Etiket: Özgürlüğü

  • Başkan Sekmen’den Basın Özgürlüğü Günü mesajı

    Başkan Sekmen’den Basın Özgürlüğü Günü mesajı

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kabul edilen 3 Mayıs’ı yazılı bir mesajla kutladı.

    Başkan Sekmen, basın özgürlüğünün evrensel bir kavram olduğuna vurgu yaptığı mesajında; en az bu kavram kadar evrensel değerlerin de büyük önem taşıdığını belirterek, “Basın özgürlüğü başkadır, özgürlükte sınır tanımamak başkadır. Dolayısıyla bu iki farklı kavramı birbiriyle eşdeğer görmek demek; basın ahlakını ve basın meslek ilkelerini hiçe saymak demektir” dedi. Türkiye’nin, hem kendi kanunları ve hem de tarafı olduğu uluslararası tüm anlaşma ve sözleşmelerde basın özgürlüğünü teminat altına aldığını ve özgür basını aynı zamanda demokrasinin bir gereği olarak kabul ettiğini dile getiren Başkan Sekmen, “Özgür basın, çağdaş toplumlarda temel hak ve hürriyetler için güvence olmakla birlikte aynı zamanda bir denetim mekanizmasıdır” diye konuştu.

    Mesajında; Erzurum’un basın geçmişi ve geleneğine dikkat çeken Başkan Sekmen, “Herkes bilmektedir ki; Erzurum basını milli mücadelenin diri tutulmasını ve mücadele ruhunun kısa zamanda çok daha geniş kesimlere ulaşmasını sağlayan yegâne bir unsur olmuştur. Bu bakımdan Erzurum basınının yeri tarihte hep özel kalmıştır, kalmaya da devam edecektir. İlaveten geçmişte olduğu gibi, Erzurum basını günümüzde de etkin bir role sahiptir. Bu şehir, zor şartlara rağmen mesleğini layıkıyla icra eden ve birbirinden başarılı çalışmalara imzasını atan gazetecilere sahip olduğu için de ayrıca şanslıdır. Yerel ve yaygın basın kuruluşlarımızın, kamuoyunun haber alma ve bilgi edinme hakkını sorumlu gazetecilik anlayışı çerçevesinde temin ediyor olmaları her türlü takdirin üzerindedir. Bu vesile ile 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutluyor, medya mensubu kardeşlerimize çalışma yaşamlarında başarılar diliyorum” dedi.

  • Vali Memiş’ten Basın Özgürlüğü günü mesajı

    Vali Memiş’ten Basın Özgürlüğü günü mesajı

    Erzurum Valisi Okay Memiş Basın Özgürlüğü Günü münasebetiyle bir kutlama mesajı yayımladı.

    Vali Memiş’in yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verildi:

    “ Birleşmiş Milletlerce, 1994 yılında alınan bir karar doğrultusunda, 3 Mayıs tarihi tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” olarak kutlanmaktadır.

    Basın; bireyin ve toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda, haber alma, araştırma, bilgilendirme, aydınlatma, toplum ve ülkemiz yararına kamuoyunun duygu ve düşüncelerini objektif olarak yansıtmasına, insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

    Basın, demokratik hayatımızın vazgeçilmez bir unsuru ve haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracı olarak tarafsız ve objektif bir biçimde haber ve bilgi akışı sağlayarak toplumu aydınlatma ve doğru bilgilendirme görevi yaparak, önemli bir kamu hizmeti niteliğindeki bir görevi yerine getirmektedir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Basın, Milletin müşterek Sesidir.” dediği basının, bu görevini özgürce yapabilmesi ve yaptığı görevin amacına ulaşmasında, hiç kuşkusuz

    Kış turizminin başkenti olan Erzurum da, bir yandan basın özgürlüğünü hissederken, diğer yandan ülkemizin beklentilerine cevap verecek olan, turizm sektörü başta olmak üzere, tüm sektörlerde hedeflenen başarının sağlanmasında ve bu başarının ilimiz ve ülkemiz ekonomisine olumlu yönde yansımasında, basın mensuplarımızın yaptığı görevlerin önemli bir yeri bulunmaktadır.

    Bu duygu ve düşüncelerle, Çok zorlu şartlarda kamuoyuna haber ve bilgi akışını sağlamak adına ilimizde, büyük bir özveriyle görevlerini sürdüren tüm basın mensuplarımızın, Dünya Basın Özgürlüğü Günü”nü kutluyor, aile bireyleriyle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk içinde, nice başarılı yıllar temenni ediyor, en içten saygılarımı sunuyorum”

  • Aktürk: “Tabipler Birliğinin bildirisi düşünceyi açıklama özgürlüğü değildir”

    Erzincan Barosu Başkanı Avukat Adem Aktürk Türk Tabipler Birliğinin yayınladığı bildirinin düşünceyi açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin asla kabul edilemez olduğunu belirtti.

    Baro Başkanı Aktürk açıklamasında: “Ülkemiz; uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkını kullanarak, bölgeye güven ve huzur getirmek amacıyla bir harekât başlatmıştır. Bu harekât, meşrudur ve uluslararası hukuka uygundur. Kahraman Ordumuzun yanında ve tüm gücümüzle destekçisiyiz. Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi yöneticileri hakkında, sınırlarımız dışından Ülkemize saldıran, güvenliğimizi tehdit eden terör örgütlerine karşı Devletimizin uluslararası hukuka dayanan meşru savunma hakkı kapsamında başlattığı Afrin Harekatı sebebiyle, yayınladıkları bir bildiri üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açılarak gözaltı işlemleri yapılmıştır. Anayasamızın 26’ncı maddesi uyarınca; herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Fakat her açıklama; düşünceyi açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez.

    Anayasamızda düşünceyi açıklama özgürlüğünün sınırları belirtilmiştir. Şöyle ki; Anayasamızın 26/2’nci maddesinde; “Düşünceyi açıklama hürriyetlerinin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.” Hükmü mevcuttur. Açıklanan bildiri; düşünceyi açıklama özgürlüğü sınırını aşan, eyleme çağrı sayılabilecek tarzda ve milli güvenliğimizi ihlal eden niteliktedir. Bu nedenle tabipler birliğinin açıklamasını, özgürlük saymak, kabul etmek mümkün değildir. devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü esastır. Mevzuatımız; hiç kimseye düşünceyi açıklamak suretiyle suç işleme hakkı tanımamıştır. Terör ve tüm destekçileri; hakkında yapılacak yasal tüm süreci desteklemekteyiz. Ve onların karşısında gönüllü olarak avukatlık yapmaya hazırız. devletimizin bekası, bizim için herşeyin önündedir. Gün; birlik ve beraberlik günüdür. Her zaman lanetlediğimiz terörü bitirmek için; Afrin ve bölgesinde başlatılan Zeytin Dalı Harekâtı’nın sonuna kadar arkasında ve Devletimizin yanındayız.” dedi.

  • Bartınlılar, Kudüs’ün özgürlüğü için meydanlara çıktı

    Bartın’da STK üyeleri ve vatandaşlar, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararına tepki amacıyla Cuma namazı sonrası açıklamada bulundu.

    Bartın’da ABD’nin skandal kararı sonrası tepki amacıyla Cuma namazı sonrası “Kudüs Cuma’sı” adıyla eylem yapıldı. STK’lar adına konuşan Selami Ünsal, Müslümanların kutsal mekanlarından biri olan Kudüs’ün, Siyonist ve Emperyalist zihniyet tarafından işgal girişiminin protesto etmek için toplandıklarını ifade ederek, “ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti kabul ettiğini ilan etmesi, elçiliğini taşıma kararı, İsrail’in, bütün Filistin’i, başkenti Kudüs dâhil işgal etme plan ve kararının bir parçasıdır” dedi.

    Ünsal, konuşmasını şöyle sürdürd: “1995’te ABD bu kararı almış ve sürekli Filistin’e ve İslam Dünyası’na karşı kılıç gibi tehdit olarak kullanmaktadır. Çok manidar bir tarihte Kudüs’ün Müslümanların elinden çıkmasının 100. Yıldönümünde bu karar uygulamaya konmuştur. Bu hareket basit bir hareket değil, Siyonizm ve Emperyalizm ortaklığının oldukça sistematik ve iyi planlanmış bir hareketidir. ABD’nin Filistin davasında görüntüde tarafsız olma vasfını da bitirmiştir. ABD İsrail’le aynı statüde işgalin tarafı olmuştur. İsrail’in Filistin ve Kudüs’te varlığı gayri meşrudur. Varlık sebebi işgaldir ve işgal devam etmektedir. İsrail’in işgali ulusal ve uluslararası hiçbir hukukta onaylanmış değildir, onaylanması da mümkün olamaz.”

    “Görünen odur ki, İsrail Filistin’i işgal etme ve sonrasında işgal topraklarını Suriye, Türkiye ekseninde genişletme planlarını yürütmektedir. Bu planı uygulamak için başta ABD olmak üzere birçok güçle işbirliği yapmaktadır. İslam Dünyasının halihazırdaki iç problemleri çatışma ve kaos ortamları da onlar için bir fırsat olarak görülmektedir. Derhal iç problemlerin sarmalından çıkıp herkes yüzünü Siyonizm etrafında buluşanlara çevirmelidir. Filistin ve Kudüs’ün müdafaası herkesin mesuliyetidir. Bugün hemen Kudüs’ün özgürleşmesi için tüm çalışmalar başlatılmalıdır. Müslüman ülkelerin tamamının İsrail ile siyasi, ticari, diplomatik ve ekonomik bütün ilişkilerini kesmeleri gerekir. Türkiye İsrail ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeli, bugüne kadar Filistin aleyhine olan İsrail işgali lehine olan tüm anlaşmaları ve mahkeme kararlarını iptal etmelidir. Kudüs Filistin’in başkentidir. Bütün Müslümanların kutsalıdır. Hiçbir zaman İsrail’in başkenti olmayacaktır.”

  • Ataoğlu, “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü” mesajı yayınladı

    Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü” dolayısıyla mesaj yayınladı. Ataoğlu, basın özgürlüğünün, ülkelerin demokrasilerinin devamının sağlanmasında ve daha güçlü hale getirilmesinde son derece önemli olduğunu kaydetti.

    Ataoğlu mesajında, “Dünya genelinde kutlanan ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün ülkemizde de kutlanmasından onur duyuyorum. Günümüzün en zor ve özveri gerektiren mesleklerinden birini yerine getiren Kıbrıs Türk Medyası mensuplarının ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutluyorum. Basın özgürlüğü, ülkelerin demokrasilerinin devamının sağlanmasında ve daha güçlü hale getirilmesinde son derece önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Basın gerçekleri gözler önüne seriyor”

    Basının, geçmiş yıllara kıyasla daha özgür ve çok sesli hale geldiğine işaret eden Ataoğlu mesajına şöyle devam etti:

    “Basının gerçekleri gözler önüne serme, insanlara haber ve bilgi akışı sağlama görevini yerine getirirken düşüncelerin serbest ve tarafsız şekilde ifade etmesi, olaylara taraf bütün birey ve kesimlere eşit mesafede olması, aynı fırsatı vermesi gerekmektedir. Basın etiği ve tarafsızlığı da bunu gerektirmektedir. Basın özgürdür ve her zaman özgür olmalıdır.”

    Ataoğlu mesajının sonunda, “Çok zorlu şartlarda kamuoyuna haber ve bilgi akışını sağlamak adına büyük bir özveriyle sorumluluklarını yerine getiren Kıbrıs Türk medyasının ve bütün basın çalışanlarının ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlar, başarılarla dolu bir meslek hayatı dilerim” dedi.