişte olduğu gibi gelecekte de var olmaya devam edecek ve yol gösterici olacaktır” dedi.

    ATO ve ANKA Enstitüsü’nün ortaklaşa düzenlediği “Geçmişten Günümüze Başkentte Ahilik Paneli” ATO Congresium Hizmet Binası’nda yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran ile Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken’in açılış konuşmalarını yaptığı panele Ankara Valisi Vasip Şahin de katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.

    Çocukluğunun esnafların arasında geçtiğini ve esnaflığı bir “okul” olarak değerlendirdiğini anlatan Vali Şahin, köklü geleneklere sahip olan müesseselerin güçlü olabildiğini ve geleceğe güvenle yürüyebildiğini kaydetti. Şahin, Türk milletinin büyük müesseseler kurarak geleceğine ışık tutan köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu söyledi. “Esnaf ve sanatkar kesimi mutlaka yaşatmamız lazım” diyen Şahin, esnaf ve zanaatkarları zamanın değişen ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde dinamik tutmak gerektiğini ifade etti.

    “Ticaretin anayasası ahilik ilkeleriyle yeniden yazılmalı”

    ATO Başkanı Gürsel Baran da açılışta yaptığı konuşmada, Ahilik Teşkilatı’nın kuruluş ve gelişme sürecini hatırlattı.

    Ankara’nın tarihinde Ahilik teşkilatının ve kültürünün öneme dikkat çeken Baran, bazı kaynaklarda, Ankara’da bir Ahi hükümetinin kurulduğunun yer aldığını anlattı. Baran, “Ahiler, bir yandan asayişi sağlarken, diğer yandan mahalli hizmetleri yerine getirmiş ve ticaret yapmışlardır. Bugün Bent Deresi olarak bilinen, o dönemde ’Debbağlar’ denen bölgede derici esnafı bulunuyordu. Ahilerin öncelikle teşkilatlandığı dericilik, tiftik keçisinden elde edilen sofla birlikte ticarette önemli bir yer tutuyordu” dedi. Baran, Ankara’nın manevi mimarı Hacı Bayram Veli’nin de bir Ahi Sultan olduğunu söyledi.

    Ahilik Teşkilatı’nın akıl, bilim, ahlak prensipleriyle çalışan, dayanışma, sevgi, saygı, hoşgörü, adalet bilinci taşıyan esnaf ve sanatkarlar yetiştirdiğini söyleyen Baran, Ahiliğin, Anadolu halkını hem ekonomik hem de ahlaki yönden geliştiren, kâmil insanı temel alarak çalışma hayatını düzenleyen bir örgütlenme olduğunu dile getirdi. Baran, “Bugünün modern dünyasında ticaret ahlakı, müşteri memnuniyeti, kalite, standart, tüketici hakkı, sosyal dayanışma ve arabuluculuk gibi birçok kavram, Ahilik teşkilatı çatısı altında Anadolu’da yaklaşık 700 yıl önce hayata geçirilmiştir” diye konuştu.

    Ticari hayatta insan olmanın erdemlerinin yeniden hatırlanmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Baran, “Ticaretin anayasası ahilik ilkeleriyle yeniden yazılmalı, Ahilik ilkeleriyle mühürlenmelidir. Ahilik kültürü, zamandan ve mekandan bağımsız değerler ve kurallarla geçmişimizde olduğu gibi, geleceğimizde de var olmaya devam edecek, yol gösterici olacak” dedi.

    “Ahilik anlayışının yok olmasına müsaade etmeyeceğiz”

    TESK Başkanı Bendevi Palandöken de ahiliğin çıraklık, kalfalık, ustalık geleneğinin yaygınlaşmasında önem taşıdığını söyledi. Ahiliğin belirli düsturların öğrenildiği yer olduğunu belirten Palandöken, haksız rekabetin önüne geçilmesinde esnaflığın önemli olduğunu vurguladı.

    Palandöken, anayasada “Devlet esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır” hükmünün bulunduğunu hatırlatarak, sanayiciliğin ve tüccarlığın ilkokulunun esnaflık olduğunu anlattı. Esnaf ve sanatkarların vatandaşın güvenliği açısından da önemi olduğunu belirten Palandöken, “Esnaf, mahalle kültüründe yoklukla varlık arasında dengeyi kurandır. Esnaf, mütevazı dükkanının bir köşesinde ’Askıda ekmek var’ diyen, evinizin anahtarını teslim edebileceğinizdir. Bu anlayışın ekonomik hayatta yok olmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

    Açılış konuşmalarının ardından Anka Enstitüsü Başkanı Rafet Aslantaş moderatörlüğünde Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, Ankara Tarih Araştırmaları Merkezi Başkanı Şevket Bülend Yahnici, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Eğitim Meclisi Başkanı Yusuf Ekinci ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sıddık Çalık’ın konuşmacı olduğu panel gerçekleştirildi. Panelde “Geçmişten Günümüze Başkentte Ahilik” konusu tüm yönleriyle ele alındı. Panelin açılışına Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan da katıldı.

  • ERÜ’de “Uluslararası Öğrenciler Bilgilendirme Paneli” Düzenlendi

    Erciyes Üniversitesi (ERÜ), Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Türk Kızılayı ile Toplum Merkezi tarafından “Uluslararası Öğrenciler Bilgilendirme Paneli” düzenlendi.

    Sabancı Kültür Sitesi’nde düzenlenen panele, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recai Kılıç, İl Göç İdaresi Müdürü Ömer Taşçı, Türk Kızılayı Toplum Merkezi Yöneticisi Ali Orhan ile çok sayıda yabancı uyruklu öğrenci katıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recai Kılıç, ülkemizde 2018 itibariyle yabancı uyruklu öğrenci sayısının 125 bin civarında olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kılıç, “Ülkemizde 16 ülke ve 57 üniversite ile 207 eğitim-öğretim protokolü yapılmış durumdadır. Yine ilk defa gerçekleştirilen organizasyonlardan birisi, geçtiğimiz hafta İstanbul’da üniversite rektörleri konferansı düzenledi. Ve önemli bilgi sonuçlarına ulaşıldı. Yine YÖK tarafından uygulanan bir yabancı öğrenci burs programı kapsamında, YÖK tarafından burs verilen öğrenciler kendi ülkelerinde 5 yıl süreyle vazife alma, görev yapma şansına sahip olabilecekler. Ülkemizin ve Yüksek Öğretimimizin bu hedefleriyle uyumlu bir şekilde Erciyes Üniversitesi’nden yine uluslararasılaşma hedefleri çerçevesinde, hedef odaklı planlamalarını yapmakta ve bu konuda da son yıllarda önemli mesafe kat edilmektedir. Ön lisans ve lisansüstü seviyede yaklaşık 70 farklı ülkeden 1200’e yakın öğrencimiz, şuanda misafir konumda başarılı bir eğitim-öğretim hayatı sürdürmekteler” dedi.

    Türk Kızılayı Toplum Merkezi Yöneticisi Ali Orhan da konuşmasında, Kızılay Toplum Merkezleri’nin misafirlerin topluma adaptasyonları için kurulmuş merkezler olduğunu belirtti. İl Göç İdaresi Müdürü Ömer Taşçı ise, Göç İdaresi’nin faaliyetlerini anlattı. Taşçı, “Göç idaresi olarak tüm yabancı öğrencilerimize, sığınmacılarımıza ve ülkemizden ikamet alanlara tüm samimi duygularımızla kapılarımızı açtık ve hizmet etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    Açılış konuşmalarının ardından, Erciyes Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (ERSEM) Türkçe Öğrenim Koordinatörü Okutman Emre Gökduman, ERSEM Türkçe Öğrenim Programı hakkında bilgiler verdi.

    Daha sonra panelde, Toplum Merkezi Koruma Program Sorumlusu Gözde Aydın “Ayni Destekler”, Toplum Merkezi Geçim Kaynağı Geliştirme Program Sorumlusu Samet Kaya “İstihdam ve Çalışma İzni”, Göç İdaresi Grup Başkanı Eyüp Yaşar “Geçici Koruma Mevzuatı”, Göç İdaresi Grup Başkanı Ömer Güven “Uluslararası Koruma Mevzuatı”, Göç İdaresi Grup Başkanı Salih Gökhan Deniz ise “İkamet İzni Mevzuatı” konularını anlattı.

    Panel, soru- cevabın ardından sona erdi.

  • Yazılım ve Ekonomi İlişkisi paneli yapıldı

    Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Yazılım ve Ekonomi Kulübü topluluğu “Yazılım ve Ekonomi İlişkisi Paneli” gerçekleştirildi.

    Sabri Bektöre konferans salonunda gerçekleştirilen panele; İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuğrul Kandemir, Elektrik Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatih Onur Hocaoğlu, Yazılım ve Ekonomi Kulübü Akademik Danışmanı Öğr. Gör. A. Kadir Gülsen, Mühendislik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatih Onur Hocaoğlu, İşadamı Melih Yurter ve Kavak AR-GE Yönetim Kurulu Başkanı Özer Kavak ile birlikte çok sayıda öğrenci katıldı.

    Yazılım katma değeri en yüksek alan

    Panelin açış konuşmasını gerçekleştiren Yazılım ve Ekonomi Kulübü Başkanı Ömer Can Tezcan, yazılım ve ekonomi topluluğu olarak yazılım konusunda farkındalık oluşturmak ve ekonomiye entegre katma değeri yüksek ürünler sağlamak istediklerini ifade etti. Tezcan, “Türkiye’nin genç nüfusunun fazlalığını düşünerek toplumdan soyut olan vatandaşların üretime katılmasını arzu ettik. Üretim maliyetlerinin en az olduğu ürün yazılım sektörüdür. Bununla beraber katma değer açısından ise en yüksek sektör olduğunu görüyoruz yazılımın. Küreselleşen dünyada ülkeler, sanayilerin yanında bir uygulama yapmak istiyorlar. Türk Hava Yolları dünyada 120-130 ülkeye sefer düzenliyor. Bunun yanında bizlerle aynı yaştaki 4 tane genç yan yana geldi ve Pokemon GO diye bir oyun çıkardılar ve Türk Hava Yolları’nın değerinin 4 katı daha değerli bir ürün ortaya çıkarmış oldular. Bizler de bu hedefte yürümek için bir araya geldik” diye konuştu.

    En iyi sermaye gençler

    Yazılım ve Ekonomi Kulübü Akademik Danışman Öğr. Gör. A. Kadir Gülsen ise, öğrencilere derslerin dışında da bir şeyler öğretme arzusu içerisinde olduklarını ve Yazılım ve Ekonomi Kulübünü bu amaçla kurduklarını dile getirdi. Gülsen, “Bizler toplum olarak Osmanlı’dan itibaren şimdiye kadar birinci, ikinci ve üçüncü sanayi devrimlerini kaçırdık. Dördüncü sanayi devrimi olan içinde bulunduğumuz çağda bir aktör olabilmek için de böyle bir etkinliğin ortaya çıkarılması gerektiğini düşündük. Üretim faktörleri açısından baktığımız zaman Türkiye’de emek faktörünün ciddi anlamda bol olduğunu ancak sermaye faktöründe bir kıtlık olduğunu fark ettik. Türkiye sermaye açısından maalesef iyi bir birikim yapamamış bir ülke. Bu anlamda bu zafiyetimizi görerek, beşeri sermayemiz olan gençlerimizin farkına vararak böyle bir etkinliğin içerisine girdik” dedi.

    Öğrencilerin hayal etmesi gerektiğinin altını çizen Gülsen, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Yazılım konusunu ön plana çıkarmamızın temel gerekçesi genç nüfusumuzun diğer ülkelere göre ciddi anlamda fazla olması. Fransa’da, Rusya’da ya da Almanya’da nüfus anlamında ciddi sıkıntılar var ancak Türkiye’de genç nüfus yüzümüzü güldürüyor. Hayal ve gerçek arasında temel fark eylemdir. Dolayısıyla biz de ekibimizle birikmiş genç nüfusumuzla, bu enerjimizle eyleme geçmek istedik. Hayal ve gerçek arasındaki farkı ortaya çıkarmak istedik. Hizmet sektörünü bir tık öne çıkarmak ve bu konudaki farkındalığı ortaya çıkarmak istedik. Bu sürecin meyvelerinin çok verimli olacağını düşünüyorum. Beklentim çok yüksek, çünkü bu anlamda enerjimiz var. Arkamızda 3,5 milyon genç insan var. Bizler bu öğrencilerimiz ile geleceğimize yön vereceğimiz.”

    Açış konuşmalarının ardından iş adamı Melih Yurter tarafından “Yazılımın Önemi ve Yazılım İle Ekonomi Arasındaki İlişki”, Elektrik Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatih Onur Hocaoğlu tarafından “C++ Kullanımı ve Yazılımdan Nasıl Faydalanılır?” ve Kavak AR-GE Yönetim Kurulu Başkanı Özer Kavak tarafından ise “Yapay Zekâ ve Çeşitlilik Konularında Geleceği Değerlendirme” konulu sunumlar yapıldı.