Etiket: palamut

  • Karadeniz’den en çok hamsi ve palamut çıkıyor

    Ordulu balıkçılar Karadeniz açıklarında avlanmaya devam ediyorlar.

    En çok palamut ve hamsi balığını avladığını belirten balıkçılar olumsuz hava şartları olduğu zaman denize açılamadıklarını, buna bağlı olarak gırgır balıkçılarının yakınlarda avlanarak balık ihtiyacını karşıladığını söylediler.

    Rüzgarlı havalarda denize açılamadıklarını belirten balıkçı Mustafa Mollaoğlu, “Bu zamanlarda küçük balıkçı kayıklarının tuttukları balıklar tezgahlarda yerini alıyor. En çok hamsi balığı tutuyoruz. Şu an Rize ve Artvin taraflarında avlanıyoruz. Palamut da bizleri çok mutlu ediyor. Balık fiyatları genel olarak çok pahalı değil. Vatandaşın ucuz balık yemesi için çalışıyoruz. Denizden ekmeğimizi çıkarıyoruz. Ben ve tayfalarım havalar uygun olduğunda balık avlamaya çıkıyoruz. İnşallah iyi bir sezon geçireceğiz” dedi.

  • Yerli palamut tane 10 liradan satışa çıktı

    Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde tezgahlardaki yerini alan yerli palamut tane 10 liradan satışa çıktı.

    Acar Balık İşletmecisi Nadir Acar palamudun erken yüzünü gösterdiğini belirterek bu yıl bolluk beklediklerini ifade etti. Acar, palamut balığının tanesi 10 liradan satılırken iri palamut çifti 25 lira, mezgit 25 lira, istavrit 12 liradan alıcı buluyor. Vatandaşlar kurban bayramının eda edilmesiyle çok et yediklerini söyleyerek, ’Sıra sağlıklı yaşam için balık etinde” göndermesi yaptı.

  • Palamut hayal kırıklığı oluşturdu, umut hamside

    Karadenizli balıkçılar bu sene palamutta hayal kırıklığı yaşarken, umudu hamsiye bağladı.

    1 Eylül itibariyle denizlerdeki avlanma yasağı kalkmasının ardından gırgır diye tabir edilen gemilerle denize açılan balıkçılar, balık avlamaya başladı. 1 Eylül’ün Kurban Bayramı’na denk gelmesi nedeniyle Karadeniz’de balıkçılar, balık avına sezon açılışından birkaç gün sonra çıktı. Denizlere açılan balıkçılar, geçen seneki bolluğu bu av sezonunda bulamadı. Geçtiğimiz yıl sezon açılışı ile birlikte kiloluk palamutlarla dönen balıkçıların tezgahlarında bu sene 250 gramlık palamutlar, yüzde 75’lik bir fiyat artışıyla yerini aldı.

    “Hamsinin bol olmasını bekliyoruz”

    Bu sene palamudun geçen seneye oranla az olduğunu ifade eden balıkçı Hasan Köse, “Büyük tekneler şu anda denize çıkmıyor. Ufak kayıklarla yakalanan balıklar tezgaha geliyor. Bu sene hamsinin bol olmasını bekliyoruz. Palamut bu sene kıt oldu. Mezgit, istavrit ve barbunun şu andan daha bol çıkacağını umuyoruz. Geçen sene palamut, bu seneye göre daha fazlaydı. Palamutlar tane 5 ile 8 liradan satışa sunuldu. Geçen sene bu zamanlarda taneyi 2-3 liraya satıyorduk. İnşallah hamsi yüzümüzü güldürür” dedi.

    “Geçen sene kiloluğu 5 liraydı, bu sene 250 gramı 5 lira”

    Palamutların geçen seneye oranla 750 gram daha küçük olduğunu vurgulayan balıkçı Kurtça Aydın ise, “Şu anda balık kıt gibi geliyor. Geçen sene palamut çok buldu. Bu sene yok. Denize açılan ufak kayıklar, mezgit, istavrit, barbun gibi balıklar avlıyor. Hamsinin de bu sene bol olacağı söyleniyor. Bu sene havalar çok sıcak gitti. Yağmur da fazla yağmadı. Havalar böyle olunca deniz de bayağı ısındı. O yüzden de balıklar denizin dibinde soğukta dolanıyor. 15 Eylül’den sonra da troller denize açılacak. Geçen sene palamutların tanesi 1 kilo geliyordu. Bu sene 250 gram geliyor. Geçen sene kiloluk palamutların tanesini 5 liradan satıyorduk, bu sene 250 gramlık balıkların tanesini 5 liradan satıyoruz. Yani bu sene palamut yok” diye konuştu.

    Sezonun başı olmasına rağmen balık fiyatlarından memnun olan vatandaşlar, sadece palamudun büyüklüğünden şikayetçi oldu.

    Sezon başı itibariyle balıkların tezgahlardaki fiyatları şöyle: İstavrit 5 TL, mezgit ve barbun 10 TL, palamut tane 5-8 TL, lüfer ve çupra ise 20 TL.

  • Palamut ve uskumrudan kaçan hamsi oltanın hedefi oldu

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde, palamut ve uskumruya yem olmamak için kaçan milyonlarca hamsi sürüsü Marmaris’in Selimiye koyuna sığındı. Limanda hamsi sürüsünü gören vatandaşlar ise oltalarla hamsi avına çıktı.

    Marmaris’e 40 kilometre mesafedeki Selimiye mahallesi kıyılarına milyonlarca hamsi sürüsü geldi. Balıkçılık ve turizmle geçinen mahalle sakinleri kıyıda sürü halinde hamsi gezdiğini görünce şaşkınlıklarını gizleyemediler. Balıkçılar, genellikle Karadeniz ve Marmara’da görülen hamsi balığının kalabalık bir sürü halinde koya sığınması karşısında şaşkın olduklarını söyleyerek, hamsi sürüsünün büyük balık sürülerine av olmamak için koya sığındığını tahmin ettiklerini belirtti.

    Öte yandan hamsi sürüsünü gören mahalle sakinleri oltalarını kaparak soluğu limanda aldı. Denize olta atan vatandaşlar olta ile hamsi avlamanın keyfini çıkardı.

  • “Palamut hamsiyi yedi, hamsi avı azaldı” söylentisini araştırıyorlar

    Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bu yıl hamsi avının olmaması ve buna gerekçe olarak da palamutun hamsiyi yediği söylentileri deniz bilimleri uzmanları tarafından araştırılıyor.

    Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. İlhan Aydın, balık stoklarının incelenmesi ve takip edilmesiyle ilgili olarak hamsiyi de içine alan çok kapsamlı bir çalışma yaptıklarını söyledi.

    Yürütülen projenin Hamsi, İstavrit, Palamut, Lüfer ve Çaça’yı içine alan 5 balık türünü kapsadığını belirten Aydın, “Yürüttüğümüz çalışmalardan en önemlileri Hamsi’yi de içine alan Karadeniz’deki ticari öneme sahip balık stoklarının incelenmesi ve takip edilmesiyle ilgili çok kapsamlı bir proje. Bunlar 5 türü içeriyor. Hamsi, İstavrit, Palamut, Lüfer ve Çaça. Bu 5 tür arasında özellikle, Hamsi ve Çaça insan tüketiminde hem de sanayide değeri var. Dolayısıyla ciddi bir ekonomik boyutu var. Bunun haricinde İstavrit, Palamut, Lüfer de ekonomik olarak oldukça önemli balık türlerinden. 2000 yılından 2014 yılına kadar değerlendirdiğimizde 5 türün avcılığı ortalama 320 bin ton civarında. Bu da toplam avımızın yüzde 82’sini oluşturuyor. Bunların çoğunluğu Karadeniz’den elde ediliyor” dedi.

    Araştırma için ciddi bir ekiple yola çıktıklarını belirten Aydın “Bu çalışmaları yürütmek için çok ciddi bir ekiple yola çıktık. Kurumumuzda çalışan değerli bilim insanları, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden, Deniz Bilimleri Enstitüsü’nden oluşan 20 kişilik çok değerli ekibimiz var. Ekibimizle birlikte 2 araştırma gemisiyle denizde, karadan da seyyar araştırma laboratuvarı kurarak bu çalışmalarımıza yön verdik. Bu balıklar pelajik dediğimiz su kolonunu kullanan balıklar. Dolayısıyla göçmen balıklar. Bu balıkları lokal çalışmalarla stoklarını izleyebilmek çok mümkün değil. Bunun için çok güçlü bir ekip kurduk, tüm Karadeniz boyunca özellikle avcılık sezonunda sürekli takip edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu izleme sonucunda biz de verilerin ışığında elle tutulur, gözle görülür bir sonuca ulaşalım istiyoruz” diye konuştu.

    “Bütüncül ve uzun soluklu bir araştırma yapıyoruz”

    Doç. Dr. İlhan Aydın, söz konusu balık türlerinin özellikleri gereği avlarında dalgalanma görüldüğüne dikkat çekerek “Bu balıklar avcılıklarında yıllara bağlı dalgalanmalar gösterirler. Bu sene palamut çok oldu, lüfer çok oldu geçmiş yıllarda az oldu. Hamsi bu sene az görüldü, daha önceki yıllarda çok oldu. Pelajik dediğimiz bu türlerin doğasında olan şeyler. Palamutun olduğu yıllar hamsi az oluyor denilebiliyor (Palamut hamsiyi yedi, hamsi avı azaldı) bunların ilişkisi var mıdır ? yok mudur ? bilimsel olarak kanıtlanabilir mi ? bununla ilgili çok kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Henüz istatiksel olarak böyle bir ilişkiden bahsedilse bile bir şey söylemek için çok erken. Bu türler yıllara bağlı olarak eko-sisteminde etkisi azalıp çoğalabiliyor. Göç yapan balıklar. Bununla ait çok uzun yıllar veriler toplamak gerekiyor, bilimsel alt yapıyı oluşturup öyle tahminlerde bulunmak gerekiyor. Dolayısıyla palamutla ilgili geçmiş verilere baktığımızda bu sene çoksa muhtemelen seneye az görülecek öyle bir eğilim olduğunu ifade edebiliriz. Geçmiş istatistiklere baktığımızda bize bunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    “Bu tür araştırmalar için çok uzun soluklu kapsamlı çalışmalar yürütmek gerekiyor” diyen Aydın “Çok şükür bu konuda devletimiz bize çok ciddi imkanlar sağlıyor. Çok kapsamlı bilimsel temelleri olan çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmaları kısa süreli değil, uzun soluklu bir proje. Yani bir bölgeyi 1-2 yıl çalışıp bırakmayacağız. Bu proje uzun yıllar 10-15-20 yıl devam edecek. Geçmişte bu tür çalışmalar kısır kalmış, bir üniversite bir bölgede çalışmış, bir araştırma grubu başka bir yerde çalışmış, bütüncül bir yaklaşım olmadığı için verilerinin tamamının anlamlı bir şekilde değerlendirmesi çok mümkün olmamıştır” şeklinde konuştu.

    Bir sonraki hedeflerinin uluslararası bir çalışmaya imza atmak olduğunu ifade eden Aydın “Çünkü bu balıkların bir kısmı sadece bizim kıyılarımızda av vermiyor göç etmiyor, diğer ülkelere de göç ediyor. Dolayısıyla o ülkelerle işbirliği yapmak daha sonra milli menfaatlerimiz doğrultusunda kendimize ait stoklarımızın durumunu ortaya koymak çok önemli. Bunları bizim kesinlikle bilmemiz lazım” dedi.