Etiket: Özgürlüğü

  • 2016 Basın Özgürlüğü Ödülü, tüm ‘Türk Basını’na

    Karşıyaka Belediyesi ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) tarafından geleneksel hale getirilen Basın Özgürlüğü Ödülü bu yıl bir gazeteciye değil, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ve sonrasında, cesaret ve kararlılıkla demokrasiden yana tavır alan tüm basın emekçilerine verildi. Ödül, 7 Eylül’de Karşıyaka Nikah Sarayı’nda halkın da katılımıyla düzenlenecek törenle; tüm gazeteciler adına meslek örgütlerinin temsilcilerine takdim edilecek.

    Karşıyaka Belediyesi ve İGC işbirliğiyle bu yıl 5’inci kez verilen Basın Özgürlüğü Ödülü’nün sahibi; darbe girişimine karşı dik duruşuyla tarihi bir sınav veren tüm Türk Basını oldu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda; 15 Temmuz gecesi ve ertesinde, demokrasi çatısı altında tek ses, tek yürek olan yazılı ve görsel basın emekçileri ödüle değer bulundu.

    Ödül töreni 7 Eylül’de

    Halka açık olarak gerçekleşecek ödül töreni, 7 Eylül Çarşamba günü saaat 18.30’da Karşıyaka Nikah Sarayı’nda yapılacak. Tüm basın emekçileri adına; Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Yılmaz Karaca, Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Uğur Güç ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay’a ödül takdim edilecek.

    “Demokrasinin olmazsa olmazı”

    Basının dik duruşunun, darbenin engellenmesi ve demokratik düzenin korunmasında önemli paya sahip olduğunu vurgulayan Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Her zaman basın özgürlüğünü önemseyen bir tutum içinde olduk ve ‘basın özgürlüğü demokrasinin olmazsa olmazıdır’ dedik. Basınımız, demokrasinin korunması noktasındaki önemini de darbe girişimi esnasında tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Sergiledikleri cesaret ve kararlılıkla bu ödülü sonuna kadar hak eden basın mensuplarını kutluyorum. Basın emekçilerimize desteğimizi göstermek ve basın özgürlüğünün önemine bir kez daha dikkat çekmek adına, halkımızı da törenimize bekliyoruz” dedi.

    “Basınımız tarihi bir sınav verdi”

    İGC Başkanı Misket Dikmen ise şunları kaydetti: “Darbe girişimi sırasında Türk basını tarihi bir sınav vermiş; duruşuyla basın özgürlüğünün önemini en somut şekilde gözler önüne sermiştir. Bu nedenle Karşıyaka Belediyesi ile geleneksel olarak verdiğimiz Basın Özgürlüğü Ödülü’nün bu yıl darbeye karşı tek vücut olan Türk Basınına takdim edilmesini uygun bulduk. Darbe girişimi sırasında ve sonrasında halkımızı en doğru şekilde bilgilendiren ve bilinçlendiren, görevini layıkıyla yerine getirerek örnek bir duruş sergileyen tüm basın emekçilerimiz, bu ödülü sonuna kadar hak etmiştir.”

  • 2016 Basın Özgürlüğü Ödülü, Türk basınına

    Karşıyaka Belediyesi ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) tarafından geleneksel hale getirilen Basın Özgürlüğü Ödülü bu yıl bir gazeteciye değil, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ve sonrasında, cesaret ve kararlılıkla demokrasiden yana tavır alan tüm basın emekçilerine verildi. Belediye ve İGC, Eylül ayında düzenlenecek törende, tüm gazeteciler adına meslek örgütlerinin temsilcilerine ödül vereceklerini açıkladı.

    Karşıyaka Belediyesi ve İGC işbirliğiyle bu yıl 5’inci kez verilen Basın Özgürlüğü Ödülü’nün sahibi darbe girişimine karşı dik duruşuyla tarihi bir sınav veren tüm Türk basını ve medya kuruluşları oldu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda; 15 Temmuz gecesi ve ertesinde, demokrasi çatısı altında tek ses, tek yürek olan yazılı ve görsel basın emekçileri ödüle değer bulundu.

    Ödül töreni Eylül’de yapılacak

    Tüm basın emekçileri adına, gazetecilik meslek örgütleri temsilcilerine verilecek olan Basın Özgürlüğü Ödülü, Eylül ayında düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek. Tören; Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF), Basın Konseyi, Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) gibi Türk basınının güçlü kurumlarının temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleştirilecek.

    “Demokrasinin olmazsa olmazı”

    Basının dik duruşunun, darbenin engellenmesi ve demokratik düzenin korunmasında önemli paya sahip olduğunu vurgulayan Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Her zaman basın özgürlüğünü önemseyen bir tutum içinde olduk ve ‘Basın özgürlüğü demokrasinin olmazsa olmazıdır’ dedik. Basınımız, demokrasinin korunması noktasındaki önemini de darbe girişimi esnasında tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Sergiledikleri cesaret ve kararlılıkla bu ödülü sonuna kadar hak eden basın mensuplarını kutluyorum” dedi.

    “Basınımız tarihi bir sınav verdi”

    İGC Başkanı Misket Dikmen ise şunları kaydetti:

    “Darbe girişimi sırasında Türk basını tarihi bir sınav vermiş; duruşuyla basın özgürlüğünün önemini en somut şekilde gözler önüne sermiştir. Bu nedenle Karşıyaka Belediyesi ile geleneksel olarak verdiğimiz Basın Özgürlüğü Ödülü’nün bu yıl darbeye karşı tek vücut olan Türk basınına takdim edilmesini uygun bulduk. Darbe girişimi sırasında ve sonrasında halkımızı en doğru şekilde bilgilendiren ve bilinçlendiren, görevini layıkıyla yerine getirerek örnek bir duruş sergileyen tüm basın emekçilerimiz, bu ödülü sonuna kadar hak etmiştir.”

    Basın Özgürlüğü Ödülü gelenekselleşti

    Karşıyaka Belediyesi ile İGC’nin ortaklaşa verdiği Basın Özgürlüğü Ödülü; 2012 yılında Nedim Şener’e, 2013 yılında Ayşenur Arslan’a, 2014 yılında Soner Yalçın’a, geçen yıl da Can Dündar’a takdim edilmişti.

  • Antmen: “Basın Özgürlüğü Halk İçin Var”

    Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı davada verilen mahkumiyet kararına tepki göstererek, “Esasen bu suçun unsurları oluşmamıştır” dedi.

    Antmen, yazılı açıklamasında, demokrasinin olmazsa olmazlarının başında bağımsız yargı, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün geldiğini anımsattı. Basın özgürlüğünün sadece gazetecilere tanınan bir ayrıcalık olmadığını vurgulayan Antmen, “Esasında bireyin bilgi edinme, haber alma hakkı gibi çoğulcu demokrasinin temelini oluşturan unsurları da kapsar” dedi.

    Bu bağlamda İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül hakkında, devletin gizli kalması gereken belgelerinin açıklanması nedeniyle verdiği mahkumiyet kararını, hukuka uygun bulmadıklarını açıklayan Antmen, “Esasen bu suçun unsurları oluşmamıştır. Bağımsız yargı tarafından verilen her karara saygılıyız ama Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı davada verilen kararlarda yanlışlık olduğunu ve yine hukuk içerisinde kalınarak düzeltilmesi gerektiğini açıkça ifade ediyoruz. Bu davada müdafiliklerini de ifa etmiş bir avukat bir baro başkanı olarak Can Dündar ve Erdem Gül’ün gazetecilik mesleğinin kendilerine yüklediği yurttaşın bilgi edinme, haber alma hakkına dair görevlerini yerine getirdiklerini ve bu haberin daha önce de çeşitli basın organları tarafından haber yaparak, kamuoyu ile paylaşıldığı aşikardır. Verilen mahkumiyet kararının, Yargıtay’da bozulacağına olan inancımız tamdır” ifadelerini kullandı.

    DÜNDAR’A YAPILAN SALDIRIYI KINADI

    Ayrıca Can Dündar’a yapılan silahlı saldırıyı da kınayan Alpay Antmen, bu saldırının, bir kez daha farklılıklara, muhalif olanlara, yaşam hakkına, düşünce özgürlüğüne, demokrasiye yapılan saldırı olduğunu kaydetti.

  • Belgeler, Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Verilecek

    İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Basın İlan Kurumu (BİK) Malatya Şube Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen ‘Medya Günleri’ seminerlerine katılan basın mensuplarının katılım belgeleri yarın, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde verilecek.

    ‘Medya Günleri’ seminerlerine katılan basın mensuplarının katılım belgesi, yarın saat 11.00’de, seminerlerin düzenlendiği merkez kampüs amfi bloğu Fethi Gemuhluoğlu Salonu’nda verilecek. 3 gün süren seminerler kapsamında ilk gün Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi eski dekanı ve şu anda aynı üniversitede Gazetecilik Bölümü Başkanı olan Prof. Dr. Nurettin Güz, ‘Haber Üretim Sürecinde Etik, Medyada Halkla İlişkiler ve Sosyal Sorumluluk’ konusunda örneklerle sunum yapmıştı. Seminerlerin ikinci gününde Yrd. Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz, ‘Basında Mizanpaj ve Tasarım’ konusunda bilgiler vermiş, seminerlerin son gününde ise Yrd. Doç. Dr. İbrahim Sena Arvas, ‘Basının Sorunları, Yerel Basında Sosyal Medya Uygulamaları’ konusunda bir sunum yapmıştı. BİK Malatya Şube Müdürü Nihat Abacı da Medya Günleri etkinliğinin son gününde, ‘Tecrübe Paylaşımı’ konusunda kısa bir seminer vermişti.

  • Gaü İletişim Fakültesi Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün Önemine Değindi

    Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Ümmü Altan Bayraktar, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bayraktar, “Basın özgürlüğünü ayrı bir özgürlük olarak değil, düşünce özgürlüğü içinde düşünmek daha gerçekçi olur. İfade özgürlüğü ihlali, demokrasi üzerinde üşütücü etki oluşturur” diye konuştu.

    3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde dünyanın dört bir yanında kutlamalar ve toplantılar düzenlenmekte olduğunu ifade eden Girne Amerikan Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Ümmü Altan Bayraktar, ‘’Birleşmiş Milletler (BM), 20 Aralık 1993’te özgür ve bağımsız bir basın için 3 Mayıs’ı Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kabul etti. Biz de bu nedenle GAÜ öğrencilerinin bugün ile ilgili düşüncelerini öğrenmek adına İletişim Fakültesi öğrencileri ile birlikte oluşturduğumuz tartışma ortamını kampüse taşıdık’’ dedi.

    Bayraktar açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: ‘’Basın, demokrasiyi yaşatmanın ve geliştirmenin en önemli araçlarından birisi ve bu rolünü yerine getirebilmesi için halk adına siyasal otoriteleri denetleyecek, kamunun gözcüsü rolünü üstlenecek, toplumdaki farklı sesleri çoğulculuğu yansıtacak biçimde bir siyasal arena işlevi görmesi gerekliliğine vurgu yaparken; basının, demokratik bir toplumdaki işlevini yerine getirebilmesi, dolayısıyla demokrasinin işleyip gelişebilmesi için özgür bir ortamda çalışması gerekir. İfade özgürlüğünün ihlali demokrasinin sağlığı üzerinde üşütücü bir etki yapar. Ancak veriler basın özgürlüğünü kısıtlayan gelişmelerin birçok coğrafyada devam ettiğini gösteriyor.’’

    Bayraktar ayrıca, basın özgürlüğünün yalnızca gazeteciler için özgürlük değil, herkesin demokratik bir toplumda yaşamasının en önemli garantisi olduğunu belirtirken, 10 Aralık 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 18. ve 19. maddelerinde; haberleri fikirleri aramak, almak, yaymak ifadeleriyle haber alma hakkını resmen tanımış olduğunu, basın özgürlüğünün ayrı bir özgürlük olarak değil, bu özgürlüğü düşünce özgürlüğü içinde düşünmenin daha gerçekçi olacağını belirtti.

    Etkinlik çerçevesinde ayrıca Girne Amerikan Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri ‘Basın Özgürlüğü’ konulu röportajlar gerçekleştirdi. GAÜ akademisyenleri ve öğrencileri ise Dünya Basın Özgürlüğü Günü ile ilgili İletişim Fakültesi öğrencilerine açıklamalarda bulundu.