Etiket: Pakdemirli

  • Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli Malatya’da

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Merdiven altında yapılan ürünler, bazen ne yazık ki bazen doğallık adı altına satılıyor ama bunları karşılayamıyor. Çoğunlukla da böyle olduğunu görüyoruz. O anlamda özellikle vatandaşlarımıza benim buradan vereceğim tavsiye ambalajlı gıdalar tüketsinler” dedi.

    Bazı temaslarda bulunmak üzere Malatya’ya gelen Bakan Pakdemirli, ilk olarak 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren süt ve süt ürünleri ile pekmez üretimi yapan bir fabrikayı gezdi. Girişte Malatya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından getirilen kuzu ve oğlak sürüsündeki köpeği seven Bakan Pakdemirli, daha sonra fabrikanın üretim sahasını gezdi. Forkliftle ürün de taşıyan Bakan Pakdemirli, laboratuvardaki incelemeleri sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gıda ürünlerinde arz güvenliğinin önemine değinen Pakdemirli, üretim sahasında laboratuvar alanında çalışanlara büyük görevler düştüğünü söyledi. Gıdada güvenin kendileri için birinci öncelik olduğunu vurgulayan Pakdemirli, Bakanlık olarak işletmeler, restoranlar ve perakende satış noktalarında gerçekleştirdikleri denetimlerin sürdüğünü ifade etti. Üretim yerlerinin çok çok önemli olduğunu kaydeden Bakan Pakdemirli, “Özellikle ambalajlı gıdaya ben çok önem veriyorum. Bir ürün ambalaja giriyorsa bunun geri planında bir laboratuvar, denetim, ciddi ve deneyimli bir iş gücü var demek. Merdiven altında yapılan ürünler, bazen ne yazık ki bazen doğallık adı altına satılıyor ama bunları karşılayamıyor. Çoğunlukla da böyle olduğunu görüyoruz. O anlamda özellikle vatandaşlarımıza benim buradan vereceğim tavsiye ambalajlı gıdalar tüketsinler” diye konuştu.

  • Bakan Pakdemirli: “Geleceğin en parlak sektörü tarım olacak”

    Kayseri Şeker’in bünyesine dahil ettiği Turhal Şeker Fabrikası’nın 85’inci kampanya açılış törenine katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tarım sektörünün gelecekte en önemli sektörler arasında yer alacağını söyledi.

    Turhal Şeker Fabrikasının 85’inci Kampanya Dönemi Açılışına Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanı sıra, Tokat Valisi Ömer Toraman, AK Parti Tokat milletvekilleri Yusuf Beyazıt, Mustafa Arslan, Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, Turhal Kaymakamı A.Süheyl Üçer, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, Turhal Belediye Başkanı Yılmaz Bekler, AK Parti Tokat İl Başkanı Metin Polat, Özelleştirme Dairesi Başkanı Ahmet Aksu, Tokat İl ve İlçe Protokolü, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu üyeleri, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim ve denetim Kurulu üyeleri, STK temsilcileri, çalışanlar ve çiftçiler katıldı.

    “Çiftçimiz son teknolojiyi kullanıyor”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, açılış konuşmasında, “Hiç şüphesiz ki geleceğin en parlak sektörü tarım olacak. Artık dünyayı doyuran, lider ülke olacak. Bunun yolu da tarımla teknolojiyi buluşturmaktan geçiyor. Daha düne kadar tarlasını sabanla süren çiftçimiz, bugün en son teknolojiyi kullanıyor ve kazancına kazanç katıyor. Artık tarlasında otonom traktör, drone ve sensör kullanan çiftçimiz var. Bu durum bizler için gurur vericidir” dedi.

    “Şeker ülkemizin stratejik ürünü”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “1934 yılında, yani 85 yıl önce temelleri atılan Turhal Şeker Fabrikası, sadece sıradan bir bina ya da yapı değildir. Bizde, şeker fabrikalarının bir hikâyesi vardır. Gazi Mustafa Kemal’in, ‘Her fabrika bir kaledir’ sözüyle başlayan ve ardından, şeker fabrikalarının kurulması ile devam eden, Rahmetli Adnan Menderes’ten sonra; Uşak, Afyon, Burdur, Kütahya ile devam eden bir hikâyedir, şeker üretiminin hikâyesi. Turhal Şeker Fabrikası, Cumhuriyet Döneminde kurulan, ilk 4 şeker fabrikasından biridir. Şeker pancarının bereketi; birçok insanımızın, çiftçimizin, köylümüzün hayatını, hayat hikayesini değiştirdi. Turhal Şeker Fabrikasının kurulmasıyla beraber, Turhal’a hastane, okul, yol ve içme suyu hizmetleri de gelmiştir. Civardaki bataklıklar kurutularak, buradaki topraklar ıslah edilmiştir. Turhal’daki bu Şeker Fabrikası, aslına bakarsanız, Turhal için hayat olmuş, Turhal için can suyu olmuş. Evet, bugün; çiftçimizin sahibi olduğu bu fabrikada, çiftçimizin ürettiği pancar işlenerek, halkımıza sunuluyor. Bu fabrika, başta Turhal’a, Tokat’a, Bölgesine ve ülke ekonomimize, büyük katkılar sunuyor. Bu fabrika ile sadece işçilerimiz ve pancar üreticilerimiz kazanmıyor. Aynı zamanda, başta hayvancılık, nakliye, enerji ve maya gibi birçok sektöre de girdi ve gelir sağlanıyor. Şeker, ülkemiz için milli ve stratejik bir üründür. Daha önceden, bu konuda, kamu oyunda yapılan spekülatif haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Tarım ve Orman Bakanınız olarak, özellikle altını çizerek ifade ediyorum: Halkımızın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamı yurtiçinde üretilmektedir. Ülke olarak, şeker üretiminde çok önemli bir mesafe kaydettik. Hatta, Suriye ve Irak’a şeker ihraç ediyoruz.Tokat Niksar’da, bir çiftçi ailesinin çocuğu olan Ali isminde ve şuan 60’lı yaşlarında olan bir dostum, bana şu anısını anlatmıştı: “Bir paket küçük çay ve 1 kg şekerle eve geldiğimde, beş kız kardeşimin tamamı, zengin olduk diye evden çıkıp, bağırarak beni karşıladılar.

    İlçe merkezinde, beş gün çıraklık yapıp kazandığım paranın tamamıyla, bu iki şeyi alabilmiştim.” Bu ülke 1970’lerde, böyle bir manzarayla karşı karşıyaydı. Şeker kuyruklarını hala dün gibi hatırlıyoruz. Bakınız, Nereden, Nereye gelmişiz. 2002 yılında, 16,5 Milyon Ton olan pancar üretimimiz, 2017 yılında, 28 artış ile 21 Milyon Tonun üzerine çıkmıştır. Aynı dönemde uyguladığımız başarılı politikalar ile birim alandan elde edilen pancar verimi, 50 oranında artmıştır.”

    2018 yılında şeker kotalarının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından belirlendiğini hatırlatan Pakdemirli, “Bu dönemde, nişasta bazlı şeker kotaları, yarı yarıya azaltılmıştı. Daha önce, toplam şeker içerisinde 10 olarak uygulanan Nişasta Bazlı Şeker kotası, 5’e çekilmiş ve oluşan kota farkı, pancara tahsis edilmişti. 2018/2019 pazarlama yılına ilişkin şeker kotaları, 2 Milyon 700 Bin Ton olarak belirlenmiştir. Bu miktarın, 2 Milyon 565 Bin Tonu, pancar şekerine tahsis edilmiştir. Böylece, halkımızın tükettiği şekerin tamamı, yerli üretimle ve bu üretimin 95’i de pancar şekeri ile karşılanmaktadır. Şeker sektörünün sevk ve idaresi Bakanlığımızdadır. Pancar Çiftçimiz ve Şeker Fabrikalarımız, Toprakla su gibi, birbirinin ayrılmaz parçalarıdır. Bugün, böylesi bir yapının, bir kooperatif çatısı altında oluşturulması ise, toplumun tüm kesimine güven vermektedir.”

    Kayseri pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ise Turhal Şeker Fabrikasını aldıkları Haziran ayından bu yana yapılanları şöyle sıraladı:

    “Pancar Analiz Laboratuvarına otomasyon sistemi kurularak, operatör müdahalelerine gerek kalmaksızın pancar numunesi alacak hale getirildi. Tek eksen çalışan numune alma sistemi üç eksenli olarak kuruldu.

    -Pancar giriş kapası ile pancar tartım kantarları arasına 7500 m kare beton atıldı. Pres-filtre toprak atım sahası olarak kullanılan 20.000 mt karelik alanda 70.000 mt küp (110.000 ton) toprak saha dışına taşındı.Bu taşıma işlemini kamyonlar yaklaşık 5000 seferde yapabildi. Bu saha düzeltildi ve kamyon, tır ve traktörler için 250 araçlık park sahası haline getirildi. Böylece araçların yol üzerinde park etmelerinin önüne geçilmiş oluyor ve olası kazalarda inşallah önlenmiş olacak. Çalışanların barınmalarını sağlamak için 92 kişilik misafirhane ile tüm çalışanların kullandığı yemekhane, çalışana verdiğimiz değerin bir ifadesi olarak baştan aşağı yenilendi. Küspe peronlarının bütün yolları yenilendi. Şeker ambarı, malzeme ambarı ve diğer ambarların çatı tadilatları yapıldı. Meydan sahasının içi asfaltlandı. Fabrika bünyesinde ki trafo ve kesicilerin bakımı yapıldı.Yüksek gerilim kabloların tamamı yenilendi. Otomatik pancar boşaltma makinaları, küspe preseleri vb. hepsinin bakım onarımı yapıldı. Çamlıbel bölgesine fire tespit laboratuvarı, 2 adet pancar tartım kantarı, kantar binası ve 400 kilovatlık trafo tesisi kuruldu.Çiftçilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için 2 kere avans ödemesi yapıldı. Türk Şeker tarafından temin edilen gübre tohum vb. maddelerin bedelleride dâhil 40 milyon TL ye yakın ödeme yapıldı. Bu güne kadar Turhal Şeker için yapılan ödemeler 170 Milyonu peşinat bedeli olmak üzere toplam 230 Milyon TL olmuştur.

    Sayın Bakanım,Personel ve çiftçi konusunda vereceğim rakamlar, bu fabrikanın Turhal ve topyekûn bu bölge için ne kadar önemli olduğunu daha açık anlatacaktır. Kayseri ve Boğazlıyan fabrikalarımızdan tayinle gelen yöneticiler dâhil 154 kişi yanında bu bölgeden 190 kişi sözleşmeli, 39 kişi önceden alınan taşeron işçisi, 566 belirli süreli işçi olmak üzere toplam 949 kişi şuan çalışmaktadır. Dış kantarlarda alınacaklarla birlikte bu sayı 1100 kişiye ulaşacaktır.

    Turhal Şeker Fabrikası bu kampanya döneminde Tokat, Sivas, Amasya olmak üzere 3 il,13 ilçe,191 köyde 5 bin 718 çiftçi ile sözleşme yapmıştır. Sözleşme 800 bin ton pancar üretimi olarak yapılmıştır. Ancak tespitlerimize göre 650 bin ton civarında bir üretim olabilecektir. Fabrikada normal şartlarda 100 bin ton şeker, 30 bin ton melas, 180 bin tonda yaş küspe üretimi beklenmektedir.”

    Turhal Şeker Fabrikasında ödemeler erken yapılacak

    Kayseri ve Boğazlıyan fabrikalarındaki başarının Turhal’da da yaşanacağını kaydeden Akay, “Bu bölgedeki çiftçilerimizin 16 polar pancarını 240 TL/ton dan alacağız. Bildiğiniz gibi Türk şekerinin fiyatını 235 TL/Ton dur. 240’ye TL ilaveten randevulu sistemine uyarak pancarını fabrikaya teslim eden çiftçilerimize 7.5 TL/ Ton prim uygulanacaktır. Çiftçilerimizin hakkı olan küspe bedelinden çiftçilerimize azami şekilde faydalandırmak için küspe satışları fire ve masraf payları düştükten sonra bedeli çiftçilerimize ödenecektir.İlk ödeme 10 Ekim tarihinde 60 TL/ton üzerinden yapılacaktır. Fazlası kesin hesaplamalar yapıldıktan sonra gerçekleştirilecektir. Kayseri ve Boğazlıyan da biz pancar bedelini Aralık ayının son haftasında yapıyoruz. Bu seneye özgü olarak Turhal’dan pancar bedeli 15 Ocak tarihine kadar ödenecektir. Böylece geçen seneye göre 1 buçuk -2 ay erken ödeme söz konusu olacak” ifadelerini kullandı.

  • Bakan Pakdemirli: “Türkiye’nin şeker ihtiyacının yüzde 95’i yerli üretim şeker pancarı ile karşılanıyor”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, şeker kotasının 2 milyon 700 bin ton olarak belirlendiğini belirterek, “Bu miktarın 2 milyon 565 bin tonu pancar şekerine tahsis edilmiştir. Böylece halkımızın tükettiği şekerin tamamı yerli üretimle ve bu üretimin yüzde 95’i de pancar şekeri ile karşılanmaktadır” dedi.

    Tokat’ın Turhal ilçesinde özelleştirildikten sonra Kayseri Şeker Fabrikası tarafından alınan Turhal Şeker Fabrikasında 85’inci pancar alım kampanyası, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin katıldığı törenle yapıldı. Ankara’dan helikopterle Tokat’a gelen Bakan Pakdemirli, fabrikanın pistinde Tokat protokolü ve milletvekilleri tarafından karşılandı. Bakan Pakdemirli, daha sonra törenin yapılacağı alana geçti. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kürsüye gelen Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Cumhuriyet döneminin ilk sanayi kuruluşlarından olan Turhal Şeker Fabrikasını 8 Haziran tarihinde teslim aldıklarını kaydetti. Aradan geçen 110 günlük sürede çok önemli işler yaptıklarını belirten Akay, “İşletmedeki makinalar baştan sona her türlü bakım ve onarımdan geçirildi. Sadece bu bakım-onarım giderleri işçilik hariç 9.5 milyon TL tutarına ulaştı. Pancar Analiz Laboratuvarına otomasyon sistemi kurularak, operatör müdahalelerine gerek kalmaksızın pancar numunesi alacak hale getirildi. Tek eksen çalışan numune alma sistemi üç eksenli olarak kuruldu” dedi.

    Turhal Şeker Fabrikasının bu kampanya döneminde Tokat, Sivas, Amasya olmak üzere 3 il, 13 ilçe, 191 köyde 5 bin 718 çiftçi ile sözleşme yaptığını belirten Akay, “Sözleşme 800 bin ton pancar üretimi olarak yapılmıştır. Ancak tespitlerimize göre 650 bin ton civarında bir üretim olabilecektir. Fabrikada normal şartlarda 100 bin ton şeker, 30 bin ton melas, 180 bin tonda yaş küspe üretimi beklenmektedir. Çiftçi, ihale sürecinde pancar ekmekte bir tereddüt yaşamıştır. Nereden bilsin başına talih kuşunun konacağını ve Turhal Fabrikasının Kayseri Şeker tarafından alınacağını. Biz çiftçilerimizi yeniden kazanacağız” diye konuştu.

    “Gübre fiyatlarını yaklaşık olarak yüzde 15 oranında düşürdük”

    Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli ise, geleceğin en parlak sektörünün tarım olacağını söyledi. Artık dünyayı doyuran lider ülkenin Türkiye olacağını ifade eden Bakan Pakdemirli, daha düne kadar tarlasını sabanla süren çiftçinin bugün en son teknolojiyi kullanarak kazancına kazanç kattığını kaydetti. Çiftçilere geçen günlerde müjde verdiklerini ifade eden Bakan Pakdemirli, “Gübre fiyatlarını yaklaşık olarak yüzde 15 oranında düşürdük. Buğday ve arpa desteği yüzde 100 arttı. Artık dünya fiyatları üzerinden alacağız. Çiftçimizin yüküne ortak oluyor, onu hiçbir zaman yalnız bırakmıyoruz. Zoru hemen yapıyoruz, imkansız sadece biraz zaman alabiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak ortak bir projeyi hayata geçirdi. Tarım arazilerini, çiftçilerimize kiraya verme sürecini başlattık. Bu uygulama kapsamında, toplam 218 bin çiftçimize, yaklaşık 125 milyon TL destek veriyoruz. Çiftçi kardeşlerimiz artık, kendi arazisini gönül rahatlığı ile ekip biçecek. Ayrıca, çiftçimiz isterse 10 yıl sonra bu arazisini satın alabilecek. ÇKS’ye kayıtlı çiftçimiz, tarımsal desteklerden de yararlanabilecek. Aslında yapılan destekle, kirası da bedavaya gelmiş olacak. Bir taraftan da tarımsal yatırımlar için çiftçinin cebinde parası kalmış olacak. Yatırımını; traktörüne, gübresine, arazi alt yapısına yapacak” şeklinde konuştu.

    “Sudan’da tarım yapacağı”

    Büyük devlet olmanın bir bedeli olduğunu aktaran Bakan Pakdemirli, “Kozalarına hapsolmuş devletler büyüyemezler. Sudan’da tarım arazilerini kiraladık ve yakın zamanda buralarda ekim yapmaya başlayacağız. Bize, ’Sudan’da ne işiniz var?’ diyorlar. Amerika’nın, Çin’in, Hollanda’nın, Fransa’nın Afrika’da ne işi varsa bizim de o işimiz var. Gıda arz güvenliğimiz için çalışıyoruz. Farklı coğrafyalarda üretim yapabilmek, geleceğimizin, üretimimizin sigortasıdır. Sudan bizim gönül coğrafyamızın bir parçası. Bizler kadim, köklü ve kudretli bir milletin evlatlarıyız. Tarih boyunca hep mazlumun yanında, haklının ve güçsüzün yanında olmuş bir milletiz. İşte, bugün bize, bunun bedelini ödetmek isteyen sömürgeci bir anlayışa karşı, milletçe, devletçe bir mücadele veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Halkımızın tükettiği şekerin tamamı, yerli üretim”

    Şekerle ilgili yapılan spekülatif haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Bakan Pakdemirli, “Tarım ve Orman Bakanınız olarak özellikle altını çizerek ifade ediyorum. Halkımızın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamı yurt içinde üretilmektedir. Ülke olarak şeker üretiminde çok önemli bir mesafe kaydettik. Hatta, Suriye ve Irak’a şeker ihraç ediyoruz. Tokat Niksar’da, bir çiftçi ailesinin çocuğu olan Ali isminde ve şuan 60’lı yaşlarında olan bir dostum, bana şu anısını anlatmıştı. ’Bir paket küçük çay ve 1 kilo şekerle eve geldiğimde, beş kız kardeşimin tamamı, ’Zengin olduk’ diye evden çıkıp, bağırarak beni karşıladılar. İlçe merkezinde, beş gün çıraklık yapıp kazandığım paranın tamamıyla, bu iki şeyi alabilmiştim.’ Değerli dostlar, bu ülke 1970’lerde böyle bir manzarayla karşı karşıyaydı. Şeker kuyruklarını hala dün gibi hatırlıyoruz. Bakınız, nereden nereye gelmişiz. 2002 yılında 16,5 milyon ton olan pancar üretimimiz, 2017 yılında yüzde 28 artış ile 21 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Aynı dönemde uyguladığımız başarılı politikalar ile birim alandan elde edilen pancar verimi, yüzde 50 oranında artmış. 2018 yılında şeker kotaları Cumhurbaşkanımız tarafından belirlenmişti. Bu dönemde, nişasta bazlı şeker kotaları, yarı yarıya azaltılmıştı. Daha önce toplam şeker içerisinde yüzde 10 olarak uygulanan nişasta bazlı şeker kotası, yüzde 5’e çekilmiş ve oluşan kota farkı, pancara tahsis edilmişti. 2018/2019 pazarlama yılına ilişkin şeker kotaları, 2 milyon 700 bin ton olarak belirlenmiştir. Bu miktarın 2 milyon 565 bin tonu pancar şekerine tahsis edilmiştir. Böylece halkımızın tükettiği şekerin tamamı yerli üretimle ve bu üretimin yüzde 95’i de pancar şekeri ile karşılanmaktadır. Şeker sektörünün sevk ve idaresi Bakanlığımızdadır” dedi.

    Bakan Pakdemirli, konuşmasının sonunda Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay’a seslenerek, “Bu kürsüden bir soru sormak istiyorum. Fiyatı 235 lira değil burada 5 lira daha fazla, 240 lira olarak uygulayacağım demişti. Ben kendisinden rica ediyorum. Fiyatı 245 lira olarak uygulayacak. Üreticilere dönüp evet der misiniz? Bu beş lira için ama hadi sağlam bir alkış alalım” diye konuştu.

    Bakan Pakdemirli’in konuşmasının ardından dualarla kurdele kesilerek, 85’inci pancar alımı başlatıldı. Bakan Pakdemirli, törenin ardından Tokat’tan helikopterle ayrıldı.

  • Bakan Pakdemirli: “Bu olayların hepsinin üstesinden geleceğiz”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, iş dünyasına seslenerek, “Bu dönemde delikli kuruşa 40 tane düğüm atmak gerekiyor. Her alanda gerek aile hayatında gerek iş hayatında. İş insanları olarak nelerle karşılaştığınızı, sıkıntılarınızı çok iyi biliyorum ama bir miktar daha dişimizi sıkmamız gerekiyor. Bu olayların hepsinin üstesinden geleceğiz” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Eylül ayı meclis toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde işlerin daha hızlı yürüdüğünü ifade eden Pakdemirli, “Türkiye’de 9 bin kanun bulunurken Almanya’da 3 bin kanunun bulunuyor. Bazı şeyleri kararname ile çözmek lazım. Eğer birini başkan olarak seçiyorsak tabi ki karar verecek. Bürokrasiyi hızlandırmanın yolunu bulmamız lazım, çünkü millet gerçekten hizmet bekliyor” dedi.

    “Dünyayı doyuran lider ülke olacak”

    Geleceğin sektörlerinin eğitim ve tarım olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, bir toplantıda konuşulan anekdotu paylaşarak, “2035 yılında bugün hiç kurulmamış bir şirket dünyanın en büyük şirketi olacak. Bu şirket eğitim sektöründe olacak. Trilyon dolarla ölçülecek bir şirket kuracak. İkinci en büyük şirket ise tarım sektöründe olacak. Dünyayı doyuran lider ülke olacak. O yüzden tarıma çok önem vermemiz lazım. Şöyle bir aşmamız gereken zorluk var. Bugün itibariyle dünya nüfusu 7,5 milyar. 2050’de 9.1 milyar olacak. Şehirleşme bugün itibariyle yüzde 55, 2050 itibariyle yükselmiş olacak. Köyden kente göç kaçınılmazken, diğer yandan dünyada 6 trilyon gıda üretimi var. Bir yandan göç kaçınılmazken, diğer yandan yüzde 50 gıda üretimini artırmamız gerekiyor. Bu zor ev ödevini, teknoloji olmadan yapmak imkansız gibi gözüküyor. Hep 4.0 gibi kavram var. Tarımda da 4.0 mutlaka kullanmamız lazım” ifadelerini kullandı.

    Bakanlık olarak hem üreticiyi hem de tüketiciyi korumakla görevli olduklarını kaydeden Pakdemirli, tüketiciyi enflasyona ezdirmemek için çalıştıklarını dile getirdi. Türkiye’nin buğday ile ilgili bir probleminin olmadığını ifade eden Bakan Pakdemirli, “Fiyatlar da zaten düşmeye başladı. Yakın zamanda buğday ile ilgili önemli bir artış bekliyoruz. Cuma günü de buğday fiyatları ile olumlu bir gelişmede açıklanacak diye biliyorum” dedi.

    Hayvancılık sektöründeki gelişmeleri değerlendiren Pakdemirli, “Emin olun tarımda yapısal problemleri çözmemiz için gerekli adımlar atıyoruz ama bunun için lütfen sabırlı olun. Biraz kredi verin. Genç bir tarım bakanıyım, biraz krediyi hak ediyorum diye düşünüyorum. Biraz sabır biraz sabır. Türkiye’nin protein üretiminde sorun yok. Protein üretimi toplamda eksiğimiz yok. Sadece bizim et tercihimiz var. Yani tavuk eti, kırmızı et ve balık et toplamı Türkiye’nin ihtiyacından çok daha fazlası var. Türkiye 2023 hedefi olan balık ürünleri ihracatında 1 milyar doları geçmiş durumda. Bu tercihleri biraz içinde değiştirirsek aslında Türkiye’nin et ile ilgili de problemi yok” diye konuştu.

    Kanatlı tavuk fiyatları ile ilgili de değerlendirmede bulunan bakan Pakdemirli, “Parça parça fiyat alıyoruz. Burada but fiyatı ayrı, kanat, göğüs eti fiyatı ayrı. Göğüs etinde ekstra artış olmuş. Ama toplamına baktığınızda kanatlı da döviz kuru çok gerisinde ilerleme var. Niye artmış bu göğüs eti. Herkes okula döndü ya. Mangal sezonu bitti kimse şimdi kanat almıyor göğüs eti fırlamış. Cumhurbaşkanlığı bizden rapor istedi biz de dersimize çalışmıştık hemen gönderdik çalışkan öğrenci olarak” dedi.

    “Bir miktar daha dişinizi sıkın”

    Türkiye’nin istikrarsızlaştırılmaya çalışıldığını kaydeden ve iş dünyasının biraz daha dişini sıkması gerektiğini ifade eden Pakdemirli, “Bazen dişimizi sıkacağız. İş insanları olarak nelerle karşılaştığınızı, sıkıntılarınız çok iyi biliyorum. Bankalarla, finans sektörüyle, özel sektörle, borçlarınızla ilgili neler yaşadığınızı çok iyi biliyorum ama bir miktar daha dişimizi sıkmamız gerekiyor. Bu olayların hepsinin üstesinden geleceğiz. İnşallah hem ülke istikrarı hem de iş dünyasının rahata kavuşacak. Bu dönemde delikli kuruşa 40 tane düğüm atmak gerekiyor. Her alanda gerek aile hayatında gerek iş hayatında” dedi.

    Körfez Geçiş Projesi

    İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de, İzmir’e ihtisas organize sanayi bölgeleri kurmak için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. İZTO olarak Körfez Geçiş Proje’sinin hayata geçmesini istediklerini belirten Özgener, “Projenin eksikleri olabilir tamamlanır, ancak her bir altyapı ve üstyapı yatırımını istemiyoruz diyerek, dava ederek bir yere varılamaz. Bunlar uzun soluklu projeler, gerçekleşmesi uzun yıllar alıyor. Bu projeler ihtiyaç ortaya çıktığında değil gelecekteki ihtiyaçlara ilişkin öngörü ile yapılır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Aziz Kocaoğlu da Kültür ve Turizm Bakanı ile yaptığımız toplantıda yapılması gerektiğini düşündüğünü söyledi. Bakanlığımız mahkemenin kararı doğrultusunda gerekli çalışmaları mutlaka yapacaktır, biz de kendilerine her aşamada destek olacağımızı belirtmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Toplantıya İzmir Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti İzmir Milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İl Başkanı Aydın Şengül, Ege İhracatçılar Birliği Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ve İZTO Meclis üyeleri katıldı.

  • Bakan Pakdemirli, zeytin rekoltesini açıkladı

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir’deki Zeytincilik Araştırma Enstitüsünde 2018-2019 zeytin rekolte tahminini açıkladı. Bakan Pakdemirli, “Zeytinde 1,5 milyon ton rekolte bekleniyor. Bunun 423 bin tonunun sofralığa, 1 milyon 77 bin tonunun yağlığa ayrılacağı, bundan da 193 bin ton zeytinyağı çıkacağı varsayılıyor” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2018-2019 zeytin rekolte tahminini İzmir’deki Zeytincilik Araştırma Enstitüsünde açıkladı. Buna göre, 2018-2019 sezonunda zeytinde 1,5 milyon ton rekolte bekleniyor. Toplam zeytin dane üretimi geçen yıla göre yüzde 36 azalma ile 1 milyon 500 bin 467 ton bekleniyor. Geçen yıla göre yüzde 7,6 azalma ile 423 bin 644 tonunun sofralık zeytine, geçen yıla göre yüzde 35 azalma ile 1 milyon 76 bin 823 tonunun yağlığa ayrılacağı bundan da ortalama 1/5.6 randıman ile geçen yıla göre yüzde 27 azalma ile 193 bin 613 ton zeytinyağı elde edileceği tahmin edildi. Bakan Pakdemirli, “Tarımı en az bir ulusun savunma stratejisi kadar önemli görüyorum. Dünyayı doyuran dünyanın lideri olacak. Kolaylıkla da oluruz” diye konuştu.

    Bakan Pakdemirli’nin konuşması sırasında ekrana zeytin ağaçlarıyla çekilen fotoğrafları da yansıtıldı. Bakan Pakdemirli, zeytinin kutsal ve barış ile uzun ömrü temsil ettiğini söyledi. Sofralık zeytinde İspanya’dan sonra ikinci sırada, üretimde dünyada dördüncü sırada olduğumuzu hatırlatan Bakan Pakdemirli, “Bence yeterli değil. Daha hızlı büyümeliyiz. İhracatı 100 bin tonun üzerine taşımamız lazım. Birinci de olabiliriz. Ege’den başlayarak bu işi tekrar ele alıp zeytinyağını insanlara anlatmamız lazım. İzmir dışında zeytinyağını anlayan pek yok. Son dönemde dışarıda yeme alışkanlıklarımız arttı ama hala zeytinyağından anlayan yok. Zaman zaman Yunan Adaları’na gidiyorum hediyelik eşya almıyorum. Girit yağı alıyorum, kahvaltıda yiyorum ve mutlu oluyorum” ifadelerini kullandı. Zeytinyağı okuryazarlığını artırmamız gerektiğini belirten Bakan Pakdemirli, “Bu şekilde tüketimi artırırız. 1,5-2 kilo tüketim çok az bunu artırmamız lazım. Kaliteli bir ürünü neden bizim vatandaşımız yemesin” dedi.

    “Ambalajlı ihracata kafa yorulması lazım”

    Global bir marka kurma hayaline de dikkat çeken Bakan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye’deki tarım ürünlerinden katma değerli global bir marka oluşturmalıyız. İtalya’nın Napoli kentinde adam domatesleri alıyor, kurutuyor ve kilosunu 25 avroya satıyor. Bu katma değeri yakalayacak bir şeyler yapmalıyız. Klasik, anadan babadan kalma yöntemleri bırakıp artık ambalajlı ihracata kafa yorulması lazım. Modern tekniklerin hepsini kullanmamız lazım.”

    Tağşişle ürünlere verilen cezalarla ilgili kapsamlı bir çalışma yaptıklarını ifade eden Pakdemirli, “Artık bunu da caydırıcı hala getireceğiz. Cezaları ödenemeyecek boyuta getirirsek ve ‘ödeyemedim’ derse ‘kusura bakma yapmasaydın’ diyeceğiz. Hepimiz bunun karşısında olmamız lazım. Destekler konusuna gelince, 80 kuruş desteği artırırsak ne olur bilmiyorum ama ambalaj desteğini yükseltip ihracatı artırmamız lazım. Kalite artarsa üretici de sanayici de gayret gösterir. Egeliler olarak zeytinyağına sponsor olup onu anlatmamız lazım. Verilen destekler de önemli ama birilerinin eline oltayı vermek değil de balık tutmayı öğretmemiz lazım” açıklamasında bulundu.

    Talepleri sıraladı

    Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Ümmühan Tibet de şunları söyledi:

    “Ülkemizde zeytin ve zeytinyağında taklit büyük sorun. Maalesef kayıt dışı üretim ve satışlar da sektörümüzde haksız rekabet, büyümemizin önünde ciddi bir engel. Geçen yılın değerlendirilmesine göre tüm tarımsal girdiler içerisinde zeytincilik sektörünün payı yüzde 5. Bunu çok yakın gelecekte yüzde 10’a yükseltmeyi başarabiliriz. Zeytincilik sektörü, tarımsal sektörümüz içinde yerli mal olarak ciddi bir şekilde yer almaktadır. Ülkemizin büyük kapasitesi var. Milli ürünümüzün Türk tüketicisine ulaşmasını diliyoruz. Evine zeytinyağı girmeyen binlerce aile var. Kalite kaybının önlenmesi adına lisanslı depoculuk ve vadeli işlemleri borsasına benzer sistemler kurulmalı. Üreticinin ürettiğini kalite bozulmadan muhafaza edeceği şartların oluşturulması gerekiyor.”

    Tarımsal sektörde devlet desteklemelerinin önemine değinen Tibet, şöyle devam etti:

    “Sektörümüze ciddi anlamda kaynak akışı var. Yatırımcılarımız yatırım yapıyor ama eğer ciddi desteklerimizle akışın devamını sağlayamazsak zeytin fidanlarımızın ekonomiye kazandırılmasında problemler yaşayabiliriz. Desteklerin etkili olması için beraber çalışma yapmak istiyoruz. Tüketimin artırılması için, markalı ambalajlı ihracat yapmamız için günümüzün koşullarına uygun desteklemelerin uygulamaya konulması uygun olacaktır. Sizin zeytinyağında dünya markası hayalini hep beraber gerçekleştirebiliriz.”