Etiket: Pakdemirli

  • Bakan Pakdemirli, önlük giyip orcik yaptı

    Elazığ’da düzenlenen 3. Geleneksel Üzüm Festivaline katılan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdermirli, önlük giyerek, orcik (cevizli sucuk) yaptı.

    Elazığ’ın Hoşköy Köyünde düzenlenen 3. Geleneksel Üzüm Festivaline Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdermirli katıldı. Bakan Pakdermirli, festivalde önlük giyerek kazanın başına geçti. İpe dizilmiş cevizleri kazanda bulunan bulamaca bandıran Pakdemirli, orcik yaptı. Festival kapsamında Hoşköy köyü ve çevre köylerde yetiştirilen üzümler sergilendi. Üzümlerini festival alanına getiren 60 üzüm yetiştiricisi birincilik için yarıştı. Üzümler jüri üyeleri tarafından görüntü, tat ve aroma bakımından değerlendirildi. Değerlendirmelerin ardından siyah, beyaz ve büyük salkım dalında birinci seçilenlere çapa makinası hediye edildi.

    2 bakanlığın birleştiği aktaran Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdermirli, “Toprak ve su birleşti. Toprak ve suyu ayrı yönetmek zordu. Azalan sayıda bakanlık ve donanımlı kabine ile artan koordinasyon sayesinde millete hizmet etme artacak. İkinci defa Elazığ’a gelmem için 81 il turunu tamamlamam lazım. O yüzden daha çok yerinde yönetim ile havza bazında yönetime önümüzdeki aylarda geçeceğiz. Bir yönetici atacağız. Bu havzalar bir çok ili kapsayabilir. Bu yöneticiler hem yetkili olacak hem de sorumlu olacak. Bizde bu arkadaşlardan hesap soruyor olacağız. 16 yılda Elazığ’a 1.6 milyar hibe verdik. 64 bin dekar alanı sulamaya açtık. Çiftçimiz bundan 40 milyon lira ekstra gelir elde etmiş. Şehir içerisinde kalmış ormana ait bir araziyi fuar alanı yapmak için bizden talep etti. Bu konuyla ilgili talimatı verdim. Fuar alanı hayırlı olsun. Tarıma dayalı Besi organize sanayi sitemizde hayırlı olsun. onunda yer seçimi tamamdır. Oda Elazığ’a hediyemiz olsun. Yine sera bölgemizle ilgili gerekli adımları attık. Takibini yapıyoruz. Besi Organizede 100den daha fazla işletme olacak. İçinde yem fabrikası, biyogaz, organik gübre tesisleri olacak” dedi.

    Elazığ’ın ekonomik anlamada gelişen bir il olduğunu dile getiren Vali Çetin Oktay Kaldırım ise , “Kamusal altyapısını neredeyse tamamlamış. Yatırım ortamını hazır hale getirdi. OSB’lerin geliştiren ve büyüten bir şehir. Vizyonunu ve ufkunu da dünyaya açılmak olarak belirlemiş. Dünyada önemli bir üretim merkezi olma yolunda ilerliyor. Projesi ve dersine iyi çalışan bir şehir haline geldi. Tüm sektörlerle birlikte çalışıyor. Analiz ettiğimi ve değerlendirdiğimiz yeni nesil alanlarla da pozisyon alacağız” diye konuştu.

    Üzümün merkezinde olduklarını aktaran Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz da, “Elazığ tarım ve kültür alanında ileri düzeyde olduğu gibi sanatta, edebiyatta, madencilikte ve üretimde de ileri düzeyde olan bir ilimiz. Bu ürünlerimizin sadece ürün olarak ortaya çıkması bir anlam ifade ederken esasında ileri ürün haline getirilmesi çok daha büyük anlam ifade eder. Üzümcülükte budur. Üzümün ileri ürün haline gelmesi hem çiftçimizin hem de bu işle uğraşanların daha fazla kazanmasına vesile olacaktır” diye konuştu.

    Festivale Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdermirli, Vali Çetin Oktay Kaldırım, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Zülfü Tolga Ağar ve Zülfü Demirbağ, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Festival birincilere ödüllerinin verilmesi ile sona erdi.

  • Bakan Pakdemirli: “Vatandaşın ekmeğine göz diken fırsatçılara göz açtırmıyoruz”

    Üreticiyi ezdirmeyeceklerini, tüketiciyi de kollayacaklarını belirten Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Özellikle tarım piyasalarında, yüksek kuru bahane ederek, vatandaşın ekmeğine göz diken fırsatçılara göz açtırmıyoruz. Bu konuda kararlıyız” dedi.

    Programları kapsamında Elazığ’a gelen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, bir otelde sektör temsilcileriyle bir araya geldi.

    Tarım arazilerini çiftçilere kiraya verme sürecini başlattıklarını aktaran Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Bu uygulama kapsamında, toplam 220 bin çiftçimize, yaklaşık 125 milyon TL destek veriyoruz. Çiftçi kardeşlerimiz artık, kendi arazisini gönül rahatlığı ile ekip biçecek. Ayrıca, çiftçimiz isterse, 10 yıl sonra, bu arazisini satın alabilecek. ÇKS’ye kayıtlı çiftçimiz, tarımsal desteklerden de yararlanabilecek. Yine, akıllıkart uygulaması ile çiftçimizin kredi kullanım sürecini hızlandırdık. Artık, işlerini daha hızlı ve daha güvenli yapacak. Gübresini, tohumunu ve ihtiyaçlarını daha rahat karşılayacak. Bakanlık olarak, üreticimizin ve çiftçimizin her sorununa duyarlılık gösteriyoruz” diye konuştu.

    “İsraf ve verimsizlikleri ortadan kaldıracağız”

    Tarımın bir strateji ve planlama işi olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli, “Bizler de, her işimizi, planlı ve programlı yapıyoruz İnşallah, hayata geçireceğimiz ’Tarımda Milli Birlik Projesi’ ile ülkemizin gelecekteki tarım politikalarını, sağlam bir zemine oturtacağız. Tarımda Milli Birlik Projesi herkesin sağlıklı beslenmesini, hakkaniyetli bir değer zinciriyle sağlayarak, ülkemizin uluslararası alanda rekabetçi bir güç olmasını sağlayacaktır. Projesi ile yine, tarımda bütüncül bir perspektifle, yapısal reformları hayata geçireceğiz. Tarladan sofraya kadar uzanan ürün değer zincirinde yüzde 50’ye varan israf ve verimsizlikleri ortadan kaldıracağız. Plansızlık nedeniyle gıda fiyatlarındaki suni dalgalanmalara son vereceğiz. Ölçek problemi nedeniyle tarımsal girdi maliyetlerindeki yüksekliği, alacağımız ön tedbirlerle kontrol altına alacağız. Birlik ve kooperatiflerin, ’küçük olsun ama benim olsun’ anlayışından doğan verimsizlilik, katma değer oluşturmuyor. Bu yapıyı, daha verimli hale getirmek için, tüm birlik ve kooperatifleri, tek çatı altında toplayacağız” şeklinde konuştu.

    “Kafasına esen, istediği gibi zam yapamıyor”

    Üreticiyi ezdirmeyeceklerini ve tüketiciyi kollayacaklarını dile getiren Pakdemirli, “Hem üreticimizi hem de tüketicimizi enflasyona ezdirmemek için de öyle yaptık. Tarımda en önemli girdilerden olan gübrede, cansuyu anlayışı ile yüzde 15 oranında indirim yaptık.

    Bu indirim, çiftçimizi üretime yöneltmiştir. Çiftçimiz, güz dönemi ekimlerine başlamıştır. Yem alımlarında ise yüzde 10 oranında indirim yaptık. Buğday ve arpada, çiftçilerimize ödenen destekleme primini, 5 kuruştan 10 kuruşa çıkardık. Yaptığımız görüşmeler sonucu, market zinciri sahibi, firmalarımız da, 50 üründe 2 ay boyunca yüzde 10 indirime gitti. Piyasaların regülasyonu konusunda önemli bir bilinç oluşturduk. Artık kafasına esen, istediği gibi zam yapamıyor. Son dönem, özellikle tarım piyasalarında, yüksek kuru bahane ederek, vatandaşın ekmeğine göz diken fırsatçılara göz açtırmıyoruz. Bu konuda kararlıyız. Tarımı, teknoloji ile birleştirmemiz şart. Güçlü tarım, güçlü ülke demek. Gelecekte dünyayı doyuran ülke, lider ülke olacak” ifadelerine yer verdi.

    Toplantıya Bakan Pakdemirli’nin yanı sıra, Vali Çetin Oktay Kaldırım, AK Parti Elazığ milletvekilleri Zülfü Tolga Ağar, Metin Bulut ve Zülfü Demirbağ, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, kurum müdürleri ve sektör temsilcileri katıldı.

  • Bakan Pakdemirli: “Ürün tarlada 1 lira ama tüketiciye ulaşana kadar 5 lira oluyor”

    Türkiye’nin tarımda Avrupa birincisi olduğunu belirten Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Ürün tarlada 1 lira ama tüketiciye ulaşana kadar 5 lira oluyor. Bu lojistik zincirdeki verimsizlikleri de ortadan kaldırmamız lazım. Hem üretici daha fazla kazanmalı hem de tüketici daha ucuza yemeli. Üreticinin elinde 2-3 lira geçmeli, tüketici de 3-4 liraya bunu almalı. Bizim bu aradaki seviyeleri mutlaka daha verimli hale getirme yolunda adımlar atıyor olmamız lazım” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli programları kapsamında Elazığ’a geldi. İlk olarak Valiliğe geçen Bakan Pakdemirli, Vali Çetin Oktay Kaldırım’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ardından AK Parti İl Başkanlığına geçen Pakdemirli, açıklamalarda bulundu.

    Çok yakında havzaların başına birer yönetici atayacaklarını vurgulayan Pakdemirli, “Bu yönetici havzanın başında olacak. DSİ, orman ve tarım buna bağlı olacak. Yani Tarım ve Orman Bakanlığındaki tüm birimler bu arkadaşın başkanlığında gidecek. Bunların çok teknik arkadaşlar olmasına da ihtiyaç yok. Sevk ve idare kabiliyeti yüksek arkadaşlarla çalışacağız. Sadece önünde hedefleri ve yetkileri olacak. Buradaki sorunları çözmenin yollarını arayacak. Biz sadece bu arkadaşları izliyor olacağız” diye konuştu.

    “Lojistik zincirdeki verimsizlikleri de ortadan kaldırmamız lazım”

    Türkiye’nin tarımda Avrupa’da 1 numara olduğunu aktaran Bakan Pakdemirli, “Ama bizim hâlâ planlama ile ilgili sıkıntılarımız var. Planlı bir şekilde tarım istiyoruz. Planlamayı iyi yapabilirsek, yarın ürünlerle ilgili bir eksiklik olmayacak. Ürün fiyatlarında spekülatif olmayacak. Birçok şey olmayacak. O yüzden planlamayı çok iyi yapmamız lazım. Bunun için baştan alfabeye yazar gibi tekrar çalışmaya başladık. Önümüzdeki aylarda da hem destekleri hem de üretimin planlamasını yapıp tek bir bütüncül yaklaşımla bu konulara yaklaşıyor olacağız. Miras kanunumuz ve diğer sebeplerden dolayı araziler küçüldü. Bu arazilerde tarım yapmak gitgide azalıyor. Bizim bu toplulaştırmaya hep birlikte önem vererek toplu bir şekilde iş yapmamız lazım. Ama devletin burada bir şey yapmasını beklemeden önce de sizler kooperatifleşin bu üretimlerin içerisinde mutlaka olun. Ürün tarlada bir lira ama tüketiciye ulaşana kadar 5 lira oluyor. Bu lojistik zincirdeki verimsizlikleri de ortadan kaldırmamız lazım. Hem üretici daha fazla kazanmalı hem de tüketici daha ucuza yemeli. Üreticinin elinde 2-3 lira geçmeli, tüketici de 3-4 liraya bunu almalı. Bizim bu aradaki seviyeleri mutlaka daha verimli hale getirme yolunda adımlar atıyor olmamız lazım” şeklinde konuştu.

    “Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli”

    Ülkede birlik ve kooperatiflerle ilgili kirlilik olduğunu dile getiren Pakdemirli, “Her köyde bir kooperatif var. Hepsinin de cebinde bir tane başkan yazan kart var. Biz bu işi bu şekilde yönetmemiz zor. 14 bin tane birlik ve kooperatif var. Her birine yarım saat randevu versem 2,5 sene geçiyor. Biz ilerleyen zamanlarda bunları bir araya getireceğiz. Bu işten bir verim doğmuyor. Üreticiyi kollayacak, tüketiciye de ucuz mamul ulaştırmamız gerekiyor. O zaman bu verimi doğuracak şekilde siz tekrar yapılanın diyeceğiz. Biz karışmayacağız. Kendilerinin çözüm bulması yönünde yönlendirici olacağız. Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli. Savunma sanayi eşittir tarım ve tarım eşittir savunma sanayidir. Hatta ilerleyen yıllarda da savunma sanayiden çok daha önemli olacak. Dünyayı doyuranın lideri olacak. Bugün Türkiye 190 ülkeye bin 700 tane ürün ihraç ediyor. Ama bugünün başarısı yarınların başarısının garantisi değil. O yüzden düne göre çok daha fazla çalışmamız lazım” ifadelerini kullandı.

    “Gübrede yüzde 15, yemde de yüzde 10 indirim aldık”

    Türkiye’nin son 5 yılda istikrarsızlaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Pakdemirli, “Gezi olayları, yargı darbesi, darbe girişimi ve son olarak da bir ekonomik darbe girişimine maruz kaldık. Burada inşallah bunun da etkileri yavaş yavaş oradan kalkmaya başladı. Biz burada milletçe dik durursak, herhangi bir problemimiz olmadan önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü bir Türkiye ile karşılaşacağız. Zincir mağazaları ile konuştuk. 50 üründe yüzde 10’a varan indirimler yaptılar. Önümüzdeki günlerde bunu da enflasyona pozitif anlamda etkilerinin olmasını bekliyoruz. Tarım sektörü deyince dövizdeki hareketlikten en çok etkilenen sektör. O yüzden gübrede ve yemde bazı indirimler konusunda ilgili kuruluşlardan rica ettik. Onlarda bizi kırmadılar. Gübrede yüzde 15, yemde de yüzde 10 indirim aldık. Etin karkas fiyatlarını Et Süt Kurumu olarak 26 lira olan ithal karkas et kesim fiyatını 28 liraya çıkardık. Yerli ete de daha pozitif ayrımcılık yaparak 28 liradan 29 liraya çıkardık” diye kaydetti.

    “Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimine doğru gidiyoruz”

    Son olarak yapılacak olan seçimlere değinen Pakdemirli, “Bana göre hepimizin kalıcı tek bir şeyi var. O da AK Parti üyeliğidir. Bu kalıcı parti üyeliğinin dışındaki tüm üyeler geçicidir. Her nerede olursanız olun. Ben son seçimde aday adayıydım. Listede yoktum. Ama açın bakın sahalarda beni göreceksiniz. Önümüzde bir seçim var. Bana göre cumhuriyet tarihinin en önemli seçimine doğru gidiyoruz. Çünkü parlamenter sistemden başkanlık sitemine geçtik. Buradaki oy oranlarımızdaki en ufak zafiyet bu işi tekrar tartışmaya açacaktır. O yüzden ne oy aldıysak fazlasını hedefleyerek sahada mutlaka çalışıyor olmamız lazım” diyerek sözlerini tamamladı.

    Bakan Pakdemir daha sonra belediyeye geçerek Başkan Yanılmaz’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Pakdemir’e ziyaretlerinde, AK Parti Elazığ milletvekilleri Tolga Ağar, Metin Bulut ve Zülfü Demirbağ, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz ve kurum müdürleri eşlik etti.

  • Bakan Pakdemirli: “Son 5 yıldır Türkiye istikrarsızlaştırılmaya çalışılıyor”

    Türkiye’nin son 5 yılda istikrarsızlaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Gezi olayları, 17-25 Aralık yargı darbesi, darbe girişimi ve son olarak ekonomik darbe ile karşı karşıya kaldık ama Allah’a şükür bu darbenin de etkileri yavaş yavaş geçmeye başladı. Dövizde de bir çözülmemiz var” dedi.

    Malatya’da bazı açılış ve toplantılara katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Malatya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. Burada borsa üyeleri ve yönetimi ile bir toplantı yapan Bakan Pakdemirli, dünya nüfusunun 9 milyara, şehirleşme oranının ise yüzde 70’lere çıkacağını ifade ederek, “Bugün ürettiğimiz ürünün yüzde 50 daha fazlasını 2050 yılı itibariyle üretmemiz gerekiyor. Bu sadece dünyanın problemi mi? Tabii ki hayır, bu aynı zamanda Türkiye’nin de, Malatya’nın da problemidir” şeklinde konuştu.

    “Kayısıda daha alacak çok yolumuz var”

    Malatya’nın en önemli ekonomik girdilerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Pakdemirli, “Kayısıda daha alacak çok yolumuz, çok gidecek yerimiz var. Kayısı inanılmaz bir derya. Kayısıdan belki 20-30 tane ürün elde edebiliriz” diyerek Malatya’da kendisine ikram edilen kayısı kahvesini örnek gösterdi.

    Kayısının üreticiden 2-3 dolara alındığını, yurt dışında 22 dolara satıldığını anımsatan Bakan Pakdemirli, her zaman bir global marka özleminin bulunduğunu söyledi. Pakdemirli, “Gıdada da bizim çok iyi bir markamızın olması lazım. Gıdada markalaşmak demek birkaç yüz milyon dolar para harcamak demek, ama bu koşullarda iş adamlarından bunu beklemek çok doğru değil. O zaman ne yapacağız? Bakanlık olarak genel bir şemsiye marka, global marka oluşturalım istiyorum. Bunun için çok iyi gün kurusu kayısı, çok iyi fındık, zeytinyağının girmesi lazım. Bunlarla ilgili çok üst düzey standartlar koyabilirsek, en azından ürünlerimizin yüzde 10’unu böyle katma değerli olarak yurt dışına satma imkanı yakalarsak tahmin ediyorum bir o kadar daha ihracat katkısı Türkiye’ye sağlanır diye düşünüyorum” diye konuştu.

    Tarım sektörünün döviz ve ekonomik hareketlilikten en çok etkilenen sektör olduğunu vurgulayan Pakdemirli, “Birçok sektörde dövizin hareketliliği fiyatları yüzde 30-40 etkiliyor ama tarım sektörü ne yazık ki fiyatların artışını birebir yaşayan sektör. Döviz arttığında birçok girdimiz de artıyor” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye istikrarsızlaştırılmaya çalışılıyor”

    Bugün Türkiye’nin bölgede varlığını sürdüren çok güçlü bir ülke olduğunu belirten Pakdemirli, “Son 5 senedir Türkiye istikrarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Gezi olayları, 17-25 Aralık yargı darbesi, darbe girişimi ve son olarak ekonomik darbe ile karşı karşıya kaldık ama Allah’a şükür bu darbenin de etkileri yavaş yavaş geçmeye başladı. Dövizde de bir çözülmemiz var. Ben ilerleyen günlerde de hızlı bir şekilde ekonomik göstergelerin Türkiye’nin lehine gelişeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

    Geçtiğimiz günlerde açıklanan ‘Enflasyonla Topyekün Mücadele’ programına herkesin destek vermesi gerektiğini kaydeden Bakan Pakdemirli, “Buradan çağrı yapıyoruz. Sizler de bu mücadeleye katılın, kısa bir dönem zarar edebiliriz ama bu mücadeleye katılarak bu savaşı birlikte kazanabiliriz. Türkiye’yi güzel günler bekliyor diye düşünüyorum” dedi.

    Bakan Pakdemirli, kendisine iletilen talep üzerine Türkiye Toprak Mahsulleri Ofislerinde bundan sonra Malatya kayısısının da satılması için yetkililere talimat verdi.

    “Kayısı bizim her şeyimiz”

    Toplantıda söz alan Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan da, Bakan Pakdemirli’nin ziyaretinin kendilerini mutlu ettiğini belirterek, “Kayısımız, coğrafi işaret tescil belgesi almış bugün Türkiye’de cari açığa direkt düşmanlık eden 5 üründen birisi. Kayısı bizim her şeyimiz, en önemli ekonomik girdilerimizden biri. 45 bin aile direkt, 800 bin nüfusu da dolaylı olarak ilgilendiren bir üründür. Bu konuda kayısıda yaşanan kükürt ile ilgili sorun konusunda verdiğiniz karardan dolayı da teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

  • Bakan Pakdemirli: “Tarımı emeklilikten sonra hobi olarak yapılacak iş olmaktan çıkarmalıyız”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, atama bekleyen ziraat, gıda, su ürünleri ve veteriner hekimliği mezunu gençleri tarıma ve hayvancılığa yönlendirerek kendi işlerini kurmaları için teşvik etmeleri gerektiğini söyleyerek, “Tarımı emeklilikten sonra hobi olarak yapılacak bir iş olmaktan çıkarmalıyız” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Malatya’da AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya katıldı. Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bakan Pakdemirli, AK Parti döneminde Malatya’ya orman ve su alanlarında 1 milyar 980 milyon TL’lik yatırım yapıldığını anımsatarak, “Tarımsal alanda 1 milyar 2 milyon TL hibe verdik. Bölgedeki 251 bin 400 dekar araziyi sulamaya açtık. Çiftçilerimize yıllık 142 milyon ilave zirai gelir artışı sağladık. Malatya’da son 16 yılda 71 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Orman köylerinde yaşayan 2 bin 142 aileye 20 milyon TL ferdi kredi ve hibe desteği sağladık. Malatya, Ipard kapsamında 42 il içinde en fazla hibe ödediğimiz 5. ilimizdir. Ipard programı kapsamında 360 projeye 160 milyon TL verdik. Ipard II 3. çağrı kapsamında 70 projeye 30 milyon TL daha hibe sağlıyoruz. Genç Çiftçi Projesi kapsamında 604 projeye 18,1 milyon TL verdik” dedi.

    Türkiye’nin kayısı üretiminde dünyada lider konumda olduğunu ifade eden Pakdemirli, “Türkiye’nin önemli bir ihraç ürünü olan kayısı, en çok Malatya’da üretilmektedir. Taze kayısı ihracatında dünyada 4’üncü, kuru kayısı ihracatında ise 1’inci sıradayız. Malatya’da kayısıya mişmiş derler. 2017 yılında coğrafi işaret tescili olan Malatya kayısısı, dünyanın her yerinde koruma altındadır. Kayısı ülkemiz açısından stratejik bir üründür. Bu gerçekten gurur verici bir durum. Bu yüzden kayısı denildiğinde ipin ucunu bırakmayacağız. Malatyalı kardeşlerimizin deyimiyle terkini koyuvermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Bakanlık olarak kayısı için dekar başına 14 TL mazot desteği, 100 TL organik tarım desteği, 100 TL standart fidan ve 280 TL sertifikalı fidan desteği verdiklerini belirten Pakdemirli, “İnşallah bundan sonraki süreçte üreticimizin sorunlarını bizzat kendilerinden dinleyerek her daim destekçileri olacağız. Ülkemiz açısından böylesi stratejik öneme sahip bir ürünün üretim ve pazarlama süreçlerinin çok iyi takip edilmesi gerekmektedir. Kayısı ile ilgili bir şeyi çok iyi bilmeliyiz. Kayısıda fiziki maksimum yerine nitelikli optimuma ulaşılması gerekliliği doğmuştur. Her yerde özellikle ifade ediyoruz, kalite, kalite, kalite” ifadelerini kullandı.

    Kaliteli ve dünya standartlarında gerçekleştirilecek kayısı üretiminin en büyük amaçları olması gerektiğini dile getiren Bakan Pakdemirli, “Kuru kayısıdaki kükürt oranı ihracatta sorun olmaktadır. Hatırlarsanız benzer durumlar Rusya-Türkiye domates ihracatı konusunda da yaşanmıştı. Kükürt oranı uluslararası standartları karşılayacak seviyeye düşürülmelidir. Kayısı üretiminde modern teknikler geliştirmeliyiz. Gittiğimiz her yerde söylüyoruz. Üretici, çiftçi, bizim en büyük akıl hocamız. Bugün bu yüzden burada sizlerle bir araya geldik. Siz anlatacaksınız, biz dinleyeceğiz” dedi.

    Dünya nüfusunun hızla arttığını ve gelecekte tarım noktasındaki stratejilerin büyük bir öneme sahip olacağını kaydeden Pakdemirli, “İki kere iki dört eder netliğinde bir şey söylemek gerekirse tarımı teknoloji ve Ar-Ge ile buluşturmamız şart. Tarımda verimi arttırmanın tek çözümü kendi ürünümüzü modern teknikler ile üretmektir” şeklinde konuştu.

    Pakdemirli, “Yıllarca dirsek çürütüp okuyan donanımlı gençlerimiz işsiz. Atama bekleyen ziraat, gıda, su ürünleri ve veteriner hekimi gençlerimizi tarıma ve hayvancılığa yönlendirip, kendi işlerini kurmak için teşvik etmeliyiz. Tarımı emeklilikten sonra hobi olarak yapılacak bir iş olmaktan çıkarmalıyız. Bu sebeple girişimci gençlerimize kendi işlerini kurmak ve geliştirmeleri için gerekli destek ve eğitimleri vermeliyiz” diye konuştu.

    Bakandan Malatya’ya müjdeli haberler

    Gıda arz güvenliği konusunda büyük hassasiyet gösterdiklerinin de altını çizen Pakdemirli, Malatya’ya da müjdeler verdi. Malatya Yazıhan’da tarıma dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi’nin Malatya’ya hayırlı olmasını dileyen Pakdemirli, “3 milyon 128 bin metrekare alanda kurulacak olan tarıma dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi’nde 142 adet besi işletmesi faaliyet gösterecektir. Bu işletmelerde 15 bin 200 büyükbaş besi hayvanı yetiştirilerek bölgenin ve civar illerin et ihtiyacının büyük bir kısmı karşılanacaktır. Ayrıca bölgede yem fabrikası, kombina ve biyogaz enerji tesisi yer alacaktır. Bölgedeki biyogaz enerji tesisinde hayvansal gübrelerden elektrik enerjisi ve organik gübre üretilecektir. Bu yatırım sayesinde bin vatandaşımız iş ve aş sahibi olacaktır. Bu projemizin, onaylandığının müjdesini vermek istiyorum. Ayrıca Malatyamızda 908 bin metrekare alanda, tarıma dayalı ihtisas sera organize sanayi bölgesini kurmayı planlıyoruz. Bu bölgede 1 adet paketleme tesisi, gübre satış yerleri ve 2 adet soğuk hava deposu yer alacaktır. Bu yatırım sayesinde 500 vatandaşımız iş ve aş sahibi olacaktır. Bu proje ile ilgili çalışmalarımız son sürat devam etmektedir” diye konuştu.

    Toplantı sonunda AK Parti İl Başkanı İhsan Koca, Bakan Pakdemirli’ye kayısı ve Arapgir üzümü hediye etti.