Etiket: Paneli

  • Karaman’da “Helal Ve Sağlıklı Gıda” Paneli

    Karaman’da “Helal ve Sağlıklı Gıda” paneli düzenlendi.

    Türk Standartları Enstitüsü, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, Karaman Ticaret ve Sanayi Odası ile Gıda Mühendisliği Topluluğu tarafından Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde (KMÜ) “Helal ve Sağlıklı Gıda” paneli gerçekleştirildi. Panele; Karaman Valisi Murat Koca, KMÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Osman Çevik ile Prof. Dr. Ahmet Yıldırım, İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halit Çalış ile Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Genel Sekreter Yardımcısı Doğan Yazar ve üniversite öğrencileri katıldı.

    Panel öncesi bir konuşma yapan TSE Genel Sekreter Yardımcısı Doğan Yazar, “Türk Standartları Enstitüsü’nün ortalama 50 bin civarında belgesi bulunuyor. TSE’nin her alanda olduğu gibi araç muayenesi laboratuvar belgeleri gibi belgeleri var. Helal gıda belgelendirme de bizim için önem arz eden hususlardan bir tanesidir. Bu gerçekten de tüm İslam dünyasının kendi içerisinde önemsediği bir belgedir. Biz buna bir Avrupalının bakış açısıyla benim potansiyel pazarıma itaat eden ticaretimin önünü açan bir belgeymiş gibi bakmıyor. Avrupa’daki bakış bu. Biz öncelikli olarak bu ülkelerin kendi kardeş ülkelerimizin kendi ülkemizde dahil tükettikleri ürünlerin inançlarının gerektirdiği hakka sahip olarak o özelliklerde tüketilmesinin hakları olduğunu düşünerek çıktık bu yola. Konunun iktisadi boyutuna geldiğimiz zaman işin ticaretine baktığımız zaman Ekonomi Bakanlığımız dedi ki; ‘2011 yılı TSE ülkemizin ihracat yapan üreticinin önünü açın.’ İslami ülkelere ihracat yapan üreticinin önünü açın. Nasıl açılacak? İslam ülkelerinde ticaret yapan üreticinin önündeki tek engel helal belgesidir. Onu vereceksiniz ki önü açılsın. Ülkemizin özellikle İslam coğrafyasında dünyada aslında oynadığı rolün prototipini biz bu alanda kurum olarak yürütmeye çalıştık. Her şeyden önce ortak dili konuşmak lazım. Bu ticaretin önündeki engellerin açılması için de geçerli neden. Avrupalı çıkmış Avrupa içerisinde standart teşkilatını kurmuş. Standardı çıkartıyor, Almanya’da kullanıyor, Fransa’da kullanıyor. İslam ülkeleri ilk defa kendi aralarında bir araya gelerek İslam İşbirliği Teşkilatını 57 ülke altında oluşturdu. İslam Ülkeleri Metroloji ve Standartlar Enstitüsü’nün çalışmalarıyla bu işe öncülük edip tek referans üzerinde çalışmayı yürüttü. İşte bu çok önemli. Bu kuruluşun çıkarttığı standarda göre belge verilirse ne benim belgem senden iyidir ne sen benim belgem iyi diyemezsin. Ben en iyi belgeyi veririm deme lüksüm yok veremezsin. Eğer herkesin ortak hazırladığı standartta uygun belge vermiyorsan sen mutlaka bunun içerisinde bir takım eksiklerle belgeyi vereceksin. Birlik ve beraberlik için ülkemiz adına kurumumuz tüm yükü 5 yıldır taşımaktadır. 30 tane üye ülkeyle beraberiz. Sadece helal gıda çalışmalarında hiçbir deneyimin yapılamaması gibi bir ihtimal olmasın diye domuz jelatini gibi bir sınavımız var. Alkol katkıları Avrupa’nın ticaretinde kendilerinin önlerini açmamızı istediği en büyük olay. Alkol katkılı girdiler açık açık bizimle konuşuyorlar bunları. Bizim standardımızın içeriği buna engel bunlarla ilgili testlerin iyi yapılması için gelecek vadeden biyogenetik laboratuvar kurduk” diye konuştu.

    TSE’nin tanıtım filminin izlenmesinin ardından TSE Genel Sekreter Yardımcısı Doğan Yazar’ın moderatörlüğünü yaptığı “Helal ve Sağlıklı Gıda” paneline geçildi.

  • Ulubey MYO’da Medya Paneli

    Ordu Üniversitesi Ulubey Meslek Yüksekokulu Gazetecilik ve Habercilik Bölümü tarafından düzenlenen ‘Medya Çalıştayı’ kapsamında, ‘Yerel Yönetim ve Sosyal Medya’ isimli panel ve “Tarihe Damga Vuran Haber Fotoğrafları” konulu sergi açıldı.

    Ulubey Meslek Yüksekokulu’nda, ‘Tarihe Damga Vuran Haber Fotoğrafları’ konulu fotoğraf sergisinin açılışıyla başlayan ve ardından Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda gerçekleşen ‘Yerel Yönetim ve Sosyal Medya’ isimli panele, Gürgentepe Kaymakamı ve Ulubey Kaymakam Vekili Hasan Hüseyin Uzan, Ordu Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Vedat Öz, TRT Trabzon Haber Müdürü Hacı Dursun Koçyiğit, Ulubey MYO Müdürü Prof. Dr. Zekai Tarakçı ODÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cavit Yavuz, Öğretim görevlisi Anıl Kaan Uçar, İlkay Uğur ve çok sayıda öğrenci katıldı.

    Moderatörlüğünü Ulubey Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi İlkay Uğur’un yaptığı panelin ilk konuşmacısı olan Doç. Dr. Cavit Yavuz, medyanın algıya etkisine değinerek, “Medyada oluşturulan algılardan, mazlumlardan nefret edecek, ya da zalimleri sevecek bir duruma gelebilirsiniz. Medya bu safhada büyük rol alır. Size istediğinizi sevdirip, istediğinizden nefret ettirir. Medya algıyı şekillendirir ve algı yönetimi yaygın bir şekilde toplumda gerçekleşen bir etkendir” dedi.

    Geleneksel medyanın önemli olduğunu vurgulayan ODÜ Öğretim Görevlisi Anıl Kaan Uçar ise, “Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla yurttaş gazeteciliği dediğimiz bir gazetecilik türünü oluşturdu. Fakat bu haber ve bilginin kaynağına ulaşılması konusunda, bilgiyi ve haber gerçekliğini tehlikeye düşürüyor. Bir denetim mekanizması olan geleneksel medyan bu yüzden önemli” diye konuştu.

    TRT Trabzon Haber Müdürü Hacı Dursun Koçyiğit, TRT’de yapılan haberler hakkında bilgiler vererek, şunları söyledi: “TRT’de ilk önce haberin değeri, görüntü kalitesi ve kaynağı çok önemli. Biz bu koşullarda haberi alıp inceleyip yayınlıyoruz. Biz de yurttaş gazeteciliği esas değildir. Haberlerde gerçeklik ve güncellik önemlidir.”

    ÖZ: “YEREL MEDYA ŞEHRİN DENETİM MEKANİZMASIDIR”

    Konuşmacı olarak panelde yer alan Ordu Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Vedat Öz, yerel medyanın şehrin gelişimine sağladığı katkılarına değindiği konuşmasında, yerel medyanın şehir denetiminde önemli bir mekanizma olduğunu belirterek, “Yerel medya, bulunduğu şehrin tanıtımında, gelişiminde, kalkınmasında büyük rol oynar. Halkın ihtiyaç ve taleplerinin, yöneticilere ulaştırılmasına aracılık eder. Şehre yapılması gereken projelere öncülük eder. Ayrıca, kamu üzerinde bir denetim görevi ifa eder. Velhasıl yerel medya, bir şehirde yaşayanların gözü, kulağı, sesi ve dilidir” diyerek, yerel medyanın gücünden bahsetti.

    Panelin sonunda, Ulubey Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr.Zekai Tarakçı tarafından günün anısına plaket takdim edildi.

  • Hatay’da “Yeni Anayasa Ve Başkanlık Sistemi” Paneli

    Hatay Kutup Yıldızı Derneği tarafından “Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi Paneli” düzenlendi. Panelde konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati, “Bugün muhalefet partilerinin söylediği başkanlık sistemi diktatörlük getirir sloganı tamamen yanlış, anlamsız ve Türkiye şartlarına uygun olmayan, gerçekleri yansıtmayan cümlelerdir” dedi.

    Hatay’ın merkez ilçesi Antakya’da düzenlenen “Yeni Anayasa Ve Başkanlık Sistemi” panelinde konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Nebati, başkanlık sisteminin en son eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal zamanında gündeme geldiğini hatırlattı. Daha sonra AK Parti hükümeti döneminde başkanlık sisteminin tekrar gündeme geldiğini kaydeden Nebati, “Ancak bu tartışmalar ideolojik çerçevede yürütüldü ve anlamsız bir hale dönüştürüldü. Şimdi ilk defa Türkiye yeni anayasa ve başkanlık sisteminin ne olduğunu anlamaya çalışan bir toplumsal yapıyla karşı karşıya. Bugün muhalefet partilerinin söylediği Başkanlık sistemi diktatörlük getirir sloganı tamamen yanlış, anlamsız ve Türkiye şartlarına uygun olmayan, gerçekleri yansıtmayan cümlelerdir” dedi.

    Muhalefetin “başkanlık sistemi gelirse diktatörlük gelir” sözlerini eleştiren Nebati, “Diktatörlükte diktatörün ağzından ne çıkarsa o olur ama Türkiye’de her halükarda toplumsal geleneklerimiz, geçmişten gelen siyasi kültürümüz böyle bir şeye izin vermez” diye konuştu.

    Panelin moderatörlüğünü yapan Prof. Dr. Yakup Bulut ise, yaptığı konuşmada her toplumun kendine göre yapılarının olduğunu ve kültürel kodlarının birbirinden farklı olduğunu söyledi. Ancak dünya sistemlerinin incelenmesi gerektiğini ve onların olumlu ya da olumsuz yönlerinin de ele alınıp faydalı olan yönlerinden yararlanmak gerektiğini kaydeden Bulut, “Ama kendine özgü ve kendimize özgü bir sistemi de kurabilmeyi becermeliyiz. Bizim kuracağımız sistem bizde kalmayacaktır. Bölge açısından ciddi bir model oluşturacaktır” dedi.

    Panelistler Prof. Dr. Ensar Nişancı, Dr. Nurettin Nebati, Dr. Murat Yılmaz, Yard. Doç. Dr. Adnan Küçük, Prof. Dr. Şaban Tanıyıcı’nın konuşmalarının ardından panel sona erdi.

  • Elazığ’da ‘Türk Futbolu Nereye’ Paneli

    Elazığ’da Teknik Direktör Giray Bulak’ında konuşmacı olarak katıldığı “Türk Futbolu Nereye” paneli düzenlendi.

    Bir otelde düzenlenen panelin moderatörlüğünü Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ercan Gür’ün yaptı. Spor Yorumcusu ve Teknik Direktör Giray Bulak, Spor Yazarı ve Teknik Direktör Ulvi Güveneroğlu ile Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Eyüp Yıldırım’ın konuşmacı olarak yer aldığı paneli çok sayıda davetli izledi.

    35 yıldır hocalık yaptığını ve hala savaştığını ifade eden Bulak, “Bunu pekte beceremiyoruz. Becerebilmemizin tek bir yolu var. Önde oturanlar, Türk futbolunu yönetici bazında yönetiyorlar. Arkadaki geçler ise bunun okulunu okuyorlar. Onlarda Türk futbolunu, yöneticilerle beraber profesyonelce yönetecekler” dedi.

    “ÖN TARAF, ARKA TARAFA İNANIRSA SORUN ÇÖZÜLÜR”

    İlme, bilime, kitaba inanılırsa futbol dahil sporun sorunlarını çözebileceklerini aktaran Bulak, “Ön taraf, arka tarafa inanırsa biz sorunları çözeriz. Ama ona inanmazsak biz hala daha hızlı koşan, topa daha hızlı vuran futbolcumu yada daha iyi çalım atan futbolcumu antrenör olsun dersek, biz bu işi beceremeyiz. Akademisyenler ve futbolun okulunu okuyanlar futbolu ve sporu yönetmelidir. Bunun dışındaki sadece kulübü yöneten insanlar olmalıdır” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE 17 MİLYON SPOR YAPACAK GENÇ VAR”

    Dünyadaki ve Türkiye’deki spora ayrılan bütçe hakkına bilgi veren Bulak, “Dünyada sporun bütçesi 1 trilyon 600 milyar dolardır. Yani dünyadaki insanların yüzde 70 si spor yapıyor. Yüzde 25’i mutlaka bir maça gitmiş oluyor. Dünyada 50 milyar dolarlık bilet satışı var. Yine 500 milyar dolarlık transfer alış verişi var. 300 milyar dolarlık kıyafet alış verişi var. Dolaysıyla sağlık sektörünün önünde spor sektörü var. Bizim 1 trilyon 600 milyar dolarlık bütçeden pay çıkartabilmek için aklı ön plana çıkarmamız lazımdır. Bunun gerisinde kalırsak bugün ki gibi yabancılara kulüplerimizi açmış oluruz. Bizim 75 milyon nüfusumuz ve 30 milyon gencimiz var. 17 milyon spor yapabilecek gencimiz var. Avrupa’da 17 milyon nüfusu olan sayılı ülke var. Ama bizim 250 bin lisanslı futbolcumuz var. Slovakya 4 buçuk milyon nüfusa sahip ama 350 bin futbolcusu var” diyerek karşılaştırmalarda bulundu.

    Diğer panalistlerinde sunumlarının ardından, Elazığ 1. Spor Ödülleri kapsamında, spora kendini adayarak emek verenler ile futbola emeği geçenlere ödül verildi.

  • OMÜ Devlet Konservatuvarı’ndan SES Sağlığı Paneli

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Devlet Konservatuvarı tarafından “Dünya Ses Günü” etkinlikleri kapsamında “Ses Sağlığı” başlıklı panel düzenlendi.

    Panelin konukları; OMÜ Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Kemal ve OMÜ Sağlık Yüksekokulu Dil ve Konuşma Terapistliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özlem Yaşar sesin ve ses sağlığının önemine dikkat çekti. 19 Mayıs Samsun Devlet Konservatuvarı’nda gerçekleştirilen paneli akademisyenler ve öğrenciler takip etti.

    Ses oluşumu ve hastalıklarına dair sunumuyla katılımcıları bilgilendiren Yrd. Doç. Dr. Özgür Kemal “Ses nedir, nasıl oluşur?”, “Sesin oluşumunda fonksiyonları olan organlar”, “Solunum ve ses”, “Ses hastalıklarına nasıl bakıyoruz?”, “Ses tellerinde meydana gelen hasarlar” başlıklı görsellerle söz konusu süreçte yaşananları anlattı.

    Kemal, ses tellerinde meydana gelen hasarların nasıl muayene edildiğini ameliyat görüntüleri eşliğinde paylaşarak günümüzde bu tür rahatsızlıkların optik yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirtti. Öğretim Üyesi Özgür Kemal, “Vokal Kord Nodülü”, Vokal Kord Polibi”, “Reinke (Sigara) Ödemi”, “Ses Teli Paralizisi (Felci)” gibi hastalıklardan söz edip bu tür rahatsızlıkların tedavi sürecinde neler yapıldığını aktararak katılımcılara telkinlerde bulundu.

    “SESİNİZE YÖNELİK FARKINDALIĞINIZ ÇOK ÖNEMLİ”

    Özgür Kemal’den sonra sunumunu gerçekleştiren Yrd. Doç. Dr. Özlem Yaşar ise kişinin sahip olduğu sesi iyi tanıması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: “İnsanların nasıl kişisel özellikleri birbirinden farklıysa ses özellikleri de birbirinden farklıdır. Eğer siz sesinizi iyi tanıyamazsanız, sesiniz üzerinde gerçekleştirdiğiniz bütün eğitimler, uygulamalar yetersiz kalacak, sesinize olan hakimiyetiniz çok kuvvetli olmayacaktır. Dolayısıyla sesinize yönelik farkındalığınız çok önemlidir.”

    Öğretim Üyesi Yaşar, bireyin özel ve sosyal hayatında üstlendiği ses rolleri olduğuna işaret ederek “Kişiliğimizde hoşlanmadığımız, kabul etmediğimiz noktaları kapatabilmenin en güzel yolu sesimizi farklı kullanmaktır. Sesinizi olduğundan farklı kullanarak kendinizi çok daha farklı biri olarak gösterebilirsiniz. Bu sürece biraz da vücut dili eklendiğinde bambaşka bir insan ortaya çıkabilir. O yüzden ses taklitleri yapabilmek çok önemli” dedi. Yaşar, sesin doğru kullanımının günlük yaşam ve mesleki gelişim gibi pek çok alanda önemli unsurlardan biri olduğuna vurgu yaptı.

    “SES PROBLEMLERİNİN TEMELİNDE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER DE VAR”

    Yrd. Doç. Dr. Özlem Yaşar sunumunda ayrıca kişiye uygun olmayan ses tonunun nedenleri arasında postür (duruş, vücut kısımlarının diziliş ve düzeni), güvensizlik ve nefes problemleri gibi faktörlerin etkili olduğunun altını çizerek ses sorunları yaşayan kişilerin teşhis ve değerlendirmesinde kullanılan kriterlerden söz etti. Yaşar ses problemlerinin temelinde çoğu zaman psikolojik faktörlerin de olabileceğine dikkat çekerek böyle durumlarda psikiyatrlardan yardım aldıklarını dile getirdi.

    Özlem yaşar ses hijyeni konusunda bol su içilmesi gerektiğini vurgulayarak “Çok su içmek zorundasınız ki tüm vücudunuzda bir nemlenmenin meydana gelmesi gerekiyor, dolayısıyla ses telleriniz de nemlensin” ifadesini kullandı.

    Yaşar, sunumunun sonunda konservatuvarda okuyan öğrencilere hitap ederek fonosyon (konuşma), respirasyon (konuşma sırasında düzensiz solunum, tümce sonunu getirememe), beslenme ve ses egzersizleri konularında bilgilendirmelerde bulundu.