Etiket: pandemisi

  • Covid-19 pandemisi otel işletmeciliğinde kalıcı değişimlere yol açacak

    Covid-19 pandemisi otel işletmeciliğinde kalıcı değişimlere yol açacak

    Covid-19 pandemisinden en çok etkilenen sektörlerin başında hiç kuşkusuz turizm ve otelcilik geliyor. Bu nedenle Yakın Doğu Üniversitesi Turizm Fakültesi ve Turizm Araştırma Merkezi işbirliği ile başlatılan “Sektörün Öncüleri” seminer dizisi kapsamında “COVID-19 Sürecinde Otellerde Maliyet Yönetimi” başlığı ele alındı.

    Oturum başkanlığını Yakın Doğu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülen Saner’in yaptığı seminere, Limak Cyprus Deluxe Hotel Genel Müdürü Mehmet Mülayim konuşmacı olarak katıldı. Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile Turizm ve Otel işletmeciliği öğrencilerine sektörle ilgili bilgiler veren Mehmet Mülayim, pandemi döneminin otel işletmeciliği üzerindeki etkileri ile ilgili bilgiler paylaştı. Mülayim, korona virüs (Covid-19) pandemisi süresince otellerde zorunlu olarak hayata geçen bazı uygulamaların kalıcı hale gelebileceğini söyledi. Mülayim’e göre hangi uygulamaların kalıcı hale geleceğini yapılacak maliyet analizleri belirleyecek.

    Otellerin bu süreçte konuklarının ve çalışanlarının sağlığını ve güvenliğini korumak ve durumla başa çıkmak için farklı önlemler aldığını dile getiren Limak Cyprus Deluxe Hotel Genel Müdürü Mehmet Mülayim, otellerin bu zor dönemde aldıkları önlemlerin normale dönüş stratejilerine de yansıyacağına vurgu yaptı.

    “Yiyecek-içecek maliyetlerini büyük ölçüde düşürdü”

    Pandemi koşulları nedeniyle otellerin günlük işleyişinde bazı değişikliklere gidildiğini hatırlatan Limak Cyprus Deluxe Hotel Genel Müdürü Mehmet Mülayim, sektörün bu dönemi atlatabilmek için iş gücü, yiyecek-içecek, diğer giderler ve sabit harcamaların tamamını hesaba katarak maliyet analizleri yapması gerektiğini söyledi. Mülayim, açık büfe otellerde misafirlerin yemekleri kendilerinin alması yerine personel tarafından servis edilmeye başlandığını hatırlatarak bu uygulamanın yiyecek-içecek maliyetlerini düşürdüğüne dikkat çekti. En önemli maliyet artışı ise temizlik departmanında yaşandı. “Temizlik sıklığının arttırılması, derin temizlik ve dezenfeksiyon işlemi yapılması oteller için hesapta olmayan bir maliyet kalemi ekledi” dedi. Otellerin doluluk oranının düşmesinin gelirlerde düşüşe sebep olduğunu söyleyen Mülayim, “Bu dönemde klimaların kullanılmıyor olması otelin enerji maliyetini düşürdü. Bunu yanında karlılık sağlamak için gereksiz harcamalarda azaltıldı” dedi.

    “Sektör için bir tartışma platformuna dönüştü”

    Yakın Doğu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülen Saner, düzenli olarak yaptıkları “Sektörün Öncüleri” seminerleri ile bir yandan öğrencilerine turizmin dinamiklerini daha içeriden görme fırsatı imkanı verirken diğer yandan sektör için bir tartışma platformu oluşturduklarını söyledi. Gerçekleştirdikleri seminere konuşmacı olarak katılan Limak Cyprus Deluxe Hotel Genel Müdürü Mehmet Mülayim’e teşekkür eden Prof. Dr. Saner, seminer dizisinin devam edeceğini de sözlerine ekledi.

  • Korona pandemisi kahvehaneleri olumsuz etkiledi

    Korona pandemisi kahvehaneleri olumsuz etkiledi

    Edirne Kahveciler ve Gazinocular Odası Başkanı Hakan Gönay, pandemi sürecinin kahvehaneleri çok etkilediğini söyleyerek, “Süreç biraz daha uzarsa kahvehanelerin yarısı kapanır” dedi.

    Pandemi sürecinin en çok etkilediği sektörlerden biri de kahvehaneler oldu. İşyerleri üç ay kapalı kalan, daha sonra çalışmaya başlayan kahvehanelerde işler beklenildiği gibi olmadı. Kahveci esnafı endişeli. Sürecin biraz daha uzaması halinde çok sayıda kahvehanenin kapanacağı endişesi taşıyor. Edirne Kahveciler ve Gazinocular Odası Başkanı Hakan Gönay, esnafın durumunun günden güne kötüye gittiğini söyleyerek, “Bu kışın çok zor geçeceğini düşünüyoruz. Yavaş yavaş yok oluyoruz” dedi.

    “3 aydan sonra açtık ama bıraktığımız yerden başlayamadık”

    Gönay, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Biz 3 ay kapalı kaldık. Türkiye genelinde pandemiden etkilendik. 3 aydan sonra açtık ama bıraktığımız yerden başlayamadık. İnsanlardaki korku, çekince, bulaşır diye müşterinin gelmemesi, oyunların kısıtlanması etken oldu. Zaten Edirne’de kahve kültürü yavaş yavaş bitiyor. Biz ancak istirahat kısmını karşılayabiliyoruz. Eğlence kısmını şu anda karşılayamıyoruz. Çünkü oyunlar yasak. Tüm Türkiye’de yasak. Kısıtlı olduğumuz dönemlerde esnafımız işe başlamak için belli bir harcama yapmak zorunda kaldı. Sigortaları, faturaları birikti. Krediye yöneldi. Aldıkları kredilerin de geri ödemesi başladı. 3 aylık alanlar var. 6 aylık alanlar var. 6 aylık alanlar da bu ayın içinde ödemesi var. Biz şu anda 3’te 1 kapasiteyle çalışıyoruz. Çay satışları mevsim geçişi dolayısıyla biraz arttı. Meşrubat satışlarında azalma var. Ama 3 tane olan personeli ben 1’e düşürdüm. Şu anda benim işletmemde 1 personel var. Personelimizi mecburen çıkarmak zorunda kaldık. Bu da işsizliğin artması demek. Bu işlerin bir an önce rayına oturması için insanların psikolojik olarak rahatlaması gerekiyor” dedi.

    “Bizim mekanlarımızda bulaşı olayı olmadı”

    Oda Başkanı Hakan Gönay, bugüne kadar kahvehanelerde bulaşın söz konusu olmadığını ve hijyene çok dikkat edildiğini söyleyerek, “Biz hijyenimize dikkat ediyoruz. Çay bardaklarını bulaşık makinelerinde yıkıyoruz. Valiliğin verdiği dezenfektan pompalarını birebir dağıttık. Mekanları ziyaret ettik. Eksik olanları uyardık. Dezenfektan maddesinde herhangi bir sorun yok. İstediği kadar temizlik yapabilir. Bulaşı olayını önlemek için her şeyi yapabilir. Valiliğin dağıttığı dezenfektanlar virüse karşı yüzde yüz etkili. Bizim mekanlarımızda bulaşı olayı olmadı. Kahvehaneden herhangi bir bulaşı olmadı. Sadece kahvehane değil. Bizim çeşitli meslek gruplarından olay 550 tane üyemiz var. Bunların yaklaşık 350 tanesi kahve, kafeterya. Diğerleri pansiyon gibi değişik meslek grupları. Bizim mekanlarımızda herhangi bir bulaşı yok” dedi.

    “Pandemi süreci biraz daha uzarsa zaten kahvelerin yarısı kapanır”

    Gönay, “Esnafın durumu hiç iç açıcı değil. Hava değişimi dolayısıyla şimdi içeri girecekler. İçeride mesafe sorunu olacak. 40 metrekareye 10 kişi gibi bir hesaplama yapılıyor. Bizim o kadar büyük işletmelerimiz yok. Küçük olduğu için bu sıkıntı biraz daha fazlalaşacak. Bu kışın çok zor geçeceğini düşünüyoruz. Yavaş yavaş yok olma durumundayız. Pandemi süreci biraz daha uzarsa zaten kahvelerin yarısı kapanır. Biz olaya umutlu bakmıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • MTÜ’den “Covid-19 Pandemisi ve Aşı Süreci” konulu e-panel

    MTÜ’den “Covid-19 Pandemisi ve Aşı Süreci” konulu e-panel

    Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) tarafından “Covid-19 Pandemisi ve Aşı Süreci İçin Güncel Yaklaşımlar” konulu e-panel düzenleniyor.

    MTÜ Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut’un moderatörlüğünde gerçekleşecek olan panele konuşmacı olarak, Avrupa Klinik Kimya ve Tıbbi Laboratuvarlar Federasyonu (EFLM) Başkanı Prof. Dr. Tomris Özben ile birlikte Dr. Öğretim Üyesi Şirvan Elmas Dal, Dr. Öğretim Üyesi Ekrem Akbulut ve Dr. Öğretim Üyesi Ayten Gündüz katılacak. “Covid-19 Pandemisi ve Aşı Süreci İçin Güncel Yaklaşımlar” konulu e-panel MTÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi sistemi üzerinden 30 Eylül 2020 Çarşamba günü saat 14.00’de başlayacak ve üniversitenin kurumsal sosyal medya hesaplarından da canlı olarak yayınlanacak.

    Panelde Covid-19 pandemisine yönelik aşı çalışmaları konusundaki güncel çalışmalar uluslararası laboratuvar tıbbı açısından değerlendirilecek.

    Özben İtalya’dan katılacak

    Prof. Dr. Tomris Özben e-panele İtalya’dan katılacak. Uzun yıllar Akdeniz Üniversitesinde çalışan Prof. Dr. Tomris Özben İtalya ve Zimbabwe Üniversitelerinde Doktora programlarında görev yapıyor.

    Türkiye’nin biyokimya alanında giderek artan bilgi birikiminin evrenselleşmesi ve Türkiye’de yapılan çalışmaların uluslararası platformlarda temsil edilmesi konusunda önemli çalışmalarda bulunan Prof. Dr. Tomris Özben halen Avrupa Klinik Kimya ve Tıbbi Laboratuvarlar Federasyonu (EFLM) Başkanlığı görevini sürdürüyor. Prof. Dr. Özben, Balkan Klinik Laboratuvarlar Federasyonu (BCLF) Başkanlığı, Dünya Klinik Kimya ve Tıbbi Laboratuvarlar Federasyonu (IFCC), Kongre ve Konferans Komite Başkanlığı görevlerinde de bulundu.

    Prof. Dr. Tomris Özben’in Covid-19 ve belirteçlerle ilgili yayınları da bulunuyor.

    Bu arada, panele konuşmacı olarak katılacak olan Dr. Öğretim Üyesi Şirvan Elmas Dal, Dr. Öğretim Üyesi Ekrem Akbulut ve Dr. Öğretim Üyesi Ayten Gündüz’ün de Covid-19 pandemi süreci ile ilgili bilimsel çalışmaları bulunuyor.

  • “Kovid-19 pandemisi birçok yönü ile kadınların sırtındaki yükü arttırdı”

    “Kovid-19 pandemisi birçok yönü ile kadınların sırtındaki yükü arttırdı”

    Kovid-19 salgını Dünya’daki her kesimi etkilediğini belirten Uzman Klinik Psikolog Kübra Bozkurt, ülkemizde de hem kadınlar hem erkekler hem de çocuklar yaşamlarındaki bu büyük değişime ayak uydurmaya çalıştığını belirtti. Bozkurt, ancak salgının kadınlar üzerinde ruhsal etkileri gözlemlendiğinde, kadınlarla erkekler arasında bir takım farklılıklar gözlemlendiğini vurguladı.

    Kovid-19 salgını Dünya’daki her kesimi etkilediği ifade eden Medicana Çamlıca Hastanesi Uzman Klinik Psikologu Kübra Bozkurt, “Ülkemizde de hem kadınlar hem erkekler hem de çocuklar yaşamlarındaki bu büyük değişime ayak uydurmaya çalıştı. Çalışan insanlardaki değişim, iş hayatının eve taşınmasıyla, çocuklardaki değişim, okul hayatının bir süreliğine ara verilip evde eğitime geçişle yaşandı. Yaşlı insanlar evlerinden çıkamadı, her kesimden insan sosyal izolasyon nedeniyle arkadaşlarından, ailelerinden uzak kaldı.” dedi.

    “Pandemi kadınları duygudurum açısından daha çok zorladı”

    Salgının kadınlar üzerinde ruhsal anlamda etkileri gözlemlendiğinde, kadınlarla erkekler arasında bir takım farklılıklar ortaya çıktığını belirten Bozkurt, “Öncelikle çalışan kadınlar ele alındığında, aktif bir yaşamı olan kadının evde izole bir yaşama geçişiyle bir takım değişikler gözlemliyoruz. İş hayatının verdiği sosyallikten uzaklaşmış oluyor kadın artık. Her gün düzenli olan programı bozuluyor, yatma kalkma saatleri, yemek saatleri değişiyor. Home office çalışma koşullarının zorlayıcı olması, pandemi sürecinden etkilenen işletmelerin, çalışanlarını daha fazla mesaiye zorlamasıyla da, kadınlar günlük ‘pandemi’ hayatına adapte olmakta daha çok zorlanıyorlar. Günlük rutinin bozulması, aniden değişen sosyal yaşantı, daha az fiziksel hareket mevcut duygudurumunu daha çok zorlamaya başlıyor. Hareketsiz bir yaşantı, belli bir hedefi olmadan geçirilen gün kişiyi hafif depresif belirtilerle başlayan ciddi bir psikiyatrik soruna götürebilir. Bunun kadınlar üzerindeki en büyük farkı, çocuğu olan kadınların daha fazla sorumluluk yüklenmesiyle, günlük problemleriyle baş ederken daha fazla zorlanmalarına neden olması olarak gösterilebilir.” ifadelerini kullandı.

    “Çocuğu olan kadınların günlük sorumlulukları arttı”

    Annelerin, her ne kadar sorumluluğu eşleriyle paylaşsalar da, kendilerine yükledikleri sorumluluk daha fazla olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Kübra Bozkurt, annelerin çocuklarının ihtiyaçlarını karşılama, eğitimleriyle, sosyal hayatlarıyla birebir ilgilenme, günlük yaşantılarına yön verme gibi uğraşları olduğunun altını çizerek, “Pandemi sürecinde sadece kendi sağlıklarını değil, öncelikli olarak çocuklarının sağlığını öne koymaya çalıştı anneler. Evdeki hijyene, dışarıdan eve getirilen eşyaların temizliğine daha çok dikkat ettiler. Bunları yaparken de çoğunlukla kendi gereksinimlerinden fedakarlıklar yaptılar. Çalışma saatleri, kişisel bakıma ayırdıkları vakit, eşleriyle, aileleriyle geçirdikleri vakitten fedakarlık yapıp, evde kalan çocuklarının eğitimiyle birebir ilgilenmeye, onların günlük programında aktif olmaya çalıştılar.” diye belirtti.

    Bozkurt, çalışan/çalışmayan tüm kadınların, çocuğu olan olmayan tüm kadınların bu süreçten bir şekilde etkilendiğini ve şu an salgından korunmak için tedbirli hayata geçmiş olsalar da bunun, bir takım psikolojik sorunlar geliştirmedikleri anlamına gelmeyeceğini vurgulayarak, “Daha gergin, stresli, daha agresif, fevri çıkışlar yapan, daha tahammülsüz olan, daha çabuk bunalan ve ağlama ihtiyacı hisseden bireyler haline geldi aile üyeleri. Kadınlarda bu sıkıntıların daha fazla görülebilir olmasının nedeni olarak da belirtildiği gibi, kendilerine daha fazla sorumluluk yüklemeleriyle alakası olabilir.” dedi.

    Bu sorunlarla baş etmek için neler yapılabilir?

    Kadının da erkeğin de yorulabileceğinin altını çizen Bozkurt, “Eğer onlar kendi sağlıklarını göz ardı ederlerse, evin diğer üyelerinin ihtiyacı olan desteği gösteremezler. Bu yüzden fedakarlık yapmadan önce herkesin ihtiyacının dengeli bir şekilde karşılandığından emin olunmalı. Kadınlar zorlandıkları noktalarda eşlerinden, diğer aile üyelerinden mutlaka destek almalı, sorunlarını paylaşmalı. İhtiyaç duydukları anda profesyonel bir yardım almak da baş etme sürecini hızlandıracaktır. Evde ve dışarıda vakit geçirmek için kendilerine özel zaman ayırmalılar. Çocukları varsa çocuklarıyla geçirecekleri zaman ayrı, eşleriyle geçirecekleri zaman ayrı, diğer aile üyeleriyle geçirecekleri zaman ayrı ve yalnız zaman geçirecekleri zaman ayrıdır. Bunların her birinin dengeli bir şekilde gerçekleşmesi gerekir. Eğer çocuklarına daha fazla zaman ayırmak için, kendilerine ayıracakları zamandan fedakarlık yaparlarsa, dinlenmeleri için, streslerini atabilecekleri imkan azalır, ruhsal anlamda kendilerini zorlamaya başlamış olurlar. Düzenli programları olmalı, kendilerinin ihtiyaçları için yeterli zaman ayırmalılar programlarına. İhtiyaçları konusunda yakınlarından destek almalılar. Örneğin eşiyle baş başa vakit geçirmek isteyen bir kadın, çocuğunun bakımı için güvendiği birisinden yardım isteyebilir. Çocuğunun eğitimiyle ilgilenmek istediğinde eşinden eşit destek almalı, fazlasını kendisi yüklenmemeli. Bu konuda sorun yaşayan çiftler çift terapisiyle sorunlarına çözüm bulabilirler.” şeklinde konuştu.

    Pandemik salgın her sosyal bireyi etkilediğini kaydeden Kübra Bozkurt, “Bu etkiler kadınlarda ve erkeklerde farklılık gösterebilir. Kadınlardaki etki farklılıkları, kadının anne kimliğinin de olmasıyla değişiyor. Sonuçların etkileri küçük ya da büyük olsun, her daim çevremizden destek almamız gerektiğini, sorunlarla tek başımıza mücadele etmenin bizi çok zorlayacağını unutmayalım.” ifadelerini kullandı.