Etiket: Özgürlüğün

  • Hatay’da “Özgürlüğün Sesi-Bilal” filminin tanıtım lansmanı yapıldı

    İslamiyetin doğuşunu tarihi bir şahsiyet olan “Bilal-i Habeşi” üzerinden anlatan animasyon film, “Özgürlüğün Sesi-Bilal” filminin Payas Belediye Başkanı Bekir Altan’ın katkıları ile Hatay’da tanıtım lansmanı düzenlendi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın galasına katılarak tüm Türkiye’de izletilmesi konusunda tavsiyesi sonrasında başlatılan çalışmalar kapsamında Payas Belediyesi’de Hatay’da öncülük etti.

    Üretim sürecinde tüm dünyada büyük ses getiren animasyon filminin senaryosu, 1400 yıl önce yaşamış bir kahramanın gerçek hayat hikayesinden yola çıkarak yazıldı. İslam aleminde Ezan’ı ilk okuyan Müslüman olarak bilinen Bilal-i Habeş’in çocukluğu ile başlayan ve ömür boyu sürecek olan özgürlük ve inanç mücadelesinin hikayesi beyazperdeye aktarıldı.

    Antakya’da bir otelde gerçekleştirilen lansman da konuşan Payas Belediye Başkanı Bekir Altan, animasyon filminin herkese daha rahat ulaştıralabilmesi için sinema gösterimi olmadığını belirterek, “Hatay’da lansmanın ilkini gerçekleştiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın talimatı ile Türkiye’nin hiçbir ilinde izlemeyen genç ve çocuk kalmasın diye proje başlatıldı. Bizde sadece Payas değil, tüm Hatay’daki gençlerimiz, çocuklarımız istifade etsin sonrada tüm insanlarımız istifade etsin diye gayret içerisine girdik. Çok ince analizler neticesinde bugün burada filmin lansmanını yapıyoruz. Bu film sinemalarda gösterime girmedi. Çünkü sinemalarda gösterilmiş olsaydı sadece ücretini veren insanlar izlemiş olacaklardı. Türkiye genelinde sinemaya giden insan sayısı çok azdır. O yüzden sinemalarda gösterimi durduruldu. Bu şekilde tüm şehirlere ulaşabilmek sponsorlarla ücretsiz bir şekilde verdirebilmek için bir talimatın gereğini yerine getiriyoruz” ifadelerine yer verildi.

    Daha sonra “Özgürlüğün Sesi-Bilal” animasyon filminin fragmanı izlenildi.

  • Özgürlüğün anahtarı affetmek

    Uzman Psikolog Özge Genlik, özgürlüğün anahtarının affetmekten geçtiğini söyledi. Genlik, “Zihin ve beden bir bütündür. Zihnin somut hali; “beden”dir. İfade bulmamış her türlü duygu ve düşünce zihinsel kayıtlarımızda birikerek bedende “hastalık” oluşturmaktadır. Hastalık, problem ve sorunların tek mesajı: şifalanma zamanının geldiğine yönelik bir sinyaldir” dedi.

    Araştırmalara göre; “affetmemek” ve zihinde sürekli geçmişin izleri ile geleceğe yelken açmak fizyolojik düzeyde böbrek üstü bezlerinin aşırı miktarda çalışmasına ve “kortizol” hormonu seviyesinin artışına neden olduğunu anlatan Uzman Psikolog Özge Genlik, “Kortizol hormonun vücutta aşırı salınımı da “bağışıklık sistemi”ni zayıflatmaktadır. Böylelikle beden ve ruh toksin üretmeye başlamaktadır. Depresif bozukluk, ansiyete bozuklukları ve kızgınlık halleri deneyimlemmize vücudun sürekli olarak “gergin” olmasına yol açmakta sürekli uyarılan sempatik sinir sistemi, kardiyovasküler hastalıklara zemin hazırlamaktadır” diye konuştu.

    Affedememek; ruhsal bedenin reflüsüdür

    “Çok hızlı tüketilen, çiğnenmeden yutulan her türlü duygu ve deneyim ile eyleme geçtiğimizde daha fazla “yorgunluk”, “gerginlik” hissiyatları deneyimliyoruz. Çünkü zihnimizin otomatik genel geçer kalıplaşmış yargı mekanizmaları ile hareket ediyoruz” diyen Uzman Psikolog Özge Genlik, daha sonra şunları kaydetti; “Halbuki her “an” yepyeni, taptaze ve canlı. Dolayısı ile “an” da olabilmeyi başarabilen bir insan varlığı o “an”ın kalitesine uygun eylemde olarak duygularını ifade ederek yaşamın akışı içerisinde oluyor. Analitik zihin boyutunda hapsolmuş bir insan varlığı ise sürekli geçmiş değer yargıları ile şu “an” ı deneyimlemeye çabaladığı için sürekli bir hazımsızlık sürecinde. Bu bağlamda, “affetmek” bazı kalıplaşmış düşünce ve değer yargılarına meydan okuyarak sürekli olarak psikolojik olarak yeniden doğmayı göze alabilmektir.

    Kendisini herşeyiyle kabul ederek affedebilen bir insan “özgür” bir varlıktır.

    Her birey yaşantısal deneyiminde, hoşuna gitmeyen; acı, öfke, hüzün, üzüntü, kaygı duygulanımlarını deneyimlemesine vesile olan olay, kişi veyahut durum ile karşı karşıya kalmıştır. Önemli olan herşeyin birbiri ile mutlak bir şekilde bağlı olduğunu idrak edebilmektir. Karşınızdaki kişi, sizin bir parçanızdır. Karşınızdaki kişide rahatsız olduğunuz nitelik, sizing kabul zemininize almanız gereken bir parçanızdır. Bir başka deyim ile eleştirdiğiniz herşey sizing benliğinizde de mevcuttur ancak siz o niteliğiniz ile buluşmamayı tercih ettikçe “acı” duygusunu denyimlersiniz. “acı” bir insan varlığına verilmiş en büyük armağandır. Acılarımız ile bütünleşebildiğimizde gerçekten kendi “öz”ümüzü biliriz.

    Bir insanı affettiğinizde şunu söylersiniz: “davranış-duygu-düşünce yolu ile benim öz benliğimi keşif yolculuğumda, içselliğimdeki farkındalık zeminini genişlettiğin için teşekkür ediyorum.”

    “Affetme” kişisel bir eylem gibi görünse de aslında en büyük yarar ve faydası kişinin kendisine yöneliktir. Bir kişiyi affetmek, kendinizin affettiğiniz anlamına gelir. Ayrıca beyin gördüğü ile düşündüğü arasındaki farkı bilmediği için sadece affetmek istediğiniz kişiyi tasavvur etmeniz yeterli olacaktır.”

  • Özgürlüğün Elbisesini Dikti

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Öğretim Görevlisi Ezgi Hakan Verdu Martinez, annesinin anneannesinin Yemen’den Anadolu’ya yolculuğunu seramik kuşlarla diktiği elbiseyle anlattı.

    Göklerin özgürlük sevdalıları olarak bilinen kuşlar, huzuru ve barışı temsil ettiği gibi özgürlüğün de simgesi sayılır. Anneannesinin annesinin Yemen’den Anadolu topraklarına yolculuğunun ardından tutku ve mücadele dolu yaşam hikayesinden esinlenen Ezgi Hakan Verdu Martinez, bu simgeleri farklı coğrafyalarda geçirilen ömürle birleştirip, seramik elbiseye işleyerek ölümsüzleştirdi.

    YEMEN’DEN ANADOLU’YA UZANAN YAŞAM MÜCADELESİ

    Verdu Martinez, açıklamalarına mavi seramik elbiseyi yaparken esinlendiği hikayeyi anlatarak başladı. Verdu Martinez hikayeyi, “1915’te Türk askeri doktor olan büyük dedesi I. Dünya Savaşı’nda Ankara’dan Yemen’e gönderilir ve orada Yemenli Fatma’ya aşık olur. Evlenirler ve savaş sonunda Anadolu topraklarına dönerler beraber. Türkçe’yi bilmese de umut ve aşk dolu kalbiyle eşiyle gelmeyi kabul eden Fatma Hanım aşkı uğruna memleketini terk etmiştir. Bedenini ve güzelliğini ortaya çıkaran, ruhunu yansıtan, adeta onun mahremi elbiseleri, kısa süre içinde eşini kaybettikten sonra onun yalnızlığını paylaşır, bedenini sarar sarmalar. Elbiselerinin duruşunda hafif ve ince sesi duyulur, sesinde sonsuz hikâyelerle kendi maneviyatını anlatır” şeklinde anlattı.

    “YAŞAMA OLAN BAĞLILIĞI BU SERAMİK ELBİSEYLE ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEK İSTEDİM”

    Bu çalışmayı yaparken farklı coğrafyalarda geçirilen hayatı, mavinin farklı tonlarında seramik kuşlarla anlatmaya çalıştığını ifade eden Verdu Martinez, elbiseyi 4 ay gibi bir sürede tamamladığını aktardı. Görenlerin esere dokunmak istediğini ama kırılganlığı nedeniyle çekindiklerini vurgulayan Verdu Martinez, “Annemin anneannesinin kırılgan hassas hikayesine rağmen yaşama olan bağlılığını bu seramik elbiseyle ölümsüzleştirmek istedim. Önce renkli çamurdan tek tek şekillendirdiğim birimleri, pişirdikten sonra tellerle elbise formunda birbirine bağlayarak ördüm. Seramik Sanatçısı Erdinç Bakla bu tarzımdan dolayı beni seramiğin terzisi olarak adlandırıyor. Seramik elbise fikri malzemenin sert ama kırılgan olması, kumaştan çok farklı olması nedeniyle izleyicileri şaşırtıyor. Çağdaş sanatçıların farklı malzemeler kullanarak, düşüncelerini ifade etmede sınırları zorlamasının hayal gücünü zenginleştirdiği kanısındayım” dedi.

    Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Öğretim Görevlisi Ezgi Hakan Verdu Martinez’in kuş motifleriyle yaptığı eser, yurt içi ve yurt dışında çeşitli etkinliklerde sergileniyor. Ayrıca sanatçının “www.ezgihakanvmartinez.com” isimli internet sitesinde diğer çalışmaları da yer alıyor.