Etiket: Pakdemirli

  • Bakan Pakdemirli Adana’da sektör temsilcileriyle buluştu

    Adana’da tarım ve orman sektörü temsilcileri ile bir araya gelen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “İmamoğlu Ovası’nda 26 bin dönüm araziyi zaten sulamaya açmıştık. Bu yıl da 100 bin dönüm alanı daha sulamaya açacağız. Türkiye’de daha açmamız gereken 2 milyon hektarın üzerinde alanı da açtığımızda, Türkiye’nin sulama sorunu bitmiş olacak” dedi.

    Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Adana’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Adana’da tarım ve orman sektörü temsilcileriyle ile bir araya geldi. Kentteki bir otelde gerçekleştirilen toplantıya sivil toplum kuruluşları ile meslek odaları yöneticileri ve üreticilerinin de bulunduğu toplantıya, AK Parti Adana Milletvekilleri de katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, 24 Haziran Seçimleri’nin kampanya döneminde yaklaşık 3 bin çiftçi ve besiciyle bir araya gelerek faydalı bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirterek, Çukurova bölgesindeki tarım ve hayvancılık sorunlarıyla ilgili bakanlığın hassasiyetine teşekkür etti. Sarıeroğlu, bugün de Adana’nın tarım ve orman sektöründeki önemli projeleri Bakan Pakdemirli ile birlikte yerinde inceleyeceklerini sözlerine ekledi.

    “Edirne’den Kars’a kadar dolaşacağız”

    Bakan Pakdemirli ise bir Tarım ve Orman Bakanı’nın ülkenin dört bir yanını dolaşarak, çiftçi ve üreticiyi baş tacı yaparak başarılı olabileceğini belirterek, Edirne’den Kars’a kadar dolaşmaya başladıklarını, ilkbahara kadar da tüm illeri ziyaret edeceklerini söyledi. Bakan Pakdemirli, daha önce tarım ve ormanın ayrı yönetildiğini, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra toprak ve suyun birleşmesinin gerçekleştiğini belirterek, “Toprak ve suyun ayrı yönetilmesi en başında doğaya aykırıydı. Bakanlıklar birleşince devasa bir bakanlık oldu ve dolayısıyla beklenti de oldukça yükseldi. Biz canla başla toprağı ve suyu birlikte yönetmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

    Adana’nın 2’nci Çukurova’sı olarak nitelendirdiği İmamoğlu Ovası’nda sulamaya açılan alanları ve bunların sağlayacağı gelire dikkat çeken Bakan Pakdemirli, “İmamoğlu Ovası’nda 26 bin dönüm araziyi zaten sulamaya açmıştık. Bu yıl da 100 bin dönüm alanı daha sulamaya açacağız. Sulamanın da bizim başarımızda büyük bir katalizör olduğunun farkındayız. Türkiye’de daha açmamız gereken 2 milyon hektarın üzerinde alan var. Bu alanları da sulamaya açtığımızda Türkiye’nin sulama sorunu bitmiş olacak. Kapalı Sulama Sistemi’ne de geçtiğimizi var sayarsak, bir daha sulama yatırımı yapmamıza gerek kalmayacak” şeklinde konuştu.

    AK Parti iktidarı döneminde tarım ve hayvancılığa yapılan desteklere de değinen Bakan Pakdemirli, “Son 16 yılda Adana’ya tarım ve hayvancılıkta 3 milyar lira hibe desteği verdik. Genç Çiftçi Projesi kapsamında da 606 projeye toplam 40 buçuk milyon lira destek verdik. 41 bin dekar alanda mera ıslahını tamamladık. Kırsal Kalkınma Yatırımları kapsamında da Adana’ya 60 milyon lira hibe desteği sağladık. Adana ilinin son 16 yılında büyükbaş hayvan sayısı yüzde 63’lük artışla 235 bin başa, küçük baş sayısı yüzde 75’lik artışla 770 bin başa, süt üretimi de yüzde 35’lik artışla 390 bin tona çıkmış durumdadır. Çukurova’nın topraklarından yararlanabilmek için birçok projeyi de hayata geçirdik” diye konuştu.

    “176 bin dekar alanda çalışmalarımız sürüyor”

    Adana’da kurulacak olan yeni organize sanayi bölgelerine ve sağlayacağı istihdama vurgu yapan Bakan Pakdemirli, “Tarıma Dayalı Seracılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, 150 milyon liralık ek katma değer, 3 bin 200 dekar ve 3 bin kişiye istihdam sağlayacak. Tarıma Dayalı Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve Su Dağıtım Merkezi de yavaş yavaş kapalı sisteme dönüşmesi için 176 bin dekar alanda çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.

    Tarımda teknolojinin önemine vurgu yapan Bakan Pakdemirli, Amerika, Hollanda ve Fransa’nın tarım teknolojileri konusundaki başarısından örnekler vererek, “Türkiye tarımsal hasılada Avrupa’da önemli bir yerde. Geçmiş başarılar gelecekteki başarıların garantisi değil. Yerli tohum konusunda gerekli gayretleri sarf ederek bundan sonra da bu gelişim devam etmeli. Hem kültürel lezzet zenginliğimizi korumamız hem de üreticimiz açısından ceplerimizi korumamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Yakın zamanda ‘Havza Bazlı Yönetim’e geçmek istediklerini ve bu yönetim şeklinin ülke tarımına büyük değerler kazandıracağına dikkat çeken Bakan Pakdemirli, “Bugüne kadar havza bazlı üretim yapıyoruz fakat havza bazlı yönetim gerçekleştiremiyorduk. Havzalara yetki vererek, ürün desenleri havzaların seçmelerini, optimizasyonlarını kendilerinin yapmalarını sağlayacağız. Böylelikle problemin çıktığı noktada gerekli düzeltmeleri kendileri yapacaklar. Havza bazlı yönetimde havzalar yönetim anlamında ayrışacak ancak biz toplam hasılamızı arttırmış, üreticinin işini de olduğu yerde çözmüş olacağız. Bu yöneticilerimize ormanlar, DSİ, Tarım ve Orman İl Müdürlükleri de bağlı olacak. 15 kadar suyun üzerine oturtulmuş havza bazlı yönetim olmasını planlıyoruz” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Bakan Pakdemirli, sektörde görevli üreticilerin ve yöneticilerin sorunlarını dinledi. Soru-cevap şeklinde devam eden toplantının geri kalan kısmı basına kapalı olarak gerçekleşti.

  • Bakan Pakdemirli: “31 Mart Yerel Seçimleri bir memleket meselesidir”

    Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “31 Mart Yerel Seçimleri sadece AK Parti’nin, sadece Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın meselesi değildir. Bu bir memleket meselesidir. Onun için milletin kapılarını tek tek çalacağız” dedi.

    Bir dizi ziyaret gerçekleştirmek ve değerlendirmelerde bulunmak için Adana’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Adana Valiliğini ziyaret ettikten sonra AK Parti İl Başkanlığına bir ziyaret gerçekleştirdi.

    Burada konuşan Bakan Pakdemirli, 31 Mart Yerel Seçimleri ile ilgili açıklamalarda bulundu. Seçim kampanyalarında kapıları tek tek çalacaklarını belirten Bakan Pakdemirli, “Bu sadece AK Parti’nin, sadece Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın meselesi değildir. Bu bir memleket meselesidir. Millet bugüne kadar bize çok önemli destekler verdi. Bizim de onlara hizmet etmemiz gerekiyor. Bu seçimde alacağımız bir oy kaybı, bizi tartışmaya açacaktır. Bu tartışmanın açılmaması için de halk desteğinin devam etmesi gerekiyor. O yüzden sizlerin ve bizlerin sırtında çok büyük bir yük var” diye konuştu.

    Bakan Pakdemirli, açıklamalarının ardından kentteki bir otelde düzenlenen tarım ve orman sektörüyle bir araya geldiği toplantıya katıldı.

  • Bakan Pakdemirli, Vali Demirtaş’ı ziyaret etti

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Adana Valisi Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.

    Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Adana’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Adana Valisi Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş ve kent protokolü tarafından valilik bahçesinde karşılanan Bakan Pakdemirli, daha sonra şeref defterini imzaladı. Bakan Pakdemirli, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Demirtaş ile bir süre görüştü. Görüşme basına kapalı olarak gerçekleşti.

  • Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli Hatay’da

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Hatay’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Muhtarlar ile ‘Tarım ve Orman Sektörü Buluşma Toplantısı’ gerçekleştiren Bakan Pakdemirli, burada açıklamalarda bulundu.

    İlk olarak Hatay Valisi Erdal Ata’yı makamında ziyaret eden Bakan Pakdemirli daha sonra merkez ilçe Antakya’nın Karlısu Mahallesi’nde zeytin hasadı gerçekleştirdi. Ardından 3. Hatay Mobilya Fuarı’na ziyaret gerçekleştiren Pakdemirli, son olarak STK ve muhtarlarla buluşma toplantısı yaptı.

    Bakan Pakdemirli gerçekleşen toplantıda yaptığı konuşmada, “Kaynakları ihtiyaçlara göre planlamamızı yapmamız lazım. Bilgiyi biz Bakanlıkça alıp yorumlayabilirsek, hele havza bazlı üretim bilgiyi daha sağlıklı akan bilgiyi yorumlayabilirsek sizler için de ekimle ilgili karar destek mekanizması haline getiririz. Tarım sigortalarının da özellikle fiyat garantisi üzerinde bir çalışmamız var. Bunu uluslararası borsalardan da tarım sigortasını sigortalayıp, senin ürünün sezonda 10 lira olacak, eğer 10 lira değilse 8 liraysa aradaki 2 lirayı gel biz sana sigortadan ödeyeceğiz tarzında çalışmalar yapıyoruz” dedi.

    Hal yasası üzerinde çalıştıklarını belirten Bakan Pakdemirli, “Ürün tarlada 1 lira, özellikle yaş sebze meyve için söylüyorum, tüketicide 4 lira. Bunu üreticimiz de 1 liraya satmamalı 2 liraya satmalı, tüketici de 4 liraya yememeli 3 liraya yemeli. Tarladan çatala kadar olan bu zincirdeki mutlaka ve mutlaka değer zincirini yani herkesin alacağı payı hakkaniyetli bir şekilde dağıtmanın yolunu bulmamız lazım. Bunun için hal yasası çalışıyoruz, ticaret bakanlığımızla beraber tarım bakanlığı da buradaki görüşlerini iletiyor. Sadece hal yasası ile olacak iş değil, tabi marketlerde de bugün ulusal zincirler bu işin pazarının %50-60’ı, bunu da unutmamamız gerekiyor. Ama hal yasası ve marketlerle biz buradaki verimliliği biraz daha arttırabiliriz diye düşünüyorum. Buradaki verimsizlikler ise %10 tarlada kaybediyoruz, %20-30 hale gidene kadar kaybediyor. %10’da evimizde kaybediyor. Aslında %50’ye varan bir verimsizliğimiz var. Bu verimsizlikleri eğer iyileştirebilirsek, verimli hale getirebilirsek, gerçekten bugüne göre çok daha iyi bir noktada yer alacağız ve israftan kurtulacağız. Bu israfların bir kısmından gerçekten kurtulabilirsek, Türkiye’de ne fakirlik, ne açlık ne de başka bir şey kalır. Paris’teki bir hali gezdim. O halde meyve sebze artıklarını blenderdan geçiriyorlar ve onlardan çorba yapıyorlar. Ve zincir mağazalarında bunu sosyal sorumluluk olarak satıyorlar, fakir insanlara çok ucuz fiyatlarla. Bu tarz şeylerin peşinde olmamız lazım. İsraftan mutlaka kurtulmamız lazım. Ekmek israfından kurtulmamız lazım, her şeyin israfından kurtulmamız lazım. İnanın halen bizden çok zengin olan Avrupa, bizden çok daha tutumlu ve bizden çok daha iyi parasının hesabını yapıyorlar” dedi.

    Bakan Pakdemirli, Türkiye’deki birlik ve kooperatiflerin tarımsal üretimde verimsiz kaldığını belirterek “Burada birçok STK var ama ben bunları da açık açık konuşuyorum. Bugün tarımsal üretimle alakalı 14 bin tane birlik ve kooperatif var. Bu 14 bin birlik ve kooperatife rağmen, ülkemizin birlik ve kooperatiflerinden dünyada 5’e, 10’a, 100’e, bine, beş bine giren bir kooperatifimiz yok. Burada bir verimsizliğimiz var. Birlik ve kooperatifler mutlaka ticaretin içerisinde olmalı, üreticisini kollamalı, tüketicisini de ucuz ürünlerin ulaşmasını sağlamalıdır” ifadelerine yer verdi.

    Yerli tohumun ana önceliklerden biri olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli, “Ülkelerin stratejilerine bakıyorum, Çin dahil hepsi yerli tohumu göbeğine merkezine oturtmuşlardır. Tohumu yurtdışından aldığınız zaman karın önemli bir kısmı dışarıda kalıyor. Bizim bu işi yerleştirmemiz lazım. Bir de yerlinin lezzeti daha güzel. Yerli tohum dediğimiz, onu da mutlaka daha ileri çalışmalara götürüp topraklarımıza yabacılardan girmeyecek mi girecek ama yerli tohumu önceliğe alıp, yerli tohum ekmeye dikkat etmemiz lazım. Burada da aslında olduğumuz yer fena değil, 2002’de 145 bin ton olan yerli tohum, 1 milyon 50 bin tona geldi. Yakın zamanda çevre şehircilik bakanıyla birlikte açıkladığımız hazine arazilerinin kiraya verilme sürecini başlattık. 218 bin çiftçimize yaklaşık 125 milyon lira destek vereceğiz. Artık çiftçi kardeşlerimiz kendi arazilerini gönül rahatlığıyla biçecek. Ayrıca çiftçilerimiz isterlerse bu arazileri 10 yıl sonra bu arazileri satın alabilecekler” dedi.

    Dövizdeki artıştan etkilenen sektörlerin başında tarım sektörünün geldiğini dile getiren Bakan Pakdemirli, “Birçok sektör belli oranda dövizdeki artıştan etkilenirken, tarım sektörü dünya imtiya fiyatları ile fiyatlandığı için dövizde ki artıştan en çok etkilenen sektörlerin başında geliyor. Çiftçi çok çok harcar, az az kazanır. Bu dönemde ani yükselen maliyetlere karşı da çiftçilik ne yazık ki son derece kırılgan. Bu sebeple birçok maliyetin arttığını biliyorum. Gübrede yüzde 15, yem de yüzde 10 indirim sağladık. Enflasyonla mücadele programında üreticimiz aynı zamanda tüketici. Bizim dağı taşı ekmemiz lazım. Eğer hasılayı arttırmamız gerekiyorsa dağı taşı ekmemiz lazım. Özellikle tarlasını ekmeyeni sahiplik anlamında değil ama bunun ekilmesi anlamında belki yasal müeddiler de getirmemiz lazım. Aile işletmelerini de ayakta tutmamız lazım. Çünkü sabit yatırım ihtiyaçları düşük, iş gücü maliyetleri düşük, iş bilen kalifiye elemanlar var” dedi.

    Kısa vade de problemler yaşanabileceğini ama uzun vadede ülkemiz için problem görmediğini belirten Bakan Pakdemirli orta vadede uzun vadede ülkemizin çok iyi bir noktaya geldiğini ve çok çeşitli bir ekonomisi olduğunu ifade etti.

  • Fındık Çalışma Grubu Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli ile görüştü

    Fındık bölgesi milletvekillerinin TBMM’de oluşturdukları Fındık Çalışma Grubu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile görüştü.

    AK Partili milletvekillerin oluşturduğu fındık çalışma grubunca, fındıkta yaşanan sorunlar Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin de katıldığı bir toplantıda görüşüldü.

    Toplantıya ilişkin açıklamalar yapan AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ve fındık üretilen illerin AK Partili milletvekillerinden oluşan çalışma grubu ile fındıkta yaşanılan gelişmeleri, görüş ve tekliflerini Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli ve ilgili bürokratlara aktardıklarını söyledi.

    Toplantıda birçok konuda görüş birliğine varıldığını kaydeden Öztürk, “Fındıkta yaşanılan istikrarsızlığın önlenmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fındık piyasasında daha etkin rol üstlenmesi, fındık sanayicisi ve ihracatçılarına kredi kolaylığı sağlanması, fındık üreticilerinin teşkilatı olan FİSKOBİRLİK’e destek çıkılması gibi konularda görüş birliğine varıldı’’ dedi.