Etiket: Paneli

  • Atatürk Üniversitesi’nde “Siyasette Kadın Paneli”

    Atatürk Üniversitesi’nde “Siyasette Kadın Paneli”

    Atatürk Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İPEKYOLUSİFED İş Dünyasında Kadın Komisyonu tarafından, Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının verilişinin 85. yılı nedeniyle Siyasette Kadın Paneli düzenlendi.

    Kültür Merkezi Mavi Salonda gerçekleşen panele, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban, Erzurum Baro Başkanı Av. Talat Göğebakan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Medine Güllüce, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Esin Derinsu Dayı, Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Reva Balcı Akpınar, İPEKYOLUSİFED Yönetim Kurulu Başkanı M. Nuri Alim, İPEKYOLUSİFED İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Zeynep Şekerdağ Polat, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    “Türk Devletlerinde Kadın, Her Zaman Saygın Bir Konumda Olmuştur”

    “Bir toplumun medeniyet düzeyi o toplumun özellikle kadınlara verdiği önemle, tanıdığı haklarla değerlendirilmektedir. Türk kadınının toplum içindeki yeri dönemlere göre bazı farklılıklar gösterse de Türk Devletlerinde kadın her zaman saygın bir konumda olmuştur” sözleriyle konuşmasına başlayan Rektör Prof. Dr. Çomaklı, tarih boyunca Türk kadınının üretimden savaşlara, ev idaresinden devlet yönetimine kadar her türlü mücadelede yer aldığını, ülkemizin düşman işgalinden kurtuluşu sırasında gerek cephede, gerekse diğer mücadele alanlarında önemli roller üstlenerek büyük kahramanlıklar gösterdiğini söyledi.

    Rektör Çomaklı: “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk geleceğin mimarı olarak gördüğü kadınları her zaman önemsemiş ve onları yüceltmiştir. Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesi Atatürk’ün bu kapsamda gerçekleştirdiği en önemli inkılaplardan biridir. 5 Aralık 1934 yılında Türk kadını bu hakkına birçok Avrupa ülkesinden önce kavuşmuştur. Günümüzde de kadının siyasete aktif olarak katılması ve siyasette kadın temsilinin istenilen düzeye getirilmesi için gereken düzenlemeler ve iyileştirmeler devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

    Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Reva Balcı Akpınar ise, ülkemizde kadınların düne göre eğitim meslek edinme ve diğer toplumsal yaşam alanlarında çok daha güçlü bir şekilde temsil edildiğini söyledi. Ancak siyasal yaşamın, tüm dünyada ve ülkemizde kadın erkek eşitsizliğinin en belirgin olarak görüldüğü alan olarak karşımıza çıktığını ifade ederek şunları söyledi: “Erkeği güçlü ve yöneten kadını ise duygusal ve yönetilen olarak gören erkek Egemen kültür kadının ekonomik yönden erkekten daha zayıf olması ve düşük eğitim düzeyi kadınların siyaset alanındaki yerini olumsuz etkilemektedir. Ancak daha önemli bir sorun vardır ki, o da kadınların siyasete ilgi duymamalarıdır. Ülkemizdeki eğitimli, donanımlı ve yetkin kadınların da Bu anlamda potansiyellerini ortaya koymadıklarını görmekteyiz.”

    Kadınlarımızın tarih boyunca devlet işlerinde, çalışma hayatında ve aile içinde etkin bir yer tutarak kadim kültürümüzün şekillenmesine büyük katkı sağladığını söyleyen İPEKYOLUSİFED İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Zeynep Şekerdağ Polat, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde siyasi hayatta kadınlarımızın hak ettiği rolü üstlenen bilmeleri için 5 Aralık 1934 yılında Anayasa ve Seçim Kanunundaki yasa değişikliğiyle kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Kendilerini ileri demokrasinin beşiği olarak takdim eden birçok ülkeden seneler önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı verilmesi bizler için her daim gurur kaynağı olmuştur. Kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 85. yıl dönümünde vatan, millet, devlet ve bağımsızlık için canlarını ortaya koyan vatansever kadınlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

    Açılış konuşmalarının ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Medine Güllüce’nin başkanlığını yaptığı Siyasette Kadın Paneline panelist olarak, “Mecliste Kadın Olmak” konusuyla AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban, “1934’ten Günümüze Siyasette Türk Kadını” konusuyla Erzurum Baro Başkanı Av. Talat Göğebakan ve “Milli Mücadeleden TBMM’ye Türk Kadını” konusuyla ise Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Esin Derinsu Dayı dinleyicileri bilgilendirdi.

    Programın ardından Rektör Çomaklı, panelistlere teşekkür belgelerini takdim etti.

  • 100. Yılında Erzurum Kongresi Paneli, Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi

    100. Yılında Erzurum Kongresi Paneli, Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi

    100. yılında Erzurum Kongresi Paneli, Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi.

    Atatürk Üniversitesi ve Türkiye Barolar Birliğinin Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 100. yılı kapsamında ortaklaşa düzenlediği “100. Yılında Erzurum Kongresi Paneli”ne katılmak üzere Erzurum’a gelen Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, panelden önce Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’yı ziyaret etti. Feyzioğlu’na Erzurum Baro Başkanı Av. Talat Göğebakan eşlik etti.

    Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette konuşan Av. Metin Feyzioğlu, Türkiye Barolar Birliği olarak Millî Mücadelenin ve Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 100. Yılı dolayısıyla gerçekleştirilen bu önemli organizasyonun bir parçası olmaktan gurur duyduğunu söyledi.

    Av. Metin Feyzioğlu’nu Millî Mücadelenin beşiği, kadim şehir Erzurum’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Atatürk Üniversitesinin geçmişte ve günümüzde milli şuura daima sahip çıktığını belirterek, yeni nesillerin Türk tarihini her detayıyla öğrenmesi için bu tür programları desteklediklerini belirtti.

    Karşılıklı iyi dilek ve temenniler ile hediyeleşmenin ardından 15 Temmuz Milli İrade Salonunda gerçekleşecek olan 100. Yılında Erzurum Kongresi Paneline geçen Çomaklı ile Feyzioğlu, panelin açılışında konuklara seslendiler.

    İlk olarak söz alan Erzurum Baro Başkanı Talat Göğebakan, konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Kazım Karabekir Paşa’yı, çalışma ve silah arkadaşları ile vatan uğruna can veren tüm şehitlerimiz rahmetle anarak başladı. Atatürk Üniversitesi ve Türkiye Barolar Birliği ile programa emeği geçenlere teşekkür eden Göğebakan, Erzurum Kongresinin 100. yılını kutlayarak büyük Türk milletine hayırlar getirmesini diledi.

    Feyzioğlu: “Atatürk’ün Kendisini ve Yaptıklarını Çarpıtmalarla Değil, Olduğu Gibi Anlamaya Başladığımıza İnanıyorum”

    Bugünlerin, geleceğimiz için çok ihtiyaç duyduğumuz milli hissi ve milli bilinci canlandırabilecek bir dönem olduğunu söyleyen Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, milli iradenin Erzurum’dan tüm Anadolu’yu bir güneş gibi aydınlatmasının 100. yılının kutlandığını ifade etti.

    “Selamlama konuşmamın en başında hiç kuşkusuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle ve şükranla anmak istiyorum” sözleriyle konuşmasına devam eden Feyzioğlu, “Atatürk’ün kendisini ve yaptıklarını çarpıtmalarla değil, olduğu gibi anlamaya başladığımıza inanıyorum” dedi.

    Başkan Feyzioğlu: “Biz Samsun’un, Amasya’nın, Erzurum’un ve Sivas’ın 100. yılında, Mustafa Kemal’i yeniden ve doğru keşfediyoruz. Milli iradeyle neleri başardığını gözümüzle görerek, kalbimizle hissederek keşfediyoruz. Erzurum Kongresine katılan milli mücadelenin tüm kahramanlarını, Doğu Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyetinin tüm temsilcilerini ve temsilci gönderen tüm şehirlerin ileri gelenlerini de rahmetle anıyorum. Tabi bir isim var ki rahmeti, anılmayı ve şükranlarımızı çok özel olarak hak ediyor. O kişi de hiç şüphesiz Erzurum’un gururu Kazım Karabekir Paşa’dır. Öyle anlar vardır ki bir milletin geleceği hatta dünya tarihi bir faninin tek cümlesiyle yön değiştirebilir. Kazım Karabekir Paşa’nın Mustafa Kemal’e gidip ‘Emrindeyiz Paşam’ diyerek ona tabii olduğunu açıklaması sadece Türk milletinin tarihini değil, emperyalistlerin sömürdüğü tüm milletlerin geleceğini belirlemiştir. Eğitime büyük önem veren Kazım Karabekir Paşa’nın izinden giderek, Atatürk’ün hayalini gerçekleştiren Atatürk Üniversitesi gerçekten büyük bir teşebbüstür ve gururumuzdur. İnşallah sayın Rektörümüz Prof. Dr. Ömer Çomaklı ile de Türkiye’de ve dünyada çok daha ileri seviyelere koşar adımlarla gidecektir. Rektörümüze, bizlere böylesine büyük bir imkân verdiği için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Rektör Çomaklı: “Erzurum, Millî Mücadelenin Beşiği Konumundadır”

    Açılış konuşmasına, “Milletlerin ve medeniyetlerin beşiği durumunda olan, tarihinin her döneminde tavrını bağımsızlıktan yana koyan Erzurum’un, tarihindeki en önemli hadiseleri hiç şüphesiz aziz Türk milletinin Mustafa Kemal Paşa liderliğinde var olma mücadelesi verdiği Türk İstiklâl Harbi sırasında yaşamıştır” diyerek başlayan Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Erzurum’un Ermenilere verilmek istendiği bir dönemde şehrin üstlendiği misyonun, yeni ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne giden yolda son derece önemli bir rol oynadığını ifade etti.

    Erzurum Kongresinin, somut manada hâkimiyetin millete ait ve tam bağımsız demokratik yeni bir devletin temellerinin atıldığı ilk yer olduğunu vurgulayan Çomaklı, bu durumun aynı zamanda Erzurum’u Millî Mücadelenin beşiği konumuna gerdiğini sözlerine ekledi.

    “Erzurum, Atatürk ve Millî Mücadele Arasında Var Olan Güçlü Bağın Altını Önemle Çizmek Gerekir”

    “Erzurum Kongresi, hiç şüphesiz Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde tüm Anadolu’nun işgale ve direnişe karşı duruşunun simgesidir” diyen Rektör Çomaklı şunları söyledi: “Millî mücadelenin temelini oluşturan önemli kararların alındığı kongrenin Erzurum’da yapılması elbette ki tesadüf değildir. Stratejik bir konumda olması ve 15. Kolordu Komutanlığına ev sahipliği yapmasının yanı sıra Mustafa Kemal Paşa’nın gelmesinden önce bir avuç vatanperverin çabalarıyla Millî Mücadele ruhuna bürünmesi, Kongrenin Erzurum’da yapılmasına zemin hazırlanmıştır. Bu durumuyla Erzurum Millî Mücadele ateşinin kıvılcımıdır ve zaferin anahtarıdır. Öte yandan Erzurum, Atatürk ve Millî Mücadele arasında var olan güçlü bağın altını önemle çizmek gerekir. Atatürk’ün Cumhuriyet konusundaki düşüncelerini ilk kez Erzurum`da açıklaması, ilk kez Erzurum`un hemşerisi olması, ilk nüfus cüzdanını buradan alması, milletvekili olarak ilk Erzurum’dan seçilmesi ve elbette ki Cumhuriyete giden yol haritasını buradan çizmesi bu bağın ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir.

    Dahası mensubu olduğumuz Üniversitemizin gurur duyduğumuz ismiyle bu bağ bir kez daha ebedileşmiştir. Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesine kapı aralayan Erzurum Kongresinin 100’üncü yıl dönümünü anmak ve kongrenin önemini toplumun belleğine yerleştirmek adına yapılan bu etkinlikte emeği geçenlere ve panelde konuşacak değerli akademisyen ve araştırmacılara teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

    100. Yılında Erzurum Kongresi Paneli, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Dayı moderatörlüğünde, Atatürk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yavuz Aslan, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Zekeriya Türkmen ve Avukat Hüseyin Özbek’in sunumlarının ardından sona erdi.

  • Atatürk Üniversitesi’nde “Envâr-ı Şarkiye” paneli

    Atatürk Üniversitesi’nde “Envâr-ı Şarkiye” paneli

    Milli Mücadele’nin 100. Yıldönümü etkinlikleri kapsamında Atatürk Üniversitesinde Anadolu’nun ilk vilayet gazetesi olan Envâr-ı Şarkiye Paneli düzenlendi.

    Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu, Doç. Dr. Besim Yıldırım ve Doç. Dr. Naim Ürkmez’in konuşmacı olarak katıldığı panelde tarihi gazete nüshalarının şehir arşivlerine kazandırılması gerektiğini vurguladılar.

    Konuşmasında “Siyasi, tarihi, ekonomik ve her türlü bilgi içeren bir gazetede olan tebliğ, atamalar, asayiş ve ilanlar yer alıyordu” diyen Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu, dönemin koşulları gereğince gazetecisi olmayan ama her memurun Envar-ı Şarkiye’nin bir çalışanı olarak kabul edildiği bir dönem olduğunu vurguladı.

    Doç. Dr. Besim Yıldırım, ise şimdiki yayınlardan çok farklı olan basın anlayışının o dönemde memurların rapor ve beyan mektuplarıyla gazetede yer aldıklarını haber ve sorunların yayılması için bir araç olarak kullanıldığını belirtti.

    Asparagas haberlere, abartılara da tiraj artırmak için yer verildiğini niteleyen Yıldırım, “Envar-ı Şarkiye, Erzurum ve çevresinde kendinden sonraki gazetelere teknik altyapı bırakarak bir okul vazifesi yerine geçmiştir. Dilin gün geçtikçe daha anlaşılır olması, başarılı bir gazetecilik sergilemesinde ise önemli bir rol oynamıştır” dedi.

    Doç. Dr. Naim Ürkmez, ülkeye İngiltere’den gelen matbaanın İstanbul’dan vilayete gönderildiğinde mutlaka onu çalıştırabilecek bir memur ile gönderilmesi gerektiğini ifade ederek, “O memur düzeni oturtup yanında eleman yetiştirdiği taktirde geri dönebilirdi” dedi.

    Ürkmez, 1866’da ülkeye gelen matbaanın birkaç sene sonra Elzen-ül Rum ya da Erzurum isimleri için tartışma oluşturan Envar-ı Şarkiye’nin halkın okuyabileceği bir dilde çıkarılmasına rağmen aslında oldukça ağır bir dile sahip olduğunu zamanla bunun aşılarak oturtulduğunu kaydetti.

  • ETÜ’de iklim değişikliği paneli

    ETÜ’de iklim değişikliği paneli

    Erzurum Teknik Üniversitesi’nde İklim Değişikliği paneli düzenlendi.

    Erzurum Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi konferans salonunda gerçekleşen panele ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ve Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit İncekara’nın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve davetli katıldı.

    Moderatörlüğünü Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Serkan Örtücü’nün yaptığı panele, Erzurum Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit Üncekara, Tema Vakfı Erzurum İl Temsilcisi Işıl Bedirhanoğlu, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Toy, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Eren, Erzurum Teknik Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi İsmail Bezirganoğlu, Erzurum Teknik Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Yazıcı ve Erzurum Teknik Üniversitesi Araştırma Görevlisi Ayşe Üstün panelist olarak katıldılar.

    ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak; iklim değişikliğine karşı uyum mücadelesi, iklim değişikliğinde kentlerin rolü, iklim değişikliğinde biyolojik çeşitlilik ve iklim değişikliğinde transgenic biyoteknolojinin rolü gibi konuların işlendiği panele katılımlarından dolayı emeği geçen herkese teşekkür etti.

    Ardından, Erzurum Teknik Üniversitesi olarak çevreci politikaların izlendiğini, üniversite yerleşke alanının 4000 metrekare olduğunu, bu alanın da üçte ikisinin yeşil alan olacağını belirtirken, 25000 metrekare ile dünyada eğitim yapıları içerisinde en yüksek kapalı alana sahip mühendislik ve mimarlık fakültesi binamızın LEED (Yeşil Bina) sertifikalı olduğunu sözlerine ekledi.

  • Marmaris’te “Türk Denizciliğine Bakış” paneli

    Marmaris’te “Türk Denizciliğine Bakış” paneli

    MUĞLA (İHA) – Muğla’nın Marmaris ilçesinde düzenlenen “Türk Denizciliğine Bakış” konulu panele katılan Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürü Ahmet Selçuk Sert, “Denizciliğin ekonomideki değeri 17.5 milyar dolar” dedi.

    Marmaris’te düzenlenen “Türk Denizciliğine Bakış” paneli sektörün uzman isimleri ve denizcilerini bir araya getirdi. Panelin konuşmacıları arasında Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürü Ahmet Selçuk Sert, Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, Türk P&I Genel Müdürü Ufuk Teker, Deniz Ticaret Odası Marmaris Şubesi Başkanı Halil Bağlı yer aldı.

    Yat bağlama ve çekek yeri kapasitesi ile Türkiye genelinin yüzde 13’ünü karşılayan Marmaris’te gerçekleşen panelde konuşan Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürü Ahmet Selçuk Sert, “Denizciliğin ekonomideki değeri 17.5 milyar dolar. Denizciliğin ve turizmin ortak noktası deniz turizmi. Deniz turizmi sezonda 7/24 emek yoğun işlev yerine getiriyor. 1 milyon kişi/gece konaklama ve 100 bin misafire ulaştı. Bu sektör turizmden yüzde 20 pay alıyor. Turizmde yatak sayısına bakıldığında yoğunluk denize kıyısı olan bölgelerde görülüyor. Sigorta mevzuatı turizm yönetmeliğine göre düzenleniyor ve mevzuat mal varlığına göre oluşturuluyor. Fakat teknelerin çevreye verdiği zarar çok yüksek olabilir. Riski dağıtarak güvence altına almalıyız. Türk P& I maliyetleri oldukça düşürdü. Denizlerdeki sivil can güvenliği açısından mevzuatı düzenleyip Mayıs ayı içerisinde sonlandırmayı planlıyoruz. Sektör ve sigorta şirketleri buna hazır” dedi.

    “Deniz turizmi önemli bir gelir kaynağı”

    Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran ise, “Cari açık sorunu yaşayan ülkelerde yabancı paraya dayalı her türlü gelir önemlidir ve ekonomiye büyük katkısı olur. Deniz turizmi de bu anlamda önemli bir gelir kaynağıdır. 10 bin üyeye sahibiz, 4 bini fiilen deniz turizmiyle ilgileniyor. Denizcilikte deniz taşımacılığı yüzde 35 ile birinci, gemi inşa ve tamir bakım sektörü yüzde 25 ile ikinci, limanlar yüzde 17 payla üçüncü sırada. Deniz turizmi bu sektörlerden sonra geliyor. Deniz olmazsa turist gelmez, denizcilik desteklenmeli. Sigorta maliyet değildir. Bütün üyelerimize konuya böyle yaklaşmalarını ve bu imkanı değerlendirmelerini tavsiye ediyorum. Potansiyelimiz yüksek, deniz turizminin turizm gelirleri içindeki payını daha yukarılara çekebiliriz” dedi. Deniz Ticaret Odası Marmaris Şubesi Başkanı Halil Bağlı “Marmaris olarak sezona hazırız, tüm tekneler, yatlar hazırlıklarını tamamladı. Son 3 yıla baktığımızda rezervasyonlarda ciddi artış var. Talep yüksek. Mavi tur teknelerinde rezervasyonlar ciddi rakamlara ulaştı” diye konuştu.

    “Teknelerin yüzde 95’i denizlerde teminatsız dolaşıyor”

    Yat sektöründe sigorta konusuna değinen Türk P&I Genel Müdürü Ufuk Teker ise, “Turizm sezonu açıldı, ancak tekneler doğru teminatlarla sigortalanmıyor. Teknelere binen yerli ya da yabancı turistler korunmuyor. 61 marina, 25 bin yat bağlama kapasitesine sahip Türkiye’nin, turizm başkentleri sayılan Antalya, Bodrum, Marmaris gibi önemli merkezlerde faaliyet gösteren yaklaşık 2 bin 500 gezi teknesi ve guletin yüzde 95’i denizlerde teminatsız yol alıyor. Yaklaşık 3.5 milyon turist sigortasız koşullarda denizlere açılıyor. Özellikle Marmaris gibi dünya turizminin ilgisini çeken lokasyonlarda gerek risklerin ortadan kaldırılması gerekse güvenli denizcilik ve yolcu güvenliği, uluslararası platformlarda ciddi bir öneme sahip” dedi.