Etiket: Pamukta

  • Söke Ziraat Odasından pamukta ballık, zeytinde sinek uyarısı

    Söke Ziraat Odası gerek pamuk üretimi, gerekse zeytin üretimine olumsuz etki eden zararlılarla mücadele konusunda uyarıda bulundu.

    Sezonun ortalandığı pamukta yağış rejiminin değişmesi ve erken sıcakların pamuk ekili arazilerde zararlı popülasyonunu arttırdığı belirtildi. Pamuk ekili arazilerde yapılan araştırmalarda yaprak biti diğer adıyla ballık zararlısının ön planda görüldüğü ifade edildi. Fazla gübreleme, aşırı bitki sıklığı ve yüksek nem zararlının kontrol edilemeyecek seviyede çok hızlı çoğalmasına sebep olduğunu belirtilirken, üreticilerin pamuk arazilerini sık aralıklarla kontrol etmeleri, gerekli görüldüğü durumda da tekniğine uygun bir şekilde zirai ilaçlama yapmaları tavsiye edildi.

    Diğer taraftan zeytin üreticileri de zeytin sineğine karşı uyarıldı. Sofralık zeytin üretimiyle öne çıkan Doğanbey mahallesinde de bu yıl zeytin sineği önemli sorun olmaya başladığı, zirai mücadelenin zamanında yapılması gerektiği vurgulandı. Ziraat Odası tarafından yapılan açıklamada; “Temmuz ve Ağustos ayında bu gibi konularda üreticilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda Söke İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile beraber gece eğitimi toplantıları planlamaktayız” denildi.

    Söke Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı kemal Kocabaş imzalı yapılan yazılı açıklamada; özellikle Sarıkemer bölgesinden gelen yetersiz su şikayetleri ile ilgili Söke Ovası Sulama Birliği ile temasa geçildiği, konunun takipçisi olunduğu belirtildi.

  • Pamukta sezonun ilk hasadı

    Gaziantep’te yılın ilk kütlü pamuk hasadı yapıldı. Üreticiler bu sene Gaziantep’te pamuk rekoltesinin geçmiş yıllara oranla daha yüksek olmasını bekliyor.

    Gaziantep’in önemli pamuk üretim merkezlerinden Araban’da yılın ilk mahsul kütlü pamuğu hasadı yapıldı. Eski Altıntaş köyünde çitçi Mehmet Aksu tarafından 80 dönüm arazide yetiştirilen sezonun ilk kütlü pamuğu buradan Gaziantep Organize Sanayi Bölgesine getirildi. Gaziantep Ticaret Borsası’na tescil işlemleri için müracaatı yapılan sezonun ilk pamuğu, Mert-Sa Tekstil tarafından satın alındı.

    Gaziantep’te sezonunun ilk pamuk hasadını yapmaktan dolayı mutlu olduğunu dile getiren üretici Mehmet Aksu, ‘Köyümüzde kendimize ait 80 dönümlük bir arazide pamuk ekimi gerçekleştirdik. Eylül ayının başında ilk hasadımızı yaptık. İlk etapta tarladan toplanan yaklaşık 3O ton pamuğu, sezonun ilk ürünü olarak satmak için Gaziantep’e getirdik. Bu sene geçmiş yıllara oranla çok daha yüksek verim ve kalite bekliyoruz” dedi.

    Gaziantep’te Ticaret Borsası Yönetim Kurulu üyesi Karaca Türkmen ve Meclis Üyesi Bilal Darı ise yılın ilk pamuğunu yetiştiren çiftçi Aksu’yu kutlayarak, tüm pamuk üreticilerine bereketli ve bol kazançlı bir hasat dönemi diledi.

    Türkmen ve Darı, Gaziantep’te senenin ilk kütlü pamuğunu yetiştiren çiftçi Mehmet Aksu’ya, Gaziantep Ticaret Borsası adına tam Cumhuriyet altını hediye etti.

  • Pamukta makineli hasadın neden olduğu kayıplar en aza indirilecek

    Aydın Valiliği, pamuk toplama makinesi ile pamuk hasadında kalitenin ve verim kayıplarının en aza indirilmesini sağlamak amacıyla tebliğ yayınlandı.

    Tebliğin amacının, il tarımında önemli bir yere sahip, tekstil sanayinin ana maddesini oluşturan, yetiştirilmesi büyük emek, zaman ve teknik bilgi gerektiren, kalite yönünden dünya sıralamasında her zaman ilk sıralarda yer alan Aydın Pamuğu’nun zamanında, amacına ve tekniğine uygun, az kayıplarla hasadını yapmak olduğu belirtildi.

    Aydın Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada,”İlimizde pamuğun hasadında toplama makinelerinin kontrolü, çalıştırılması kontrol hizmetlerinin yürütülmesi ve denetlenmesi amacıyla yapılan, ‘Pamuk Toplama Makinesi ile Pamuk Hasadında Tarla Kontrolleri Çalışması’ Aydın Valiliğince yayınlanan, Aydın ili mülki hudutları dahilinde Pamuk Toplama Makinesi ile Pamuk Hasadında Kontrol Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Valilik Tebliği çerçevesinde Valiliğimizce yetkilendirilmiş teknik elemanlar tarafından toplama makinesi ile hasat sırasında tarla ve toplama makinesi yapılacaktır. İlimizde 2016 yılında, Pamuk toplama makinesi ile pamuk hasadında kalitenin ve verim kayıplarının en aza indirilmesini sağlamak için, ‘Aydın ili Mülki hudutları dahilinde Pamuk Toplama Makinesi ile Pamuk Hasadında Kontrol Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin 2016/3 sayılı Valilik Tebliği’ ’ne uyulması gerekmektedir. Yasaklara uymayanlar hakkında ilgili kurumlarca 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda cezai işlem uygulanacaktır” denildi.

  • Pamukta 2016 rekolte tahmini açıklandı

    Türkiye’nin önemli ihraç ürünlerinden olan pamukta, Ege Bölgesi’nde 2016 sezonunda geçen yıla oranla yüzde 25 artarak, toplam 427 bin 243 ton ürün elde edilmesinin beklendiği açıklandı. 2018 yılı için ise 1 milyon ton hedefleniyor.

    İzmir Ticaret Borsası önderliğinde İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçılar Birliği, Söke Ticaret Odası ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü işbirliğiyle, Ege Bölgesi’nde 2016 sezonu için yapılan pamuk rekolte tahmini, İTB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Bülent Uçak tarafından açıklandı.

    Hedef 1 milyon ton

    Tarihi İTB Meclis Salonunda gerçekleştirilen toplantıda Uçak, “2016/2017 sezonunda bir önceki sezona göre bölgemizde pamuk ekim alanlarının yüzde 10,8 oranında artarak 91 bin 553 hektara yükseleceği tahmin edilmiştir. Ortalama kütlü veriminin 467 dekar kilogram olması beklenmekte, buna göre kütlü üretimin 427 bin 243 ton olacağı tahmin edilmektedir. Yeni sezonda çırçır randıman oranının yüzde 39 olacağı ve bu randıman oranı ile mahlıç pamuk üretiminin de 166 bin 625 ton olacağı tahmin edilmektedir” dedi. Uçak 2018 yılı için ise 1 milyon ton eşiğini yakalamak istediklerini söyledi.

    İthal pamuk miktarı 920 bin ton

    2015/16 sezonunda ithal edilen pamuk miktarı 920 bin ton olduğunu dile getiren Bülent Uçak, bunun karşılığında ödenen dövizde yaklaşık 1,4 milyar dolar olduğunu söyledi. Yüksek dövizi ithalat için harcamanın doğru olmadığını savunan Uçak, “Üreticimizin pamuk ekmeye devam etmesi için yeteri kadar desteklenmesi gerekmektedir. Bu sezon için 75 kuruş olarak açıklanan prim miktarını çok önemsiyorum. Ancak, pamuk ekim kararlarında sadece pamuğa verilen prim miktarı değil alternatif ürünlerde izlenen politikalarda etkili olmaktadır. Bu nedenle olaya daha bütüncül bir yaklaşım sergilenmeli, tekstil sanayimizin ihtiyacı olan pamuğun en az yüzde 75’ini karşılayacak pamuk üretimi hedefimiz olmalıdır. 2017 yılından itibaren uygulanacağı açıklanan havza modelinde umarım bu bakış açısı hakim olur.aksi takdirde birkaç yılda bir fiyat artışı ile para kazanan üreticimizin kalıcı olarak pamuk üretimine geri dönmesi mümkün görünmemektedir” ifadelerini kullandı.

    Uçak, pamuk üreticisi kadar elyaf kalitesinin de önemli olduğunu kaydederek, gece yapılan pamuk toplamalarına son verilmesini, depolama alanları oluşturarak işleme ve depolamadan kaynaklanan sorunlara engel olunması gerektiğini de ifade etti.

    Çözüm önerilerini paylaştı

    Alternatif ürünlere gümrük vergileri ile sağlanan avantajlar destekleme miktarlarının belirlenmesinde göz önüne alınması gerektiğini dile getiren Uçak, “Mahlıç pamuk kalitesini olumsuz etkileyen en önemli sorunlardan birisi olan tohum çeşitliliğine son verilmelidir. O kadar çok farklı tohumlar ekiliyor ki, bırakın 150-200 balyalık partileri bir pamuk balyasında bile yeknesaklık zor yakalanıyor. Sadece bu sorunun bile çözülmesi çok önemli adım olacaktır. Çırçır fabrikalarının çalışma standartları yeniden belirlenmeli, modernizasyonu için teşviklerden faydalanmaları sağlanmalıdır. standartlara uymayan fabrikaların çalışmasına engel olunmalıdır. Gece toplamanın önüne geçmek için sıkı denetimler yapılmalı, uymayanlar cezalandırılmalıdır. sadece pamuk sektöründe değil uygulandığı her tarım ürününde arz-talep dengesini bozarak piyasayı olumsuz etkileyen emanetçilik sistemi ortadan kaldırılmalıdır. Yılan hikayesine dönüşen pamuk standardizasyonu konusunda piyasanın ihtiyacı olan kalıcı ve net adımlar atılmalıdır. Bütün bunların yanında pamuğun en önemli sorunlarından birisi çok sahibinin olup, hiç sahibinin olmamasından kaynaklanmaktadır. Pamukla ilgili kurumlar arasındaki yetki karmaşası giderilmeli ve sorumluluklar net olarak belirlenmelidir” dedi.

  • Çiftçiler pamukta daha fazla destek istiyor

    TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Semih Karademir, Çukurova’nın geleneksel ürünü pamuğun hasadının başladığını, sanayi ve istihdamda önemli bir role sahip pamuğun daha fazla desteklenmesi gerektiğine vurgu yaparak, üreticinin kar etmesi için taban fiyatının en az 2,3 lira açıklanması gerektiğini söyledi.

    ZMO Adana Şube Başkanı Semih Karademir, düzenlediği basın toplantısında Çukurova’nın geleneksel ürünlerinden pamuğun hasadının başladığını, pamuğun Türkiye’nin lokomotif bir tarım ürünü olduğunu belirterek, “Pamuk, ülkemiz önemli ihracat kalemlerinden tekstil ve hazır giyim sanayisinin hammaddesini oluştururken, ciddi anlamda ihtiyaç duyduğumuz bitkisel ham yağ ihtiyacımızı da karşılamaktadır. Sosyal anlamda istihdam oluştururken, aynı zamanda ülkemiz hayvancılığı için ihtiyaç duyulan yemi karşılamaktadır” dedi.

    Türkiye’nin pamuk üretiminde Çin, Hindistan, ABD, Pakistan, Brezilya, Avustralya ve Özbekistan’dan sonra 8’inci sırada yer aldığına dikkat çeken ZMO Adana Şube Başkanı Karademir, pamuğun ülkemiz için stratejik bir ürün olduğunu kaydetti. Karademir açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

    “Gelişmiş ülkelerin ve özellikle ABD’nin pamukta uyguladığı iç destek ve ihracat sübvansiyonları dünya pamuk fiyatlarının olması gerekenin altında seyretmesine neden olmaktadır. ABD dünya pamuk fiyatlarında ortaya çıkan düşüş eğilimlerinde üreticilerinin olumsuz etkilenmesini engellemek için çeşitli destekleme politikaları izlerken, Türkiye’de tarımda desteklemelerin reel olarak azaltılmasına yönelik uygulamalar mevcuttur. ABD ve AB dünya piyasalarındaki özellikle de Türkiye’de tekstil sektörünün pamuk talebini de dikkate alarak sektörü yönlendirmekte ve desteklemektedir. AB özellikle ithalatını sınırlı tutmak, Türkiye pazarına pamuk satabilmek ve ABD ile rekabet edebilmek için yüksek destekler vermektedir. Pamuk ile ilgili rakamlar incelendiğinde Türkiye’de pamuğa ilginin yeterince olmadığı ve bununla ilgili politikaların yanlış olduğu, pamuk çiftçisinin piyasanın koşullarına terk edildiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Yüksek girdi maliyeti düşük ürün fiyatı pamuk çiftçisini pamuk üretimden uzaklaştırmaktadır. Özellikle Çukobirlik’in işlevsizleştirilmesi pamuk çiftçisini savunmasız bırakmıştır. Şöyle ki; 2002 yılında Türkiye’de pamuk ekim alanları 721 bin hektarken günümüzde bu alan 450 bin hektara kadar gerilemiştir. İlimizde milyonlarca dönüm ekimi yapılan pamuğun günümüzde 250 – 300 bin dekarlara kadar gerilediğini görmekteyiz. 2002 yılı verilerine bakıldığında Türkiye’deki pamuk üretici sayısı 135 binlerden 75 binlere kadar gerilediğini görmekteyiz. Ülkemiz 2003 ile 2013 yılları arası pamuk rakamları incelendiğinde karşımıza çok çarpık sonuçlar çıkmaktadır. 2003 yılında tüketim içerisindeki ithalat oranımız yüzde 37,7 iken ne yazık ki 2013’te bu oranın yüzde 49,7’ye kadar çıktığını görmekteyiz. Üretim ve ithalattaki dalgalanmalar incelendiğinde 2009 yılında ithalatın yüzde 54,1 ile en üst seviyelere çıkmıştır. TÜİK’in 2003 ile 2013 yılları ortalaması incelendiğinde yıllık 850 bin tonluk üretimimize karşılık 724 bin ton ithalat yapıldığı, bunun karşılığında yıllık ortalama 1 milyar 199 milyonluk kaynağın yurt dışına akıtıldığını görmekteyiz. Hal böyleyken ilimizde 2015 yılı pamuk hasadı tamamlandığında 65 krş/kg destekleme fiyatı düştükten sonra 2,15 TL/kg seviyelerinde gerçekleşmesi gereken 1 kg kütlü fiyatının ne yazık ki 1,75 – 1,95 TL/kg seviyelerinde gerçekleştiğini görmekteyiz. Bunun sonucunda bir kez daha gördük ki bu politikalarla bu ülkenin pamuk üreticisi pamuk üretiminden uzaklaştırılmıştır. Ülkenin ihtiyaç duyduğu tarımsal ürünlerin üretiminde bölgesel üretimleri destekleyecek havza bazlı destekleme modeline hızla geçilmelidir. Çukurova’da bazı kurumların sarı altın olarak lanse ettikleri mısır alanları pamuk ve yağlı tohum alanlarına açılmalıdır. Ayrıca Türkiye DTÖ Tarım Müzakerelerinde gelişmiş ülkelerin pamuğa sağladıkları yüksek desteklerin önemli miktarda azaltılması ve ihracat sübvansiyonlarının kaldırılması konusunda ısrarcı olmak zorundadır. Çünkü bu pamuk dünya fiyatlarının artmasını sağlayacak, böylelikle uzun vadede pamuğun iç piyasadan temin edilmesinin önünü açacaktır. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Tarla Bitkileri Komisyonu’nun yapmış olduğu çalışma sonucunda pamuk üreticisinin yüzünün gülüp bir yıl sonra tekrar pamuk ekimi yapabilmesi için 1 kg kütlü fiyatının 2,3 TL/kg olması gerektiği sonucuna varmıştır.”

    Basın açıklamasına ZMO Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Doğan, Barış Kurtaran, CHP İl Başkanı Ayhan Barut ve Karataş Ziraat Odası Başkanı Mustafa Yeşilyaprak katılarak destek verdi.