Etiket: Pakdemirli

  • Bakan Pakdemirli: “CHP safsata siyaseti üzerinden iş yapıyor”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, CHP’nin laf siyaseti yaptığını belirterek, seçim sloganlarına yönelik olarak, “Fazla heveslenmesinler. Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, AK Parti Bolu İl Başkanlığında köy ve mahalle muhtarları, oda başkanları, STK ve sivil toplum temsilcileri ile bir araya geldi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin laf üzerinden siyaset yaptığını belirterek, ‘Türkiye’yi saman ithal eder hale getirdiniz’ eleştirilerine yönelik yanıt verdi. Kendisinin kucaklayıcı olmaya çalıştığını kaydeden Pakdemirli, “Onlara dedim ki ‘Benim hepinizin desteğine ihtiyacım var.’ Eksiklerimiz de olabilir. Muhalefeti ile, iktidarı ile, STK’larıyla, odalarıyla bunlarla bizim bu işleri halletmemiz lazım. Oradan bilip bilmeden bir sürü laflar atıyorlar. Sonra düşündüm ki biz hakikaten çalışıyoruz. Laf üretmiyoruz. Ama başkaları laf üzerinden siyaset yapıyor. Bazen de hakikaten başarılı oluyor. ‘Mart’ın sonu Bahar’ diye bir slogan çıkarmış CHP. Bu slogan da çalıntı çıktı bu arada. CHP’nin gayret edip bir şey yaptığı yok. Slogan çalıntı çıkmış ama ben bu ‘Mart’ın sonu bahar’ sloganına diyorum ki; “Fazla heveslenmesinler. Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.” Bizi samandan eleştiriyorlar. ‘Türkiye’yi saman ithal eder hale getirdiniz’ diyorlar. Bir çıkartın rakamları dedim. 8-9 bin ton bir saman ithalatı yapılmış. Türkiye’nin ihtiyacı 66 milyon ton. Yani rakamsal olarak bakıldığında 10 binde 1. Şimdi bu tarz basit şeylerin üzerinden siyaset yapmayalım. Ben de dedim ki ‘Arkadaşlar eğer bizi eleştirecek malzeme arayıp bulamıyorsanız gelin ben size malzeme vereyim. Gelin bizi siz eleştirin. Bu malzemeler üzerinden eleştirin. Matematiği kanıtlanmış işlerin üzerinden bizi eleştirmenin bir anlamı yok” dedi.

    Türkiye’nin 17 milyar dolar ihracatıyla, 12 milyar dolar ithalatıyla tarımda net ihracat fazlası veren bir ülke olduğunu kaydeden Pakdemirli, “Hollanda’nın 80 milyar dolar tarımsal ithalatı var. Hollanda’yı gidip eleştiriyor muyuz? Hep ‘Konya kadar Hollanda neler üretiyor’ diyoruz. Çünkü aldığını satmasını biliyor. Bir ülkede ithalat da olacak, ihracat da olacak. Biz saman ithal etmiş olabiliriz. Ama bu ihtiyaçtan değil. ‘Ülkeyi buğdaya muhtaç ettiniz’ diyorlar. Bakıyoruz rakamlara, Türkiye 21.5 milyon ton buğday üretmiş. 19 milyon ton da tüketiyor. Niye ithal ediyorsunuz o zaman diyorlar. Ben de diyorum ki, makarna fabrikaları, buğday fabrikaları boş mu kalsın. Bunlar ihraç ettiği malların karşılığında ithal ediyorlar. Türkiye’nin bugün ne buğday ne de saman gibi derdi vardır. Ama bu halktan kopuk CHP, 1930’dan beri sizin ayağınıza gelmemiş. 1930’dan beri size merhaba etmemiş. Memleketin problemlerini ve meselelerini bilmiyor. Bu yüzde safsata siyaseti üzerinden iş yapıyorlar” şeklinde konuştu.

  • Bakan Pakdemirli: “Tarımda Avrupa’da birinciyiz”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bitkisel üretimde yüzde 20 büyüme olduğunu belirterek, “Bundan sonraki 20 yılda gelecek nesillerimizi büyütebilmek için yüzde 50 büyümemiz gerekiyor” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Bolu’ya yaptığı ziyarette AK Parti İl Başkanlığında köy ve mahalle muhtarları, oda başkanları, STK ve sivil toplum temsilcileri ile bir araya geldi. Pakdemirli, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin tarımda Avrupa’da birinci, dünyada 7’inci olduğunu belirterek, “Ama toprak varlığımız olarak 17’inci. Bolu’da toprak değerli dedik ya, Türkiye’de de toprak değerli. Bunu daha ileriye taşımamız lazım. Zor bir ödevimiz var. Desteklerimiz 8 misli artmış. 2002’de verilen 1,9 milyar verilen destek bugün 16 milyar lira olmuş. Ama 16 milyar lira olan destekle biz yüzde 20 civarında bitkisel üretimimizi birim olarak artırabilmişiz. Hayvancılık alanında daha şanslıyız. Yüzde yüzlere varan bir artışımız var. Ama bitkisel üretim tarafında yüzde 20 büyümüşüz. Bundan sonraki 20 yılda gelecek nesillerimizi büyütebilmek için yüzde 50 büyümemiz gerekiyor. Bu ev ödevini hep beraber, STK’larla, Ziraat Odaları’yla, sivil toplum kuruluşlarıyla, en başta da çiftçimizle, köylümüzle yapıyor olmamız lazım. Daha çok verimliliği arıyor olmamız lazım” dedi.

    Türkiye’de yangınlara 15 dakikada müdahale edildiğini kaydeden Pakdemirli, “Yangınlarda dünyada birinciyiz. Yani yangın çıktığı zaman 15 dakikada müdahale etme performansımız var. bu sıralarda 13 dakikaya düşmüş durumda. Bu konuda dünyada birinciyiz. Amerika dahil, Avrupa dahil bize ‘siz nasıl bu yangınlara müdahale ediyorsunuz’ diyor. Bu gerçekten bir aşk meselesi. Ağacı sevme meselesi. Bizim hedefimiz 2023 itibariyle dünyada yaşayan her vatandaşa bir fidan dikmek” şeklinde konuştu.

    Yatırımlarla ilgili de bilgi veren Bakan Pakdemirli, “Orman ve su alanlarında 2,2 milyar lira yatırımımız var. 4 tane baraj ve gölet yapmışız. 8 bin 500 dekar sulamaya açmışız. 40’a yakın dere ıslahımız var. 30 milyon fidan dikimimiz var. 2 tane şehir ormanı yapmışız. 9 tane bal ormanı yapmışız. 20 tane mesire yeri, 3 bin 500 aileye de 30 milyon lira ORKÖY hibesi ve kredisi vermişiz” ifadelerini kullandı.

    Pakdemirli, konuşmasında bakanlığın yeni projesi olan ‘Orman Köylülerinin İşlendirilerek Destekleme Projesi’ hakkında da açıklama yaparak, “Orman köylülerimize iş makinesi desteği, orman içerisinde uygun yerlerde tıbbi ve aramotik bitkilerin yetiştiriciliğine destek olunması, meralarda ve orman içi açıklarda yem değeri yüksek bitkilerin ekilmesi ve bu vesileyle de hayvancılığın desteklenmesi konusunda hem Bolu’da hem de Türkiye’de adımlar atıyor olacağız” dedi.

    Pakdemirli, gübre üreticileriyle yapılan toplantılarda yüzde 15 indirim aldıklarını ancak yem üreticileriyle anlaşamadıklarını belirterek, “2019’da ekonomimiz çok daha iyi olacak. Ekonomik hareketliliğin önemli bir kısmını atlattık. Ama ne yazık ki özellikle üretici kısmımız, yani tarım sektörü, emtia fiyatları dünya emtia fiyatlarıyla birebir olduğu için en çok etkilenen sektör. Bu sebepten biz buradaki çiftçimizi, üreticimizi nasıl koruyabiliriz, artan maliyetlerin ne kadarını sübvanse edebiliriz, desteklerimizi artırmaya çalıştık. Olabildiğince gübre üreticileri, yem üreticileriyle oturduk, konuştuk. Yüzde 15 gübrede bir indirim aldık. Üstüne bir yüzde 5 daha haftaya geliyor. Yem üreticilerimizle toplandık. Ne yazık ki orada bir başarı sağlayamadık. Ama ben burada yem üreticilerimizden de üreticilerimize, çiftçilerimize destek olarak biraz daha maliyetine katlanıp, 2019 yılının daha bereketli bir yıl geçmesini sağlamalarını istiyorum” şeklinde konuştu.

  • Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli:

    Tarım ve Orman Bakanı Dr.Bekir Pakdemirli, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde katıldığı Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı’nda üreticiye önemli destek müjdeleri verdi. Üniversiteler ile enstitüler kanalıyla bakanlık olarak ortak projeler yapılabileceğini aktaran Bakan Pakdemirli, “Isparta’da Antalya’da ve Konya’da enstitülerimiz var. Bunları üniversitelerin kullanımına açmak istiyorum. Üniversitelerde teori ve bilgi ve birimi var, bizde de tecrübe var bu ikisini birleştirirsek başarı sağlarız diye düşünüyorum” dedi.

    Türkiye ve dünyadaki tarımsal durum değerlendirmelerinde bulunan Bakan Pakdemirli konuşmasında ayrıca, “Kaynaklarımızı düzgün ve doğru değerlendiriyoruz, bu bir başarıdır ama önümüzdeki 20 yıl için bunu daha ileriye taşımalıyız” diye konuştu.

    Tarım ve Orman Bakanı Dr.Bekir Pakdemirli, Türkiye’de Kalkınmada Desteklenen 5 üniversite arasında yer alan ve hayvancılıkta desteklenen Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), kamu kuruluşları ve sektör temsilcilerinin de yer aldığı Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.

    Toplantıya Bakan Pakdemirli’nin yanı sıra, Burdur Valisi Hasan Şıldak, AK Parti Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan, ilgili bürokratlar, sektör temsilcileri ile üreticiler de yer aldı.

    MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda gerçekleştirilen Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı’nda sunum yapıldıktan sonra açılış konuşmasını gerçekleştiren MAKÜ Rektörü Prof.Dr. Adem Korkmaz, Bakan Pakdemirli’ye ‘Bölgesel Kalkınma Odaklı Hayvancılık Projesi’ni tanıttı.

    Korkmaz: “Bizim için heyecan verici”

    Üzerinde 2 yıldır ciddi bir çalışma yürütülen hayvancılık projesinin tanıtımını yapmanın heyecan verici olduğunu vurgulayarak sözlerine başlayan MAKÜ Rektörü Prof.Dr. Adem Korkmaz, “Hayvancılık alanında desteklenecek 5 pilot üniversiteden biriyiz. Bu kapsamda birçok proje yapıyoruz ve bu çalışma Burdur’un tüm aktörleri ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte hazırlandı. Öncelikle problemleri tespit ettik ve bu problemlerden yola çıkarak yapılabileceklerin üzerinde durduk. Sektör ve işbirlikleri ile sektör meclisi toplantısında 2 yıldır üzerinde çalıştığımız ve uzun çalışmalardan sonra ortaya çıkan ve hükümetimiz tarafından da destek bulan hayvancılık projemizin de tanıtımında bir arada bulunmak bizim için heyecan vericidir” dedi.

    “Üniversite, sektöre yön veren, bilgisi ve eğitimiyle üniversitenin onayının geçtiği bir sistemi öngörüyoruz”

    “Bu çalışma burdurun tüm aktörleri sivil toplumları ile birlikte hazırlandı” diyen Rektör Adem Korkmaz, “Problemleri tespit ettik ve bu problemleri ele alarak sektör iş birliği ve danışmanlıklarla birçok proje ortaya çıktı. Şu anda sahadayız, uygulamalarını sahaya taşıdık. Bu uzun bir yolculuk. Hepsi bir anda olacak bir iş değil tarım ve hayvancılık çok dinamik bir alan çünkü. Şunun farkındayız sorunların çözümü noktasında sorunların tartışıldığında nedenlerin üzerinde durulup konunu sosyal kültürel sosyoekonomik temeline inerek incelemek istiyoruz. Akademinin zihniyet dönüşümü çok önemli. Sektörler üniversiteye bakıyor, sivil toplum örgütleri bu konunun bileşeni. Sektörle çiftçiyi birleştiren merkezlerle birlikte yaptığımız her kararın sektörle bağını sağlamış oluyoruz. Her sorunun çözümünün sadece devletin vereceği destek ve teşviklerle yapmak istemiyoruz. Çağımızda artık şartlar çok hızlı değişiyor, teknoloji gelişiyor. Bizler çalışmalarımız bu dönüşüme uygun olarak yapmak istiyoruz. Sosyal ve eğitim politikalarına bakmadan problemlerimizi uzun dönemde kalıcı çözmek çok zor oluyor. Üniversite bu noktada nerede dersek, üniversite devasa büyük çiftliklerle çalışmalar yapmak istemiyoruz. Üniversite, sektöre yön veren, bilgisi ve eğitimiyle üniversitenin onayının geçtiği bir sistemi öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

    Rektör Korkmaz’dan Bakan Pakdemirli’den organik ortak proje yapma talebi

    Rektör Korkmaz ayrıca Bakan Pakdemirli’den 2 hususta istirhamda bulunduğunu ifade ederek, projelerde ortak çalışma talebinde bulundu. Korkmaz, “O zaman marka oluşturmuş oluyoruz. Tarım bakanımıza 2 husus istirham edeceğimiz. Akademi olduğumuz için 2 pilot köyle proje uygulamalarına başlıyoruz. Beşkavak köyü küçükbaş hayvan çalışmaları yapacağız. Diğer köyümüz olan Büğdüz köyünü de büyükbaş çalışmalarımızı yapıyoruz. Üniversitemizde çok yetenekli 10 kişilik ekibimiz var, bu ekibimiz ve sizlerle ortak bir proje yapabilirsek organik bir birliktelik yapmış oluruz diye düşünüyorum. Umuyorum burdur üniversite sektör tüm aktörleriyle hayvancılık ve hayvancılıkta elde ettiği başarıyı sağlayacak kapasitede olduğunu düşünüyorum. Katılan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Pakdemirli: “Ortak projelere her zaman açığız, enstitüleri üniversitelerin kullanımına açmak istiyorum”

    Rektör Korkmaz’ın konuşması sonrasında kürsüye gelen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Mehmet Akif’in adını taşıyan bir üniversitede konuşma yapmanın gurur verici ve onurlu olduğunu ifade ederek, “Rektör hocama da teşekkür ediyorum. Ortak projelere her zaman açığız. Isparta’da Antalya’da ve Konya’da enstitülerimiz var. Bunları üniversitelerin kullanımına açmak istiyorum. Üniversitelerde teori ve bilgi ve birimi var, bizde de tecrübe var bu ikisini birleştirirsek başarı sağlarız diye düşünüyorum” dedi.

    “Eski düzende orman ve tarımın bir arada yönetilmemesi yanlıştı, artık tek çatı altında 152 bin kişilik bir aileyiz”

    Konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin hayata geçirilmesiyle birlikte Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tek çatı altında toplanarak artık 152 bin kişilik bir aile oluşturulduğunu aktaran Bakan Bekir Pakdemirli, “Eski düzende su ve toprak ayrı yönetildiği için bakanlıklar arasında çekişme oluyordu. Toprak ve suyun bir arada yönetilmemesi, orman ve tarımın bir arada yönetilmemesi yanlıştı, o yüzden birleşmesi bizi büyük bir aile yapıyor. 81 ilimizi gezmek istediğimi söylemiştim. 6 aydan kısa bir sürede birçoğunu gezdik, dertlerini ve önerilerini dinledik. Bizim çiftçimizin problemini daha rahat bir şekilde çözmek için havza biçiminde yönetmek istiyoruz. Daha iyi bir yönetimle yerinden yönetimle sorunları çözebiliyor olacağız. Anında sizin problemlerinize cevap verebilecek şekilde çok kısa bir sürede çözmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    “Burdur’a genç çiftçi projesinde 1.1 milyon lira hibe verilmiş”

    Bakan Pakdemirli, “Burdur’da son 16 yılda neler olmuş diye baktığımızda çok şey yapıldığını görüyoruz” diyerek devam eden açıklamalarında, “Burdur’a genç çiftçi projesinde 1.1 milyon lira hibe verilmiş, 462 proje yapılmış. Kırsal kalkınma hibelerinde 30 milyon hibe, büyükbaş hayvanlarda yüzde 87 artmış, küçükbaş ise yüzed 64 artmış, 15 baraj ve gölet, 220 bin alanın sulak alana açılması, 2 şehir 6 bağ ormanı, 2044 aileye kredi ve hibe verilmiştir” şeklinde konuştu.

    “Ana görevimiz üreticiyi korumaktır”

    Bakan Pakdemirli ayrıca şunları söyledi:

    “Tarım Orman Bakanlığı olarak ana görevimiz üreticiyi korumaktır. Ama tüketiciyi de korumamız gerekiyor. Tüketicilerin de ürünleri çok pahalıya tüketmemesi gerekiyor. Uğradığımız finansal saldırı sonucunda alınan önlemlerle ciddi bir mesafe kat edildi ve dövizde daha da iyi ilerlemeler olacağını söyleyebiliriz. Tarım sektörü diğer sektörlere göre daha fazla etkileniyor. Sizin dertlerinizle dertleniyoruz. Elimizden geldiğince destekleri arttırmaya çalıştık. Gübrede yüzde 15 indirim alınmıştı yüzde 5 daha geliyor. Yem sektöründen de beklenti içerisindeyiz. 2019’a daha pozitif bakarak yem sektörünün de indirime gideceğini umuyorum. Buğday ve arpa desteklemelerini 5 kuruştan 10 kuruşa çıkardık. Destekleri 8 liradan 10 liraya çektik. Market fiyatlarının da stabil kalmasına özen gösterdik.”

    “Çiğ süt için 119 milyon 21 bin lira destekleme ödemesine bu akşam başlıyoruz”

    “Süt ile ilgili konuda ise üreticiyi küstürmememiz gerektiğinin farkındayız ama belli bir ekonomik dengeler de var” diyen Bakan Pakdemirli, “Süt ile ilgili destekleri 10 kuruştan 25 kuruşa çıkardık ilk 3 ay geçerli olmak kaydıyla. 41 ilimizdeki hayvancılık yatırımlarına yüzde 50 hibeye devam ediyoruz. Atıl durumdaki 2 milyon hektar tarım alanlarından da 13 milyon lira kazanç elde edeceğiz. Destekler konusunda tamamen kitleleri memnun etmek mümkün değil ama en etkili şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Bazı müjdeleri açıklıyoruz. Tarımsal desteklerimiz 2018’de toplamda 14,5 milyardan, 2019’da da 16,1 milyar liraya çıkıyor. Besicilik yapan 48 bin 400 üreticiye bakanlığımızca ruhsatlandırılan kesimhanelerde kesilen 314 bin 532 büyükbaş hayvan için toplam 78 milyon 790 bin lira besi desteği ödemesi yapacağız. Bu da hayvan başına ortalama 250 lira. 2018 Temmuz-Ağustos döneminde üretilen 1 milyon 588 bin ton çiğ süt için 119 milyon 21 bin lira destekleme ödemesine bu akşam başlıyoruz. Buzağı desteklemeleri kapsamında da 520 milyon destekleme ödemesine de önümüzdeki hafta başlayacağız” ifadelerini kullandı.

    Pakdemirli, “Bakanlık olarak 3 farklı alanda eski parayla 1 katrilyona (1 milyar liraya) yakın destek ödemesi yapmış oluyoruz. Et Süt Kurumu ile ilgili olarak da bekleyen kesim hayvanların kesimlerine de başlayacağız” dedi.

    “21 milyon dolarlık bir hacme sahibiz”

    Bakan Pakdemirli Türkiye’nin tarım ve hayvancılık konusunda dünyadaki yeri ve hacminden bahsederek önemli bilgiler verdi:

    “Tarım hayvancılıkta neler yapılması lazım, gelecek nesillere neler bırakacağız. 21 milyon dolarlık bir hacme sahibiz. Bölgenin ticaretinden mutlaka pay almamız gerekiyor, değişen dünyada mutlaka bir rol kapmamız gerekiyor. Bunu yaparken de verimli topraklarımız var istekli bir tarım sektörümüz var. GDO’dan arınmış bir ülkeyiz. Bu ülkenin avantajını kullanmamız gerekiyor.”

    “Kaynaklarımızı doğru değerlendiriyoruz ama önümüzdeki 20 yıl bunu daha ileriye taşımalıyız”

    “2050 yılında dünyada 10 milyar nüfus olacak ve gıda ve tarım da bugünkünden daha önemli olacak” diyen Pakdemirli, konuşmasında şunları kaydetti:

    “Dünyada dengesizlikler var ve bu oran daha da artacak. Kendi ülkemizin tükettiklerini üretebilirsek hatta daha fazlasını üretebilirsek daha avantajlı konuma geleceğiz. Türkiye’de de 100 milyona giden bir nüfusumuz var. Yüzde 50 daha fazla gıda üretmemiz gerekiyor. Devlet olarak üreticinin önünün açmamız gerekiyor. Bu çok kolay değil. Tarıma elverişli araziler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de azaldı. Bu konuda çok önemli adımlar atılmıştır. Bu da iyi bir ilerleme. Erozyon ve toprak kaybı ile mücadelede dünya birincisiyiz. Orman varlığını arttıran nadir ülkelerdeniz. Hedefimiz toplam arazimizin yüzde 30’u kadar alana sahip olmaktır. 7 milyar fidana doğru ilerliyoruz. Orman tarımla üretimle çok ilgili. Ağaç olmayınca yağış, su ve tarım olmuyor. Tarımsal hasılada 7. ülkeyiz. Toprak varlığı olarak dünyada 17.ülkeyiz. Demek ki biz, kaynaklarımızı düzgün ve doğru değerlendiriyoruz, bu bir başarıdır ama önümüzdeki 20 yıl için bunu daha ileriye taşımalıyız. O yüzden üretici başta olmak üzere, tüm paydaşların bunda katkısı olacak.”

    “Tarıma dayalı bir sanayimiz var”

    Bakan Pakdemirli son olarak şu görüşlerde bulundu:

    “Ülkemiz biyoçeşitlilik açısından iyi, küçük aile işletmeleri devam ediyor, tarıma dayalı bir sanayimiz var. Gıda işleme alanında da kötü değiliz. Avrupa’da birinci olmanın ana anahtarı çiftçimiz çünkü onlar neyi nasıl yapacaklarını çok iyi biliyorlar. Fındıkta kirazda incir ve kayısıda dünyada önemli bir yerde bulunuyoruz.”

    En fazla korunga arazisine sahip 5 üreticiye teslim makbuzu takdimi

    Pakdemirli konuşmasının ardından, Korunga Yetiştiricilerinin Desteklenmesi Projesi kapsamında, korunga üretimi yapacak 87 üretici arasından en fazla tarım arazisine sahip 5 üreticiye teslim makbuzu takdim edilmesi ile devam etti.

    Bakan Pakdemirli’nin Burdur programı, hayvancılık sektörü ile basına kapalı gerçekleştirilen toplantı ile son buldu.

  • Bakan Pakdemirli: “Böyle muhalefet olduğu sürece AK Parti’nin varlığı da ilelebet devam edecektir”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Muhalefetin varlığından dolayı da seviniyorum. Böyle muhalefet olduğu sürece AK Parti’nin varlığı da ilelebet devam edecektir” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli bir dizi toplantı ve ziyaretlere katılmak üzere geldiği Burdur’da AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Pakdemirli’ye hoş geldin dedikten sonra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Burdur’da Deniz Kurt’u partilerinin Belediye Başkan Adayı olarak gösterdiğini anımsatan AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi, 31 Mart seçimlerine ev ev, dükkan dükkan ve pazar pazar dolaşarak hazırlandıklarını ifade etti.

    “Burdur Belediyesini alacağız, bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın”

    İl Başkanından sözü alan AK Parti Burdur Belediye Başkan Adayı Deniz Kurt ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdikleri sözü yinelediğini belirterek, sıkmadık el, çalmadık kapı bırakmadan bütün benlikleriyle çalışarak, Burdur Belediyesini almak istediklerini ifade etti. Belediye Başkan Adayı Kurt, “Burdur’u ve Burdur insanının hak ettiği hizmetleri alması için 31 Mart Yerel Seçimlerinde Burdur Belediyesini alacağız, bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın, çalışacağız” dedi.

    “80 yılda yapılanı biz 16 yılda ikiye katlamışız ve bir misli daha koymuşuz”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ise göreve başlayalı 6 ay gibi kısa bir süre olmasına rağmen birçok ili gezdiğini ifade ederek, Mehmet Akif’in şehri Burdur’da bulunmaktan ayrı bir haz duyduğunu söyledi. AK Parti’nin kuruluş itibariyle bir hizmet partisi olduğunu belirterek, tek başına iktidarın neler yapabileceğinin bir göstergesi olduğunu aktaran Bakan Pakdemirli, Türkiye’de enerji alanında çok ciddi işler yapıldığı kaydetti.

    Türkiye’de AK Parti iktidarları döneminde tarım ve orman alanlarında çok ciddi işler yapıldığına vurgu yapan Bakan Pakdemirli, Meclisteki Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerde İYİ Parti Isparta Milletvekili Dr. Aylin Cesur’un “Demirel’in yaptıklarına teşekkür etmek lazım” sözünü anımsatarak, “O söylem karşısında ben de HES’lerle ilgili tüm Cumhuriyet tarihinde 2002 yılına kadar 12 bin 200 megawattlık kurulu gücü varmış, bugün itibariyle 28 bin megawatt. Yani, 80 yılda yapılanı biz 16 yılda ikiye katlamışız ve bir misli daha koymuşuz. Her kim çivi çaktıysa buna teşekkür ederim. Ama başta, Cumhurbaşkanımız, büyük liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etmemiz gerekmiyor mu dedim” ifadelerini kullandı.

    Bakanlığının, Burdur’da son 16 yılda 1 milyon liranın üzerinde bir hibesi bulunduğunu kaydeden Bakan Pakdemirli, kentte yapılan yatırımlar ve çalışmalardan bahsetti.

    “Millet, CHP’ye hak ettiğini verecektir, ben bundan eminim”

    AK Parti’nin laf değil icraat ürettiğini dile getiren Bakan Pakdemirli, buna karşın Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) laf siyaseti yaptığını savundu. Bakan Pakdemirli, “Şimdi de ‘Martın sonu bahar’ diye bir slogan çıkarmışlar. Ben de onlara diyorum ki, fazla heveslenmesinler; ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.’ Milletin terazisi en güzel terazidir. Millet de CHP’ye hak ettiğini verecektir, ben bundan eminim” dedi.

    “Her hafta çiğnemekten çekinmiyorlar”

    AK Parti’yi ‘Bizi samana muhtaç ettiniz’ şeklinde CHP’nin eleştirilerinin bulunduğunu ileten Pakdemirli şöyle devam etti:

    “Yav, biraz matematik, biraz izan. Eğer bizi eleştirecek bir şey bulamıyorsanız, ben eleştirecek bir şey bulayım, size vereyim. Eğer malzeme bulamıyorsanız, biz size malzeme temin edelim. Türkiye’nin saman ithalatı 9 bin ton, Türkiye’nin saman ihtiyacı 66 milyon ton. On binde bir. Ama bunu milletvekilleri, grup başkanları, genel başkanları ağızlarında her hafta çiğnemekten çekinmiyorlar. Bir de yaptığım açıklamaları alıyorlar; ortasından, orasından burasından cımbızla çekiyorlar.”

    “İthalat, yanlış bir şey de değil, ayıp bir şey de değil”

    “Türkiye’nin ne samana ne de buğdaya ihtiyacı var” diyen Pakdemirli, “Bize, ‘O zaman niye ithalat yapıyorsunuz?’ Diyorum ki; bu ithalatı ihracatı yapabilmeniz için yapıyoruz. Makarna ve un fabrikalarımız boş mu kalsın? Onun için ithalat yapıyoruz. Şunu söylemek lazım; Türkiye’nin 17 milyar dolar tarımda ihracatı var, 12 milyar da ithalatı var. Türkiye’nin 5 milyar dolar fazlası var. Yani ithalat, yanlış bir şey de değil, ayıp bir şey de değil. Hollanda’nın 80 milyar dolar ithalatı var ama tarımıyla övünmeyi biliyoruz değil mi? Önemli olan katma değer oluşturmak, ihracat yapmak” ifadelerine yer verdi.

    “Muhalefetin varlığından dolayı seviniyorum”

    AK Parti’nin, bugünüyle ve yarınıyla gurur duyulacak bir Türkiye oluşturduğunu aktaran Pakdemirli, “Diğer yandan da muhalefetin varlığından dolayı da seviniyorum. Böyle muhalefet olduğu sürece AK Parti’nin varlığı da ilelebet devam edecektir” dedi.

    “Vazgeçmeden, beklenti içinde olmadan çalışın” çağrısı

    Atanmış bir bakan olmasının yanı sıra, yıllardır AK Parti’nin üyesi olduğunu anımsatan Pakdemirli, son olarak partililerinden kendisi gibi vazgeçmeden ve beklenti içinde olmadan çalışmalarını istedi.

    Pakdemirli son olarak şunları söyledi:

    “31 Mart 2019 yerel seçimleri için kapı kapı dolaşıp, oy verenleri bulup, vermeyenleri bulup bu davanın anlatılması gerekmektedir. İnşallah, bu belediyeye Deniz Kurt kardeşime teslim edeceğiz.”

  • Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli KKTC’de

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sulamaları İletim Tüneli’nin temel atma törenine katılmak üzere Lefkoşa’ya geldi. Her iki ülke Tarım Bakanlıkları arasında gerçekleştirilen heyetlerarası görüşmede Zirai Levazım-Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri İşbirliği Protokolü imzalandı.

    KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığını ilk ziyaret eden Bakan olduğunu söyleyen Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali, Bakan Pakdemirli ve heyetine teşekkür etti.

    Tarım ve sulama konularının ağırlıklı olarak konuşulacağını söyleyen bakan Pakdemirli, “Tohum, gübre, ilaç gibi konularda hem eğitim hem karşılıklı alışveriş hem de iki ülkenin de gıda güvenliğini sağlayacak, bizde bir şey eksik olduğu zaman Kıbrıs’tan alabileceğimiz, Kıbrıs’ta bir şey eksik olduğu zaman, patates konusunda bir eksikliğiniz olmuş yakın zamanda, bizim rahatlıkla verebileceğimiz bir mekanizmayı kurabilirsek iki ülkenin de gıda arz güvenliği konusunda da ciddi bir mesafe kat edilmiş olacak” dedi.

    Kıbrıs’a geliş sebebinin en önemli kısmının temeli atılacak olan KKTC Sulamaları İletim Tüneli olduğunu kaydeden Bakan Pakdemirli, “Bugüne kadar Kıbrıs’ın sulama alt yapısı ile ilgili, Kıbrıs’a su getirilmesi ile ilgili önemli bir yatırım yapıldı ve ada suya kavuşturulmuş oldu. Yarın ki sulama temelimizden sonra içme suyu ile ilgili yatırımlar var. Toplamda bunların hepsi 2 milyar liraya varan yatırımlar. Bu konudaki işbirliğimizi sürdürmemiz gerekiyor. Özellikle sulamaya açmayı düşündüğünüz alanları hızlı bir şekilde bitirebilirsek, KKTC’nin tarımsal hasılasının 500 milyar lira civarında olduğunu biliyoruz, senelik buna 100 milyon lira katkı yapacak bir imkan sağlamış oluyor. Ada halkının milli gelirinin artırılması, tarımsal hasılanın artırılması anlamında önemli bir yatırım olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

    Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa’da ise ilk sırada olduğunu kaydeden Bakan Pakdemirli, “Biz bu konudaki bilgi, beceri ve birikimimizi Kıbrıs ile paylaşmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

    Türkiye ile KKTC arasında Zirai Levazım-Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri İşbirliği Protokolü ilgili kurum müdürleri tarafından imzalanırken, her iki ülkenin bakanları da imza töreninde hazır bulundu.